Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 23°C
Açık
Ankara
23°C
Açık
Cts 24°C
Paz 25°C
Pts 25°C
Sal 23°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
Hayrettin Süle Hayrettin Süle
04/05/2011 at 8:00 AM
On yıl kadar önce Hakkari ilinde görev yaparken birtakım hakların alınması konusunda duyarlılık göstermiş ve bunu yasal yol olan yazılı olarak komutanlığa başvuruda bulunmuştum. Öncelikle dilekçemin işleme konulmadığını öğrendim ve tekrar yazdım yine gönderdim. Çevremdeki benimle aynı rütbeyi paylaşan arkadaşlarım, "sana mı düştü bu hak aramak?" dediler, olsun dedim ve o günlerde okuduğum Deniz Yıldızı hikayesini anlattım. Bana güldüler. Daha sonra dilekçemin uygun olmadığını belirten bir yazı yazmış Şb md.Asb bana resmi yazı ile tebliğ edildi. Tekrarı olduğunda olumsuzluklardan benim sorumlu olduğum doğrultusunda hafif tehdit unsuru vardı... Yılmadım ve 3.dilekçeyi tekrar yazdım ve dilekçemi komutana sunmuşlar ve komutan beni çağırdı, "bu ne demek?" dedi, ben de dilekçemdeki hususları sözlü olarak anlattım. "İkna olmadım ama ben yasal olarak dilekçeni üst makama gönderiyorum sorumlusu sensin, herhangi bir durumda ceremesini çekersin!" gibi kelimeler döküldü ağzından, ben de her ne ise sonucuna katlanacağımı ve bu hakkı alacağımı söyledim. 1 ay kadar bir zaman geçti benim dilekçe Asayiş kolordu komutanı önüne çıkmış ve komutan merak etmiş, "nedir bu durum, araştırın" emrini vermiş, araştırmışlar ve o esnada dilekçe ile beni İl Jandarma komutanına sormuşlar kimdir bu ne istiyor,neden bu dilekçeyi yazma gereği duydu gibilerinden bizim komutan ile konuşulmuş, daha sonra bizim dilekçenin seyir yolculuğu Ankara'ya uzanmış. 10 gün sonra J.Gn.K.lığı Kurmay başkanının önüne gelmiş ve Dönemin Kurmay Başkanı, "Bu çocuk çok doğru bir konuya dikkat çekmiş, neden bu hakkı o bölgede çalışan insanlara yeniden vermiyorsunuz,derhal yasalar doğrultusunda işlemler hızlandırılsın ve bu hak uygulaması verilsin ve emir ,talimat vs.ne gerekiyorsa yazılsın, ben imzalayacağım" der ve emrini vermiş. Komutan kişi beni hafta sonu çağırdı ve bana, "müjdemi isterim, dilekçendeki hususlar kabul görmüş ve ay sonunda gereği yapılacak" dedi ve ben de haklarımın her daim takipçisi olduğumu ve bunun için kendisine bedel bile ödeyeceğimi belirttiğimi hatırlattım. Tabii bu süreçte çeşitli dedikodular üretildi Asayiş komutanı benim hakkımda bilgi topladığını benim üzerimde benim arkadaşlarım tarafından korkmam için PSİKOLOJİK baskı oluşturmak istediler .Ben ise kesinlikle kendimden emindim. Hâttâ bu sıralar benimle itribatını selamını kesen arkadaşlarım dahi oldu! Ama sonunda BENİM YÜKSEK MÜCADELEMLE KAZANDIĞIM HAKKIMI onlar da benimle paylaştı, hâttâ benden önce bile sahip oldular... SONUÇ OLARAK;MEDENİ CESARET GÖSTERİP HAKLARIMIZI ALMAK KONUSUNDA EN TABİİ HAKKINI BİZİM ADIMIZA KULLANAN DEĞERLİ ŞAHSİYET EMEKLİ ASSUBAY AHMET ÖZTAŞ'I KUTLUYORUM VE DESTEKLİYORUM. HERKES DESTEKLEMELİ.
Lütfen bekleyin...