Dolar 44,8651
Euro 52,8845
Altın 6.907,71
BİST 14.201,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 22°C
Hafif Yağmurlu
Ankara
22°C
Hafif Yağmurlu
Cum 22°C
Cts 14°C
Paz 13°C
Pts 13°C

BÖYLE YAŞANMAZ

"Yazarların yazıları kendi düşünce ve sorumluluklarını taşır"
09/06/2016 7:40 PM
4

 

7 milyon işsiz, 17 milyon yoksul,1.4 milyon aç, 402 milyar dolar dış borç.

Saman, nohut, patates, buğday , et ithal. 

Terör zirvede.   Son bir yılda toprağa  verilen anadan babadan koparılan  tam 1010  şehit. Tam bir ilçedeki kadar sayıda   genç yitik. 

Çevremizde hiç dost ülke kalmadı. Hepsi ile nerede ise savaş halindeyiz.

Diplomasi felç.

Yolsuzlukta OECD raporuna göre dünya ikincisiyiz. Utanç sıralamasındayız.

Elin gavuru dediğimiz ABD’li Başsavcı  bizim saldığımız hırsızı, arsızı, ahlaksızı  yakalayıp;   devlet nasıl satılmış ,nasıl rüşvetle dolandırılmış,nasıl itibarımız peşkeş çekilmiş  belge ve makbuzları ile dünyaya açıklıyor. 

Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı,   Yargı, ordu, yasama ve yürütme makamları artık bir kişiye bağlı, Hükümeti de o idare ediyor.  Anayasa artık tanınmıyor. 

Ana Muhalefet Parti lideri  Başbakanın da olduğu cenaze töreninde mafya usulü mermi ile ölümle tehdit ediliyor. Tehdit eden az önce Başbakanla  fısıldaşıyor. 

Çocuk doğuramayan kadınlar,  sorunun kocada mı olabileceği dahi düşünülmeden, bunun aile içi bir tercih ve sorun olduğu insanca düşünülmeden  Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından   “çocuk doğurmayan kadın yarım kadındır” denilerek aşağılanıyor. 

Oysa her gün onlarca kadının  şehit evlat haberi ile yarım bırakıldığı düşünülmüyor.

Cumhurbaşkanlığı  makamında oturan sayın Erdoğan’ın  Üniversite diplomasının olup olmadığı ülkede tartışılırken bu iddiayı taşıyanlara sessiz kalınıyor, bu konu dışında şahsına hakaret adı altında  kendisini eleştiren herkes cezaevlerine tıkılıyor. Bunu iddia edenlere işlem yapılamıyor.

Kendisi  Diplomasının aslını gösteremiyor. Kendindeki diploma ile Marmara fakültesi dekanının gösterdiği diploma bir birine hiç benzemiyor.kendi diplomasının sahte olduğu anlaşılıyor. Diploma aslının en son olması gereken yer ve makam olan  Yüksek Seçim Kurulu da çıkıp gösteremiyor.

Cumhurbaşkanı sözcüsü ise pişkin bir tavırla “ne yapalım 80 milyona diploma sureti mi dağıtalım “diyor. 

Türkiye’de kutuplaşma hızla artıyor. Sahte Din pazarlayan müfteriler ortalıkta kol geziyor. İslamiyet ve Hz. Muhammed sosyal sayfalarda ve açıklamalarda softa ve yobaz güruhça aşağılanıyor, Son peygamberin Tayyip Erdoğan  olduğu ve Kur’an’ın eksik indirildiği, bütün kadınların da Sayın Erdoğan’a helal kılındığına dair sapkınlıklar ile çocuklara yönelik evlilik 7-8 yaşında helaldir açıklamaları en ufak bir yargı soruşturmasına dahi uğramıyor.

Bu sapkın beyanlar ile  açıklamalar ve bunu söyleyenler serbestçe fitneliğe devam ediyor.

Diyanetin kılı kıpırdamıyor. 

Kadınları ve kızları tecrit ile kapatma ve sosyal hayattan koparma, erkeğe çok eşli ve düzinelerce çocuk yapma konusunda sayın Erdoğan’dan başlanarak  inanılmaz  çağ dışı  bir çalışma yürütülüyor. 

Trenlerdeki bazı bölümlerde  eşler yan yana oturtulmuyor, bilet satılmıyor. 

Haber Türk adlı  TV. kanalında açık oturum düzenleniyor, Vatan Partisi genel başkanının karşısına Cumhuriyet düşmanı, meczup bir yobaz çağırılıp Atatürk’e hakaretler ve düşmanlıklarla dolu iftiralar ile kin, nefret  saydırtılıyor.

Adına demokrasi oturumudur denilip,ses çıkarılmıyor. Oysa sayın Recep Tayyip Erdoğan’a laf edenler sorgusuz sualsiz işinden gücünden edilip hayatları  karartılıyor.

İktidarın yürüttüğü kin ve düşmanlık politikasının sonucu olarak ülkede turizm bitiyor. Türkiye en güvensiz , terörle iç içe ülke ilan edilip turist gönderilmiyor.  Haziran ayı itibariyle tam 800 otel satışa çıkıyor. Turist sayısı % 70 düşüyor. Tam 1.6 milyon insan işsiz kalıyor, aç kalıyor.

Sezon zararının yaklaşık 15 milyar doları geçmesi bekleniyor. 

Cumhurbaşkanımız,  Mardin’de ikinci büyük bomba patlamasına ve ülkenin çok ciddi kaos ve tehdit eşiğinde olduğu bir günde buna rağmen;

ABD’de  sırf Vietnam savaşından kaçmak için askerliğe gitmemek adına Müslüman olan ve   asla islamiyete bir gram faydası olmayan    Cassius Clay’in yani  siyasi simge gibi reklamı yapılan Muhammed Ali’nin cenazesine katılmaya gidiyor. 

Ülkenin dünyada itibarı ve haysiyeti sıfırlanıyor. Hiçbir batılı, büyük ülkenin devlet başkanı sayın Erdoğan’la ve hükümetle görüşmek, yan yana dahi gelmek istemiyor. 

Bulunduğu ve temsil ettiği makamı gereği uzlaşıyı, iç barışı ,kardeşliği ,birliği sağlaması gerekirken zehir zemberek muhalefete yüklenip, durmadan sert, kavgacı, inatçı, hukuk dışı tavır ve icraatle partili Cumhurbaşkanı olduğunu, anayasayı tanımadığını her fırsatta kanıtlıyor. Bu kutsal ve onurlu makamı siyasallaştırıyor. Anayasaya aykırılık ve tanımamazlık suçu işliyor. Kimse uyarmıyor. 

Türkiye hiç olmadığı kadar hem bölgesel bir savaşın, hem de din eksenli bir iç savaşın kucağına doğru hızla itiliyor. Dinsel ve mezhepsel ayırımcılık kökleşiyor.

Tam 1000 tane ana kuzusu şehidine bir damla yaş dökmeyen Genelkurmay Başkanı ise Sayın Cumhurbaşkanı konuşurken çok duygulanıp kameraların önünde göz yaşı döküyor.

Ağlayanlar korosuna o da son üye olarak katılıyor. 

Takım elbisesi ile duruşmadaki iyi halinden cezai indirim alan çocuk tecavüzcüsüne karşılık , kendisini her gün döven, darp eden, erkeklere pazarlayan, en aşağılık işkencelere ve cinsel saldırılara maruz bırakan kocasını  dayanamayıp öldüren namus bekçisi fedakar kadına ise 18 yıl ağır hapis cezası veriliyor.

Artık bu ülkede kimse kendini güvende hissetmiyor. Kimse eğitime inanmıyor. Kimse çocuğunu askere ve üniversiteye göndermek istemiyor. Kimse iş bulabileceğini varsaymıyor. Kimse iyi hayaller kurmuyor.

Halk mutsuz. Ramazan, oruç, kimsenin umurunda değil. 

Çünkü bütün iyi hayallerin Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın  biatındaki , etrafındaki, partisindeki, ailesi ve çevresindeki  belirli bir azınlık ve toplulukça  çalındığını, paylaşıldığını, gasp edildiğini herkes görüyor.

Asgari ücret 1300 TL yapıldığı halde özel sektörde ve hatta bazı belediyelerde dahi insanlara hâlâ 1000 tl aylık veriliyor.

Emekli, çıldırma noktasında, televizyon kanalları saraylar, dubleks suit konaklar, adalar, modalar senaryolu mutlu Türk toplumu dizileri çekip pazarlıyor. Sahte cennet  satıyor.

Bir avuç komprador ve hırsız ile onların hazırcı çocukları malı, mülkü serveti utanmazca götürüyor, yiyip yiyip şişiyor. 

İnsanlar aşırı borçları ve birikmiş kredi kartları ile işsiz kalma, sürülme, baskı görme,  korkuları nedeni ile  kamudan tutun da esnafına kadar “ bana dokunmasın da kime ne olursa olsun“ paranoyası içinde ömür tüketmeye, gözlerini kapatıp çevresini görmemeye çalışıyor. 

Bu ülkede adalet ile insanlık, sevgi ile kardeşlik bitiyor, ölüyor.

Türkiye Araplaşıyor, çağdaş yaşam, batı medeniyeti, fen ile bilim çölleşiyor. 

Saygı ile. 

ADNAN  FUAT  ÖZDEMİR


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.