Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 25°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
25°C
Parçalı Bulutlu
Pts 25°C
Sal 22°C
Çar 18°C
Per 16°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
06/02/2013 at 4:34 PM
İÇİMİZDEN BİRİ HAKKINDA Görevde iken (otuz yıl kadar önce) soğuk kış günlerinde bir rahatsızlık nedeniyle askeri hastanede yatarken, bir-iki yıllık genç bir deniz astsubayı meslektaşı, yattığım servise getirdiler. Bir arkadaşıyla beraber,”iyi akşamlar” diyerek odaya girdiler. Son boş yatağa yine sessizce uzanıp, yattı. Arkadaşıyla hafif bir sesle konuşup, vedalaştılar. Uzunca bir zaman öylece yattı, hiç konuşmadı. Yorgun ve çok bitkin bir haldeydi. Elleri, yüzü morarmış, çok üşümüş görünüyordu. Bir saat bir zaman sonra bir inzibat astsubayı odaya girdi. İsmi ile yeni gelen arkadaşı sorarak, yatağına yaklaştı. Konuşmalardan, genç meslektaşın intihar için kendisini gemiden denize attığı anlaşıldı. Fazla bir şeyler de anlatmadı. Nedenini söylemedi, geçiştirdi. Daha sonraki zaman içinde “nedenini bildiğimiz için” intihar girişiminden konuşma gereğini duymadık. Çare olmayacağını bilerek, umutsuzca (bizde hiç bulunmayan) moral vermeye çalıştık. Kısa zaman için olsa da sorunlarından uzaklaştırmaya uğraştık. Ertesi gün öğleye yakın, elleri ve dudaklarındaki titremeyi ve yürüyüşündeki dermansızlığı, gözlerindeki buğulanmayı gizleyemeden, çok belirgin bir çöküntüyle “hoşça kalın” diyerek gitti. Arkasından baktık, kaldık. Asker üşümez, asker korkmaz, asker acıkmaz, asker cesurdur… Ya, ya… Evet, öyledir yaa… Asker de insandır, yaa…
Lütfen bekleyin...