Sn.meslektaşlarım,emekli uzmanlar derneği başkanın açıklamalarına kendi sitelerinde ulaşın gıpta ile okudum.Neler başarmışlar görün. TEMAD yönetimi de inşallah okur.........
ASTSUBAYLAR SINAVLA TERFİ EDİYORLARDI
27 Mayıs 1960 ihtilalinden sonra, askeri hükümetin ilk icraatları
1) Hazineye yardım kampanyası başlatıldı. Devrilen Menderes hükümetinin hazineyi boşalttığı ileri sürülerek kampanya başlatılınca, Astsubaylar ve eşleri de nişan yüzüklerini ve bileziklerini hazineye bağışlamışlardı.
2) Astsubayların sınavla terfii ettirilmesi kanunu. Bu kanun sonradan değiştirildi
3) Subaylara 200 TL hizmet eri tazminatı verilmesi kanunu. Bu miktar Astsubay çavuş maaşının % 75 i kadardı.
4) Emekli olan subaylara iki misli emekli ikramiyesi ödenmesi kanunu. Bunun için sadece subayları kapsayan 42 sayılı kanun çıkarıldı.
Suskunluğum Asaletimdendir Her Lafa Verecek Cevabım Var Lakin Bir Lafa Bakarım Lafmı Diye, Birde Söyleyene Bakarım Adammı Diye !Hz.Mevlana
Ersen Gürpınar büyüğüm mücadele azmini sizden aldık, satılmış güruha aynı telden yanıt vermiyorsak tavrımız Hz.Mevlana'nın sözünde yatar, size saygılarımı gönderiyorum. Menfaatperestlerin maskesi intibak yasasında düştü, bize yine rehber olmaya devam ediniz onlara lanet olsun.
FOTOSENTEZ
Genelkurmay başkanımız Sayın Hulusi AKAR iç siyaseti, yeni Türkiye algısını, dış politikayı ve jeopolitik, siyasal ortadoğuyu çok farklı analiz edebilen bir şahsiyet.
Sivillere göre o hala alışılagelmiş bir askeri statü, ama kendisi sivil siyasetten ve bürokrasiden daha ileride olan bir akademisyen.
Sayın Akar, hem resmi iyi okuyor, hem de resmin altındaki senaryoları.
Göreve gelir gelmez Assubay sınıfının ve çalışan emekli toplumunun küskünlüğünün kimlere felaket getireceğini iyi bildiğinden ilk direktifi de o felakete karşı en zayıf halka haline gelen en büyük çekirdek kadronun yani vefakar ama cefakar ASSUBAYLARIN tarafındaki eksiğin ve gediğin derhal kapatılmasına yönelik olmuştur.
“çalışan ve emekli tüm Assubayların ekonomik ve mali durumlarını ayırımsız eşit biçimde derhal düzeltecek bir çalışma yapın “
“ Kesinlikle küskün assubay istemiyorum. bu ekonomik sorun Subayla Assubay arasında ters bir kıstas ve emsal oluşturmamalıdır. hem Assubaylar hem de Uzmanlar için yasal olarak ne yapılması gerekiyorsa hemen yapılmalıdır.”
genelkurmay başkanlığı intibaklarla ve başlangıç dereceleri ile ilgili teklif metnini hiç yan çizmeden ve kulis odasına girmeden olduğu gibi hazırlayıp milli savunma bakanlığına göndermiştir.
2003 öncesi mezun olan tüm Assubaylara bir derece verilmesi ; başlangıç derecelerinin 9/2 ye getirilmesi ve akli bir yol ile gündeme oturtulan Assubay başarı tazminatının Kıdemli başçavuş rütbesine haiz olmuş olan tüm çalışan ve emeklilere verilmesi.
Birinci teklif olan intibakların maliyetinin oldukça düşük olduğu, maliyenin kasasından fazla bir para çıkmayacağı hesaplanınca Meclis Genel Kuruluna sevki uygun görülmüştür. Ne var ki Maliye Bakanlığı ve Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı, başlangıç derecesinin ve tazminat tutarının oldukça baş ağrıtacağını, bütçeyi zorlayacağını iddia ederek asıl önemli olan bu iki metnin meclise gitmesine müsaade etmemişlerdir.
Bunun içinde kısa yol yöntemine başvurulmuş, Milli Savunma Komisyonu pas geçilmiş, hatta komisyon başkanı ile üyelerinin hiç haberi dahi olmaksızın, onların yetkisindeki her iki tasarı da direkt olarak bütçe plan komisyonun da alel acele görüşülmüş yüksek maliyet ve kamuya emsal teşkili göz önüne alınarak meclis genel kuruluna hiç gönderilmemesine karar verilmiştir.
Gidebilen tek madde ise içi yarısı boş olan intibak yasası olmuştur.
Burada Genelkurmay Başkanlığı görevini yapmış ama Hükümet bu iki önemli maddeyi bilerek pas geçmiştir.
Milli Savunma Komisyonunun elinde Genelkurmaydan gelen bütünlüklü iyileştirme paketine dair tasarı metni kala kalmıştır. Ne gariptir ki komisyon hiç bir maddeyi dahi ne görüşebilmiş , ne de tasarı metnine müdahil olabilmiştir.
Bu gün bazı arkadaşlarımızın, hala Hükümet ve Milli Savunma Komisyonundan bu iki maddenin ayrıbir tasarı şeklinde meclise sevk edileceğine dair haberleri kamuoyuna servis etmelerinde en ufak bir doğruluk ve ciddiyet payı ne yazık ki yoktur. Meselenin bütünlüklü kapsamı sadece intibakla kapatılmıştır.
Meclis Genel Kurulunu ve komisyonları iyi takip eden ve profesyonelce ekip çalışması yapan Emuzder ise bu ince hileyi fark ederek içi boş olarak kanunlaştırılmaya çalışılan 300 ek gösterge puanına dair tasarıyı baskı ile geri çektirmeyi ve yeniden düzenletmek için komisyona geri göndermeyi başarmışlardır.
Temad genel merkezi ise hiç bir emekliyi ve çalışanı memnun etmeyen bu sonuca hala zil çalıp halay çekerek kutlatmanın burukluğunu metazori olarak yaşamaya devam etmektedir.
Gelinen noktada ise büyük hevesle başlayan girişim ve düzenleme tam bir hüsrandır. Emekli Assubayların açlık ve yoksulluk sınırından kurtarılması çabası en küçük bir şekilde dahi düzeltilememiştir.
En büyük suç ile kabahat te, Genelkurmay başkanlığı ile çalışması gereken bir Temad yönetimi, istese aradaki buzları bir demet çiçekle aşabilecekken ve bir diyaloğu başlatabilecekken, hala yanındaki seviyesiz , cahil, algısız ve vizyonsuz kalemleri ve biatçı tayfası ile genel Kurmaya karşın düşmanca söylem ve aşağılamalara varan ifadelere başvurmayı marifet bellemeye devam etmektedir.
Oysa 2016 yılındayız, Uzay ve galaksilere mesaj taşıyan bir bio teknolojik bir zamandayız. Yönetimlerin, masada olan tarafların oynayacağı oyunun adı tam yüz yıldır aynıdır.
DİPLOMASİ
Diplomasi asla sırt dönmemektir, küsmemektir, hep bırakılan en son noktaya yine dönebilmek becerisidir. Kayıpları sıfıra çekebilmektir. Kartları iyi okuyabilmektir. Sistemi düşman, kurumu ise müttefik yapabilmektir.
Orta dünya türünden kabile ve klan tipi ilişki ve yönetim metodları ile hak arama ve adalet tesis etme araçları çoktan soğuk savaş dünyasında takılıp kalmıştır. Bu gün ; istediğini almak ancak diyalog ve iyiniyetli samimiyetle mümkündür.
Temad Genel Başkanı ne yazık ki hem kişilik, hem yetenek hem de sosyolojik ve psikolojik yönlerden bu türden bir temsiliyete asla uygun olamamıştır.
Yapabildiği en iyi şey kendi sınıfındaki büyüklerine, mücadele insanlarına saygısızca ve kindarca bir tutum içinde olmak, toplumunu biribirine kırdırmak, kavga ettirmek, olmuştur.
Öyle ki bu davanın en başındaki en önemli mihenk taşı olan değerli büyüğümüz Sayın Ersen GÜRPINARIN üzerine olmadık hakaret ve aşağılama ile yanındaki malum biatçılar vasıtası ile saldırmak suretiyle böylesi donanımlı ve deneyimli bir lideri dahi davadan ve mücadeleden feragat noktasına getirtmiştir.
Bu toplum hakları için nerelerde olunması , kimlerle çalışılması gerektiğini anladığında ise çoktan iş işten geçmiş olacaktır. bunca emeğe, onca ömür harcayan insanlara ve alınan şu zavallı sonuçlara yazık olmaktadır.
Bir uzman toplumu dahi inat ve hırsal bizleri aşmış ve hakları için topyekün olmuş durumdadırlar. Geldiğimiz şu acı duruma bakın ki sadece 2. dereceden 1. dereceye çıkıpta eline 400 küsur TL. daha fazla geçecek olan arkadaşlarımıza sağlanan bu iyileştirme den dolayı hem davullu zurnalıyız, hem de birbirimize karşı içeride kanlı bıçaklıyız.
Bunun neresi başarıdır ki... ?
Kendi içimizde böylesi maaş uçurumu ve ayırmcılığı meydan gelmesi , Assubay sınıfına , emeklilerine yapılan en büyük aşağılama ve ağır hakaret olmalıdır.
Hem siyasetle, hem de Gen.Kur la ciddi anlamda saygın muhatap olabilse idik;
Tüm emeklileri mutlu edecek çare ve çözüme dair düzenlemeleri biz hazırlayıp ,üzerinde ısrar edebilse idik,
Her gün, her zaman, her yerde, herkese “ya hepimiz , yada hiç birimiz “ diyebilse idik,
Büyüğüne, emektarına, çabalayanına, ter dökenine, yol ve akıl, yordam gösterenine kucak açabilse idik; saygılı olabilse idik,
Yanlışımızda özür dileyip, başarımızda bütün ve bir olabilse idik,
Bizim karşımızda kimse entrikanın, dalaverenin, bel altı muamelenin içinde asla olamazdı.
Bilirlerdi ki;
ASSUBAYLAR ne olursa olsun yaşça, rütbece, asla en ufak bir disiplinsizlik içine girmezler, asla içeriden birbirlerine saygısızca bölünmezler, ve asla büyüklerine abilerine en ufak bir karşılık ve hürmetsizlikte bulunmazlar.
Bu sınıfın kökleri çok sağlam. Kurutulamazlar,
O ahlak ve erdemi bu yönetim sağlayabilse idi,
Bu gün evladı yaşındaki Assubaylar , Babaları yaşındaki mücadele adamlarına , büyüklerine küfürler edemeyecek, kankası gibi görüp ahlaksızca ifadelerde ve edepsizce tavırlarda, konuşmalarda bulunmayacaktı. Bu toplum bu kadar izansız, seviyesiz, saygısız hale gelmeyecekti.
Dosta düşmana rüsva ve rezil olmayacaklardı.
Çocukları seviyesiz ve küfürbaz babalarından utanmayacaklardı.
Devlet bu sınıfla asla oynayamayacak, dalga geçmeyecekti.
Bilecek ti ki 70-75 ruhu asla ölmemiş daha da büyümüş.
MANZARA İ UMUMİYEMİZ BU GÜN BU DUR. ELMALARIMIZLA, ARMUTLARIMIZ DA.
son sözüm de temad genel başkanına,dır
“ ne ekersen onu biçersin. diken ekersen çalı, ayrık ekersen ısırgan.
Gülü en güzel yapan onu koruyan dikenleridir. Dikensiz gülü koparmak en kolaydır.
SAYGIMLA
ADNAN FUAT ÖZDEMİR.
100 lira denge tazminatı mevcut yönetim göreve gelmeden başbakanlığa teklif edilmişti Temad başarısı oldu, ilk farkı derneğe bağışlayın güçlenelim dediler. İntibaklarla ilgili Temad ne yaptı,kimle görüştü ne açıkladı bilen var mıdır? Sonuç mutlu ve küskün iki grup oluştu, benim derece kademe derdim yok 1/4 emeklisiyim onca arkadaşım için ders almak yeni strateji belirlemek hukuksuz dereceyi düzeltmek, tazminatın geniş kapsamını temin etmek hedef olması gerekirken intibak için şubeye gelin dilekçe örneği verelim ardından aidat alalım bağış alalım kampanyası başladı, bravo, devam edin nasılsa vicdanlar tatile girdi; felaket tellallığı yapmak istemem yanılmak isterim perşembenin gelişi çarşambadan bellidir bu zihniyetle başarı olmaz bir parmak balı anlatacak kimse bulursa başarı diye anlatmaya devam edebilirler toplumun yarısı hüsrana uğramış kimin umurunda?
ÇALIYORLAR KAPIMIZI, ÇALIYORLAR BİRER BİRER.
15 Kasım 2003 te Şişli de Bet İsrael sinanogu önünde ve aynı dakikalarda Beyoğlunda Nove Şalom Sinagogu önünde iki intihar bombacısı pimi çekti. Bu iki patlamada 28 insan ölürken 300 kişi de yaralandı. Saldırıları El-kaide üstlendi.
Tam beş gün sonra 20 kasım günü Beyoğlunda ki İngiliz konsolosluğu ile, Beşiktaş taki HSBC Genel Müdürlüğü önünde yine iki ayrı yerde aynı anda iki intihar bombacısı daha pimi çektiler.
Saldırılar da toplamda 31 insan ölürken 450 kişi yaralandı. Bu saldırıyı da El-kaide üstlendi.
Tarihler 05 Ocak 2015 gecesini gösterirken Sultanahmet Turizm Şube Karakoluna, yardım istemek için giren bir kadın üzerindeki bombayı patlatacak ve bir polis memurumuz şehit olacaktı. Kadın teröristin adı Elif Sultan KALSEN di.
05 Haziran 2015 tarihinde Diyarbakırda HDP mitinginde bir canlı bomba yine pimi çekerek intihar saldırısında bulundu. Saldırıda 4 insan öldü. Saldırıyı IŞİD in düzenlediği anlaşıldı.
20 Temmuz günü Suruç ta düzenlenen yürüyüş eylemi esnasında kalabalığın arasına karışan bir canlı bomba daha ortalığı kana bulayacaktı. Hemen hepsi de genç ve öğrenci olan toplam 34 insan hayatını kaybetti. Saldırıyı IŞİD üstlendi.
Tarih 10 Ekim 2015. Yer Ankara Tren Garı. Emek Barış platformunun düzenleyeceği mitinge katılmak üzere burada toplanan kalabalığın arasına dalan iki canlı bomba yine pimleri çekecek ve ortalık kan gölüne dönecekti. Bilanço korkunçtu. Toplam 107 insan ölmüş ve tam 500 kişi yaralanmıştı.
Saldırının Işid e ait olduğu açıklandı.
Tarih bu gün yani 12 Ocak 2016 yer Yine istanbul Sultanahmet meydanı. Yine bir canlı bomba, yine patlama, İlk gelen açıklamalar 10 ölü 25 yaralı olduğu şeklinde. Yazı hazırlandığı saatlerde olayın kim tarafından yapıldığı ile ölenlerin kimliklerine ve tam sayısına dair bir açıklama henüz yok.
Bu Ülke Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından ; Batı uygarlığını, bilimi, fenni ve çağdaşlığı hedef almış modern Türkiye Cumhuriyeti olarak bin bir acı ve kahırla, kanla kurularak bizlere emanet edildi.
Kirli siyasetler, sömürüler, rant ve emperyal emeller içimizi öylesine kemirdi, öylesine Türklük ruhumuzu ve şuurumuzu bozdu ki, ümmet yapılanması ve arap biatçılığı ile entrikacılığı heveslileri yüzünden bu aziz topraklar, yezidilerin, tarikatların, radikal yobazların, sapıkların, din simsarlarının ve para baronlarının arenasına döndü.
Cumhuriyetin faziletlerini ve ilkelerini bilmeyen bazı cahiller medeniyete ve bilim ile eğitime sarılmak yerine sarıklı, fetbaz, cahil ve haris mollaların ellerine ayaklarına sarılıp, onların bu güzel ülkede yuvalanmalarına Anadolunun bir şehyler, dergahlar, müritler ve din tacirleri yuvası haline gelmesine sebep oldular.
Öldürmeyi , kafa kesmeyi, kendisi gibi kara ruhlu olmayanları kafir diye katline vacip kılanları, tertemiz İslamla, herşeyi apaçık izah eden, akla, mantığa emreden kitabımız kurana tercih ettiler.Bu sapkın kafaların bu ülkede palazlanmasını sağladılar.
BU GÜN YUKARIDAKİ CİNAYETLERİN VE MASUM KATLİAMLARININ HEPSİNİN KANINDA NE YAZIK Kİ, BU CAHİL GÜRUHUN DA PAYI VARDIR.
Bu yezidi anlayışı ne acıdır ki ;
VATAN, CUMHURİYET, TÜRK MİLLETİ VE TÜRK BAYRAĞI İLE TÜRKLÜĞÜ yerlere atıp, bu mecusilere ve cennette kırk huriyle kandırılıp yüzlerce masumu çocuk genç demeden havaya uçuran canlı bomba denilen bu şeytanları koruyup kollamaktan da asla vazgeçmemiştir.
Güzel Ülkemiz , teröristin, caninin, katilin, hırsızın ve kindarın cirit attığı , yuvalandığı, beslenip büyütüldüğü bir ortadoğu cehennemine çevrilmeye çalışılmaktadır.
Devlet bu hainlerle, bu vatan ve cumhuriyet düşmanları ile baş edecek güçtedir. Asla da en ufak bir acıma göstermemelidir.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN YOLU VE HEDEFİ ÇAĞDAŞ LAİK BATI UYGARLIĞI İLE BİLİM VE TEKNOLOJİ DEVRİMLERİDİR.
Tek eksiğimiz içimizdeki hainleri, gözünü kan bürümüş canileri yaşatmak, ses çıkarmamak,
“aman bana ne bana bulaşmasın “ demektir.
İslam sadece ALLAHA kulluk etmektir, ona biat etmektir. Peygamber ahlakı ile vasiyetine sahip çıkmaktır. Arkasından da Büyük Atatürk e ve onun NUTKU na.
Bu radikal teröre ses çıkarmayan, el altından onların islamcı ve müslüman olduğunu varsayan tüm cahillere buradan sesleniyorum.
“ Bu bombalar hep oralarda patlar sanmayın. meydanlardan uzak durup ta bu illetten sıyrılacağınızı da asla varsaymayın.”
Günü gelecek bu vatan ve masum halk düşmanları çoğunluk, masumlar ise azınlık olacaktır. O zaman da sizi kimse kurtaramayacaktır.
Unutmayınız ki ;
Ortadoğunun pisliğine, bataklığına; hala oralardakinin din ve ümmet kardeşi olduğunu sanarak fütursuzca elini kolunu bu bataklığa uzatan bir algı ve hevesle Türkiyeyi güvenli, saf ve tertemiz tutmak bundan sonra sadece hayal olacaktır.
Bu kalleşler coğrafyasında Millet olmanın kutsiyeti ve yüceliği de,ayrıcalığı da işte bu yüzden değerlidir.
Unutmayalım ki;
Bu melanetlerden kurtulmak için Kurtuluş savaşında hangi ruha sarıldı isek ,bizi kurtaracak olan yine o ruh olacaktır.
O da MİLLET VE VATAN ile TÜRKLÜK ruhu dur.
Asla Arabın ruhu değil.
Saygımla.
Adnan fuat ÖZDEMİR
GELİNEN NOKTA...!!!
Aslında biz assubayın kader noktasını biliyoruz. Öylede yıllar 1982 anayasasının bize biçtigi gömlegin üzerimizden bir türlü bu surede çıkaramamızın nedeni sedece ''askeri Anayasa ''mı?
HAYIR..
70 Lİ yıllarda çıkan personel kanunu..
Adaletsizliğine direniş,hak ve adalet arayışı. Sonunda günün adaletinin astsubaylara düşeni,hapis, sürgün ordudan ihraç ve resen emeklilik ve binlerce mağdur.
Biz Asubaylar sorunlarımızın dile getirilmeye başladıgı günler ve de gelinen nokta buğünler.. "Az gittik uz gittik. Dere tepe düz gittik. Bir de dönüp baktık ki bir arpa boyu yol gitmişiz" söylemini kullanıp kullanmamak da sizlerin görüşü..
TEMAD sınıfımızın bir sivil toplum kuruluşudur. TEMAD'ın kurumsal kimligi ile hiç kimsenin sorunu olamaz.
KEŞKE...
Bugünlerde bir nebze sevinirken tüm bu konuları tek bir merkezden yasal temsilci (!) görünen Temad 'tan duyup ögrense idik.
Şimdiki başkan tabii ki yönetim kurulları bir noktadan sonra izledigi yol ile getirdigi nokta ile tam bir sınıfsal ''ayrıştırma '' ve de insanları birbirleri ile kavgalı noktaya taşımıştır.
Temad yukarıda sözü edilen hangi guruba ve konulara el attı,kol kanat oldu.!
Birbirlerine belden aşagı vurarak,küfürün her çeşidini kullanarak fikir karşıtı olmak yazılarında utanç yaklaşımları ile fikir karşıtlarını hedef tahtasında bulunduranlara bu güne dek bir kez uyarmamıştır. Bu kişilerin her daim başkan etrafında bulunması nemalanmaları her şeyin göstergesi degil mi ?
Her şeye rağmen ''TEMAD ''a rağmen gelinen noktadayız.
Bu günlerde bir çok Temad başkanı fotolu paylaşımlar ile sayfalarında ; işte başarı * işte ekip çalışması söylemleri ile yaklaşmaktadır. Pes,bu kadarına da pes.
SİTE VE ASB.GÜÇBİRLİĞİ YÖNETİMİ
12/01/2016 at
4:00 PM
Terör'ün çirkin vicdansız,ahlaksız yüzü bu kez İstanbul Sultan Ahmet'te ortaya çıktı terörü şiddetle lanetliyor bu konuda daha caydırıcı yasaların devreye girmesini bekliyoruz. Sonsuz üzüntülerimizle
Arkadaşlarım merhabalar, intibaklarda kazanımı olanlara hayırlı olsun, günde 8 saat risksiz rahat çalışandan daha aşağıdan başlama derecesi olunca hayaller suya düştü, yüksek okul mezununa bir derece yerine iki kademe verildi, aslında iki kademe bile olmadı verilen kademeyle aynı seviyeye geldi 2003'te yapılması gereken intibak sırasında yapıldı.
Ayrıyeten 3/3'ten çok emekli var, bunlar bir kademe için kadere razı mı olmalıdır? Sosyal medyada birbirimize haksızlığı savunma görevi mi verildi, herkes birbirini suçlamak yarışında...
Temad yönetimi önder olsun açıklama yapsın çalışmaya başlasın, bizden istediklerini yazsın destek olalım, yoksa yazık olacak emeklere de, birliğimize de, kalın sağlıcakla.
GENELKURMAY, DARBELERİN KOMUTA HEYETİ, PAŞALAR VE ASSUBAYLAR
HANGİ PAŞAYDI ? "BENİM GEDİKLİM BİR KURU TAYINA ÇALIŞIR" DEMİŞTİ SÖZÜNDE GEDİKLİYE ÖZVERİSİNDEN DOLAYI BİR ÖVGÜ OLSA DA ORDUDA SUBAY İÇİN BÖYLE BİR ÖVGÜ YAPILAMAZ.... 27 MAYIS OLUR OLMAZ ASSUBAY ÇAVUŞUN AYLIĞI KADAR BİR "HİZMETKAR TAZMİNATI" CUK CEBE İNDİRİLİR!
HANGİ PAŞAYDI O? DEMOKRAT PARTİ"NİN YAPTIĞI İSİM DEĞİŞİKLİĞİ SONRASINDA BİR ASSUBAY OKULUNU ZİYARETİNDE "ASSUBAY ÖĞRENCİ BİRLİĞİ GÖRÜŞÜNÜZE HAZIRDIR" TEKMİLİNE "NE ASSUBAYI GEDİKLİ GEDİKLİ" YANITINI YAPIŞTIRMIŞTIR...
HV. K. K. MUHSİN BATUR PAŞA SUBAY - ASSUBAY AYRIMININ EN AHLAKSIZ YAPILDIĞI DÖNEMDE ASSUBAY AİLELERİNİN VERDİĞİ TEPKİYE ASSUBAYLARA HAKARET KASTIYLA "MAO"NUN ASKERLERİ GİBİ KARILARININ ETEĞİNE SAKLANARAK HAK ARAMAK" DİYE ÇİRKEF BİR İFADE KULLANDIĞI HAFIZALARDADIR.
CUMHURBAŞAKANI ORAMİRAL FAHRİ KORUTÜRK ASSUBAYLARIN ÜNİVERSİTELERE DEVAM EDEMEYECEĞİNİ SÖYLEYEREK ÜNİVERSİTELERDE OKUMAYA HAK KAZANAN ASSUBAYLARIN KAYIT YAPMALARINA YASAK GETİRMİŞTİR..
GENELKURMAY BAŞKANI, 12 EYLÜL DARBE KOMUTANI, DEVLET BAŞKANI KENAN EVREN "BİR ASSUBAY BİR TEĞMENDEN DAHA FAZLA MAAŞ ALAMAZ DİYEREK BİR YARBAY İLE EŞİT MAAŞI OLAN ASSUBAY BAŞÇAVUŞU ÜSTEĞMEN İLE AYNI MAAŞ SEVİYESİNE GELMESİNİN MİMARI OLMUŞTUR
İŞTE BU PAŞALARIN İKTİDAR OLDUKLARI BU DÜZENDE ORDUDAKİ SUBAY - ASSUBAY İKİLEMİNİ TAKDİRLERİNİZE SUNUYORUM SAYGILARIMLA SELAMLAR
Sessizliğimizde ses, tükenmişliğimizde nefes olan bu toplumun yiğit öncülerinden başta Sayın Gürpınar’a ve diğer meslektaşlarımıza yapılan ahlaksızca saldırıları şiddetle kınıyorum. İlkesiz, derinliği olmayan sığ düşünceli, ufku dar, akıl ayarları yalama olmuş, dünyaya at gözlüğüyle bakan, kelime haznesi dar, muhakeme edebilme yetisinden yoksun, yazdıkları her yazıda kudurmuş köpek gibi sağa sola saldıran, kendilerini çekiç etrafındaki insanları da çakılacak çivi gibi gören ve öz saygı eksikliği yaşayan bu insanlara lanet olsun.
Assubay camiasını birbiriyle çatıştırmaktan başka hiçbir işe yaramayan bu insanlar, TSK ve siyasal erke de hakaret ederek hak alacaklarını sanıyorlar. Bu camiayı toplum önünde küçük düşürmenin kime ne faydası var?
Adaletsizliği adalet, haksızlığı da hak sanan çakma devrimci yazdığı yazıda intibak devrimini kutluyor. Ne devrimi? İntibak, TEMAD yönetimine rağmen yapılmıştır. Rabbim bu camiayı bu insanların şerrinden korusun. null
İntibak işlemlerine esas olacak tahsil durumları SGK bünyesindeki şahıs dosyalarında mevcut mudur yoksa bu bilgiler gnkur,veya kuvvet komutanlıklarından mı istenecektir?
TOS-TOS
Haklı taleplerimizin bütçe dengesini bozacağı (?) mazereti bir yana, sınıfsal kazançlarımız kurum içindeki eşitsizliği biraz olsa da düzelteceğinden (kaldı ki statü anlayışı buna direnecektir) gerçekleşmesi imkânsız ötesidir. Bize kaşık burnu kadar verilecek olan, tepeleme olarak diğerlerine verilmedikçe asla olamayacaktır. Bu da mevcut sisteme ya da anlayışa uymayacağından ümitsiz bir bekleyiş olur.
Sahip olduğumuz, farkına varamadığımız sınıfsal gücü kontrol edebilmek, yasal yetkilerle birlikte ekonomik üstünlüğe dayandıran yönetim anlayışı; bir şekilde duvara toslamadıkça bir şeyleri anlatmak hep zor olacaktır.
DEĞERLİ BÜYÜKLERİMİZ; DAVA ARKADAŞLARIMIZ
“BİZ KİMİZ; NE İSTİYORUZ” talep ve metni; Değerli büyüğümüz ve Onursal Başkanımız Sayın ERSEN GÜRPINAR ın ve Assubay toplumunun ilk dava kalesi olarak kurulan ve yılmaz bir mücadele sergileyen ASSUBAY GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU nun çok önemli bir çalışması ve tespitidir. Bu metin; YAŞAYAN TÜM ASSUBAYLARIN yaşama ve geleceğe dair ortak iradelerinin ve inançlı duruşlarının özü ve bütünlüğünün nedeninidir.
Bu metin tarafımca küçük bazı eklentiler yapılmak suretiyle aşağıda yayımlanmıştır. Sayın ERSEN GÜRPINAR IN kaleminden ilk kez kamuoyuna deklere edilen ve ilke olarak kabul edilen bu talep metninin tüm Temad şubelerine ve emekli assubay toplumu ile sivil toplum ve medya organlarına broşür olarak dağıtılmasını arz ve teklif ediyor saygılarımı sunuyorum.
Adnan Fuat ÖZDEMİR.
BİZ KİMİZ NE İSTİYORUZ
1) BİZ; Ulusal Bağımsızlık Savaşımızda Pilot Yzb: Salih ile birlikte,Yunan ordusuna karşı havada destan yazan pilot Assubay Vecihi HÜRKUŞ un ve bu iki kahramanın et ile tırnak olmuş ruhlarının devamıyız.
2) BİZ; bu ülkenin milyonlarca dolarlık savaş uçağını, gemi ve denizaltısını, tankını, tüm araç, silah ve teçhizatını üreten, onaran, koruyan; bütün elektronik sistemleri ve cihazları kullanan, faal tutan ve kullanım ömrünü ve miadını iki katına kadar uzatabilen;
MEHMETÇİKLERİ *** baba ocağından alıp, burnunu dahi kanatmadan evine teslim eden; çatışmada onlara siper olan, gerekirse onların üzerine örtü olup kolunu bacağını feda eden, şehit düşen, sonuna kadar vefakar, bir başı, iki kolu ama on tane marifeti olanlarız. BİZ, BU ORDUNUN, DENİZLERİN EN DİBİNDE VE BULUTLARIN EN TEPESİNDE OLABİLMESİNİN SEBEPLERİYİZ.
3) BİZ; TSK. nin temel taşlarıyız, alın teri ve emeğiyiz, yerine başka hiçbir alternatifin konulamayacağı gerçek VATAN VE CUMHURİYET sevdalılarıyız. BİZ, Yaşımıza ve tecrübemize aldırış dahi edilmeksizin tüm Askeri ve disiplin ceza maddelerinin üstümüzde acımasızca uygulandığı başı dik sınıfız.
4) BİZ her ne kadar kendi imkan ve azmimiz ile Akademik eğitimle tanışmış olabilsek te, kendimizi ne kadar bilim ve çağdaşlıkla donatabilsek te, ne kadar “CUMHURİYET, FAZİLET VE ERDEMDİR” sözüne inansak ta; en başta eşlerimiz ve çocuklarımız olmak üzere hüviyetlerinde ASSUBAY yazan herkesin, kamp plajlarında dahi ayrı denizlere konduğu; ayrı Orduevlerinde oturtulduğu, ayrı lokantalarda yemek yedirildiği, ayrı lojmanlarda yaşatıldığı, insani ayırımcılığa tabii tutulduğu; yaka bröveleri dahi kırık kanatla bölünmüş kartallarız.
5) BİZ; Vatan uğruna on sekiz ve kırk sekizin de canını veren, mukaddes bedenleri Subaylar dan ayrı ve uzak camilerden,musalla taşlarından yolcu edilen,hastanelerde can çekişirken bile mevzuat gereği Subay bölümü yerine er odalarına nakledilen, Subayın gözüne görünmesin mantığı ile “C” polikliniklerine gönderilen, HİPOKRAT ı bile hekimliğinden utandıran bir anlayışın elli yıldır peygamber sabrı ile susan imanlı evlatlarıyız. BİZ Subayın şark görevine gidip onun işini yapıp o görevin tazminatını alamayan ama helal ile haramın da ne olduğunu çok iyi bilenleriz.
6) BİZ, OYAK a giden her yüz liranın altmış beş lirasıyız, ama yönetim kapısından içeri alınmayanlarız; kurumun üvey evlatları ve canlı para sermayeleri olarak mevzuata yerleştirilenleriz. BİZ ; VATANA Subayın üç katı görevle hizmet edip, onların üçte bir EMEKLİ MAAŞINA reva görülenleriz.
7) BİZ; 1960 ve 12 Eylül Anayasalarından doğma, darbeci zihniyetlerden olma İç Hizmet Kanun Ve Askeri Ceza Kanunu nun 50 yıldır değişmeyen tutuklu ve hükümlüleriyiz. Biz bu ordunun gönüllü FORSALARIYIZ.
BİZ BUGÜN NEYİZ
BİZ, anayasada tarif edildiği şekliyle işlerine geldiğinde subay yardımcısı lider bir zümreyiz. ama hukuksuz, adaletsiz, haksız olanız ve üvey evlat muamelesine uğrayanız. biz Türk Silahlı Kuvvetlerinin kara elmasıyız.
“yani Beyaz Cumhuriyetin siyah ASSUBAYLARIYIZ.”
Biz her zora karşın; her ayırıma karşın, her aşağılamaya karşın, her infazcı hukuka karşın; , sizlere yüksek öğrenim yasak diyen anlayışa karşın, ihraç, ceza ve baskılara karşın, Doçent, Asistan, Hakim, Avukat, Parlamenter, Heykeltraş, Öğretmen, Yazar, Müteşebbis, İşadamı, Bürokrat olabilenleriz.
TIRNAĞIMIZLA KAZABİLENLERİZ ÇÜNKÜ BİZ İNSANIZ.
BİZLER NE İSTİYORUZ
1) Assubay yetiştiren tüm Askeri yüksekokulların 4 yıllık fakülte seviyesine (lisans) çıkarılarak kaynak tedarikinin üniversite mezunu standardına getirilmesini, en az bir yabancı dili konuşabilme, bilgisayar poğramlama ve etkin kullanabilmesini, “ yeni profesyonel ordu yapılanması” içine ASSUBAYLARIN ; BİLİŞİM, ELEKTRONİK,TEKNİK, LOJİSTİK VE İDARİ KOMUTANLIK “ makamlarının teşkil ve temsilindeki KOMUTANLIK şeklinde 4752 sayılı kanunun yeniden düzenlenerek,5802 sayılı ASSUBAYLIK KANUNU NUN yeniden tarifini ve 926 sayılı TSK. personel kanununa uyarlanmasını talep ediyoruz.
2) Bu bağlamda 4 yıllık fakülte dengi seviyesine yükseltilecek olan ASTSUBAY KAYNAK VE TEDARİKİ düzenlemesi ile birlikte tüm Assubayların ve emeklilerinin nasıp, derece kademe ve göstergelerinin aynen Subaylarda olduğu gibi, gösterge ve katsayı çizelgesine uygun hale getirilmesini talep ediyoruz.
3.) YENİ TİP PROFESYONEL ORDU yapısı içinde ASSUBAYLARIN lojistik yapı ve ünitelerde teknik sınıf ve Komutanlık olarak planlanmasını TMK. ların sil baştan yazılmasını ve çağa uygun yapıya getirilmesini talep ediyoruz.
4) OYAK kurumuna yapılmakta olan Sayıştay denetlemesinin ardından mevcut yönetim biçimine son verilmesini, kurumun ilgili Devlet Bakanlığına bağlanarak yeniden kanunla düzenlenmesini sayı olarak üç kat fazla üye barındıran Assubayların yeni kanunla yönetimde söz ve yönetim hukukuna kavuşturulmasını; 2002 li yıllara kadar krizler ve kötü yönetimler gerekçesiyle haklarını alamayan tüm Subay ve Assubaylara, bir nakit tutar yatırılması karşılığında üyeliğe yeniden katılmasının sağlanmasını, bu adaletsizlik giderilemiyor ise OYAK ın özelleştirme yolu ile satılarak tüm parasının bu kuruma hizmet hayatı süresince aidat yatıran tüm yaşayan Subay ve Assubaylar ile emeklilerine veya hayattaki eşlere hizmet süresi itibariyle eşit oranda dağıtılarak bu güne kadar hakları ve kuruşları çalınan tüm üyelere olan yetim hakkının ödenmesini talep ediyoruz. Yedek subaylardan yapılan kesintilerin de hak sahiplerine iadesini talep ediyoruz.
5) Askeri hastanelerdeki General, Üst Subay,Subay Astsubay ile bir de bunların emeklileri arasındaki utanç ve ayıp tablosu haline gelmiş olan ayrı statü ve bölümlerdeki muayene, tedavi, yatak ve koğuş sisteminin ve hizmet ayrımcılığının kaldırılıp; sivil hastahanelerdeki randevu uygulama ve tek tip HİPOKRAT hekimlik ile hastahane sistemine geçilmesini talep ediyoruz.
6) 37 bin Subay, 97 bin Astsubay ve 40 bin uzman mevcuduna göre Lojman ihtiyaçlarının özellikle kritik bölgelerde TOKİ tarafından süratle tamamlanmasını, kritik olmayan bölgelerde ise “KİRA yardımı” şeklinde düzenleme yapılarak giderilmesini; % tahsis oranlarının ise yeniden matematiksel eşitlik ilkesine ve evlilik durumlarına uygun olarak yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz.
7) Askeri Ceza ve Disiplin ceza kanunu ile amirlere tanınan HİZMETE DEVAM, GÖREV YERİNİ TERK ETMEME, MAAŞ KESİNTİSİ, ORDUDAN AYIRMA CEZALARINA karşılık oluşan suçlara dair yargılamaların yargıç ehliyetli hukukçular tarafından oluşturulacak Askeri mahkemelerde veya askeri hakim ve savcılarında içinde görevli olacakları bölge idare mahkemelerinde yapılmasını; kıtalarda kurulacak olan disiplin kurullarının muvazzaf Subay ve Assubayları yargılama yetkisinin ortadan kaldırılmasını veya bu kurulların Askeri Kabahatlere giren suçlara dair davaların yargılama yetkisinde olmasını; bu hususta Avrupa Birliği ortak kriterlerinin esas alınmasını talep ediyoruz.
BİZ ; 1930 lu yıllardan kalma İç hizmet ve Askeri Ceza kanunu nun hukukçulardan kurulacak bir komisyon marifetiyle (AİHM ne uygun olarak) yeniden düzenlenmesini istiyoruz. Keyfiyet ve iki dudak arası yetki uygulaması ile sözüm ona yeniden düzenlenen “ASKERİ DİSİPLİN CEZA KANUNU” nun ÖZÜNDE subayın keyfiyeti ve hukuk bilmezliği ile vicdan tanımazlığına bahşedilen ve özellikle Assubaylar ile Uzman erbaşları yaşları ve hizmetleri ne olursa olsun ordudan ayırmaya vardıran ramses yetkisinin kalkmasını talep ediyoruz.
8 ) Danıştayın onayına rağmen 631 sayılı KHK. ile Assubayların da alması gereken ne var ki sadece Subaylara verilmekte olan Komutanlık, Makam, Kurs, Temsil ve görev tazminatlarının Komutanlık görev ibaresi aranmaksızın tüm ASSUBAYLARA da emsal oranında verilmesini ve Emekli Subaylarda olduğu gibi emekli Assubaylara da aynen yansıtılmasını talep ediyoruz.
Yansıtlacak olan bu tazminatlar için sicil ve rütbe ile derece kıstası getirilmemesini, Kd başçavuş rütbesinden itibaren tüm çalışanlar ile emekli olan herkese aynı oranda yansıtılmasını istiyoruz.
Emekli bir subayın çalışanın maaşına olan % 85 oranındaki emekli aylığının aynı oranını biz de istiyoruz.
30-45-285 Tl. Gibi ulufeler ve sadakalar istemiyoruz. Hele ki içi boş derece ile onore nişanlarını bu saatten sonra ise hiç istemiyoruz.
9) TSK. DE GAZİLİK, SAKATLIK VE HASTALIK SEBEBİYLE RESEN EMEKLİ EDİLEN,tüm personelin mevcut derece ve kademelerinin emekliliğe hak kazanılan rütbenin ve hizmet yılının derece ve kademesine getirilmesini talep ediyoruz.
1970-75 yıllarında adalet ve ekmek için eşleri yürüyüş yaptığı için ordudan atılan 2336 assubayın onurlarının ve mali kayıplarının aynen Ali KIRCAya 1960 İhtilali mağduru sıfatı ile yapıldığı gibi, bu kahraman Assubaylara da yapılmasını anayasal emsal adına istiyoruz.
10) Assubayların, Subaylığa geçişindeki % oran kotasının %30 olarak ve her yıl bu oranın mutlaka uygulanarak gerçekleştirilmesini istiyoruz.
Subay olan Assubayların, ise en az ütğm. rütbesinden göreve başlatılmasını, sicil no su önünde yazılan Asb. ibaresi nin kaldırılmasını; Subay olan Assubayların da Akademi sınavlarına katılabilmesinin önünün açılmasını istiyoruz.
Yurtdışı kurslara ve görevlere katılım oranının tam % 50 artırılmasını talep ediyoruz.
11) BİZ Assubay Baba ile Subay oğulun tüm Subay ve Assubay sosyal tesislerine aile fertleri ile birlikte sorunsuz girebilmelerinin önündeki gerici ve çağdışı talimatların ve yönergelerinin kaldırılmasını istiyoruz.
12) HAVA KUVVETLERİN DE görevli Assubayların geçmişte yürüttükleri uçuş pilotu ve uçuş öğretmenliği hizmetinin yeniden sağlanmasını; meslek yüksek okulu statüsü sebebiyle Assubayların başlangıç derecelerinin 9/2 derecesinden göreve başlatılmalarını, tüm kıdemli başçavuşlarında ¼ Dereceden emekli edilmelerini talep ediyoruz.
13) BİZ; subaylara yapıldığı şekliyle Assubaylara ait intibak düzenlemelerinin yapılmasını; Birinci dereceden emekli olanlar ile iki ve üçüncü dereceden emekli olanlar arasındaki yüzde kırklara varan emekli maaş farkının kapatılmasını ASTSUBAY MESLEK YÜKSEK OKULU STATÜSÜ SEBEBİYLE TÜM ASSUBAYLARA VE EMEKLİLERE İKİ KADEMELİK ARTIŞ yapılmasını istiyoruz.
14.)BİZ, Askeri kamplar dan en turistik bölge ve zengin yapıda olanlarının Subay kampları olduğu,üstelik yer ve tahsis oranlarındaki adaletsizliğin yıllardır asla giderilmemesi; bunun eşlerimiz ve çocuklarımız üzerinde yarattığı psikolojik ayırımcılık nedeniyle; ya tüm Askeri kamp ve sosyal tesislerinin Uzman Erbaş ve aileleri de dahil en azından günüğ birlik olarak ortak kullanıma açılmasını,
yapılamıyor ise tümünün kapatılmasını, memur ve emekli aylıklarına “TATİL ÜCRETİ “ adı altında yılda bir kez bir maaş tutarında ikramiye verilmesini istiyoruz.
15.) BİZ, Çalışan ve emekli olan tüm personelin muvazzaf hizmet süreleri toplamında almış olduğu cezalar sebebiyle uğradıkları derece ve gösterge kayıplarının giderilmesi ve nasıplarının düzeltilerek emsalleri seviyesine getirilmesi yönünde bir defaya mahsus bir sicil affı şeklinde düzenlenme yapılmasını talep ediyoruz.
16) BİZ, Orduevi ve sosyal tesislerde de General bölüm ve katları dışında kalan tüm işletme ve birimlerin; Subay ve Assubayların ortak kullanımına servis edilmesini, günübirlik olarak Uzman erbaşların ve ailelerinin de yararlanmasını, medeni ulusların ve ordularının sosyal ve kültürlü ailelerinin arasındaki ayrılmış ve bölünmüşlüğün bitirilmesini; TSK nin bu ayıp ve utancının yıkılan BERLİN DUVARI misali bir an önce yok edilmesini talep ediyoruz.
17) BİZ, Assubayların eş ve evlatları ile Subayların eş ve evlatlarının, sadece savaşta ve olağanüstü durumlarda birlik içinde yanyana, olmalarını değil, HAYATIN TÜM MEDENİ, SOSYAL, KÜLTÜREL, YAŞAMSAL ALANLARINDA akılda, izanda, uygarlıkta ve medeniyette, buluşabilmelerini, uygar ulusların başarabildiği insanca bir arada yaşayabilme; eşit sosyal haklar üzerinde aynı vatanın ülküsüne hizmetten doğan özlük, maaş, hukuk ve içtimai hakları tadabilme HASRETİNİ Türk Silahlı Kuvvetlerinin de ; cumhuriyet ilke ve idealinde paylaşabilmelerini talep ediyoruz.
18.) Bu anlamda; İstiklal savaşının kahraman pilotu Vecihi HÜRKUŞ un isminin; Silivri ilçesine yapılacak olan İstanbul un 3. Havalimanına İSTANBUL VECİHİ HÜRKUŞ HAVALİMANI OLARAK VERİLMESİNİ bir adalet ve hak talebi olarak arzuluyor ve istiyoruz.
ASKER HAKLARI PLATFORMU
İntibak yasası onaylandı çıktı istifade eden rahat nefes alan arkadaşlarımıza hayırlara vesile olsun.Başlangıç derecesi bu yasa içinde halledilebilirdi süreç kısalmış olacaktı Temad ve bazı arkadaşlar başlangıç derecesinin ayrı yasa ile yakınca çıkacağını söylüyorlar inşallah hem adalet sağlanır hemde binlerce kişi rahat eder Saygı ile
Albaylara fazla ikramiye verilecekmiş ki erken emekli olsunlar, yığılma varmış,
Şu anda mevcut çalışan albaylardan biri olmak hiç hoş olmasa gerek, yığıntı olmak, görünmek, hissettirilmek, millet şimdi demez mi, albayların niye hiç iş yapmadıkları belli oldu, bir kişinin yapacağı işi demek ki 10 kişi yapıyormuş, demek ki tsk bizim verdiğimiz vergileri doğru yönetemiyormuş, çarçur ediyormuş, çalışmayan ve işi olmayanlara yüklü miktarda maaşlar veriyormuş, astsubaylara bir şeyler verirken kılı kırk yaran zihniyet albaylara gelince sırf gitsinler diye buraya dikkat edin, daha verimli olsunlar, motivasyonları artsın diye değil sırf gitsinler kurtulalım diye para teklif ediyor, kadro fazlasını para vermeden gönderemiyor olmanız da bu işin başka bir komik, gülünç yanı.
Böyle bir şeyin gnkur. tarafından teklifinin yapılması ne kadar abes, size hiç sormuyorlar mı, siz bu orduyu nasıl yönetiyorsunuz, sizin hiç mi öngörünüz yok, bu önerdiğiniz günlük çözüm, bunun hiç mi kalıcı çözümü yok, kalıcı çözüm belli, rütbe bekleme sürelerini uzatmak, ama siz tam tersine bekleme sürelerini kısaltma derdindesiniz, bir an önce her subay albay olsun daha çok para kazansın, albaylağın yanlış hatırlamıyorsam birinci ya da ikinci yılını dolduranlara bütün hakları verdiniz ama onlar yine de yığıldı, ama eminim onlar vatana hizmet aşkı ile ayrılmıyorlar, subayın hiç derdi para olur mu, bu ülkenin ve tsk.nın gerçek sahibi onlar, evet çok çeşitli tazminatları var ama bu tazminatları vatan sevgilerine katkı olsun diye alıyorlar, vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır deniyorya, bence o şöyle : Vatanını en çok seven en çok tazminat alandır. Albaylara 3000 tl. maaş verin bakalım kaç kişi ertesi gün işe geliyor.
Gerçekten işin en acı yönü gnkur.un bunu görememesi, barışta bu kadar basit bir kadro konusunu başaramayan tsk.nın savaşta nasıl başarılı olacağı konusunda endişelerim oluştu. Daha burunlarının önünü göremiyorlar,
Size gerçekten sormuyorlar mı sizin nasıl bir personel rejiminiz var, personel planlamınız var, siz neye göre subay alımı yapıyorsunuz, neye göre rütbe yükseltiyorsunuz, günü gelen terfi alırsa olacağı bu, bunu bile yıllardır çözemediniz, bu teklifle tsk.nın özellikle de albayların imajını zedelediniz, ben de ne diyorum ya, para her şey imaj hiçbirşey.
Umarım gerçekten böyle bir teklif yoktur, özellikli şu günlerde astsubayların tazminat ve 9/2 başlangıç dereceleri gibi gnkur.un önünde büyük işler varken, bu biraz komik oldu sanırım.
SİTE VE ASB.GÜÇ BİRLİĞİ YÖNETİMİ
07/01/2016 at
10:21 AM
Değerli Meslektaşlarımız
1971 Assubay eşlerinin yürüyüşünden sonra en büyük eylem OCAK 1975 tarihinde gerçekleşmiştir. Haksızlıklar karşısında o günün antidemokratik ortamında çileler çekmeyi göze alan özverili fedakar arkadaşlarımız olmasaydı bugünleri hayal bile edemezdik; minnettarız.
İletişim çağının nimetlerinden faydalanarak sesimizi duyurmak mücadelemizi devam ettirmek için ilk meşale 10 yıl önce bu sitede yakılmıştır. Her ne kadar kendini bu sitede tanıtıp dereceyi kademeyi burada öğrenenler şimdi yalakalık ve kişisel hesaplarla farklı algı yaratmaya çalışsalar da bu gerçeği değiştiremezler .
Mücadeleyi kişisel hesaplarına alet edenler ve onların görevden tanıdığımız riyakar nemacılarına rağmen özverili meslektaşlarımızın gayretleri ile yapılanlar ortadadır.
Kişisel hesapların, aymazlıkların sorgulanmasını engellemek adına sahibine hizmet için hakaret ve iftiralarla gündem değiştirme gayretinde bulunanlara şerefsiz, korsanca hareket edenler eklenmiştir. ONUR-AHLAK-ŞEREF-HAYSİYET gibi kavramlardan uzak olanlar sitemizi sabote ediyorlar, bunlara rağmen bu mazlum zümre adaleti sağlayıp assubay çıtasını yükseltecektir.
Mücadeleyi amaç edinenler bunun onurunu, kişisel çıkarlarına alet edenler de onursuzluğunu yaşayacaktır.
Kendisine ve mesleğine saygısı gereği mücadeleye destek verenlere sonsuz teşekkür ve şükranlarımızı sunuyoruz. Saygılarımızla.
SİTE VE ASB.GÜÇ BİRLİĞİ YÖNETİMİ
05/01/2016 at
7:45 AM
Bu ülkeye ve ordumuza sadakatini teri,kanı ve canı ile kanıtlamasına rağmen ön yargılarla sosyal,ekonomik ve insanî haksızlıklara uğratılan assubayların haklı taleplerini ilgililere duyurmak adına OCAK 75 diye anılan protesto eylemleri bizim onur mücadelemizin miladı olmuştur.
Bu eylemlere katılıp çileler çeken meslektaşlarımıza minnettarız, adalet olmayan yerde hiçbir şey olmaz. Huzur ve adalet dolu günler diliyoruz.