SEVGİLİ ERSEN ABİ, BAHSETTİĞİN İLGİ YAZI İLE GÖNDERİLEN TEKLİFTE ASSUBAYLARA VE UZMAN ERBAŞLARA 1/4 DERECE VERİLMESİ VAR. X SAYILI CETVEL ALTINDA HERKES BİRLEŞTİRİLMİŞ.ANCAK LİSE MEZUNLARININ MYO MEZUNU SAYILMASI YOK. 4 YILLIK BİTİRENLERİN 8/1 DEN MYO BİTİRENLERİN 9/1 DEN BAŞLATILMASINI KONU ALMIŞ. YÜKSEK LİSANS YAPANLARLA BİRLİKTE DOKTORA YAPANLARA DA BİR KADEME VERİLMESİ ÖNGÖRÜLÜYOR.
Sayın İsmail TURAN abi,
OYAK da kimin ne yaptığı belli değil, kapalı bir kutu ama artık bu kutunun açılması gerekmektedir.
Sizi sonuna kadar destekleyeceğiz. Bu konuda çekinceniz olmasın, olumsuzluklarda üzerimize düşen neyse o konuda destek vermeye her zaman hazırız.
Saygılar sunarım.
Saygıdeğer Arkadaşlarım,
Yıllardır her geçen gün artan katılımla haklarımızı talep eden çalışmalar mail dilekçe kampanyaları yapmaktayız.
Genelkurmay Başkanlığında haklarımızla ilgili çalışmalar yapıldığı bilgisini alınca yeni bir mail kampanyası ile taleplerimizi yeniledik.
Bu kampanyaya destek vermesi gerekenler ne yazık ki her zamanki gibi suskun kaldılar. Haksızlıklara sessiz kalmanın haksızlık kadar suç olduğuna inanan ve kendisine saygı duyan meslektaşlarımız bu kampanyaya katıldılar, teşekkürlerimizi sunuyorum.
K.K.K.lığı'nın 6 NİSAN 2011 gün ve GNSEK.:5010-102868-11 Bil.E.Ş. sayılı yazıları ile haklarımızla ilgili başlangıç dereceleri ve lise mezunu olanların Emekli Sandığı hükümlerine göre MYO mezunu sayılarak intibaklarının yapılması konusunun meclise gönderildiği diğer haklarımızla ilgili çalışmaların devam ettiği bildirilmiştir.
Emeği geçenlere teşekkür eder bir an önce yasalaşmasını dilerim.
Ersen Gürpınar
E.Per.Kd.Bşçvş.
E.ASB.GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU sözcüsü
Yaşayan tüm emekli Astsubaylar; tüm meslektaşlarımıza ulaşıp, TEMAD'ı olağanüstü genel kurula çağıran dilekçelerimizi yazıp genel merkeze posta yoluyla gönderelim.Sayın Ersen Gürpınar'ı yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi yolunda, olması gereken platforma taşıyalım.
Değerli arkadaşlarım
Bildiğimiz gibi adaletsizce bir çok haksızlığa maruz bırakıldık ve bunların giderilmesi için uğraşlarımız devam etmektedir. Bu çalışmalarımızın bir kanadını teşkil eden Assubaylar üzerindeki ön yargıların kaldırılması ve maruz bırakıldığımız adaletsizlikler için basınımızı doğru bilgilerle bazı arkadaşlarımız sürekli bilgilendiriyorlar. Kayayı delenin damlaların sürekliliği olduğunu aklımızdan çıkarmadan,hiçbir zaman bıkmadan,umutsuzluğa kapılmadan hakkımızdaki ön yargıların düzeltilmesi; adalet,eşitlik ve insan onurunu sağlayıncaya kadar yasal mücadelemize devam etmeliyiz. Bilgi sunduğumuz bu yazarlardan bazıları ise duyarlı davranıyor ve sesimizin duyurulmasını sağlayarak bizlere destek veriyorlar. Kendilerine bu vesileyle bir kez daha şükranlarımı iletiyorum.
5 Nisan tarihli SÖZCÜ Gazetesinde yazar Sn.Hamza ÇEBİ'nin emeklilerin sesini duyurduğu "EMEKLİNİN SÖZCÜ'SÜ" köşesinde haksızlığa uğradığımız konular Sn.M.Ali DOĞAN'ın aşağıdaki iletisiyle dile getirilmiştir. Sn.DOĞAN ve sesimizin duyurulmasını sağlayan Sn.ÇEBİ'ye teşekkürlerimizi iletiyorum.
Sn.Hamza ÇEBİ
e-posta : [URL=emekli@sozcum.com]emekli@sozcum.com[/URL]
Astsubayların hakları
Görev yaparken aldığımız Türk Silahlı Kuvvetleri tazminatı biz astsubaylara emekli olduktan sonra verilmiyor. Maaşlar da yarı oranında düşüyor.Yüksek öğrenim yapan devlet memurları 1.derecenin 4.kademesine kadar yükselirken bizlere bu hak niçin tanınmıyor? 2006'da çıkan kanunla tazminat almayan tüm emniyet görevlilerine verilen 100 TL,bize verilmedi. İki yıllık yüksek okul mezunu devlet memurları 9/2'den göreve başlarken astsubayların 9/1'den başlaması haksızlık. Subaylara emekli olunca TSK tazminatı,hizmet,kadrosuzluk tazminatı ödenirken,astsubay emeklisine hiçbiri ödenmiyor. Bu haksızlıklar düzeltilmeli.
M.Ali DOĞAN
Değerli Arkadaşlar;
Sağ olsun bu site sayesinde tüm sorunlarımızı paylaşıyoruz. Ne yazık ki bugüne kadar yapılan çalışmalarda,Hükümet olsun,Genelkurmay olsun sorunlarımızı hiç dikkate almamış,sürekli yapılan açıklamalarla bizleri oyalamışlardır.
Bizler görevde iken ailemizden çok bu devlet için çalışmış,bugün görev verilse yine çalışacak insanlarız. Nedense iş haklarımıza geldiğinde hep görmemezlikten gelinmiştir.
Şu an hükümet bilindiği üzere KHK ile yetki almak üzeredir.Bu son fırsatta da bizimle ilgili haklarımızı vermediği takdirde,tüm arkadaşların şapkasını önüne koyarak iyi düşünmesini istiyorum.
Ben şu anda kendi çapımda çalışmalara başladım. Oylarımızı mecliste hem devlet,hem bizim haklarımız için çıkacak duruma göre savunacak kişi ve kişilere göre etrafımı organize etmeye başladım.Bu konuda başarılı olacağıma inanıyorum. Bizler çevresi geniş Türkiye'nin her yerinde arkadaşları olan kişileriz.Bir oy'un ne kadar değerli olduğunu tün siyasiler biliyor.Bu yüzden çalışmalarınızı ona göre yapmanızı diliyorum.
Tüm arkadaşlara saygı ve selamlarımı sunuyorum.
Değerli Arkadaşlarım,
Bizlerin sorunlarını, ne siyasiler ne partililer, ne de genelkurmay çözmez, çözemez.
Neden derseniz, hepsi kendi derdinde. Kuru tuzlarını biraz daha kurutacaklar da ondan.
Onlar zaten aralarında dayanışmalarını halletmişler.
Assubay dersen, o da ne der, kirpi gibi olurlar.
Bizlerin sorunlarını çözecek olan, gasp edilen haklarımızı verecek olan tek makam vardır. HUKUK
Sn. İsmail Turan kardeşimiz bu konuda en büyük adımı atmıştır.Destek için hazırız
Bir kez daha teşekkür ederim.
Bu doğrultuda, haklarımızı arar, yine bu konuda emek veren arkadaşlarımıza maddi manevi desteklerimizi verip, bu dayanışmayı devam ettirebilirsek, gerek OYAK gerekse bu güne kadar verilmeyen haklarımızın gündeme gelmesini sağlar, ancak o zaman haklarımızı alabiliriz diye düşünüyorum.
TBMM oylamada, yasal haklarımızı vermeyenler hakkında dava açma hakkımızın olup olmadığını hukukçu arkadaşlarımız bir araya gelir, yasal yollara müracaat etmeyi düşünüyorlarsa, bizler de o arkadaşlarımızın emeklerinin karşılığını vermeliyiz.
Kendilerini haklarımızı aramaya davet ediyorum. Neticede bu bir iş anlaşmasıdır. Arkadaşlarım da kabul ederler ise, aramızda para toplayıp dava açalım. Bu işler seçim sonrasına kalırsa, siyasiler yeni yasa çıkarır, bu hakkımızı da elimizden alırlar.
Tam dayanışmaya muhtaç olduğumuz bu günlerde, meslektaşlarımın ne için uzaklaştığını merak ediyorum.
Saygı ile.
NOT.Dikkatlerinden kaçmış olan meslekdaşlarım için, Sn.Turan'ın dava giderleri için destek vermek isteyenler ersengurpinar@hotmail.com adresine mesaj göndermelerini
Değerli Arkadaşlarım,
Konya Temad Şubesinin yeni binanın 16 nisan 2011 cumartesi saat 13:00 ‘da açılış töreni vardır.Törene tüm dostlarımız davetli olup katılımlarınız bizleri onurlandıracaktır.
VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI
Değerli devre arkadaşımız 1973 mezunu Hayrettin TABAK Menemen'de vefat etmiştir.Ailesine ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum.Işıklar içinde uyusun...!
Bu kurumun en ağır görevlerini yapıyoruz ama sefasını birde başkalarının sürmesi için pohpohluyoruz.
Sadece VATAN SEVGİSİ için mi?
Her şeye tamam ama; aile, özel yaşam nerede?
BİZİMKİLERE TOKAT GİBİ CEVAP:
Polisin 12 -24 Mesai Sistemi Kalkıyor
Polisin 12-24 mesai sistemi, 8 saatlik sisteme dönüyor. İlk olarak Bursa'da uygulamaya geçen sistemden tüm polis ve alileri memnun...
12-24 mesai sistemine göre çalışan polislerin yoğun tempo sebebiyle verimi düşünce vardiyaları 8 saate düşürüldü. Pilot bölge olarak seçilen Bursa'da sistem iyi sonuçlar verdi. Aileleriyle daha fazla vakit geçiren polislerin hem performansı arttı, hem de ailevi ilişkileri düzeldi. Bursa Emniyet Müdürlüğü'ne teşekkür mektubu yazan aileler evlerindeki huzurun arttığını söyledi.
Emniyet Genel Müdürlüğü, 12-24 mesai sistemine göre görev yapan polislerin yoğun tempo sebebiyle verimi düşünce 'Ergonomik Vardiya Sistemi'ni uygulamaya koydu. Pilot bölge olarak seçilen Bursa'da polislerin günlük çalışma saatleri 8 saate düşürüldü. Asayiş ekiplerinin 24 bin 361 olan GBT sorgulama sayısı, uygulamayla birlikte yüzde 54 arttı.
JANDARMA 24 SAAT ESASINA GÖRE ÇALIŞIR DİYENLERE
Aksaray il merkezinde önemli bir sanayi kuruluşuna özel güvenlik hizmeti vermekteyiz bu projemizde çalışacak proje müdürü aramaktayız.Özel güvenlik kimlik kartına sahip Aksaray ilinde ikamet eden/ikamet edebilecek Tercihen /yangın önleme/söndürme ihtisasına sahip Hava Kuvvetleri Komutanlığından emekli sürücü belgesine sahip,sağlık problemi ve seyahat engeli olmayan istekli arkadaşlar detay görüşmek için aşağıdaki numarayı arayabilirler. Suat ÜMİT: 05305055481
Değerli Meslektaşlarımız,
Bugün bir tatbikat dönüşü Çanakkale boğazında bir İsveç şilebi ile çarpışarak boğazın karanlık sularına gömülen Dumlupınar denizaltısında şehit olan kahraman silah arkadaşlarımızın vefatının yıldönümüdür.Onlar bizim gönüllerimizdeki müstesna yerini aldılar, son nefeslerinde VATAN SAĞOLSUN diyen bu kahramanlarımızın aziz hatırası önünde bir kez daha saygı ile eğiliyoruz.
NOT. Bu olayla ilgili Sn.Ersen Gürpınar'ın Milliyet Blog'ta yayınlanan iki yazısını okumanızı öneriyoruz. Saygılarımızla.
[URL=http://blog.milliyet.com.tr/Hazin_bir_ask_hikayesi/Blog/?BlogNo=171275]http://blog.milliyet.com.tr/Hazin_bir_ask_hikayesi/Blog/?BlogNo=171275[/URL]
[URL=http://blog.milliyet.com.tr/Dumlupinar_denizalti_faciasi/Blog/?BlogNo=33742]http://blog.milliyet.com.tr/Dumlupinar_denizalti_faciasi/Blog/?BlogNo=33742[/URL]
Sn.1977 devresi arkadaşlarım;
K.K.K. lığına yapmış oluğumuz kamp müracaatı sonucunda 2 Dönem ( 07-16 MAYIS 2011) Karpuzkaldıran 1977 Devreleri için kuvvet ayrımı yapılmaksızın 15 motel tahsis edilmiştir. Kampa katılmak isteye devreler en kısa zamanda oztas07@hotmail.com mail adresine veya 0 505 822 80 03 AHMET ÖZTAŞ’ iletmelerini bekliyoruz.
İSTENEN BİLGİLER
ADI SOYADI:
KUVVET-SINIF VE SİCİL NO:
TC NO :
KAMPA KAÇ KİŞİ KATILACAĞI:
CEP TEL :
ÜYE OLDUĞU TEMAD ŞUBESİ :
NOT : Katılımcı arkadaşlardan aile başı 20 Tl web. Sitesi, telefon, faks. Gideri toplanacaktır. Yer olduğu takdirde birlikte katılmak istediğiniz diğer devre meslektaşlarımıza da yer verilecektir.
"ŞEHİTLERİMİZİ RAHMET VE SAYGI İLE ANIYORUZ"
DUMLUPINAR FACİASI (4 NİSAN 1953) “VATAN SAĞOLSUN”
Yıl 1953, günlerden 4 Nisan… Sabahın ilk ışıklarında Eceabat ve Nara kıyıları şiddetli bir çarpışmanın gürültüsüyle sarsıldı. Bu sarsıntı, güneşle birlikte tüm Türkiye’yi saracaktı. Naraburnu açıklarında Naboland adlı İsveç şilebi ile çarpışarak Çanakkale Boğazı’nın sularına gömülen Dumlupınar denizaltısında şehit olan 81 Türk Denizcisi tarihin sayfalarına ve Türk Milleti’nin kalbine şu sözlerle kazınacaktı: “Vatan sağolsun!”
Akdeniz’de yapılan NATO tatbikatına katılan 1. İnönü ve Dumlupınar denizaltı gemileri, manevraların ardından Gölcük’e dönmek üzere yola çıktılar. 3 Nisan’ı 4 Nisan’a bağlayan gece Çanakkale Boğazı’na giriş yapan iki denizaltı gemisi, olacaklardan habersiz eve dönüyordu. Sakin geçen yolculuk saat 02.10 sularında Dumlupınar için son buldu.
Dumlupınar, Naraburnu açıklarına yaklaşırken geminin güvertesinde Süvari Kıdemli Yüzbaşı Sabri Çelebioğlu, Üsteğmen Kemal Ünver, Üsteğmen Hüseyin Yumuk, Astsubay Hüseyin Akış ve Astsubay Hüseyin İnkaya bulunuyordu.
Ancak Çanakkale Boğazı’nın sularında sessiz sedasız ilerleyen tek gemi Dumlupınar değildi. İstanbul yönünden gelen İsveç Bandıralı “Naboland” şilebi de aynı dakikalarda Naraburnu açıklarına gelmişti. Kaptanlığını Oscar Lorentzon’un yaptığı Naboland ile Dumlupınar, birkaç dakika sonra korkunç bir gürültüyle çarpışacak ve bu çarpışma Eceabat sahilinde dahi duyulacaktı.
Astsubay Hüseyin İnkaya, nöbetçi olmamasına karşın vardiya dışı görevine devam ediyordu. Nara önlerine gelinirken rotada dikkatini çeken değişiklik üzerine köprü üstüne çıktı. Tam bu sırada güvertede bulunan sekiz kişi, ne olduğunu anlayamadan suya yuvarlandı.
Naboland, Dumlupınar’a tam baş tarafından bindirmişti. Çarpışmanın gürültüsü Eceabat Limanı’nda demirlemiş olan gemilerce de duyuldu. Darbenin şiddetine dayanamayan Dumlupınar, birkaç saniye içinde Çanakkale Boğazı’nın karanlık ve soğuk sularına gömüldü.
Denizaltının tüm elektriği kesilmişti. Gemilerinin baş taraftan itibaren su aldığını gören denizciler hızla kıç torpido dairesine doğru harekete geçti. Kıç torpidoya varana kadar da arkadaşlarının birçoğunu kaybettiler. Dumlupınar batarken sadece 22 denizci de kıç torpido dairesine ulaşmayı başarmıştı. Dumlupınar ilk şehitlerini böylelikle vermiş oldu.
Aynı gece Eceabat Limanı’nda demirli bulunan Gümrük motorundaki personel, acil olarak kaza mahaline çağırıldı. Gümrük motoru, Naboland’dan atılan tahlisiye sandallarına çıkmış ve can yeleklerine sarılmış Dumlupınar mürettebatını görerek motora aldı ve Çanakkale’de hastaneye ulaştırdı.
Gün ağarmıştı. Balıkçı tekneleri, Dumlupınar’ın batarken su yüzüne fırlattığı haberleşme şamandırasını gördü. Gümrük motorunun ikinci çarkçısı Selim Yoludüz şamandıraya uzandı ve üzerindeki yazıyı okudu:
“Deniz Kuvvetlerine bağlı Dumlupınar Denizaltısı burada battı. Kapağı açın ve denizaltıyla irtibat kurun.”
Yoludüz kapağı açtı, şamandıranın içindeki ahizeyi kaldırdı ve ümitle “Alo” dedi.
Telefondaki ses, “Buyrun, ben Astsubay Selami” dedi.
Beklediği karşılığı alan Selim Yoludüz, Astsubay Selami’ye ne durumda olduklarını sordu. Astsubay Selami, geminin 15 derece sancak yönünde yatık ve elektriğin kesik olduğunu, 22 kişi olarak kıç torpido dairesine girebildiklerini söyledi.
Selim Yoludüz, “Endişelenmeyin. Kurtaran yolda. Sizi oradan çıkaracağız” dedi. Astsubay Selami’nin cevabı, Selim Yoludüz’ün kulağına ve kalbine işledi:
“Ailelerimize selam söylüyoruz. Bizi kurtaracağınızdan eminiz. Vatan sağolsun…”Bu, Astsubay Selami’nin boğazın yüzeyindekilerle yaptığı ilk konuşma oldu. Saat 11:00 sularında olay mahaline gelen Kurtaran gemisinin tüm çabaları sonuçsuz kaldı. Bir süre sonra bir konuşma daha yapmak için şamandıranın başına gidildi ve ahize kaldırıldı. Ahizenin diğer ucundan sadece dualar, ezan sesleri ve iniltiler geliyordu. Saat 15:00 sularında ise muhabere şamandırasını tutan telefon kablosu koptu. Bir daha Dumlupınar mürettebatından haber alınamadı.
Son sözleri: ”VATAN SAĞOLSUN” oldu…!
[URL=http://www.anadolutayfasi.net/tarih/33546-dumlupinar-faciasi-4nisan-1953-a.html]http://www.anadolutayfasi.net/tarih/33546-dumlupinar-faciasi-4nisan-1953-a.html[/URL]
Uzun bir zamandır sitenizde ASSUBAYLARIN birikmiş sorunlarıyla ilgili çalışmaları ve yorumları takip etmekteyim.Başta site yöneticisi olmak üzere biz ASSUBAYLARIN haklı mücadelesi için maddi manevi uğraşan,emek sarf eden ve bu haklı olan davamızda bizlere, gerek hukuk mücadelesiyle gerek fikirleriyle gerekse yorumlarıyla katkı sağlayan herkese teşekkür ederim. Ayrıca Sayın büyüğümüz İSMAİL TURAN abimizi bizleri de temsil ettiği haklı davasında kutlar, maddi manevi her konuda kendisine destekte bulunacağımı bildiririm.
Bu konuda olduğu gibi bizlerin her türlü haklarıyla ilgili uğraş veren ve bizlere değerli fikirleriyle önderlik eden Sayın ERSEN GÜRPINAR'a teşekkür eder saygılarımı sunarım.
K.K.leri ÇANKIRI Mezunu 72'li devre arkadaşlarımın, sitemizdeki ''DEKLARASYON,,Mail kampanyasına ilgi göstermelerini bekliyorum. Bütün arkadaşlarımı saygı ve sevgi ile kucaklıyorum.
YILMAZ ÖZDİL
Etik’et ( TBMM de bulunan meclis lokantasının Yemek fiyat listesi )
Etli türlü fırın 1 lira. Yoğurtlu semiz otu 1 lira.
Çentik kebap 3 lira. Kabak bayıldı 1 lira.
Güveçte köfte, patatesli 3 lira. Patlıcan- biber tava 1 lira.
Fırın kebap, Garnitürlü 3 lira. Kısır 1 lira.
Kuzu tandır,pilavlı 4 lira. Peynir tabağı 1 lira.
Soslu dil balığı 4 lira. Ekmek kadayıfı 1 lira.
Piliç but fırın 3 lira. Bademli keşkül 1 lira.
Hindi dolma 2 lira. Cevizli halka tatlısı 1 lira.
Spagetti bolonez 1 lira. Armut komposto 50 kuruş.
Pilav 50 kuruş. Nar suyu 1 lira.
Mevsim salata 50 kuruş. Üzüm Suyu 1 lira.
Karışık turşu 50 kuruş. Şalgam suyu 1 lira.
Cacık 50 kuruş. Köylü biftek 4 lira. ( Bifteği 4 lira. aslında
Havuç çorbası 50 kuruş. Köylü bedava )
Brokoli çorbası 50 kuruş.
Tavuklu Brokoli 1 lira. Kasapta etin kilosu olmuş 50 lira. Ne keder,
Hanım ağa sarma 1 lira. ne gam….. O vatandaşın sorunu, kendisi
düşünsün….. Vekil şimdi kendine anayasa
yapıyor. Bundan daha önemli ne ola ki !!!!!!!!
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak, Her şahsı harimi hak’ka mahram mı sanırsın ?
Yarın, bakarsınız, söner bugün çatırdayan ocak, Her taç giyen çulsuzu Edhem mi sanırsın ?
Bugün ki mideler kavi,bugün ki çorbalar sıcak, Dehri ararsan, binde bir adam bulamazsın,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak…. Adem görünen harları, adam mı sanırsın ?
Yiyin efendiler yiyin, bu haˆn-ı pür-neva sizin, En ummadığın keşfeder esrarı derunu,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin. Sen herkesi kör, alemi sersem mi sanırsın ?
Tevfik Fikret Ziya Paşa
1867 – 1915 1825 - 1880
Asrın yeni bir umdesi var, hak kapanındır. Benim ağzım pek yandı, ama siz dikkat edin.
Söz haykıranın, mantık ise şarlatanındır. Yalnız layık olan adama hürmet edin.
Geçmez ele bir paye, kavuk sallamayınca, Haddini kim bilmezse, ona hakaret edin.
Liyakat kürsüsü, pezevenk puşt olanındır. Ele alçak durmayın, onu hakikat sanır,
Neyzen Tevfik Eşeğe gem vurmayın, kendini At sanır.
1879 – 1953 Namdar Nami Karatay
1896 - 1953
Geldik vatan kavgasına, Bir soğan soyarken yaşarır gözler,
Düştük rütbe yağmasına, Hazine soyulurken aldırmıyor öküzler.
Daldık dünya sefasına, Hayadan eser yoktur, nafile bütün sözler,
Kimi görsek etekleriz, Beyhude inat etme, salla hemen başını,
Ne utanmaz köpekleriz…. Gerdan kır, elini bük, al gitsin maaşını…..
Namık Kemal Abdullah Çağlayan
1840 – 1888
Hasan dağı arpalıktır, eğer saban yürürse.
Her derede bir değirmen, eğer suyu gelirse.
Her köylüden birer tavuk, eğer köylü verirse
Güzel gidiş bu gidiş eğer sonu gelirse……...
Yazarı bilinmiyor
BİLDİGİNİZ GİBİ DÜN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (KHK) İLE HÜKÜMETE ALTI AYLIK BİR YETKİ VERİLDİ.
BİR KAÇ GÜNDÜR ÖZELLİKLE BİZLERİ SIZAN HABERLERE GÖRE İLGİLENDİREN YETKİ ALINDI. BU ARA ÇOK TARTIŞMALI GEÇEN OTURUMLARDAN BİR PASAJ...
HAYIRLISI OLSUN AMAN FAZLA HEYACANLANMAYIN.?
*********
Bunun üzerine MHP’li Mehmet Günal’ın, “O zaman TSK ile ilgili ne yapılacak? Anlayamadık” demesi üzerine Çiçek, alınacak yetki ile TSK personeliyle ilgili ‘parasal konularda’ düzenleme gidileceğinin sinyalini verdi. Ancak bu konuda detaylı açıklama yapmaktan kaçındı.
Gazetecilerin salonda olduğunu anımsatan Çiçek, “Parasal konuları telaffuz ettiğinizde toplumda aşırı bir beklenti meydana gelebilir. Bizler sorumluluk taşıyan insanlarız. Size rakam açıklarsam verdiniz, vermediniz, haydi oraya verildi buraya niye verilmedi tartışması başlar” dedi. Çiçek, MHP’li Günal’ın, “Bakanlar Kurulu olarak parasal konularda yetkiniz var. KHK yetkisine ne gerek var?” sorusuna ise, “Özel bir konu. Bunlar için kanun gerekiyor” karşılığını vermekle yetindi.
Çiçek tasarının kabulünün ardından, “Bu benim katılacağım belki son komisyon toplantısı” diyerek, tüm komisyon üyelerine hükümeti adına bugüne kadarki çalışmaları için teşekkür etti. Çiçek, “Ben üslubuma dikkat ederim ama bugünkü görüşmelerde kırıcı olduysam özür diliyorum” diyerek, muhalefet milletvekillerinin gönlünü aldı.
ATİLLA ABAYLI*