Değerli Arkadaşlarım,
Yıpratılmaya çalışılan TSK, şimdiki yönetimin eseridir.
Zamanında yazmıştım.
Uzman kardeşlerimizi şimdiki yönetim, Assubaylara karşı alternatif olarak seçtiler diye de, kimseler inanmamıştı.
Derler ya, merhametten maraz doğar diye. Bizler bu kardeşlerimizi bağrımıza bastık ve basmaya da devam edeceğiz.
Neticeye ve Sn. Başkanın açıklamasına bakın.
Utanmadan ve bilmeden bir Assubayın aylık maaşının 1700 TL olduğunu söylüyor. Sen ayda 6000 TL maaş alanları neden hedef göstermiyorsun da Assubayları hedef haline getiriyorsun kahraman başkan?.. Seni Assubaylara karşı hangi güçler yönlendiriyor.
Malum güçler bizleri biraz daha karman-çorman yapmak için ellerinden geleni yapacaklardır. Bunları görün, temsil ettiğiniz zümrenin asaletini bozmadan derhal istifa edin.
Yalancıdan başkan olamaz.
Bu temad yönetimi ne yapıyor şube başkanlarımız bunların hala yönetimde kalmasına nasıl göz yumuyorlar? Bizimle ilgili hiçbir başarıları yok bilgilendirmeleri olmadığı için hakkımızda olumsuz yazılar yayınlanıyor tepki yok şehitlerimizle ilgili bir mesajları yok kendilerinin yapamadığını yapanlara destek vermeleri lazımken destekleri yok köstekleri var, ne yazıkki arkadaşlarımızdan adam sende diyenler olduğu gibi ahkam kesenlerde var sağda solda yapılan çalışmalar için maddi manevi desteğe hazırız diye mangalda kül bırakmıyorlar ama tek kuruş maddi destekleri yapılan kampanyalara bile manevi katkıları yok bir kısım arkadaşımızda varsa yoksa namım yürüsün havasında ayıplıyorum emek verenlere takdirlerimi sunuyorum.
Esef Merdoğlu başkan fırsat bu fırsat dedi ama yanlış kıyaslar yaptı.O bölge şehit olan kardeşlerimizin lojmanı olsa da, bu olmazsa benzeri gene olacaktı.İşi hemen lojman aza bağladı.Terörün lojman dinlemeyeceğini öğrenmeli.Sonra normal zamanda lojman oransal haksızlığının sorgulamasını yapsın.Aynı sorun Asb.lar için de zaten mevcut olup yıllardır talep edilmektedir.
Maaş konusuna gelince 1700 maaşı alan ise sadece 1. derecenin 2. ve 3. kademesinde olanlar olup bu da çoğunluk değil azınlık durumdaki emeklilerdir. Buradaki yanlışta rotayı 3 bin liranın üzerinde maaş alanları değil de ne hikmetse 1700 tl alana bağlaması da hak talebinde ufkunun küçük ve kolaycılığa dayalı olduğunu gösteriyor.
Esef Başkan; mücadele yanındakiler değil seninle dalga geçenler,ölme hakkını veren ama emeklilik hakkını sizi süründürdükten sonra (eylem anında da destekleyenler de asb.lardı) verenlerdir.
Yanlıştan vazgeçmenizi her zaman destekçiniz olan bir asb.olarak umud ediyorum.
Takipteyim.
Bu zatı muhterem her konuşmasında astsubayları eleştirmekten geri kalmıyor. Kendisini sanırım kral sanıyor. Yakında generaller çalışırken şu kadar, emekli olunca şu kadar maaş alıyorlar. Biz neden generaller kadar maaş almıyoruz demeye kadar bu işi götürecektir.
Esef bey kendinizi astsubaylarla eşit kategoride görmeniz, astsubaylarla kıyaslama yanlışına düşmeyiniz. Binlerce emekli astsubayların yıllardır yoksulluk sınırında yaşadığını, özlük haklarında iyileştirme yapılması için mücadele verdiğini, bu mücadeleyi ulusal kanallarda dile getirdiklerini, zatı âliniz hiç mi duymadı, görmedi ya da işitmedi? Yalan beyanlar vererek emekli astsubayların önünde takoz vazifesi göreceğini sanıyorsan yanılıyorsun…
İYİ Kİ VARSIN GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU, DUYARLILIĞINIZDAN DOLAYI SİZİ TEBRİK EDERİM. HER KONUDA OLDUĞU GİBİ BU KONUDA DA SESSİZ KALAN SÖZDE EMEKLİ ASTSUBAYLARIN TEMSİLCİSİ TEMAD’I DA KINIYORUM.
OLMADI MERDOĞLU !..
Kendilerini minnet ve rahmetle andığımız hepimizi derinden yaralayan şehitlerimizin cenazesindeki ( 8 Temmuz 2011 tarihli zaman gazetesinde aşağıdaki yazıdaki ) açıklamanızda Uzman Çavuşların emekli maaşlarını assubayların maaşlarıyla kıyaslama talihsizliğini göstermenizi esefle okuduk! Bir meslek grubunun temsilcisi olarak kıyaslamanın emsaller arasında yapılması gerektiğini bilmeliydiniz.
Uzman Çavuşların görevdeyken gerek yardımcımız olması gerekse adalet ve eşitliğe önem veren assubaylar olarak her platformda sizlerin yanında ve desteğinde olduk.
Parametre olmadan teori üretemezsiniz! Emekli assubayların 1700 TL maaş aldığını hangi gerekçeye dayandırıyorsunuz?.. Böyle bir kıyaslama yaparken lise ve 2 yıllık harp okulu mezununun 3600-4000 TL emekli maaşı aldığını niçin hatırlayıp örneklemiyorsunuz?
Emekli assubayların yüzde yetmişi 900-1100 TL arasında maaş almaktadır. Örneğin yüksek okul mezunu 26 yıl hizmeti olan bir meslektaşımız 1150 TL maaş almaktadır! Arzu ederseniz bu arkadaşlarımız noterden sizlere vekalet versinler,siz 1700 TL alın,bizlere 1200 TL ödeyin !..
Demokrasilerin tam gelişmediği ülkelerde imtiyazlılar ve yönetenler önce ezilenleri birbirine düşman eder,ardından din ve milliyetçilik duyguları ile hakların gasp edilmesini sağlarlar…Sizin açıklamanız bu tezi destekler niteliktedir,ayrıca bir çok platformda meslektaşlarınız da aynı hatayı yapmaktadırlar…
Bu tavrınızdan vazgeçmediğiniz ve bizlerin iyi niyetini istismara devam ettiğiniz sürece size verdiğimiz desteği sorgulayacağız…
Adaletin herkes için gerçekleşmesi dileklerimizle…
E.ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU
[URL=http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1155750&keyfield=45736566204D4552444FC49E4C55]http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1155750&keyfield=45736566204D4552444FC49E4C55[/URL]
DAVA KARAR AŞAMASINA GELDİ
Bilirkişinin raporunu mahkemeye sunmasıyla dava 7 Temmuz 2011 tarihinde 13. İş Mahkemesinde görüldü. Dava dilekçeme ek dilekçe ile sunduğum ve 1971 yılında tüm Astsubaylar gibi benim de rütbemin Kıdemli Baş Çavuşluktan Kıdemli üst çavuşluğa usulsüz olarak düşürüldüğünü, bu mağduriyetimin de dikkate alınarak ve fiili hizmet zam hakkımın da hesaba katılmasıyla yapılacak yeni intibakım sonucunda 1. derecenin 4. kademesine yükseltilmemi talep etmiştim. Bu rütbe düşürme iddiamı kazandığım takdirde 1970 ve daha eski nasıplı tüm Astsubaylar yıllarına göre ayrıca derece ve kademe yükselmesinden istifade edecekler.
Bilirkişi verdiği raporda, fiili hizmet zamlarının derece ve kademelerde sayılacağına dair bir hüküm olmadığından sayılamayacağını, rütbe düşürme işleminin de o zaman bağlı komutanlığa dava açılması gerektiği gerekçesiyle rapor yazmıştır.
İş Mahkemesi idari bir mahkeme değil bir hukuk mahkemesidir, zaman aşımı konusu idari davalar gibi 60 gün ile sınırlı değildir. Süre ne olursa olsun hak iddia edilebilir kazanılırsa ancak 5 yıldan önceki birikmiş para alacakları zaman aşımına uğrar 5 yıldan bugüne kadar olan para alacakları alınabilir. Ayrıca kanunlara aykırı olarak rütbe düşürme işlemi aylık ödemesiyle ve pirim ödemesiyle ilgili olduğundan Emekli sandığı kanununun EK- 30. maddesine göre alışılmış ve ezberletilmişin aksine olarak komutanlıklarla değil doğrudan emekli sandığı ile ilgilidir.
Ben bilirkişi raporunun aksine olarak, fiili hizmet zamlarının derece ve kademelerde de sayılması yönünde kanunun olduğunu, emekli sandığı kanununun 33. maddesinin gayet açık ve anlaşılır olduğunu belirttim. Bilirkişinin görüşü yönünde düşünsek bile;
Normal olarak 20 yılda emekli olunamayacağını,
Sağlık ve diğer mazeretleri sebebiyle 20 yılda emekli olanların aylıklarının % 70 oranında olduğunu,
Emekli ikramiyelerinin 20 maaş katı olduğunu belirttim.
İşte tüm bunların emekli sandığı kanununun 33. maddesi gereğince fiili hizmet zamlarının emekli muamelelerinde fiili hizmet gibi sayılacağı hükmüne göre, ¼ oranında fiili hizmet zammı hakkı olan bir memurun 20 yıl hizmeti sonunda 20 + 5= 25 yıl hizmet yapmış oluğundan normal olarak emekli olabildiğini.
% 75 oranında emekli aylığı, 25 maaş katı emekli ikramiyesi aldığını, fiili hizmet zam hakkı olmayan memurun 25 yılda kazandığı derece ve kademe hakkıyla da eşitlenmesi için aylık derece ve kademelerin belirlenmesinde fiili hizmet zamlarının da hesaba katılması gerektiğini.
Yazılı olarak ileri sürerek itiraz ettim ve raporun yok sayılarak, konularında uzman üç kişilik başka bir bilirkişi tarafından rapor hazırlanmasını, bilirkişi heyeti lüzum görürse benimle görüşebilmesi, soruları olursa açıklama yapmama izin verilmesini veya müphem kalmış hususları açıklaması için en az bir bilirkişinin gelecek duruşmada hazır bulundurulmalarını teklif ettim. Artık mahkemedeki haklarımızı, mahkeme kabul eder, ret eder düşüncesine kapılmadan suç olmayan her şeyi söylememiz gerekmektedir.
Hâkim benim son teklifimi ret etti. Ancak itirazlarım konusunda açıklayıcı bir rapor için aynı bilirkişinin yeniden Ek Rapor hazırlaması kararıyla duruşmayı 8 Aralık 2011 tarihine bıraktı.
Sayın arkadaşlarım, hâkimin aynı bilirkişinin EK rapor vermesi kararının bizim için çok iyi olduğunu düşünüyorum. Çünkü Bilirkişi ek raporunda, benim itiraz ettiğim hususları ikna edici bir şekilde açıklama yapması gerekmektedir. İkna edici ve kanunlara uygun bir açıklamaya girmeden ilk raporunda olduğu gibi, fiili hizmet zamlarının derece ve kademelerde sayılacağı konusunda bir kanun yok dediği takdirde, bu rapor 33. maddeye aykırı olacak hem beni hem de mahkemeyi ikna edemeyecektir.
Duruşmadan sonra aynı gün yeni bilirkişi ücretini mahkeme veznesine yatırdım.
Mahkemenin 8 Aralık 2011 tarihinde sona erip lehimize bir karar verileceği yönündeki beklentim devam etmektedir. Aksi halde yolumuz Yargıtay ve AİHM kadar devam edecektir.
NOT: Sayın arkadaşlarım avukat konusunda duyarlı ve iyi niyetli arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Dava sırasında avukatın yapabileceği hukuki işlemleri tam olarak yaptığıma inanıyorum ve avukat ihtiyacı duymuyorum.
Saygılarımla.
Bu konular misli misli ile düşünülüyor da hep aynı onur ve hak mücadelesini yapanlarca düşünülüyor.Bu Mücadelede katkı sunmayanların söylemleri de gevezelikten öteye gidemeyeceği gibi, ayak bağı oldukları da bir gerçek olup kıymeti de yoktur.. Bizim için avukat için de gereğini yapmak için bir klavye duyurusu yeterlidir.
Lütfen duyarlı olun, sorununuza, hakkınıza, onurunuza sahip çıkın.
Takipteyim.
Değerli Arkadaşlarım,
'Çıkılan yol engelsiz ve sorunsuz ise,doğru yolda değilsiniz'.deyişinden yola çıkarsak,yolumuzun ilk öğrenci olduğumuz günden bu yana dikenlerle ve hatta mayınlarla kaplı olduğunu biliyoruz.Yüzbinlerce meslekdaşımızın hiç hareket etmeden sessizce beklediği bir ortamda,bir kaç yiğit gönüllünün öncü olarak öne atılması ve davayı sahiplenmesini (omuz vermemiz gerekirken)en azından alkışlamamız gerekmez mi?
Hepimiz için sanırım özeleştiri zamanı;
Öğrencisi ,çalışanı,emeklisi tüm Assubay kimliği taşıyanlar 'davamız için ne yapabiliriz?'sorusu ile karşı karşıyayız.
Bu gece yattığımızda,'ben bu davaya ne yapabilirim? diye düşenebilir miyiz?
Kendimizle yüzleşebilir miyiz?
Sayın CESUR uzun zamandır içimde uhde olan sitemimi kusura kalmazsanız yorumunuza yanıt olarak yazmayı düşündüm.
100 bin emekliden söz ediyoruz, lakin Gn.Mrk ve şubelerin mücadele umurunda değil mücadele de bir avuç gönüllü ile yürüyor, diğerleri armut piş ağzıma düş diyor,onlar kazanırsa nasılsa ben de faydalanacağım düşüncesindeler !..
ONUR YÜRÜYÜŞÜ'NÜ gerçekleştiren arkadaşımıza destek vermeyenler, engellemeye çalışanlar üstelik ahlaksızca iftirada bulunmaktan çekinmediler. Sn.TURAN talep etmemesine rağmen yargı giderlerine katılanların listesini yayınladık.
Katkı sağlamayanların bu konuda söz hakkının olmadığını düşünüyorum!
Yeterli katılım olsaydı avukat tutmayı biz de düşünebilirdik.
İnşallah davayı kazanırız da maddi, manevi katkıda bulunmayanlara biz katkıda bulunmuş oluruz.İyi günler dilerim.
Merhaba Değerli Arkadaşlarım
Sayın İsmail TURAN'ın 7 temmuz tarihli mahkemesi 8 aralık tarihine ertelenmiş.
Öğrendiğime göre sayın TURAN mahkeme sürecini avukatsız olarak takip etmekte. Sayın TURAN'ın mahkemesi her ne kadar bireysel görülse de sonuçta zümremizi ve emsallerini ve ileride tarafımıza olabilecek adaletsizlikler adına bizim davamız sayılır.
Bu nedenle daha önce Sayın TURAN'ın AİHM'ne açtığı davada masraflar karşılanması maksadı ile toplanan paradan kendisine bu dava için avukat tutulmasını değerlendirmek gerekir diye düşünüyorum.
Her şey gönlünüzce olsun.
Sevgili emekli astsubay arkadaşlarım;
Bugün içinde bulunduğumuz durumun mesuliyeti TEMAD yönetimine aittir. İki dönemdir TEMAD yönetiminde bulunan yöneticilerin; yöneticilerin sahip olması gereken özelliklerden yoksundurlar.
TEMAD iki dönemdir birilerinin güdümünde, susturulmaktadır. Adeta emekli astsubayların özlük haklarındaki mücadelede fren görevini yapmaktadır.
TEMAD üzerinde uzun bir süre geçmesine rağmen sitesinde OYAK ve görev tazminatı hakkında ilerleyen zamanlarda üyelerine detaylı açıklamalar yapılacaktır demelerine rağmen, tek bir açıklama yapılmamıştır.
Zaman, zaman basına ve Ulusal TV'lere çıkan TEMAD başkanı emekli astsubayların haklarını konuşacağına alakası olmayan şahsi meselelerini ( dışardan lise bitirdiğini, ikinci derecede emekli olduğunu) dile getirmiştir.
İşin özü bu yönetim başta bulunduğu sürece emekli astsubayların özlük haklarında zerre kadar bir iyileştirme yapılmayacaktır.
Çünkü hangi durumda ne yapacaklarını bilmiyorlar, bir yaptıkları, diğerini tutmuyor. TUTARSIZLAR.
Eyleme geçen insanların sonuç alıncaya kadar planı uygulamakta ısrar etmeleridir. Etmediler, yapılan eylemin devamını getiremediler. KARARLI DEĞİLLER.
Harekete gecen insanları, coşturamadılar, harekete geçen insanları durdurdular. COŞKULU DEĞİLLER.
SON OLARAK TEMAD YÖNETİMİ BİNLERCE EMEKLİ ÜYESİNİ DÜŞÜNEREK DERHAL İSTİFA ETMELİDİR.
TEMAD MESAİ DAHİLİNDE HİZMET VERİYORMUŞ !
485 Veli TEMUR 03.07.2011 12:18 tsg sayılı temad mesajında şehit meslektaşlarımız için feryat ediyor.
486 mehmet tuncer 04.07.2011 11:51 tsg sayılı cevabı. (günlerden Cumartesi)
“ Bizler TEMAD olarak Mesai dahilinde olduğu sürece onlara yer veriyoruz ve vermeye de devam edeceğiz.”
Temad tarafından dört temmuz cumartesi günü mesai dışında cevap veriliyor.
Feryada, acıya, yanan yüreklere karşı duyarsızlık ve komedi bir cevap yan yana.
“Ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz” bir kez daha görün ve tanıyın temad’ı.
Çelişkili ve gülünç bir durum yok mu ?
Ben mi yanlış anladım acaba ?
Takdir ve değerlendirme siz sayın meslektaşlarımıza aittir.
Sayın Vecdi Gönül 8 yıllık Milli Savunma Bakanlığınız süresince astsubaylara verdiğiniz sözleri ve yapmış olduğunuz hizmetlerden dolayı asla sizi unutmayacağız!
Astsubaylara vermiş olduğunuz tüm sözleri yerine getirerek gönül rahatlığıyla bu görevi devrediyorsunuz. Yolunuz ve bahtınız açık olsun...
İlgili makaleye yorum olarak taşınarak yayınlanmıştır.(M.E.A.)
-
Değerli site yönetimi OYAK VE ASSUBAYLAR konulu yazıda mükemmel bir vurgulama ve örnekleme ile sorunun bam teline dokundurmuştur.Bu konudaki yazılarımda sürekli uyardım,2002 ve öncesi yıllarda emekli olanlar,80 ihtilali ve sonrası yirmi yıllık dönemde siyasi ve ekonomik kriz ve istikrarsızlıkların kurbanlarıdırlar.Gecelik faizlerin 140 lara enflasyonun60 lara döviz karşılıklarının iki katına çıktığı bu dönemlerin sonucunda OYAK REEL GETİRİLERİ bu gün emekli olan meslektaşlarımızın ancak üçte biri kadardır.Yazıda tesbit ettiğim tek önemli husus ibare ve anlayışının < kurumda bugün üye olarak görünmeyen ama kurumdan emekli olmuş yaşayan veya eşi hayatta tüm üyelere kurumun ortaklık hissesinin verilmesi şeklinde algılanması olmalıdır. Kuruma göre üye demek içerde parası olan isimdir.Mücadele doktrinimiz 2000li yıllardaki ekonomik ağır kayıplar sebebiyle kurumdan birikmiş ikramiyesini çekmek zorunda kalan özellikle çok düşük emekli aylıklı Assubay emeklilerini;düzenlenecek yeni bir tasarı ile kurumun tüm aktif ve pasif varlıklarına hissedar yapmaktır.Zira üyelik farklı,reel kazanç sağlamak için kurumda parayı tutmak farklı finansal argümanlardır.OYAK ın yanlıştaki ısrarı bu noktada dır.Konu ile ilgili olarak Kurul üyesi sıfatı ile Genkur.Bşklığına yaptığım yazılı başvurunun OYAK Genel kuruluna iletildiği kurulca kurum prensiplerine aykırı bulunduğu tarafıma bir mektupla bildirilmiştir.Oysa yapılan teklif; Kurum dışında kalmış tüm üyelerin belirlenecek bir taban katılım payı tutarı ödemek koşulu ile yeniden kuruma üyelik ve kar payı sistemine davetti ve mevcut üyeleride mağdur etmemiş olacaktı,kısacası bir çeşit mali af kapsamında bir düzenleme içeriyor idi.Ne yazıkki o haliyle dahi kabul görmedi.SONUÇ itibariyle OYAK MÜCADELESİNİN ANA AYAĞI DIŞARIDA KALAN EMEKLİLERİ sınıf, rütbe ayırmaksızın bu büyük devasa kurumun içine alıp HZ ÖMER adaletini tecelli ettirmektir.mÜCADELE BÜTÜNÜ KAPSAYAN UZLAŞIDIR. Saygılarımla.
Değerli Meslektaşlarım,
Meslektaşımız Sn.İsmail Turan'ın Ankara'da devam eden mahkemesinin duruşması 7 Temmuz 2011 tarihinde saat 9.30'da 13. İş Mahkemesindedir. İlgili arkadaşlara duyurulur.
Şehit olan meslektaşımız Kalender Özdemir'e Allah'tan rahmet, acılı ailesine de sabırlar diliyorum.
Saygılarımla.
Hikmet AYDINCAK
Değerli Meslektaşlarımız,
Bir kahramanı,bir meslekdaşımızı daha cennete uğurladık. Bu ülke için hiç düşünmeden hiçbir değerin geri getiremeyeceği canlarını tereddüt etmeden bu ülke için veren şehitlerimiz ve onların meslektaşları ne yazık ki sadece cenaze törenlerinde hatırlanıyor.
Bizim vatanseverlik duygularımızın daha fazla istismar edilmesini istemiyoruz.
Kırıkkale'de toprağa verilen Bşçvş. Kalender ÖZDEMİR'e Allah'tan rahmet kederli ailesine ve sevenlerine sabırlar diliyoruz.
Ruhu şad mekanı cennet olsun.