Sayın Site Yönetimi.
sitemiz üyesisayın Cengizç'nin mesaj panosuna yazdığı bu mesajı,Sayın Aydık KULAK'ın yazmış olduğu makalesindebahsettiği Tanrılaşmanın yasal dayanağı olarak kullanıldığını düşündüğüm için,mesaj panosundaki yoğun akış nedeniyle gözden kaçmaması ve daha kalıcı olması açısından Sayın KULAK'ın makalesinin altına ilgisi nedeniyle taşınmasını teklif ediyor,saygılar sunuyorum.
Cengizç Pazar, 06 Mayıs 2012 13:48
Genkur. bu açıklaması ile gerçekten astsubayları kendinden görmediğini bir kez daha teyit etmiştir, bizim adresimiz burası değil hükümet olmalıdır, açıklama ayrıca bizim nazarımızda ve halk nazarında Genkur.'u küçük düşürmüştür.
İbrahim Pazar, 06 Mayıs 2012 13:47
Sn.Meslektaşlarım
Aşağıdaki metin TSK İç Hizmet Yönetmeliğinden alınmıştır.Allah aşkına ne kadar çağın gerisinde kaldığının ve okuyan sivil insanları güldürüp "hadi canım" gerçek olamaz dedirten tabi olduğumuz yönetmelik..."Kur'an-ı kerim" mübarek!
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ İÇ HİZMET YÖNETMELİĞİ
- Disiplin
Madde 1 - Yurt ve Milletin saadet ve selâmetini ve istiklâlini temin etmek ve Cumhuriyeti korumak, ancak disiplini mükemmel olan Silâhlı Kuvvetlerle kabildir.
Silâhlı Kuvvetlerde disiplinin yerleşmesi için, Silâhlı Kuvvetlerin bütün mensuplarını mutlak bir itaate ve vicdan mesuliyeti duyarak doğrulukla vazife görmeğe, her hizmeti en küçük teferruatına kadar, büyük bir dikkatle ve istekle yapmağa alıştırmak; kalplerine yurt, Cumhuriyet, Milliyet meslek ve vazife sevgisini sokmak lâzımdır. Bunlar her âmirin baş vazifelerindendir.
Madde 2 - Tam ve sağlam bir disiplin için, âmir ile maiyetin karşılıklı sevgi ve saygı ile birbirlerine itimat beslemeleri şarttır. Böyle olmıyan disiplin tehlikeli olur ve sıkışık zamanlarda çabuk gevşer, bu da muvaffakiyetsizliği ve felaketi doğurur.
Madde 3 - Disiplinin azıcık dahi bozulduğunu veya gevşediğini sezen her âmir bunun maddi ve manevi sebeplerini araştırarak gidermeğe ve disiplinin korunması için icabında kanun ve nizamlar dairesinde her türlü tedbirleri almağa ve yetkilerini tamamiyle kullanarak disiplini sağlamağa mecburdur.
2 - Ast'ın vazifeleri
İtaatin; âmir veya üstün kanuni selâhiyetinden korkmaktan ziyade onun bilgisine, rütbe ve makamına ve şahsına karşı duyulan ve beslenen saygı ve sevgiden ileri geldiği, astın bütün hal ve hareketlerinde, her yer ve zamanda göze çarpmalı ve bakışlarında parlamalıdır. Bu saygı ve sevgi hislerini telkin eylemek de âmirin ve üstün esas vazifelerindendir.
Madde 5 - Her ast'ın âmirlerinin daha bilgili ve tecrübeli olduğuna, Silâhlı Kuvvetlere ve memlekete daha fazla hizmeti bulunduğuna ve kendi hakkında daima iyi düşünür olduğuna itimat etmesi ve korunduğuna emin olması lâzımdır.
Bunlar itaat ruhunun temelidir.
Madde 6 - Resmî veya hususi bir iş sebebiyle bir âmir veya üst ile münasebette bulunacak her ast, her zaman askerî usullere ve askerî terbiyeye tamamiyle uymağa ve onlara karşı yüksek bir saygı göstermeğe mecburdur.
Madde 7 - Amirlerin, üstlerin asker ve şahsi şeref ve haysiyetlerine dokunacak sözler söylemek, nerede olursa olsun çekiştirmek, şahsiyetlerini hor ve hakir görmek gibi teşebbüslerin; Silâhlı Kuvvetlerin disiplin ruhuna asla uygun olmayan çok fena haller olduğunu ve bunların hiç bir zaman cezasız kalmıyacağını her askerin bilmesi lâzımdır.
Madde 8 - Ast; âmirin her emrini bütün tahammül kuvvetini, sarf ederek istekle ve tam zamanında yapmağa mecburdur. Bundan başka gerek vazife sırasında ve gerekse vazife dışında âmirlerine yardım etmek de her ast'ın borcudur.
Madde 9 - Astlar âmirlerinin yanında her vakit dikkatli bulunurlar ve bir hizmet sırasında verilecek emirleri yapmağa hazır olduklarını göstermek için âmirlerinin gözüne istekle bakmalıdırlar.
Madde 10- Astın, aldığı bir emirden dolayı âmirine mütalâada bulunması kat’îyen yasaktır. Alınan emir hiç bir kayıt ve şarta bağlanmaksızın ve hiç bir düşünceye kapılmaksızın yapılacaktır. Bir emri alırken veya aldıktan sonra mırıldanmak, doğru bulmadığını sezdirecek hal ve harekette bulunmak cezayı müstelzimdir.
Madde 11 - Ast, icabında âmirin yerini tutabilmek için onun vazifesini iyice öğrenmeye çalışmalıdır.
Esasen bir yukarı rütbeye terfi için o rütbeye ait vasıf ve şartları haiz bulunmak esas olduğundan ast, buna ne derece erken muvaffak olursa âmirin kendi hakkındaki emniyet ve itimadını o derece erken kazanır ve yukarı rütbe ve makamlara aksamaksızın yükselir.
Madde 12 - Astların üstlere isimle hitap etmeleri caiz değildir. icap ettikçe (Mareşalım, Kumandanım, Generalim, Amiralim, Başkanım, Binbaşım, Yüzbaşım, Astsubayım) ve rütbesi olmayanlara bayım veya bayan tâbirleri kullanılmalıdır.
Askerî memurlara muadili subaylığın rütbesi ile hitap edilir.
3 - Amirin vazifeleri
Madde 13 - Amir maiyetinden mutlak bir itaat beklemeğe ve istemeğe haklıdır. Amir de maiyetinin şeref ve haysiyetlerini, sağlığını ve özlük haklarını gözetmeğe mecburdur.
Madde 14 - Amir, maiyetine eşit muamele yapmağa ve haklarında âdil hareket etmeğe mecburdur. Fakat iyilik ve koruma düşüncesi âmirin kanun ve nizamlardan ayrılmasına sebep olamaz. Amir, göreve bağlılık ve gayret, kanun ve nizamlara uyarlık, çalışkanlık, hal ve tavrı ile maiyetine örnek olacaktır.
Madde 15 - Amirlerin emirlerini, maiyetinde bulunan rütbe ve kıdemce kendisinden büyük personel de yapmağa mecburdur. Amirler de bu zevata rütbeleri itibarı ile lâyık oldukları saygıyı göstermeğe mecburdurlar.
Madde 16 - Vazife esnasında âmirlerin maiyetleri ile münasebetleri daima ciddi olmalı, vazife dışındaki münasebet ve görüşmeleri de samimi ve candan olmalı, bununla beraber itaat ve itimat hislerini bozacak derecede senli benli olmamalıdır.
Madde 17 - Amirler; maiyetine vazife verirken onların hususi hallerini, kabiliyetlerini ve işe dayanırlıklarını düşünmelidirler.
Madde 18 - Amirler maiyetini rütbeleri veya unvanlar ile çağırabilecekleri gibi sevgi ve samimiyet uyandırması itibarı ile soyadları ile de çağırabilirler. (Teğmen KALMAZ, Binbaşı EMEKSİZ gibi)
Madde 19 - Amirler maiyetlerinin yapmağa selâhiyetli oldukları işlere mücbir sebepler olmadıkça karışmamalıdırlar. Lüzumsuz karışmak âmire karşı duyduğu sevgi ve emniyeti sarsar, teşebbüs kudretini azaltır, yetişme istidadını söndürür. Yalnız maiye-tin selâhiyetini kullanması yüzünden işler çığırından çıkarsa veya çıkacağına hükmolunursa o zaman âmirin işe karışıp düzeltmesi ve yoluna koyması bir hak ve vazife olur.
Madde 20 - Amirler, maiyetlerinin ruhlarına hâkim olmalıdır. Onların resmî veya hususi işlerinde muvaffak olmalarını temin için mümkün olan yardımları yapmalı, onların haklarını korumalı, onlara candan bir baba ve büyük kardeş duygusu ile her türlü yardımda bulunmalıdır. Bölük, eşidi birlik, uçuş filosu bölüm, bakım, ikmal ve daha küçük birlik kumandanları maiyetlerindeki subay, astsubay, erbaş ve erleri isimleri ve şahısları ile bunların hususi hallerini bilmelidir.
Madde 21 - Resmî işlerden dolayı sırası düştükçe verilen öğütlerin, yapılan tenbih ve ihtarların hükümsüz ve tesirsiz kaldığını gören ve hususiyle vazifede ihmal ve kayıtsızlık sezen her âmir derhal kanuni selâhiyetini kullanarak maiyetini yola getirmeğe mecburdur.
Madde 22 - Oy vermek ve kanaat söylemek icap eden herhangi bir işte mesuliyet; oy ve kanaat sahiplerine ait olduğu hallerde (Satın alma komisyonları, muayene komisyonları vesaire) âmirler, oyun şu veya bu suretle ve kanaatın de şu veya bu merkezde olması hakkında emir veremezler.
Madde 23 - Amirler icabında hükmedecekleri cezanın cins ve miktarını yalnız yapılan yolsuzluğun ve kabahatin derecesi ile ölçmemeli, astın itaate nizam ve intizama itiyadını gözönüne koyarak onun istidat, ruhi haletini de hesaba katarak tâyin etmelidir. Bu iş âmirlerden maharet ve cesaret ister.
Madde 24 - Gerek cezanın ve gerekse mükâfatın tesirli olabilmesi için daima haklı olarak ve tam zamanında verilmesi şarttır.
Madde 25 - Gerek boru vesair işaretlerle, gerekse ağızdan veya yazı ile veya her türlü muhabere araçları ile verilen emirlerin behemahal tam vaktinde yapılmasına çok dikkat etmek ve gecikilirse katiyyen af edilmeyip maiyetini vazifelerini sevmeğe ve tam vaktinde yapmağa alıştırmak her âmirinin birinci vazifesidir.
Madde 26 - Amirler, maiyetinin katlandığı her türlü zahmet ve mahrumiyetlere fiziki imkân nispetinde beraber katlanmalı, bir kolaylık çıkınca bunlardan istifade için nefsini sona bırakmalı ve bir zorluk çıkınca bilâkis öne atılmayı şerefli bir vazife telakki etmelidir.
Madde 27 - Amirler; bayramlarda, bulundukları garnizonlardaki kışlalara giderek askerlerle bayramlaşmalı ve hem bayramlarda, hem de her münasip fırsatta bizzat hastaneye giderek veya yerlerine rütbeli ve yetkili birini göndererek hasta yatan subay, astsubay, erbaş ve erlerin hal ve hatırlarını sormalıdırlar. Bilhassa bölük kumandanları bu ziyaretleri bizzat yapmalıdır.
Bu ziyaretler askerin kalbinde derin sevgi izleri bırakır ve âmirlerine karşı besledikleri itimadı çoğaltır.
null
Ankara 25°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
25°C
Parçalı Bulutlu
Pts
25°C
Sal
22°C
Çar
18°C
Per
16°C