Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 23°C
Açık
Ankara
23°C
Açık
Cts 24°C
Paz 25°C
Pts 25°C
Sal 23°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
6676 kayıt.
Mehmet KARTAL Mehmet KARTAL
03/08/2014 at 9:40 PM
TEMAD yönetimine buradan çok ciddi çağrımdır. Çalışmalarınızı eylemlerinizi takdirle karşılıyorum şahsen. BÜYÜK ANKARA yürüyüşü çok ses getirmiştir,yararlı olmuştur. Bu doğrultuda,astsubayların BİR numarası İNTİBAKLAR, başlangıç dereceleri üzerinde çalışma başlatmalısınız. Bu konu devletin BİLİMSEL kurumu diye bir yeri var. Oraya bu konu taşınmalı orada tartışılmalı.Oradan rapor çıkartılmalı. TORBA yasalar çıkarken bu kurumun görüşü doğrultusunda bir çok haklar verildi işçilere. Bu konular TEMAD avukatları tarafından koşturulmalı eğer bunlar olursa bunun adı devrim olur.TEMAD omuzlarda taşınır.
Lütfen bekleyin...
Mehmet KARTAL Mehmet KARTAL
03/08/2014 at 9:22 PM
Ordu evlerine sık giderim.Oradaki meslektaşlar arasındaki sohbetler koyudur,heyecan vericidir. Aynı zamanda yapıcı ve aydınlatıcıdır.Ferahlatıcı stres atıcı yatıştırıcı aynı zamanda üzücü insanı umutsuzluğa iten konuşmalara da az da olsa şahit oluruz. Zamanın nasıl geçtiğini anlayamazsınız.Öyle meslektaşlar tanıdım ki görevde iken üniversite bitirmiş İTÜ’ni bitirdikten sonra çok iyi yerlere gelmiş emekli olduktan sonra çok iyi konumlarda emekliliğini sürdürmüş,iyi paralar kazanmış yöneticilik yapmış vs.vs. İki meslektaşım sohbet ediyordu.Beni görünce masalarına davet ettiler. Sohbet hararetli,koyuydu. Bana sadece dinlemek düşüyordu. 30 sene orduda görev yaptıktan sonra kendi isteği ile emekli olur.Bu zaman içerisinde bir ceza almayı bırak bir savunma dahi vermemiş amirlerine karşı verilen her görevi kusursuz yapmış görev yaparken TENKİT dahi almamış. Dosyasında yazılı takdir yazıları mevcut.Verilen her görevi itirazsız,can siperhane yaparak amirlerinin sözlü takdir ve teşekkürlerine de mazhar olmuş.Vazife esnasında zaman mefhumu tanımadım. Konuşmasını tamamladıktan sonra ,diğer meslektaşımla ben ilgiyle onu dinledikten sonra karşımda oturan meslektaşım da “bende aynı kriterlerde çalıştım ve emekli oldum “dedi. Yalnız burada bir tuhaflık vardı.Birisi 90 ve üstü sicil alarak birinci dereciyi kapmış.Diğer meslektaşım 88.89 gibi 90’na yakın bir sicil alarak 90 ve üstünü alamadığı için birinci dereceyi alamamış . Aralarında aynı devre aynı hizmet yılı olmalarına rağmen hatırı sayılır bir maaş farkı vardı.İkisinin de dosyaları temiz ceza yok liyakatlılar, bu söylediklerim tescilli doğru. Bu durum nedir? Haksızlık mı yoksa dereceyi kapan kapana mı kapanın elinde kalmak... Meslektaşıma "kaderine küs benim sana yapabileceğim bir şey yok" dedim. Sohbeti kestik oradan ayrıldık.
Lütfen bekleyin...
İBRAHİM İBRAHİM
03/08/2014 at 8:15 PM
Sayın Atilla Abaylı Yazınızı ben de beğendim, Umur beyle paylaşmışsınız, O da size yanıt vermiş ama burada bana göre yanlış olan Umur beyle aranızdaki özel mesajlaşmayı (içerik önemli değildir)burada paylaşmanızdır, bu bana göre yanlıştır ve kusura kalmayın reklam kokuyor, muhtemelen yanlış düşündüğümü belirtebilirsiniz, lakin bu gerçeği değiştirmez, biri ile yapılan özel görüşme özel kalmalıdır. Selamlar, saygılar.
Lütfen bekleyin...
Ersen Gürpınar Ersen Gürpınar
03/08/2014 at 8:06 PM
HAVACI kardeşimin aşağıdaki mesajındaki haklı sitemlerini eleştirisini değerlendirmek gerekiyor bazı müfterilerin bu tür eleştirilere saldırıp gündem değiştirme gayretleri belki sorumsuzların ilgisini çekebilir ama sorunların yok sayılmasını sağlamaz; çünkü her şey hepimizin gözleri önünde gerçekleşiyor, bu hepimizin mücadelesi,hepimizin ilgisi, desteği ve sağduyusu gerekiyor. Sevgi ve saygılarımla.
Lütfen bekleyin...
HAVACI HAVACI
02/08/2014 at 8:54 PM
Değerli Temad yöneticileri sayın Ahmet Keser başkanımız Kusura bakmayın ama bizi hayal kırıklığına uğrattınız,siz kendinize biz ne yaptık ne yapıyoruz diye sormanızı isterim. Bize maddi destek dediniz yollamadık mı,boykot dediniz yapmadık mı, miting dediniz koşmadık mı, mesaj, twitt, telefon, faks dediniz çekmedik mi, ama siz başkanımız sorunumuzu anlatmak yerine kavga ettiniz, mesela ilkokul mezunu askeri mehteran zurnacısından bizimle aynı dereceden göreve başlıyor, devlet memurları bekçiler bizi geçti, meclisteki yasalar durdu, uzmanlar olmasa 100 lirayı rüyada görecektik, hükümet mutlu olsun diye genelkurmaya gereksiz eleştirinizin faturası bize hepimize çıktı, kıtalarda şezlong albayın, güzin paşanın ceremesini biz çekiyoruz, disiplin yasası bunun kanıtı. Daha önce yumurta yedi sucuk kızarttı diye mahkemeye verilen darp edilen astsubay var mıydı? Ordu evi yasakları yaşanıyor muydu? Sizin reklamınız uğruna biz yandık, birkaç şakşakçı methiye düzünce lokalleri gezip tozmakla sorun çözülmüyor. Bunlar gerçek değil mi, iftira mı? Bir tek somut başarı söyleyin özür dileyeyim ya da gölge etmeyin başka ihsan istemiyoruz...
Lütfen bekleyin...
atilla abaylı atilla abaylı
01/08/2014 at 10:50 AM
ELHAMDÜLÜLLAH MÜSLÜMANIZ.! Ezanın Türkçe okunması tarihi 50.yıllardır zannederim. ATATÜRK emri ile başlatılan uygulama... Türkiye'nin kaderini Bayar-Menderes çizmeye başladı. Ezanı yine arapça okutmaya başladılar. Herkesin anladıgı TÜRKÇE ezanı yeniden Arapça okunması genceçik beyinleri taa altmışlı yıllarda yıkayarak bu günlere gelindi.! Ezanın net kelimeler ile ifade edilmesi ; Türkçe ezan şu şekildedir: Tanrı uludur, Tanrı uludur. Tanrı'dan başka yoktur tapacak. Şüphesiz bilirim bildiririm, Tanrı’nın elçisi ve resuludur Muhammed... şeklindedir. Yıllar yılları takip ederek gelinen günlerde okudugu örnegin ''fatiha'' suresinin anlamını veya ''yasini şerif''in anlamını kim tam olarak biliyor dersiniz. Günümüzde Arapça bir şarkıyı dinleyen müslümanlar ! aralarda amin diyerek düştügümüz acı durumu bir düşünün.! Nereden ,nereye gelindiginin küçük bir anlatımıdır; dinimiz bizden uzak, biz dinimizden... ELHAMDÜLÜLLAH MÜSLÜMANIZ.! Atilla ABAYLI
Lütfen bekleyin...
atilla abaylı atilla abaylı
31/07/2014 at 5:28 PM
Bu yazı seçim yasakları kapsamına girebilir ([URL=http://www.gercekgundem.com/medya/60429/rtuk-secim-yasaklarini-medyaya-duyurdu]http://www.gercekgundem.com/medya/60429/rtuk-secim-yasaklarini-medyaya-duyurdu[/URL])endişesi ile yayınlanmasında kararsız kaldım. (M.E.A.) Kendisine site içinden aşağıdaki ileti gönderildi. Sayın Abaylı günaydın Mesaj panomuza göndermiş olduğunuz aşağıdaki yazınız seçim yasakları kapsamına girebilir,suç teşkil edebilir;hiçbir arkadaşımızın kılına zarar gelmemesi önceliğimizdir (http://www.gercekgundem.com/medya/60429/rtuk-secim-yasaklar ini-medyaya-duyurdu),bu nedenle kişi ve ünvan belirtmeden düzenleyip tekrar göndermenizi istirham eder iyi günler dilerim. Sayfa Editörü - Sn.Abaylı'nın yanıtı... Mesaj alınmıştır arkadaşlar..tkş .. - LAİKLİGİN TEMELİNE DİNAMİT KOYANLAR ..!! Avrupa birligi bölgesel ve yerel yönetimler politikasının özünü kültürel-etnik ve dinsel haklar oluşturur. Türkiye gibi ''kültürel mozaiği bir ülkeyi eyaletlere bölerek yönetmenin''ulus devlet'in ve laikligin temeline DİNAMİT koymak anlamına gelecegini her insan bilir. En çok da ülkeye bakanlık sistemini getirmek isteyen ''idealim başkanlık '' demekten kaçınmayan başbakan erdogan her nokta ile kavga eden bu günlerde de reisi cumhur makamı ile bu planlarını gerçekleştirmek için tozu dumana katarak ülkeyi ucuruma götürüyor. Sandık bunun cevabını vermelidir. Hep beraber sandık başında buluşalım. Atilla ABAYLI
Lütfen bekleyin...
SİTE YÖNETİMİ SİTE YÖNETİMİ
28/07/2014 at 2:11 PM
Değerli arkadaşlarımız Müslüman ülkelerin dışında insanlığın emperyalistlerce yine sözde müslüman radikal dinciler ve işbirlikçileri kullanılarak kırdırıldığı bir başka coğrafya yok. İnsanlığın ayaklar altına alındığı bir dünyada insan onurunun yok sayıldığı, adaletsizliklerin, antidemokratik uygulamaların zirve yaptığı bir zamanda bayram insanın yüreğini burkuyor... Bayramın ve gelecek günlerin tüm insanlığa barış,sevgi ve huzur getirmesi dileğiyle saygılar sunarız.
Lütfen bekleyin...
SİTE YÖNETİMİ SİTE YÖNETİMİ
24/07/2014 at 6:45 AM
Değerli Arkadaşlarımız Bugün Lozan Barış Antlaşması'nın 91'inci yıl dönümüdür. 24 Temmuz 1923 tarihinde görüşmelerde Türk tarafı,İsmet İnönü başkanlığında heyetçe temsil edilmiş ve Türk tarafının bağımsızlığı uluslararası arenada tanınmış ve böylece Kurtuluş Savaşının zaferi taçlandırılarak 10 Ağustos 1920 tarihinde İtilaf Devletlerince Osmanlı Devletine imzalatılan Sevr Antlaşması tarihin çöplüğüne atılmış, çok kısa süre sonra da Türkiye Cumhuriyeti'miz kurulmuştur. Bu vesileyle kurucumuz Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere kurtuluş, kuruluş ve bekasında canlarını veren aziz şehitlerimize Tanrı'dan rahmet, gazilerimize de şükranlarımızı sunuyoruz. Saygılarımızla. Ayrıntılı bilgi için: [URL=http://www.lozanantlasmasi.com/]http://www.lozanantlasmasi.com/[/URL] [URL=http://www.ataturkinkilaplari.com/avea/103/lozan-baris-antlasmasi%E2%80%99nin-turkiye---turk-tarihi-acisindan-onemi.html]http://www.ataturkinkilaplari.com/avea/103/lozan-baris-antlasmasi%E2%80%99nin-turkiye---turk-tarihi-acisindan-onemi.html[/URL]
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
21/07/2014 at 10:06 PM
BUGÜNLERDE İSTER AĞLA, İSTER GÜL… İkinci Dünya Savaşından sora bir Yahudi’ye “***’i yakalasa ne yapacağını” sorarlar. “Bir metre kadar uzunlukta yuvarlak bir demir çubuğun sadece bir ucu kızarıncaya kadar ateşte ısıtarak, soğuk olan diğer ucunu ***’in münasip ve nazik mahalline zerk edeceğini” söyler. “Kızgın olan ucunu niçin zerk etmediğini” sorarlar. Canı yanıp da çıkarmak istediğinde elleri yansın ve çıkaramasın” yanıtını verir. Ey Filistinliler, haydi demir çubukları hazırlayın.?.!
Lütfen bekleyin...
atilla abaylı atilla abaylı
20/07/2014 at 4:21 PM
BU İSTASYONDAN ÇOK TRENLER GEÇTİ. YENİSİNİ BEKLİYORUZ.! Kronolojik bir sıra assubay cephesinde degişen bir şey yok. İ.Hakkı KARADAYI Orgeneral 30 Ağustos 1994 - 30 Ağustos 1998 Hüseyin KIVRIKOĞLU Orgeneral 30 Ağustos 1998 - 28 Ağustos 2002 Hilmi ÖZKÖK Orgeneral 28 Ağustos 2002 - 28 Ağustos 2006 Yaşar BÜYÜKANIT Orgeneral 28 Ağustos 2006 - 28 Ağustos 2008 İlker BAŞBUĞ Orgeneral 28 Ağustos 2008 - 27 Ağustos 2010 Işık KOŞANER Orgeneral 27 Ağustos 2010 - 29 Temmuz 2011 Necdet ÖZEL Orgeneral 29 Temmuz 2011 - 04 Ağustos 2011 (Vekâlet) 04 Ağustos 2011 - ... Bugün gönül dostumuz Umur TALU'ya küçük bir yazı attım. Yazı; Saygıdeger kardeşim; Sevgili Umur TALU.. Yazmak bir nevi duyguların dışa yansımasıdır bilirsiniz. Yetmiş'e iki üç ay kaldı. Koca bir ömür, 02 kasım 1964 yılı idi o girdigim askeri kapı,nereden bilirdik ki farklı bir 'esarete '' giriyoruz binlerce genç.. Bu tarihten bu güne neler görmedik ki,neler yaşamadık ki... Bizden önceki nesiller “Ben iki Dünya, bir Kurtuluş Savaşı gördüm” derlerdi. Bu tümce hem çekilen sıkıntıları anlatır, hem yaş konusunda fikir verir, ‘hem de yaşayan tarih’ olma özelliğine işaret ederdi. Ben, iki Dünya ve bir Kurtuluş Savaşı görmedim. Ama şöyle bir düşündüm ‘peki ben neler gördüm?’ diye. İşte listesi: - Kıbrıs Harekâtı - 12 Eylül 1980 Darbesi - Papa suikastı - Ecevit’li, Demirel’li, Erbakan’lı, Özal’lı, Çiller’li yıllar - 30 yıl süren iç anlaşmazlıklar ve evlât kayıpları - Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Turan Dursun, Necip Hablemitoğlu, Ahmet Taner Kışlalı ve Onat Kutlar’ın yitirilişi - 1 Mayıs’lar - Körfez Savaşı - Sivas Katliamı - Susurluk - 28 Şubat - Ağustos ‘99 Depremi - Cezaevi olayları - AKP’li yıllar... -1982 anayasasının askeri tahakkümü.. Astsubay olmak işte bütün mesele bu..Bu ülkede neler olmadı,tek degişmeyen, degiştirilemeyen biz astsubayların kaderi.Ön yargılarla kitlenmiş,bunamış birilerinin yaptıgı anayasa ile devam eden bir nevi kölelik düzeni. İşte bir bayram daha geldi Yıl 2015'e az kaldı sorunlar bırakın çözümlenme tam aksine üzerine ilave ediliyor. Sokakları temizleyen insanlardan daha alt seviyede gelinen durumumuz ! 30 yıl hizmetin bedeli acı.. Bayram yine boynu bükük yüz binler,tatsız tuzsuz, şekersiz en önemlisi mutsuz ve de umutsuz.! Bütün mesele statüde aslında. Tepeden bakma Egitimsel kendilerini yakalamış hatta geçmiş bir sınıfı yok saymak,korkmak... Saygı ve sevgilerimle. Atilla ABAYLI HAVA.E.KD.BÇVŞ 1966/2 Sag olsun hemen yanıtlamış iyi ki varsın güzel insan.. YANIT; Sayın Abaylı; Ne güzel yazmış, koca bir tarihi özetlemişsiniz. O tarihlerin hepsine öyle ya da böyle tanığım ben de. Duygulandırdınız. Mücadeleye devam yine de. En iyi dileklerimle umur talu. Saygılarımla.
Lütfen bekleyin...
SİTE YÖNETİMİ SİTE YÖNETİMİ
20/07/2014 at 6:01 AM
KIBRIS BARIŞ HAREKATININ 40'INCI YIL DÖNÜMÜ ... Değerli Arkadaşlarımız 20 Temmuz 1974 yılında Türk Ulusu ile bütünleşmiş, O’nun bir parçası olan Kıbrıs Türk Ulusu’na adadaki Rum tarafınca yıllardır yapılan zulüm ve katliamların dayanılmaz şekilde artması nedeniyle bunları önlemek için Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Zürih ve Londra anlaşmaları ile garantör olduğu Kıbrıs’a “Barış’ı getirmek ve kalıcı olmasını sağlamak” için Türk Ordusu birinci Kıbrıs Barış Harekatını yapmıştı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin kararı gereği 22 Temmuz 1974 tarihinde ateşkes ilan edildi. Cenevre Konferansı’na katılan Dışişleri Bakanı rahmetli Turan Güneş tarafından yapılan Rum tarafının saldırılarını durdurması ve ellerindeki esirleri serbest bırakması için yaptığı girişimlerden bir sonuç alınamadığı anlamına gelen “Ayşe tatile çıksın” unutulmaz kod adı ile Ağustos ayında ikinci Kıbrıs Barış Harekatını yapmak zorunda kalmıştı. Laik,demokratik devletimizin kurucusu M.Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh cihanda sulh” özdeyişini benimsemiş zamanın Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı rahmetli Bülent Ecevit yapılan harekatın amacının savaş değil adaya Rumlar dahil huzur,güven ve barışı getirmek ve de kalıcı olmasını sağlamak için olduğunu tüm dünyaya açıkladı. Emperyalist güçler harekatı yasal bulmasa da Barış harekatları ile adanın tamamının Yunanistan’a ilhakı önlenmiş,Türk askeri ve Kıbrıs'lı Türk mücahitlerin desteği ile harekat amacına ulaşmıştı. Yapılan Barış harekatları ile Kıbrıs’taki soydaşlarımızın can ve mal güvenliklerini sağlayan zamanın başbakanı rahmetli Bülent Ecevit ve dışişleri bakanı rahmetli Turan Güneş'e, Kıbrıs harekatında ve Vatanları uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimize rahmet, gazilerimize de minnet ve şükranlarımızı sunarız. Saygılarımızla.
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
18/07/2014 at 5:43 PM
YAŞLI ADAYLARINA BİR ÖNERİ Günlük yaşantımızda yer etmiş, basit alışkanlıklarınızı değiştirmeyiniz.? Meselâ; • Anahtarlarınızı, • Gözlüklerinizi, • Telefonunuzu, • Cüzdanınızı • Sürekli kullandığınız ilaçlarınızı, • Kişisel belge ve alet gibi eşyalarınızı > > Kolay ulaşabilecek belirli yerlerde bulundurunuz. Saklamak gibi benzeri uygulamaları asla yapmayınız. Sıklıkla yerini değiştirirseniz, unutursunuz ve bulmakta zorlanırsanız. Sağlıklı günler dileklerimle…
Lütfen bekleyin...
atilla abaylı atilla abaylı
15/07/2014 at 6:20 PM
FİKRİ-SABİTLER Adam sadece at gözlügü kullanıyorsa ne yapılabilirki ; Her konuda kitlenmiş, bu dogrudur diye! Sadece Temad 'a üye olunuz,sayımız artsın o kadar.. Etrafımda bir çok sabit fikirli insan var...bunlarla bir işim olduğunda çok büyük güçlük çekiyorum...genellikle kendi kafalarının dikine gidiyorlar...kendilerince bir doğruları var ve onun yanlış olduğunun büyük çoğunluğun hemfikir olmasına karşın onlar hala düşündüklerinin,yaptıklarının doğru olduğuna diretiyorlar. İşimiz kolay degil Her şeyi berbat edenleri savunmak Yanlışa,yanlış ile yaklaşanları , dogruyu görmeyenleri izlemek.. Sessizlik hakim oldu konulara...Bekleyerek bir şeyler olacagı umudu ile ya sabır çekmek. Genelmerkez olagan seçim turlarında yeni arayışların peşinde. Küslere,dargınlara maddi olanaklar saglıyarak hazırlanıyor,takip ediyoruz.! Kazansa ne yazar, sıfır elde var sıfır...Trenin bu gardan ayrılması lazım.! Mualefet hazırlık içinde,trafik kızışıyor... Erken seçim büyük olasılık,nedeni ortada.! Kirli işler,ayak oyunlarına yenileri ekleniyor. UMUTSUZ BİR BEKLEYİŞ HAKİM UMUDUMUZU YOK ETTİNİZ.! Atilla ABAYLI
Lütfen bekleyin...
atilla abaylı atilla abaylı
15/07/2014 at 6:16 PM
GÜNLÜK GERİLİMLERDEN UZAK HOŞ BİR HABER MUTLULUK DUYDUM. SAYGILARIMLA... [URL=http://www.memuryeri.com/astsubaydan-rekor-basari.html]http://www.memuryeri.com/astsubaydan-rekor-basari.html[/URL]
Lütfen bekleyin...
Mithat Türetken Mithat Türetken
14/07/2014 at 5:58 AM
FLASH TV reklamlarında telefon pazarlanmaktadır. Telefon ile beraber kolye ve yüzük veriliyor ama duyumlarımıza göre telefon hem faturasız,kaçak hem de arızalıdır. Telefon için Türkiye'de üretilmiş deniyor aslı astarı yoktur,telefon Çin malıdır. FLASH TV bu sahtekarlığa ortak edilmiştir, DİKKAT.
Lütfen bekleyin...
veysel çetiner veysel çetiner
04/07/2014 at 8:20 PM
Benzer duyguları yorum olarak ifade ettiği ve ima ile maksadı aşan ifadeleri nedeniyle yayınlanmamasını öneriyorum (M.E.A.) - BÜYÜKŞEHİR OLAN BİR İLİMİZİN TEMAD ŞUBE BAŞKANININ ÖZELİMDE YAZDIĞI;TEMAD LOGOSU İLE KOŞARAK, ŞÖHRET OLMAK İÇİN TEMAD LOGOSUNU VE TEMAD I ŞAHSİ ÇIKARIN İÇİN KULLANIYORSUN DİYEN TEMAD BAŞKANINA SAYGI VE SEVGİLERİMİ GÖNDERİYORUM.
Lütfen bekleyin...
atilla abaylı atilla abaylı
03/07/2014 at 3:44 PM
RENKLER AYRI OLABİLİR , AMAÇ ÇÖZÜMSE RENKLER AYRI OLABİLİR, KALPLER ÇÖZÜMDEN YANA İSE...! Hepimizde bir miktar ön yargılılık var. Ön yargılarım yüzünden bir çok hata yapmışızdır . Aslında hepimizin bu ön yargılarımız yüzünden kırdığı o kadar çok kalp var ki… “Benim ön yargılarım yok” diyen insan ya yalan söylüyordur ya da farkında bile değildir ön yargılarının. Hepimiz zaman zaman ön yargılarımızın mahkûmu olduk. Ön yargılı olmak başkalarını hemen “ötekileştiriyor.” Ön yargılı olmak mantığımızı ipotek altına alıyor. Ön yargılı olmak her şeye peşinen gardını almaktır. Hayata karşı, insanlara karşı, olaylara karşı… Ön yargı bize hayatta çözüm için sonsuz sayıda ihtimal olduğunu unutturuyor. Genelkurmayın ön yargısı ve Temad Genel merkezimizin ön yargıları.... Bugün sayın Gürpınar konuya bir küçük not düşmüş ve ; "Bugün hepimizi üzen TSK güç ve itibar kaybının en önemli nedenlerinden biri personel arasındaki ayrımcılık, adaletsizlik ve saltanat hevesi vardır, bize bu haksızlıkları hükümetler yapıp daha göreve başladığımız an bir üniforması kefen assubayı büro memuru statüsünde görev koşulları sorumlulukları assubaylarla kıyaslanamayan birçok kamu görevinden daha alt kademeden göreve başlatsa adaletli,vicdanlı komutanların buna itiraz etmesi gerekirken bu ön yargı ordumuz tarafından yapılıyor, bu adaletsizlik sona ermez ise orduda huzur olmayacaktır. Yasal temsilcimiz TEMAD yönetimi de birkaç riyakarın gündem değiştirmesine izin vermeden yapıcı öneri ve eleştirilerimizi dikkate alarak kişisellikten uzak kararlılıkla mücadeleye odaklanmalıdır." Meraklanmayın, umut her zaman vardır. Zaten umudunuzu kaybettiğiniz anda içinizdeki öfkeye sarılırsınız. Sakın Unutmayın! Bizlerin umudu kendisinden çok şey beklenen “Gençler” i olmak zorunda.Gençler de üzerlerindeki bu vazifeyi bir yük olarak değil adeta bir ihtiyaç olarak görmelidirler. Bu konuda çalışmalı, üretmeli ve önlerine çıkan her engeli aşmak zorundadırlar. Bunu yapabilenler hem fark hem farkındalık yaratacaklardır. Projeler üretmek, yeni şeyler yapmak, yeni çözüm önerileri sunmak vs. Bizi dinlemiyorlar zaten diyebilirsiniz genelkurmay için. Evet dinlemiyorlar ama şimdilik, siz çalışmaya ve yazmaya devam edin ki o dinleneceğiniz gün geldiğinde eliniz daha güçlü olsun ki haklılığınız ve farkınız daha fazla ortaya çıksın. Ayni şekilde Temad genel merkezi sorgulayın ''peki ne olacak şimdi '' diye.! Gerçekler ile yüzleşmeden kaçmamalıyız .! Hatalarımızı kabullenmeliyiz.! Atilla ABAYLI
Lütfen bekleyin...
Rafet Duran Rafet Duran
03/07/2014 at 2:56 PM
Değerli abim Mustafa SAVAŞ EVRAN’IN vefatını büyük bir üzüntü ile öğrendim. İnandığı doğruları her ne pahasına olursa olsun savunmaktan vazgeçmeyen, ilkeli ve kararlı bir mücadele insanı idi. Kendisinin belki hiçbir şeye ihtiyacı yoktu, ama haksızlık ve hukuksuzlukla son anına kadar savaşmaktan vazgeçmedi. Böyle mücadele insanlarını bir bir kaybediyoruz. Ne yazık ki kazanmanın mutluluğunu göremeden göçüp gittin. Seni hiç unutmayacağız. Allah rahmet eylesin, mekanın cennet olsun. Rahat uyu.
Lütfen bekleyin...
atilla abaylı atilla abaylı
02/07/2014 at 4:19 PM
SAYIN İBRAHİM KARDEŞİM ; ANLAMAMAKTA İSRAR EDENLER ; Aslında bir dönemdir konuları birbirinden ayırt edemeyenlere anlatmaya gayret ediyoruz. TEMAD ve KESER yönetimi farklı noktalardır.Dernegimiz Temad ile bir sorunumuz olamaz ve olmamalıdır. Konuları karıştırarak TARAF olunuyormuş vs gibi yanlı* yanlış degerlendirmeler yaparak sanki bir farklı cephenin taraftarı imiş gibi bazı kişileri hedefe koymak son derece tehlikelidir . Farketsek te farketmesek te, hepimiz birşeylerden yanayız, tarafız. Hayatının şu veya bu döneminde birşeylere taraf olmamış, olmayan kimse yoktur. Yanlış anlaşılmasın, ki bu yazı zaten böyle bir ahkâm kesecek, -taraf olmakla- taraftar olmak kastedilmemekte. Taraftarlıktan da takım tutmayı kastetmek istemiyoruz. Hoş, öyle okunmasının da bir mahsuru yok anlam açısından. Özgürlükten yanayız, demokrasiden yanayız, laiklikten yanayız, cumhuriyetten yanayız, ikinci cumhuriyetten yanayız. Hangi konuda TEMAD 'a karşı olmuşum.? Temad 'ı yıllarca ayni çizgide aşk ile şevk ile savunurken ve bu yönetime olan güvensizlik nedeni ile dün alkışladıgım arkadaşları buğün eleştirme hakkına sahibim . Sendika konusu çok farklı bir konudur. Sayın başkan Keser son cnn konuşmasında ilk cümlesi haklarımızı almak için ''sendikamız mı var '' demedimi.? Sorunları karşıdan seyrederek degil,çözümün bir parçası olarak yer almanın gayreti içinde olmak gerekir. saygı ve sevgilerimle...
Lütfen bekleyin...