Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 24°C
Açık
Ankara
24°C
Açık
Paz 26°C
Pts 25°C
Sal 23°C
Çar 21°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
zeki çetinkaya zeki çetinkaya
07/04/2012 at 7:14 AM
ADINI SİZ KOYUN Yazıma başlamadan önce uzunca bir süre düşündükten sonra,uygun bir başlık bile bulmanın kolay olmadığını anlamam, hissettiğin şeyleri kağıda dökmenin zorluğuna bir de yaşanmış gerçeklerle yüzleşmenin verdiği sancılar eklenince,bir şeyler anlatabilmenin ve yazabilmenin bu kadar zor olabileceğini tahmin etmemiştim. Aslında zor değildi anlatabilmek.Bir pencereden bir tek gözle, tek aklın ve kalbin yönettiği tek vicdanla “işine geldiği gibi” kelimeleri koşturup cümleleri peşi sıra istiflemek bir solukta isteneni,bekleneni ortaya koymak o kadar da zor değildi.Çünkü ben böyle istiyordum.Senin ne istediğinin fazla bir önemi yoktu.Zor olan ise” sen de varsın ve gerçeksin” benim isteklerimin hepsine sen de layıksın diyebilmekti. Hep kolay olanı seçtik. Kolay olanı seçmeyi marifet gibi gördük ve en önemlisi de bunu akıllılığın göstergesi gibi tescilledik. Doğru ve iyide buluşmak yerine hep yanlış ve kötüde yarışmayı tercih ettik. Aslında var olan tüm gerçekleri yok saydık. Yok saymakla hiçbir gerçeğin yok olmadığını bile bile. Sorun olarak karşımıza çıkan her ne varsa kendi iki yüzlülüğümüzün, en önemli nedeni olduğunu da kabullenemiyorduk. İki yüzlü davranmak rahatsız etmiyor da iki yüzlüsün denince kıyametleri koparıyorduk. En büyük hata galiba insanın kendisiyle yüzleşememesi. Nefsini gerçeklerle terbiye edebilme hasletini edinememiş insan doğal olarak yanlışlarla dolu bir felsefeye sarılıp kendince özgün ve doğru sandığı davranışlara yönelince, insanoğlunun en önemli ve çözmekte en zorlandığı sorun da karşımıza çıkıveriyordu. İyiyle kötünün, doğru ile yanlışın savaşı bu.Kötü ve yanlışın kazanır görünüp aslında kaybettiği,iyi ve doğrunun da kaybeder görünüp aslında kazandığı bir savaş (Rahmetli dedem çocukluğumda bana hep şöyle nasihat ederdi .”oğlum sen asla aldatan olma. zararı yok aldanan ol, bir gün mutlaka kazanırsın” çocukken anlayamazdım şimdi şimdi yaş elli olunca ancak anlayabiliyor insan). Bu bir yönetim savaşı daha kendimizi yönetmeyi beceremeden eşimizi çocuğumuzu hâttâ toplumu yönetmeyi başarmayı istiyoruz.İki yüzlülük tam da bu noktada başlıyor. Tüm insanoğlu benim değil bizim doğrularımız,bizim çıkarlarımız dediği anda bir çok sorun da daha oluşmadan bertaraf edileceğinden Gerçekte tek sorun olması gereken “DAHA NASIL İYİ İNSAN OLABİLİRİM” meselesine odaklanıp çaba sarf eden insanlık bir gün mutlaka bunu başarmalıdır. Saygılarımla.
Lütfen bekleyin...