Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 23°C
Açık
Ankara
23°C
Açık
Cts 24°C
Paz 26°C
Pts 25°C
Sal 23°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
6676 kayıt.
EMEKLİ ASSUBAYLAR EMEKLİ ASSUBAYLAR
26/04/2016 at 7:51 AM
Site yönetimine birçok arkadaşımız basın açıklaması konusunda endişelerini dile getirmektedir. Bu konuda basın açıklaması organizasyonu yapan arkadaşlarımızın açıklamaları bilgilerinize sunulur. Bazı arkadaşlarımız bana ne başlangıç derecesinden,sicil affından,malulen emeklilerin mağduriyetinden varsa yoksa tazminat üstelik bu tazminatı da kendi konumlarına uyan 24 yıl 1/4 derece ya da sicile dayalı verilmesini savunarak büyük tepki aldılar, şimdi arkadaşlarımız haklı olarak basın açıklaması sadece tazminatı mı kapsıyacak endişesi taşımaktadırlar. BİRİMİZİN DERDİ HEPİMİZİN DERDİ OLMAZ İSE BAŞARAMAYIZ. Bu bilinç ve beraberlikle basın açıklamasında Başbakan ve Genelkurmay başkanımızın "Emekli assubayların sorunları çözülecek" sözünün gerçekleşmesini talep edeceğiz, acil sorunlarımız TAZMİNATLAR- 9/2 BAŞLANGIÇ DERECESİ-SİCİL AFFI VE MALULEN EMEKLİLERİN MAĞDURİYETLERİ olarak değerlendirilecektir.
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
26/04/2016 at 6:56 AM
EL SUAL, EL CEVAP “Sayın GÜRPINAR’ın mesajından alıntıdır.” ……………. Bizlere en büyük engel yine bizden geliyor Neymiş efendim bireysel eylem mail kampanyası vs. yapanlar kişisel reklam peşindeymiş ayrıca şehitlerimizin olduğu günlerde hak peşine düşmek etik değilmiş. ................ Ergenekon ve Balyoz davalarında mağdur olanlar devlet aleyhine tazminat davaları açıp; trilyonları götürüyorlar. Buna ne buyuruyorsunuz? Milyonluk bir kitlenin güvenini erozyona uğratmak, o koltukta lök gibi oturmak çok mu etik? Mesajım adresine teslimdir. Açılsa da, açılmasa da!.?
Lütfen bekleyin...
Ersen Gürpınar Ersen Gürpınar
25/04/2016 at 8:39 PM
Tarihinin en büyük maddi ve manevi desteğini alan üyelerini kurşun asker gibi gören TEMAD yönetimi kişisel hasaplarla mücadelede en büyük hayal kırıklığını yaşatınca kendisine ve mesleğine saygılı arkadaşlarımız kişisel gayretleri ile sesimizi duyurmaya adaletin gerçekleşmesini sağlamaya çalışıyorlar; Bizlere en büyük engel yine bizden geliyor Neymiş efendim bireysel eylem mail kampanyası vs. yapanlar kişisel reklam peşindeymiş ayrıca şehitlerimizin olduğu günlerde hak peşine düşmek etik değilmiş.... Sevsinler sizin aciziyetinize uydurduğunuz bahaneleri Vatan sevgisi elbette herşeyin üzerindedir ama hergün şehit veren assubaylara haksızlık yapanlar değil bu haksızlıkları dile getirenler suçlu öylemi? Üstelik bunu söyleyen yönetim sözcüleri evlatlarımız şehit olduğunda Ankara'daki kahpe tuzakların yaşandığı günlerde birtek taziye mesajı bile yayınlamayan duygusuzlardır; TEMAD'ın temsilcimiz olmasına kimsenin itirazı yok peki vaatler açıklanınca torbada keklik zannedip şubelere müjdelere koşup 9/2 -intibaklar-tazminatlar garanti genelkurmay devre dışı siyasetle hallediyoruz diyenler ne yapıyor ? Hiçbirşey Buyursunlar yapsınlar bizler destek verelim ellerini kollarını dilleri bağlayanmı var? İsteselerde yapamazlar muhatap alınmıyorlar bu yüzden birtek açıklamaları yok ticaretle meşgul olup yalakaların gündem değiştirmesi ve alkışları ile saltanata devam ediyor Farz edelim bu tür çalışmaların yararı yok Peki zararı varmı? Arkadaşlarımızın kendi şubelerine zaman geçiyor muhataplarınızla görüşün, eylem yapın, sesimizi duyurun çağrılarını sessiz kalanlar mazeret uydurmasınlar İZMİRDE 29 NİSAN 2016 CUMA GÜNÜ GÜNDOĞDU MEYDANINDA SAAT 15.00 DA KENDİSİNE MESLEĞİNE SAYGISI OLAN ASSUBAYLARCA YAPILACAK BASIN AÇIKLAMASI KARARLILIĞIMIZIN GÖSTERGESİ OLACAKTIR KATILMA CESARETİNİ GÖSTEREMEYENLER GÖLGE ETMESİNLER BAŞKA İHSAN İSTEMİYORUZ
Lütfen bekleyin...
metin ayan metin ayan
25/04/2016 at 7:28 PM
1 ELİN NESİ VAR BİNLERCE ELİN SESİ VAR DESTEK VER LÜTFEN ........İZMİR VE ÇEVRE İLÇELERDE İKAMET EDEN EMEKLİ ASTSUBAY VE AİLELERİ 29 NİSAN 2016 CUMA GÜNÜ SAAT 14:30 DA İZMİR GÜNDOĞDU MEYDANINDA ASSUBAYLARA SÖZ VERİLDİĞİ HALDE HALA VERİLMEYEN MAKAM VE GÖREV TAZMİNATLARI VE DİĞER HAKLAR İÇİN BASIN AÇIKLAMASI YAPILACAKTIR KATILIMIN YÜKSEK OLMASI İÇİN LÜTFEN BU KONUDA DUYARLI OLALIM .İRTİBAT TELEFON NUMARASI 0536 842 9641 ........İZMİRDE OLMASANIZDA HAKLARIMIZLA İLGİLİ TOPLANTIYI İZMİRDE İKAMET EDEN EMEKLİ ASTSUBAY ARKADAŞLARINIZA VE AİLELERİNE HABER VERİRLMESİ ÖNEMLE DUYURULUR, NOT:YANINIZDA ŞANLI BAYRAĞIMIZI BULUNDURMANIZ RİCA OLUNUR
Lütfen bekleyin...
adnan fuat özdemir adnan fuat özdemir
25/04/2016 at 1:49 PM
SES VER İZMİR Murat Demirkıran isimli bir arkadaşımız Cuma günü İzmir Gündoğdu meydanında hem şehitlerimiz , hem de Assubayların özlük hakları konusunda bir basın açıklaması yapmak üzere girişim başlatmış. Hazırlık toplantılarını yapmış. Saygısızlık olmasın diyerek te üyesi olduğu Balçova ve İzmir İl Başkanlığını yürüten Karşıyaka Temad Başkanlarını arayarak kitlesel ve kurumsal destek talep etmiş. Her ikisi de reddetmiş. Daha önce de Değerli kardeşim Sayın Yılmaz Demir ÖZÇELİK Eskişehir Temadın desteğinden yoksun olarak birkaç arkadaşla cesur bir eylemi gerçekleştirmişti. Şimdi de bunu 15 şubesi olan İzmir de yine bireysel bir irade ile bir başka arkadaşımız yapmak üzere hazırlık yürütüyor. Katılınmalı mı ? Evet sonuna kadar. Bir zamanlar 2008 de,2010 da, 2011 de yine Temad a rağmen bazı sosyal platform gurupları muhtelif kentlerde haklarımız adına mitingler, ve basın açıklamaları yaptılar. Temad dan ihraç olma pahasına. Kimseden de korkmadılar, kimselere de aldırmadılar. Bu gün de yapılanlar aynıdır. Bu gün bu davayı elleri arasında yürütenlerin çoğu da ne acı ki, benim gibi halen Temad dan ihraçlı durumdakiler dir. Bunlar bizim ekmek adaletimiz için yapılan girişimler. Her haykırış, Bu toplumun ve mazlum on binlerin, umudu adına gösterilen tepkiler dir. Bu yolda atılan her taş elmalarımız; yapılan, önümüze konulan her engel ise armutlarımız dır. Çünkü sahip olduğumuz ideal ve inanç bize yasak kılınan meyvemiz dir. Bizleri defalarca cennetten kovmaya yetecek kadar da değerli ve önemlidir. Aklı, İnancı, hayatına, mesleğine, sarı sırmasına saygısı olan herkes o gün Gündoğdu meydanında olmalı. Hayatlara, yaşamlara, umutlara sahip çıkmalı. Bu yönetime, gardı düşmüş zihniyete, teslimiyete rağmen BU YÖNETİME İNAT O MEYDANA GİDİLMELİ. Saygımla. Adnan Fuat ÖZDEMİR
Lütfen bekleyin...
SİTE VE ASB.GÜÇ BİRLİĞİ YÖNETİMİ SİTE VE ASB.GÜÇ BİRLİĞİ YÖNETİMİ
22/04/2016 at 9:53 PM
23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI'MIZ KUTLU OLSUN... 23 Nisan 1920 ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin toplandığı gündür. Bu gün Ulusal Egemenlik Bayramı'mızdır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Padişah'da olan egemenlik yetkisinin Ulus'a geçmesidir, egemenliğin Ulus'ta olduğu düşüncesinin kabul edildiği ve Ulus'un yönetme yetkisini kullanmaya başladığı gündür. Özgürlüğün de, eşitliğin de adaletin de dayanağı ulusal egemenliktir. Hepimize kutlu olsun. 23 Nisan 1920 yılında TBMM'nin açılışının birinci yılında kutlanmaya başlanan Hakimiyet-i Milliye bayramı ile Himaye-i Etfal Cemiyeti'nin (T.C.Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu) 23-30 Nisan'ı Çocuk Haftası ve haftanın ilk gününü de çocuk bayramı ilan ettiği 1935'den itibaren kutlanmaya başlanan bayramdır. Bu iki bayram 23 Nisan 1935 yılında "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" adı altında bir araya getirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin millî bayramıdır. Hakimiyet-i Milliye bayramı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu gerçekleştiren TBMM'nin açılışını kutlamak amacını taşırken; Çocuk Bayramı savaş sırasında yetim ve öksüz kalan yoksul çocukların bir bahar şenliği ortamında sevindirmek amacını taşımakta idi. 23 Nisan dünyada kutlanan ilk çocuk bayramıdır. Atatürk'ün Türk çocuklarına armağan ettiği bu bayram şenliklerine son yıllarda yabancı Ulus'ların çocukları da katılmaya başlamıştır. Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, UNESCO'nun 1979'u Çocuk Yılı olarak duyurmasının ardından, Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği'ni başlatarak, bayramı Uluslararası düzeye taşımıştır. Bu vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, vatanı ve bayrağı için canlarını severek veren aziz şehitlerimizi, bir kez daha minnet, saygı ve şükranla anıyoruz. Aziz ruhları şad olsun. Kahraman gazilerimize de şükranlarımızı sunuyoruz. Coşkuyla kutlayacağımız nice 23 Nisan'lara... Bir kısım kaynak: Vikipedi ---- TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ'NİN KURULUŞU [URL=http://www.ataturkinkilaplari.com/it/112/tbmmnin-kurucu-meclis-acilisi-ve-calismalari-23-nisan-1920.html]http://www.ataturkinkilaplari.com/it/112/tbmmnin-kurucu-meclis-acilisi-ve-calismalari-23-nisan-1920.html[/URL]
Lütfen bekleyin...
Ferit SARP Ferit SARP
21/04/2016 at 7:46 PM
BAĞIŞA DAYALI EMEKLİLİK SİSTEMİNDEN AYRILIP VERGİ ÖDEYENLERE MÜJDE. BİLİNDİĞİ GİBİ OYAK BAĞIŞ SİSTEMİNDE Kİ ÜYELERE BİR DEFAYA MAHSUS OLMAK ÜZERE ÜYELİKTEN AYRILABİLECEKLERİNE DAİR OYAK GENEL KURULUNDA ALINAN KARAR ÜZERİNE YAKLAŞIK 30 000 ÜYE, ÜYELİKTEN AYMIŞTIR. 2011 YILINDA AYRILAN ÜYELER, 2012 YILINDA ELDE ETTİKLERİ NEMALAR KARŞILIĞI BULUNDUKLARI BÖLGELERDEKİ VERGİ DAİRELERİNE BEYANNAME VEREREK GELİR VERGİSİ ÖDEMİŞLERDİR. 2015 YILINDA MADUR BİR ÜYENİN, ANKARA 3 VERGİ MAHKEMESİNDE, AÇMIŞ OLDUĞU DAVA ÜZERİNE ANKARA 3 VEGİ MAHKEMESİ, OYAK KANUNU VE VERGİ YASALARI YÖNÜNDEN ELDE EDİLEN NEMANIN FAİZ GELİRİ OLMADIĞINI BU NEDENLE VERGİLENDİRMENİN USULSÜZ OLDUĞUNA, KESİLEN VERGİNİN YASAL FAİZİ İLE BİRLİKTE DAVACIYA İADESİNE KARAR VERMİŞTİR. BU ŞEKİLDE MADURİYET YAŞAYAN ÜYELER, EMSAL KARAR, VERGİ BEYANNAMESİ, ÖDEME MAKBUZLARININ FOTOKOPİLERİ İLE BİRLİKTE BİR DİLEKÇE İLE ÖDEME YAPTIKLARI VERGİ DAİRELERİNE MÜRACAATTA BULUNMALARI GEREKMEKTEDİR. VERGİ DAİRELERİ BU MÜRACAATLARI ALINAN KARARIN YANLIZCA KARARI ALDIRAN İÇİN GEÇERLİ OLDUĞUNU BELİRTEREK BU KARAR ÜZERİNE ÖDEME YAPMASININ MÜMKÜN OLMADIĞINI BELİRTİR BİR YAZIYLA TALEBİ REDDEDECEKTİR. MÜRACAAT EDEN KİŞİ BU OLUMSUZ CEVAP İLE BİRLİKTE BULUNDUĞU BÖLGEDEKİ VERGİ MAHKEMESİNE EN GEÇ 30 GÜN İÇİNDE MÜRACAAT EDEREK DAVA AÇAÇAK VE MAHKEMEDEN ALDIĞI KARAR İLE ÖDEMİŞ OLDUĞU VERGİYİ FAİZİ İLE BİRLİKTE İADE ALACAKTIR. iLGİLENEN MADURLARIN DAHA FAZLA BİLGİ ALIP, İŞLEMLERİNİ YÜRÜTEBİLMELERİ İÇİN AV BUŞRA KALE DEN (0545 823 91 63 ) YARDIM DESTEK VE HİZMET ABİLİRLER.
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
21/04/2016 at 9:48 AM
DÜN’den BUGÜN’e KİM’ler? Eskiden -yani benim çocukluğumda- Kurtuluş Savaşı konulu siyah beyaz filmlerde ya da bu konudaki yazıların sonunda “9 Eylülde düşmanın İzmir’de denize döküldüğü” belirtilerek film ve yazı biterdi. Bu düşmanın adı hiç söylenmezdi. Bu nedenden milliyeti bilinmezdi. Daha sonra edindiğimiz bilgilerle “düşmanın kimliğini” öğrenirdik. Günümüzde; terörist, anarşist, bölücü ve yandaşlarının kimlikleri, meclisteki temsilcilerine oy verenlerin adı sanı nedense açıkça söylenmiyor. Asıl amaçlarının ne olduğu hiç konuşulmuyor. Böylece ülkemizi, bütünlüğümüzü ve huzurumuzu tehdit edenleri (onlar bizi “TC’li düşman” olarak bilmesine karşın -iç içe yaşadığımız halde-) bilmiyoruz. Nedense? Çanakkale Savaşlarında, 57.Alayı korumasız bırakarak, silâhlarını düşmana bırakıp, kaçan 72.Alayın, bir kurşun bile atmadan kaçan 77.Alayın ve cephe gerisindeki erzak ve mühimmat depolarımızı yağmalayan şerefsiz ve kahpelerin kimlerden oluştuğu bilgilerini; TBMM ve Genel Kurmay arşivlerinden öğrenebilirsiniz. Kaynak için; Emekli Albay Şefik AKER’in (Çanakkale Arıburnu Savaşları ve 27.Alay Çanakkale Hatıraları. Arma Yayınları İstanbul Kasım 2001, ilk basım Askeri Mecmua Dergisi Sayı:40, yıl 1935) Orgeneral Fahrettin ALTAY’ın (Çanakkale Hatıraları notları ve Arıburnu Muharebeleri Raporu)
Lütfen bekleyin...
adnan fuat özdemir adnan fuat özdemir
18/04/2016 at 3:44 PM
İNADINA ASSUBAY FAKÜLTESİ Değerli dava kardeşimiz sayın Oktay İPEK bana 2016 yılı ÖSYM kılavuzunun metnini göndermiş. Bakın o kılavuzda son durum ne? KILAVUZDAN; “ Kara Kuvvetleri Astsubay Meslek Yüksek Okulunda, İşletme Yönetimi, Elektrik, Elektronik Haberleşme Teknolojisi, Otomotiv Teknolojisi, Uçak Teknolojisi, Yapı Tesisat Teknolojisi, Bilgisayar Teknolojisi, Mekatronik bilim programlarında zengin atölye ve laboratuar imkânlarıyla iki yıl süreli ön lisans eğitimi ve iki yıllık eğitim boyunca İşletme Programı öğrencilerine 480 saat, Teknik Program öğrencilerine 240 saat yabancı dil (İngilizce) eğitimi verilmektedir. Eğitim öğretim faaliyetleri süresince öğrencilerin ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmaktadır. Başarılı olan öğrenciler eğitim öğretim görmüş olduğu ilgili programın ön lisans diploması, Astsubay Diploması ve yurt dışında geçerliliği olan Diploma Eki ile birlikte astsubay çavuş olarak mezun edilmekte ve sınıf okulu eğitimi sonrasında atamaları yapılmaktadır. Mezun olan öğrenciler, sınavsız geçişle Anadolu Üniversitesi’nin Açık Öğretim Fakültesi bölümlerinde (İşletme, İktisat, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri, Kamu Yönetimi, Maliye, Konaklama İşletmeciliği, Uluslararası İlişkiler) veya Dikey Geçiş Sınavı ile branşlarının devamı programlarda lisans eğitimlerini tamamlayıp lisans mezunu olabilmektedir.” DENİLMEKTE; Bu kılavuz 2547 sayılı yüksek öğrenim kanununun 45. Maddesi kapsamında her yıl en son düzenlemeleri ile birlikte hem LYS hem de YGS ye esas olmak üzere lisans eğitimi veren fakültelere başvuru koşul ve şartları ile başvuru esaslarını kapsıyor. Kılavuzun en sonundaki açıklamalar ve duyurular kısmında önce Kara ,Hava ve Deniz harp okullarının başvuru şartları ile esasları yer almış. Burada bu okulların ilgili bölümlerde yetiştirilmek üzere 4 yıllık bir lisans proğramı içerdiği ve çok önemli olarak ta “bu harp okullarında okuyanların “SİLAHLI KUVVETLER NAM VE HESABINA “ okudukları ifşa ediliyor. Altında ise yine Kara, Deniz, ve Hava kuvvetleri bünyesindeki ASSUBAY MESLEK YÜKSEK OKULLARININ başvuru şartları ve esasları yer almış, Burada da, Assubay yetiştirilen bu okulların ilgili teknik bölümlerde eğitilmek üzere iki yıllık bir öğrenim proğramına tabi kılındıkları izah edilmiş. Ama Harp okulu öğrencileri gibi “ Silahlı kuvvetler nam ve hesabına 4 yıllık lisans diplomasına hak kazanırlar “ ibaresi yerine “ İKİ YILLIK MESLEK YÜKSEK OKULUNU BAŞARI İLE TAMAMLAYARAK MEZUN OLAN ASSUBAYLAR İSTERLER İSE SINAVSIZ OLARAK 4 YILLIK AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTELERİNE DOĞRUDAN VEYA DİKEY GEÇİŞ YAPABİLİRLER “deniliyor. (MADDE 14) Subaylara “Silahlı Kuvvetler namına “ statüsünü koyan ÖSYM kanunu tamamen mesleki tıp statüsü ve detayı ile koşulu içeren Assubay sağlık meslek yüksek okulu öğrenim müfredatını bari olsun 4 yıl yapmayı düşünmemiş, 2 yıl ile sınırlandırmış; sonra da yine eklemiş, kendi nam ve hesabına 4 yıl okumak isterlerse, konaklama işletmeciliği, endüstriyel ilişkiler, vs. okuyabilirler “ diye. Hani “ pandoranın kutusu açılmasın, buradan bu sınıfa fakülte yasası gelmesin “denilerek. SONUÇ: Yüzyılın adı 21. Özelliği, teknoloji devrimleri, inanılmaz mobil , teknolojik oto robot cihaz, malzeme, silah, araç, ve donanım sistemleri ile savunma sanayilerinde bile uçmuş bir bilişim çağı. Bu gün , Dünya orduları yıldız savaşları ile heronların, makineden anka kuşlarının, uydu sistemlerinin , ve uzaktan güdümlü, elektronik savaşların canlı kurgusunda. 1926 yılında Savaş uçağının ilk hangarını ve ilk imalatını ,üretimini yapan bir Assubay dan (Vecihi HÜRKUŞ), O Assubayın mühendislik diplomasından çıkan tam 6 tip ve modelde üretilen 200 tane uçağın 1928 de dünya ülkelerine satışından, Hava sanayinin kuruluşundan tam 90 yıl sonrasında: KILAVUZDAN, Gülhane Askerî Tıp Akademisi Sağlık Astsubay Meslek Yüksekokulu’nda; Ameliyathane Hizmetleri, Anestezi, Diş Protez, Eczane Hizmetleri, Elektronörofizyoloji, İlk ve Acil Yardım, Patoloji Laboratuvar Teknikleri, Tıbbi Görüntüleme, Tıbbi Laboratuvar Teknikleri, Tıbbi Protez ve Ortez, programlarında iki yıl süre ile ön lisans eğitimi verilmektedir. Assubayların ,sağlıkçılarının dahi, inatla 2547 sayılı YÖK kanununda hala 2 yıllık meslek yüksek okulu ile cezalandırılıp, sözde çağdaşlık ve yeni genç nesiller yetiştirmek adına. “isterlerse kendi nam ve hesaplarına 4 yıllık açık öğretimlerde iktisat, işletme, ev ekonomisi, kamu yönetimi,çalışma ekonomisi okuyabilme fırsatı veren paradigmacı zihniyetlerle boğuşmak ne acı ve ne zavallı bir çatışma. Bari sağlık Assubaylarına tıp bilimi için 4 yıllık lisans şansı verin. Hiç olmazsa 90 yıl önceki mühendis Assubayın hatırına havacı teknik Assubaylara mühendislik, teknokratlık, uzmanlık şansı verin. OLMAZ. Kendi nam ve hesabına “ çalışma ekonomisi olsun “ Yalnız burada güzel bir olay var. Yüksek öğrenim kanununa Assubaylar için kendi nam ve hesabına da olsa, AÇIK ÖĞRENİM FAKÜLTESİNE sınavsız dikey veya yatay geçiş hakkı kılavuzda yer almış. Bu ne demek …? Bu şu demek.. TEMAD eğer ki isterse bu kanunda ve kılavuzdaki hak maddesini hukuka taşıyıp , yargıya ve yargıca der ki …. “Efendim bakın, Assubaylara meslek yüksek okulundan mezuniyet sonrası isteyene sınavsız 4 yıllık lisans hakkı zaten verilmiş. Biz bunun kanunla güvence, altına alınmasını anayasanın 12. Maddesi gereği talep ediyoruz. Çünkü bu sınıfın statüsü , Askeri anlamda 926 sayılı personel kanununa tabi iken özlükte 657 sayılı Devlet Memurları kanununa tabi.Bu çarpıklık düzeltilmelidir. Bu yasaya göre de biz devlet memurları gibi 4 yıllık fakülte dengi öğrenime tabi olamadığımızdan Subayla aramızda tam iki katı, özlük ve mali ayırım ile aşağılanma uçurumu yaşıyoruz. Çarpıtılan sistemde göz göre göre eziliyoruz. Bu 4 yıllık öğrenim statüsü yüzünden emekliliğimizde Subaydan tam 2.4 kat aşağıda maaş alıyoruz. Emsal mi istiyorsunuz. ? 1977 deki harp okullarının YÖK statüsü en iyi örnektir. Bizler de “MUHASIR VE MEDENİ BİR ALEMDE, 4 YILLIK BİR LİSANS STATÜSÜNE KAVUŞMAK İSTİYORUZ.” AMA KENDİ NAM VE HESABI İLE DEĞİL, TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ NAM VE HESABINA, 5752 SAYILI ASSUBAY KANUNUNDA YAPILACAKDÜZENLEME İLE ZATEN YARI YASAL DURUMDAKİ LİSANS MEZUNU OLMA HAKKININ HUKUKLA TANIMLANMASINI İSTİYORUZ. DÜNYADA BU UTANÇ AYIBI SADECE TSK DA KALMIŞTIR. ÖĞRENİMİN 4 YILA ÇIKARILMASI DÜZENLEMESİ İLE BU ONUR ASTSUBAY SINIFINA TANINMALIDIR. BU SINIF BUNU 90 YILDA ÇOK KEZ HAK ETMİŞTİR.“ diyebilme mutluluğuna ermelidir SAYGIMLA ADNAN FUAT ÖZDEMİR
Lütfen bekleyin...
adnan fuat özdemir adnan fuat özdemir
18/04/2016 at 5:59 AM
MHP SEVDALILARINA SESLENİYORUM SAYIN MERAL AKŞENER HAKKINDA," PARALELCİ " İNCELEMESİ BAŞLATAN İKTİDARIN ZİHNİYETİNİ VE GİRİŞİMİNİ; DAHA ÖNCE DE SAYIN AKŞENER HAKKINDAKİ ÇİRKİN KASET KOMPLOSUNA DESTEK VEREN, BU DEĞERLİ VE ONURLU ASENAYA SAHİP ÇIKMAYAN, NANKÖRLÜK VE İHANET EDEN; BU GÜN DE AYNI AKP AĞZI İLE "RİYAKARCA "PARALELCİ " İFTİRASI İLE PARTİSİNDEKİ DAVA İNSANLARINI,KENDİ KOLTUK HIRSI İÇİN ÇEKİNMEDEN HARCAYAN , MAHKEMELERİN VERDİĞİ HUKUK ADALETİNE VE KARARINA UYMAYAN, ÜSTÜNE ÜSTLÜK UYMADIĞI GİBİ BİR DE SAYIN AKŞENER İ PARTİDEN İHRACA YELTENEN, BU DİKTATÖR KAFASI İLE BİR DE DEMOKRASİ VE İNSAN HAKKINI MİLLETİNE VAAT EDEN; İKTİDARA ATIP TUTAN; STALİN ZİHNİYETLİ SAYIN DEVLET BAHÇELİYİ, ŞİDDETLE KINIYORUM. HALA BU ŞAHSİYETLE MİLLİYETÇİ HAREKETİN TOPARLANIP BÜYÜYECEĞİNİ VE MİLLİ İKTİDARIN KURULACAĞINI ZANNEDEN BEYHUDE VE GAFİL DURUMA DÜŞMÜŞ TÜM BAHÇELİ DESTEKÇİSİ MHP LİLERİ DE " TİTREYİN.... ASIL ŞİMDİ KENDİNİZE GELİN.. " DİYEREK AKLA, İZANA DAVET EDİYORUM. ŞİMDİ İNADINA SAYIN MERAL AKŞENER İNADINA, SAYIN ÜMİT ÖZDAĞ İNADINA SAYIN SİNAN OĞAN ZAMANI DIR DİYEREK. BU GÜN ARTIK, İNADINA MHP DE ÇAĞDAŞ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM, İNADINA MHP Yİ GERÇEK ATATÜRK VE CUMHURİYET ÇİZGİSİNE OTURTMA,BU MİLLETİ VE ULUSU, İNADINA GERÇEK ULUSALCILIK, VE VATANSEVERLİK ÖZÜNE DÖNDÜRME ZAMANIDIR. ZAMAN; MHP Yİ, DİNAZORLAŞMIŞ , BAŞARISIZ KADROLARDAN YÖNETİCİLERDEN, VE YANLIŞ SİYASET ÇİZGİSİ İLE , PARTİYİ BİTME NOKTASINA GETİREN BU GENEL BAŞKANDAN KURTARMA, ZAMANIDIR. ZAMAN; GENÇ, DONANIMLI, AKLİ, SOSYAL KADROLARIN YÖNETİM VE MİLLİ, ATATÜRKÇÜ PARTİ OLUŞTURMA, ZAMANIDIR. ZAMAN "SLOGANDA "YA ALLAH BİSMİLLAH ALLAHÜ EKBER " DEĞİL; ZAMAN; NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE, DEDİRTEBİLME, ATANIN GENÇLİĞE HİTABESİNE SAHİP ÇIKABİLME, AYDINLIĞI, MEDENİYETİ, ÇAĞDAŞLIĞI, BATI UYGARLIĞINI, İLMİNİ VE FENNİNİ ÖRNEK ALABİLME, TÜRK TÖRESİNE, VE AİLE YAPISINA, GELENEĞİNE BAĞLI BİR VATAN ÜLKÜSÜNE SAHİP ÇIKABİLME VE BU ÜLKÜYÜ YEŞERTME VE MİSAKI MİLLİ DE BUNU HAKİM KILMA ZAMANIDIR. ZAMAN SAĞCI SOLCU KAVGASINDAN VE İLKELLİĞİNDEN BESLENME DEĞİL, ULU ÖNDERİN BİZLERE EMANETİ VE VASİYETİ OLAN CUMHURİYETİ İLELEBET YAŞATABİLMEK ADINA VATAN ÜLKÜSÜNDE BULUŞUP SARILARAK CHP VE ULUSALCI TÜM SOL İLE BERABER MİLLİ BİRLİK VE DAYANIŞMA CEPHESİ PLATFORMU OLUŞTURABİLMEK BU PLATFORM İLE SEÇİMLERE ORTAK AKIL VE İTTİFAKLA "ATATÜRK TE BULUŞARAK GİREBİLMEK ZAMANIDIR. ZAMAN; TÜM GERİCİLERE, BÖLÜCÜLERE, VATAN HAİNLERİNE, HIRSIZLARA, EMPERYALİSTLERE,YETİM VE MAZLUM HAKKI YİYENLERE, ŞEHİT KANLARINI ALÇAKÇA AKITANLARA KARŞI TEK VÜCUT OLMA ZAMANIDIR. ZAMAN; HER ŞEHİT EVİNİ SARAY ; HER ŞEHİT AİLESİNİ BAŞIMIZA TAÇ YAPMA ZAMANIDIR.
Lütfen bekleyin...
adnan fuat özdemir adnan fuat özdemir
17/04/2016 at 1:53 PM
Bahse konu şahıs fazlasını hak etse de bence polemiğe açık bu ileti yayın ilkelerimize aykırıdır,ayrıca bu şahısa yanıt hakkı doğmaktadır ve de site yönetimi ve site üyelerinden özür dilemediği için yanıt hakkını da aldığımız karar gereğince yayınlamayacağız, bu nedenle yayın hakkındaki kararım olumsuzdur (M.E.A.) - BEHEY GAFİLLER “İYİKİ TEMAD VAR.. HEDEF FAKÜLTE ...! Millî Savunma Bakanlığı'nın hazırladığı Türk Silahlı Kuvvetleri Lisansüstü Eğitim Öğretim Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikler yürürlüğe konuldu. Kapsamı genişletilen yönetmelikle bundan böyle subayların yanısıra astsubaylar da kendi nam ve hesabına yurt içi veya yurt dışı üniversitelerde yüksek lisans eğitimi yapa bilecek...Alıntı Kamu Biz com * * * 2008 tarihli ve 26989 sayılı yönetmelik düzenlenirken "TSK'da görevli, subaylara kuvvet nam ve hesabına/ kendi nam ve hesa bına yurt içi veya yurt dışı üniversitelerde yapacakları lisansüstü eğitime olanak sağlanırken neden o yönetmelik içerisinde"" As subaylara"" yer verilmemiştir ? * * * TEMAD'ın bu konudaki yoğun çalışma ve girişimleri yönetmelik te değişiklik yapılmasına en büyük etkendir Bundan sonraki adım Assubay Okullarının 4 yıllık fakülte yapılmasıdır. Bu konuda da TEMAD' ın yoğun çalışmaları sürmektedir ..İyi ki TEMAD var ...! Selçuk İÇER 05434753600 selcuk.icer@hotmail.com. Bu; dost ve dava insanı nankörü sözde yazarımız, yukarıya bunları yazmış. Altına da iyi ki TEMAD var diyerek. Dava insanlarının fikirlerini çalmak, sonra da onları dernekten ihraç edip o fikrin fikir babası pozisyonuna girip topluma yağdanlık yazarı ile mesaj vermek sadece Sayın Ahmet Keser e has bir özelliktir. Bu seferde Sayın Genel Başkan, malumun ilanı yazarımıza yukarıdaki yazıyı yazdırmış, aynı siyasi iktidarların sultanları edası ile. Allah sizi ıslah etsin inşallah diyorum. , ASSUBAY OKULLARINA 4 YILLIK FAKÜLTE LİSANS STATÜSÜ VERİLMESİ FİKRİ 2011 YILINDAN BU YANA ŞAHSIMA, YANİ ADNAN FUAT ÖZDEMİR E AİTTİR. “ Bu konu asla da bu toplumun tek çıkışıdır, tek çözümüdür gündemden düşmesin, kamuoyunda olgunlaşsın, destek ve taban bulsun, tüm ülkenin yasa koruyucuları ve yapıcıları okuyup anlayıp utansın “ diyerek en sonuncusu geçen hafta olmak üzere tam 5 yılda yaklaşık 36 ayrı formatta ASTSUBAY FAKÜLTESİ konulu yazılar yazdım. Genelkurmay başkanlığına resmi formatta bu konuda defalarca teklifte bulundum. 2012 yılında Kadıköy TEMAD İlçe Başkanlığında Sayın Genel Başkana bu konunun önemini izah edip” bunu acilen baş mesele yapın “ diyerek önemini anlattım. Kendisinin yanıtı ise “ Adnan bey siz hayal ile uğraşmayın, ayağınızı yere basın, bu algı bu topluma ve meselelere uymaz. gerçekçi önermede bulunun diyerek” muzaffer bir bilge gibi de yüzüme bakıp gülmüştü. Sağ yanında İlçe başkanı Sayın Hayati bey ve benim yanımda da yukarıdaki övgüyü düzen “o günkü dava adamı ,bu günkü biat bey “ vardı. Genel Kurmay ise bu konuyu zaten dört yıldır takip ediyor, bu suyu soğutmak adına elinden geleni yapıyordu, hala da yapıyor.. PEKİ BEŞ YILDIR BU GENEL BAŞKANLA NE OLDU ? Beş yılda neler kazanıldı ? Neler kaybedildi ? 2013 teki İzmir bilgilendirme toplantısında Assubayların sorunlarında resen emekliler ile 75 lilerin sorunları ancak 137. Sırada yer alabilir “ diyen kendisi, 2016 Haziranına kadar bu topluma ne kazandırdı. ? Vizyonu zeytin depolama tesislerine dahi taşıdı ama prim yapmadı. Şimdi de gözünü Dernekten yasa dışı ihraç ettiği ve beş yıldır alaya aldığı şahsıma ait çalışma olan gerçek çözüme dikti. Neyse ki ben bu konuda rahatım, Birincisi gerçek çözümü sonunda görmüş, okuma yazmayı en sonunda sökmüş. Dört yıl önceki hayalperestliğim için özür dilemek isterse telefonum aynı değişmedi, beklerim. Önemli ve gayri ahlakı olan ise “BED “ olan kısmı . Masum boynuna giyotini acımasızca indirdiğiniz bir fikir insanının uğraşısını ve emeğini utanmadan çalıp Başkan projesi ve çalışması olarak kamuoyuna servis ettirmek. Bu çirkinlik. İtiraf edebileceğim tek şey ise , ”zeytin depolama işinde vallahi benim parmağım yok.” O ona ait. Bu yazıyı aleni yazdım ki, Fikir çalıp ta sahiplenen sözde akıllara, uyanıklara buradan bedava ekmek yemek çıkmayacağıdır. Biz daha ayaktayız. Hem de dimdik. Hele ki onun biatçı kalemine, dostluğu ve kardeşliği üç paralık menfaate satana, onca dava insanına yapılan alçaklığa sessiz kalıp ta , arkadan hançerleyenlere buradan nemalanma, yağ çektirme zevkini tattırmak hoş görüm zinhar yok. OLMAZ DA Benim bu çalışmalarım bizatihi Genel Kurmayda zaten dosya halinde mevcut, o yüzden “ Çok yaşa Ahmet başkan “ demeye bu nankörlerin cüretleri yetmeyecektir. “ Yalancıların mumu yatsıya kadardır “ Bu sınıf beş yılını boş plansız, projesiz, çalışmasız, davadan bir haber fikirsiz, donanımsız, teknik yeteneği sıfır, sınıf meselesinde zır cahil, sadece göstermelik, diksiyon ve vücut dili kursu sertifikalı bu Başkanla boşu boşuna yaşamıştır. Aynen MHP nin Sayın Bahçeli ile geçirdiği, yaşadığı gibi. Beş yılda beş yüz emekli vefat etmiştir. Yüz küsur çalışan şehit düşmüştür. Hiç biri de inandığını, rüyasını, umudunu tadamadan gitmiştir. Veballeri bu başkanın boynunda asılı bir sicimdir. Onca zaman içinde , Başbakana dahi çıkılamamıştır. Genel Kurmayın nizamiyesinden girilememiştir. 12 adamlı bir yönetim kurulunda sadece küfürbazı ile dikta yürüten bir akıl ve fikir bu toplumu her nasılsa temsil etmiştir. Binlerce onurlu insan yağma hasan böreği gibi, Ankara nın arka sokaklarında, Aslanlı yolda 23 Nisan çocukları gibi ellerde bayrakla sessizce yürütülmüştür. PKK.nın çirkin ölüm orucu eylemleri , sahte bir sanal tiyatro ile kara komedi şeklinde sergilenmiştir.Üniversiteliler, liseliler bu komediyi sınıflarda, amfilerde alaya almışlar, dalga geçmişlerdir. İki yıl üst üste 3 tane Balkanlı misafir Assubay getirtilip milyarlarca lira masrafla “Dünya Assubaylar Günü “düzenlenmiş, bir tane olsun Bakan ile vekil dahi getirilememiştir. Sanki kutlanacak hak edilmiş ne varsa. 1200 üyesi olan koskoca İstanbul İl Başkanlığını çilingirci ile basılıp adliyelik ve davalık olunmuş, sahte beyen ve iddia ile İstanbul karartılmıştır. Genel Kurmay devlet bazında teşkilattan silinip, Generallerin mezarına tükürülmüş, bu dernek herkese düşman edilmiştir. Şimdi de çıkıp sözüm ona Assubay Fakültesi için proje yürütüyor, görüşmeler yapılıyor yalan haber ve imajı ,üstelik te şahsımın beş yıllık çalışmasından çalınarak servis edilmektedir.. Bir hafta önce de uyardım. Sayın başkan, Bu yalanlarla bu yol artık yürünmez. ÇEKİL GİT. Yanında da sadece Küfürbazınızı ve biatçı ilerici yazarınızla. Başka ihsanı bu toplum beklemiyor. Giderken de hesabınız vererek, BU GÜN; Bakınız çevrenize; Kimler imza kampanyalarındadır, kimler toplumun sesini duyurmak adına çırpınmaktadırlar. Hepiniz görüyorsunuz. 100 şubesinin de sesi çıkmayan “emret padişahım diye el pençe bekleyen bir istibdat ve meşrutiyet rejimi gibisiniz. . Ankara da Bir küçük kızıl sultansınız. Bir de fikir ve yol yordam çalıp sultanına yağ çeken kapısına kul olan üç beş bezirgan . 2017 yi de,2016 gibi yiyip bitirebilirsiniz, bu sizin doğal meşru hakkınız. Ama sadece kalan zamanı da yiyerek, bitirerek gideceksiniz. Bu toplumu çok böldünüz, dava insanlarına çok zarar verdiniz, nefret katsayınızı çok yükselttiniz. SİZ BİLİRSİNİZ. Saygımla. Adnan Fuat ÖZDEMİR
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
17/04/2016 at 12:22 PM
GEL DE ŞAPKANI KEMİRME! TEMAD tarafından düzenlenen “teröre lânet” mitingine göz kararı bir sayımla 300 kişi kadar katılım olmuştu. Bir meslektaş kalabalık görünmek için; “dağınık duralım arkadaşlar” demişti. Biz, zaten “ezelden beri dağınıkız.” Hoca Nasreddin’in dediği gibi; “parayı veren düdüğü çalıyor” ve “bedelini yatıran askerlikten yırtıyor ise; kim kimin için, niçin şehit oluyor.” Milliyetçilik ayakaltında yaygı olmuşsa; sen fenerli ben cimbomlu iken niçin bir araya gelelim?. Şapkanı kemir…
Lütfen bekleyin...
mehmet tuna mehmet tuna
17/04/2016 at 10:00 AM
Ersen bey bakın o paris ve sb izin konusunu çok güzel yazmışsınız ve dile getirdiğiniz tespitler tamamen doğru. Ben de üniversite okurken çok zorluklarla karşılaştım tam imtihan zamanı oda hapsi verdiler bir yılım öyle giti. Operasyon bölgesinde savaşırken izin almamız çok zor ve imkansızlıklara mücadele ederek okulu bitirdim. Maalesef sb olunca nerdeyse mesaiye gelme ders çalış diyecek durumdalardı.
Lütfen bekleyin...
İSMAİL TURAN İSMAİL TURAN
17/04/2016 at 8:55 AM
Sayın yönetici, makale kısmına giremiyorum, bu mesajımın makale bölümünde yayınlanmasını istiyorum. VESAYET DÖNEMİ BİTTİ Çocuk yaşta vatanımıza ve milletimize hizmet yolunda büyük hayallerle askeri okullara girdik. Türk Silahlı Kuvvetlerinin mensubu olarak milletimize ve vatanımıza hizmet yolunda çok zor ve çok onurlu görevlerde bulunduk. Çektiğimiz zorluk yaptığımız görevin ağırlığı değil kişiliğimizin yok sayılmasıdır. Dünyanın hiçbir ülkesinde okumanın yasaklandığı ülke yoktur. Anayasamız bile Devletimize her vatandaşın okuması için tedbir alma görevi vermiştir. Lise mezunları Bakan, Milletvekili, Vali, Genel Müdür, Müfettiş ve Subay olabilirdi. Yılda 8 ay öğrenim görülen 3 yıl toplam öğrenim süreli liselere eşit olan ve bir ay izin yaparak 23 ay öğrenim gördüğümüz iki yıl süreli Astsubay okulları hiç okuldan sayılmaz, biz Ortaokul mezunu sayılırdık. Birçok Astsubay kaçak olarak öğrenim görürdü. Kaçak da olsa en uzun süreli Üniversiteleri bitiren Astsubayların özlük haklarında ve diğer haklarında en ufak bir değişiklik olmazdı. Diğer meslek sahipleri “Bir Astsubay bile” diyerek kendi haklarını aramaya koyulurlardı. Yılda sekiz ay öğrenim görülen iki yıl süreli Sanat Enstitüsü mezunları yedek subay olur, tezkere bırakarak başımıza komutan kesilirlerdi. Üniversite mezunu olan Astsubayların bulunduğu birlikte, iki üç saatliğine bir tarafa gidecek olsa komutan gözümüzün içine baka baka yedek subay asteğmene “başka kimse yok, birlik yalnız kalmasın, sen bir yere ayrılma ha” diyerek emir verirdi. Astsubaylarla ilgili olarak gazetelerde en ufak bir haber çıksa çok gururlanır çok mutlu olurduk. Hangi takımı tutarsak tutalım Astsubay hakemlerin yönettiği futbol maçlarında şampiyon olan takımlardan çok biz sevinirdik. Evlerimiz büyük maraton şampiyonu Astsubay İsmail AKÇAY posterleri ile donatılırdı. Ülkemiz yapılan ihtilallerle vesayet dönemi yaşardı. 29 Haziran 1962 tarihi, Kurucu liderimiz rahmetli emekli Astsubay Kemal Kerim KALKAN ve cesur arkadaşlarının ortaya çıkıp TEMAY derneğimizin nüvesin teşkil eden emekli derneğimizi kurup “BİZ VARIZ” diyerek haykırdıkları tarihtir. Personel kanunu mali hükümlerinin uygulanacağı 1970 yılında yapılan kanun hazırlıklarında Astsubayların haklarının alınacağını anlayan rahmetli Kemal Kerim KALKAN müthiş bir siyasi manevrayla Astsubay eşlerini örgütleyerek, Mayıs ayında başta büyük şehirler olmak üzere Malatya, Kayseri ve Erzincan gibi birçok garnizonda Astsubay eşlerinin yürüyüşlerini düzenledi. Zamanın hava kuvvetleri komutanı bu yürüyüşlere çok bozuldu ama çaresizdi, çünkü karşılarında dev bir Kemal Kerim KALKAN vardı. Hava kuvvetleri komutanı kendini tutamadı “Beğenmeyen Mao ordusuna gitsin” ve “Astsubaylar karılarının eteklerinin altına saklanmasınlar” diyerek öfkesini kustu. 1975 Ocak ayında Astsubay haklarının alındığı “İş güçlüğü tazminatı kararnamesi” yayınlandı. Kemal Kerim KALKAN seyirci kalmadı yine sahneye çıktı. Hazırlanan tuzağı gördü ve “haklıyken haksız duruma düşmeyelim” diye ikaz ederek ikinci “Astsubay eşleri yürüyüşü” nü düzenledi. 1970 yürüyüşlerinde tecrübe kazananlar tarafından hazırlanan tuzakla, Kemal Kerim Kalkan’ ın ikazına rağmen gizli sahte büyükler tarafından genç Astsubayların heyecanları istismar edilerek direniş adı altında birçok Astsubayın göreve gitmemeleri sağlandı. O gizli büyüklerin kendileri sabah erkenden göreve koştular. Bunun sonucu olarak hasar büyüdü birçok Astsubay cezalandırılarak bedel ödettirildi. İşte bir vesayet dönemi daha 12 EYLÜL 1980. Anayasamız, dernekler kanunumuz ve tarafı olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uyarınca önceden izin almadan dernek kurabilir. Kurulan dernek, birlik ve sendikalara sivil toplum kuruluşu (STK) denir. Büyük edebiyatçı Orhan Veli KANIK’ ın Süleyman efendisi “Hiç bir şeyden çekmedi nasırlarından çektiği kadar” Milli Birlik Konseyi Başkanı ve Devlet başkanımız rahmetli Sayın Kenan EVREN’ de 1970 ve 1975 yıllarında Kemal Kerim KALKAN’ dan çok çekti. Giderayak öyle bir tedbir almalıydı ki emekli Astsubayların içinden bir daha bir Kemal Kerim KALKAN çıkmasın, öyle hak- mak aramakla uğraşmasınlar sivil toplum kuruluşu olduklarını sanarak kurulacak dernek Lokallerinde birbirlerine askerlik anılarını anlatarak oyalansınlar. Anayasanın 33ncü maddesine ve tarafı olduğumuz Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine aykırı olsa da dernekler kanunundan ayrı olarak askerlikten emekli olanların kuracakları dernekleri düzenleyen 2847 sayılı kanun çıkarıldı. Bu kanuna göre emekli Astsubayların kuracakları derneğin tüzüğü emekli Astsubayların kendileri tarafından değil Milli Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanacak ve tüzük değişikliği de Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılabilecektir. İSTANBUL EMEKLİ ASTSUBAYLAR DERNEĞİ; Anayasamıza, dernekler kanununa ve taraf olarak Devletimizin imzaladığı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine uygun olarak çok değerli Emekli Astsubay Sayın İbrahim KOLDAMCA ve arkadaşları tarafından hazırlanan tüzükle Emekli Astsubayların sosyal, kültürel, ekonomik ve hukuki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulan bir sivil toplum kuruluşudur. Dernek tüm Emekli Astsubayların ve ailelerinin derneği olup hukuki prosedüre uymak amacıyla dernek adının başına “İstanbul” kelimesi getirilmiştir. , İSTANBUL EMEKLİ ASTSUBAYLAR DERNEĞİ, tüm muvazzaf ve emekli Astsubaylara ve ailelerine hayırlı olsun.
Lütfen bekleyin...
Ersen Gürpınar Ersen Gürpınar
17/04/2016 at 8:11 AM
Sn.Savcı, Pariste terör 12 canı alınca dünyayı ayağa kaldırdılar bizim bakanlarımız başbakanlarımız da gitti ülkemde vatandaşlık haklarından eşit yararlanmasına rağmen emperyalistlere köle olanlarla onların destekçilerinin hain tuzakları ile hergün vatan evlatları sıvasız evlerin çocukları şehit oluyor basın halkın sesidir halk bu kadar sessiz ise basın 6 ayda bir sevgili değiştirip adına aşk koydukları rezilliklere öncelik tanıyacaktır Hepsinin Allah belasını versin
Lütfen bekleyin...
Hüseyin SAVCI Hüseyin SAVCI
17/04/2016 at 8:10 AM
Dün 5 şehidimiz vardı! Mekanları inşallah cennet olacaktır! Bu gün TURKİYE'nin en büyük gazetesi (!) HURRİYET'in internette *** başlıklarına baktım. Ekvador'da deprem, Ozgecan'in katili ile ilgili 3 ayrı başlık, en önemlisi de sarkici Bengü'nun uzanmış halde davetkar pozu ve altında "sevgili bulamadığını" belirten açıklaması! Birkaç ıvır zıvır haber daha! Şehitler ile ilgili tek baslik yok! O şehitler kalkip biz ne için can verdik diye soramazlar. Kimsenin umurunda değilse, biz soralım; bu insanlar niçin can verdi? Kimin için?
Lütfen bekleyin...
Ersen Gürpınar Ersen Gürpınar
14/04/2016 at 10:37 PM
Sn.Özdemir Hukuk fakültesini kazanan subaya 5 yıl maaşlı izin veren Genelkurmay assubay okumasın kendini geliştirmesin ezilsin diye kendi nam ve hesabına yüksek okul bitiren assubaylara mani olmaya çalıştı, tam başarılı olamayınca bu kez tek teşvik olan ÜST DERECE'yi iptal ettirmek için Amiral kökenli Cumhurbaşkanına yalan beyanlarla ısmarlama ASSUBAYIN EMSALİ SUBAYDIR gerekçesi ile dava açtırdı. Anayasa mahkemesi maddenin tamamını iptal etmeyip ASSUBAYIN EMSALİ SUBAYDIR kararı verince bu kez devreye AYİM girerek hukuka vicdana Anayasaya aykırı karar ile ASSUBAYIN EMSALİ SUBAY DEĞİL 657 SAYILI YASAYA TABİ BÜRO MEMURUDUR kararı verdi. Bologna sürecini imzalayan Türkiye'de Assubayların lisans ve yüksek lisans eğitimini öngörürken bu zihniyet kasıtlı yanlış tercüme ile ASSUBAYLARIN MYO TAHSİLİ İLE YETİNİLDİ. Bugün aşçıların 4 yıllık yüksek tahsil yaptığı bir Türkiye'de çağın gereklerine uygun ve 4 yıllık fakülte mezunu ere komuta eden assubayların tahsili ön yargılarla fakülte düzeyine çıkarılmamaktadır. Tahsilden, eğitimden, bilgiden korkan bir ordu olabilir mi? Reformcu kişiliği ile tanınan Sn.Gnkur. Bşk. Org. Hulusi AKAR'ın bu konuya radikal karar vermesini ümit ediyoruz. Umarız birileri adalete verilen sözlere yazıla açıklamalara rağmen yine 9/2 adaletsizliğinde olduğu gibi ön yargıyı hakim kılmaz.
Lütfen bekleyin...
adnan fuat özdemir adnan fuat özdemir
14/04/2016 at 8:50 PM
GEL DE KIZMA Biraz, kendi nam ve hesabına 4 yıllık fakülte bitirmekten, Biraz, intibaklardan, Biraz, tazminatlardan, Biraz, başlangıç derecesinden, Biraz, sicil,nasıp affından, Biraz kalkınmada öncelikli bölgelerdeki her iki seneye bir kademe kıyağından, Gökyüzündeki yıldızlar gibi kırpa kırpa,biriktirmek, sonunda birinci dereceye çıkmak için; YILLARDIR, ÇIRPINIYOR, ÇABALIYOR, ÇALIŞIYORUZ. Bir arpa boyu da yol gidemiyoruz. Oysa; Bu gün 657 sayılı devlet memurları kanununa getirilen yönetmelik ve değişikliklerle, tüm memurların istihdamı için öğrenim şartı artık 4 yıllık fakülte lisans mezuniyetine bağlanmış durumda. Çalışan ve emekli tam 230 bin kişiyiz. TEMAD bu sayı adına iç hukuka gitse idi; Subayın kanunda tanımlanan ve yaptığı, görev ve hizmet statüsüne Assubayın da, “ Subay yardımcısı “ yasal sıfatı ile aynen haiz olduğunu da iddianamesine eklese; Assubayın görev ve tanımını, yürüttüğü hizmetleri ve yaşanan yasal uygulamaları belgeleyip delillendirse ve hukuki emsal teşkil ettirerek, sosyal, mali ve ekonomik adaletin ,buna bağlı hak kaybının yaşandığı gerekçesi ile, Anayasanın 12. Maddesi ile Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Sözleşmesine istinaden önce Yargıtay nezdindeki mahkemelerde, iç hukuk tükendiğinde de Avrupa Birliği uyum anayasasına aykırılıktan (AİHM) de dava açsa; Assubayların da Subaylardan tam 38 yıl sonra 4 yıllık lisans statüsü öğrenim hakkını almaları gerektiğini adliye koridorlarında kovalasa, hukukla savaşsa, Tüm işini, aşını, parasını, pulunu, ünlü avukatlarla, hukukçularla bu yönde harcasa idi. Şimdiye kadar çoktan, hepimiz asgari 3500 TL emekli maaşlı, 6 kalem tazminatlı, 1. Dereceli, sosyal ve mesleki ayırımsız, aşağılamasız bir konumda idik. Subayı, Ordusu ile çoktan kaynaşmış, bütünleşmiş, mutlu, barışık bir toplumduk. Birlik ve beraberlikle iyice güçlenmiş,birbirine sevgili, saygılı, dertsiz bir sınıf ve aileler idik. Üstelik te tek bir işe odaklı, bir tek davaya sevdalı olarak. Onca parayı, çabayı, şubeyi, üyeyi, emekliyi yıllarca Ankara ya taşımadan, İktidarın, meclisin, Vekillerin, Komisyonların, Bakanların yıllarca, on takla atıp önlerine yatmadan. Hani Dönemin Cumhurbaşkanı, Sayın Fahri Korutürk ün bize yaptığı gibi. Biz de onlara yapsaydık. Vizyon, misyon iyi şeylerdir. Yaparsanız kaderinizi, kısmet yaparsınız Yapmaz, anlamazsanız; planlamazsanız kaderinize dört kolluda gidersiniz. Allah hepimize akıl ve fikir versin. En çok ta iddialı Yönetimlerimize. Bir tane *** meseleyi, Bir tane fakülte statüsünü, Tam 35 tane Assubay sorun ve meselesine çevirtenlere. Amin……….. ADNAN FUAT ÖZDEMİR
Lütfen bekleyin...
SİTE VE GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ SİTE VE GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
14/04/2016 at 11:19 AM
Şehitlerimizin ailelerine ev kampanyası talebimiz birçok yazılı ve görsel basında yer almıştır. Şehitlerimiz için ne yapsak haklarını ödeyemeyiz. Mekanları cennet olsun. Destek veren görsel ve yazılı basın mensuplarına da teşekkür ederiz. [URL=http://odatv.com/her-sehide-bir-ev-1304161200.html]http://odatv.com/her-sehide-bir-ev-1304161200.html[/URL]
Lütfen bekleyin...
atilla abaylı atilla abaylı
12/04/2016 at 4:46 PM
ADAM'MISIN DERLER ADAMA,ADAM GİBİ DAVRANMIYOR İSE...!!! Çevrenizde,çevremizde hep bu gibi tabirleri duyarız ve kullanırız. Adamın adamlıgı..Geniş bir acıdan,anahtar deliginden nereden bakarsanız bakın karşıdan bir adamın, adam'mı yoksa.. kolay anlaşılmaz ilk anda.. Bu millete onların içinden nadir de olsa çıkabilen adamlar lazım! Çünkü marifet erkek olmakta değil, adam olmakta, kardeş. Yoksa hayvanların da erkek olanları var ama adam olanı yok, unutma! Ve ne yazık ki o kadar kolay değil adam olmak da. Ne yaşla, ne işle, ne de parayla alakası var adamlığın. Adam olmak bir karakter meselesi, olgunlaşmanın bir meyvesi ve bir erkeğin varabileceği en büyük asillik mertebesi! Öyle annelerin dediği gibi “koskoca adam oldun” diyerek adam olunmuyor bu devirde. Öyle olsa otuzlu-kırklı yaşlarına gelip hala adam olmayı başaramayan yüzlerce erkek olmazdı etrafımızda. Anlayacağın adam olmak zor zanaat. Öyle her erkeğin harcı da değil. Ama dedim ya bir erkeğin erişebileceği en üst mertebe. O yüzden zor bulunuyor ya zaten! Evet her adam erkektir ama ne yazık ki her erkek adam değildir! Çünkü adam olmak erkeklik gibi cinsiyet meselesi değil, şahsiyet meselesidir. Bir adamı önce karakteri ele verir! Erkek olmak için pipin olması yeter ama adam olmak için bir de yüreğin olması gerekir! Gerçek adamlar aslan yüreklidir, vicdan sahibidir, iyi niyetlidir! Adam dediğin zor ve rahatsız edici konulardan kaçmaz. Onlarla yüzleşir. Haksızsa özür dilemesini de bilir af dilemesini de. Bir adam sözünün eridir. Söz ağızdan bir kez çıkar der ve arkasında durur. Bir erkeğinse sözleri havadır. İşin özeti erkek söz verir adam tutar! ADAMLIĞIN DEGER ÖLÇÜSÜDÜR DERLER AHTE-VEFA'YA Herhangi bir konuda verilen sözün yerine getirilmesi güzel bir huydur. sözünde durmak insanın şerefini artıran iyi huyların başında gelir. verdiği sözünde durmamak da çok çirkin bir hareket olup, müslümanlara yakışmayan en kötü bir davranıştır. peygamber efendimiz hadis-i şeriflerinde; “gadr eden (ahdini bozan) kimse, kıyamet günü kötü şekilde cezasını görecektir.” ve “münafıklık alameti üçtür; yalan söylemek, vadini yerine getirmemek, emanete hıyanet etmek.” buyurarak ahde vefanın önemini bildirmiştir. Yola çıktıgı arkadaşlarına ihanet etmez,adamsa o kadar...Saldıranlara gögüs gerer, aç kutlara yem yapmaz.Unutma o aç kurtlar bir gün senide yer !!! Somut olarak gösterdiği hiç bir şey yokken bir insanı karalamak ancak seviyesi düşük insanların işidir... Sayın muarrem İNCE 'nin Yalova valisine son olay ile ilgili kullandıgı tabir geliyor insanın aklına ''Vali olmusun ama ADAM olamamışsın ''... Siz artık uyarlayıverin yaşananlara... Saygılarımla... Atilla ABAYLI
Lütfen bekleyin...