Saat : 09:45 15 dakika sonra TEMAD seçimi başlayacak. Bu yönetimden kurtulacağımıza adım gibi eminim.
Seçimde bulunmak, zümresine karaboyalar diyenlerin yüz ifadelerini görmek ve bu müthiş hazzı tatmak isterdim.
Seçimin mazlumların zaferiyle sonuçlanması dileğiyle.
DEGERLİ MESLEKTAŞLARIM
Ülke sorunlarına ve sınıfımızın sorunlarına duyarlı bir arkadaşınız olarak hiç bir kişisel çıkar gözetmeksizin öncelikle düz,sıradan bir üyesi olarak Anamur TEMAD İlçe Başkanlığımızın her çağrısına koşulsuz uymaya çalışan biriyim.Bir siyasi partinin üyesiyim.Anamur Kültür dernegi,ADD. ve Greenpeace üyesiyim.Mümkün olduğu kadar her kurum ve kuruluşta sınıfımızı onurla temsil etmeye çalışıyor,fikirlerimle katkı verebilmek için yazılar yazıyorum.Bütün bunları yaparken günlük yaşamın ve ülkemizin içinde bulunduğu derin ekonomik,siyasi ve dış politikadaki çalkantıları hepimiz gibi beni de olumsuz etkiliyor.Bazen haberleri izlemeye korktugum oluyor.
Bütün yaşamın bu hay huyu içinde yanlışlarımız da olmuyor degil.Tıpkı son yazdığım yazıdaki yaptıgım "Genelleme"gibi.Bagışlasın beni sevgili Erhan Aslan arkadaşım(Yaşını bilemiyorum.)Böyle bir genellemenin yanlışlıgını savunacak kadar sag duyudan yoksun degilim.Genel düşüncem olarakta "Bütün genellemelerin yanlış oldugu-BU GENELLEMENİN BİLE-" düşüncesini savunan biriyim.Bütün Başkan ve Delege arkadaşlarımızı aynı çizgide düşünmem mümkün olabilir mi hiç? En yakından tanıdığım kendi Şb.Bşk.nım Mehmet Gölgeli ve iki delege Kardeşim pırıl pırıl insanlar. Cümlenin aslında daha yukardaki konuşmalardan sonra gelmesi üzerine ....sıg düşünceli "kimi"Şb.Bşk.nı ve delege arkadaşlarım diye devam etmesi gerekiyordu.Düzeltir bu kavram içine girmeyen bütün Bşk.ve delege arkadaşlarımdan özür diler yaptıgım yanlışlığı düzeltmem için kibarca uyaran Sayın Erhan ASLAN'a teşekkür ederim.. Saygılarımla.
TARTIŞMANIN SONUCU
Atina halkı,yöneticilerinden fena halde şikayetçiydi;ama onları nasıl göndereceklerini bir türlü bilemiyorlardı.Tartışmaların sonunda somut bir fikir çıkmıyordu.
Bir gün Antisthenes kürsüye çıktı:
Atinalılar!Size bir teklifim var:Hemen bir kararname çıkarıp bütün eş.. lerin at olduğunu ilan edin.Bundan sonrada eş..lere eş.. demeyin,hep at deyin.
Biri sorar:
Peki bunun bize ne faydası var?Antisthenes cevap verir:
Ne demek ne faydası var?Yeni yöneticiler konusunda anlaşamadığınıza göre,çözüm bulunana kadar eş..ler tarafından yönetilmek utancından kurtulmuş olursunuz.
(İlkçağ filozoflarından alıntı)
MERSİN TEMAD GENEL KURUL DELEGELİĞİM,DERNEKLER KANUNUNDA BULUNAN TEKNİK BİR KONUDAN DOLAYI DÜŞMÜŞTÜR.
YENİ GENEL KURULUN TOPLUMUMUZA HAYIRLI OLMASINI DİLERİM.
SAĞ OLUN VAR OLUN.
Emekli Assubaylar Org. Sitesini kuran, bu sitenin devam etmesinde emeği geçen meslektaşlarıma bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum.
Yapmış olduğu cesaretli, yürekli hizmetlerle toplumumuzu bilgilendirme misyonu her türlü takdirin üstündedir.
Bu toplumun onur mücadelesi için hiç kimsenin baskı ve tesiri altında kalmadan, doğru bildiğim görüş ve önerilerimi benim de katkım olsun düşüncesiyle, bu sitede meslektaşlarımla paylaşma fırsatı buldum. Aynı şekilde meslektaşlarımızın görüş ve düşüncelerinde de bilgi sahibi oluyoruz.
Sitede yayınlanan ‘’bu toplum korkak denetçi, korkak genel başkan istemiyor.!’’ başlıklı yazımdan hemen sonra yazımla ilgili telefonla aramalar, bu sitenin an be an çok büyük bir toplum tarafından takip edildiğini kanıtlamaktadır.
Emekli Assubaylar Org sitesinin emektarları iyi ki bu siteyi kurmuşsunuz. İyi ki varsınız. Emeklerinize, Ellerinize sağlık. Sağ olun, var olun.
Saygılarımla
Hikmet AYDINCAK
Sayın Adilhan ŞANLI abimizin kendi yorumunda bahsettiği şekilde bir ifade tarzı ile kendisine hitap edildiği (havlama) doğru ise( kendi ifadesidir) ben assubayların böyle bir birine hitap etmesinden dolayı hicap duyuyorum ve bu şekilde hitap edenlerin ne kadar bilgisiz, kültürsüz ve o kadar da okumuş cahil olduklarını değerlendiriyorum. Sayın Adilhan abiciğim her ne kadar birebir sizi tanımasam da yazılarınızdan sizin ne kadar beyefendice yorumlarınızı ve değerlendirmelerinizi takip ediyorum, size önerim ALTIN ÇAMURA DA DÜŞSE DEĞERİNDEN BİR ŞEY KAYBETMEZ OLACAKTIR. Saygılarımla.
Saygıdeğer Meslektaşlarım..
Öncelikle herkese sağlık ve mutluluk dolu bir hafta sonu dilerim.Bugün bizler için önemli(?) bir gün ...Büyük umutlarla eş ve çocuklarımızla yollara düşerek ,gerçekleştirdiğimiz BÜYÜK ANKARA MİTİNGİNİN üzerinden tam bir yıl geçti..Bu miting eylem literatürüne binlerce insanın eylem yapıp da hakkını alamadığı,hâttâ haklar konusunda daha da geriye gittiği başarısız eylemlerden biri olarak geçmiştir.Eylem başarılı gibi kabul edilmek istense de gerçek ASLA BÖYLE DEĞİLDİR. O tarihten bugüne kadar camiamızın insanlarının yaşadığı hep hezimet ve hayal kırıklığı olmuştur..Camiamız dosya verdik,yetkililerle konuştuk,SORUMLULULAR İLGİLENECEKLERİNİ SÖYLEDİLER, bizleri anlayıp,haklı bulduklarını belirtiler gibi safsatalarla sürekli oyalanmış, kandırılmış,daha da açıkçası dalga geçilmiştir. Eylemlerin, miting günü söz verildiği gibi içi doldurulmamış,tetikleyici,
camiamızı ateşleyici söz verilen diğer eylemlerden değişik mazeretler üretilerek kaçınılmıştır.
Bu realite ve umutsuzluk ortamında bir seçim gerçekleştireceğiz.Ben ve benim gibi bir çok delege tüm işlerimizi bırakıp bu seçime koşacağız ve oylarımızı kullanacağız..
Ben,TEMAD Olağan Genel Kurul Seçimlerinde,Yönetim Kuruluna seçilecek kişilerin,temsil kabiliyeti yüksek,bilgili,donanımlı, cesur,atak,verdiği sözü tutan,camiasının insanlarına yakın,onları sık sık bilgilendiren,vesselam gecesini gündüzünü ASTSUBAYLARIN VERİLMEYEN HAKLARINA kullanacak kişiler olmasını istiyorum. Öyle tahmin ediyorum ki tüm meslektaşlarımızın ortak beklentileri de bunlar.
Yaklaşık 2 gün sonra oylarımızı atarak,irademizi sandıkta ortaya koyacağız. Ben,yukarıdaki beklentilerim ve düşüncelerim doğrultusunda oyumun rengini belirledim.Daha da açıkçası hangi MANTALİTEYE asla oy vermeyeceğime eminim..
Fakat bu siteye yazılan son bir kaç mailde bir delege olarak beni rahatsız eden yazılar ve ifade tarzları var.Bizler delege olarak üzerimizdeki sorumluluğun farkındayız.Fakat bazı saygıdeğer büyüklerimiz bizi maksadını aşan ifadelerle aşağılamakta ve rencide etmektedir.
Yazılarını takip ettiğim ve Sosyal Demokrat duruşunu takdir ettiğim bir büyümüzün biz delegelere ithafen yazdığı mailinde ki
''Kimse kızmasın,darılmasın ama Orduevinde ayrılmış bir yatak,ödenecek bir yemek faturası içilecek bir şişe kırmızı şarap için ve "EN İYİYİ BAŞKANIM BİLİR" ucuz düşüncesiyle Ankara'ya turistik gezi yapıp oyunu verdikten hemen sonra dönüş yolunu tutacak sığ düşünceli delege ve Şb.Başkanları belirleyecek '' şeklindeki yazısı bence maksadını aşmıştır.
Bizleri tanımadan ,herkesi aynı kategoriye koyarak yazdığı bu ifadeler camiamıza bir yarar getirmez.Büyüklerimizin,
bizleri daha yolun başında böyle incitmesi ve ağır ithamlarda bulunması bence doğru değil.Bizleri hatalarımız varsa eleştirsinler,mutlaka sözlerine kulak veririz.Ama asla böyle ön yargılı olup,bizleri kendilerinden ve camiamızdan uzaklaştırmasınlar.
Ben seçim günü kendi arabamla Ankara'ya gelip,kendi imkanlarımla bir meslektaşım ve aile dostumun evinde kalacağım.Yönetimin sunduğu bir imkandan( Sn.ŞANLI'nın ifadesi ile) faydalanmayacağım.Oyumu da ASTSUBAY MESLEKTAŞLARIMIN LEHİNE OLACAĞINA İNANDIĞIM DOĞRULTUDA KULLANACAĞIM..
Bu duygularla Büyüğüm Sn. ŞANLI'nın son yazdığı maili bir kez daha gözden geçirmesini istirham ediyorum.Bu tür bir yazının Sn.ŞANLI'NIN DURUŞU İLE ÖRTÜŞMEDİĞİNİ düşünüyorum..
Bu seçimin camiamıza hayırlı olmasını ve aklı selimin üstün gelmesini diliyorum..SAYGILARIMLA
Sn.Cengiz ERTEN’in ayrı liste ile aday olacağı ve oy devşirmek için şubeleri aradığı konuşuluyor.
Hangi yüzle ?
Böyle bir şeyi kendilerine nasıl hak görebiliyor ?
Dokuz yıldır bu topluma ne verdiler,
Ne kazandırdılar ?
Dokuz yıldır bu toplumu onlar mağdur etmediler mi ?
Mazlum duruma düşürüp,
Vesayete kurban etmediler mi ?
Mağdur ettikleri topluma “KARABOYALAR” demediler mi?
İhraçları onlar yapmadılar mı ?
Unuttular mı yaptıklarını ?
Mağdur toplumumuz kendisiyle alay edenlere oy verecek kadar aklını yitirmedi!..
Sn.Cengiz ERTEN ; bu toplumun sana verecek oyu yok, boş işlerle uğraşma.
Milleti dokuz yıl oyalayıp yıprattığınız ve kaybettirdikleriniz yeter.
İki gün sonra TEMAD’da lay lay lom ile geçirdiğiniz günler son buluyor.
“Eskiye rağbet olsaydı bit pazarına nur yağardı”.
Size aday olmak değil, valiz hazırlığı yapmak yakışır.
Buradan değerli delegelere seslenmek istiyorum. Biz astsubayların gasp edilen haklarını dokuz seneden beri almak için hiçbir girişimde bulunmayan zaman zaman, onur savaşcıları tarafından yapılan eylemleri desteklemeyen hâttâ bu kahramanlara bizden değiller deyip ayrımcılık yapan Sn.Mustafa Erol'a ve etrafındakilere kesinlikle oy vermeyin. Eğer oy verir onları tekrar seçerseniz, üç senemize daha yazık olacaktır. Vebal altına girersiniz. Sizler 50 kişiyi temsil ediyorsunuz. 50 kişinin ahını alırsınız . Bu teknoloji özürlü çadaş olmayan yönetimden hayır gelmez. Genç dinamik, teknolojiyi kullanabilen, atak ve girişimci kardeşlerimizi yönetime getirin. Selam olsun astsubay sevdalılarına.
Havlama kelimesi ile Malum yönetimin ruh halini değerli büyüğüm Adilhan ŞANLI'ya anlatanlara, eğer iş bu kadar çirkinleşmişse '' Dikkat edin de evdeki hesap çarşıya uysun'' demeyi kendime borç biliyorum. Ama bu çirkinliğe alet olan ikili çalışanlar,hak ve onur mücadele neferlerini satanlar da ortaya çıkacak. Biz de göreceğiz o çirkinleri.
Bu çirkinlik bu seçimde gerçekten varsa sanırım başka bir başlangıç, sıfırdan düşünülmeye başlayacak. Tabi yalan,dolan,hak aramayan,şarlatan,koltuk sevdalıları,kişiliksiz,onursuz,gelen 3.30 paraya tamah eden, köle zihniyetlilere karşı bir hak ve onur sevdalıları hareketi. Az ama amaca gidecek öz insanlar. Çünkü onlarda her zaman vardı,olmaya da devam edecek.
Bilmem anlatabildim mi?
BU TOPLUM KORKAK DENETÇİ, KORKAK GENEL BAŞKAN İSTEMİYOR !
Değerli Meslektaşlarım,
Temad Genel Merkez seçimlerinin arifesinde Temad Yüksek Denetleme Kurulu Üyesi Sn. Cengiz Erten’in de ayrı bir listeyle aday olacağı ve şubeleri arayarak oy istediği ortaya çıkmıştır. Sn. Erten Temad Yüksek Denetleme Kurulu Üyesi olarak mademki yönetime adaysınız o zaman size birkaç soru soralım.
1. Siz, 2008 Temad Genel Merkez seçimlerinde Mustafa Erol’un emri altına girerek, onun zihniyeti doğrultusunda genel kurul salonunda kapıları tutan, meslektaşlarını salona sokmamaya çalışan, sonra da denetleme kurulu koltuğunu kapan kişi değil misiniz? Yönetime girip koltuk kapmak için mi meslektaşlarınızı genel kurul salonuna sokmamaya çalıştınız? Bu genel kurulda da kapıları tutacak mısınız? Bu yaptığınız saygısızlık değil mi? Yaptığınız saygısızlık ise bundan utanç duyuyor musunuz? Bugün bir koltuk için meslektaşına bunu yapan, yarın bu topluma ne yapacağı belli olur mu? Bu özelliğinizle mi aday olacaksınız?
2. Temad’a ait iki adet araç var. Birisi …….plakalı opel minübüs, diğeri …….plakalı doğan SLX. (Plakalarını yazmak istemedim.) Bu araçlar (bazen minübüs, çoğunlukla da otomobil ) Temad Genel Başkanı ile birlikte Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) spor okulunda! Ayrıca Genel Başkan Yardımcısı emrinde tatil günleri Alış-veriş merkezlerinde(AVM).
-Spor yapmak, tatil günleri AVM’lerde alış-veriş yapmak, gezmek, kendi işlerini takip etmek, deniz kenarına tatile gitmek, giderken ailenizi götürmek, yollarda kooperatif arsası aramak vs. özel bir iştir! Hasta yatağında huzur evinde yatan, eli titreyerek aidat ödeyen üyelerin paralarını benzine, mazota vererek topluma ait arabaları özel işlerde kullanmak doğru mu, değil mi?
-TBMM dahil bütün devlet kurumlarının merkezleri örneğin; Başbakanlık, Genelkurmay Başkanlığı, MSB, bakanlıklar ve kuvvet komutanlıkları Temad Genel Merkezine yaklaşık olarak 2-3 km yakınlıkta! Bu kadar yakınlıktaki bu yerler için, dernek araçları derneğin hangi işi için ayda toplam kaç km yol kat ediyorlar ?
-Derneğe ait bu araçlar kimsenin babasının malı değildir. Bu topluma hesap vermek gerekir. Araçlar için tanzim edilen görev belgeleri var mı? Hangi görev için nereye gidildiği, gidilen yerin kaç km olduğu belli mi? Yoksa isteyen istediği şekilde direksiyona geçip, özel işlerinin peşinde menfaatlerinin olduğu yöne mi gidiyor?
-Bu araçların derneğe aylık masrafı ne kadar? Kaç litre benzin, kaç litre Mazot (motorin) harcıyorlar? Harcanan bu yakıtla (benzin+gaz, motorin) yapılan kilometreler orantılı mı?
-Orantılı değil ise alınan yakıtlar ne oluyor? Uçuyor mu?
-Cumartesi, Pazar gibi tatil günleri bu araçlar kimlerin emrinde, AVM’lere derneğin hangi sorunu için gidip, ne gibi görev yapıyorlar?
-Bu araçlara dernek adına alınan yakıtlar, yapılan harcamalar kimler tarafından yapılıyor? Kim kontrol ediyor? Yakıtın çok pahalı olduğunu herkes biliyor! Üye aidatlarıyla alınan yakıtların başka arabaların depolarına girip girmediği kontrol ediliyor mu?
-Araçların yakıtı ranta dönüşüyor mu, dönüşmüyor mu? Denetici olarak bu konuda nasıl bir önlem aldınız?
-Bu araçlara alınan yakıtlar, oto kontrol sistemi ile tanzim edilen belgelerle bir heyetin sorumluluğunda mı alınıyor? Yoksa ben yakıt aldım, aha da fişi gibi, oldu bitti zihniyeti mi var?
Alınan faturaların gerçek olup olmadığını anlamak ve bu yakıtların araçların deposuna girip girmediğini kontrol için siz denetçi olarak nasıl bir işlem yapıyor, nasıl denetliyorsunuz?
Denetici olarak bugüne kadar bu konuda ne yaptınız? Bu konuları denetlediniz mi?
Denetlediniz ise sonuç nedir? Raporlarınız nerede? Klişeleşmiş sözlerden oluşan 4-5 satırlık raporlardan bahsetmiyorum, benim sorularıma cevap olacak raporlardan söz ediyorum. Bu raporları bu topluma Arz ettiniz mi?
3. Derneğe ait gayrimenkuller badana-boya yapılması gerektiği zaman kim, nasıl, neye göre badana boya yaptırıyor? Örneğin Etlikteki dairenin badanası boyası yaptırıldı mı?
Yaptırıldı ise kim yaptırdı? Kaç liraya yaptırdı? Bu konu ile ilgili karar defterine nasıl bir karar alındı? Alınan kararın bir suretini şimdiye kadar niçin yayınlamadınız? Yayınlansın ki, paralı işlerde nasıl karar alınıyormuş meslektaşlarımız görsün !
Boya badana işini yönetim kurulunca teşkil edilen bir heyet mi yaptırdı, yoksa bir kişi ‘’ben yaptırırım’’ deyip o doğrultuda karar aldırtarak kendisi mi yaptırdı?
Kamu yararına çalışan derneklerde böyle işlerde zan altında kalmamak için heyet kurmak gerekmez mi? 11 kişilik yönetime rağmen eğer bir kişi ben yaptırırım deyip on kişilik yönetimi devre dışı bırakıp badana-boya işini kapıyorsa ve işin içinde para varsa siz bunu nasıl karşılıyor, nasıl değerlendiriyorsunuz?
Badana boya işini kim halletti, genel başkan mı? Eğer bir kişi diğer yöneticileri şu veya bu şekilde kurnazlıkla saf dışı bırakıp badana boya yaptırıyorsa ve İŞİN İÇİNDE PARA VARSA buradaki gerçek amaç rant sağlamak mıdır?
Derneğe ait bu daire kim tarafından, kime kaç liraya badana boya yaptırıldı?
Denetici olarak siz bu ve buna benzer konuları araştırdınız mı? Daire kaç metre kareliktir? Ne iş yapılmıştır? Badana-boya faturası ve yapanın adı adresi nedir? Bunları açıklayın ki bu toplum aidatların nereye gittiğini, nasıl ve ne kadar harcandığını görsün! Biri beşe mi yaptırdılar her şey ortaya çıksın!
Sn Erten, denetçiler denetlediği birimlerde haksızlık, hukuksuzluk, sahtekarlık vs. var mı onu denetler ve ortaya çıkarır, topluma rapor olarak sunarlar. Yönetimler ibra edilmiş olsa bile geriye dönük (5 yıllık) süreleri de denetleme yetkisine haizdir. Siz bu konuda görevinizi yaptınız mı, görev sürenizde ve geriye dönük ne yaptınız?
Bu ülkede istediğiniz zaman, istediğiniz kadar fatura bulursunuz? Asıl olan, doğru olan, etik olan topluma ait böyle harcamaların, hele de bu harcamalar üye aidatlarıyla ödeniyorsa bir heyet tarafından şeffaf olarak yapılması gerekir. Topluma bilgi verilmesi gerekir. Ben yaptım oldu bitti zihniyeti rantçı, menfaatçi bir zihniyettir! Bunu unutmamak, buna çanak tutmamak gerekir!
4. Yasa gereğince kamu yararına çalışan dernekler ve kamu yararına çalışan derneklerden sayılan (Temad gibi) derneklerin yöneticileri hem yönetime geldiklerinde, hem de her 5 yılda bir, yani son rakamı ‘’sıfır’’ ve ‘’beş’’ olan yıllarda mal bildirimi beyannamesini vermek zorundadırlar. Denetleme kurulları da şeffaflık ilkesi doğrultusunda bu konuda sonu 0 ve 5 olan yıllarda topluma bilgi vermek ve toplumu aydınlatmak zorundadırlar.
Bu bağlamda yöneticilerin ev(kışlık-yazlık), araba(model ve markasıyla birlikte), arsa(yer ve metrekaresi) vs gibi konularda durumları neymiş ne olmuş? Örneğin, emekli maaşıyla kışlık evin üstüne artı olarak bir de deniz kenarında yazlık mı gelmiş? Dört-beş bin TL’lik şahsi otomobiller 35-40 bin TL’lik araba mı olmuş? Vs gibi konuların yöneticisi olduğu topluma açıklanması gerekmektedir! Örneğin Genel Başkanın arabasının modeli markası dokuz sene önce neydi, şimdi ne olmuş?
5. Temad Genel Merkezinin düzenlemiş olduğu yemek ve gezilerde tablo nedir? Bal tutan parmağını mı yalıyor? Yoksa toplanan paralar erimeden muhasebe kayıtlarına giriyor mu? Bu konu bir kişiye mi ihale edilmiştir, yoksa bir heyete mi ?
Düzenlenen yemek ve gezilerde yöneticilerin eşleri ve çocukları ücret ödüyor mu, ödemiyor mu? Yemek ve gezi konusunda denetici olarak siz ne yaptınız, neyi denetlediniz?
6. Sn. Erten, yüksek denetleme kurulu üyesi olarak derneğin sitesinde sanal kişilerin yazı yazmasına, bu toplumuna saygısızlık etmesine seyirci kaldınız! Siz nasıl denetçisiniz? Temad sitesinde yazı yazarak, sağa sola çamur atan, derneği bölen en büyük bölücülerin kimler olduğunu savcılığa başvurarak ortaya çıkarmadınız, koltuğunuzu kaybetmekten mi korktunuz! Korkup deneticiliği bile yapamayan bir kişi genel başkanlığı nasıl yapacak?
Bu toplum korkak denetçi, korkak genel başkan istemiyor!
Siz denetçi olarak ne yaptınız?
Bu toplumun hak ve hukukunu korudunuz mu?
Denetleme raporlarınız, denetleme raporlarındaki şerhleriniz nerede?
Haa genel kurulda mı açıklayacaksınız ! Seçim kazanmak için haa….Vay vayda vay vay…!
Bu durumda meslektaşlarımız geçti borun pazarı sür eşşeğini Niğde’ye derlerse kızma sakın..!
Dikkat ettiyseniz eğer hiç kimseyi suçlamadım, suçlamıyorum. Ben sadece soru sordum ve bu soruların cevabını arıyorum!
Denetçi olarak sınıfta kaldınız!
Bu sorular karşısında bu toplumda ne diye oy isteyeceksiniz?
Hiç olmazsa giderayak birilerinin ekmeğine yağ sürmeyin, oyları bölmeyin !
Saygılarımla.
Hikmet AYDINCAK
Degerli Meslektaşlarım;
Temad Yönetiminin seçim tarihini açıklamasından bu yana çok degerli arkadaşlarımla bazıları bir saati geçen uzun telefon görüşmeleri yaparak,ayrıca İEAH'ince organize edilen ATA'ya şikayet eylemine destek vermek için gittiğim Ankara'da 9 Eylül günü buluştugumuz arkadaşlarla sınıfımızın gelecegi üzerinde bir hayli tartıştık. Bütün bu tartışmalar sonucunda vardıgım kanıyı şöyle açıklayabilirim.Biz Emekli Assubaylarda bu toplumun bir kesiti olarak hâlâ demokrasiyi içselleştirememişiz. Ülke genelindeki kör topal yürüyen demokrasimiz( Bence cici demokrasimiz.)hangi rahatsızlıklarla boguşuyorsa oldugu gibi bize yansımış.Binlerce emeklimizin hak ve onur mücadelesinin savaşını verecek sınıf önderleri, sınıf sevdalıları,gönüllü savaşçılar degil de kariyerizmin tadını almak isteyen,ekonomik getirisini düzeltecek koltuklar arayan,siyasi traplen düşünen,iş takibi yapan insanların boguştugu,cirit attıgı bir arenada kişisel hesaplaşmaların seçimini yapacaga benziyoruz. Kimse kızmasın,darılmasın ama Orduevinde ayrılmış bir yatak,ödenecek bir yemek faturası içilecek bir şişe kırmızı şarap için ve "EN İYİYİ BAŞKANIM BİLİR" ucuz düşüncesiyle Ankara'ya turistik gezi yapıp oyunu verdikten hemen sonra dönüş yolunu tutacak sıg düşünceli delege ve Şb.Başkanları belirleyecek bizim degişmeyen "BAHT-I KARA MADERİMİZİ!.."
Ben ve benim gibi olduguna inandıgım yüregi sadece Assubay sevdası için atan agabey ve kardeşlerimle günlerdir verdigimiz "Mustafa EROL yoz yönetiminin" degişmesi mücadelesi boşunadır. Sakarya'dan telefonla arayan bir meslektaşımın kurdugu şu cümlelere bakar mısınız? "Sen Mustafa Başkanımıza havladıkça onun güçlendigini unutma! Bir b.k bildigin yok.İzmir delegelerinin yarısı, Sakarya,İstanbul ve Ankara'yı alanın seçimi alacagını bilmiyor musun? Bütün bu iller elimizde. Seçim sadece formalite olacak.Akıllı ol.Delege isen ta Anamur'lardan boşuna yorulma." Konuşan arkadaşın arkasından birileri de kendisine suflör'lük yapıyor!(Suflör:Rolünü unutan tiyatrocuya rolünü fısıldayan kişi) Bu arkadaşın diger Bşk.adaylarımız için söylediklerini yazmam etik olmaz. Belki benden başka arkadaşları da aramışlardır. Konuşmalarından bunu çıkardım.(Örnegin Sayın Erten'le Sayın Keser'i buluşturmaya çalışan İstanbul'dan yazan arkadaşınla da görüşecegim diyor.)Bu arkadaşın söylediklerinde gerçek payı çok. "Havlama" kelimesi için sonradan özür dilemesi acımı azaltmadı.Asıl üzüldügüm konu bu kadar çetrefilli sorunlarla ugraşacak,tüzügümüzü yenileyecek,sınıfımızın başını kaldıracak sorunlar varken nelerle ugraşıyoruz. Bence seçim sonuçları bellidir.Bu Başkan bu delegeler ve bu yönetimle gidilen seçimden daha fazlasını beklemek boşuna.Koskaca TEMAD'ın Başkanı dedikodu yayıyor. Diger adaylarla anlaştık. İki gruptan da yönetime isim alacağız.Yani Ankara pazarlıkları tamam. Bana muhalif Şb.ler, boşuna masraf yapıp Ankara'ya gelmesinler.Güçlerini boşa harcamasınlar.Elektrik,su,telefon ve kiralarını ödesinler. Böyle örgüte böyle başkan yakışır. HADİ HAYIRLI SEÇİMLER SELAMİ....!
YOL HARİTASI
Sayın Cengiz ERTEN; Sayın Ersen GÜRPINAR'a olan saygısının gereği olarak kişiliğine ve iradesine olan saygısını ve dik duruşunu bozmayıp; Sayın Ahmet KESER adına adaylıktan çekilsin. Sayın Ahmet KESER, tüm Assubaylar ve ailelerinin geleceği için yapılan bu tarihi jeste karşılık; o da tüm Assubaylar adına üzerine aldığı tarihi sorumluluk gereği Sayın ERTEN ve ekibini Denetim ve Disiplin Kurulu listelerine alsın, hatta Sayın ERTEN'i Yönetim Kurulu blok listesinde göstersin.
Bu toplumun ilk hedefi ne? Yönetimi değiştirmek. Nasıl değişir? Kendisinde, bu kabiliyeti ve gücü görüp hisseden ve ben adayım diyebilen ve saygı duyulan tüm demokrat ve mücadele sevdalılarının aynı listede bir araya gelmeleriyle değişir. Böylece güç dağılmaz,tam uzlaşı sağlanarak %90'larda bir taban ile geniş bir konsensüs oluşur. Seçim günü salondaki delegelere çok önemli görevler düşecektir.Delegeler öncelikle TEMAD'ın tam teşekküllü bir STK olmasının önünü açacak tüzük ve mevzuat değişikliği içeren önergeler hazırlayıp oylamaya sunulmasını sağlayacaklardır.Bu önergeler ihraçların affından ,delege sayısının artırılmasına,Ankara İl Bşk. lığından seçim ve hizmet sürelerine; TEMAD'ın yeniden hukuki yapılandırılmasından, faaliyet alanlarının genişletilmesine kadar değişik ve radikal tedbirler şeklinde oluşmalıdır. Dolayısıyla delegeler kongreye, biraz ders çalışarak ve niye gittiğini bilerek katılmalıdır. Bu seçim sadece yönetim değişimine odaklanmamalı,önümüze kader diye serpilen tüm çakıl taşlarını da temizlemelidir.Saygılarımla.
TEMAD yönetim kuruluna; temsil kabiliyeti yüksek, bilgili, donanımlı, cesur, atak, küçük menfaatler peşinde koşmayan meslektaşlarımız gelmeli-getirilmeli-seçilmelidir.
Haklarımızın ve mücadelemizin önünde sürekli bir engel gibi duran mevcut yönetimi kınıyor ve ALLAH'a havale ediyorum :((
Sevgi ve saygılarımla.
Arkadaşlarım,
Sağlık ocaklarındaki aile hekimlerimiz tarafından yazılacak reçete ile GRİP ve ZATÜRRE aşısı yapılmakta, bedelini Emekli Sandığı ödemektedir.Bilgilerinize...
Özgürlük ve hukuk meselesi sırf tanınmış insanların sorunu değil!
Gözaltı, tutukluluk, olumsuz şartlar sırf sanık generallerin sorunu değil!
Küçük insanı ezerek, sadece büyük insan savunarak büyük cumhuriyet, büyük demokrasi, büyük hukuk devleti olunmaz. Kısa ve alçak kalınır!
(Kardeşim beraat etmiş gibi sevindim) Başta Sn.Umur TALU ve sitemizin onur savaşçılarına selam olsun..
[URL=http://www.memurlar.net/haber/207068/]http://www.memurlar.net/haber/207068/[/URL]
SAVUNMA HAKKI EVRENSEL BİR HAKTIR GASP EDİLEMEZ !
Değerli Meslektaşlarım,
Sn. E. ERŞAHİNCE’nin görüş ve önerilerine katılmamak mümkün değil! Evet assubay kamuoyu tarafından tartışılmadan tüzük değişikliğinin hiçbir anlamı olmaz. Geçen genel kurulda oluşturulan tüzük komisyonunu çalıştırmayan M.Erol zihniyeti kendi kafasındaki değişikliği tüzük maddeleri olarak dayatacaktır. O nedenle meslektaşlarımız tüzük değişikliğini birkaç ay sonraki olağanüstü genel kurula bırakmalıdırlar.
Geçen Temad Genel kurulunda savunma hakkı gasp edilen meslektaşlarınızdan biriyim. Savunma hakkı evrensel bir haktır gasp edilemez. Kim olursa olsun eline geçirmiş olduğu imkanlarla karşısındakini tek taraflı suçlayıp, suçladığı kişiye savunma hakkı vermiyorsa, savunma hakkını gasp ediyorsa, bilin ki o kişi gerçekleri söylemeyen bir yalancıdır.
Yönetimin güdümüne girmiş disiplin kurullarında gerçekleri ifade eden doğru kararlar beklenemez!
Asıl üzücü olan ise genel kurula katılan başkanların ve delegelerin (8-10 kişinin dışında) ’’siz arkadaşı suçladınız, arkadaş noter vasıtasıyla genel merkeze müracaat etmiş ve savunma hakkı için gündem maddesinde yer almakta. Niçin söz hakkı vermiyorsunuz.’’dememeleridir. Yinede canları sağolsun.
Üstelik bu konu ile ilgili Temad yönetimindeki 11 kişiye karşı mahkemede kazanmış olduğum dava dosyasını göstererek ‘’bu konu ile ilgili ben mahkemede dava kazandım, niye söz hakkı vermiyorsunuz ‘’diye salonda yüksek sesle divan başkanlığına doğru bağırmama rağmen, yinede söz hakkı verilmedi. (Mahkeme Dosyası: 28.Asliye Ceza Mahkemesi Dosya no:2007/60, Karar No:2008/787, C.Savcılığı Esas No: 2007/1375 )
Üyelik hakkı gasp edilen kişinin kendini savunması için delege olması gerekmez. Çünkü, o kişi veya kişiler yasal olarak müracaat etmiş, gündem maddesinde yer almıştır. Gündem maddeleri de görüşülmek, karara bağlanmak zorundadır. Genel kurul görüşmelere geçmeden gündem maddelerinin yerini değiştirebilir, ek madde ekleyebilir, maddelerden herhangi birini çıkarabilir. Ancak, üyelik hak kaybı gibi konuları çıkarması hukuki sonuç doğuracağı için bu mümkün değildir. Kaldı ki genel kurul başladıktan sonra hatta 2. gün devam ederken gündem maddesini değiştirmek, tekrar genel kuruluna bu maddeyi görüşelim mi görüşmeyelim mi diye sormak, ayrı bir hukuksuzluktur, yasal değildir. Bunlar ayak oyunudur, entrikadır. Genel başkanın meslektaşlarını aldatmasından başka bir şey değildir.
İhraç kararlarında ve ihraç kararlarının kaldırılmasında genel kurul bu kararları kesinleştiren onay makamıdır. İşte tam da bu noktada, bu genel kurulda seçim maddesinden önce birlik ve beraberliğin önündeki bütün hukuksuz ihraçların kaldırılması gerekmektedir. Bunun için tüzük değişikliğine gerek yoktur.
İşte, bu nedenlerle sırf kendisini eleştirdiğimiz için Mustafa erol zihniyetinin yapmış olduğu ihraçlar, üyelik haklarını gasp etmeler hukuksuzdur, çağdışıdır diyoruz. Bu zihniyetin derneğin başında bulunması çok büyük bir talihsizliktir. Gelmiş geçmiş en başarısız genel başkandır. Genel başkanlığa bu toplumun iradesiyle değil hileyle gelmiştir. Bu toplum en kısa zamanda bu zihniyetten kurtulmalıdır.
Saygılarımla.
Hikmet AYDINCAK
Saygınlığını yitirmiş,
Kendi toplumuna yabancılaşmış,
Bu başkan ve yönetimine layık olduğu dersi vermeliyiz.
Aksi halde eleştiri hakkımızı da kaybedeceğiz.
11-12 Ekim günü hesap sorma günümüz olsun.