Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 23°C
Açık
Ankara
23°C
Açık
Cts 24°C
Paz 26°C
Pts 25°C
Sal 23°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
22/05/2017 at 5:16 PM
VATANDAŞIN HAL-İ PÜR MELÂLİ Birkaç ay önce yedi-sekiz saatlik bir otobüs yolculuğum oldu. Arka koltukta oturan iki kişi yolculuk boyunca dertleştiler. Konuşmalarına istemeyerek kulak misafiri oldum. Birinin on yıl kadar öğretmenlik yapan kızı öğretim yılı başında KHK ile görevinden uzaklaştırılmış. Kendisine hiçbir bilgi verilmemiş, ifadesi alınmamış. Kendi tahminleri; kızının üniversite öğrenimi döneminde özel bir öğrenci yurdunda kalmış olduğu olabileceği imiş. Düzgün bir işi olmayan eşi ve üç çocuğu ile metropol şehirde açlığa, sefalete mahkûm edilmiş. Ev kirasını ödeyemeyecek, rahatsızlanan çocuğunu hastaneye götüremeyecek, memleketine dönemeyecek duruma düşmüş. Diğer kişi de benzer bir öykü anlattı yanındakine. Onun kızı da öğretmenmiş. Aynı şekilde görevden uzaklaştırılmış. Kızının maaşından; -her ay belirli bir miktarın sosyal yardımlaşma sandığı keseneği gibi bir nedenle kesildiğini, bu kesinti hakkında bir bilgisi olmadığını, itiraz edemediğini, itiraz etmek için çekindiğini hatta korktuğunu, hiç kimsenin itiraz edemediğinden söz ettiğinden- bahsetti. Aynı kişi bir başka yakının asılsız bir ihbarla TSK’dan atıldığını; uğradığı haksızlığa itiraz için tüm hukuki yolların olağanüstü hal nedeninden kapalı olduğundan bahsetti. Her iki kişi de (kendilerinin ve çocuklarının doğup büyüdüğü toprakların burası olduğu, gidecek başka yurtları olmadığı, ne olursa olsun bu vatanı terk etmeyecekleri, burkulsalar bile darılmadıkları) kararında birleştiler. Yaşasın, vatanını terk eden komşulardan insanlığı, İslâmlığı nedeniyle kendini sorumlu görenler… Yaşasın, Fırat kıyısında kurdun kaptığı kuzudan sorumlu olanlar… Yaşasın, demokrasi, yaşasın özgürlük, yaşasın insan hakları… Yaşasın, inlere kadar girip de encikleri sokaklara atanlar… Yaşamasın…
Lütfen bekleyin...