1975 Eylemlerinin cezası için hapiste iken; görevden ayrılan, beraber çalıştığımız birkaç subay, veda ziyaretine gelmişti.
“Bugün, aynı durum olsa; tekrar eylem yapar mısınız?” şeklinde bir soru sormuşlardı.
Bizlerin, “Kesinlikle, tereddüt etmeden, aynen yaparız.” kararlılığındaki cevabımıza; “hem hayranlık, hem de takdir” ifadeleriyle karşılık vermişlerdi.
Hapishane amiri de; “Bundan sonra Ankara’da iki-üç kişi oturup sizler hakkında kolayca karar veremez, önce şapkalarını önlerine koyup, düşünürler.” demişti.
ASKERLİKTE BÜYÜK DEĞİŞİKLİK
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'dan subay ve astsubaylara önemli haber...
15 yıllık mecburi hizmet süresi 10 yıla indiriliyor.
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, subay ve astsubayların 15 yıllık mecburi hizmet süresinin 10 yıla indirileceğini açıkladı. Yılmaz konuya ilişkin önceki gün Bakanlar Kurulu'nda sunum yaptı.
Dün AK Parti grubu öncesinde TBMM'de bir grup gazetecinin sorularını yanıtlayan Yılmaz, TSK'da şu an subay ve astsubayların 15 yılı doldurmadan istifa etmeleri halinde görev yapacakları yıl kadar tazminat ödediklerini anımsattı.
Yılmaz, bu sürenin 10 yıla çekileceğini belirterek şöyle dedi: Şu anda TSK'de mecburi hizmeti tamamlamadan istifa edemezsiniz. Aksi takdirde 15 yıllık tazminat parası ödemek zorunda kalırsınız. Şimdi mecburi hizmet süresi 15 yıldan 10 yıla indiriliyor. Düzenlemeden herkes faydalanacak' dedi.
Değişikliğin geriye dönük işleyip işlemeyeceği konusunda teknik bir çalışma da yapıldığı öğrenildi. Bu değişiklikle örneğin 8. yılında görevden ayrılan subay 2 yılı kaldığı için 2 yıllık tazminat ödeyecek.
14-03-2012 - 14:43
OYAKLA İLGİLİ TÜM HAK SAHİPLERİ EMEĞİ PARASI GEÇEN TÜM RÜTBE FARKI GÖZETİLMEKSİZİN PERSONELİN OYAKIN TÜM MAL VARLIĞI ÜZERİNDEN HİSSE SENEDİ VERİLMESİ KONUSUNDA(GELİRDEN DEMİYORUM)TEKRAR ETMEM GEREKİRSE TÜM ANAMAL SERMAYE VE GELİRLERİN TOPLAMI TESBİT EDİLEREK HİSSE SENEDİ VERİLMESİ HUSUSUNU MALİYE SINIFI ARKADAŞLAR İLE HUKUK KONUSUNDA UZMAN KİŞİLERCE İNCELENEREK BİR TEKLİF VE YOL HARİTASI ÇİZMENİN ZAMANI GELDİ DİYE DÜŞÜNÜYORUM. SLM.
BURADA AMACIMIZ BİRBİRİMİZLE KAVGA DEĞİL SORUNLARA ÇÖZÜM BULMAKTIR KENDİSİNE ÖZEL YAZACAĞIM. E.G
BİR SORU
Yasal hak taleplerimizi ve mağduriyetlerimizi; uygun biçimde, burada, hepimiz adına dile getiren arkadaşlarımızı, düşmanlık ve yıkımcılıkla suçlayan, öğüt verme aşırılığında bulunan, oyak lehinde olarak haklarımız üstünde, cengâverlik gösterisi yapan kişiye ne denmez?
“Meslektaşım”
SORU
Ayrıca, Sayın İsmail TURAN büyüğümüze destek kampanyasına, 10TL bile katkıda bulunmamışsa ne yapılır?
“İsmi, çift çizgiyle çizilip, unutulur.”
Sonra;
“Yazdıkları okunmaz ve polemiklerine ortak olunmayarak cezalandırılır.”
[URL=http://haber.gazetevatan.com/turk-yildizi-dustu-1-sehit/436498/1/Manset]http://haber.gazetevatan.com/turk-yildizi-dustu-1-sehit/436498/1/Manset[/URL]
Düşen uçağın yerine para ile fabrikasından hemen bir yeni uçak koyabiliyorsunuz, ancak çok zor yetişen pilotların boşluğunu doldurmak zor oluyor. Yine ciğerimizden bir parça daha gitti. Arkadaşları onların bıraktıkları yerden hemen bayrağı alacaktır.
[URL=http://www.haber7.com/haber/20120314/Subaylara-erken-terhis-mujdesi.php]http://www.haber7.com/haber/20120314/Subaylara-erken-terhis-mujdesi.php[/URL]
ONUR MÜCADELESİ VEREN ASSUBAYLAR,
TEMAD GENEL MERKEZİ,SİTEMİZ SAYESİNDE BİR ÇOK TAŞ YERİNDEN OYNUYOR...
Saygıdeğer Meslektaşlarımız,
Yıllardır ön yargılarla oluşan haksızlıklarımızı her platformda dile getiriyoruz sonuç alınıncaya kadar da buna devam edeceğiz.
Sitemizin basın ve halkla ilişkiler bölümü olan E.ASSUBAY GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU ulusal bir gazete ile sorunlarımızı dile getirecek bir yazı dizisi çalışmasına başlamıştır. Sosyal ve ekonomik haksızlıklarımızın yanı sıra mesleğimizle ilgili ilginç anılar ve manevi zorluklarla ilgili paylaşmak istediklerinizi lütfen platform sözcümüz Sn.Ersen Gürpınar'ın mail adresine (ersengurpinar@hotmail.com) göndermenizi bekliyoruz. Huzur dolu günler dileklerimizle.
İLK YERLİ UÇAĞIMIZIN İSİM BELİRLEME ANKETİNE KATILALIM.
İLK SAVAŞ PİLOTU EMEKLİ HAVA PİLOT ASSUBAY AHMET GÜRGÜRÜN İSMİNİN VERİLMESİ İÇİN ANKETE KATILALIM.
[URL=http://www.havacilar.com/pahmetgurgur.html]http://www.havacilar.com/pahmetgurgur.html[/URL]
[URL=http://www.tayyareci.com/arsiv/ahmetgurgur.asp]http://www.tayyareci.com/arsiv/ahmetgurgur.asp[/URL]
[URL=http://www.thk.org.tr/web2011/anket/anket2014.php]http://www.thk.org.tr/web2011/anket/anket2014.php[/URL]
İlk yerli uçağımız için yapılan isim anketine destek verin.
Türkiye'nin ilk savaş pilotu emekli assubay Ahmet GÜRGÜR'ÜN isminin verilmesi için destek verelim.
[URL=http://www.thk.org.tr/web2011/anket/anket2014.php]http://www.thk.org.tr/web2011/anket/anket2014.php[/URL]
SİVAS KATLİAMI
Bugün zaman aşımına uğratılan Sivas Katliamının vebalini kim çekecektir? Aslında O günün zihniyeti bugün iktidarda olup devletin tüm kurumlarını ele geçirmiş durumdadır. Site yönetimi bu gibi yorumların yapılmasına karşı olabilir, belki de bu yazıyı sitemize koymayabilir. Ancak "Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi"ni bile kendilerine engel çıkaracağı düşüncelerini açık açık dile getirenlere karşı nasıl mücadele edeceğiz? Dindar gençlik yetiştirmeyi hedefleyenler unutmasınlar ki bu ülkede yaşayan yirmi bin'i aşkın Alevi kitlesi vardır. Yaşamları bu ülkeyi Cumhuriyet rejime karşı çıkanların karşısında bir sigorta misali durarak Maraş'ta, Sivas'ta, Çorum'da canları pahasına da olsa irticaya geçit vermemişler ve vermeyeceklerdir de. Böyle biline.
Bir bilge, bir göletin başında oturmaktadır. Susuzluktan kırılan bir köpeğin devamlı olarak gölete kadar gelip, tam su içecekken kaçması dikkatini çeker. Dikkatle izler olayı. Köpek susamıştır ama gölete geldiğinde sudaki yansımasını görüp korkmaktadır. Bu yüzden de suyu içmeden kaçmaktadır. Sonunda köpek susuzluğa dayanamayıp kendini gölete atar ve kendi yansımasını görmediği için suyu içer. O anda bilge düşünür:
-Benim bundan öğrendiğim şu oldu,der.
-Bir insanın istekleri ile arasındaki engel, çoğu zaman kendi içinde büyüttüğü korkulardır. Kendi içinde büyüttüğü engellerdir. İnsan bunu aşarsa, istediklerini elde edebilir.
Ama biraz daha düşününce aslında gerçek öğrendiği şeyin bundan farklı olduğunu görür. Asıl öğrendiği şey, insanın bir bilge bile olsa bir köpekten öğrenebileceği bilginin var olduğudur. Bu yüzden ne varsa paylaş, senden de öğrenilecek bir şeyler vardır diğer insanlar için...
Her insanın bir hikâyesi ve söyleyecek bir sözü mutlaka vardır.
Bende meslektaşlarımızın deneyim ve bilgilerini burada paylaşmaya davet ediyorum.
Değerli arkadaşlarımız
Dün gece İstanbul Esenyurt’ta bir alışveriş merkezi inşaatının şantiyesinde işçilerin yatakhane olarak kullandığı çadırlarda çıkan yangında 11 işçi hayatını kaybetmiştir. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Tanrı'dan rahmet acılı ailelerine başsağlığı ve sabır dileriz.
[URL=http://haber.mynet.com/olduren-ihmal-40-isci-tek-cikis-620122-guncel/]http://haber.mynet.com/olduren-ihmal-40-isci-tek-cikis-620122-guncel/[/URL]
Değerli arkadaşlarım,
TBMM'nin Oyak hakkında araştırma yapan alt komisyon Bşk.Yrd.Bursa Milletvekili İsmail AYDIN'a aşağıdaki mesajı gönderdim.
Oyak'ta inanılmaz hak gaspına uğrayan 1995 öncesi emekli tüm Sb.Asb.Yd.Sb.Uzm.Çvş.ve sivil memurlar lütfen uyansın artık. Hakkımızı almak için, organize olup, icraata geçelim. Kendini Oyak'ın gönüllü savunucusu olarak niteleyen bazı kardeşlerim de hiç küşüm çekmesin.Değeri milyarlarca dolar olarak ifade edilen bu kurum,ekseriyeti çok mağdur ve mazlum durumdaki eski üyelerinin nemadan vaz geçtik anaparalarını iade etmekle batmaz.Batacaksa da bu mağdur ve mazlum kitlenin umrunda olmaz.
-
Sayın Milletvekilim,
Oyak'ta 12 müfettişin incelemede bulunacağını memnuniyetle okudum.Bu konudaki gayretleriniz için teşekkür eder,bu imtiyazlı ve dokunulmaz kurumun incelenmesini sağladığınız için tebrik ederim.Ama açık söyleyeyim OYAK'ın bu bürokratları ele geçirip,sadece göstermek isteyecekleri şeyleri onlara göstereceğinden de korkmuyor değilim.Bence incelemeyi bizzat komisyondaki milletvekilleri yapmalıydı.
Sayın AYDIN,
İncelemeyi yapacak müfettişlere ulaştıracağınız inancı ile size OYAK'ın geçmişteki üyelerine nema vermesinden vaz geçtim,onların anaparalarını nasıl keyfi ve tutarsızca gasp ettiğini aşağıdaki karşılaştırma ile anlatmak istiyorum.
Dün OYAK'la ilgili haberlere yorum yazan muvazzaf bir Astsubay 21 yıl OYAK üyeliğinden sonra,bu gün ayrılsa OYAK'ın kendisine 110.000 TL.ödeyeceğini internet sitesinde yazıyordu.Bende 21 yıl OYAK üyeliğinden sonra 1993 yılında ayrıldım.OYAK'tan 26.610.000 TL.aldım.Yıllar içinde Türk lirasının aşırı enfle olması,paramızla hesap ve kıysalama yapmayı imkansız kılmaktadır.Bu yüzden Amerikan doları üzerinden hesap ve kıysalama yapacağım.1993 Mart'ında dolar kuru 9000 TL.civarındaydı.Yani;26.610.000 TL:9000 TL.=2950 Dolar OYAK'ın bana 1993 ödediği paradır.Bu gün ise;21 yıllık Astsubay 110.000 TL.:1800 TL.(Bu günkü dolar kuru)=61.100 Dolar almaktadır OYAK'tan. 61.100-2950=58.150 Dolar.Türk parasıyla 104.670 TL.Uçuruma bakarmısınız,sayın vekilim.1995 yılına kadar OYAK'tan ilişiği kesilen On binlerce,belkide yüzbinlerce insanın anaparaları nasıl gasp edilmiş.Sayın Aydın,21 Yıl Astsubay olarak OYAK'a prim ödemek hangi yıllar arasında olursa olsun aynı REEL değerdedir.Bu gün ayrılanlara daha fazla nema verildiği iddia edilebilir.Oysa tam tersi olması gerekir.Çünkü;benim OYAK üyesi olduğum 1972-1993 yıllarının tamamında çok yüksek enflasyon vardı.Bu gün ayrılacak 21 yıllık OYAK üyesinin ise 2002-2012 yılları arasındaki 10 yıllık üyelik süresi düşük enflsayonlu yıllardır.
Bilgilerinizi ve gereğini saygılarımla arz ederim.
Bugün emekli olan bir oyak üyesi,2002 yılı ve öncesinde emekli olan muadili bir oyak emekli üyesinden tam 12-15 kat daha fazla reel anlamda ikramiye almaktadır.TC. Merkez Bankasının 1998-2002 yılları arası ortalama enflasyon,altın,döviz fiat kazanç oranını bugünkü reel oranlara eşitlediğinizde bu korkunç farkı kolayca bulmanız mümkündür.Oyakta adalet ve hak mücadelesinin en önemli ve olmazsa olmaz şartı, çocuklarımızın ve ailelerimizin çalınan paralarının geri alınmasıdır.Bugün; "soyuluyoruz imdat" diyen çalışanların ve yeni emeklilerin; bu bölüşümü içlerine sindirerek yanımızda olmaları gerektiği konusunda umarım fazlasıyla bilinç ve sağduyuları mevcuttur. Oyak'ta mücadele parasaldır,ekonomiktir;oysa derece ve katsayı mücadelesinde sınıfsaldır. Sosyal haklarda ise;örneğin bir kamp tahsisinde çalışanla emekli arası bir mücadeledir,üniversite kabulü davasında çalışan adına bir mücadeledir.O sebepleki Assubay toplumundaki hak kayıpları bazılarımıza hoş bazılarımıza nahoş gelebilir. Unutulmaması gereken;otuz yıl önce bizim alınterimizden çalınan paralarımızın bugünkü kuşakların çocuklarına ev ve araba olarakta olsa dönebildiği su götürmez bir gerçektir.Birlik ve beraberlik demek bugünkü şartları düzeltelim yeter değil;çalınan herşeyi yaşayan herkese itibar-i iade edelim demektir.Hükümet 1980 ve sonrası ordudan atılanlara itibar ve özlüklerini nasıl iade etti ise bu toplumun ekonomik kayıplarını da 1980 yılını milat kabul ederek aynen iade etmelidir.İkiyüzbin emekli Assubaydan firesiz oy talep ediyor ise önce yukarıda bahsettiğim haram ve haksızlığı;sonra da subay emeklileri ile aramızdaki emekli maaş uçurumunu lehimize düzeltmelidir. Unutulmasın ki Assubay demek bu ordunun temel direkleri demektir,demokrasisine,kurumlarına,anayasasına,milletine, aile yapısına,dinine ve manevi inançlarına sarsılmaz bağlılık demektir.Assubayına sırt çevirmek demek hakka, inanca,dine,imana,Hz.Ömer adaletine isyan ve küfretmektir ki bu da ustalık döneminde ustalara yakışan bir iş değildir. Saygılarımla.
KONUK YAZAR KÖŞESİNE TAŞINDI (M.E.A.)
-
BİR PORTRE,BİR ANI ve ÖTESİ
TEMAD İZMİR GÖNÜLLÜLERİ Face book sayfasından
"BAŞARILAR UZUN BİR MÜCADELENİN SONUNDA GELİR ARKADAŞLAR BU HER ZAMAN BÖYLEDİR... YAKINDA ALACAGIMIZ "GÜZEL" HABERLER BU UGURDA ÖN SAFLARDA GECE GÜNDÜZ CALIŞAN NE ZAMAN NEREDE OLMASINI BİLEN, KONULARA TAMAMEN HAKİM, TEMAD GENEL MERKEZDEKİ BİZLERİ TEMSİL EDEN ARKADAŞLARIMIZINDIR...!!!!
BU KONUDAKİ BİLGİLENDİRMELERİN BİR BÖLÜMÜNÜ SİZLERLE BURADA VE emekliassubaylar.org SİTEMİZDE PAYLAŞACAGIZ...
SAYGI VE SEVGİLERİMİZLE..."
Yazmayı düşünmüyordum. Yukarıda yaptığım alıntıyı okuyunca başımdan 3 gün önce geçen bir olayı sizlerle paylaşmak istedim.
Torunlarımı 3 gün önce okuduklar İlk öğretim Okuluna götürdüm ve kapıda "haydi canlarım iyi dersler,kendinizi koruyun ve kimseyle dalaşmayın" diyerek selametledim.Yanıbaşımda yaşlı,ama onurlu bir ses; "şimdiki çocuklar, özellikle de torunlar ne kadar şanslı değil mi?" dedi.Döndüm baktım,elinde 10-15 aedet kalem ve 5-10 adet silgi tutan,sakalı hafif uzamış en az benim yaşımda,belki benden daha da yaşlı bir adam samimi ama yorgunluğu belli gözlerle bana bakıyor. Ben bakınca; "Bizim çocukluk dönemimizde giyecek ayakkabımız olmazdı. Yağmurda-çamurda-karda-kışta o halde ama cebimize bir simit parası koyabildilerse mutlu olarak okula giderdik ve o şartlarda da okuduk" diye devam etti. Ben de,"haklısınız;ben köy çocuğuyum,İlk Okulu köyde okuduğumdan simitin de ne olduğunu bilmeden bitirdim" dedim.Sohbet böylece başladı.
Muhattabım;"ben emekliyim,hak ettiğim emekli maaşımın yarısını bana uygun görüyorlar,bu nedenle de maaşıma katkı için çalışmak,bir şeyler yapmam gerekiyor. Ben de bu işi yapmaya çalışıyor ve bir kaç kuruş maaşıma katkı yapıyorum.Bu Devlete 37 yıl Astsubay olarak hizmet ettim ve yaş haddinden emekli oldum" dedi. Şok olmuştum. "Ben de Emekli Astsubayım, ancak değil yaş haddini beklemek,hizmet süremi doldurduğum gün emeklilik dilekçemi koyarak,ayrıldım" diye geveledim.Branşınız neydi diye sordu benim cevabım üzerine "Bak dostum yaş haddini beklemeniz için,benim gibi sağlıkçı olmanız gerekir,bu da yetmez Askeri Hastanelerden başka bir yerde görev yapmış olmamanız gerekir.Ben,hep bu şartlarda görev yaptım. O zamanlarda Doktorlar Askeri Okullardan değil,sivil Ünüversitelerden yetiştiği için hepsi de,Doktorluk ve Subaylıklarının yanında İnsani değerlere de sahip olan insanlardı,ama şimdilerde onları da değişime uğrattılar" dedi. Konu dönüp-dolaşıp güncel olaylara,Silivri ve Hasdal'a geldi. ""Bak arkadaşım,sana başımızdan geçen bir anımı anlatayım.Erzurum Asker Hastanesine bir gün kolunu kırmış bir Tümgeneral geldi.Ortapedi uzmanı,kırık kolun filminin çekilmesi için,Radyoloji servisine havale etmiş.Oradaki görevli arkadaşın üzerindeki beyaz gömleğin cebinin üstündeki rütbe işaretine bakmış."Sen Astsubaysın,benim filmimi çekemezsin,bana hemen bu işi yapacak bir subay çağır" diye böğürmüş.Bunun üzerine oradaki radyoloji teknisyeni arkadaşımız,aynı zamanda Radyoloji uzmanı da olan Baş hekime durumu anlatmış.Baş Hekim servise gelmiş ve Dünyayı ben yarattım havasındaki Generale,"bakın efendim,Filminizi benim çekmemi istemişsiniz,ancak ben Radyoloji uzmanıyım,bu Astsubay Arkadaşım da bu cihazların uzmanı, dolayısıyla,benim çekeceğim filim,bu işin uzmanı olan arkadaşımın çekeceği filim kalitesinde olmaz" demiş.Bunun üzerine General; "Ben anlamam ayarları o yapsın ama filmi sen çek" demiş. Sonuçta ayarları Astsubay arkadaşımız yaptı düğmeye ise Baş Hekim bastı.Şimdi ben bunların neden yanında olayım. haksız mıyım"" dedi. Görüşmek umuduyla,hayırlı işler diyerek yanından ayrılırken bana; "Benim bu yaptığım işten utanma,çünkü utanması gerekenler bizler değiliz, ama gerçek utanması gerekenler halen bu durumun farkında değiller,şimdi de kendi dertlerine düştüler" dedi...
Bu hikayeyi dinleyince, gerek bizim sitemizde gerek başka ortamlarda Silivri ve Hasdal'a bir şekilde düşen Generalleri için ağıtlar yakan meslektaşlarım ve yazdıkları geldi gözümün önüne. Onların kendilerini anlatabildikleri gazeteleri, sözcülüğünü yapan köşe yazarları var.Girin Askerhaber.com sitesine bir bakın.Yazarlar aynen Askeri hıyararşide olduğu gibi rütbe sırasına dizilmişler. Kimisi eline kalem almış kendilerince yazdıklarından kan damlatıyor,onlar sonuna kadar haklı,karşılarında olanların hepsi haksız. Kimisi eline çuvaldızı almış,iğnenin ucunu olsun bırakın batırmayı kendisine öz eleştiri yapmak için çevirmeye bile gerek duymadan önüne gelen sallıyor.Yıldız parlatacak yorumları hemen yayınlıyorlar, ama azıcık aykırı olan yorumları görmezden geliyorlar. Yanlarına da bir Astsubay, bir Jandarma Uzman Çavuş bir de uzman erbaş almışlar, arada bir onların da yazılarını yayınlıyorlar. Astsubayların hakkını verin diye Genelkurmay'a açık mektup yazan Emekli Hv.Tuğgeneral sayın Hikmet Yavaş'ın o yazısından sonra taş çatlasın 2-3 yazısı daha yayınlandı,uzun süredir onun yazıları da yayınlanmıyor. Yani Astsubayların hakkı diyeni siliyorlar. Kendi yazdıkları kitaplarda,yine kendi kendilerini kahraman ve efsane Komutan olarak lanse ediyorlar ve yalnızca birbirlerini tanık gösteriyorlar. Ne zaman yaşadıkları olayları iyisiyle-kötüsüyle ama tüm gerçekçiliğiyle bizim meslektaşlarımız da kaleme almaya başlarlar,biz o zaman haklarımıza kavuşuruz. Değilse Gazete haberlerinde okuduğumuz gibi,mahkemeye düştüklerinde ve sıkıyı görünce;"Raporu imzalamış olmam,içeriğini onayladığım anlamına gelmez" diyerek vermiş oldukları emirlerin bile arkasında duramayanların yönettiği Genelkurmay'dan,sorunlarımızı çözmesini beklemek,en hafif deyimiyle kocaman bir HAYALCİLİKTİR.Bizim sorunlarımızı siyaset çözecektir.Saygılarımla.
BU SİTE KİŞİSEL AMAÇLAR GÜDENLERİN SESİNİN DUYURULDUĞU SİTE DEĞİLDİR YAYINLAMIYALIM E.G.
KATILIYORUM. (M.E.A.)
-
DİYARBAKIR’ın Lice İlçesi Fis Ovası’nda geçen yıl 9 Temmuz’da PKK’lı teröristler tarafından kaçırılan 34 yaşındaki Astsubay Başçavuş Abdullah Söpçeler’den, aradan geçen 241 günde hiçbir haber alınamadı. Astsubay Söpçeler’in Kırklareli’nin Babaeski İlçesi’nde yaşayan yakınlarının endişeli bekleşiyi ise sürüyor.""HÜRRİYET GÜNDEM""
* * *
PKK lı teröristlerce 249 gün önce kaçırılan Assubay Meslektaşımızla ilgili haber Emekli Astsubayların Haber Portalı tarafından camiamıza duyuruldu konunu hassasiyeti ve meslektaşımızın dağdan kurtarılması hususunda İlerici Emekli Assubaylar Hareketi Sayfamızdan yetkililere müteakip defalar seslendik..Malesef Melektaşımız hala dağda...!
.
Dava Arkadaşlarım ; Dağdaki Assubay meslektaşımıza eş ve çocuğuna babasına sahip çıkma adına Meslektaşımızın kaçırıldığı DİYARBAKIR-LİCE karayolunun 68 nci kilometresindeki Gökçek köyü yol ayrımında İLERİCİ EMEKLİ ASSUBAYLAR HAREKETİ ve EMEKLİ ASTSUBAYLARIN HABER PORTALI olarak Mülki makamlara bilgi vererek"" BASIN AÇIKLAMASI VE EYLEM "" yapacağız.
Davasına inanmış,Onur mücadelesi veren Emekli Assubayları tüm Assubay/Astsubay sayfa ve sitelerini meslektaşımıza sahip çıkma adına en kısa sürede DİYARBAKIR/ LİCE'de yapacağımız eyleme katılmalarını bekliyoruz..Katılmak isteyen Meslektaşlarımız 0543 4753600 nolu telefonla iritibat kurabilirler.Tarih açıklanacaktır.Saygılarımızla..
Selçuk İÇER
İlerici E.Asb.lar Hrk. Kurucu.