ASTSUBAYLARIMIZI ANLAMAYA ÇALIŞALIM
Bir ordunun gücünün çağdaş silah ve sistemlerden kaynaklandığına inanılır. Bir ölçüde doğrudur
ama eksiktir ! Asil güç kaynağı çelik yığınlarına ruh ve anlam kazandıran her rütbedeki askerdir.
Bu ruhu ise ancak dayanışma duygusu yüksek ve birbirine kenetlenmiş bir ordu kazandırabilir.
Böyle bir orduda kutsal silah arkadaşlığı en büyük değerdir….Hiyerarşi,otoriteve disiplin baskı
ve zorlama ile değil kendiliğinden işler. Çünki amir-mahiyet, ast-üst ilişkilerinin kökeninde sevgi,
saygı ve gönül beraberliği yatar…
Assubaylar muvazzaf ile emeklisi ile bugünlerde
devletten bir müjde bekliyor
BİR ADIM ATILDI AMA …
Daha rahat ve huzurlu görevlerde çalışan Meslek Yüksek Okulu (MYO) 9/2 lisans mezunu devlet
memurları var. Bunlar 8’inci derecenin birinci kademesinden göreve başlıyorlar.. Yanlış anlaşılmasın,
onların kazanılmış haklarını kalben destekliyorum. Ama en ağır ve zorlu görevlerde çalışan assubaylar
bu haktan mahrum bırakılıyorlar.
Hükümet bir adım attı ve intibak yasası çıkardı. Ancak konuya sistem bütünlüğü açısından
yaklaşılmadığından bazı noktalar eksik bırakıldı ve sorun tam olarak çözülmedi!
Yüksekokul mezunu assubaylarımızın durumu bütünüyle gözardı edildi .
Böylece bazı astsubayların sorunları kısmen çözülürken büyük bir kesim mağdur edildi . Böylece iyi niyetle çıkarılan
intibak yasası maalesef yeni bölünmelere, yeni çatlaklara neden oldu…
Ayrıca astsubaylar yüksek rütbelerdeki subaylara ödenen temsil tazminatından da mahrum bırakılıyor…
Astsubay Kıdemli Başçavuş rütbesinden sonra onlara da böyle bir hakkın tanınması bu kesimin aidiyet
duygusunu güçlendirecektir.
ASTSUBAYLAR NE YAPIYOR ?
Assubaylar önlisans düzeyindeki Meslek Yüksek Okulu (MYO) mezunudur… Emir verildiğinde hizmet
bitene kadar görev yaparlar! Nöbet,tatbikat,gece eğitimi ve özel görevler nedeniyle ayda ortalama
4-6 gün 24 saat esasına göre hizmet verirler . Tüm bu faaliyetleri için tek bir kuruş bile fazla mesai ücreti
almazlar . Ayrıca, sefere/tatbikata çıktıklarında evlerinden uzun süre ayrı kalırlar. Teröre karşı mücadale
nedeniyle yaz-kış dağda yatanları düşünürseniz bütün bunlar çok büyük bir sosyal fedakarlık değil midir?
Göreve özlük hakları açısından haksız bir başlangıç,emeklilik dönemini de etkileyen
ciddi ekonomik kayıplara neden olmaktadır.
Ama daha önemlisi bu yurtsever kitle kendini devletin şevkatli kollarından mahrum hissetmektedir.
ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM
Hiç kuşkusuz önümüzdeki dönemde Türkiye’nin en büyük, önemli ve öncelikli meselesi güvenliktir.
Ateş çemberi ile kuşatılmış ülkemize yönelik risk ve tehditler her geçen gün daha da kritik bir boyut
kazanmaktadır! Sırtını emperyalist merkezlere dayayan kanlı terör örgütü PKK ile mücadele bütün hızı ile
devam etmektedir. Bu çerçevede TSK’nın her açıdan desteklenmesi hem milli bir görev hem de yaşamsal
Bir zorunluluktur…
TSK içinde dayanışma duygularını güçlendirmek üzere astsubayların temel sorunlarına ivedi çözümler
bulmak hayati bir önem arzetmektedir.
Bu kapsamda atılacak ilk adım, astsubayların göreve başlangıç derece ve kademesini hakkaniyetle yeniden
düzenlemektir. Ayrıca tazminatlar konusunda da beklenen adımlar atılmalıdır. Devlet bütün şefkatiyle
muvazzaf ve emekli astsubaylarımızı kucaklamalı ve onları mutlu etmelidir
Astsubaylarımızın gelecek kaygıları bütünüyle giderilmelidir ! Böyle bir durum TSK içinde dayanışma
bağlarını güçlendirecek moral ve motivasyonu yükseltecek ve sonuçta harekat etkinliğini arttıracaktır.
Türk Devletine, Türk Milletine ve TSK’ya yakışan budur.
Amiral Soner POLAT AYDINLIK GAZETESİ 03.02.2016