Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 23°C
Açık
Ankara
23°C
Açık
Cts 24°C
Paz 25°C
Pts 25°C
Sal 23°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
6676 kayıt.
SİTE VE ASB.GÜÇ BİRLİĞİ YÖNETİMİ SİTE VE ASB.GÜÇ BİRLİĞİ YÖNETİMİ
10/11/2015 at 6:33 AM
LAİK,DEMOKRATİK CUMHURİYETİMİZİN KURUCUSU GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'Ü 77.ÖLÜM YIL DÖNÜMÜNDE SAYGI,ÖZLEM VE ŞÜKRANLA ANIYORUZ... 10 KASIM 1938 ! Bir devre damgasını vurmuş, dünyanın gidişatını değiştirmiş, yalnızca yaşadığı ülkede değil, mazlum ülkelerde de saygı uyandırmış, sadece dostları değil, düşmanlarından da saygı görmüş, Çanakkale'de ölen ANZAK Askerleri için "onlar bize emanet" diyebilecek kadar yüce gönüllü, bir büyük asker, bir büyük devlet adamı ebediyete intikal ediyor. Yüz yılda ancak bir gelen bir devlet adamı Türk Milleti'nin bağrından çıkıp, genç sayılabilecek bir yaşta toprağa veriliyor. Sözde Atatürkçüler 1938 yılından bu yana O'nun bitmez tükenmez mirasını yerken; Mustafa Kemal’e ve devrimlerine durmaksızın saldıran karanlık güçler, şeyhler, şıhlar, dervişler, padişahlık heveslileri de O'nun emanetini ve ilkelerini yıkmaya çabalıyor. Yetmiyor, dış mihraklarla işbirliği yapılıyor... Yüzlerce tarikat radyosu, onlarca tarikat televizyonu, onlarca yazılı basın organı artık açıktan saldırıyor. Tarihin en ağır yenilgisini tattırdığı ülkelerin devlet adamları O’ndan saygı ve hayranlıkla söz ederken, bu ülkede doğup büyüyenlerin “O’nu sevmiyorum” diyebilmesi ne kadar üzüntü vericidir. Atatürk’ü ve fikirlerini kıt akıllılar algılayamaz, özümseyemez! Mustafa Kemal Atatürk’ü unutturmaya çalışanlara rağmen yurtsever halkımız bugün yine Anıtkabir’e Ata’sına koşacak , O’nunla kucaklaşacaktır . Atatürk'ün gençliğe hitabesini anlayarak okumanın, anladığını hayata geçirmenin, Atatürk'ün gençliğe bıraktığı emanete hıyanet etmeden sahip çıkmanın tam zamanıdır. Atam; rahat uyu, emanetine tüm engellemelere, yaratılan tüm olumsuzluklara ve yasaklara rağmen Ulusun sahip çıkacaktır. Yüreklerimizdeki sevdanı asla yok edemeyecekler. Seni hiç unutmayacağız. Ruhun şad olsun. [URL=http://www.ataturkungencligehitabesi.com/]http://www.ataturkungencligehitabesi.com/[/URL]
Lütfen bekleyin...
Ersen Gürpınar Ersen Gürpınar
09/11/2015 at 2:49 PM
Vatanımı,özgürlüğümü,varlığımı borçlu olduğum yenilgiye uğrattığı düşmanlarının bile takdir ettiği ulu önder Atatürk'üm sana olan minnetimi dile getirecek kelime bulamıyorum. 10 KASIM senin aramızdan ayrılış yıldönümün değil sana duyulan hasretin dile getirildiği gündür. Sen, vatanseverlerin kalbinde abideleşen bir kahramansın, ruhun şad mekanın cennet olsun.
Lütfen bekleyin...
Atalay AKKAYA Atalay AKKAYA
09/11/2015 at 2:37 PM
10 Kasımda yüreğimi tarifsiz bir acı kaplar yüreğimde yaşada da Atatürk'ümü daha da özlerim. Atam ruhun şad olsun
Lütfen bekleyin...
İlkay Çınar İlkay Çınar
09/11/2015 at 1:25 PM
Ben Temad yönetimini kutlamak isterim. Ne kadar kâr ettikleri meçhul olsa da Komisyonculuk, atık yağ,sigorta,turizm gibi ticari işlerden fırsat bulup haklarımızla ilgili muazzam çalışmalar yapmaktalar; genelkurmay ile başbakan ile görüşmesek haklarımızı nasıl savunuruz dediklerine göre inanmalıyız, yalan söyleyip bizi keriz yerine koyacak halleri yok, yakında görüşme resimlerini de yayınlarlar inanmayan inanır. Bu arada merak ettim çok eleştirilen AYAŞ dağ başı arsalarından kaç kişi aldı Temad ne kadar kazandı zahmet olmazsa açıklarsa aydınlanmış oluruz. Esenlikler dilerim.
Lütfen bekleyin...
adnan fuat özdemir adnan fuat özdemir
09/11/2015 at 11:59 AM
DİYORUM Kİ ADNAN FUAT ÖZDEMİR·9 KASIM 2015 PAZARTESİ (BÖLÜM DÖRT) TÜRKİYE ülkesi; Avrupa birliği , G-7, G-20 üyesi ülkeler başta olmak üzere Batı Dünyası, Uzak Doğu Asya ve Asya ile ABD gibi gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler ile ticari-ekonomik-bilimsel ve teknolojik tüm alanlarda tam bir işbirliği ve ortaklık ittifakı gerçekleştirsin. onların tam ortasında ve içinde olsun. Türkiye ülkesinin kişi ve bireyler ile toplulukları; inanç, sanat, kültür, medeniyet, alanlarında fikir, düşünce, ifade hürriyeti konusunda tam bağımsız ve özgür olsun. İfade ve fikir hürriyetleri için en gelişmiş anayasa olan İsveç anayasasının ilgili maddeleri olduğu gibi alınıp anayasamıza uyarlansın. Bu ülkeye yapılacak en büyük hizmet ifade ve fikir hürriyeti olsun. Asgari ücret, birey başı günlük en az olan 800 kalori karşılığı gıda bedeli ile eğitim, barınma, ısınma, giyim, dinlence, seyahat, kültür, bilişim, ihtiyaçlarının tam o yıl ki karşılığı olan parasal değerden oluşsun. Dört kişilik bir aileyi kapsasın. Üniversite bitiren gençler akademik bölümleri itibariyle sistem kanalı ile devlet ve özel sektöre en geç 3 ay içinde yerleştirilsin. Yerleştirilemeyenlere asgari ücret oranından işssizlik ücreti ödensin. Gençler mutlu edilsin. Tarım alanları 3 kat büyütülsün. Hayvancılıksa beş kat. Doğal ve ekolojik tarıma geçilsin. Ülkenin suları tutulsun ve depolansın . Barajları 2 katına çıkarılsın. Hidroelektrikle çalışan ve çevreyi kirleten tüm santralleri kapatılsın. Termo nükleer enerjiye yönelinsin. Rüzgar ve güneş enerjisi tam 10 katı artırılsın. Merkezi tarım köyleri yani köykentler kurulsun. Tarım nüfusu bu merkezlerde modern yaşama uygun biçimde yaşatılsın. Üretim çiftlikleri ve köy kooperatifleri kurulsun. üreticinin malı direkt olarak marketinglere ve pazarlara ulaştırılsın, bu sistem anayasa ile sağlansın. Fizik, kimya, biyoloji, matematik, uzay bilimleri ile felsefe ve sanat dersleri tam iki katına çıkarılsın. çocuklar 5. sınıfta laboratuarlarla, 8. sınıfta bilimsel tez ler ile,12 yaşında buluş ve icatlarla tanışsın, Kanada ile, Japonya ile yarışsın. Fen liselerinin sayısı 10 kat artırılsın. Teknik laboratuvarlar her okulda bulunsun. haftada 2 ders saati kitap okuma saati olarak belirlensin. Dünya klasikleri, bilimsel kitapları, belgesel kitapları ve en önemlis bilim kurgu okutulsun. Her okulda bir film salonu ile bir tiyatro salonu olsun. Çocuklara ve gençlere bilimkurgu izletilsin. Tiyatro sahnesinde kendilerini ifade etme şansı tanınsın. Kara tahta kaldırılsın. Bilişim ve görsel eğitime geçilsin. Everest tepesi görüntü ile eşeysel üreme filmle, video ile öğretilsin. görsel keşfin ve eğitimin doruklarına varılsın. Ezber nesli sonlansın. Yeni sosyal demokrat parti eğitimde evrene kafa tutsun. Hibrit tohumdan vazgeçilip ekolojik doğal tohuma dönülsün . Bunu başaran çiftçiye ve köylüye bedelsiz kredi verilsin. Tek çocuğa % 100 ; ikinci çocuğa ise % 50 yaşam destek katkısı sağlansın. üçüncü çocuktan itibaren ise bu katkı kesilsin, tam aksine nüfus vergisi alınsın. Nüfus patlaması yalanının ve felaketinin derhal önü alınsın. Meyveciliğe ve arıcılığa yönelinsin. bunlarla ve ziraat teknikleri ile el sanatları ve modern tarım adına ilgili olarak eski KÖY ENİSTÜTÜLERİ çağdaş nitelikle yeniden açılsın. Belirlenmiş organizel bölgelerde ağır sanayi bölgeleri kurulsun, yine bir diğer bölgede bilişim teknoloji vadisi kurulsun. o bölgede dijital endüstriyel sanayileşme başlatılsın. yine bir başka bölgede uzay teknolojisi üssü ve uzay araştırma havacılık uydu sanayisi başlatılsın. Mesela Konya da uzay ve sanayisi ; Kayseri de Bilişim vadisi; Adapazarında ağır sanayi, Trakya da yağ sanayi, bölgeleri kurulsun. Aynı Almanya gibi. Eğitimde İNGİLTERE VE ABD modeline geçilsin. Üniversiteler her ilde laf olsun diyerek değil; bazı bölgelerde üniversite kentleri olarak kurulsun. her üniversite bir kent kadar büyük ve teknolojik olarak donanımlı olsun.en büyük beş üniversitemiz dünyanın ilk yüz üniversiteleri arasına girsin. üniversiteler tamamen özerk ve bağımsız olsun. tüm öğrencilerin bursunun yarısı karşılansın. ücretsiz barınma ve yemek sağlansın. Örneğin Eskişehir bu alanda pilot bölge olsun. Yeni sosyal demokrasi her alanda yepyeni ve bir ilk olsun. Ülke STK ları çağdaş ve akademik olsun. Üretim tüketimin hep iki katı olsun. Türkiye Taiwan gibi, Kore gibi, Singapur gibi Ortadoğunun tek teknoloji ve mikro endüstri üretim üssü olsun. Makine ve teçhizat üretsin. Bu partide cesur hedef bu olsun. “ Mevcut kaynak kadar az ve yeterli nüfus; yüksek teknolojik bir eğitim kuşağı, teknolojik, bilişim üretim üssü olan bir ülke.” Bu yeni parti, dinle, cami, ile cem evi ile, kürtle, türkle uğraşmasın. Adam gibi geleceğin robot dünya teknolojisini kuracak bir anayasa ve yasalar sistemi kurgulasın. Büyük en büyük hayale oynasın. Geleceğin 200 yıllık partisini kursun. Muhafazakarla, yaşlı ile, dindar ile, bağnaz ile uğraşmasın. Bunlardan oy kapacağım diye bilim aklından asla ödün vermesin. Yeni sosyal demokrasi yüksek ve kaliteli eşit eğitimle kazansın. Başka parametre ve doneye de bakmasın. Sadece emek değerlensin, çalışan kazansın. Aracı ve tefeci ile hortumcu bu ülkeye asla yanaşamasın. En büyük ceza hırsızlığa verilsin. çalmaya ve soymaya. Sosyal demokrasi adına bu güne kadar hiç gelemeyen ve de gelmeyecek olan bir mutlak iktidar¸ eğer ki gelecek ise böylesi bir partiyle gelsin. MUSTAFA KEMAL ATATÜRKÜN DE OLACAK İSE BÖYLE BİR PARTİSİ OLSUN. Geç kabul görüp , çocuklarımızı bekletse de. Her musibete bir parmak bal çalmak yerine; Yeni İnsan, yeni toplum, yeni ulus hedefine yol alsın. Bu ülkeyi yeni baştan kursun. saygımla. Adnan Fuat Özdemir.
Lütfen bekleyin...
SİTE VE ASB.GÜÇ BİRLİĞİ YÖNETİMİ SİTE VE ASB.GÜÇ BİRLİĞİ YÖNETİMİ
08/11/2015 at 4:22 PM
RE-DER (Resen Emekli Edilenler Derneği) bildirilmiştir. Yüz kızartıcı suç işleyen TSK mensupları TARD veya İHRAÇ edilirler.Oysa bizler haklarımızda hiç bir mahkeme kararı olmadan tamamen keyfi işlemlerle RESEN EMEKLİ edildik.1975 YILINDAN BAŞLAYARAK BU HAKSIZLIĞA UĞRAMIŞ SB,ASB,MUZ.J.UZM.SİVİL ME.MESLEKTAŞLARIMIZIN KATILIMLARIYLA 2011 YILINDA KURDUĞUMUZ RE-DER, BU HAKLI DAVAMIZIN HAK ARAMA MÜCADELESİNE 15 kasım 2015 TARİHİNDEN itibaren ANKARA'DA FAALİYETLERİNE DEVAM EDECEKTİR. TÜM MESLEKTAŞLARIMIZIN VE GÖNÜL DOSTLARIMIZIN DESTEĞİNİ BEKLER, EN KALBİ MUHABBETLERİMİZİ SUNARIZ. Not. Genel Kurulumuz 15 KASIM 2015 tarihinde saat 13.00 de ANKARA Mamak(Mehtap Mah.Mamak Cd.) Prof.Necmettin ERBAKAN Kongre merkezinde yapılacaktır. Tüm meslektaşlarımız davetlidir.
Lütfen bekleyin...
Ersen GÜRPINAR Ersen GÜRPINAR
08/11/2015 at 12:08 PM
Günün sözü :"Kendi gözündeki merteği görmeyen başkasının gözünde çapak ararmış" Assubay onur mücadelesi bugünlere tombaladan çıkıp gelmedi birçok çileler çekildi emekler verildi. Herzaman belirtiyoruz çok değil bir yıl öncesini düşünün bizi temsil etmek için vaatlerle göreve gelenlere hertürlü maddi ve manevi desteği verdik karşılığında umutsuzluk ve birbirimize tahammülsüzlük yaratıldı bu aymazlıkları eleştirenlere burada yazmaktan hicap duyacağım hakaretler yapanların karşısında çeket ilikleyen nemacılar şimdi kalkmış birkaç eleştirel sözü milletin gözüne sokmaya çalışıyorlar Ey nemacılar siz önce assubay ve TEMAD adını siyasi ve ticari faaliyetlerinizde kullanmaktan vazgeçin ; Bakın toz kondurmadığınız ağa babalarınız genelkurmayın kapısının önünden geçemiyor Bizlerden basından duydukları gelişmeleri biz başardık diyorlar sizde alkışlıyor hemen güçlenmek için aidat yatırın bağışta bulunun şarkıları söylüyorsunuz, bu mücadele için bu toplumun nereye harcandığı belli olmayan 3 milyon lira bağışta bulunduğunu unuttunuzmu? Peki diyaloğ olmadan temsiliyet nasıl olacak? Ne çıkarsa şansımıza diyerek birilerinin himmetine mi sığınacağız?Olumsuzlukları,başarısızlıkları,kişisel hesapları hakaretleri ahlaksız iftiraları menfaatiniz gereği eleştirmeye yüreğiniz yetmiyor kişiliğiniz gereği övgüler düzüp algı operasyonları yaratmaya çalışıyorsunuz görevde de ayniydiniz; Sizde hiç utanma yok mu? Çevrenize bir bakın umuttan birbirimize saygıdan eser kaldımı? Birtek başarı yok temsiliyet yok genelkurmayın başbakanın çözüm vaatlerini biz gerçekleştirdik diyenlere assubay adını ve mücadeleyi kullanarak riyakarca destek vermeye çalışıyorsunuz; Sahi nizamiyeden içeri alınmayanlar bu görüşmeleri Kızılay'da pastahanede mi yaptılar? Sessiz çoğunluk BU TOPLUMUN DEĞERLERİNİ ÜÇ KURUŞ ÇIKARINIZ İÇİN DİNAMİTLEMENİZDEN AYMAZLIKLARIN ELEŞTİRİLMESİNİ TEMAD TÜZEL KİŞİLİĞİNE YAPILIYOR GİBİ GÖSTERİLİP KAVGA ORTAMI YARATMANIZDAN RAHATSIZ Bunu size daha nasıl anlacağız?
Lütfen bekleyin...
adnan fuat özdemir adnan fuat özdemir
08/11/2015 at 6:24 AM
DİYORUM Kİ (BÖLÜM ÜÇ ) Gerekli ise, ülke coğrafyasını ve nüfusunu, yaşam alanlarını , tarımsal, ekonomik, eğitimsel kantonlara, eyaletlere, ayırabilelim. bu bölgelerde teknolojik alt yapıları sunulmuş, özerk yönetimler kurabilelim. çünkü şemsiye yine Türkiye ülkesi devleti dir. *** parlamentodur. Türkiye devleti anayasasıdır. 84 il bazlı, 84 valili bir sistemi bir merkez olan Ankara taşıyamıyor ise, bırakalım geleceğin teknik ve çağdaş, yönetim yapılanması hayata geçsin. 80 milyon insan Ankara ya koşmasın, Ankara ya bakmasın. Gerekiyorsa 10 federal ekonomik bölge olsun. 15 eğitim ve bilim üreten eyalet olsun. 8 tarımsal kanton olsun, gerekiyorsa gelişmemiş şehirler büyük şehirlere , kasabalarda küçük şehirlere eklensin. Merkezi büyük yaşam alanları olan metropoller kurulsun. Bu sistem artık değişsin. Uzay çağının koloni sistemi gelip yerleşsin . nüfus artışı kontrol altına alınsın. İnsanların yaşamları zengin ve kaliteli olsun. Kölelik sonlansın. Çocuklar artık oyun oynasın. Tabiata ve hayvanlara koşsun. Ekolojiyi yaşasın. Kıyamet yarışı bitsin. Çocuk ölümleri de, açlığı da. Sservetler yasaklansın. Herkesin bir evi , bir de arabası olsun. Üüçüncü, onuncu, ellincisi yasaklansın. Dededen toruna karun mirası kalksın. Her birey emeğini, alınterini ve başarısını tatsın. Bu partinin hedefindeki ülke ; zengin, refah seviyesi yüksek, nüfus planlaması ile iş planlaması uyumlu , eğitim kalitesi çok yüksek, en ileri teknolojiyi üretir ve kullanır olabilen az ve öz çoğalan bir varlık ülkesi olsun. Doğasına, yeşiline, suyuna, oksijenine, bilimine ve uygarlığına sahip çıksın. Bu partinin; asla ve asla hiç bir cümlesinde, kurgusunda ve amacında , din , mezhep gibi veya ırk , kavim gibi terminoloji olmasın. Hele ki,hiç ; ERMENİ, RUM, TÜRK, KÜRT, LAZ, ZAZA, ÇERKEZ, ROMAN, SÜNNİ, ALEVİ, YAHUDİ, SURİYELİ, HRİSTİYAN, Şİİ, ARAP, MUSEVİ gibi tanımlar bu partinin hayalinde dahi olmasın. Sadece yurttaş olsun, birey olsun, insan olsun, Bu eskimiş tanımlar zamanın rüzgarları ile savrulup süpürülsün. Bu ülkenin ; dışından bakılınca Türkiye devleti ; içinde ise Türkiye vatandaşlığı olsun. Babalar ve anneler çocuklarına istedikleri ismi versin. Her çocuğun da iki tane *** dil olsun TÜRKÇE VE İNGİLİZCE. Her birey 10 yaşında bu dilleri konuşabilsin. Kimliklerde din hanesi her birey 18 yaşına bastığında işlensin. herkes kendi inancını serbest iradesi ile kendisi seçsin. İşte bu yüzden merkez sosyal demokrat bu yeni partinin *** hedefinde; DEVAM EDECEK
Lütfen bekleyin...
adnan fuat özdemir adnan fuat özdemir
07/11/2015 at 10:37 AM
DİYORUM Kİ, BÖLÜM BİR Aklımızdan ve gönlümüzden 90 yıllık Cumhuriyet Halk Partisinin artık adını da, altı okunu da kaldıralım. yeni bir isimle yepyeni anlayışla yeniden kuralım. Bir zamanlar sayın Bülent Ecevitin yaptığı ve başardığı gibi, katı bir devletçi ideolojisi olmayan merkez de herkesi kucaklayan sosyal demokrasi partisi yaratalım. Adını da TÜRKİYE DEĞİŞİM VE GELİŞİM HAREKETİ koyalım. Aynen sayın Mustafa Sarıgül ün koyduğu gibi. Yeni partinin içine açık ve anlaşılır hedefler koyalım. dağdaki çoban da anlasın üniversitedeki profesör de, yatalak babannemiz de. Bu partinin ambleminin içinde ise, oklar, bayraklar, hilaller falan da olmasın. bir sarı başak, bir beyaz güvercin, bir de masmavi dünya olsun. Başak üretimi, bereketi; güvercin barış ve kardeşliği, mavi dünya da güzel yarınları ve çocuklarımızı, umut dolu bir geleceği işlesin. Asla yeniden inatla , zorla halkçılıktan, milliyetçilikten, devletçilikten, cumhuriyetçilikten alıntı yapmayalım. bu ilkelerle boğuşmayalım, zorlamayalım. bunlar yoksa bu ülke de yok demeyelim. 21. yüzyılda dünya devi ülkelerle aynı ligde yer almak istiyor ve halkımızı doyurmak, mutlu etmek istiyorsak, bu kriterleri illa ki dayatmaya da hiç uğraşmayalım. İki şeyi yeterli bilelim. İleri ufuklara bakan yüksek ve modern eğitimli bir ulus ve canlılara saygılı insan medeniyetine sahip bir yeni koloni inşa edelim.bunun tohumlarını atalım. Her ikisinde de bilim ve teknolojiyi, ilerici uygar sosyal yasaları kullanalım. Bunlara sahip olunduğunda, bu hedef sistemin yasaları ve hakları insanlara, bireylere anayasal zorunluluk olarak verilince, dindarlığa, bağnazlığa, milliyetçiliğe, devletçiliğe, cumhuriyetçiliğe halkçılığa zaten gerek kalmayacağını artık bilelim. Çocuklarımızın yüzünü dış uzaya, yıldızlara ve büyük galaksiye çevirtelim. O hedefi öğretelim. o zaman cehalete zaten ihtiyaç kalmayacaktır. cehalette, kör milliyetçilikte asla bir daha silah olmayacaktır. Medenice ,uygarca, bilimselce yeni çözümlerden korkmayalım. unutmayalım ki geçmişe dair her savunduğumuz, her koruduğumuz, her özlediğimiz aslında geleceğin karanlığı dır. Yenilenmekten korkmayalım. Bu topraklarda modern ve teknolojik bir yaşam adına, çağdaş ve ileri düzeyde federasyonel bölgeler, özerk yapılanmalar, etnik kantonlar mı kurulması gerekiyor. kuralım. Kurulmasından korkmayalım. bu arayışları , kavim gibi, ırk gibi, dindaş gibi köhneliklerle değil; Almanya, gibi, İsveç gibi, ABD. gibi çağdaş modellerle çözelim. Bir ırkın üstünlüğüne başkaldırıp diğer bir ırkın üstünlüğünü hortlatarak kör bir adalet daha yaratmayalım. Bilelim ki yeni dünyanın modern sistemlerinde gelişmiş o büyük ülkelerdeki gibi ; En yukarıda hep Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve ülkesi zaten olacaktır. sadece kanton bölgelerinin, federal ünitelerin, yönetimsel alanları biraz genişleyecektir. birazcık ta yetkisi. Bir de makam adı Bırakalım oradaki vali ile belediye başkanının da bir bölge idari meclisi, küçük bir bölge meclisi, yürütme ve yasama sistemi olsun. o federal eyalet kendi bölgesinin ihtiyacına göre ister hastane açsın, ister üniversite. isterse de fabrika. Öyle bir parti hedefimiz olsun ki, en yüksek organ yargıçlar konseyi olsun. üstlerinde ise ne bakanlık ne de başkanlık makamı olsun. polis ve jandarma bile valinin değil, bu büyük yargı kurulunun emrinde olsun. Ülkenin % 50 si hukuk ve yargıdan kurulu olsun. hiç bir siyasinin, idarenin insanı tutuklatma ve gözaltına aldırma yetkisi olmasın. yargı kendini kontrol edip yönetsin. kendisini kendisi atasın , rütbelendirsin ödüllendirsin, cezalandırsın.. İfade ve talep özgürlüğünü sınırsız yapalım. seçim özgürlüğünü ve seçim demokrasisini de . Bakın orada bir daha teokrasi olurmu? hırsızlık yürür mü ? faşizm ve sultanlık sürer mi ? Hiç korkmayalım. Sadece ve sadece bu partinin hedefine tek bir madde koyalım. “ yeni nesilden itibaren her kız ve erkek dört yıllık lisans ve akademik eğitimi almakla yükümlüdür. yüksek öğrenim zorunludur, ülke anayasası da bireylere bunu ücretsiz vermek zorundadır “diyelim. Gerisi kendiliğinden hallolacaktır. Bilginin ve bilimin karşısında hiç bir bağnazlık ve etniklik yaşayamayacaktır. Kimsenin vatan, ırk, milliyet, halk, laisizm, din gibi kaygısı da kavgası da olamayacaktır. Çünkü aydınlık asla kandırılamaz, aldatılamaz. yetişmiş bireyler asla tehdit olamaz. kimse de böylesi yetişmiş, bilgi toplumundan asla kör ve cahilce beklenti içinde asla nemalanamaz. koyun siyaseti güdemez. DEVAM EDECEK ADNAN FUAT ÖZDEMİR
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
06/11/2015 at 6:19 PM
OTOMOBİL UÇAR GİDER Hasbel kader edindiğim ikinci el aracımın vize kontrolü bir yıla inmişti. Geçen yıl unuttuğum için bir yıl gecikmeli vizesini yaptıracağım. Aylık %5 gecikme faizli olarak vize bedeline yakın bir parayı ceza olarak ödeyeceğim. Karşılığı hizmet veya mal olarak olmayan adeta zamanında ödenmeyen borç paranın faizi gibi ödenen bu bedelin hukuki yanını anlamak zor olsa gerek. Bir de her yıl ödenen taşıt vergisi de ciddi bir rakam tutuyor. Bir de egzoz emisyonu kontrolü var. Bunu yaptırmazsanız ya da geç yaptırırsanız hiçbir cezası yok. Genellikle sanayide özel servise yaptırılıyor. Uygulamanın ilk başladığı yıllarda epeyce ciddi idi. Şimdi o ciddiyetten eser yok. Egzozundan çıkan duman ile ortalığı duman altı bırakan araçları görünce bunun da cılkının çıktığını anlıyorsunuz. Bir de hâlâ nasıl çalıştığını bir türlü anlayamayacağınız döküntü mü döküntü motorlu (?) araçlar var. Vizeden nasıl geçtiğini (?) çalıştığını, nasıl trafikte kaldığını hep merak ettiğiniz rengini, marka ve modelini tahmin edemediğimiz, ha durdu duracak diyerek geçip giden araçlar…Yahu bunlar egzozdan, vizeden nasıl geçiyor da diğerleri olur olmaz nedenlerden sınıfta kalıyor? Amacın, “gelecek para” olduğu anlaşılıyor… Yanlış anlaşılsa da…
Lütfen bekleyin...
SİTE VE ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU SİTE VE ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU
05/11/2015 at 7:52 PM
Saygıdeğer Meslektaşlarımız Bizler ülkemize ve ordumuza sadakatimizi terimiz,kanımız ve canımızla ispat ettik, taleplerimiz hiçbir zaman imtiyaz ve ayrıcalık olmadı, ancak bizzat kendi kurumumuz tarafından ön yargılarla sosyal ekonomik ve insani haksızlıklara uğratıldık. Yıllarca adalet talebimizi sağır sultana duyursak da ilgililere duyuramadık ya da duymak istemediler. Genelkurmay sorunu hükümete, hükümet genelkurmaya havale ederek kimse adaletin gerçekleşmesini sağlamadı. Genelkurmay tarafından 2010 yılında başbakanlığa sunulan tekliflerin dışında MHP ve CHP tarafından verilen teklifler diğer memurlara emsal olur ya da bütçe dengelerini bozar gerekçesi ile mevcut iktidar tarafından işleme alınmadı;oysa bizlerle ilgili teklifler yeni bir hak değil gasp edilmiş haklarımızın iadesini gerektiriyordu. Seçimler dolayısıyla Sn.Başbakan Malatya konuşmasında birçok memura haklarının verileceğini belirtirken bizlerin de en önemli taleplerimiz arasında olan 9/2 dereceden intibaklarımız ve tazminatların çıkarılacağı müjdesini verdi. Şimdi artık genelkurmay ve hükümetin ileri sürecekleri mazeretleri kalmamıştır, bürokrasideki engellerin aşılması taleplerimizin tekrarı ve kararlılığımızın Başbakanlığa ve Genelkurmaya bildirilmesinde yarar olacağını düşünmekteyiz. TEMAD yönetiminin koordine edeceği ya da daha önce sitemizde arkadaşlarımızın iki dakikasını ayırıp gerçekleştireceği bir bir mail kampanyasının desteklenmesi ve gerçekleştirmesine hazırız. Bilgilerinize sunuyoruz. SİTE VE ASSUBAY GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
Lütfen bekleyin...
SİTE VE ASB.GÜÇ BİRLİĞİ YÖNETİMİ SİTE VE ASB.GÜÇ BİRLİĞİ YÖNETİMİ
05/11/2015 at 2:07 PM
Değerli Meslektaşlarımız Emekli Sandığı'nın 30 yıl üstü hizmetin emeklilik ikramiyesi hesablanmasında dikkate almamasını ANAYASA MAHKEMESİ'nin hukuka aykırı bulmasından sonra yargı kararından önce emekli olanların durumları ile ilgili İdare Mahkemelerinin lehte karar verdiğini konu ile ilgili meslektaşımız olan avukatların yardımcı olacaklarını buradan duyurmuştuk. İZMİR barosuna kayıtlı meslektaşımızın kızı da bu konuda avukatlık ücreti talep etmeden dileyen meslektaşlarımıza yardımcı olacağını bildirmiştir. İlgilenen arkadaşlarımızın avukat bilgilerini bilgi@emekliassubaylar.org adresinden temin edebilirler. İyi günler diliyoruz.
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
02/11/2015 at 6:07 PM
SANDIKTAN SONRA Babası çiftçi olan çocuk okur, üniversiteyi bitirir, ziraat mühendisi olur. Diplomasını alır almaz köyüne döner. Meyve ağaçlarıyla uğraşan babasına; “Bu yaptığın yanlış Baba, bu şekilde bu ağaçtan bir kilo bile elma alamazsın.” der. Babası; “Evet evlât doğru, alamam. Çünkü bu ağaç elma değil, armut ağacı…” der. Evet, ağaç bu, meyvesi de bu… Seçimlerden ne bekliyorduk ki. Adaylar bu, sonuç da bu… Yaşadığımız apartmana, siteye bir bakalım. Yönetimi, yönetimdekileri beğeniyor muyuz? Elma mı, armut mu?.......
Lütfen bekleyin...
Halil Yaz Halil Yaz
02/11/2015 at 3:17 PM
@Ahmet_Davutoglu twitterdan ASTSUBAYLAR İNTİBAKLARINIZI YAPACAK ,MAKAM TAZMİNATI HAKLARINIZI VERECEĞİZ.DEDİNİZ.SAYIN BAŞBAKAN VAATLERİNİZİN TAKİPÇİSİYİZ. EMEKLİ ASTSUBAYLAR mesaj gönderelim.
Lütfen bekleyin...
Ersen GÜRPINAR Ersen GÜRPINAR
02/11/2015 at 1:32 PM
Bu seçimlerde beni ençok mutlu eden iletişim çağını yakalamamız olmuştur. Türkiye'den başka hiçbir ülke 3 saatte 57 milyon oyu sayıp sonuç açıklayamazdı (!) Verilen vaatlerin tutulmasını ve sonucun ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Not.Hiçbir şartta demokrasiye olan inancımızı kaybetmeyeceğiz.
Lütfen bekleyin...
Hüseyin SAVCI Hüseyin SAVCI
02/11/2015 at 8:32 AM
AKP ve AKP"lileri kutluyorum. Sonucun Ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. MHP'ye değil ama, Bahçeli'ye, HDP'ye verdiği avansı geri alan, AKP'ye bir kez daha "buyur" diyen, benim gördüklerimi görmeyip, benim göremediklerimi gören toplumsal bilincin kararına, demokrasi adına saygı duyuyorum. Bu sayfalarda yazan çizen hiç kimse, özellikle benim arkadaş listemde olan hiç kimse vatan haini değildir ve hep birlikte aynı gemide olduğumuzun bilincindedir. Hangi düşünceden olursak olalım kendimizce bu memleket için doğru olduğuna inandığımızı savunuruz. Samimiyetle düşüncelerimin yanlış çıkmasından ilk kez mutluluk duyacağım, ama bu Ülke için endişelerim doğru çıkarsa benden farklı düşünen dostlarım, sadece "keşke" diyeceklerdir ve "keşkelerin" kimseye yararı olmamıştır. Winston Churchil'in sözü ile bitireyim " Demokrasi berbat bir rejim, ama elimizdekinin en iyisi bu"
Lütfen bekleyin...
A.Altındağ A.Altındağ
02/11/2015 at 8:28 AM
Seçimler oldu sonuçlar aynen bizim teşkilatımızın seçim sonuçları gibi gerçekleşti, ne de olsa aynı mayanın hamuruyuz. Şeçimlerde vaatler verildi, Başbakan birçok memur kesimi gibi bize de intibak, tazminat konusunda söz verdi, şimdi sıra sözlerin gerçekleşmesidir. Temad yönetimi arada bir emeğinin olmadığı küçük kazanımları kendisine mâl etmekten vazgeçerek vaatlerin gerçekleşmesi için zahmet edip gece gündüz bunun takipçisi olması gerekmektedir. Seçimler ülkemize hayırlar getirsin.
Lütfen bekleyin...
osman ATEŞ osman ATEŞ
01/11/2015 at 10:17 PM
Seçim sonuçları tüm Türkiye ye hayırlı olsun.Verilen sözlerin en yakın zamanda gerçekleşmesi dileği ile.
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
01/11/2015 at 2:40 PM
GİZLİ OY, AÇIK SAYIM (Okuyacağınız yazı tamamen hayal ürünüdür, gerçekle ilgisi yoktur.) Herhangi bir sandıktan sadece bir aday’a veya sadece bir parti’ye nasıl full oy çıkabilir? Ola ki; 1. İlk seçmen oy kabinine girdiğinde oy pusulasını katlar cebine koyar. 2. Boş oy zarfını kapatır ve sandığa atar. 3. Oy kullanan (!) ilk seçmen seçim bölgesinde bir yerde bir şekilde cebindeki boş oy pusulasını birlerine verir ve gönül rahatlığıyla evine gider. 4. Sonraki seçmene birileri tarafından belli bir yerine mühür ile “evet” basılmış bir oy pusulası verilir. Bu seçmen oy kullanma yerinde kendine verilen boş oy pusulasını bir cebine koyar. Diğer cebindeki hazır pusulayı özenle zarfa koyar. Dışarı çıkar ve sandığa atar. Cebindeki boş oy pusulasını birilerine teslim eder ve yakındaki kahvehanede kendine bir çay söyler. Böyle herhangi bu sandıkta açık oy sayımında tabi ki bir tane boş oy zarfı yani bir tane geçersiz oy çıkar. Geçerli oyların tümü ne tesadüf ki bir aday’a veya aynı parti’ye verilmiştir. Güzel yurdumda seçmen iradesinin (?) nasıl tecelli edeceği hiç öngörülemez. Gizli oy, açık sayım budur. Not: Okuduğunuz yazıyı unutmanız önerilir. Demokrasilerde böyle saçmalık olamaz…
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
30/10/2015 at 12:45 PM
YALAN Kültürümüzde, üç durumda yalan söylemeye izin verilmiş. 1. Ayrılmak durumundaki karı kocanın arasını iyileştirmek için, 2. Savaşta düşmana esir düştüğünde, düşmanı yanıltmak için, 3. Kendi ölümü ve canını kurtarmak söz konusu ise Bugün ve her gün mü? Vah doğruyu söyleyenin, söylenin doğruluğuna inanın haline, yanmış çıra gibi…
Lütfen bekleyin...