1983 yılı idi. Jandarma Assubay Hazırlama okulunu bitirmek üzere iken Üniversite Sınavlarına girmek için Okul idaresine müracaat ettiğimizde O zamanki okul komutanı olan general bizi meydana topladı ve dedi ki " b.. başı mı olacaksınız... gizli saklı iş yapıyorsunuz... sınava girenin defterini dürerim........" gibi iltifat bombardımanına tutulduğumuz bir konuşma yaptı.
Ne tesadüftür ki, sınav zamanına denk gelen hafta sonu tüm okul ceza aldı ve hafta sonunu okulda geçirdiğimiz için Üniversite sınavlarına katılamadık. Daha sonra mesleğe başlayınca kendi nam ve hesabımıza ideallerimizi gerçekleştirip üniversiteyi bitirdik. Yani b.. başı olduk.
Bu insanlar EŞİTLİĞİN, İNSAN HAKLARININ,ADALETİN, DEMOKRASİNİN, VİCDANIN birgün kendilerine de lazım olacağını acaba düşünemiyorlar mıydı? Bu nasıl bir yetkiydiki, İki dudağını ferman yapıcı olarak kullananlar, devletin tanıdığı hak ve hukuku kendi lütuflarıymış gibi adeta bize bağışladığını düşünenler, gün gelipte çok insani ihtiyaçları için bile birilerinden ayrıcalık talep edeceklerini ön göremediler mi?
Son yapılan uygulamaların ve tutuklamaların haksızlığına beyin olarak inansam da, kalp ve vicdan olarak üzülemiyorum. Eşlerin devraldıkları VARDİYAYI mantık olarak haklı bulsam da, vicdan ve duygu olarak destekleyemiyorum.
Beni bu mantık ve vicdan arasında ayrım yapmak zorunda bırakanlar, biz sıhhiye parkında haklarımız için feryat ederken, sıcak odalarında umursamaz ve küçümser tavırlarını sürdürenlerdir.Hala "bunlardan birşey olmaz" diye dikkate almayanlardır.
Oysa ki, haksızlığa uğradığında üzülen bir bayan, hasbelkader bir subay eşi olduğu gibi bir general eşi de olabilirdi, bir öğretmen eşi de olabilirdi, bir assubay eşi de olabilirdi. Hapiste iken babası vefat eden kişi subay da assubay da bekçi de olabilirdi. Herkes aynı ölçüde insani ihtiyaçlarını karşılamalı ve bunun için birilerinin ziyareti veya iltimasına ihtiyaç duyulmamalıdır.
Sayın Genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanları hassasiyet göstererek Hastal'ı ziyaret ettiler. Çünkü Hastal'da bulunan muvazzaf ve emekli personel TSK'nın evlatlarıdır ve bu ziyaret yerinde ve isabetli olmuştur. Ama Aynı Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları Keşke SIHHİYE Meydanında bizim de yanımızda olsaydı, en azından bizlere destek olduğunu belirten bir mesajını gönderselerdi.Ama bu desteği göremedik. Meclis çalışmalarında ise bizlere verilecek olak maddi ve manevi hakların önünde hep bir engelle karşılaştık.
Bu sonuçlara göre kusura bakmasınlar.. "Biz bir aileyiz " sözüne inanmamı kimse beklesin. ÖZLER-ÜVEYLER. Bu ayrımın hala devam ettiğine inanıyorum. Bunu değiştirecek bir çaba veya girişim de göremiyorum.
Ama yine de hiç bir annenin veya çocuğun babalarına yapılan uygulamalar yüzünden ağlamasını ve üzülmesini istemiyorum (babalarının zamanında çok hak yediklerini bile bile). Saygılar.
Hayrettin İLİK
Ankara 23°C
Açık
Ankara
23°C
Açık
Cts
24°C
Paz
26°C
Pts
25°C
Sal
23°C