Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 23°C
Açık
Ankara
23°C
Açık
Cts 24°C
Paz 25°C
Pts 25°C
Sal 23°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
Erhan ARSLAN Erhan ARSLAN
05/12/2011 at 7:57 PM
Saygıdeğer Meslektaşlarım.. Öncelikle herkese iyi akşamlar diliyorum.Aslında doğruyu söylemem gerekirse benim de bir kez fikir belirttiğim ve yazdığım OYAK konusunda ki yazılarımıza bir süreliğine de olsa ara versek galiba çok iyi olacak.Çünkü ben artık oluşan atmosferden dolayı oldukça endişeliyim.Şahsi düşüncemi söylemem gerekirse oluşan,oluşturulan atmosfer aklıma STOCKHOLM SENDROMU ve UNSURLARINI getirdi...Bu konu ile ilgili düşünce ve duygularımı paylaşmak istedim.. Niçin böyle düşündüğüme gelince; Psikologlar bu durumu (STOCKHOLM SENDROMUNU)özgürlüğü uzun bir zaman elinden alınan,eziyet edilen,her şekilde baskı altında tutulan kişi veye grupların bir süre sonra bunu yapan kişi ve kişiler ile sisteme karşı duyduğu sempati ve hastalıklı bir bağlılık olarak açıklıyorlar.. Çok acıdır ki;uzun yıllar baskı altında kalan kişi ve gruplar,bir süre sonra üstündeki baskıya sebep olan kişi ve sisteme öyle bir alışır ki onsuz kendini eksik hisseder,ona bağımlı hale gelir.Onun yaptıklarını kendi kafasında meşrulaştırmaya ve onu dünyaya açılan tek kapısı olarak görmeye başlar.Baskıcının haklarını gasp edenin karşısında giderek acizleşen kurban(?) onun en küçük iyiliğini bile gözünde büyütür,minnet duygusuyla dolar. STOCKHOLM SENDROMUNUN en kötüsü olan son evresinde MAĞDUR(?)KİŞİ VE GRUPLAR(?)bir süre sonra kendini baskıcının yerine koyup, olayları onun gözünden görmeye,EZİYET EDENİN yaptıklarına hak vermeye başlar.Kurban(?),bir süre sonra sahip olduğu tek olumlu ilişkisinin baskıcı ile arasında ilişki olduğunu düşünerek bu ilişkiyi kaybetmemek için elinden geleni yapar.KENDİNİ YOK SAYAN,küçümseyen sistem ve kişileri her şekilde korumaya kalkışır. Bizler asla yukarıdaki gibi bir ruh haline düşmemeliyiz,düşemeyiz.. Düşmemiz her şeyin sonu olur.Unutmayalım ki sorunlarımızın ve uğradığımız haksızlıkların çözümü için en önemli unsur ve güç bizleriz.Hiç bir şeyi,birilerinden BEKLEMEMELİYİZ!!! Hele hele yıllardır haklarımızı GASP EDENLERDEN ve tahakkümcü zihniyetten asla..Sözlerimi büyük bir felsefecinin sözü ile bitirmek istiyorum.. BEKLEMEK AHLAKSIZ KILAR.. Bu mailimi herhangi bir ima ve amaç için yazmadığımı belirtmek isterim.Psikolojiye ve felsefeye olan ilgimden dolayı yazdım..SAYGILARIMLA..
Lütfen bekleyin...