Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 24°C
Açık
Ankara
24°C
Açık
Paz 25°C
Pts 24°C
Sal 22°C
Çar 19°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
10/11/2013 at 7:51 PM
AYIP DA GİZLİDİR, KABAHAT DE.. (Güncel) Açıklama: Bu yazıda, verilen örneklerde; belli bir kişi, grup, sıfatlar, topluluk veya meslek mensupları kast edilmemiş, genelleme yapılmamıştır. • Yedi-sekiz yıl önce, yolcuların çoğunluğu yüksek okul öğrencisi olan bir belediye otobüsünde, bir bayan; “ gençlerin büyüklerine oturacak yer vermediğinden” yakınıyordu. Bir öğrenci; “Ben, bütün gün oradan oraya koşuşturuyorum. Yorgunum, yer vermek zorunda da değilim.” cevabını vermişti. Haklı, mecbur değildi. Ancak toplumda yazılı olmayan, uyulması gerekli gelenekler, kurallar vardı ve fark edilmeden unutuluyordu. Örneğin; > > Pijamayla veya iç çamaşırıyla sokaklarda gezmek yasak değildir. Fakat bunu yapmanın doğru olmadığını biliriz. Şehrin merkezinde, kalabalığın içinde def-i hacet yapmayız. Yaparsak; aklıselim olmadığımız izlenimi vereceğimizi biliriz. > > Akşamüstü herkesin eve dönme saatlerinde kalabalık bir belediye otobüsünün en ön kısmında bir erkek, bir kız öğrenci birbirine sıfır uzaklıkta, aşırı samimi idiler. Kimsede hiçbir tepki yoktu. Belli ki ahlâk sükût etmiş. Benzer bir samimiyete tepki gösteren yaşlı birine, genç delikanlı; “Ne o Amca, senin de mi canın çekti?” diye sormuştu. Böyle bir lâfı ister ye, ister gargara yap… • Yine kalabalık bir otobüsün ortalarında otuzlu yaşlara yakın ayakta bir bayan, kendisiyle aynı durakta otobüse binen arka taraftaki erkeğe yüksek sesle bağırarak; “Ne bakıyorsun be. Duraktan beri bana bakıyorsun.” dedi. Adam pişkin bir tavırla; “Sana bakmıyorum be. Niçin bakayım.” yanıtı verdi. Beş on dakika sonra aynı durakta indiler. El ele tutuşup, sırıtıp, gülüşerek yolun karşı tarafına geçip, gittiler. Bence; bilerek, anlaşmalı olarak bir senaryo uyguladılar. En azından “toplumun kabulünü ve hoşgörüsünü test etmişlerdi.” • Günün öğle saatlerinde metropol şehrin beş-altı yolun birleştiği kalabalık bir meydanın orta yerlerinde, öğrenci olduğu anlaşılan yirmili yaşlarda bir kız ve bir erkek yeşil ışığı beklerken zamanı boşa tüketmiyor ve ayaküstü değerlendiriyorlar. (?) Ahlâk, yine sükûtta… • Bitişiğimizdeki dairede arkadaş iki kız öğrenci barınıyor. Birisi, gecenin ortasına yakın zamanda bir yere gidiyor. Sabaha karşı dönüyor. Bir diskoda çalışıyormuş. Bazen içkili geliyor. Daire kapındaki kusmuk uzun zaman durdu, kendiliğinden kayboldu. Ara sıra erkek arkadaşı da geliyor, geç vakte kadar gitar çalıp, eğleniyorlar. Anne babası bu durumdan haberdar değil, okuluna devam ettiğini biliyorlar. Diğer kız öğrenci bir ara çığlıklar atarak, hıçkırıklarla ağladı. Çevrenin yardımını da kabul etmedi. Uzun zaman kalmadılar. Ne zaman taşındıklarını bile fark etmedik. > > Yörüngeden çıkıp, serseri mayın gibi dolaşan her birey toplumumuzun yitirilen bir değeridir. Önemli bir kayıptır. Bilinmeli ve unutulmamalı ki; “İnsan, eşref-i mahlûkattandır.” > >Dış görünüşü, yaşam tarzı, görüş ve anlayışı bizden farklı beraber yaşadığımız kişilere tepki verenler, toplum değerleri ile zıtlaşan, kötü örnek olanlara da tepkili olmalıdır. Aksi halde faturası herkese çıkacaktır, kesinlikle… > > Toplum, aşna-fişnasından edindiği dört aylık bebe’yi eşya gibi eve kilitleyip, tatile giden sıra dışı eğitimcilerden, bu eğiticilerin öğrencilerinden daha beterini görecektir. Bu kokuşmuş davranışlara; insan hakkı, özgürlük, demokratik hak veya benzeri kılıflar uydurmak; gerçekleri gizleyemez.
Lütfen bekleyin...