DEVLETİ YIK, HÜKÜMETE ELLEŞME
> > Varsayalım ki seçimle başa gelen hükümeti yıkmaya teşebbüs eder de eksik bırakırsanız başınıza neler gelir.?.
Tutuklanırsınız, tam anlamadığınız bir takım eylemlerle suçlanır, yargılanır, boy uzunluğuna göre on üç ile yirmi yıl hapisle cezalandırılırsınız. Tutuklu değilseniz; ilkelerinize uyarak kaçmaz, ikinci bir vatanınız olmadığından, gider, teslim olursunuz.
Bitti zannetmeyin.
Rütbeniz, başarı ödülleriniz, kazandığınız birtakım sosyal haklarınız, babalık ve evlilikten olan medeni haklarınız alınır. (aile bütünlüğünüzün bozulmasının yasal hükümle kolaylaştırıldığı, mahkeme kararına yazılarak psikolojik bir darbe vurulur.) Rütbeniz er seviyesine indirilir. Yeni oluşan bu durumdan tüm yakınlarınız da suçlu gibi etkilenir, cezalandırılır. Aile boyu cezanın “en babaçkosu” böyle olur.!. Gelecek nesilleriniz, gerçekleri asla öğrenemeyeceğinden, sizinle gurur duyamaz.
Adalet denen hilkat garibesi, adil çalışıyormuş gibi birileri üst mahkemeleri sizin için umut simidi olarak konuşur. Birileri de bu cezanın az oluşundan hayıflanır.
Şey’i, şey’ine denk ya…
> > Varsayalım ki devleti yıkmaya niyetlenir, dağlara çıkıp, özgürlük savaşına katılırsan başına neler gelir.?.
Her ne kadar “düşman” seni “terörist” olarak adlandırsa da aslında sen özgürlük savaşçısı “gerilla” sın. İçten ve dıştan birçok destekçin olacaktır. Çünkü herkes seni “kara gözün üstündeki karakaşın için” çok sevmektedir. Gerillalıktan vazgeçer de geri dönersen; coşkuyla karşılanır, ayağına gelen mobil mahkemede aklanır, düz ovada siyaset de yapabilirsin. Devletin yaptıracağı estetik ameliyatla yeni bir suratın olacağından, “pişman” veya “itirafçı” olma seçeneği ile aklına estiği gibi şakıyarak, düşmandan “birilerini” de yakarak yeni bir yaşantıya kavuşma fırsatı da var. Yanlışlıkla hapisteysen, milletvekili olup, Ankara’da yine bildiğini okumaya devam edersin. Bölücülükten sabıkalıysan da sorun yok. Milletvekili seçilip, dokunulmazlık zırhıyla “bölme işlemini” sürdürürsün. Dağ havası dokunuyorsa; şehirdeki vatandaşın arabasına, belediyenin otobüsüne, bankanın matik’ine, polisin toma’sına, askerin lojmanına, beğenmezsen önüne gelen her yere çoluk-çocuğa molotof attırarak ya da vatandaşa bombalama ve mayınlı tuzaklarla saldırarak, özgürlük savaşına katılabilirsin. Serbest çalışmak istersen; sınır aşan ithalatçı olur, “kaçağa” gider, sıfır vergi ile çuval dolusu para kazanır, kazaen ölürsen, geride bıraktıkların ihya edilir. Ya da “devlet bize bakmıyor” yaygarasıyla; yeşil kart, yoksul maaşı, bedava elektrik, su, erzak, yakacak ve beyaz eşya gibi yardımlardan yararlanırsın. Burada böylece yaşamaya devam edersin. Çünkü bu eylemlerin “suç sayılmadığı başka bir ülke” bulamayacağını unutma.
Not: Okuyan birinin aklından geçip, söyleyemediği; “Allah’tan belânı mı istiyorsun.?.”
Fakat kulağına küpe olsun;
“Devleti yıkmaya teşebbüs et, hükümete sakın elleşme.”
Çünkü;
> > Hükümet, seçimle başa gelmiştir.
> > Devlet ise, “kazı kazan kuponundan” çıkmıştır.
Ankara 25°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
25°C
Parçalı Bulutlu
Pts
25°C
Sal
22°C
Çar
18°C
Per
16°C