Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 24°C
Açık
Ankara
24°C
Açık
Paz 25°C
Pts 25°C
Sal 22°C
Çar 21°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
06/09/2014 at 12:02 AM
HER AĞUSTOSTA BEN... • Yoğun bir meslekî öğretiminden sonra büyük bir heyecanla beklediğimiz diploma törenine eğitim komutanı, kuvvet komutanı, başbakan, bakan veya cumhur başkanı değil, birkaç gün sonra emekli olacak üs komutanı katılmıştı.? Dakika bir; yıkım bir… Diplomalarımızda fotoğraf, mühür, damga gibi onaylar yoktu. Sadece sıralı iki komutanın imzası vardı.! Verilen, A4 büyüklüğünde, bir kâğıt parçası idi. Diplomaya benzerliği yoktu. • Sınıf okulundan mezun olup da görevimize rütbeli kursiyer olarak başladığımız aynı yerde başımızdaki ilk amir bizleri halen öğrenci gibi içtimalara almak girişiminde bulunduğunda meslekte ilk şokumuzu yaşamıştık. Dakika iki; yıkım iki… Aynı davranışı yeni subaylara nedense yapamıyorlardı.! • Göreve başladığımız ilk yerde; bayrak törenlerinde bayrağa selâm veremiyorduk. Rütbeli amirlerimiz zaten selâm veriyormuş. Bizim onların yanında selâm vermemiz uygun olmuyormuş.? Dakika üç, yıkım üç… Henüz göreve katılmış en kıdemsiz genç subaylar nedense selâm veriyordu.! Farkına varmadan bayrağımızdan uzaklaşıyor, millî sevgi ve duygularımız törpüleniyordu. Bunu kural haline getirenler, kendilerine selâm verilmesini toleransız istiyorlardı.? • Emekli olup da komutanlıkta bir köşeye iliştirilmiş gazete bayii benzeri bir yerden evraklarımı alırken, bir Allahın kulu hayırlı olsun, güle güle gibi bir lâf etmedi. Dakika doksan, top doksandan filelerde… > > Huryaaa… Hurya… Huryaaa…
Lütfen bekleyin...