SAYIN MODARETÖR, ŞAHSINIZA DÖNÜKTÜR LÜTFEN YAYINLAMAYINIZ…
“Ancak sorunlarımızı ayni potada değerlendirmemiz mümkün olmamaktadır, Sizin derneğinizinde özverili bir şekil de başarılı çalışmalar yaptığını biliyoruz. Üye olup olmamak sizin tasarrufunuzda ama birikimlerinizle arkadaşlarınıza destek vermenizi öneririz.iyi günler diliyorum” Diyorsunuz. Ve çok incitici davranmışsınız. Eğer bu yazınızı görseydim, “Saygıdeğer assubaylar” diye başlayan yazımı da yazmazdım.
Sayın moderatör. Uzman jandarmalar sitesine girmediğimi ifade ederken, sizleri onure etmiş onları tezyif etmiştim. Muvazzaf olduğumuzu ve dolayısıyla anayasanın eşitlik ilkesi gereğince sizlere verilecek bir takım haklardan yararlanacağımızı zannediyorum. Potadan kastınız başka nedir bilmiyorum. Ama sizinde olası eğreti eleştirilerden çekinerek yazdığınızı anlayacak kadar zeki bir insanım.
Sırf bu sebepten dolayı subaylarında astsubay kardeşlerimizi aşağılara mahkûm ediyor olmalarını eleştiremeyiz… Diyeceksiniz ki zaten yapıyorlar. O halde sorarım size: Bu dünyada bu denli bir mağrur gözlük sizce insanlığı ne kadar mutlu ve müreffeh kılar?..
Bu saatten sonra emekli ve üniversite mezunu bir vatandaş olarak bir zamanlar uzman jandarma olarak yalnızca iki (2) yıl görev yapmış biri olarak asla yazmayacağım… Rahatsızlık verdiğimden dolayı özür dilerim. Yalnız bu anlayış, (hangi odaktan olursa-olsun) yani insanların cevherini gördükten sonra bile hâlâ rütbelerine hapis ediliyor olmaları; üzülerek ifade ediyorum ki, çok malül bir düşüncedir. Sınıfınızı bilmiyorum; ama uzman jandarmalardan j.astsubay olmuş yüzlerce arkadaşlarım var.. Hala da olmaktadırlar. Belki de onlara sesimi duyurmaya çalışıyordum… Lütfen bu hegemonik yapıyı bari emeklilik müessesine yansıtmayınız… Şansınız bol olsun…
DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN.
Tüm kadınların 8 mart dünya kadınlar gününü gönülden kutluyorum.
Kadınlar bizim anamız, bacımız, eşimiz, kızımız yani canımız, ciğerimiz en kıymetli varlığımızdır.
Bu özel gün dolayısıyla tüm siyasi partilere sesleniyorum. İşte seçimler geldi.
Milletvekili seçimlerinde kadınlara % ? ( yüzde kaç) kontenjan vereceksiniz?
Vereceğiniz kontenjanlar milletvekili seçilebilecek sıralarda olacak mı?
Yoksa verilen boş demeçlerle KURU KURUYA KURBANIN OLAM ! şarkısı mı söylenecek?
Saygılarımla
Hikmet AYDINCAK
Değerli Arkadaşlarım,
Daha önce ‘’Bu yönetim bizlere su dahi vermez’’ dediğimde bazı arkadaşlarım bana katılmadıklarını beyan ettiler.
Görüşleridir, saygı duyarım.
Ancak,
Sn. Zeki Çetinkaya arkadaşımızın TBMM dilekçe komisyonuna vermiş olduğu dilekçeye gelen cevabı, hepimizin iyi okumasını, kapıların yüzümüze nasıl bilinçli olarak kapatıldığını görmemiz çok önemlidir.
Bu konuda Sn. Çetinkaya kardeşime teşekkür ederim.
Arkadaşlarım bakınız, siyasilerce dışlanmış olduğumuzu kabullenelim.
Bizlerin sorunlarını ne siyasiler ne Genelkurmay çözer.
Yapmamız gerekenleri biz yapmazsak, kimselerin bizler için bir şeyler yapmasını beklemek saf-dillilik olur.
1- Yüksek okul bitiren arkadaşlarımızın 1/4den emekli olmaları için.
2- Göreve başlangıç derece ve kademelerimizin 9/1 yerine 9/2 den başlatılmasını emsal göstererek dava açmayı kabullenecek bir Avukat bulmamız gerekir. Diye öneriyorum.
Avukatlık giderleri ile mahkeme masraflarını karşılamak için, payıma düşeni ödemeye hazırım. Saygı ile.
Saygıdeğer Assubaylar… Birkaç dizin yazımın üst-üste geldiğini göre biliyorum. Mesleğe 1990 mezunu olarak başlamış ve 1993 Ocağında da emekliye ayrılmış bir vatandaş olduğumu hatırlatarak, iki kelime daha yazıp takdirini sizlerin tasarruflarına salık vereceğim.
Hükümetin veya hükümetlerin artık Ordunun topundan tüfeğinden korktuğu dönemleri geride bıraktığını görememek için hiçbir neden kalmamıştır... Bunlardan artık korkmayacakları çağdaş ve demokratik hukuk devleti teamülleri gereğince hepimizin kabul edeceği gerçeğidir… Amma ve Lakin bizlerin oylarından asla korkmayacaklarını kimse iddia edemez. Tüm derdim budur inanınız. Bence asker menşeimizi artık bir yana atıp, sivil toplum kuruluşlarının göstermiş oldukları dinamizmi ve etkinliği öngörmeliyiz… Yoksa kendimi araya salmayacak kadar zeki ve şükürler olsun donanımlı bir insanım… Sayın moderatöründe kalibremi tayin ettikten sonra ki teveccühüne laik oluşumla da bunu göre biliyorum… Saygılarımla…
Meslektaşlarım; görevdeyken haklarımızı aramamamız için o kadar çok engel koyuyorlar ki bunu en iyi siz büyüklerimiz biliyorsunuz. Emekli olanlar haklarını aramaya devam etmeli ki görevdekilere de yol açsın.
Medyada o kadar aşağılanıyoruz ki ve bu medya kuruluşlarını siz dernek olarak uyarıyor musunuz veya yasal olarak hakkımızı arıyor musunuz?
Dizide ASTSUBAY BAŞÇAVUŞ'A ÇAVUŞ DİYE HİTAP EDİYOR. Bu onur kırıcıdır. Batıda en kötü ilçelerde bölük komutanları başçavuşlar, doğuda en kötü ve tehlikeli karakollarda karakol komutanları başçavuşlar, ama bunu bir tek biz biliyoruz.
Bizim neden bu kadar hakkımız yeniyor, neden işi biz yapıyoruz da mükafatı başkaları alıyor? TSK'nın looomotifliğini yapıyoruz da alkışları başkaları alıyor!
Ha, unutmadan vatan sağolsun diye yapıyoruz değil mi?
O zaman diğerleri ne için yapıyor onlar maaş almıyor mu? Aldığın maaşı hak et diyen ve bu lafı söylediği kişiden meslek süresi az olan ve yaşı küçük olanlar vatan sağolsun diyemiyor mu ?
Buraya o kadar çok şey yazmak istiyorum ki ama sayfalar dolusu yazsam derdim bitmez.
Kendi hakkımızı kendimiz aramayacak da kim arayacak sesimizi kim duyuracak sorarım size?..
Saygılarımla.
Sayın Yavuz SELİM;
Kesinlikle vurguladığınız gibi; assubaylarımıza verilecek her türlü haktan yararlanacağımızı düşündüğüm ve bildiğim için zaten bu denli bir birlikteliğin ittihat ruhu içerisindeyim. Bizleri yok sayanlara sandıkta gereken dersi mutlaka vermeliyiz.
Emekli uzman jandarmalar sitesinde yazmıyorum maatteessüf. Bunun nedenini onlar sorgulasın!.. (Uzman erbaşlardan ne yalan söyleyeyim haberim yok ve doğrusu onlarında arenasına girip, hepimizi ilgilendiren demokrasi potasında oy ve seçim gibi hayati önemi haiz olan gerçeklerde hedef birliği yapılmalıdır…) Kendilerini dış dünyaya kapatmışlar ve kimselerin gördükleri yok onları. Ve her defasında emekli assubaylarımızla mutlaka yakın temas sağlamaları gerektiğini, SİYASİLERE GİDİLDİĞİ VAKİT, “BİR ELİN NESİ VAR İKİ ELİN SESİ VAR” atasözüne yüklemle daha müessir bir seçmen katmanı oluşturmak için, elimizin daha da güçlü kılınması meyanında sürekli telkinlerde bulunduğum halde muvaffak olamadım. Kompleksi ve kamplaşmayı bırakarak mutlaka birlikte boy göstermeliyiz. Meslekte omuz-omuza kurşun sıkarken mesai arkadaşlığı yaşarken, birbirlerinin yaralı bacağına koluna tampon yapmış olan kaderdaş insanlarımızın giydikleri yeşil üniformaya hiç mi saygıları yoktur?.. Ne demeye emekli olunca bu denli bir ayrışmanın hizmetini yaparız söyler misiniz lütfen?. Kime ne faydası var?. Sırf bu sebeple burada yazmayı ve kitlelere ulaşacağını bildiğim için deneyimli ve güngörmüş bilinç düzeyi daha inkişaf etmiş emekli platformu olan assubay emeklilerimizin yanında yazmak gereği duyuyorum.
Gün birlik zamanıdır. Gün bizleri bu ülke de her tabakadan daha aşağılara sevk etmiş olanlara HESABINI SORMAK günüdür...
Sayın Zeki Çetinkaya'nın Salı, 08 Mart 2011 09:15 nın yazısı;
"BEN SANA HADDİMİ AŞARAK BİR KANUN TEKLİFİ SUNMADIM Kİ
KANUN YAPANIN SEN OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLEREK BÖYLE BİR DÜZENLEME YAPILMASININ HAKKANİYET ÖLÇÜLERİNİN VE EŞİTLİĞİN BİR GEREĞİ OLDUĞUNU VE TAMAMI İLE VİCDANLARINIZA KALMIŞ BİR KEYFİYET OLDUĞUNU DİLEKÇEMİN SON PARAGRAFINDA ÖNEMLE VE SAYGIYLA ARZ ETMİŞTİM.
BAŞKAN:YAHYA AKMAN
ŞANLIURFA MİLLETVEKİLİ
BAŞKAN VEKİLİ:ALİ KUL
BURSA MİLLETVEKİLİ
SÖZCÜ :FARUK KOCA
ANKARA MİLLETVEKİLİ
KATİP :MEHMET HALİT DEMİR
MARDİN MİLLETVEKİLİ"
Size bu cevabı verenler atanmış değil, seçilmiş insanlar. Oy ile o makamları işgal edenler.
Sayın Ceyhun'un Pazartesi, 07 Mart 2011 00:56 yazısı;
"O halde tüm ordu mensubu olan, faal, emekli, dolaylı-dolaysız herkesin demokratik sırat köprüsü de diye bileceğimiz seçim gününde bu kadirbilmez hatır sormaz cenaha karşı duruş sergilemesi de elzemdir… Ve kendilerini (bizleri) hayati derecede ilgilendiren haklarla ilgili ciddi bir paradoksun yaşandığı bu konjonktürde de siyasi otoriteye karşı doğal olarak bir yol vermek zaruri yeti de benimsenmelidir ki yoruma açık kapı bırakılmasın… Bu arada bir astsubay (emekli veya faal) kardeşimizin bu site de “Emekli Astsubaylarımızın Oy Potansiyeli”nden bahis ederken aritmatiksel bir hesaplama yapmasına da teessürle şahit oldum… Bir nüansı izninizle paylaşmak istiyorum… Oy dediğimiz şey siyasi bir yüklemdir… O minvalde sağlayacağınız her türlü muvaffakiyet sizleri müspet veya menfi olarak direkt etkiler. Dahası emeklilerden bahis edilirken, bir kademe aşağıda olan uzman jandarmalar ile onların bir alt kademesinde ki uzman erbaşların oy potansiyeline vurgu yapmamasını veya buna ihtiyaç duymamasını çok garipsedim doğrusu… Oy, sizleri rahatsız eden politik oluşumlardan kurtarır… Ve bu kurtarımın karşılığı, vatansever yurttaşların lehine nihayet/inkişaf etmesi ihtimali olası iken, anılan kesimden bahis etmemiş olmasını bir kez daha üzüntüyle karşıladığımı ifade etmek isterim…"
Assubaylara verilecek her yeni haktan dolaylı veya dolaysız olarak Uzm.Çvş.'lar ve Uzm.Erb.lar da faydalanacaktır ( sanırım, bence ).
İlanlar bölümünde haftalar önce genel seçimlerde oyumu hangi partiye vereceğimi vaad eden bir yazı yazdım. Ancak ya gören olmadı ya da dikkate değer gören olmadı.
Halbuki o ilan hakkında lehte veya aleyhte yazılar yazılsa, tartışılsa, tartışma büyüse yerel, genel basına da yansısa kötü mü olurdu ?
Görevdeki-emeklisi Assubaylar, Görevdeki-emeklisi Uzm.Çvş., Görevdeki-emeklisi Uzm.Erb.lardan ben de, ben de oyumu veriyorum dese ve bu sayı 50-100 binleri bulsa ne olurdu ?
Çok mu hayalperest birisiyim?
Bu durum iyi mi olurdu, kötü mü olurdu ?
Dernek/site yönetim kadrosu bunu bir tahlil etseler veya muro sıkıştığında dediği gibi bir çözümleme yapsalar fena mı olur ?
Her açılan yeni şube yeni bir güç demektir. 10 dairelik bir apartman yöneticiliği yapmanın bile zorluğu ortada iken, büyük bir cesaret, özveri ve kararlılık göstererek ağır bir taşın altına elini koyan Polatlı Şubemizin kurucu yöneticilerini kutluyor, hayırlı olmasını diliyorum.
Çağımızın en etkili kurumları Sivil Toplum Örgütleridir. Aynı amaç ve ortak çıkarları olan kişilerin hakları için mücadele edecekleri yerler bu kuruluşlardır. Emekli Astsubay’lar için de bu yer TEMAD’dır. Bu nedenle; bu güne kadar yaşanan olumsuzlukları, hantallaşmış ve gerçek kuruluş amaçlarından kopmuş uygulamaları öne sürerek derneğimizden uzaklaşmamalıyız. Devamlı şikayet etmek yerine, bu şikayetlerimizi ortadan kaldıracak girişimlerde bulunmalıyız. Bunun için ilk yapacağımız şey ise, bulunduğumuz yerdeki TEMAD Şubesine üye olup, yöneticilerimizi TEMAD’ın gerçek amaçları doğrultusunda yönlendirmek olmalıdır. Elbetteki, eksiklikleri de her zaman dile getirmekten çekinmeyeceğiz.
Eğer, TEMAD bizim sıkıntılarımıza çare olmuyorsa, günün ve çağın gerektirdiği şartlara ayak uyduramıyorsa, hala bir Sivil Toplum Örgütü olduğunun farkına varamayıp, emir komuta zinciri içerisinde faaliyet gösteriyorsa, şubelerimiz kahve ortamından kurtulamıyorsa; bunun sorumlusu sadece yöneticiler değil, bu yöneticileri seçen üyelerdir de. Bu nedenle ümitsiz olmayıp, derneğimize üye olmalıyız ve bizler için yetersiz kalan bu yönetimleri değiştirmeliyiz.
SAYGIDEGER MESLEKDAŞLARIMIZ,
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ DOLAYISI İLE SINIFIMIZIN VE TÜM İNSANLIGIN KADINLAR GÜNÜNÜ
İÇTENLİKLE KUTLAR, SON DÖNEMLERDE VERDİGİMİZ ONUR MÜCADELEMİZDE BİZLERE GÜÇ VEREN
SAYGIDEGER KADINLARIMIZA HER ZAMAN MİNNETARIZ.
SAYGILAR*SEVGİLER OLSUN***
İZMİR TEMAD
ÖZKAN AÇAR
2.BAŞKAN
8 MART KADINLAR GÜNÜ KISA BİR TARİHÇE ..
Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Bugün tüm dünya kadınlarının kutladığı uluslararası bir gündür. Kadınlar Günü, 19. yüzyılın ağır çalışma koşullarına isyan eden kadınların hatırasını yaşatmak ve kadın sorunlarına dikkat çekmek her yıl kutlanmaktadır.
Tarihi
1975 yılında Dünya Kadınlar Yılı'nı ilan eden Birleşmiş Milletler Örgütü, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ı tüm kadınları için Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı.
8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.
CUMHURSUZ CUMHURİYET
Saygıdeğer meslektaşlarımın önemle DİKKATLERİNE
17.01.2011 tarihinde TBMM
Dilekçe Komisyonuna yaptığım
başvuruma aşağıda adresime posta ile gönderilen cevap verilmiştir.
Dilekçe Komisyonu no:
A.01.1.DİK.7352
DİLEKÇİNİN İSTEĞİ VE BAŞKANLIK DİVANI KARARI:
DİLEKÇİ:Astsubayların yüksekokul veya fakülte bitirdiklerinde kademe intibakının düşük tutulduğunu belirterek
diğer özlük haklarla ilgili sorunlarla intibak konusunun yapılacak düzenleme ile çözülmesini
istiyor.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dilekçe üzerinde yapılan inceleme sonucunda muhtelif kanunlarda değişiklik veya
bazı alanlarda yeni yasal düzenlemeler yapılmasının istendiği anlaşılmıştır.
Dilekçe Komisyonu, Anayasa'nın TBMM
İçtüzüğü'nün ve 3071 sayılı
Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun
ilgili hükümleri çerçevesinde çalışmalarını
sürdürmektedir.
Anayasa'nın 88.nci maddesinde kanun teklif etmeye milletvekillerinin
ve Bakanlar Kurulunun
yetkili olduğu belirtilmiştir.
TBMM İçtüzüğü'nün 116/1.nci
maddesinde "Dilekçe Komisyonu... Başkanlık
Divanı...Yeni bir kanun veya
bir kanun değişikliğini gerektiren...dilekçelerin
görüşülemeyeceğini
karara bağlar" denilmiştir.
Komisyonumuz Başkanlık Divanı yeni bir kanun veya
kanun değişikliğini gerektiren dilekçelerin
görüşülemeyeceğini karara bağladıktan sonra TBMM
içtüzüğü'nün 116/2-3.üncü
maddesi gereğince,bu dilekçelerden kanun olarak
düzenlenmelerinde toplumsal yarar görülenlerin birer
örneğini TBMM Başkanlığına
ve Başbakanlığa bilgi olarak göndermekte;
ayrıca kanun teklifi ve tasarısı gerektiren tüm kararları bastırıp,milletvekillerine dağıtmaktadır.Dolayısıyla vatandaşlarımızdan gelen yeni yasal düzenleme taleplerinden ve değiştirilmesi istenen kanunlardan Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin
tamamı haberdar edilmektedir.
Yine yasal düzenleme gerektiren dilekçeler,Dilekçe komisyonuna ait "http;//www.tbmm.gov.tr./komisyon/dilekcekomisyonu/index.htm"internet adresinde
Başkanlık Divanı Kararları altındaki cetvellerde
kamuya açık olarak yayınlanmaktadır.
Diğer yandan yasal düzenleme yapılması istenilen konular hakkındaki
başvurulara ilişkin teklif ve tasarıların TBMM 'ye gelen yasal düzenlemelerin
gelişim süreci"http://www.
tbmm.gov.tr/develop/owa/tasarı_teklif_sd.sorgu_baslangic" internet adresinden takip edilebilmektedir.
YUKARIDA YAPILAN AÇIKLAMALAR IŞIĞINDA 3071
SAYILI DİLEKÇE HAKKININ KULLANILMASINA DAİR KANUN İLE TBMM İÇTÜZÜĞÜ'NÜN 116.NCI MADDESİ UYARINCA DİLEKÇENİN DİLEKÇE KOMİSYONUNDA GÖRÜŞÜLEMEYECEĞİNE KARAR VERİLDİ.
BAŞKAN:YAHYA AKMAN
ŞANLIURFA MİLLETVEKİLİ
BAŞKAN VEKİLİ:ALİ KUL
BURSA MİLLETVEKİLİ
SÖZCÜ :FARUK KOCA
ANKARA MİLLETVEKİLİ
KATİP :MEHMET HALİT DEMİR
MARDİN MİLLETVEKİLİ
DÖNEM:23
YASAMA YILI:5
CETVELNO:24
KARAR TARİHİ:27/01/2011
KARAR NO : 6998
---------------------------
İŞTE BÖYLE YANİ NEYMİŞ
BENİM HAKLARIMIN KANUNLAR YOLUYLA KISITLANDIĞINI BUNU YAPAN KANUN YAPICILARINA DA
BUNU DÜZELTEBİLİRMİSİNİZ ACABA DİYE TALEPTE BULUNAN
TALEP SAHİBİNE SEN KANUN TEKLİFİ VEREMEZSİN YASALARDA
KİMLERİN VERECEĞİ BELİRLENMİŞTİR SENİN İSTEĞİNİ TOPLUMSAL BİR YARAR DA GÖRMEDİĞİMDEN İŞLEME ALAMAYACAĞIMI (HERHANGİ BİR DUYGU KATMADAN SEVİNEREK YADA ÜZÜLEREK YORUMU SİZE KALMIŞ) BELİRTİRİM DİYOR.
BEN SANA HADDİMİ AŞARAK BİR KANUN TEKLİFİ SUNMADIM Kİ
KANUN YAPANIN SEN OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLEREK BÖYLE BİR DÜZENLEME YAPILMASININ
HAKKANİYET ÖLÇÜLERİNİN VE EŞİTLİĞİN BİR GEREĞİ OLDUĞUNU VE TAMAMI İLE VİCDANLARINIZA KALMIŞ BİR KEYFİYET OLDUĞUNU DİLEKÇEMİN SON PARAGRAFINDA ÖNEMLE VE SAYGIYLA ARZ ETMİŞTİM.
ARTIK SÖYLENECEK FAZLACA BİR ŞEY KALDIĞINI SANMIYORUM.
BUNDAN SONRASI SÜTÜNÜZE KALMIŞ.
VE HALA HELAL SÜT EMMİŞ İNSANLARDAN OLUŞAN BİR PARLAMENTOMUZ OLDUĞUNA İNANMAYA DEVAM ETMEK İSTİYORUM.ÇÜNKÜ
ÜMİTSİZLİK İNANÇLARIMA
VE INSAN OLARAK FITRATIMA UYMAMAKTADIR.
Zeki ÇETİNKAYA
Emekli Assubay
KADIN
Kimi der ki kadın
uzun kış gecelerinde
yatmak içindir.
Kimi der ki kadın yeşil bir
Harman yerinde dokuz zilli
Köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki ayalimdir.
Boynumda taşıdığım vebalimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran.
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal.
O benim kollarım, bacaklarım.
Yavrum, annem, karım, kız kardeşim hayat arkadaşımdır.
Nazım HİKMET
Anadolu Kadınının dünya kadınlar Günü Kutlu Olsun.
KADINLARIMIZ,
Onlar bizim anamız,bacımız,eşimiz yoldaşımız. Her şeyimizi onlara borçluyuz, yılın her gününü onlar için kutlasak öpülesi ellere her gün kır çiçekleri versek haklarını ödeyemeyiz.
Dünya kadınlar günü kutlu olsun. Saygılarımızla.
8 MART KADINLAR GÜNÜ VEFAKAR,CEFAKAR,HERTÜRLÜ KOŞULDA HİÇBİR ZAMAN YILMADAN KURTULUŞ SAVAŞINDA EŞLERİ SAVAŞTA OLDUĞU İÇİN DEMİRYOLU YAPIMINDA ÇALIŞIP ASKERİN CEPHANESİNİN TAŞINMASINI SAĞLAYAN KAHRAMAN ELİ ÖPÜLESİ ANNELERİMİZİN,CUMHURİYETİMİZİN KURULUŞ VE BUGÜNLERE GELMESİNDE EĞİTİMLİ ÇOCUKLAR YETİŞTİREN,KENDİ YUVALARINDA VE ÇEVRELERİNDE AZİMLE ÇALIŞAN KADINLARIMIZINDAN AHİRETE GÖÇ EDENLERİNE ALLAHTAN RAHMET,HASTA OLANLARA ŞİFA DİLİYORUM.BUGÜN TOPLUMUMUZA ÇOK BÜYÜK KATKIDA BULUNAN BÜTÜN KADINLARIMIZIN 8 MART KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN.
Elleri öpülesi Kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutlar, Şahsım ve Yönetim Kurulum adına saygılar sunarım.
Mustafa DÜNDAR
TEMAD ANtalya İl Başkanı