İt ürür, kervan yürür. Biz Assubaylar olarak bu vatanın korunmasında ve savunulmasında yürümek değil koşarak, büyük Atatürkün hedeflediği muasır medeniyet saviyesine koştuğumuz gibi 1nci derecenin 4ncü kademesine de koşuyoruz.
Sayın İsmail Turan
Siz astsubaylar için gayret gösteren birisiniz bu yüzden biz de size nacizane katkılar sunduk, Fahri Korutürk anayasa mahkemesini yanıltarak astsubaylara en büyük kötülüğü yapan kişidir, 40 yıldır adaletsiz başlangıç derecemizin sebebidir. Allah öbür dünyada hakkımızı ondan da diğerlerinden de inşallah soracaktır. Şener Battal astsubay dostudur lakin 7'nci derece yasa ile değil iptalden sonra eski mezunlara emirle verildi. Son zamanlarda bazen imalı yazılar yazıyorsunuz; araştırmacısınız, hukuk bilginiz var bu topluma yardım ederseniz yine destekleriz, minnet duyarız, duacınız oluruz,saygılar sunarım.
KİM BUNLAR?
Hatırlayamadıysanız; liste sonundaki sayıya bakınız. Güncel bir rakam olduğundan bir şeyler anımsatacaktır. Onlar, şimdi bu listedeki gibi sadece birer isim, bizler için…
O malûm akşam ve sonrası için ne beklentileri, hayalleri, umutları vardı, kim bilir, neler? Şimdi onlar sevenlerinin yüreğinde hiç sönmeyecek bir kor, bir yokluk…
Onlardan geriye kalan; bir-iki harfle yazılan, aralarına noktalar konan unvanları, bu listede… İsimlerini de alıp gittiler aramızdan, sevenlerinin arasından, arayanlarından…
Haklısınız her birimizin dikkatinden kaçmadı bu listedekiler ve hatta bu listede bulunmayanlar.?.!.
1. Erkan TÜMER Hv.İs.Asb.Kd.Bçvş
2. Cüneyt SERTEL SG.Sey.Asb.Kd.Bçvş
3. Ertan AKGÜL Hv.Per.Asb.Kd.Bçvş
4. Feyyaz İLHAN Mu.Asb.Kd.Bçvş
5. Cumali AKMAN İşçi
6. Orçun MUNYAS Svl.Me.
7. Meryem YILMAZTÜRK Svl.Me.
8. Recep GÜLEN Hv.İsth.Asb.Kd.Bçvş
9. İbrahim BARAN İkm.Asb.Bçvş.
10. Mehmet Koray PINAR Hv.Svn.Üçvş
11. Eren ÖRDEK Eln.Asb.Bçvş
12. Sedat DURĞUN Svl.Me.
13. Muammer KOSACI Svl.Me.
14. Mevlüt ÖKSÜZOĞLU İşçi
15. Mehmet KUTLU Bkm.Asb.Bçvş
16. Uğur Fatih ÖZDEMİR Hrt.Tekn.Asb.Üçvş
17. Ayşegül PÜRNEK Svl.Me.
18. Figen GÜNDÜZ Svl.Me.
19. Yıldız DEMİRTAŞ Svl.Me.
20. Güner ALTINOK Svl.Me.
21. Gülşen YILDIZ (Şehit)
22. Mehmet YENER Hv.Rd.Asb.Kd.Bçvş
23. Ali ÖZTAŞ Hv.Ulş.Er
24. Fevziye KAYIŞ Svl.Me.
25. Filiz KOÇAK Svl.Me.
26. Mustafa KÜÇÜK Svl.Me.
27. Mustafa HALİLOĞLU Svl.Me.
28. Fatma BERNA (Şehit Bankacı)
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Site yönetimine
Arkadaşlar 30 yıl üzerinde hizmeti olanların Danıştay'ın lehte hükmüyle bu yıllara ait ikramiyelerini yasal faiziyle birlikte alabileceklerini karar metniyle birlikte yayınlamışsınız bilgilendirme için teşekkürler, fakat bazı arkadaşlarımız ikilemde; ikramiye alınacak yıllar bilfiil çalışılmış yıllar mıdır yoksa emekli sandığının hesapladığı yıpranma payı da eklenerek bulunan yıllar mıdır? Bu konuda tereddütler var, konuyu buradan cevaplayıp duyurursak bu ikilem ortadan kalkar, arkadaşlarımızı açık ve net aydınlatır mısınız teşekkürler .
ŞENER BATTAL’I TANIYORMUSUNUZ, ŞENER BATTAL’I
Siz Assubaylar, sizin için hayatını verecek kadar sizin hakkınızı koruyan, savunan Şener Battal’ı pek tanımazsınız (Sayın Mehmet KAYALI hariç). Siz, gerçekleşmesi mümkün olmayan, Assubayların başlangıç derecesinin 9/2 olması için kanun teklifi veren sayın milletvekillerini çok iyi tanırsınız.
Sayın Şener BATTAL, rahmetli Fahri KORUTÜRK’ ün Anayasa Mahkemesinde dava açarak iptal ettirdiği, Astsubayın 7nci dereceden göreve başlamasını sağlayan kanunu çıkartacak kadar Astsubay sevdalısı olan acar bir milletvekiliydi.
Sayın Şener BATTAL, rahmetli Necmettin ERBAKAN’ ın Genel Başkanı olduğu beğenmediğiniz Milli Selamet partisinin ve Millet Meclisinin acar eski milletvekillerindendir.
Hakkını helal et Sayın Şener BATTAL.
KOCA, KOCA, KOCAMAN AŞIK VEYSEL
“Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece” diyerek,
“Benim yarim kara topraktır” diyerek, sazını coşturan tarihimizin en büyük Halk Ozanıdır Aşık Veysel.
Türküleri bir hayat Üniversitesi kadar öğretici olan ve “Benim Türkülerimi yarım yamalak okumaya çalışanlar, servet edinirken ben yoksul bir hayat yaşıyorum” sözü de bir o kadar ders vericidir, Koca Aşık Veysel’in.
Ben onu bunu bilmem, DOKUZUN İKİSİ MAKALESİNİ okumasını bilmiyorum, ortaokul mezunu olarak 1nci dereceye yükselen assubayım ben, cahilim ben. Benim bildiğim tek şey, Fakülte ve Yüksek okul mezunu emekli assubay meslektaşlarımın hepsi her albay ve yarbayın yükseldiği gibi 1nci derecenin 4ncü kademesine yükselmeleri analarının ak sütü kadar helaldir ve haklarıdır. Maalesef Fakülte ve yüksek okul mezunu meslektaşlarım feryadıma kulak asmadıkları için ve hep birinci dereceye düşmek istedikleri için çıkamıyorlar, düşüşte kalıyorlar.
NOT: Fakülte ve Yüksekokul mezunu olmayan, sınıf okulu mezunu meslektaşlarıma bu mesajımla maalesef ümit veremiyorum.
SİTE VE GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
23/02/2016 at
10:20 PM
Değerli Meslektaşlarımız
Malumunuz olduğu üzere ANAYASA mahkemesi 30 yıl üzerindeki hizmetin ikramiye hesabında dikkate alınmamasını iptal etti; iptal kararından önce emekli olanlar Ankara 12'nci idare mahkemesinin emekli lehinde karar vermesine rağmen geriye dönük işlem yapmadı bu konuda açılan davalar hep emekliler lehine sonuçlandı. Şimdi DANIŞTAY konuya son noktayı koyarak 30 yıl üstü hizmet için emekli ikramiyesinin faizi ile ödenmesi kararını verdi, SGK bu karardan sonra direnmeyecektir. Dilekçelerinizde 12'nci İdare mahkemesi ve Danıştay kararını belirterek talepte bulunun. İlgili arkadaşlarımıza hayırlı olsun.
Danıştay 11. Daire Başkanlığı
Esas No: 2016/223
Karar No: 2016/583
İstemin Özeti : Ankara 12. İdare Mahkemesinin 8.10.2015 tarihli ve E:2015/902; K:2015/1425 sayılı kararının; taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Taraflarca, savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hâkimi Düşüncesi : Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemlerinin reddi ile kararın, 30 fiili hizmet yılından fazla süreler için ödenecek emekli ikramiyesinin, emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan aylık bağlamaya esas tutar üzerinden hesaplanarak ödenmesine ilişkin kısmın aynen, iptal ve kabule ilişkin kısmının ise sonucu itibarıyla onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu kapsamında emekli aylığı bağlanarak 30 fiili hizmet yılı üzerinden emekli ikramiyesi ödenen davacının, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine, 30 fiili hizmet yılından fazla geçen süreleri için emekli ikramiyesi ödenmesi isteğiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali, yoksun kaldığı ikramiye tutarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; davacının var olan ve önceki mevzuat ile elinden alınan hakka Anayasa Mahkemesinin kararı ile yeniden kavuştuğu, geçmişte elde edemediği bir hakkı talep edebileceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline; 30 fiili hizmet yılından fazla hizmet süreleri için emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan değerler dikkate alınarak hesaplanacak emekli ikramiyesi tutarının başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptali ile mahrum kalınan emekli ikramiyesi tutarının başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması; davacı tarafından ise, 30 fiili hizmet yılından fazla süreler için ödenecek emekli ikramiyesinin, ödemenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan aylık bağlamaya esas tutar (güncel değer) yerine emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan aylık bağlamaya esas tutar üzerinden hesaplanarak ödenmesi yolundaki gerekçesinin düzeltilerek onanması istenilmektedir.
Davacı temyiz istemi yönünden;
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 6270 sayılı Kanun ile değişik 89. maddesinin 1. fıkrasında, hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4. maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığının emekli ikramiyesi olarak verileceği kuralı öngörülmüştür.
30 yılın üzerindeki hizmet süresine karşılık gelen emekli ikramiyesinin hesabında da mevcut yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden, davacının temyiz isteminde hukuki isabet görülmemiştir.
Davalı İdarenin temyiz istemine gelince:
Anayasa Mahkemesinin 25.12.2014 tarih ve E:2013/111, K:2014/195 sayılı kararı ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesiyle değiştirilen 89. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; '' ...verilecek emeklilik ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler" ve bu ibarenin devamındaki "ile" ibaresinin iptaline karar verilmiş, bu karar 7.1.2015 tarihli ve 29229 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, Yasama Organına yeni bir düzenleme için Anayasa Mahkemesi tarafından herhangi bir süre verilmediğinden, aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve 30 yılın üzerinde bulunan hizmet süresi için emekli ikramiyesi ödenmemesine ilişkin işlemin yasal dayanağını ortadan kaldırmıştır.
Uyuşmazlıkta; emekliye ayrılırken 30 fiili hizmet yılı için emekli ikramiyesi ödenmiş olan davacının, 30 hizmet yılından fazla geçen süreleri için emekli ikramiyesi ödenmesi isteğiyle yaptığı başvuru; Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceği kuralı uyarınca idarece reddedilmiştir.
Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceği kuralı, iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan, doğumu anında hukuka uygun olarak tamamlanmış ve böylece kişiye özgü, lehe sonuçlar doğurmuş, daha sonra mevzuat değişikliği veya işlemin geri alınması gibi nedenlere rağmen, hukuk düzenince korunması gereken haklara yönelik olup, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş bir düzenlemeyle ilgili uyuşmazlıkların, Anayasaya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmeleri Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edecektir.
Bu bağlamda; 30 fiili hizmet yılından fazla süreler için emekli ikramiyesi ödenmesine engel olan yasal düzenlemenin, Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle oluşan yeni hukuki duruma göre, davacıya 30 yılın üzerinde bulunan hizmet süresi için emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda, dava konusu işlemin iptali ile 30 fiili hizmet yılından fazla süreler için emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan aylık bağlamaya esas tutar dikkate alınarak hesaplanacak emekli ikramiyesi tutarının başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, taraflar temyiz istemlerinin reddi ile İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptali ile mahrum kalınan emekli ikramiyesinin başvuru tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin hüküm fıkrasının yukarıda belirtilen gerekçe ile sonucu itibarıyla; emekli ikramiyesinin hesabında emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan aylık bağlamaya esas tutarın esas alınmasına ilişkin kısmının ise yukarıda yer verilen açıklama ile ONANMASINA; kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.2.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Değerli Meslekdaşlarım,
Bu ülkede eşit vatandaş olmasına rağmen emperyalistlere köle olan hain ve destekçilerinin kahpe tuzakları ile hergün şehit olan kahramanlarımızın acılarını yaşıyoruz Ankara'da yine hain terör 28 evladımızı şehit etti üzüntümüz sonsuz ANCAK bu vahim olayı assubayların lojmanı yok servise binmek zorundalar hep şehitler assubay subaylar servise binmemesi konusunda uyarıldılar diye kabul edilemez paylaşımlar yapılıyor; TSK Assubaylara sosyal ekonomik haksızlıklar yapıyor bunu anlıyoruz ama böyle saçma bir iddia ile adeta düşmanlık yaratmak kime hizmet eder? Şehidin rütbesi olmaz lütfen bu tür paylaşımlara itibar etmiyelim. Acılarımızın son bulması dileklerimle şehitlerimize rahmet milletimize sabırlar diliyorum.
HER TARAF KAN,ÖLÜM VEDE KİN...
Çiçeklerin oluşunu izlerken,onlara yaklaşarak o inanılmaz güzelliklere
bir başka şahit oldunuzmu ? Ruhun,gözler ile bütünleştigi nokta çiçekler..
Bune vahşet bu ne çirkinlik,bu ne kavga her noktada..
İçimde bir ateş, yanar, yakar ama görünmez kimseye. Ses etmez içimde bir an susmayan feryatlar, gözlerimde yaş, dudaklarımda cümle hey dünya,hey insanoglu.!
Elimde artık kalem yok, kâğıtlar eskisi kadar masum değil. Zira yanmıyorlar. Yakamıyor onları gönlümdeki ateş. Ben bir garip, yanlış zamanda ve yanlış bir yerde yaşayan…
Yazarken dahi haddini aşmış olmaktan korkan ben. Dünyayı ben kurmadım ki “benim” diyeyim. Bir taş koymadım ki duvarına, türlü renkli çiçeklerini ben sulamadım ve ben yazamadım hiç unutulmayacak cümlelerini. Bir misafir belki, bir yolcu…
Kendi ateşimden dahi korkmaya mecbur ve başkalarının yaktığı ateşlerde yanmaya mecbur.
Bilmem ki bu ateş dedikleri yanmak mı yoksa yakmak mı içindir? Hakikat ki insan kendi yaktığı ateşe dahi değdiremez elini. En çok kendi günahından, en çok kendi suçundan, en çok kendi derdinden..
Bazıları o kalemle yazmıyor,kan kusuyor..
Neden,niçin amacın ne !
İlk önce insan oldugunu hatırla!
Kullandırma kendini..
İftira bir ateştir gün gelir seni'de yakar..
İyi tatiller olsun.
Atilla ABAYLI
NE DEMİŞİM.?.!.
Tarih: 13 Ağustos 2015'de
Bir zaman önce, bu ülkeye yıllarca hizmet edip, emekli olmuş, seçkin üniversitelerimizden mezun iki de evlât yetiştirmiş birisi anlatmıştı. Önce, yakın akrabası olan bir gencin, bu ülkenin devletini “katil devlet” olarak tanımladığını, bir şekilde de askerlik görevi yapmadığını, anarşik eylemlerin içinde etkin göründüğünden yakındı.
Şehit verilen günler, silâh atışlarıyla adeta kutlamalar yapıldığını, ses sistemiyle yüksek seviyede, etnik müzik yayınlandığından bahsetti. Bunun, tahrik amaçlı olarak, kasten yapıldığı apaçık belli…
Bazı zat-ı muhteremler; “silâhlar gömülecek, üstü betonlanacak, süreç donduruldu, teröristler sınır dışına çıkana kadar operasyonlar sürecek.” buyuruyorlar.
Bunlardan birisi, milletin meclisinde; “Silâh, bizim güvencemiz.” demişti. Duymadınız mı?
Terör destekçilerinin, Mehmetçik için “düşman askeri” dediğini, terörü kınamadığını, asla başsağlığı dilemediğini duymadınız mı?
Bunları, bayrağımızı indirip, yakarken, örgüt renkleriyle, örgüt başı posteriyle seçim meydanlarında görmediniz mi?
Silâhlar, yaşadığımız apartmanda bir üst katta. Silâhlar, varoştaki evimizin iki ev ötesinde. Silâhlar, çarşıda, sokakta, her yerde…Terör yandaşlarının elinde, evinde…
“Hazır olun” talimatı verildi.
Soruyorum;
“Hangi teröristlerin sınır dışına çıkmasını bekliyorsunuz.?.”
Zevzekliğe devam. Çözmeye devam.
Şehitler…Vatan…
SİTE VE GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
18/02/2016 at
2:54 PM
Ankara'daki hain saldırının acısı yüreklerimizde tazeyken bu gün de Diyarbakır Lice'de (6 asker) ve Şırnak İdil'de (1 asker,1 polis) 7 askerimiz ve 1 polisimiz daha hain saldırılarda şehit oldu. Akan kanın derhal durdurulması umudu ve temennisiyle Şehitlerimize rahmet, yaralılarımıza acil şifalar dileriz.
Genelkurmay Başkanlığının Diyarbakır Lice'de ve Şırnak İdil'de meydana gelen hain saldırılar ile ilgili basın açıklaması:
BASIN AÇIKLAMASI
TARİH : 18 Şubat 2016
SAAT : 11:35
NO : BA-43 / 16
18 Şubat 2016 Perşembe günü saat 09:30 sularında Diyarbakır-Lice karayolunda mayın araması için görevlendirilen konvoya, bölücü terör örgütü mensubu teröristlerce daha önce yerleştirilen el yapımı patlayıcının patlatılması sonucu, altı kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, bir kahraman silah arkadaşımız da ağır yaralanmıştır. Ağır yaralanan silah arkadaşımız derhal hastaneye sevk edilmiş ve tedavisine devam edilmektedir.
Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu saldırıda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, şehitlerimizin değerli ailelerine, yakınlarına, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarımıza ve Yüce Türk Milletine başsağlığı ve sabır, yaralanan kahraman silah arkadaşımıza acil şifalar temenni ediyoruz.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
BASIN AÇIKLAMASI
TARİH : 18 Şubat 2016
SAAT : 15:17
NO : BA-44 / 16
18 Şubat 2016 Perşembe günü Şırnak ili İdil ilçesinde devam eden operasyonlar esnasında, bölücü terör örgütü mensubu teröristlerce yapılan silahlı saldırı sonucu bir kahraman silah arkadaşımız ve bir kahraman polisimiz ağır şekilde yaralanmışlardır. Yaralılarımız derhal hastaneye sevk edilmiş, ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak saat 13.05’de şehit olmuşlardır.
Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu saldırıda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, şehitlerimizin değerli ailelerine, yakınlarına, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Teşkilatımızın mensupları ile Yüce Türk Milletine başsağlığı ve sabır temenni ediyoruz.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
[URL=http://www.tsk.tr/3_basin_yayin_faaliyetleri/3_1_basin_aciklamalari/2016/ba_43.html]http://www.tsk.tr/3_basin_yayin_faaliyetleri/3_1_basin_aciklamalari/2016/ba_43.html[/URL]
HAİN TERÖRE,DESTEKÇİLERİNE VE TERÖRDEN SİYASİ ÇIKAR BEKLEYENLERE LANET OLSUN ...
Her zaman belirttiğimiz gibi terör, kim tarafından nerede ve kime karşı yapılırsa yapılsın insanlık suçudur. Bu ülkede hiçbir vatandaşımız ayırıma tabi değildir, anayasamızdaki temel vatandaşlık haklarından herkes ayrımsız faydalanarak istediği zaman istediği yere gider,ikamet eder,okur ,iş kurar vs.vs...
Kürt sorunu bahanesi ile Emperyalistlere köle olan vicdansız,hain terör örgütü ve onun destekçileri yüzünden hiçbir değerin geri getiremeyeceği canlar şehit olarak aramızdan ayrılıyor.
17 Şubat 2016 günü yine kahpece, kalleşçe bombalı araçla ANKARA'DA askeri servis araçlarına saldırıldı ve meslektaşlarımızla beraber 28 vatandaşımız canından oldu, yüze yakın da yaralımız var.
Topyekün tedbirlerin alınması ile bu hain saldırıların,akan kanın son bulması umudu ve dileğiyle hain saldırıda canlarını kaybeden kahraman askerlerimize, vatandaşlarımıza rahmet, ailelerine sabırlar, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.
Şehitlerimizin acılarının yüreğimizdeki yangını sönmeden hain terörün kahpe ve korkak yüzünü gösterdiği Ankara saldırısı ile yüreğimizdeki kor yeniden alevlendi. Şehitlerimize rahmet yaralılara acil şifalar milletimize sabırlar diliyorum.
SİTE VE GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
17/02/2016 at
9:58 PM
Saygıdeğer Meslektaşlarımız
Bu ülkenin tüm vatandaşlık haklarından eşit yararlanmasına rağmen kürt sorunu bahanesi ile emperyalistlere köle olan haysiyetsiz korkak kahpe terör örgütü ve yandaşları alçak yüzlerini bu kez ANKARA'da askerî servis aracına kahpe tuzaklar kendini göstermiştir. Bu alçak hain saldırıda şehit olanlara Yüce Allah'tan rahmet yaralılara acil şifalar ve milletimize sabırlar diliyoruz.
TERÖR VE YANDAŞLARINA LANET OLSUN, YÜCE MECLİS DERHAL TOPLANIP İDAMIN DA DAHİL OLDUĞU TERÖR OLAYLARI İÇİN YENİ BİR YASA ÇIKARMALIDIR.
TERÖRE LANET ZAMANI
BU SİTEYİ TAKİP EDEN ARKADAŞLARIMDAN BİR İSTEĞİM OLACAK!
YILLARCA AYNI YERDEN AYNI SERVİS ARAÇLARINA BİNDİM...................
ŞİMDİ İSE TERÖR, MERKEZİMİZE KADAR GELDİ. İSTİHBARAT NEREDE BİLMİYORUM AMA BEN;
EVİME TÜRK BAYRAĞINI ASTIM.
ŞİMDİ SİZLERDE NEREDE OLURSANIZ OLUN BAYRAKLARINIZI DALGALANDIRIN KARDEŞLERMİZ, ARKADAŞLARIMIZ CENNETTE RAHAT UYUSUNLAR, GAZİLERİMİZ ARAMIZA KISA ZAMANDA DÖNSÜNLER.
ŞİMDİ
BAYRAKLARINIZI DALGALANDIRIN !!!!!!!
Sn.Umur TALU'ya sonsuz teşekkürler
BİR HAKSIZLIK MEKTUBU
Başkalarının çocukları veya babaları ile savaşmak isteyenlerin bari “askeriyede adalet” fikri olsa.
Bu köşede bin türlü haksızlık yazıldı, biliyorsunuz. Maddi ve manevi şiddetler de.
Aşağıdaki mektupta yazılan daha “şiddetsiz” ama esasen gizli gizli bir cezalandırma:
“Assubaylara 2003 yılına kadar yüksek okul hakkı tanınmadığından birçoğu terfi ve derece yükselme hakkı olmadığı için emekli oldu. Sonra subaylarda olduğu gibi intibak yasası ile mesleğin kaynağı olan Astsubay Meslek Yüksek Okulu düzeyine getirilince büyük çoğunluğun yarasına merhem oldu.
Ancak, yüksek okul mezunlarının müktesep hakları korunmadı. Ofislerde görevli birçok memur MYO mezunu ise 9’un 2’si, yüksek okul mezunu ise 8’in 1’i dereceden göreve başlarken, üniforması kefen olan, bir emirle ölüme gönderilenlerden bu hak esirgendi.
Genelkurmay Başkanı’nın söz vermesine rağmen bu hak esirgendi, adaletsizlikte ısrar edildi. Binlerce kişi mağdur oldu. Bunlar değersizlik ve adaletsizlik psikolojisine yol açıyor. Ayrıcalık değil, adalet istiyoruz.”
Tabii ki teknik yönünün ayrıntılarını çok iyi bilmeyebilirim…
Ama psikolojik yönü, yanılmıyorsam şu:
Asker de olsa, toplumun bir kesimine yüksek okul yasaktı.
Buna rağmen yüksek okul bitirmiş olanlar cezalı sayıldı!
[URL=http://www.haberturk.com/yazarlar/umur-talu/1196700-eski-bardaklar-yine-cam-oldu]Web site başlığı[/URL]
BAŞARININ ÖDÜLÜ OLUR, TAZMİNATI DEĞİL
Cumhurbaşkanımız rahmetli Süleyman DEMİREL, uygun olmayan bir şey yapılmak istendiğinde şu veciz sözü söylerdi; O eşyanın tabiatına aykırıdır. Devletimiz, görevinde başarılı olanlara tazminat değil, takdirname, para ödülü ve madalya verir.
Başarılı Astsubaylara başarı tazminatı verilmesi “eşyanın tabiatına aykırı” olur. Subaylara verildiği gibi Astsubaylara da makam tazminatı verilmelidir.
SEYREDİYOR BÜYÜK BİR KESİM..
Türkiye'de siyasetin ve yargının,derneklerin kendi içinde dağınık ve kavgalı bir görüntü sergilediğini gözlemliyoruz.
Dernegimiz Temad'tın siyasetçinin de yargının da kendi görevini yapması lazım. Türkiye hiçbir dönemde yaşamadığı kaosu yaşıyor.
Dernegimizin kendi iç görünüşü dağınık, siyaset de kendi iç görüntüsüyle dağınık ve kavgalı bir manzara gösteriyor.
Yargı kendi içinde farklı görüntüler sergiliyor. Ve tüm kurumlar da birbirlerine karşı kaygılı ve endişeli görünüyor. Böyle bir düzen ve manzara dünyanın hiçbir yerinde yok.
Türkiye'nin geçmişinde de böyle bir dağınıklık yok. Bir an önce iktidar, siyaset yapma biçimini değiştirmelidir.
Ülkenin sistemini tamamen dağıtmıştır maalesef...
Baglı oldugu bir sistemin içinde onun ile mahkemelik bir STK
Baglı oldugu bir sisteme küfürler yagdıran bir yönetim kişisi.
Temsil ettigi STK'yı zor duruma sokan yönetim tarzı..
Tüzügün belittigi birlikteligi subay-assubay kavgasına iten anlayış
Üyelerini ayrıştırarak birbirleri ile mahkemelik ve kavgalı bir
duruma iten yönetim tarzı.
Tüzügündede belirtilen yaklaşımı yok sayarak içinde her partinin
bakış acılarını barındıran böylesi bir STK 'yı bir partinin
arka bahcesi yapma girişimleri.
Belkide en acısı bunca olumsuzluga rahmet çıt çıkarmayan
şubeleri ve delegasyon.
Hayırlı seyretmeler...
Atilla TC Atilla Abayli
HİÇBİR RÜTBE VE MAKAMDA KADEME KARŞILIĞI EK GÖSTERGE OLMAZ,EK GÖSTERGELER DERECE KARŞILIĞIDIR,AYRICA SUBAYLARDA SADECE ALBAY RÜTBESİNİN EK GÖSTERGESİ 4800,DAHA ALT RÜTBEDEKİ 1 NCİ DERECEDEKİ SUBAYLARIN İSE 3600 DÜR.SAYGILAR