TSK alt kademedeki personelinin çalışan eş ve çocukları büyük bir baskı altında tutularak keyfi uygulamalarla mağdur edilmektedir.
Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakanımız bu soruna bir çözüm bulmalıdır.
TSK personelinin çalışan eş ve çocuklarına Kamu Kurum ve Kuruluşlarda yöneticiler tarafından mobbing uygulanmaktadır.
Eşiniz şehit ama o tayin olmaz
[URL=http://www.hurriyet.com.tr/gundem/19747754.asp ]http://www.hurriyet.com.tr/gundem/19747754.asp [/URL]
ilanlar sayfası ile iltişim de aksaklık var ilanlarda kötü yazılım virüs var falan diyor,,,iletişimide açamadım yönetimin bilgisine yayınlamayın bilgi amaçlıdır
Sn.Turan'ın davasının sonucu bazılarımızı ilgilendirmeyebilir, ancak bu dava bizim birliğimizin ve kendimize saygımızın bir ifadesidir.Bu konu açıklandığı zaman ilk kez Balçova şube sekreteri Sn.Abdullah Zengin heyecanla yardım için "gerekirse tepsi ile şubede destek toplarım" dedi, ama "bu kararı ben vermedim, patron benim toplayamazsınız" diyen bir şube başkanı engel oldu, arkadaşımız da tepki olarak yönetimden istifa etti. Bu destek kampanyasını sayfalarından duyurmaya bile cesaret edemeyen destek bir yana köstek olan sözde assubay temsilcisi şubelerin yanı sıra ne mutlu ki ANTALYA-KONYA-MUĞLA-YALOVA (İsimlerini unuttuklarımdan özür dilerim) gibi lokal zihniyetinden uzak şubelerimizin olması umutlarımızı arttırıyor. Ön yargılarla oluşan haksızlıklarımız için verdiğimiz mücadele bir bayrak yarışıdır. Birlikte mutlaka başarı ile sonuçlandıracağız.Destek verenlere assubaylar adına minnettarlığım bir kez daha sunuyorum.
Sayın İsmail TURAN'ın çalışmalarına maddi destek sağlanması yolunda yapılan çağrıya Yalova'daki arkadaşlarımızda duyarsız kalmamıştır.
19 ocak tarihinde Üzeyir ÇOBAN tarafından İNG BANK'taki hesaba yatırılmıştır.
Destek olan tüm arkadaşlarıma teşekkür ederiz.
BALIK HAFIZASI
Bir ülkede bir zamanlar;
Memurlar pâre pâre,
İşçiler eli sopalı,
Polisi sağcı solcu,
Öğretmenleri bölük pörçük,
Üniversiteler darmadağınık,
Gençleri sebil,
Vatandaşı pusmuş,
Yarını belirsiz,
Geceler in cin,
Tabutlar onar yirmişer,
Hükümeti cephe cephe,
Meclisi ara ki bul,
Ya devleti…
Ve askeri…
O zamanın neşteri,
Şimdi darbeci.
Anamur'da İNGBANK olmadıgı için Anamur PTT Müd.lüğünden İsmail TURAN Merkez PTT Müd.lügü/DENİZLİ adresine göndermiş oldugum 50 TL.lik miktar açıklamalarda gözükmemektedir.Anamur'dan araştırabilmem için alınıp alınmadıgının 542 744 11 99 No.lu telefonuma bilgi verilmesini Degerli Agabeyim İsmail Turan'dan rica ediyorum.Saygılarımla.
Sayın arkadaşlarım,
PTT ile sadece sayın Harun KURUOĞLU havale göndermiştir. PTT ile başka gönderen varsa telefonla veya meil yoluyla bilgi verirse ona göre buradan takip ederim.
Destek veren tüm arkadaşlarıma gönülden teşekkür eder, önceki taahütlerimin aynen devam ettiğini ber kere daha bilgilerinize sunarım.
Saygılarımla.
BANKAYA = 4370 TL
PTTYE……= 100 TL
T O P L A M = 4470 TL
///DÖRT BİN DÖRT YÜZ YETMİŞ TL////////
600 TL GÖNDERENLER
Celal ELBİR
250 TL GÖNDERENLER
Duran KARAKÖSE
150 TL GÖNDERENLER, ( 2 Kişi Toplam 300 TL))
Şenay GÜRPINAR, Ahmet ÖZTAŞ
115 TL GÖNDEREN
Tacettin KİREMİT
100 TL GÖNDERENLER, ( 5 kişi toplam 500TL)
İbrahim ÜSTÜNKAYA, Ragıp TENİM, Konya TEMAD, İbrahim FİLİZ , isim yok
75 TL GÖNDERENLER
Cengiz ERTEN
65 TL GÖNDERENLE
İmsan Sanayi sitesi
50 TL GÖNDERENLER ( 31 Kişi Toplam 1550 TL
Mehmet Ali KILINÇ,-- Mehmet Emin ATILGAN,-- Ahmet DUVAR,-- Halil ERGENLİ,-- İsmail DAMAR,-- Yaşar ÇAKAN, --Selami KILIÇ,-- Şahin POYRAZ,-- AAA, --Oktay KAYABOLU,-- Ziya TEPELİ,-- Ramazan TEKELİ, --Kubilay AKBULUT,--Mustafa Savaş EVRAN,--Mustafa SEVİMLİ,-- Erhan MERT,-- Rafet AKYÜZ,-- Hayrettin İLİK, --Ahmet Turan POLAT,-- Mehmet ÖZKAN,-- Özan ÖNGEN,-- Mehmet ÖNAL,-- Rafet DURAN, --Kadri Hayati ERGÜRBÜZ--, DUR YOLCU 15-- Cengiz KURUL, --Berkay ÜNSAL,-- Cafer KARAOĞLU,-- Kemalettin SÖZEN,--Şaban ERTÜRK, --Fatih IŞIK,--
20 + 20 = 40 TL GÖNDERENLER
Hıdır ÖZDEMİR, Hıdır ÖZDEMİR ( İki aynı isim)
35 TLGÖNDEREN
İSİM YOK
30 TL GÖNDERENLER, (8 Kişi toplam 240 TL)
Mahmut ADEM, --İSİM YOK,-- Erol SARAÇ,--Erdoğan EVKAYA,--Hidayet AYDIN,-- Birol SOYLU, --Necati KOÇAK, --Orhan SELIŞIK
25 TL GÖNDERENLER ( 6 Kişi Toplam 150 TL)
Haydar CEYLAN, --Bilal EREN, --Ayhan YILDIRIM, --KARŞIYAKA,-- Turhan KALIN,-- Halim KARAKILIÇ
20, 15, 10 VE 5 TL GÖNDERENLER(29 KİŞİ TOPLAM 450 TL)
Recep TAŞÇI, --Hayati GÜNEY,-- Burhanettin TEKİNA, --Mahmut YURDAKUL,-- Veysel ÇETİNER, --Tanesen TANER, -- M. Adnan TUNCAY,-- Ersel AKSU, --A:Rıza KAYA,-- Mehmet Ata BOZDEMİR,-- Erol ÖZDEMİR, --Ahmet SELÇUK, -- Necdet TÖRE,--Mustafa SEZEK,-- Levent BÖRÜ,--Cemal KIYI,--Metin ÖNKOL,--Burhan Şahin,--Seyit Ahmet AKGÖR,--Şinasi YALÇIN,-- Erkan KARAKUZ,--Aytek ERKANAT,--Metin AYAN,--Hüsnü ÖZBEK,--İSİM YOK,--İbrahim ÖZBERBER,--Murat KUYUCU,-- Ekrem GÜNGÖR, --Ahmet CAN,--
DENİZLİ PTT HAVALE
100 TL GÖNDERENLER (1kişi)
Harun KURUOĞLU
NOT.Verilen listede ismi olmayanların isimleri karşı merkezden istenecektir
Sayın Halil Yaz;
Görüşünüz dogrudur ve yerindedir.Eger yasal bir sakıncası yoksa bu bütün TEMAD Şb.lerini ve üyelerini kapsayacak şekilde olmalı,alt sınırı 5 TL.üst sınırı açık bir miktar olarak başlatılabilir. Bu ortak sorunlarımız için mücadelimize katkı olacagından birlik ve beraberliğimizi de pekiştirecektir. Degilse hepimiz aynı mücadeleyi vermemize karşın siz ayrı bir kulvarda Sayın Turan ayrı bir kulvarda koşuyorsunuz. Sizi İstanbul'da yalnız düşünmek Anamur'da beni üzmüştür bilesiniz. Mücadelemizdeki bu dagınıklıgı gidermek TEMAD Yönetiminin görevi olmalıdır. Bu yolda yürüyene selamlar,koşturana saygılarımla...!
Arkadaşlar uzun zamandır yoktum.
Astsubay kamuoyunu meşgul eden Mahmut ERDEM'in kim olduğu belli oldu mu?
Yoksa eski yönetimle beraber sırra kadem mi bastı.
Sayın arkadaşlarım,
8 Aralık 2011 tarihinde sonuçlanan dava gerekçesiz tefhim edildiği ve 8 gün içinde temyiz edilmesi gerektiği için ben bu hakkımı dilekçemde,
08. 12. 2011 tarihinde karar gerekçesiz tefhim edildiğinden gerekçeli kararın tebliğinden sonra dilekçe hakkımı kullanmak üzere temyiz ettim, ifadesini yazarak kullandım.
Gerekçeli karar henüz bana tebliğ edilmedi, tebliğ edildikten sonra 8 gün içinde ayrıntılı olarak tekrar dilekçe verme hakkım olacaktır. Dilekçemde aşağıdaki hususları usulüne göre yazdım.
Yargıtay, dava konusunu mahkemenin baktığı hususlara bağlı kalmadan hukuka aykırı tüm konuları inceleyerek karar verebilir. Arkadaşlarımın temyiz dilekçeme girmesini istedikleri hususları gönderirlerse yine sizlerle istişare ederek dilekçeme ilave edeceğim.
Saygılarımla.
===========================
FİİLİ HİZMET ZAMLARININ DERECELERDE SAYILMASI
1) Görev sırasında şehit olanların mirasçılarına özel tazminat ve ödemeler yapmakta, sağ olup görevdeki emsallerinin yükselebilecekleri en yüksek dereceye yükselme hakkı vermekte ve Şehit Teğmenin mirasçısının aylığı Kıdemli Albay maaşına kadar yükselebilmektedir.
2) Gazilere de gazilik derecelerine göre şehitlere benzer haklar vermektedir.
3) Vazife malüllerine de özel ödemeler yapmaktadır.
4. Kolay işlerde çalışan emsallerinin kazanacağı haklara daha kısa sürede kavuşabilmeleri için, fiziki ve ruhi bozukluğa yol açan, zehirleyici, yıpratıcı, yaşam süresini kısaltan ve ölüm riski taşıyan işlerde çalışanlara da fiili hizmetlerine eklenmek üzere ayrıca fiili hizmet zammı vermektedir.
5) Normal olarak hiçbir risk taşımayan işlerde çalışanlara da 25 yıl çalıştıktan sonra (2002 yılından sonra yaşı uygunsa) emekli aylığı vermektedir.
6) Bu sıralamaya göre devlet en yüksek ödemeyi şehitlere, sırasıyla gazilere ve vazife malüllerine, zor, yıpratıcı ve ölüm riski taşıyan işlerde çalışanlara ve normal hiçbir riski olmayan işlerde çalışanlara vermektedir.
7) Şehit, gazi ve vazife malüllerinin aylıklarını belirleyen özel mevzuatları vardır. Konumuzun dışında olduğu için bunların mevzuatlarını yazmıyorum.
8 ) 5. maddedeki çalışan emsallerinin kazanacakları haklara daha kısa sürede kavuşmaları için 4. maddedeki çalışanlara 5434 sayılı kanunun 32. ve 5510 sayılı kanunun 40. maddesi ile fiili hizmet zammı verilmektedir. Verilen fiili hizmet zammı yine 5434 sayılı kanunun 33. maddesi gereğince emekli muamelelerinde fiili hizmet olarak hesaba alınması gerekir.
9) Örnek olarak, 5. Sıradaki normal işlerde çalışanlar 10. dereceden göreve başladıktan sonra 25 yılda normal terfi ederek 1. derecenin 2. kademesinden emekliye ayrılma hakkı kazanıyorlar.
4. sıradaki zor işlerde çalışanlara emekli muamelelerinde sayılması için kanunla verilen fiili hizmet zam hakları kanunun amacına aykırı olarak derece ve kademelerde sayılmadığından, yine 10. dereceden başlayan ve 25 yıllık hizmetlerine karşılık, kolay işlerde çalışanların 20 yıllık hizmetlerine eş değer olarak verilen 3. derecenin 3. kademesinden emekli aylığı bağlanmaktadır.
10) Emsallerinin 25 yılda kazandıkları 1. derecenin 2. kademesinden emekli hakkı kazanabilmeleri için kanunun verdiği ve kesenek (prim) karşılıkları da emekli sandığına (SGK) ödendiği için fiili hizmet zamlarının derece ve kademe belirlemelerinde de hesaba katılması gerekir.
11) Kanuna aykırı ve usulsüz bir uygulamayla kanunun avantaj olarak verdiği hak dezavantaja dönüşmektedir.
AST RÜTBEYE GÖRE AYLIK VERİLMESİ
1) 1970 yılında aylıklarda derece sistemine geçilerek 15 derece belirlendi. Silahlı kuvvetlerde 15 rütbe olduğundan komutanların isteği rütbe hiyerarşisine göre Astsubay çavuşun 15. dereceden başlayarak sırasıyla Orgeneralin 1. dereceye intibak ettirilip o tarihte uygulanmakta olan kıta tazminatının astsubaylardan kaldırılmasıydı. Böylece yeni mezun Teğmen en kıdemli Astsubaydan daha fazla aylık alabilecekti. Bu intibak şekliyle Albaylarla Generallerin sivil memurlardan daha düşük aylık derecesine intibak ettirileceği anlaşılınca bu istekten dönüldü.
2) Sivil memurlar için memur aylık gösterge tablosu, subaylar için subay gösterge tablosu Astsubaylar için Astsubay aylık gösterge tablosu belirlendi.
Astsubaylar Ortaokul ve liseden sonra ayrıca sınıf okulu mezunu oldukları, bir çoğunun kendi imkânlarıyla üniversiteden mezun oldukları, subaylar arasında Orta okul, lise, 1 yıllık, 2 yıllık Harpokulu, Harpakademisi, Üniversite ve Fakülte mezunu olmasına rağmen gösterge tablolarının belirlenmesinde sadece rütbeler dikkate alınmış, tahsil, kıdem ve yetenek dikkate alınmamıştı. Ortaokul, ve İlkokuldan sonra toplam 5 yıllık sanat okulu mezunu albaylarla lise mezunu generallerin hepsi hiç ayırım yapmadan 8. dereceden başlayıp 1. derecenin 4. kademesine kadar yükselebilirken 30 yıl hizmeti olan üniversite mezunu astsubaylar ancak 4. dereceye kadar yükselebilecekti.
3) Tarihe 12 Mart muhtırası olarak geçen, komutanların 12 Mart 1971 tarihindeki mektubuyla hükümet görevinden ayrılmıştı. Kanunlarda ve Anayasada yapılan değişikliklerle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kurularak askerlerin Danıştay Başkanlığına müracaatları önlenmişti.
4) 926 sayılı Kanunun 77. maddesindeki astsubay rütbeleri 31 Ağustos 1971 tarihinde yürürlüğe gireceğinden aynı kanunun geçici 15 ve geçici 16. maddeleri gereğince astsubayların 31 Ağustos 1971 tarihinden sonra rütbe ve derece intibaklarının yapılacak olmasıyla komutanların rütbe hiyerarşisine göre aylık alınması isteği için yeni bir fırsat doğmuştu.
5) Geçici 15 ve Geçici 16. maddeler gereğince astsubayların müktesep hakları korunarak ve haiz olunan rütbeler muhafaza edilerek EK- V111 gösterge tablosundaki rütbe ve derecelere intibakları yapılması gerekiyordu. Kanuna aykırı olarak tüm Astsubayların haiz oldukları rütbeleri silinerek yok sayıldı, kaç yıl hizmetleri varsa ve o hizmet yılı 77. maddedeki hangi rütbenin hizmet yılına denk geliyorsa o rütbeye ve gösterge tablosundaki o rütbenin derececesine intibakları yapılarak aylıklar ve emekli sandığı kesenekleri ödendi. Bu ödeme şekli, kazanılan rütbelerin derecesi üzerinden Emekli keseneğinin ödenmesine amir 5434 sayılı kanunun EK- 16 Maddesine de aykırıydı.
6) Rütbelerin düşürülmesi astsubayların morallerini bozmuştu. Astsubayların hoşnutsuzluğu giderilemeyince kıyafet kararnamesi değiştirilerek Üst Çavuş rütbe işareti Kıdemli Çavuş rütbe işaretine, Başçavuş rütbe işareti Üstçavuş rütbe işaretine, Kıdemli Başçavuş rütbe işareti Kıdemli Üstçavuş rütbe işaretine dönüştürüldü. Üniformalardaki taşınan rütbe çizgilerinin değişmemesiyle rütbelerin ve derecelerin düşürülmediği ikna edilmeye çalışıldı. Bu rütbe ve derece intibakından komutanların kendileri de rahatsız olduklarından dil bilgisi kurallarına da aykırı bir şekilde isteyenlerin haiz oldukları rütbelerini parantez içinde kullanabilecekleri bildirildi. Şöyle;
Kıdemli Üstçavuş (Kıdemli Başçavuş). Bir Subay aynı anda hem Yarbay hem General olabilir mi. Yarbay (Tümgeneral)
Bu duruma tüm astsubayların kesin olarak uymaları, bu konuda hiçbir müracaatın kabul edilmeyeceği ve cezalandırılacağı imza karşılığı tebliğ edildi.
7) Bu tepkiye Üniversite mezunu Astsubayların sebep olduğu düşüncesiyle hiçbir astsubay mesai dışında ve kendi imkânlarıyla da olsa okuyamayacakları emredilerek imza karşılığı tebliğ edildi. Böylece Dünyada okumanın yasaklandığı tek ülke Türkiye olmuştu.
8 ) 30 Ağustos 1969 tarihinde 926 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun olarak Kıdemli Baş Çavuşluğa yükseldim. 31 Ağustos 1971 tarihinde Kıdemli Üstçavuşluğa düşürüldüm. 31 Ağustos 1971 tarihinden sonraki tarihlerde görev yaptığım komutanlıklar tarafından verilen belgelerde rütbemin Kıdemli Üstçavuş, Başçavuş ve kademeli Başçavuş olduğu yazılıdır ve bu delillerim dava dosyasında vardır.
9) Hal böyle iken ve görev yaptığım askeri iş yerlerinde fiilen rütbem düşürülüp aylığım ve Emekli Sandığı keseneğim düşük dereceden ödenmesine rağmen, 1 Nisan 2010 tarihli onaylı hizmet belgemin fotokopisinden Kara Kuvvetleri Komutanlığında tutulan HİZMET BELGEMİN 31 Ağustos 1971 tarihinden sonra kanunlara aykırı olarak tutulduğunu gördüm. 31 Ağustos 1971 tarihinden sonraki kayıtlarım yürürlükten kalkan 5802 sayılı kanundaki rütbelere, yine yürürlükten kalkan Geçici gösterge tablosuna ve yürürlükte olan EK- V111 gösterge tablosunun karmasıyla tutulduğunu gördüm.
Örneğin:
a) Hizmet belgem 1.3.1975 ile 30.8.1975 tarihleri arasında rütbem 1. Kademeli Kıdemli Baş çavuşluğun 3. yılı, derecem 6, kademem 3 yazılıdır. Bu hiçbir kanuna ve astsubay gösterge tablosuna uygun değildir. 1 Kademeli kıdemli Başçavuş rütbesi yürürlükten kalkan 5802 sayılı kanundaki rütbedir. Yürürlükten kalkan geçici gösterge tablosunda bu rütbenin derecesi 6, kademesi 3 değil, derecesi 5 kademesi 3 dür. Zaten ben böyle bir rütbeye hiç haiz olmadım. Burada rütbe yürürlükten kalkan kanuna göre derece de 1 Mart 1975 tarihinden sonra yürürlükte olan EK- V111 Astsubay gösterge tablosundaki Astsubay Başçavuşun rütbesinin derecesine göre yazılmıştır.
b) Hizmet belgemin 30.08.1980 ile 30.08.1981 tarihleri arasındaki rütbem 3 Kademeli Kıdemli Başçavuş, derecem de 3. derecenin 3. kademesidir. Bu rütbe yürürlükten kalkan 5802 sayılı kanundaki rütbelerden biri ve benim hiçbir zaman haiz olmadığım rütbedir, geçici gösterge tablosunda da en yüksek derece 4. derecedir. 3. derecenin 3. kademesi 1 Mart 1975 tarihinden sonra yürürlükte olan EK-V111 gösterge tablosundaki üçüncü yılındaki Kıdemli Başçavuşun derece ve kademesidir. HİZMET BELGEM yürürlükte olan kanunlara aykırı, benim hiçbir zaman haiz olmadığım rütbe, hiç bir gösterge tablosuna uymayan karma ve karma karışık tutulmuş bir hizmet belgesidir.
1973 ile 1994 yılları arasında, 35 masum Türk dış görevlisi, Asala Örgütü tarafından, birer ikişer katledilirken; “Hepimiz Mehmet, Hepimiz Türküz” diye bağırmayan çığırtkanlar, o günlerde neredeydiniz?
Arkadaşlar oyak sitesinde iletişim yeri var. Bu mesaj bölümüne oyak sitesinin içerisine oyakta çalışan özellikle yönetici kişilerin özgeçmişlerinin yazılmasını istedim, nette araştırdım fakat isim falan yoktur. Yarın biraz daha araştıracam olumlu olursa tekrar yazarım. iyi okumalar.
[URL=http://www.oyak.com.tr/TR/kurumsal/eposta.html ]http://www.oyak.com.tr/TR/kurumsal/eposta.html [/URL]
Sn.İsmail TURAN'ın açmış olduğu dava hepimizi ilgilendiren kendimize saygımız gereği haksızlıklara karşı sessiz kalmadığımızın ifadesidir.Dava giderlerine gönüllü katkı miktarı ne olursa olsun önemlidir.
Ersen Gürpınar olarak gönderilen miktarda Sn.Osman ADA-Sn.Erdoğan ÖZTÜRK-Sn.Abdullah ZENGİN ve Eşi-Şaban AKDAĞ-Servet ULUTAŞ'ın katkıları vardır.Destek verenlere sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
İSTANBUL'DAN YEDİ ARKADAŞLA SGK 'NA AÇMIŞ OLDUĞUMUZ DAVADA,İNTİBAKLARIMIZ YAPILMASI İÇİN TEMYİZE AÇIK OLARAK GERİ DÖNMÜŞTÜ.TEKRAR DANIŞTAYA TEMYİZ DAVASI AÇTIK,HENÜZ CEVAP GELMEDİ.BİZ BU DAVAYI AÇTIK.MALİYETİ ŞİMDİLİK KİŞİ BAŞI 500,TL ÜZERİNDEDİR.BUNU NEDEN YAZIYORUM.SAKIN MADDİ KATKI BEKLEMEK GİBİ BİR DÜŞÜNCEDEN DEĞİL,BUNUN GİBİ HUKUKSAL HAK ARAMALARDA ÖNCEDEN BİR FON OLUŞTURULABİLİRSE TEMAD GENEL MERKEZİ VEYA ŞUBELERDE BUNUN GİBİ OLACAK HUKUKSAL HARCAMALAR BİZE YÜK OLMADAN KARŞILANABİLİR.KAYNAK OLARAK HUKUK PAYI ALTINDA HER ÜYEDEN BEŞ TL YETERLİ OLABİLİR DİYE DÜŞÜNMEKTEYİM.ORGANİZASYON OLMADAN YAPILAN VE YAPILACAK HUKUKSAL GİRİŞİMLER ,HAK ARAMADA SONUÇ ALMADA ZORLUKLARLA KARŞILAŞMAMIZI AŞAMAMA DURUMU YARATACAKTIR.SELAM VE SEVGİLERİMLE.
OYAK yönetim ve denetim kurullarında görevli emekli subay ve generallerin isimlerini bilen arkadaşlarımızın site yönetimini bilgilendirmelerini istirham ediyoruz.
Yeni TEMAD yönetimi özlük haklarımız konusunda yetkili kurum ve kişilerle yapmış oldukları görüşmeleri içeriğe girmeden de olsa paylaşmıştır. Yöntem olarak bu sürece zarar verme olasılığını da düşünerek yenilenen WEB sitesinde yorum ve görüşe izin verilmemektedir.Miadlı olarak netice alınana kadar anlayış gösterilebilir diye düşünmekteyim. Ancak somut gelişmelerin olmayacağı anlaşılması ile beraber geniş açıklama yapılması STK olmanın gereğidir. Çünkü zaman lehimize çalışmıyor. Eğer genel bir yönetim anlayışı ise o zaman yeni bir ileri demokrasi örneği ile karşı karşıyayız demektir. Bütün camiamıza saygı ve sevgilerimle. :roll
OYAK'ın gerçek anlamda STK olabilmesi için eşit şartlarda kuruma katılan üyelerine eşit haklar tanımalıdır.
OYAK'ın tüm iştiraklerinde tüm üyelerinin hakları vardır her üyeye eşit temsil hakkı tanınmalı ve katılımları nispetinde hisse senedi verilmelidir. Dileyen yine birikimini kurumda değerlendirebilir. Bu sağlanıncaya kadar yasal her türlü mücadelenin içinde olacağız.
Sn.Diker'in yazısına yorumlarınızla destek olmanızı istirham ediyorum
[URL=http://haber.rotahaber.com/general-arpaliklari/240817]http://haber.rotahaber.com/general-arpaliklari/240817[/URL]
[URL=http://haber.rotahaber.com/general-arpaliklari/240817]http://haber.rotahaber.com/general-arpaliklari/240817[/URL]
assubay sınıfını komik nemalarla susturmayı başaran GENERAL kadroları malesef ki 40 yıldır oldukça başarılı.
(89 TEMAD şubesi(konyamız hariç)genelkurmay korkusuyla yine sınıfta kalmıştır)
TEMAD’ın “bizim kadar güçlü”, sendikal gücü olmayan bir STÖ, bir tüzüğü, denetleme kurulu, yönetimin yasal yükümlülüğü olduğu biliniyor.
Dokuz yılık bir yönetimden sonra biraz daha zaman vermek gerektiğini düşünüyorum.
Genel merkezle 90 TEMAD şubesi,20'nin üzerinde Assubay sitesi,150 bin civarında mevcudu olan toplum; hakları için elini taşın altına koyan ender meslektaşlarından biri olan sayın İsmail TURAN'ın yanında ancak 100 kişi ile olabiliyorsa, bırakın bizim haklarımızı almayı,var olan haklarımızı da elimizden alırlar...FOÇA TEMAD üyesiyim, yemek davetlerine katılamadım,onun yerine sayın TURAN'a destekte bulundum. Saygılarımla. İbrahim ÜSTÜNKAYA