HEM GÜLELİM HEM DE DÜŞÜNELİM.
Nasreddin hocanın yaşadığı köye, günün birinde Timur'un meşhur filleri gelip dadanırlar. Köylüler ne kadar kovmaya çalışsalar da hükümdarın filleri köyü terk etmezler,ne var ne yok tüm bağı, bahçeyi talan ederler. Zavallı biçare köylüler Timur korkusundan fillere bir şey yapamazlar ama Hoca nın kapısını çalmaktan da geri durmazlar.
- "Aman hocam öldük bittik,tüm ürünler telef oldu ne yap et bizi bu beladan kurtar" şeklindeki yakarışlara dayanamayan hoca;
-"Yapılacak tek bir iş var ben önünüze,sizler de benim arkama düşeceksiniz bütün köylü hükümdarın huzuruna çıkıp fillerini köyümüzden çekmesini isteyeceğiz, var mısınız?" deyince tüm köylü "yaşa be hocam sonuna kadar arkandayız" derler.
Hoca önde koca köy arkada yola düşerler düşmesine, ama huzura gidilen makam bir kaş hareketi ile yüzlerce insanı astıran,namı meşhur zalim Timur olunca köylünün ayakları dolaşmaya başlar. Yol yarı olmadan köyün yarısı tabanları yağlayıp sıvışır; hoca başını arkaya şöyle bir çevirince ne görsün köylünün yarısı yok.
Yolun yarısı geçilir,Hoca şöyle bir kez daha bakar ki kalanın da yarısı tabanları yağlamış, hükümdarın sarayının kuleleri göründüğünde kalan üç beş yaşlı başlı da kirişi kırıp kaçar. Bizim Hoca kalır bir başına ,söylenmesine söylenir ama ayakları da onu kale muhafızlarının yanına kadar getirir.
"Ne istersin bre hoca diye hiddetle bağırınca muhafız başı; bizim hoca efendi de "çok önemli bir isteğim var hükümdarımızı görmem gerekir deyince; kendisini dertop acımasız Timur hanın karşısında buluverir. " Ne istersin bre yaşlı ihtiyar diye gür sesiyle bağıran Timur'un karşısında artık kıvırmanın da faydasız ve beyhude olduğunu anlayan hoca;
-" Ey hükümdarım bizim köyün bağ ve bahçelerine fillerinizi göndermişsiniz, köylülerimiz bu hayvanlarınızı çok sevdiler, ne var ki bunlar çok az tüm köylüye yetmiyor,daha fazlası yok mu ,bir gidip hükümdarımıza soruver deyi beni elçi olarak gönderdiler" deyiverir.
Ormanlar kralı aslanın ülkesinde bir gün şiddetli bir orman yangını çıkar. Bütün orman hayvanları canla başla telaş ve koşuşturmaca içinde yangını söndürmeye çalışırlarken, oradan oraya koşup talimat ve direktifler vermeye çalışan aslan o kalabalığın içinde; ellerinde minicik iki su kovası ile gideceği yeri bulmaya çalışan iki küçük karıncayı görünce kan beynine sıçrar,hiddetle kükreyerek "Siz ukalalar ne yapmaya çalışıyorsunuz. Bizler canımız burnumuzda uğraşırken bir de ayak altında dolaşan sizinle mi uğraşacağım deyince; o küçücük karıncalardan bir tanesi Kral a dönüp der ki,
-" Majesteleri biz de biliyoruz sizlere pek faydamızın dokunamayacağını. bizim bunu yapmaktaki maksadımız SAFIMIZ BELLİ OLSUN DEMEK İÇİNDİ.
KISSADAN HİSSE. ANLAYANA DA; ANLAMAK İSTEMEYENE DE. SAYGILARIMLA.
Ankara 25°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
25°C
Parçalı Bulutlu
Pts
25°C
Sal
22°C
Çar
18°C
Per
16°C