BU SAYFANIN VE EMEKLİ ASSUBAYLAR GÜÇ BİRLİGİ PLATFORMU'NUN BİR ÖZGÜL AGIRLIGI VARDIR...!!
Bu onur mücadelesi birlikte kazanılacaktır.
Mücadele bugünlere kolay gelmedi emek verenler bize inanan gazetecilere vefa ve Sadece sadece saygı bekliyoruz...
www.haberartiturk.com internet sitesinde meslekdaşımız Sn.Dede Ersel Aksu'nun haberine göre; Bir meslekdaşımızın hiçbir değerin geri getiremiyeceği canına kıydığını teesürle öğrendik;
Bir üniforması kefen olan birayın 6-8 gününü nöbet,tatbikat,gece eğitimi,özel görevlerle 24 saat esasına göre tek kuruş fazla mesai almadan kışlada geçiren assubayları önyargılarla büro memuru statüsünde göreve başlatan zihniyet üstüne üstlük mesai ve
şahsi hürriyeti amirin keyfiyetine bırakırsa astlarına şiddeti hakareti reva gören kanun tanımaz ahlaksızları ödüllendirirse bu intiharların vebalini elbette çeker şimdi kına yakabilirler; Meslekdaşıma rahmet ailesine sabır neden olanlara lanet diliyorum
[URL=http://www.temad.org/haber.php?h=vsjtbqpe]http://www.temad.org/haber.php?h=vsjtbqpe[/URL]...
ASSUBAY KARDEŞLERİM-ABİLERİM (ÖZELLİKLE ANKARA'DA OTURANLAR) 16 KASIM GÜNÜ MECLİS ÖNÜNDE SİLAH ARKADAŞLARIMIZI YALNIZ BIRAKMAYALIM..
ŞUNLAR UNUTULMAMALIDIR:
Vatan için adalet rafa kaldırılamaz
Vatan için suçsuzlar öldürülemez
Vatanseverlik duygusu ile görev kötüye kullanılamaz
Önce insanız sonra Türk veya Kürt'üz
Vatandaşı önemsemeyen vatanseverlik yalancıdır.
AYIP DA GİZLİDİR, KABAHAT DE..
(Güncel)
Açıklama: Bu yazıda, verilen örneklerde; belli bir kişi, grup, sıfatlar, topluluk veya meslek mensupları kast edilmemiş, genelleme yapılmamıştır.
• Yedi-sekiz yıl önce, yolcuların çoğunluğu yüksek okul öğrencisi olan bir belediye otobüsünde, bir bayan; “ gençlerin büyüklerine oturacak yer vermediğinden” yakınıyordu. Bir öğrenci; “Ben, bütün gün oradan oraya koşuşturuyorum. Yorgunum, yer vermek zorunda da değilim.” cevabını vermişti. Haklı, mecbur değildi. Ancak toplumda yazılı olmayan, uyulması gerekli gelenekler, kurallar vardı ve fark edilmeden unutuluyordu.
Örneğin;
> > Pijamayla veya iç çamaşırıyla sokaklarda gezmek yasak değildir. Fakat bunu yapmanın doğru olmadığını biliriz. Şehrin merkezinde, kalabalığın içinde def-i hacet yapmayız. Yaparsak; aklıselim olmadığımız izlenimi vereceğimizi biliriz.
> > Akşamüstü herkesin eve dönme saatlerinde kalabalık bir belediye otobüsünün en ön kısmında bir erkek, bir kız öğrenci birbirine sıfır uzaklıkta, aşırı samimi idiler. Kimsede hiçbir tepki yoktu. Belli ki ahlâk sükût etmiş. Benzer bir samimiyete tepki gösteren yaşlı birine, genç delikanlı; “Ne o Amca, senin de mi canın çekti?” diye sormuştu. Böyle bir lâfı ister ye, ister gargara yap…
• Yine kalabalık bir otobüsün ortalarında otuzlu yaşlara yakın ayakta bir bayan, kendisiyle aynı durakta otobüse binen arka taraftaki erkeğe yüksek sesle bağırarak; “Ne bakıyorsun be. Duraktan beri bana bakıyorsun.” dedi. Adam pişkin bir tavırla; “Sana bakmıyorum be. Niçin bakayım.” yanıtı verdi. Beş on dakika sonra aynı durakta indiler. El ele tutuşup, sırıtıp, gülüşerek yolun karşı tarafına geçip, gittiler. Bence; bilerek, anlaşmalı olarak bir senaryo uyguladılar. En azından “toplumun kabulünü ve hoşgörüsünü test etmişlerdi.”
• Günün öğle saatlerinde metropol şehrin beş-altı yolun birleştiği kalabalık bir meydanın orta yerlerinde, öğrenci olduğu anlaşılan yirmili yaşlarda bir kız ve bir erkek yeşil ışığı beklerken zamanı boşa tüketmiyor ve ayaküstü değerlendiriyorlar. (?) Ahlâk, yine sükûtta…
• Bitişiğimizdeki dairede arkadaş iki kız öğrenci barınıyor. Birisi, gecenin ortasına yakın zamanda bir yere gidiyor. Sabaha karşı dönüyor. Bir diskoda çalışıyormuş. Bazen içkili geliyor. Daire kapındaki kusmuk uzun zaman durdu, kendiliğinden kayboldu. Ara sıra erkek arkadaşı da geliyor, geç vakte kadar gitar çalıp, eğleniyorlar. Anne babası bu durumdan haberdar değil, okuluna devam ettiğini biliyorlar. Diğer kız öğrenci bir ara çığlıklar atarak, hıçkırıklarla ağladı. Çevrenin yardımını da kabul etmedi. Uzun zaman kalmadılar. Ne zaman taşındıklarını bile fark etmedik.
> > Yörüngeden çıkıp, serseri mayın gibi dolaşan her birey toplumumuzun yitirilen bir değeridir. Önemli bir kayıptır. Bilinmeli ve unutulmamalı ki; “İnsan, eşref-i mahlûkattandır.”
> >Dış görünüşü, yaşam tarzı, görüş ve anlayışı bizden farklı beraber yaşadığımız kişilere tepki verenler, toplum değerleri ile zıtlaşan, kötü örnek olanlara da tepkili olmalıdır. Aksi halde faturası herkese çıkacaktır, kesinlikle…
> > Toplum, aşna-fişnasından edindiği dört aylık bebe’yi eşya gibi eve kilitleyip, tatile giden sıra dışı eğitimcilerden, bu eğiticilerin öğrencilerinden daha beterini görecektir.
Bu kokuşmuş davranışlara; insan hakkı, özgürlük, demokratik hak veya benzeri kılıflar uydurmak; gerçekleri gizleyemez.
YÖNTEM FARKLILIKLARI
geçtiğimiz günlerde bir sohbet sırasında Harp okulu öğrencisi olduğunu söyleyen genç şöyle demişti.
"Genel Kurmay Başkanımız çok bilgili ama çok yumuşak davranıyor"Geleceğin kurmayı olacak bir gencin Genel Kurmay Başkanı'nı bu şekilde sorgulaması acaba kendi fikri miydi?
Harp okullarında uygulanan tek seslilik ve itaati yücelten eğitim sistemi göz önüne alınarak değerlendiridiğinde bu fikrin onun fikri olmadığı hemen belli oluyordu.
Hükümeti denetliyor konumunda olmak ön kabulu ile hareket etme eğitimi alan bir subay,çağın subayı olabilir mi?
Bu gün Harp okullarında verilen eğitimlerde yeterince demokrasi vurgusu yapılamadığı biliniyor.
Bir Harp okulu öğrencisi okulu bitirinceye kadar bine yakın laiklik konferansı dinlerken,demokrasinin çağdaş bir sistem olduğunu öğrenebiliyor mu acaba?
Bu soruya "evet" cevabı vermek çok zor.
Her devlet kurumunda olduğu gibi TSK'da da "serinkanlılar ve "şahinler" yaklaşımı vardır.Şahinlerin yanlışı düzeltmek için kullandıkları metotlar,baskı tehdit,korkutma ve sindirmedir.
Güzel söz ve soğukkanlı dilden anlayan kişilere bile bu metodu uyguladıkları için kontrollu gerilim stratejisi ile varlıklarını sürdürmek isterler.
Bu kolay bir yoldur.ve fazla bilgiye de ihtiyaç yoktur.
Fikir vermek yerine emir vermeyi,model olmak yerine konferans vermeyi tercih eder.
Bu anlayışla geçici olarak otorite sağlanır.Tıpkı ailede bir babanın tutumu gibi.Çocuk özgürlügüne düşkünse bu yaklaşım nedeniyle dik kafa olur.İçine kapanıksa sessizleşir ve bu arada yetenekleride körelirgider.
Kim bu ülkede yetenekleri körelmiş,sorgulamayan,değişimi talep etmeyen zora talip olmayan Kurmay Subay yetişsin ister.
O halde korkutularak yapılan eğitim geleceğimizi ve ümitlerimizi çalıyor dersek haksız olmayız.
Birinci yol ise zordur.Beraberinde bilgi ve sabır ister.
Asimetrik savaş.prof.Nevzat TARHAN (alıntı)
Atamızın ölüm yıldönümünde ona olan ihtiyacımızın ne kadar büyük olduğunu anlamaktayız.
Ne yazıkki Atatürk'ün bayrağımızın milli değerlerimiz emperyalist senaryoları gereğince yok edilmeye çalışıldığı bir dönemdeyiz.
Bir meslekdaşımızın isyanını DHA haberlerinden size aktarıyorum.Kalın sağlıcakla
EMEKLİ ASTSUBAYIN PROTESTOSU
Türkiye Cumhuriyeti 'nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk , ölümünün 75’nci yılında Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli’nde düzenlenen törenlerle anıldı. Edirne’de Atatürk anıtının önünde çelenklerin konulmasından sonra törene katılanlar topluca andımızı okudu. Tekirdağ’daki törenler sırasında yakındaki bir caminin minaresine çıkan emekli Astsubay Gündoğan Uygunbaş, Türk Bayrağı açarak hükümetin Kürt açılım politikasını eleştirince gözaltına alındı.
Minarenin giriş kapsını kilitleyen Uygunbaş, konuşmasını 20 dakika boyunca sürdürdü. Protestoyu duyan polis ekipleri, kilitli giriş kapısını kırarak minareye çıktı. Emekli astsubay Uygunbaş’ı gözaltına alan polis ekipleri, minare şerefesindeki bayrağı da topladı.
'YASAYA UYGUN PROTESTO YAPTIM'
Camiden çıkarılırken, gazetecilerin neyi protesto ettiği sorması üzerine konuşan Uygunbaş "Vatan bölünüyor, parçalanıyor. Ben de konuşacağım. Emekli astsubayım. Yasaya uygun protesto yaptım. Sorun yok birazdan evimde olacağım. Tek sorun konuşma yaptığı platformum yüksek o kadar" dedi. Yerel bir gazetede de köşe yazarlığı yaptığı öğrenilen Uygunbaş, ifadesi alınmak üzere Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Uygunbaş’ın polis aracına bindirilmesi sırasında vatandaşlar alkışlayarak gözaltına alınmasını protesto etti.
DHA
Vatanımızı,özgürlüğümüzü borçlu olduğumuz Yüce Atatürk'ün aramızdan bedeninin ayrılışının 75nci yılında onu özlem ve rahmetle anıyoruz. Ruhu şad mekanı cennet olsun
NOT.Teknik sorun nedeniyle TEMAD sitesinde mesajımızı yayınlayamadık
LAİK,DEMOKRATİK CUMHURİYETİMİZİN KURUCUSU GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'Ü 75.ÖLÜM YIL DÖNÜMÜNDE SAYGI,ÖZLEM VE ŞÜKRANLA ANIYORUZ.
10 KASIM 1938 !
Bir devre damgasını vurmuş, dünyanın gidişatını değiştirmiş, yalnızca yaşadığı ülkede değil, mazlum ülkelerde de saygı uyandırmış, sadece dostları değil, düşmanlarından da saygı görmüş, Çanakkale'de ölen ANZAK Askerleri için "onlar bize emanet" diyebilecek kadar yüce gönüllü, bir büyük asker, bir büyük devlet adamı ebediyete intikal ediyor.
Yüz yılda ancak bir gelen bir devlet adamı Türk Milleti'nin bağrından çıkıp, genç sayılabilecek bir yaşta toprağa veriliyor.
Atatürkçüler 1938 yılından bu yana O'nun bitmez tükenmez mirasını yerken; Mustafa Kemal’e ve devrimlerine durmaksızın saldıran karanlık güçler, şeyhler, şıhlar, dervişler, padişahlık heveslileri de O'nun emanetini ve ilkelerini yıkmaya çabalıyor. Yetmiyor, dış mihraklarla işbirliği yapılıyor...
Yüzlerce tarikat radyosu, onlarca tarikat televizyonu, onlarca yazılı basın organı artık açıktan saldırıyor.
Tarihin en ağır yenilgisini tattırdığı ülkelerin devlet adamları O’ndan saygı ve hayranlıkla söz ederken, bu ülkede doğup büyüyenlerin “O’nu sevmiyorum” diyebilmesi ne kadar üzüntü vericidir. Atatürk’ü ve fikirlerini kıt akıllılar algılayamaz, özümseyemez! Mustafa Kemal Atatürk’ü unutturmaya çalışanlara rağmen yurtsever halkımız bugün yine Anıtkabir’e Ata’sına koşacak , O’nunla kucaklaşacaktır .
Atam; rahat uyu, emanetine tüm engellemelere, yaratılan tüm olumsuzluklara ve yasaklara rağmen Ulusun sahip çıkacaktır.
Yüreklerimizdeki sevdanı asla yok edemeyecekler. Seni hiç unutmayacağız. Ruhun şad olsun.
[URL=http://www.ataturkungencligehitabesi.com/]http://www.ataturkungencligehitabesi.com/[/URL]
TÜYLERİMİZ YOLUNURKEN
> > Aracınız varsa;
Vize muayenesini, vadesi geçmeden (tercihan bir gün önce) yaptırmalısınız. Bir gün dahi geç yaptırırsanız; vize bedeli üzerinden (aylık %5) gecikme cezalı ödersiniz. Trafik kontrolünde, vizesiz aracınıza ayrıca ceza yazılıyor. Yasa gereği…
Ayrıca;
Zorunlu Trafik Sigortası, Taşıt Vergisi, Egzoz Kontrolü, Vize Muayenesi yaptırmak, belirlenen ücretleri ödemekle mükellefsiniz.
Özelleştirme kapsamında satılan bu işlem, yabancı patentli yerli firma tarafından yürütülüyor… Vize bedeli,“ alınan hizmet ” karşılığı ödeniyor. Gecikme cezası ne ola ki.?
> > Alınmayan hizmete tahakkuk eden ödemeye; “ücret ve gecikme cezası” mı demeli, “sorma-ver parası” mı demeli?
Bir zamanlar vize için devlet kuruluşuna ödeme yapıyorduk. Her ne kadar devletimin maaşlı memuru muayene etmiş gibi görünse, bir gazoza imza-mühür yapsa da paramız buralarda kalıyordu.
> > Bu hizmeti veren;
• Bir dönem sonunda gerçekleşen bir gelirin sahibi mi?
• Vergi benzeri olan bir ödemenin tahsildarı mı?
• Vatandaşa, vadeli borç para mı vermiş?
• Araç sahibinin sürekli alacaklısı mı?
Sıra, “ Millî Piyango ”ya geldi. Adı “ millî ” ya, devlet kumar oynatmaz ya… Millî Piyangoyu satarak kumarı sürdürmek; oynanmasını onaylamak, “ kumarhane mano’sunu “ vergi alarak almak değil mi?
Tanımadığı birilerine oy verip, Ankara’ya göndermekten “daha yıkıcı kumar” var mı?
> > Kış’a girerken tüylerimi yolan’ın; (& + ? = £ * @ ~ # ! )…
Derneğimiz tarafından önümüzdeki günlerde Tüzük Kurultayı yapılacak ve tüzüğümüz değiştirilecektir.Yeni hazırlanacak tüzüğümüzün adaletli ve katılımcı olmasına azami derecede dikkat edilmelidir. Yeni Tüzüğümüzde,özellikle Genel Merkez Yönetim kurulunun daha fazla deleğe tarafından seçimin yapılması için düzenleme yapılmalıdır. Derneğimizin ekonomik iştirak ve şirketlerinin nasıl yönetileceği ve bu şirketlerin gelirlerinin dernek bütçesine nasıl aktarılacağı konusunda hükümler konulmalıdır. Yine herzaman sorun olan İl Başkanlıklarının nasıl seçileceği konusunda hükümler konulmalıdır. Tüzük çalışması aceleye getirilmeden oluşturulacak komisyon tarafından hazırlanacak taslak TEMAd sitemizde yayınlanmalı ve görüş ve önerilerde dikkate alınarak TEMAD tüzük kurultayında en son şekli verilerek tüzük değişikliği gerçekleştirilmelidir. Saygılarımla Av.Kadir KOCALAR
Başkanımız Sayın Ahmet KESER'i Buğün Tv de yapmış olduğu konuşmasından dolayı tebrik ediyorum.Gerek assubayların sorunlarını gereksede bir bütün olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin içinde bulunduğu durumu en açık bir şekilde açıkladığı için kendisini tekrar kutluyor başarılar diliyorum.Av.KAdir KOCALAR
Samsun Halk gazetesinde yayınlanan makalesinde emekli albay efendi bizleri hafife almaya çalışmış TEMAD Samsun şubemiz takdir edilecek bir tepki vermiş Ben kendisine özel yazsaydım aşağıdaki mesajımı sizinle paylaşmıyacaktım ama iletişim kuramadığımdan gazetenin genel yayın yönetmenine yolladığım mektubu bilgilerinize sunuyorum. Herkes haddini bilecek ve assubaylar onur mücadelesini mutlaka kazanacaklardır.
Saygıdeğer Genel Yayın Yönetmeni,
Gazetenizde Alaaddin Cebeci imzası ile “ASTSUBAYLAR TÜRBANIN “T”SİNİ İSTEMEZLERMİŞ ! başlığı ile yazılan yazının başlığı ile konunun ilgisini kuramadım, eski albay sonunda ne alakası varsa yazısını aşağıdaki değerlendirme ile tamamlamış;
“Tam bu arada fırsatı ganimet bilen Emekli Astsubaylarımız isyan etmişler! Evren “cuntası” bizi Assubayken As”t”subay yapıtı diye kazan kaldırmışlar; Biz türbanın “T”sini istemezuk diye dilekçe yazmışlar! Ufak işlerle uğraşıyorlar,ama onun bile farkında değiller! Eğitim seviyemizi yükseltin ,özlük haklarımızı düzeltin demiyorlar “T” harfi kalkmalıdır. Bence en iyisi tüm harfleri kaldırmaktır!”
Siz bu banal değerlendirmenin türbanla ilgisini kurabildinizmi? Bugün acaba özür dilermi diye yazısını okudum konu ile ilgili yazdığı yazı tam manası ile “özrü kabahatinden büyük” sözünü doğrulamaktadır.
Düşüncelerimi mail adresi olmadığı için size yazıyorum inanıyorum ki kendisine ulaştıracak ve değerlendireceksiniz;
TDK 1980 öncesi sözlüklerinde kelime assubay olarak yer alıyordu yazım kurallarını uzun uzun yazmıyacağım bu hatayı zaten TDK kabul etmektedir ;Yazım dili konuşma diline aykırı olamaz albay efendi meslek hayatında kelimeyi kendini zorluyarak astsubay olarakmı telaffuz etmiştir?
Kenan Evran cuntacı değilse demokrasi abidesimidir?
Biz ufak işlerle uğraşmıyoruz,bu ülke ve TSK için en çok şehit ve gazisi olan bir mesleğin mensupları olarak önyargılarla bizlere uygulanan hukuksuzluğa tahakküme karşı çıkıyoruz;
Astsubay yazılması bizi küçültmez Assubay yazılması yüceltmez emirle bilime aykırı kelimenin değiştirilmesi uygulanan tahakkümün bir parçasıdır itirazımız tahakkümedir;
Söylermisiniz ayni mahallenin terzi Ahmet,Marangoz Ali, İşi Rıza’nın çocukları subay okulunu kazanınca kendilerini hanedan mensubumu sanıyorlar? Anayasa mahkemesininin yanıltılması ve AYİM nin hukuka aykırı kararı ile kendi nam ve yüksek okul bitiren assubaylara engel olunmaya çalışıldığını Alaaddin bey bilmiyormu? Assubayların tahsillerinin subaylardan daha az olduğunu kim söylüyor, kendisi 2 yıllık MYO karşılığı olan harp okulu mezunu değimlidir ki assubaylara eğitim seviyenizi yükseltin önerisinde bulunuyor; Ayrıca beyefendi albay olmak için yüksek lisansmı bitirdi,TSK esermi yazdı,harpmi kazandı ne yaptı albay olmanın kriteri nedir? Ben söyleyeyim subay olduktan sonra 25 yıl orduda hizmet etmektir.
Onun için kimse kölelerin ülkelerine devlet ve genelkurmay başkanı olduğu bir dünyada assubayı köle olarak görmeye kalkmasın; Astsubay olmadan bırakın ordunun savaşmasını asker karnını doyuramaz aksini ispat edenler ayni zaman diliminde assubaylara 48 saat izin versinler ,
Her kurum kendi personelini koruyup kollarken TSK assubaylarına önyargılarla sosyal,ekonomik ve insani haksızlıklar yapıyor;
Örn. Bir üniforması kefen olan yüksek okul mezunu assubaylar büro memurları statüsünde göreve başlatılıp hak ettikleri tazminatları ödenmiyor önyargı o kadar kemikleşmiş ki emekli olan bir subay bile astsubay için adaletin gerçekleşmesini bırakın istemeyi bu konuda mücadele edenleri hafife alan yazılar yazabiliyor;
Unutulmasın ki adalet bir gün onu esirgeyenlere de gerekecektir; Bugün hepimizi derinden yaralayan ordunun güç ve itibar kaybının en önemli nedenlerinden biri; Orduda ki personel arasındaki ayrımcılık,adaletsizlik ve subaylara tanınan ayrıcalıklardır;
Başkalarının adalet isteğini hafife almak yerine adalete katkıda bulunmak adalete,ülkeye ve demokrasiye hizmettir. Bu yazıyı şahsım ve meslekdaşlarım adına kınıyorum. Saygılarımla
Ersen Gürpınar E.Per.Kd.Bşçvş. Asb.Güçbirliği Platformu Sözcüsü
Yeni hazırlanan 926 sayılı TSK personel kanunu,tasarısı nerede,ne safhada,niçin kanunlaşması için meclise gönderilmiyor,bir buçuk yıldır ne oluyor
Kendisinin hazırladığı bir kanun tasArısının kanunlaşmasını sağlayamayan dünyada başka bir kurum veya kuruluş varmı biliyormusunuz.
TÜZÜĞÜ KURBAN ETMEYİN.
SAYIN GENEL BAŞKANIMIZIN BUGÜN TV DE YAYIMLANAN CANLI OTURUMUNU ÇOK İSTEDİĞİM HALDE İSTANBUL TRAFİĞİSEBEBİYLE KAÇIRDIM. YETİŞEMEDİM. AKŞAM BANTTAN İZLEYİP PROĞRAMLA İLGİLİ GÖRÜŞÜMÜ AYRICA YAZARIM.
BENİM GENEL MERKEZ YÖNETİMİNDEN ÖĞRENMEK İSTEDİĞİM BİR İKİ TANE ÖNEMLİ KONU VAR. TOPLUMUNDA BİLGİ EDİNMESİ ADINA RESMİ BİR AÇIKLAMA İLE NETLİĞE KAVUŞTURURLAR İSE SEVİNİRİM.
EĞLENCE, KUTLAMA TÜRÜ ORGANİZASYONLAR ANKARANIN KALBİNDE ULUSA YAKIN ARENA SPOR SALONU GİBİ HERKESİN RAHATÇA GELİP KATILACAĞI, KALABALIK OLUŞTURACAĞI; KİMSENİN “ ÇOK SAPA İDİ ULAŞAMADIK “ BAHANELERİNE SIĞINMADAN GEZEREK GELEBİLECEĞİ KAPALI KOCAMAN BİNLERCE KİŞİLİK SALONLARDA YAPILIRKEN; OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL İLE TÜZÜK KURULTAYI NEDEN AŞTİ NİN VE MERKEZİN 30-40 KM DIŞINDA HAVAALANI TARAFINDA İZBE VE SAPA , ULAŞIM İMKANI PAHALI VE UZAK YERLERDE VE MEKANLARDA YAPILMAKTADIR ?
AMAÇLANAN KATILIM VE İLGİ AZ OLSUN , BİR AN ÖNCE NE OLACAKSA AZ BİR KİMSEYLE OLSUN . HERKES GELİPTE ORTALIĞI KARIŞTIRMASIN, BAŞIMIZI AĞRITMASIN TAKTİĞİMİ DİR? NEDEN AŞTİ YE YAKIN BİR ÇEVREDE BU TÜR ÇALIŞTAY VE KURULLAR GERÇEKLEŞTİRİLMEZ.? EMEKLİ TOPLUMUNUN 1300 TL. AYLIKLA GEÇİNEN BİR TOPLUM OLDUĞUNU BİLMEYEN VAR MI Kİ?
2013 AĞUSTOS AYINDA YENİ BİR YÖNETİM KURULU, GÖREVİ DEVRALMASINA KARŞIN NEDEN İKİ YIL ÖNCE TESPİT EDİLEN İSİMLERLE BU KURULTAY YAPILIYOR? NEDEN YENİ YÖNETİM KURULU TÜZÜK MEVZUATLARINA HAKİM, ETKİN VE DONANIMLI İSİMLERİ TESPİT EDEREK BU KOMİSYONA GÖREVLENDİRMİYOR.?
AMAÇ EN ÇAĞDAŞ VE SOSYAL İHTİYACA HAİZ EVRENSEL HÜKÜMLER İÇEREN SİVİL BİR STK. TÜZÜĞÜ YAPMAK DEĞİL Mİ? ÖYLE İSE NEDEN BU KURUL ÖNEMSENMEZ, NEDEN ÖZENLE OLUŞTURULMAZ, NEDEN PROFESYONEL DESTEK ALINMAZ. NEDEN BU DENLİ ÖNEMLİ BİR KURULTAY ÜÇÜNCÜ DERECEDEN İLGİ VE ALAKAYA MUHATAP BIRAKILIR. EĞLENCE VE KONSERE GÖSTERİLEN BİR CİDDİYET VE İTİNA NEDEN BU TOPLUMUN GELECEĞİNE YÖN VERECEK BİR HUKUKİ MEVZUATA GÖSTERİLMEZ.?
GENEL MERKEZ DIŞARIYA HAK VE ADALET NEREDE DİYE BAĞIRIRKEN KENDİ İÇİNDE KURDUĞU BU BEN MERKEZLİ MONARŞİSİNİ NASIL İZAH EDECEKTİR. ?
YENİ OLUŞUM DAKİ O MEŞHUR İLKELERİNİZE NE OLDU? HANİ KATILIMCILIK, HANİ ŞEFFAFLIK, HANİ YÜZÜNÜZÜ TOPLUMUNUZA DÖNMEK. VAR MI BU KURULTAYDA BU İLKELER.
KOCAMAN BİR “ YOK “.
SON SORUM; BU KURULTAYA GÖREVLİ LER DIŞINDA ÇALIŞAN, EMEKLİ ÜYE VEYA ÜYE OLMAYAN İNSANLARIMIZA DAİR BİR DAVET VE ÇAĞRI YAPILMAMIŞ. BU KURULTAYI İZLEMEK , ÇALIŞTAYA KATKI VERMEK, FİKİR VE ÖNERİ SUNMAK, OYLAMA VE PROSEDÜRÜ GÖRMEK NEYİ VE NASIL YAPTIKLARINI TAKİP ETMEK ACABA YASAK MI? ORAYA GİRMEK DEVLET SIRRINA MÜDAHALE Mİ? NEDEN HERKESE AÇIK DAVET YAPMADINIZ? NEDEN ÜÇTE İKİ DELEGE TOPLUMUNUN GÖZÜ ÖNÜNDE KURULTAY GERÇEKLEŞTİRMEZ. KURULTAYLAR SEYİRCİSİZ Mİ OLUR?
16 KASIM DA YAPILACAK OLAN TÜZÜK KURULTAYINA; MEVCUT TÜZÜĞÜN 66/ B MADDESİ GEREĞİNCE BÜYÜK KURUL DELEGELERİNİN 3/2 SİNİN KATILIMININ GEREKLİ OLDUĞU BUNUN SAĞLANAMAMASI DURUMUNDA TARİHİ BELİRTİLMEK SURETİYLE 16 KASIMDAN SONRAKİ İKİNCİ TOPLANTIDA ÇOĞUNLUK ŞARTI ARANMAYACAĞI MADDESİNE AYKIRILIK TESPİTİ VEYA UYGULAMASI OLMASI HALİNDE BU KURULTAYIN DA MAHKEMELİK OLABİLECEĞİ UNUTULMAMALIDIR.
ŞU ANDA KURULTAY DUYURUSU 16 KASIM OLARAK DÜZELTİLMİŞTİR. 09 KASIM İPTAL EDİLMİŞTİR.DOLAYISI İLE İLK TOPLANTI TARİHİ 16 KASIM DIR.
KENDİ İÇİMİZDE HİNLİK, CAMBAZLIK, UYANIKLIK YAPMAK KİMSEYİ ÖNE TAŞIMAZ. YÜREĞİMİZİ, DÜRÜSTLÜĞÜMÜZÜ, ADALETİMİZİ BİRLEŞTİRELİM GERİSİ GELİR.
BİZANS ESKİ ROMANIN BAŞKENTİ İDİ. TARİH OLDU. BİZANS OYUNLARI DA YERİNİ ŞİMDİ ORTA OYUNLARINA BIRAKTI. BUNLAR BİZE UYMAZ, BİZİ BİR YERE GÖTÜRMEZ.
HER NE YAPIYORSANIZ HERKESİ DAVET EDİN. HERKESİ ORTAK EDİN. HERKESİN FİKRİNE SAYGI GÖSTERİN. HERKESİN DÜŞÜNCESİNİ VE KATKISINI ALIN ÖNEMSEYİN . KORKMAYIN. HEPİMİZ ASSUBAY EMEKLİLERİYİZ.
SAYGILARIMIZLA.
İSTANBUL EMEKLİ ASSUBAYLAR GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU.
İNTERNETTE PÜR DİKKAT ŞART..?
Altı ay kadar önce, internetten on-line işlemle uçak bileti almıştım. İşlem yaptığım aynı sayfada “bu seyahatiniz için günde sadece bir lira, sigorta ister misiniz” biçiminde bir teklif vardı. İlgili butona “evet” anlamında tıklayıp, teklifi onayladım. Kredi kartımın hesap özetinde, yurt dışında ismini hiç duymadığım yabancı bir firmaya bu işlem için dolar olarak ödeme yapıldığı görülüyordu. Ben sigortalamanın, bilet içeriğinde bir işlem olduğunu düşünmüştüm. İlgili firmanın yurtiçi acentesine; “sigorta poliçesinin, seyahat öncesinde bildirilmediğini” ilettim. “Seyahatimin, zaten kazasız tamamlandığı, poliçe bildiriminin unutulduğu, bildirileceği” söylendi. Aslında böyle bir işlem gereksizdi. Çünkü havayolu şirketi yolcularını zaten sigortalıyordu.
Konuyu, ilgili bakanlığın, ilgili birimine ilettim. Konunun araştırıldığı bilgisi verildi.
Benim para, dolar olarak yurt dışında harcandı, bitirildi. Ben, hâlâ araştırma sonucunu bekliyorum.
Doğrusu mu; “internette (yaş tahta butonu) değil, (pür dikkat butonuna) basınız?.”
Bilgilerinize…
TEMAD Genel Başkanımızın BUGÜN TV de yapmış olduğu konuşmanın videosunu izleyebilirsiniz. Adalet sağlanmayan bir orduda moral motivasyonu hizmet verimliliği ve aidiyet duygusu olamaz; Komuta kademesi bir emirle ölüme gönderdiği assubaylarına büro memuru statüsü uygulamaktan ve diğer adaletsizliklerden dileriz vazgeçerler. Biz adalet sağlanıncaya kadar yasal mücadelemize devam edeceğiz
[URL=www.youtube.com/watch?v=EYcDUjXE1g0]www.youtube.com/watch?v=EYcDUjXE1g0[/URL]
BU ASLA PES ETME DEGİL...!!!
Yaşadığımız hayat içerisinde neler yoktur, neler… Sıkıntılar, yıkımlar, hayal kırıklıkları, arada nefeslenmeler, iyi-kötü dönemlerin bir arada yaşanması hayatın ta kendisi değil midir?
Ayakta kalma, ayakta durma, engellere meydan okurcasına hayattan kopmama diye sıralayacağımız her ne varsa bu işe pes etmemek diyebilirsiniz.
Çünkü, her şeyin size karşı gibi göründüğü anlarda hiçbir şeye dayanamayacak bir haldesinizdir.
Her şey insanın üstüne üstüne gelmeye başlamıştır.
Sözün bittiği, umutların tükendiği, yapılacak hiçbir şeyin kalmadığı düşüncesinin insana hakim olduğu anlardır onlar.
Psikolojiniz allak-bullak olmuş, kimyanız bozulmuş, çaresizliğiniz tavan yapmıştır.
Hiçbir söz, hiçbir tavır, hiçbir teselli cümlesi sizi kendinize getiremez. Ummadığınız ,GÜVENDİGİNİZ DAĞLARA KARIN YAGMASI kabul etmeseniz de hayatın gerçeklerindendir!
Ben bu işi BIRAKAMAM zaten.Yıllardır çamura saplanmış gibi konuların içindeyim. Sadece artık paylaşım yapmayacağım. Yazmıyacak,yorum yapmıyacak,arasıra izlemekle yetinecegim. Çok marjinal bir karar oldu ama hayatımda bazı değişiklikler yapmam gerekiyor. Yoruldum artık bişeylerin yani en azından elimde somut bişey elde edemeyeceğim şeylerin peşinden koşmaktan.
Madem öyle bilenlere bırakalım öyle değil mi? Burası Türkiye arkadaş; seyrederler uzaktan ama o kadar, başka hiç bişey yapmazlar. Emeğimin karşılığını alamadığımı düşündüğüm için artık gidiyorum. Belki arada sırada canım sıkıldıkça ...
.Ama o kadar. Selametle…
Sn. Mesut Mavituna'nın yazısındaki linke tıklayarak, geçmişe döndüm ve bugün bize haklarımızı vermemek için direnenlere lanet ettim. "Hafıza-i beşer, nisyan ile maluldür" diye, çok sevdiğim bir söz var; aradan geçen zamanın, insanoğluna geçmişte yaşadığı bazı şeyleri unutturduğunu söyleyen. Bu tür hatırlamalara ihtiyaç duyuyoruz demek ki, görüntülere bakınca İzmir, Erkin, Muavenet, Savaştepe ve Karadeniz gemilerindeki zor, ama onurlu günlerimi hatırladım.
Sn. Mavituna'ya teşekkürlerimi, özlük haklarımız konusunda duyarsız davrananlara esef duygularımı gönderiyorum.