Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 25°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
25°C
Parçalı Bulutlu
Pts 25°C
Sal 22°C
Çar 18°C
Per 16°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
Murat Murat
12/05/2012 at 6:30 PM
SENİ GİDİ DARBECİ, SENİİ .?.!. 27 Mayıs Hürriyet ve Anayasa Bayramı olarak adlandırılan 1960 darbesinin; millet nazarında anlamını yitirdiği, ret edilişinin başladığı yıllarda, (Vatanı, düşmandan kurtarmış gibi bayram yapıyorlar.” anlamında konuşuluyordu.) lise ders kitaplarında, bu konuyla ilgili bir sayfada; rütbe işareti özellikle gösterilmiş bir astsubayın bulunduğu fotoğrafın altında;“ Askerimiz, ihtilâlın ilk günlerinde, gelişmeleri gazetelerden takip ediyor.” biçiminde bir yazı vardı. Bir milli bayram gösterisine ait gazetedeki bizim okul fotoğrafımızın altına, kendi okulunun adının yazılmasını denk getirenler; “milletimizin bilinçaltına, ihtilâlın astsubaylar tarafından yapıldığını, gizlice ve ustaca işlemeyi amaçlamış.” anlamında yorumlanmıştı. Ayrıca, bu yapının olmazsa olmaz parçalarından olan sınıfımızın varlığının kabul edilmeyip, yok sayıldığı, ( böyle şeyler söylemek, kışkırtıcılık oluyormuş. “sabah erken uyanan - hobi olarak - bizi kolayca kışkırtabiliyor ya.?.”) ve haklarımızın göz ardı edilmesi felsefesinin her dönemde baskın olması ve ezelden beri sahipsiz kalışımıza karşın, okul ders kitabında özellikle böyle bir konuda fotoğrafla resmedilmemiz iyi niyetle olamaz. Acaba; Asıl görevinin üstünde, zırt-pırt darbe yapanı, canı sıkıldıkça oraya-buraya muhtıra verenleri kim kışkırtıyor, merak edilmiyor mu.?.!. Biz, hiç kimsenin “günah keçisi” ya da “fatura adresi” olamayız. Milletimiz bunu doğru olarak biliyor. Adaletin terazisi, darbeler için doğru kişileri tartıyor.
Lütfen bekleyin...