Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 23°C
Açık
Ankara
23°C
Açık
Cts 24°C
Paz 26°C
Pts 25°C
Sal 23°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
Ceyhun Ceyhun
13/03/2011 at 10:51 PM
Sayın Ali NAS… Bilindiği üzere ben, "vazife malulü" emekli uzman jandarmayım. (1990/406- 1993.) Subayların mübalağalı imtiyazlı konumlarını hariçte tutarsak… Gerek astsubaylarımız olsun, gerekse de kronolojileri henüz yirmi (20/22) yıl civarında olan muvazzaf uzman jandarmaların askeri hiyerarşi ve 926 Sayılı Yasa’nın izin verdiği ölçüde temel insan hak ve hürriyetler (uzman erbaşları katmıyorum… Çünkü: Sözleşmeli olarak daimi değiller ve hangisinin akdini hangi süreçte yenileyip yenilemeyeceklerinin garantisi görece olduğu üzere muvazzaflarla aynı kategoride anılmaları doğru olamaz kabul ederiz… İşe başlarlarken de; muvazzaf ve sözleşmeli personel arasındaki farkı da biliyorlardı. Ve aynı zamanda u.j.lar, uz. erbaşların üstüdür. Tabii jandarma da ne kadar asker ise, uzman jandarmalar da diğer kuvvet komutanlıklarındaki astsubaylarımızla kanuni münasebetleri o denli bir illiyet bağıyla açıklanabilir. Bilindiği üzere, emniyet ve asayişte İçişleri Bakanı’na karşı da sorumludurlar vs... [özlük hakları talep ederken dahi “ast olmak” gerçeğinin unutulmaması ve astsubayların üst olarak zinhar kabul edilmeleri ve bu sınırın ihlal edilmemesi ilkesine de gerek askeri terbiye gerekse de mevzuatlar gereği sadık kalındıktan sonra…] ) çerçevesinde özlük haklarının ibrazı noktasında; birbirlerinden soyutlanmasının dolaylı veya dolaysız mümkün olacağını takdir edersiniz ki düşünemeyiz… Ancak ben ondan ziyade müsaadelerinizle, (site yönetimleri dâhil) bazı insanlarımız oy kullanmak opsiyonlarını ifade ederlerken, başkalarına siyasal temayüllerini belli etmiş olmalarından dolayı: “…lütfen siteyi siyasal tercihlerinizin aracı olarak görmeyin ve bu anlamda insanları etkilemeyin” denilmesini inanınız anlamakta çok ama çok güçlük çekiyorum! Neden mi? Eğer, insanların ortak platformu dediğimiz bu sitelerde belirli bir siyasi partiye temayül sağlanmasının önünde bir sakınca görülüyorsa, ilk fırsatta “…Genelkurmay’dan mı korkuyorsunuz?” diyenlerin bir başka versiyonla; “…siyasilerden mi korkuyoruz?” SORUSU ACABA NE KADAR ANLAMSIZLAŞIR diye de sormak gerektir! S.T.K.’LAR kendi üyelerini etkilemiyorlar mı acaba dersiniz... Sivil toplum kuruluşu olmanın dahası BİR olmanın esprisi nedir o halde?.. Bizler sırf üniformalı emeklileriz diye mi yekvücut olunmasına günah ve ayıp gözüyle bakıyoruz?.. Ordu emeklisi olarak acaba bazı zamanlarda ortak reflekslerimiz olamaz mı? Yeşil üniformanın hatırına kimi zamanlarda ittihat ruhuyla hareket edemez miyiz? Kimi nesnel dandik kafalıların ağzında bu kutsal üniforma sakız olmuşken; “…ne oluyor kardeşim kurunun yanında hiç çekinsemeden yaşı da yakıyorsunuz” diyemez miyiz acaba?.. Devletten yardım alan derneklerin bu kaygıyı taşımaları doğaldır… Ancak, öncü olmasalar bile, bırakalım kim hangi partiye oy verip-vermeyeceğini rahatlıkla ifade edebilsin... Sonuçta herkes kendisini bağlar. Herkes reşit ve kimse çocuk değil. Bırakalım da insanlar gerginliklerini deşarj olmak yoluyla bari dışarı atmış olsunlar ne çıkar bundan. Yoksa siyasi yapılar böyle bir kaygı içermeyen iç güdümsel odaklara karşı hak tevdiatında bulunmaya memur hissederler mi kendilerini? Demokrasi dediğimiz şey bunun da güvencesidir... Madem ki kimi totaliter Arap devletlerinde yaşamıyoruz; bireylerin hür sözlemlerini ayıplamamak ve yadırgamamak gerekir diye düşünüyor, saygılar sunuyorum…
Lütfen bekleyin...