Sayın Cevizoğlu,
25-26 Mayıs 2012 tarihli Karadeniz TV’de yayınlanan Ceviz Kabuğu programınızı da yaklaşık 10 yıldan bu yana seyrettiğim diğer programlarınız gibi yine izledim.
Demokratik, çağdaş, Atatürk ilke ve devrimlerine sıkı sıkıya bağlı düşüncelerinizin ülkenin içinde bulunduğu sıkıntıların çözümüne, toplumun bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesine katkı sağlaması bir yurttaş, paralel düşüncelerdeki bir TC vatandaşı olarak tarafımdan da hep sevgi ve saygı ile karşılanmıştır.
Sayın Cevizoğlu,
Yüreğinde vatan sevgisi olan ve benim gibi düşünen bir çok arkadaşım ve yurttaşımın sizleri sadece TV kanallarından değil, yayınladığınız kitaplarınızdan, gazete yazılarınızdan, siyaset hayatına girme girişimlerinizden, imza günlerinizden de takip ettiğimizden, düşüncelerimizin, duygularımızın sesi olduğunuzdan lütfen şüphe duymayınız.
26 Mayıs 2012 01.00 sularındaki yayınınız esnasında astsubay, uzman erbaş sorunları ile ilgili olarak bir kısım astsubaydan geldiğini ifade ettiğiniz tweet’lerin tarafınızdan paylaşılması esnasında gerek şahsınızın ve gerekse konuklarınız Sayın Nejat bey ve Sayın Nilgün hanım’ın ifadelerindeki görüşlere katılmadığımı düşünerek gerek mail yoluyla ve gerekse canlı yayına bağlanmak üzere bildirimde bulundum. Ancak, ne iletimi okuyarak, ne de canlı yayına bağlayarak (konu hakkında taraf olmamıza rağmen) gerek sizin ve gerekse konuklarınızın ifadeleri ile yaklaşık 200.000 kişilik bir topluluğun konuşma hakkını engellediğiniz ve bilakis toplumun bir meslek grubu hakkında yanlış değerlendirmelerde bulunmasına da yol açtığınız kanaatindeyim.
Buna karşın bir kameraman, bir emekli albay, bir PTT genel müdürünü bağlayarak emekli albayımdan (herhalde çok önceleri emekli olmuş ki hala uzman çavuşların sadece sözleşmeli personelden oluştuğunu zannediyor, oysa ki TSK’da aynı subaylar, astsubaylar gibi uzman çavuşlardan da muvazzaf olarak görev yapmakta olan personel vardır) Askeri Ceza Kanunu ve 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kanunu’ndan bilgilendirmeler, emekli PTT Genel Müdürü’nden de sınıf arkadaşı bir general ile çocukluk ve gençlik yıllarındaki anıları dinledik.
Program içerisinde her ne kadar gönderdiğim iletiyi okumamış yada canlı yayına bağlayamamış olsanız da; yanlış olduğunu düşündüğüm yorumlar ile ilgili olarak bir takım paylaşımlarda bulunmak istiyorum.
Öncelikle sizlere gönderilen tweet’lerin TEMAD derneğinin ve derneğe üye olan yada bir başka deyişle bu üniformayı giyerek vatanın her karışında bayrağımızı dalgalandırmak uğruna ölümü göze alan, hiçbir görevde veya emekli assubayımızın görüşü olabileceğine imkan vermiyorum ve bu düşünceyi şiddetle kınıyorum.
Bizler de bu vatanın evlatlarıyız, bu bayrak altında üniformamızı şerefle giymekten, hizmet etmekten, subayıyla, assubayıyla, uzman erbaş ve erleriyle ordumuzun lekelendirilmesine çalışanların hep karşısında olduk, karşı olmaya da devam edeceğiz. Kimse bundan kuşku duymasın.
Ancak, Sayın Nejat bey’in ifadesi üzerine yazıyorum ki, TEMAD asla ve asla meslekteki görev yapan arkadaşlarımızı tahrik edici bir davranış sergilememekte, bilakis o arkadaşlarımızın çığlıklarını sakinleştirme çabası içerisinde bulunmaktadır. Sayın Nejat bey Amerikadaki orduevlerinin yapısından bilgi verdi. Niçin söylemediler yabancı ülkelerde insanlar orduya er olarak girerler, bilgileri, eğitimleri devam eder, başarı ve kariyerleri yükseldikçe Genelkurmay Başkanlığına kadar önleri açıktır. Bizdeki gibi Astsubay okuluna girenler Başçavuş, Subay okuluna girenler de General olmaz ! İrdelenmesi gereken ivedilikle eğitim metodlarıdır. Subay benden daha bilgili olduğu için rütbeleri ilerlemiyor. Bizler üniversite sınavlarının olduğu tarihlerde izinsiz bırakıldık. Kaçak okumaya çalıştık. Yıllar sonra Açık öğretim Fakültesi kuruldu da assubaylar üniversite okuyabildi. Niçin bunlar sorgulanmaz? Yönetim makamına kadar yükselenlerin irdelemesi gereken konu başlığı bu!
Sayın Nilgün hanımın ifadesi üzerine yazıyorum ki, bu meslek grubundaki hiçbir arkadaşımı birileri yönlendiremez, ordumuzun lekelenmesine en az sizler kadar bizler de karşı durmaktayız.
TEMAD derneği vasıtasıyla bizler, üstünlerin hukukunun olmadığı, hukukun üstün olduğu, adaletin herkese eşit dağıtıldığı, ayrışmak yerine, birbirlerine can olan, bir yürek olan ve adına “asker” denilen bir meslek grubu olmanın gerektiğini anlatmaya çalışan bir derneğiz.
Sorunların hükümete ya da siyasilere iletilmediği yönündeki ifadenize istinaden yazıyorum. Siyasiler Genelkurmayın iç disiplinini bozacağı, onların işlerine karışılacağı gibi bir anlayışla bu düzenlemelerin Genelkurmay nezdinde çözülmesi yönünde top gezdirmektedirler. Aslında herkesin bildiği, ama herkesin bilmezden, duymazdan geldiği, kulaklarını tıkadığı bu sorunlar çığ gibi büyüyor. Bizler çelik çomak oynamıyoruz. 20 yaşında *** baba ocağından çıkan evlatlarınızı da evladımız bellemek gerektiğini bilen, onlara vatan hizmetlerinde ağabeyleri, babaları, can yoldaşları olduğumu hatırlatan, devletin milletin parasıyla tedarik edilmiş uçaklarımız, gemilerimiz, tanklarımızın bir civatasında, bir tuşunda bile hata yapmadan çalışmamız gerektiğinin bilincine varmış bir toplumuz. Canımızı ortaya koyduk, Atatürk ilke ve devrimlerinden vazgeçmeyeceğimiz konusunda Sayın Nejat bey’in de ifade ettiği gibi namus ve şerefimiz üzerine yemin ettik. Yeminimizin de her zaman arkasındayız. Ancak herkes vicdanının sesini de lütfen dinlesin. Adalet, hukuk hepimize her zaman lazım!
“Kanal kanal geziyorlar” şeklindeki ifadenize istinaden yazıyorum. Madem dernek yöneticilerinin kanal kanal gezdiklerini gözlemlediniz. Lütfen o kanallardaki çığlıkları, düşünceleri de bir kez olsun önyargısız izleyebilseydiniz. TEMAD bir sivil toplum kuruluşu olarak emeklisi ve görevlisi ile birlikte yaklaşık 200.000 insanın yaşamakta olduğu, sosyal, ekonomik, ayrıştırıcı sorunlarının çözümlenebilmesi için yardım aramaktadır. Bizler de bu konuyu bu şekilde medyaya taşımak istemezdik, istemedik de, ama yöneticiler yönetmelikleri yazanlar olunca, kanun koyucu olunca biz sorunları kime anlatabilirdik ki ?
* 1980 ihtilali ile başlayan ve günümüze değin sürmekte olan temsil tazminatı, makam tazminatı, kadrosuzluk tazminatı v.b. şekillerde bir kısım zümreye sağlanan ekonomik getiriler,
* 1930’larda çıkarılmış İç Hizmet Kanunu, 477 Sayılı Disiplin Mahkemeleri Yargılama ve Usulleri Kanunu, Askeri Ceza Kanunu ve 926 Sayılı Personel Kanunu ve Subay ve Astsubay Sicil Yönetmelikleri’ndeki güncelliğini yitirmiş maddelerin günümüz şartlarına uyarlanamaması,
* Daha eski yıllarda lise mezunu olarak göreve başlayan subaylara harp okullarının 4 yıla çıkarılması ile birlikte yapılan intibaklara karşı, günümüz şartlarında üniversite mezunu binlerce astsubay olmasına rağmen statü farkı gerekçesiyle verilmeyen 1’nci derecenin 4’ncü kademesi (ki gerçi yeni tasarıyla bunu düzelttiklerini ifade etmekteler ama bu sefer de yan ödeme ile ilgili ek göstergeleri konulmayarak ….mış gibi yapılan iyileştirmeler),
* Subay mevcuduna göre oranlanan lojman, orduevi ve sosyal tesis sayısı ile assubay mevcuduna göre oranlanan lojman, orduevi ve sosyal tesis sayısındaki çapraşıklıklar,
* Astsubay devrimi diye basına yansıtılarak Zafer Bayramı resepsiyonuna davet edilme, istihkaklar arasına mesdres kıyafetin dahil edilmesi, şapka sakındıraklarının siyah plastikten subaylarda olduğu gibi sarı sırmaya dönüştürülmesi, ama buna karşın astsubay rütbe bekleme sürelerinde yapılan değişiklik ile 2004 yılında çıkarılan bir yönetmelikle mesleğinde 24’üncü yılda 24 saat süreli nöbet hizmetinden muaf tutulan astsubayların bu hakkı elde etmelerinin 30’uncu yıllarına ötelenmesi (ki zannediyorum Genelkurmay ve Kuvvet Komutanlıkları karargahları hariç hiçbir birlikte albay rütbesinde bir subay 24 saat süreli nöbet tutmaz, yarbay ve binbaşı rütbesindekiler ise gece istirahatli nöbet tutarken siz 25 yıllık bir astsubaya 24 saat uykusuz nöbeti reva görür ve bunun adına da devrim derseniz)
* 2 yıl albay rütbesinde görev yapmış bir subayı kıdemli albay rütbesine erdirip eğer kendi isteği ile kadrosuzluk yılına kadar beklemeden de emekli olmak isterse kendisini emekli ederek kazandığı ekonomik ve sosyal haklarını aynen verirseniz, (emekliye ayrıldığında muhtemelen 50 yaşında) 65 yaşına kadar da bir hizmet vermeden, çalışmadan aynı temsil tazminatını ödemeye devleti yetkili kılarsanız,
* Subayı emekli ederken görevdeki maaşının % 85’i üzerinden, buna karşın assubayı da görevdeki maaşının % 45’i üzerinden emekli ederseniz,
* TEMAD bütün bu sıkıntıları Genelkurmay Başkanlığına yıllardır dile getirdiği halde ilgileniyoruz, düzelteceğiz, çalışıyoruz v.b. ifadelerle ötelenirken diğer zümreye verilen ekonomik katkıları hep görmeye devam ederseniz,
* Başınızdaki amirin iki dudağının arasındaki kelimelerle yargılamaya gerek bile duymadan ceza alırsanız,
SİZ OLSANIZ NE YAPARDINIZ ?
Her yıl görevdeki Subay ve Assubayların maaşlarından, emekli personel de bankalara orduevi, yurt aidatı adı altında bir katılım payı ödemektedirler. Dolayısıyla Subay mevcudunun ödediği katılım bedeli tutarı ile Assubay mevcudunun ödediği katılım bedeli tutarı bir pay subay oranı ise iki pay, hatta üç pay assubay oranı olarak ortaya çıkmaktadır.
Buna karşın, lütfen gidin bir (İstanbul bölgesi) Kalender Orduevine, Sarıyer Subay Gazinosuna, Fenerbahçe Orduevine, Harbiye Orduevine, (Ankara bölgesi) Gazi Orduevine, (Gölcük/KOCAELİ) Subay Orduevine,
Bir de (İstanbul bölgesi) Aksaray Assubay Orduevine, Yenimahalle Assubay Gazinosuna, Selimiye Assubay Orduevine, (Ankara bölgesi) Tandoğan Assubay Orduevine, Gölcük/KOCAELİ Astsubay Orduevine bakın imkan ve kabiliyetlerdeki farklara!
Biz aynı mekanı paylaşmanın derdinde falan değiliz. Hiyerarşiye elbette saygılıyız. Ancak hizmetin, adaletin herkese eşit dağıtılmasının gerektiğine inananlardanız.
Mesele insanların biribirlerine sevgi ile saygı ile ortak bir uğurda koşmaları yönünde maalesef günümüz şartlarında yönlendirilemeyişleridir.
Mesele ekonomik ve sosyal konulardaki adaletsiz dağılımdır.
Mesele bu toprakların Hindistan, burada yaşayan vatan evlatlarının da Hintli olmadığıdır.
Mesele Fuzuli’nin “Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil” sözünün geldiği yerdir.
Sizleri saygı ile selamlıyorum.
Kazım ERKOÇ
E.Dz.Astsb.Kd.Bçvş.
Ankara 25°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
25°C
Parçalı Bulutlu
Pts
25°C
Sal
22°C
Çar
18°C
Per
16°C