Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 23°C
Açık
Ankara
23°C
Açık
Cts 24°C
Paz 25°C
Pts 25°C
Sal 23°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
adnan fuat özdemir adnan fuat özdemir
13/01/2016 at 9:26 PM
FOTOSENTEZ Genelkurmay başkanımız Sayın Hulusi AKAR iç siyaseti, yeni Türkiye algısını, dış politikayı ve jeopolitik, siyasal ortadoğuyu çok farklı analiz edebilen bir şahsiyet. Sivillere göre o hala alışılagelmiş bir askeri statü, ama kendisi sivil siyasetten ve bürokrasiden daha ileride olan bir akademisyen. Sayın Akar, hem resmi iyi okuyor, hem de resmin altındaki senaryoları. Göreve gelir gelmez Assubay sınıfının ve çalışan emekli toplumunun küskünlüğünün kimlere felaket getireceğini iyi bildiğinden ilk direktifi de o felakete karşı en zayıf halka haline gelen en büyük çekirdek kadronun yani vefakar ama cefakar ASSUBAYLARIN tarafındaki eksiğin ve gediğin derhal kapatılmasına yönelik olmuştur. “çalışan ve emekli tüm Assubayların ekonomik ve mali durumlarını ayırımsız eşit biçimde derhal düzeltecek bir çalışma yapın “ “ Kesinlikle küskün assubay istemiyorum. bu ekonomik sorun Subayla Assubay arasında ters bir kıstas ve emsal oluşturmamalıdır. hem Assubaylar hem de Uzmanlar için yasal olarak ne yapılması gerekiyorsa hemen yapılmalıdır.” genelkurmay başkanlığı intibaklarla ve başlangıç dereceleri ile ilgili teklif metnini hiç yan çizmeden ve kulis odasına girmeden olduğu gibi hazırlayıp milli savunma bakanlığına göndermiştir. 2003 öncesi mezun olan tüm Assubaylara bir derece verilmesi ; başlangıç derecelerinin 9/2 ye getirilmesi ve akli bir yol ile gündeme oturtulan Assubay başarı tazminatının Kıdemli başçavuş rütbesine haiz olmuş olan tüm çalışan ve emeklilere verilmesi. Birinci teklif olan intibakların maliyetinin oldukça düşük olduğu, maliyenin kasasından fazla bir para çıkmayacağı hesaplanınca Meclis Genel Kuruluna sevki uygun görülmüştür. Ne var ki Maliye Bakanlığı ve Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı, başlangıç derecesinin ve tazminat tutarının oldukça baş ağrıtacağını, bütçeyi zorlayacağını iddia ederek asıl önemli olan bu iki metnin meclise gitmesine müsaade etmemişlerdir. Bunun içinde kısa yol yöntemine başvurulmuş, Milli Savunma Komisyonu pas geçilmiş, hatta komisyon başkanı ile üyelerinin hiç haberi dahi olmaksızın, onların yetkisindeki her iki tasarı da direkt olarak bütçe plan komisyonun da alel acele görüşülmüş yüksek maliyet ve kamuya emsal teşkili göz önüne alınarak meclis genel kuruluna hiç gönderilmemesine karar verilmiştir. Gidebilen tek madde ise içi yarısı boş olan intibak yasası olmuştur. Burada Genelkurmay Başkanlığı görevini yapmış ama Hükümet bu iki önemli maddeyi bilerek pas geçmiştir. Milli Savunma Komisyonunun elinde Genelkurmaydan gelen bütünlüklü iyileştirme paketine dair tasarı metni kala kalmıştır. Ne gariptir ki komisyon hiç bir maddeyi dahi ne görüşebilmiş , ne de tasarı metnine müdahil olabilmiştir. Bu gün bazı arkadaşlarımızın, hala Hükümet ve Milli Savunma Komisyonundan bu iki maddenin ayrıbir tasarı şeklinde meclise sevk edileceğine dair haberleri kamuoyuna servis etmelerinde en ufak bir doğruluk ve ciddiyet payı ne yazık ki yoktur. Meselenin bütünlüklü kapsamı sadece intibakla kapatılmıştır. Meclis Genel Kurulunu ve komisyonları iyi takip eden ve profesyonelce ekip çalışması yapan Emuzder ise bu ince hileyi fark ederek içi boş olarak kanunlaştırılmaya çalışılan 300 ek gösterge puanına dair tasarıyı baskı ile geri çektirmeyi ve yeniden düzenletmek için komisyona geri göndermeyi başarmışlardır. Temad genel merkezi ise hiç bir emekliyi ve çalışanı memnun etmeyen bu sonuca hala zil çalıp halay çekerek kutlatmanın burukluğunu metazori olarak yaşamaya devam etmektedir. Gelinen noktada ise büyük hevesle başlayan girişim ve düzenleme tam bir hüsrandır. Emekli Assubayların açlık ve yoksulluk sınırından kurtarılması çabası en küçük bir şekilde dahi düzeltilememiştir. En büyük suç ile kabahat te, Genelkurmay başkanlığı ile çalışması gereken bir Temad yönetimi, istese aradaki buzları bir demet çiçekle aşabilecekken ve bir diyaloğu başlatabilecekken, hala yanındaki seviyesiz , cahil, algısız ve vizyonsuz kalemleri ve biatçı tayfası ile genel Kurmaya karşın düşmanca söylem ve aşağılamalara varan ifadelere başvurmayı marifet bellemeye devam etmektedir. Oysa 2016 yılındayız, Uzay ve galaksilere mesaj taşıyan bir bio teknolojik bir zamandayız. Yönetimlerin, masada olan tarafların oynayacağı oyunun adı tam yüz yıldır aynıdır. DİPLOMASİ Diplomasi asla sırt dönmemektir, küsmemektir, hep bırakılan en son noktaya yine dönebilmek becerisidir. Kayıpları sıfıra çekebilmektir. Kartları iyi okuyabilmektir. Sistemi düşman, kurumu ise müttefik yapabilmektir. Orta dünya türünden kabile ve klan tipi ilişki ve yönetim metodları ile hak arama ve adalet tesis etme araçları çoktan soğuk savaş dünyasında takılıp kalmıştır. Bu gün ; istediğini almak ancak diyalog ve iyiniyetli samimiyetle mümkündür. Temad Genel Başkanı ne yazık ki hem kişilik, hem yetenek hem de sosyolojik ve psikolojik yönlerden bu türden bir temsiliyete asla uygun olamamıştır. Yapabildiği en iyi şey kendi sınıfındaki büyüklerine, mücadele insanlarına saygısızca ve kindarca bir tutum içinde olmak, toplumunu biribirine kırdırmak, kavga ettirmek, olmuştur. Öyle ki bu davanın en başındaki en önemli mihenk taşı olan değerli büyüğümüz Sayın Ersen GÜRPINARIN üzerine olmadık hakaret ve aşağılama ile yanındaki malum biatçılar vasıtası ile saldırmak suretiyle böylesi donanımlı ve deneyimli bir lideri dahi davadan ve mücadeleden feragat noktasına getirtmiştir. Bu toplum hakları için nerelerde olunması , kimlerle çalışılması gerektiğini anladığında ise çoktan iş işten geçmiş olacaktır. bunca emeğe, onca ömür harcayan insanlara ve alınan şu zavallı sonuçlara yazık olmaktadır. Bir uzman toplumu dahi inat ve hırsal bizleri aşmış ve hakları için topyekün olmuş durumdadırlar. Geldiğimiz şu acı duruma bakın ki sadece 2. dereceden 1. dereceye çıkıpta eline 400 küsur TL. daha fazla geçecek olan arkadaşlarımıza sağlanan bu iyileştirme den dolayı hem davullu zurnalıyız, hem de birbirimize karşı içeride kanlı bıçaklıyız. Bunun neresi başarıdır ki... ? Kendi içimizde böylesi maaş uçurumu ve ayırmcılığı meydan gelmesi , Assubay sınıfına , emeklilerine yapılan en büyük aşağılama ve ağır hakaret olmalıdır. Hem siyasetle, hem de Gen.Kur la ciddi anlamda saygın muhatap olabilse idik; Tüm emeklileri mutlu edecek çare ve çözüme dair düzenlemeleri biz hazırlayıp ,üzerinde ısrar edebilse idik, Her gün, her zaman, her yerde, herkese “ya hepimiz , yada hiç birimiz “ diyebilse idik, Büyüğüne, emektarına, çabalayanına, ter dökenine, yol ve akıl, yordam gösterenine kucak açabilse idik; saygılı olabilse idik, Yanlışımızda özür dileyip, başarımızda bütün ve bir olabilse idik, Bizim karşımızda kimse entrikanın, dalaverenin, bel altı muamelenin içinde asla olamazdı. Bilirlerdi ki; ASSUBAYLAR ne olursa olsun yaşça, rütbece, asla en ufak bir disiplinsizlik içine girmezler, asla içeriden birbirlerine saygısızca bölünmezler, ve asla büyüklerine abilerine en ufak bir karşılık ve hürmetsizlikte bulunmazlar. Bu sınıfın kökleri çok sağlam. Kurutulamazlar, O ahlak ve erdemi bu yönetim sağlayabilse idi, Bu gün evladı yaşındaki Assubaylar , Babaları yaşındaki mücadele adamlarına , büyüklerine küfürler edemeyecek, kankası gibi görüp ahlaksızca ifadelerde ve edepsizce tavırlarda, konuşmalarda bulunmayacaktı. Bu toplum bu kadar izansız, seviyesiz, saygısız hale gelmeyecekti. Dosta düşmana rüsva ve rezil olmayacaklardı. Çocukları seviyesiz ve küfürbaz babalarından utanmayacaklardı. Devlet bu sınıfla asla oynayamayacak, dalga geçmeyecekti. Bilecek ti ki 70-75 ruhu asla ölmemiş daha da büyümüş. MANZARA İ UMUMİYEMİZ BU GÜN BU DUR. ELMALARIMIZLA, ARMUTLARIMIZ DA. son sözüm de temad genel başkanına,dır “ ne ekersen onu biçersin. diken ekersen çalı, ayrık ekersen ısırgan. Gülü en güzel yapan onu koruyan dikenleridir. Dikensiz gülü koparmak en kolaydır. SAYGIMLA ADNAN FUAT ÖZDEMİR.
Lütfen bekleyin...