Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 24°C
Açık
Ankara
24°C
Açık
Paz 26°C
Pts 25°C
Sal 23°C
Çar 21°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
İSMAİL TURAN İSMAİL TURAN
20/01/2012 at 7:06 PM
Sayın arkadaşlarım, 8 Aralık 2011 tarihinde sonuçlanan dava gerekçesiz tefhim edildiği ve 8 gün içinde temyiz edilmesi gerektiği için ben bu hakkımı dilekçemde, 08. 12. 2011 tarihinde karar gerekçesiz tefhim edildiğinden gerekçeli kararın tebliğinden sonra dilekçe hakkımı kullanmak üzere temyiz ettim, ifadesini yazarak kullandım. Gerekçeli karar henüz bana tebliğ edilmedi, tebliğ edildikten sonra 8 gün içinde ayrıntılı olarak tekrar dilekçe verme hakkım olacaktır. Dilekçemde aşağıdaki hususları usulüne göre yazdım. Yargıtay, dava konusunu mahkemenin baktığı hususlara bağlı kalmadan hukuka aykırı tüm konuları inceleyerek karar verebilir. Arkadaşlarımın temyiz dilekçeme girmesini istedikleri hususları gönderirlerse yine sizlerle istişare ederek dilekçeme ilave edeceğim. Saygılarımla. =========================== FİİLİ HİZMET ZAMLARININ DERECELERDE SAYILMASI 1) Görev sırasında şehit olanların mirasçılarına özel tazminat ve ödemeler yapmakta, sağ olup görevdeki emsallerinin yükselebilecekleri en yüksek dereceye yükselme hakkı vermekte ve Şehit Teğmenin mirasçısının aylığı Kıdemli Albay maaşına kadar yükselebilmektedir. 2) Gazilere de gazilik derecelerine göre şehitlere benzer haklar vermektedir. 3) Vazife malüllerine de özel ödemeler yapmaktadır. 4. Kolay işlerde çalışan emsallerinin kazanacağı haklara daha kısa sürede kavuşabilmeleri için, fiziki ve ruhi bozukluğa yol açan, zehirleyici, yıpratıcı, yaşam süresini kısaltan ve ölüm riski taşıyan işlerde çalışanlara da fiili hizmetlerine eklenmek üzere ayrıca fiili hizmet zammı vermektedir. 5) Normal olarak hiçbir risk taşımayan işlerde çalışanlara da 25 yıl çalıştıktan sonra (2002 yılından sonra yaşı uygunsa) emekli aylığı vermektedir. 6) Bu sıralamaya göre devlet en yüksek ödemeyi şehitlere, sırasıyla gazilere ve vazife malüllerine, zor, yıpratıcı ve ölüm riski taşıyan işlerde çalışanlara ve normal hiçbir riski olmayan işlerde çalışanlara vermektedir. 7) Şehit, gazi ve vazife malüllerinin aylıklarını belirleyen özel mevzuatları vardır. Konumuzun dışında olduğu için bunların mevzuatlarını yazmıyorum. 8 ) 5. maddedeki çalışan emsallerinin kazanacakları haklara daha kısa sürede kavuşmaları için 4. maddedeki çalışanlara 5434 sayılı kanunun 32. ve 5510 sayılı kanunun 40. maddesi ile fiili hizmet zammı verilmektedir. Verilen fiili hizmet zammı yine 5434 sayılı kanunun 33. maddesi gereğince emekli muamelelerinde fiili hizmet olarak hesaba alınması gerekir. 9) Örnek olarak, 5. Sıradaki normal işlerde çalışanlar 10. dereceden göreve başladıktan sonra 25 yılda normal terfi ederek 1. derecenin 2. kademesinden emekliye ayrılma hakkı kazanıyorlar. 4. sıradaki zor işlerde çalışanlara emekli muamelelerinde sayılması için kanunla verilen fiili hizmet zam hakları kanunun amacına aykırı olarak derece ve kademelerde sayılmadığından, yine 10. dereceden başlayan ve 25 yıllık hizmetlerine karşılık, kolay işlerde çalışanların 20 yıllık hizmetlerine eş değer olarak verilen 3. derecenin 3. kademesinden emekli aylığı bağlanmaktadır. 10) Emsallerinin 25 yılda kazandıkları 1. derecenin 2. kademesinden emekli hakkı kazanabilmeleri için kanunun verdiği ve kesenek (prim) karşılıkları da emekli sandığına (SGK) ödendiği için fiili hizmet zamlarının derece ve kademe belirlemelerinde de hesaba katılması gerekir. 11) Kanuna aykırı ve usulsüz bir uygulamayla kanunun avantaj olarak verdiği hak dezavantaja dönüşmektedir. AST RÜTBEYE GÖRE AYLIK VERİLMESİ 1) 1970 yılında aylıklarda derece sistemine geçilerek 15 derece belirlendi. Silahlı kuvvetlerde 15 rütbe olduğundan komutanların isteği rütbe hiyerarşisine göre Astsubay çavuşun 15. dereceden başlayarak sırasıyla Orgeneralin 1. dereceye intibak ettirilip o tarihte uygulanmakta olan kıta tazminatının astsubaylardan kaldırılmasıydı. Böylece yeni mezun Teğmen en kıdemli Astsubaydan daha fazla aylık alabilecekti. Bu intibak şekliyle Albaylarla Generallerin sivil memurlardan daha düşük aylık derecesine intibak ettirileceği anlaşılınca bu istekten dönüldü. 2) Sivil memurlar için memur aylık gösterge tablosu, subaylar için subay gösterge tablosu Astsubaylar için Astsubay aylık gösterge tablosu belirlendi. Astsubaylar Ortaokul ve liseden sonra ayrıca sınıf okulu mezunu oldukları, bir çoğunun kendi imkânlarıyla üniversiteden mezun oldukları, subaylar arasında Orta okul, lise, 1 yıllık, 2 yıllık Harpokulu, Harpakademisi, Üniversite ve Fakülte mezunu olmasına rağmen gösterge tablolarının belirlenmesinde sadece rütbeler dikkate alınmış, tahsil, kıdem ve yetenek dikkate alınmamıştı. Ortaokul, ve İlkokuldan sonra toplam 5 yıllık sanat okulu mezunu albaylarla lise mezunu generallerin hepsi hiç ayırım yapmadan 8. dereceden başlayıp 1. derecenin 4. kademesine kadar yükselebilirken 30 yıl hizmeti olan üniversite mezunu astsubaylar ancak 4. dereceye kadar yükselebilecekti. 3) Tarihe 12 Mart muhtırası olarak geçen, komutanların 12 Mart 1971 tarihindeki mektubuyla hükümet görevinden ayrılmıştı. Kanunlarda ve Anayasada yapılan değişikliklerle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kurularak askerlerin Danıştay Başkanlığına müracaatları önlenmişti. 4) 926 sayılı Kanunun 77. maddesindeki astsubay rütbeleri 31 Ağustos 1971 tarihinde yürürlüğe gireceğinden aynı kanunun geçici 15 ve geçici 16. maddeleri gereğince astsubayların 31 Ağustos 1971 tarihinden sonra rütbe ve derece intibaklarının yapılacak olmasıyla komutanların rütbe hiyerarşisine göre aylık alınması isteği için yeni bir fırsat doğmuştu. 5) Geçici 15 ve Geçici 16. maddeler gereğince astsubayların müktesep hakları korunarak ve haiz olunan rütbeler muhafaza edilerek EK- V111 gösterge tablosundaki rütbe ve derecelere intibakları yapılması gerekiyordu. Kanuna aykırı olarak tüm Astsubayların haiz oldukları rütbeleri silinerek yok sayıldı, kaç yıl hizmetleri varsa ve o hizmet yılı 77. maddedeki hangi rütbenin hizmet yılına denk geliyorsa o rütbeye ve gösterge tablosundaki o rütbenin derececesine intibakları yapılarak aylıklar ve emekli sandığı kesenekleri ödendi. Bu ödeme şekli, kazanılan rütbelerin derecesi üzerinden Emekli keseneğinin ödenmesine amir 5434 sayılı kanunun EK- 16 Maddesine de aykırıydı. 6) Rütbelerin düşürülmesi astsubayların morallerini bozmuştu. Astsubayların hoşnutsuzluğu giderilemeyince kıyafet kararnamesi değiştirilerek Üst Çavuş rütbe işareti Kıdemli Çavuş rütbe işaretine, Başçavuş rütbe işareti Üstçavuş rütbe işaretine, Kıdemli Başçavuş rütbe işareti Kıdemli Üstçavuş rütbe işaretine dönüştürüldü. Üniformalardaki taşınan rütbe çizgilerinin değişmemesiyle rütbelerin ve derecelerin düşürülmediği ikna edilmeye çalışıldı. Bu rütbe ve derece intibakından komutanların kendileri de rahatsız olduklarından dil bilgisi kurallarına da aykırı bir şekilde isteyenlerin haiz oldukları rütbelerini parantez içinde kullanabilecekleri bildirildi. Şöyle; Kıdemli Üstçavuş (Kıdemli Başçavuş). Bir Subay aynı anda hem Yarbay hem General olabilir mi. Yarbay (Tümgeneral) Bu duruma tüm astsubayların kesin olarak uymaları, bu konuda hiçbir müracaatın kabul edilmeyeceği ve cezalandırılacağı imza karşılığı tebliğ edildi. 7) Bu tepkiye Üniversite mezunu Astsubayların sebep olduğu düşüncesiyle hiçbir astsubay mesai dışında ve kendi imkânlarıyla da olsa okuyamayacakları emredilerek imza karşılığı tebliğ edildi. Böylece Dünyada okumanın yasaklandığı tek ülke Türkiye olmuştu. 8 ) 30 Ağustos 1969 tarihinde 926 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun olarak Kıdemli Baş Çavuşluğa yükseldim. 31 Ağustos 1971 tarihinde Kıdemli Üstçavuşluğa düşürüldüm. 31 Ağustos 1971 tarihinden sonraki tarihlerde görev yaptığım komutanlıklar tarafından verilen belgelerde rütbemin Kıdemli Üstçavuş, Başçavuş ve kademeli Başçavuş olduğu yazılıdır ve bu delillerim dava dosyasında vardır. 9) Hal böyle iken ve görev yaptığım askeri iş yerlerinde fiilen rütbem düşürülüp aylığım ve Emekli Sandığı keseneğim düşük dereceden ödenmesine rağmen, 1 Nisan 2010 tarihli onaylı hizmet belgemin fotokopisinden Kara Kuvvetleri Komutanlığında tutulan HİZMET BELGEMİN 31 Ağustos 1971 tarihinden sonra kanunlara aykırı olarak tutulduğunu gördüm. 31 Ağustos 1971 tarihinden sonraki kayıtlarım yürürlükten kalkan 5802 sayılı kanundaki rütbelere, yine yürürlükten kalkan Geçici gösterge tablosuna ve yürürlükte olan EK- V111 gösterge tablosunun karmasıyla tutulduğunu gördüm. Örneğin: a) Hizmet belgem 1.3.1975 ile 30.8.1975 tarihleri arasında rütbem 1. Kademeli Kıdemli Baş çavuşluğun 3. yılı, derecem 6, kademem 3 yazılıdır. Bu hiçbir kanuna ve astsubay gösterge tablosuna uygun değildir. 1 Kademeli kıdemli Başçavuş rütbesi yürürlükten kalkan 5802 sayılı kanundaki rütbedir. Yürürlükten kalkan geçici gösterge tablosunda bu rütbenin derecesi 6, kademesi 3 değil, derecesi 5 kademesi 3 dür. Zaten ben böyle bir rütbeye hiç haiz olmadım. Burada rütbe yürürlükten kalkan kanuna göre derece de 1 Mart 1975 tarihinden sonra yürürlükte olan EK- V111 Astsubay gösterge tablosundaki Astsubay Başçavuşun rütbesinin derecesine göre yazılmıştır. b) Hizmet belgemin 30.08.1980 ile 30.08.1981 tarihleri arasındaki rütbem 3 Kademeli Kıdemli Başçavuş, derecem de 3. derecenin 3. kademesidir. Bu rütbe yürürlükten kalkan 5802 sayılı kanundaki rütbelerden biri ve benim hiçbir zaman haiz olmadığım rütbedir, geçici gösterge tablosunda da en yüksek derece 4. derecedir. 3. derecenin 3. kademesi 1 Mart 1975 tarihinden sonra yürürlükte olan EK-V111 gösterge tablosundaki üçüncü yılındaki Kıdemli Başçavuşun derece ve kademesidir. HİZMET BELGEM yürürlükte olan kanunlara aykırı, benim hiçbir zaman haiz olmadığım rütbe, hiç bir gösterge tablosuna uymayan karma ve karma karışık tutulmuş bir hizmet belgesidir.
Lütfen bekleyin...