Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 25°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
25°C
Parçalı Bulutlu
Pts 25°C
Sal 22°C
Çar 18°C
Per 16°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
Murat Murat
03/07/2012 at 9:33 PM
BAŞLIKSIZDIR.?. Birlikte görev yaptığımız bir meslektaş; kökeninin Türk olmadığını, Türk olarak kayıt edildiğini, azınlık olmadığı halde kendisini azınlık gibi hissettiğini söyleyerek, kendilerinin bu topraklarda binlerce yıldır yaşayan bir millet olarak dili, alfabesi olduğunu, bağımsız bir devlet istediklerini, bu toplumda dışlandıklarını, ayrımcılık uygulandığını, özgür olmadıklarını anlatmıştı. Binlerce yıllık bir kültürden söz etmesine karşın bu kültürden hiçbir eser veya kalıntı gösteremiyordu. Günümüz Latin alfabesinin, dillerinde kullanılabildiğini anlatıyordu. Bu meslektaşımız, ayrımcılıktan yakınırken bu ülkenin ordusunda astsubay olarak görev yapıyor ve emsalleriyle eşit maaş alıyordu. Ayrıca devam zorunluluğu olmayan bir fakültede yüksek öğrenim yapıyordu. Seçimlerde oy kullanıyor, mal alıp satabiliyor ve her vatandaşın sahip olduğu tüm hakları eksiksiz kullanabiliyordu. Bir tek örnek dahi gösterememesine rağmen dışlandığını söylüyordu. Geçmişten gelen herhangi bir devlet kültüründen de bahsedemiyordu. Hiçbir toplum için siparişle devlet kurulmadığı bilinmesine rağmen bunda ısrarcı gibiydi. Devletlerinin kurulduğu ve özgür olduklarını sandıkları günün sabahı herhangi bir başka ulusun bayrağı altında uyanmaları sürprizine ve bugünlerini aramaya hazır olmalarını hatırlatmıştım. Bir arkadaşım, şimdi anavatan dışında kalan bir ülkede doğup büyümüş ve yaşamış olan atalarının yüzyıllar sonra anayurtlarına döndüklerini ve yaşadıkları sürece o ülkenin birlik ve beraberliği, korunması ve gelişmesi için samimi bir vatandaş bağlılığıyla çalıştıklarını anlatmıştı. Yaşadığı topraklardaki kişilerle vatandaş olmanın gerektirdiği paylaşım ve katılımlardan kaçınarak, bütünleşemeyen, onları “düşman” olarak tanımlayan bir topluluk, yarınına güvenle bakamaz ve ayakta kalamaz. Yarın, “keşke” dememek için…
Lütfen bekleyin...