Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 23°C
Açık
Ankara
23°C
Açık
Cts 24°C
Paz 26°C
Pts 25°C
Sal 23°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
Sebahattin Şahin Sebahattin Şahin
26/08/2016 at 8:06 PM
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜVENLİK KONSEYİNİN BEŞLERİNİN GÜÇ GÖSTERİSİ Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin beşlerinin güç gösterisini ülkemizin etrafında yıllarca izliyor ve milli kaynakları beşlerin üyelerine aktarıyoruz. Bu beşler BM.yi kurduktan hemen sonra ortadoğuda İsrail’i vücuda getirdiler ve 1967 savaşında da beşlerin bir kısmı o devleti daimi olarak beslemenin yollarını kuvvetlendiler. Halen bu durum devam ediyor. Ancak BM.nin asıl amacı dünyada barışı sağlamaktı ama her nasılsa barışın yerini savaş almaktadır. Bu beşlerin kendi aralarındaki güç dengelerinin değişmesinden kaynaklanan bölgesel savaş oyunları devam ediyor. Bu güç dengeleri ise ekonomik dengelerden ibaret olup siyasi hiçbir yönü bulunmamaktadır. Beşlere bakıldığında ise; 1. ABD : Irak ve Afganistan, Bosna savaşı, Libya savaşı ve Afrika müdahaleleri ve Güney Amerika ile Tunus ve Mısır olaylarının ilave olarak Yemen müdahalesi, Kuveyt Savaşı 2. RUSYA: Afganistan, Gürcistan ve Ukrayna savaşları, 3. ÇİN: Doğu Türkistan, Kore Savaşları, Vietnam savası, 4. İNGİLTERE: Fokland savası, Afganistan, Irak, Libya, Bosna, 1967 Arap-İsrail savaşı, Mısır ve Tunus olayları, 5. FRANSA: Cezayir olayları, Afrika soykırım olayları, Libya; Afganistan, Bosna savaşı ve Mısır olayları ile Tunus ve Yemen müdahalesi, Bunları uzatmak çok kolay, ancak hemen anımsanacakların bazıları. Yukarıdaki müdahalelerin kazançları kimin cebine, bilmek için kahin olmaya gerek yok. Her şey beşlerin alacağı paya bağlı. Onun için Suriye olaylarına beşler anında müdahale etmek yerine Pazar payından daha az yarar sağlamış olan üyelerden Rusya ve Çin olayların akışını kontrolleri altına alarak seyirci kalmışlar ve işin çıkılmaz hale geldiğinde masadan kuvvetli ve kazançlı olarak kalkacaklardır. Bu işin raconu böyle, Bosna’da, Libya’da, Irak ’da ve her yerde böyle olmuştur. Suriye’de bu olayların başlamasıyla birlikte Suriye’ye komşu diğer ülkelerin güvenilir ve güçlü olmaması gerekmekteydi. Önce Lübnan’ın işini hallettiler, sonra Kuveyt vasıtasıyla Irak’ı bitirdiler, Ürdün zaten onların sayesine ayakta durmaktadır. Geriye bir Türkiye kalıyor. Beşar Esad iktidarıyla birlikte Türk ordusuna veya Türkiye’ye müdahale düğmesine basıldı beşler tarafından. Bu beşler aynı Osmanlı İmparatorluğunun sonlandırılmasındaki oyunu devreye soktular tarikatlar ve dini gruplar. Bunların üzerinden ülkeyi bölmek ve ele geçirmek çok kolaydı ve onlarda bu yolu biliyordu ve önceden yatırım yapılmıştı. Bu yatırımın ilk adımları kasetler, sonra kumpas ve Ergenekon ve balyoz ve casusluk ve suikast ve Fenerbahçe’ye şike davalarıyla ayak sesleri geldi, ardından MİT TIR.ları 17-25 Aralık, Genelkurmay Başkanı’nın tutuklanması ve MİT müsteşarına müdahale isteği ile doruk yaptı. Bu hareketlerin bütün aşamasında adres 12 Eylül Anayasa referandumuna uzanmaktadır. Çünkü siyasi otoritenin müdahale etme durumu minimuma inmiş bulunmaktadır. Hal böyle olunca da, beşler bütün grupların dahil olacağı bir darbenin düğmesine FETÖ eliyle basmışlardır. Darbe demek için ahmak olmak lazım. Bunlar doğrudan cacık yapmışlar. Hesaba katmadıkları konu ise Osmanlı tebaasını bulacaklarını, yani ülkesine ihanet edecek bir milletin var olduğunu sanmalarıdır. Türk ordusu satın aldıkları zevattan ibaret olmadığını bir kes daha görmüş oldular. Bilinen kahramanların yanında tevazu gösterip bilinmeyenler o kadar çok ki yeri ve zamanı geldiğinde beşlerin karşında durabilecek kadar kahramandırlar. Bu sayede güçsüz bir ordu ve kendi eksenleri etrafında bir yönetim. Bu düşünülemez ve kabul edilemez bir idoldür. Bu hayal ürünüdür ve bundan sonra da hayal olarak kalacaktır. 15 Temmuz 2016 olaylarına bir de bu pencereden bakılsa sonuç nasıl değerlendirilir.
Lütfen bekleyin...