Ben de bu TSK Disiplin Kanun tasarısı hakkında Ankara Baro Başkanlığının görüşlerini beyan eden RAPOR ‘unun ne kadar basit ve boş olduğunu sizlere açıklayayım.
TABİ RAPORDA SÖYLENENLERE YANIT VERME ŞEKLİNDE OLUNCA BİRAZ UZUN OLDU.ÖZÜR DİLİYORUM.BÜYÜK HARFLE YAZILANLAR BENİM YORUMUM OLUP ONLARI BİLE OKURSANIZ KESTİRMEDEN ANLARSINIZ.
‘’’’’’’’’’’Mamafih, biraz aşağıda ayrıntılı şekilde değinileceği üzere, Tasarının, kanaatimizce getirdiği en önemli değişiklik; barış zamanı için disiplin mahkemelerinin yetkisini kaldırmış olmasıdır. Bunun yerine disiplin kurulları ile yüksek disiplin kurulları ihdas olunmakta ve disiplin cezalarını verme yetkisi, disiplin amiri, disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulu arasında paylaştırılmaktadır’’’’’’ HAYIR EFENDİM. DİSİPLİN CEZASI ZATEN AMİRLERCE ÖNCEDENDE VERİLİYORDU,VERECEĞİ CEZALAR DEĞİŞTİ..DİSİPLİN KURULUDA ÖNCEKİ DİSİPLİN MAHKEMESİNİN AYNISI VERECEĞİ CEZALAR HİZMET YERİNİ TERKETMEME(ÖNCEKİ GÖZ HAPSİ) VE ODA HAPSİ.ANCAK HEPSİNDEDE VERİLEN HİZMET YERİNİ TERKETMEME YANİ ESKİ GÖZ HAPSİ(AYLARCA VERİLEBİLİYORDU),ŞUAN 10 GÜNE KADAR.
‘’’’’’’’’’’"Tasarı ile yargılama görevinin, yargıya, hukukçulara değil, kişilere ve disiplin kurullarına bırakıldığı, bu kişilerin komutan emriyle belirlendiği, disiplin kurullarında emirle görevlendirilen bu kişilerin hukukçu değil, muharip sınıf personelinden seçildiği "’’’’’’’’’’’ şeklinde dile getirilen eleştirel saptama da, arz ettiğimiz bu değişikliğe ilişkindir.İYİDE BU UYGULAMA BU KANUNDAN ÖNCEDE BÖYLEYDİ.HEMDE MUHARİP DİYE BİR KISITLAMADA OLMADAN.
‘’’’’Ne var ki, Tasarının getirdiği disiplin kurulları ile yüksek disiplin kurulları üyelerinin hukukçulardan değil başka sınıflardan seçilen subay ve astsubaylardan oluşacağı ve görevlendirmenin de teşkilatında kurulduğu komutan veya askeri kurum amiri tarafından yapılacağı doğru olmakla birlikte; mevcut 477 sayılı Kanun kapsamında görev yapan disiplin mahkemelerinin başkan ve üyeleri de hukukçulardan oluşmamaktadır. Dolayısıyla, Tasarı bu anlamda bir yenilik içermemektedir.’’’’’’’ EVET AYNEN ÖYLE.
‘’’’’’’’Tasarının getirdiği esas yenilik, barış zamanına mahsus olarak, 477 sayılı Kanunun bütün maddeleri ve dolayısıyla disiplin yargılamasına ilişkin hükümlerinin de askıya alınacak olmasıdır.’’’’’ BUASKIYA ALMAYI ALEYHTE OLARAK GÖRMEK KADAR YANLIŞ BİR DÜŞÜNCE OLAMAZ.ASKIDA OLDUĞU İÇİN ODA HAPSİ YATMAYACAĞIZ.
‘’’’’’’’Gerçekten, disiplin mahkemelerinin yerine getirilen disiplin kurulları ile yüksek disiplin kurullarının, Tasarının öngördüğü farklı soruşturma ve yargılama usullerini tatbik edeceği anlaşılmaktadır. İşte, irdelenmesi gereken husus, bu düzenlemenin mahiyet ve sonuçlarıdır.’’’’’’’ NE ALAKA? DİSİPLİN MAHKEMESİ İKENDE BİRLİKTEN GELEN SUÇ DOSYASINA NASIL İNCELEME YAPILIP MAHKEME AŞAMASINA ÇIKLIYORSA ŞİMDİDE O 3 KİŞİNİN HUZURUNA ÇIKILACAK VE ADI DAVA OLMAYIP TAHKİKAT DENEREK KARAR VERİLECEK.
‘’’’’’’’Disiplin hukuku ile ceza hukukunun yakınlaştığı günümüzde, ceza hukukuna ve usulüne ait esaslar, disiplin hukuku alanında giderek daha büyük yer tutarken; Tasarının getirdiği bu düzenlemenin ciddi bir geriye dönüş olduğunu belirtmemiz gerekir.’’’’’ ÜZGÜNÜM AMA BURADA GERİYE DÖNÜŞ YOK,GERİYİ KELİMELERLE OYNAYARAK DÖNÜŞTÜRME VAR.
‘’’’’’Zira, 477 sayılı Kanuna göre görev yapan disiplin mahkemelerinin başkan ve üyeleri de askeri hâkim sınıfından seçilmiş kişilerden oluşmamakla birlikte ; bu mahkemelerde tatbik olunan usûl, ceza muhakemesi hukukunun temel prensipleri ile uyum alindedir. Nitekim, 477 saydı Kanun, aksine hüküm bulunmayan hallerde, Askeri Ceza Kanunu ile Askeri Mahkemelerin Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu hükümlerinin, disiplin mahkemelerinde de uygulanacağını söyleyerek, bu hususu açıklamış bulunmaktadır (madde 63 ). Bu açıdan incelendiğinde, disiplin kurulları ve yüksek disiplin kurullarında sözgelimi, yargılama hukukunun ilgilisine sağladığı en önemli teminatlardan biri olan aleni duruşma usulüne yer verilmediği gözlemlenmektedir.’’’’’’’’ ELBETTE DURUŞMA USULÜNE YER VERMEDİĞİNİ GÖZLEMLERSİNİZ ÇÜNKÜ ÖNCEDENDE ŞİMDİDE ORTADA DURUŞMA YOK,TAHKİKAT VAR.
‘’’’’’’’Tasarıda, disiplin kuruluna sevk edilen personelin, tanık dinletme ve sözlü ya da yazılı olarak savunma yapma hakkına sahip olacağı belirtilmekle ( md. 37 ) birlikte; Tasarının ifadesi ile disiplin kurulu oturumlarının, aleni duruşma anlamı taşımadığı belirgindir. Oysa, 477 sayılı Kanunun 21. maddesinin sadece başlığı dahi anlamlıdır : " Duruşmanın Açıklığı " ‘’’’’’’’’ YAHU 477 MAHKEME KANUNU, BU İSE DİSİPLİN KURULU İŞLEYİŞİ.HALA DURUŞMA ARAMAKTA ÇOK İLGİNÇ.
‘’’’’’’’ Benzer şekilde. Tasarıda, 477 sayılı Kanundan farklı olarak, savunmanın en önemli enstrümanlarından biri olan müdafi kurumuna da yer verilmemiştir. Disiplin yargılamasının, hukukçulardan oluşmayan bir kurul tarafından yürütülmesinin mahzurlarını bir nebze olsun azaltabilecek müdafi seçme imkanına, Tasarıda neden yer verilmediği de belirsizdir. Halbuki, hukuk devleti ilkesi gereğince müdafi yardımından yararlanılması, temel bir insan hakkıdır. Müdafiin savunma faaliyetlerinde bulunmadığı bir ceza muhakemesi adil olmayan, eksik bir yargılama faaliyeti olur. En temel insan haklarından biri olan savunma hakkının sınırlandırıldığı böyle bir durumda verilecek karar, meşru da kabul edilemez. ‘BU KANUNUNUN ANLATTIĞININ MAHKEME İŞLEYİŞİ OLMADIĞINI ANLAYAMADIKLARI SÜRECE BURADA MÜDAFİİİİİ DE ARARLAR, ’’’’’’’’’
‘’’’’’ Tasarı, "disiplin subayı askeri hâkim sınıfına mensup subaylar arasından atanabilir." demek suretiyle atama makamını seçim konusunda muhtar bırakmıştır. Disiplin subayının, disiplin soruşturmasının selâmeti açısından haiz olduğu önem dikkate alındığında, bunun, yargılama hukukunun taşıması gereken teminatı zayıflattığı rahatlıkla söylenebilir.’’’’’’’’ YANİ HAKİM SINIFINDAN SUBAYLAR ARASINDAN ATANABİLİR DEMEKLE HANGİ TEMİNAT ZAYIFLAYACAK? HAKİMLERİN ATAMASINI YAPAN MAKAM BELLİ. KALDIKİ ÜLKE ÇAPINDA KURUL SAYISIDA DÜŞÜNÜLDÜĞÜNDE HER KURULA HAKİM SUBAYI BULMAK GİBİ BİR OLASILIK DA HENÜZ YOK.
‘’’’’’’’© Tasarıda, " Savunma hakkı " başlığı altında, isnat olunan hususların ilgilisine açıkça ve yazılı olarak bildirileceği ve savunmasını yapması için süre tanınacağı açıklanmış olmakla birlikte; bu düzenlemenin de 477 sayılı Kanunun gerisinde olduğunu kaydetmek gerekir. Çünkü 477 sayılı Kanun, isnat olunan hususların bir iddianame şeklinde bildirileceğini öngörmektedir.’’’’’’’ YAHU O MAHKEME,MAHKEME.ELBETTE İDDİANAME DİYECEK. BURADAKİ DİSİPLİN KURULU.O DEDİĞİNİZ İDDİANAME DEMEK İLERİ DEMEKSE KUSURA BAKILMASINDA HAKİM OLUP HİÇ GÖRMEDİĞİM BİR EVRAKI,ÜST MAKAMA GÖNDERMEDİĞİMİN SABİT OLDUĞUNU BELİRTENİNİDE GÖRDÜK.HEM HAKİM HEMDE İDDİANAME.
‘’’’’’’’’’İsnadın, iddianame ile bildirimi dahi, adil yargılamanın varlığı için bizatihi önem taşır. Zira, bir iddianamede, Tasarıdaki gibi sadece sadece isnat olunan hususlar değil; isnat olunan eylem ile birlikte deliller ve uygulanması istenen kanun maddesi de yazılmak durumundadır. Suçlamanın dayanağını teşkil eden deliller bildirilmeden, ilgiliden savunma yapmasının istenmesi halinde, adil yargılamadan bahsedilemeyeceği açıktır.’’’’’’’’’’ EY BÜYÜ YARGI ERKİ!..... ELBETTE ADAM GİBİ ASKERLİK YAPMAZSANIZ BİLMEZSİNİZ. SAVUNMA TALEBİNE, SUÇLAMA, DAYANAĞI YAZILMAK SURETİYLE ZATEN BİRLİK KOMUTANLIĞINCA İLGİLİ PERSONELE VERİLEREK İSTENİR. YANİ DAYANAKTA BELLİ.
‘’’’’’’’’’’ Tasarıda her ne kadar, mevcut sistemde yer alan disiplin cezalarına karşı yargı yolunun kapalı olması uygulamasına son verilerek; subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaşlar ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında yüksek disiplin kurullarınca verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından barış zamanında verilmiş olan aylıktan kesme, hizmet yerini terk etmeme ve oda hapsi cezalarına karşı Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilmesine imkan tanınmışsa da ; bu durumun, yukarıda dile getirilen ağır hukuki mahzurları ortadan kaldırmaya yetmeyeceğini belirtmekte fayda vardır.’’’’’’’’’’ NEDEN? HİÇ AYİM DAVASI AÇMIŞLARMIKİ KAFADAN BURAYI MAHSURLU YAPIYOR. KARARLARINI ŞÜPHELİ GÖRÜYOR. BİR ÇOK PERSONELİN AYİM KARARI İLE DÖNDÜĞÜNÜ BİLİYORUM.BENDE 5 DAVA AÇIP TAZMİNATTA DAHİL KAZANDIM. ELBETTE İSTİSNALAR OLACAKTIR AMA ŞUANKİ HUKUK DÜZENİNDE SİVİL YARGININDA KEYFİYETLE NE HALE GELDİĞİDE ORTADA.
‘’’’’’’’’’Zira, idari yargılamanın özünü, yazılı yargılama usulü oluşturur. Oysa, disiplin hukuku ve yargılamasının giderek yakınlaştığı ceza yargılamasının temel karakteristiği, muhakemenin sözlü olmasıdır. Yetkili makamın vicdanına doğrudan hitap edebilmeyi sağlayan muhakemenin sözlü olması hali, aynı zamanda bir dürüst muhakeme ilkesidir. Sözlülük, savunmasını yapan kişinin ve avukatının sundukları dilekçelerin okunmayabileceği endişesini aşmaları temin eden; yargılamanın süjeleri ile birlikte toplumun da yürütülen muhakemenin dürüstlüğüne inanmalarını sağlayan bir ilkedir. ‘’’’’’’’’İYİDE KURULDADA ŞAHIS KENDİNİ SÖZLÜ OLARAK SAVUNACAK. BUNDA BİR İPTAL YOKKİ.
‘’’’’’’’’Diğer yandan, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, ağırlıklı olarak askeri hâkim sınıfından seçilmiş üyelerden oluşmakla birlikte; tabiatı icabı, uyuşmazlıklara, idare hukuku ve idari yargılama hukuku perspektifinden bakmaya meyillidir. Buna mukabil, disiplin suçları, ceza ve ceza muhakemesi hukuku prensipleri ile ele alınmayı gerektirir. Dolayısıyla, Tasarının getirdiği düzenleme, hukuki teminat getirmekten uzaktır.’’’’’’’’’ NE ALAKA ,ALTI ÜSTÜ, İzin süresini geçirmek ,Hediye istemek veya borç almak, Asta kötü muamele yapmak, Sarhoşluk, Yasak edilen malzemeyi bulundurmak ,Kumar oynamak vb. KONULARDA KARAR VERECEK.
IV. Sonuç:
‘’’’’’’’’Yukarıda *** hatları ile izah olunan çerçevede, Tasarı, adil yargılama ilkesine aykırılık teşkil eden ve hazırlanma gerekçeleri ile de çelişen düzenlemeler barındırmaktadır. İnsan hakları ve hukukun üstünlüğü açısından daha ileri bir metin konumundaki’’’’’’’’’ İNSAN HAKLARI VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ AÇISINDAN İLERİYMİŞ.477 SY.DİS.MAH.KANUNU İÇİN SÖYLÜYOR.YAHU HAKİM OLMAYAN MAHKEMEMİ OLUR,HAKİM OLMAYANLARIN HAPİS CEZASI VERMESİMİ İNSAN HAKLARI VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ AÇISINDAN İLERİDİR.:))
‘’’’’’’’’’477 sayılı Kanunun, ancak savaş gibi olağanüstü durumlarda tatbik imkanı bulacak olması da apayrı bir çelişkidir. Zira, asıl olan; barış gibi olağan hallerde, bireylerin hak ve hukukun kısıtlanmaması gereğidir. Tasarının getirdiği düzenleme, bu bakımdan da hukuk ve mantık kurallarına ters düşmektedir.’’’’’’’’’’’ NE KADAR ACIDIRKİ AVUKATLAR 477 SY.KANUNUN GİTMESİNE ÜZÜLMÜŞLER .YAHU O KANUNA GÖRE BENZER CEZALARA 2 AY ODA/GÖZ HAPSİ VERİLİYORDU.
BU KANUNLA ODA HAPSİ HİÇ YOK,YZB. SADECE 1 GÜN HİZMET YERİNİ TERK ETMEME(ESKİ GÖZ HAPSİNİ )CEZASINI VERİYOR. BNB.,YB. ALBAY BİLE ANCAK 2 GÜN HİZMET YERİNİ TERK ETMEME VEREBİLİYOR.ÖNCEDEN ALBAY 14 GÜN VEREBİLİYORDU. BİRAZ GERÇEKÇİ OLMAK LAZIM.EVET BARO SAĞOLSUN İNCELEMİŞ AMA ASKERLİĞİ,UYGULAMALARI BİLMEYİNCE SONUÇTA BÖYLE BAŞIMIZI YAKAN O 477 NİN GİTMESİNİ ,HAK VE HUKUKUN KISTLAMASINA BAĞLAMIŞ.
SAYGIYLA TAKİPTEYİM.
Ankara 25°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
25°C
Parçalı Bulutlu
Pts
25°C
Sal
22°C
Çar
18°C
Per
16°C