YOLGEÇEN HANINDAN PORTRELER
Yakın bir zaman önce günübirlik olarak İstanbul’a gittim. Komşudaki iç savaştan kaçarak, Türkiye’ye sığınmış, İstanbul’a kadar gelerek, ev kiralayıp, orada yaşayan çokça komşu vatandaşına rastladım. Çarşı, pazarda, vitrin camlarında Arapça yazılar da görülüyor.
Orta büyüklükteki birçok ülkeyi geride bırakmış ve kendine özgü bir yapıya dönüşmüş İstanbul’da yaşamanın özel bir yeteneğe ve eziyete dönüştüğü kolayca görülüyor.
• Birkaç gün önce, metropol şehirlerimizden birinde sığınmacılarından genç bir anne, baba, 3-4 yaşında çocuğuyla beraber bir cami kapısında yardım edilmesi için bekliyordu.
• Günün modasına uygun saç şekli olan on beşli yaşlarda bir gence; saçlarıyla ilgili bir espri yaptım. Anlamadı ve arkadaşına ne dediğimi sordu. Sonra hep birlikte gülüştüler. Meğerse komşudan kaçan sığınmacılardanmış.
• İki komşudaki kargaşalı günlerde Sam Amca yavrusu Conilerin, şehit kanıyla sulanmış vatan topraklarından-gusül abdesti alsalar da, cenabet kere cenabet-olarak elini-kolunu sallayarak geçişi için mecliste onay vermemiştik.(?) Burada lunapark amaçlı (?) olarak inşa edilmiş askeri üssünü de dilediği gibi kullanmasına izin vermiyoruz.(!)
• Bu arada, maşa lejyoner rolündeki, anlı-şanlı Peşmerge kovboylarının vatanımızdan sağ-salim geçişi için, gözümüzü kulağımızı on dört açtık.
> > Ben, son günlerde ense kökümde bir ses duymaktayım. Fısıltılı olarak “Kıyakçılığın sonu ayakçılıktır.” diyerek, kafamı ütülemekte.
> > Ben de atalardan duyduğum bir sözü sual eylemekteyim, kendime...Diyorum ki; “İyilikten maraz doğar, mı.?”
> > Fısıltılı o ses; “Senin göbek adın (Zeki) olmalı.” diyor.
Kızıyorum. Kendi, kendime…..
Ankara 24°C
Açık
Ankara
24°C
Açık
Paz
25°C
Pts
25°C
Sal
22°C
Çar
21°C