26 OCAK 2015
Geçen haftaki “Kanlı silahın sırrı” başlıklı yazımızda Diyarbakır’da polis memuru Ali Kızıloğlu ile Astsubay Üstçavuş Nejdet Aydoğdu’yu katleden silahın Adana’daki “bir astsubaydan” 2010 yılında çalındığı bilgisine dikkat çekmiştik.
İlginçlik şuydu: İki cinayet arasında iki ay fark vardı ve ilkinden sonra silah bulunmuştu, yani devletin elindeydi!
Bu arada da soruşturma dosyasında Adana’daki o astsubayın aynı kişi ya da aynı silah olup olmadığı konusunda bilgi yoktu…
Henüz bu konuda bir açıklama gelmedi ama yazımızın son bölümündeki, “şehitlerin ailelerine ödenecek tazminatlardaki gecikmeyle ilgili sözlerimize Genelkurmay Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Tuğgeneral Ertuğrul Gazi Özkürkçü’den yanıt var:
“Astsubay Üçvş. Nejdet Aydoğdu, Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı’nca 15 Kasım 2014 tarihinden geçerli olmak üzere ‘Terör Şehidi’ olarak nitelendirildi ve bu statüde eşine 2 bin 730 lira emsal aylık (görevdeki maaşı), annesine ise 910 lira aylık maaş bağlandı.
Ailesine MSB tarafından verilecek olan 73 bin 148 lira nakdi tazminatın yasal mirasçılarına verilmesi için çocuğun dünyaya gelmesi (Mayıs 2015) bekleniyor.
Kartal Vakfı’nca 200 bin lira konut yardımı yapıldı. Hava Kuvvetleri Yardımlaşma Derneği (65 bin 419 lira), SGK ölüm yardımı (135 bin lira), OYAK (56 bin 490 lira), Yardım kampanyası (145 bin lira)da devam eden ve veraset ilamı beklenen yardımlar arasında…
Faillerin bulunması takdir edeceğiniz gibi emniyetin görevi olup, bizce de yakından takip edilmektedir.”
Bakalım şehit polisle ilgili İçişleri Bakanlığı ya da Emniyet Genel Müdürlüğü’nden ne yanıt gelecek?..