Şimdi bir bölümümüz “devletin, hükümetin, iktidarın valisi”ne toz kondurmayıp“anarşist” öğretmenin ölümünü adeta makul görebiliyor ya için için…
Bir kısmımız da var ki, “Vali Cebir”i görüp misal her gün “En güvenilir kurum”da aşağılanan, hakarete uğrayan, cebri-aleni şiddete maruz kalan askerleri ezen, tüketen, intihara sürükleyen “Cabirler”i görmezden geliyor.
Bir haftada bir “cinnet”te üç, iki intiharda iki, toplam 5 ölü asker!
Son olarak Hakkari Komando Tugayı’nda Uzman Çavuş Emrah Öztürk intihar etti.
Sebebi? Kaç kişinin umurunda?
Emrah!
Bir başka Emrah’ı hatırlar mısınız?
Babası uzman çavuş olduğu için Marmara Ereğlisi’nde “deniz kampı”ndan içeri sokulmamıştı; o da içeri girebilen arkadaşlarının yanında aşağılanmayı kabullenmemiş, tel örgülerden girip plajaulaşmaya çalışırken elektriğe kapılıp orada, 16 yaşında can vermişti!
***
Bakın, daha yenilerde bir profesyonel asker (daha) ordudan atıldı. Suçlamalardan biri şuydu:
“İstirahat ve hava değişiminde bulunduğunuz süre zarfında sivil hayatta bir kafede çokça ve sıklıkla bulunmanız nedeniyle asker arkadaşlarınız ve üstlerinizin arasında ‘sivilde kafe işletiyor’ düşüncesinin ve söylemlerinin yayılmasına sebebiyet vermektesiniz.”
***
İşin “Halil Sabri Öz”ü bu:
Kibrin, cebrin kabirleri sıra sıra.
Aşağılamanın, küçük görmenin, hor görmenin, dışlamanın, ezmenin, kibar adıyla mobbingin, maddi-manevi şiddetin toplu mezarı!
Kebir başka kibir başka; tamam mı Hocam!
Not: Geçenlerde İzmir’de “Astsubay Orduevi”nde, başörtülü olduğuiçin nöbetçi astsubaylar tarafından dışarı çıkartılan hukuk öğrencisi Rümeysa Temizyürek’ten bahsetmiştim. Hem de Ankara’da bir başka astsubayın, başörtülü olduğu için lojman kartı verilmeyen eşi için açılan davanın (yeni bir formülle) lehte sonuçlandığı günlerde.
Temizyürek’in avukatı Erkan Akkuş “o dışlayıcı davranış” için manevi tazminat davası açtı:
1 liralık bir dava!
Bakalım daha önce “Akıllı Kart’ta başörtüsü yasağı”nı savunan Milli Savunma Bakanlığı ne yapacak?