PİLOT ASSUBAY VECİHİ HÜRKUŞ
2013 yılında, Temad İstanbul İl Başkanı Sayın İbrahim Koldamcanın büyük gayret ve girişimi ile Kadıköy Kızıl toprakta bir parka Kadıköy Belediyesi tarafından ASSUBAY VECİHİ HÜRKUŞ’ UN bir anıt bir heykeli dikildi.
Törendeki açılış konuşmasında Sayın Koldamca Vecihi Hürkuşun biyografisinden bahsederken “ASTSUBAY “olarak bahsetmesinden aile, (iki kızkardeş) rahatsız olup bunu yanlarındaki damatları tarafından konuşma bitmeden kendisine aksettirdiler. Assubay isminin o metinden ve konuşmadan çıkarılmasını istediler.
Ortam biraz gerginleşince müdahale edip, aileyle konuşmak istedim ve yanlarına gidip nedenini sordum…?
Kızları , onun sadece bir mühendis olarak anılmasını, asker yönünün ön planda olmasını istemediklerini belirttiler.
Ben de
” Bu heykelin buraya mimar ve mühendisler odası veya hükümet değil Temad adına İstanbuldaki temsilciliği olan İl Başkanlığı girişimi ile, istanbuldaki tüm assubaylar adına Kadıköy İlçe Belediye Başkanımızca gururla dolu olarak bu belediyemizin emeği ve katkısı ile yaptırıldığını ve dikildiğini “. ifade ettim.
“ Bu eser Assubaylarındır “ dedim.
Aile yine de bunu hoş karşılamadı ve sitemine tören boyunca devam etti.
”emekliassubaylar.org “ sitesinde yayımlanan iki gün önceki yazımda da belirtmiştim.
“ Aslolan bizim nasıl baktığımız değil, bizim nasıl görülüp ifade edildiğimizdir.” diyerek.
Aslolan bizim hangi kulvarda olduğumuz ve neyi temsil ettiğimizdir. bir de sistemin, devletin, statükonun bizi neye benzettiğidir.
Bu devletin ve TSK nın tam 90 yıldır bizi onurlu, saygın, medeni ve muhasır bir topluma benzetmediği de ailenin bakışından ve algısından bellidir.
Evlatları bu gün dahi Vecihi HÜRKUŞU Assubaya benzetmekten şiddetle imtina etmektedir. Realite ve çıplak gerçekte ne acı ki budur.
Bu yaşanan olay ve hala kabullenmeyişte bunun en canlı yaşanmış bir örneğidir.
Bu ailenin şükran ve minnet ifade edeceği bir topluma bunu yapmayıp tam tersine onu ülke gündeminde onurla yaşatma gayretine rağmen bir törendeki biyografiden dahi rahatsız olmaları aslında bize değil, koskoca TSK ya bir utançtır.
Bu ifademi o günün ertesi günü de aynen yazmıştım.
Aileye göre de, genel Kurmaya göre de, devlete göre de Vecihi Hürkuş bir zabit, bir subay dır. Veya sadece bir mühendistir.
Çünkü Assubaya 90 yıldır uygulanan bir psikoloji vardır.
“ ÖĞRETİLMİŞ ÇARESİZLİK SENDROMU”
Bu algı bilinç altı yolu ile bu ülkeye öyle bir şekilde empoze edilmiştir ki, bir Astsubay 1930 lu yokluk yıllarında dahi bir uçağı tasarlayamaz, plan ve çizim yapamaz, prototip üretemez, kendi başına fabrika olup asla o uçağı meydana getiremez, hele ki mühendis hiç olamaz.
ASLA DA O UÇAĞI İLK KEZ BİR SUBAY YERİNE ASSUBAY UÇURAMAZ.
Buna aile bile inanmaz.
Ailenin aşırı ısrarı sonucu o gün Kadıköy Belediye Başkanımız anıt heykeldeki ismin önüne yazılan ASTSUBAY isminin kaldırılacağı sözünü vermek zorunda kaldı. Sonrada kaldırıldı.
Bu dışlama ve red algısı devletin kalbine mafsallarına o denli sirayet etmişti ki ;
1925 te ilk yaptığı savaş ve keşif uçağını teknik heyet yok diyerek uçuşunu engelleyen Askeri heyet onun;
“ben uçurayım tüm sorumluluk bende olsun “ teklifine razı olunca, havada tam 15 dakika uçurduktan sonra mükemmel sonuçla yere inişinden sonra bu uçuşa ruhsat verilmemiş, uçuş denemesi onay almadığı gibi, kendisine de ceza verilmiştir.
Oda tazecik cumhuriyet ordusuna kırılıp istifa etmiştir.
Bu tür bir angajmanın tek sebebi de ne yazık ki “KÜÇÜK ZABİT “ yani assubay olmasıdır.
Onun ölümünden sonra uzun yıllar anımsanmamasının sebebi de Assubay olmasıdır.
Türkiyenin evreninde, göklerinde, istikbalinde
Assubayların asla bir idolü , örneği, ve kahramanı olmamalıdır.
Bunu niye yazdım.
Vecihi HÜRKUŞ un bile başaramadığı Astsubay hak ve onur payesini ,bir başka kahraman olan Ömer Halisdemirle alacağını farz eden beyhude çabalara bir göndermem olsun da anlasınlar istedim.
Ailenin bile yok saydığı bir mesleği ve payeyi, Devlet ve hükümet niye saysın ki…?
Sarayına, köşküne, ricaline seni niye çağırsın ki…..?
Diye,anımsatıverme adına…
Saygımla
Adnan Fuat ÖZDEMİR