Bu güne kadar hak ve onur mücadelesinde isteksiz olan bazıları, sadece ve sadece OYAK üzerinden, OYAK yönetim kurulu başkanına,Genel Müdürüne,avukatlarına,çalışanlarına hakaret, iftira, yalanlarla saldırmayı mücadele sananların elbette bunun sonunda mahkemeye verilmesi yadırganmamalıdır. OYAK la ilgili hakların alımı başkalarına, yalanla, hakaretle ve iftira ile olacaksa olmasın daha iyi. Bize yapıldığında yanlış saydığımızı, başkasına yapılınca doğru, bunu Astsubay yapınca çok daha doğru diye kabul etmek bize yakışmaz. Yanlış yanlıştır.
OYAK yönetim kurulu başkanının söyledikleri bizle ilgili değil, 2 yıldır Erdemir’i,olmadı İskenderun DÇ'yi aynı şekilde satıldı, satılacak yalanlarıyla ticari olarak sorun yaşatan, yöneticilerine hakaret etmeyi görev sayanlara, yöneticiler ve OYAK konusunda sürekli iftiralar atanlaradır. Dolayısıyla o söylemler içinde olmayanlar üzerine almamalıdır.Kaldı ki o şekliyle o süreçte o söylemi de aynen destekliyorum.
OYAK bir kurumdur satılamaz. OYAK’la ilgili sıkıntı bu yanlış yolu mücadele sananların derdi,şu anki meclis boyutu sonrası tasfiye ile sırf oyak iştiraklerini,mal varlığını elden çıkarıp akıllarınca bunu sadece 260 bin üyeye dağıtacaklarını planlamaları. Bu şekilde 400-500 bin tl alacakları hayalini yaşıyorlar.Peki OYAK’ın oyak olmasına katkısı olan yıllar önce çok düşük ikramiye ile emekli olan ve halen de OYAK üyesi olmayan büyüklerimin haklarını da gasp etmeyi düşünmeye bile hakları olmalı. Bu aç gözlülük değil mi?
Bir tasfiye durumunda OYAK'tan mevcut hakkı bile alamayacağımızı anlayamayan bu insanlar,saçma sapan ve uzun bir dilekçeyi TBMM'ye göndererek kahraman olduklarını mı sanıyorlar? Bu komisyonun ilgisi arttıkça kendi bindiği dalı kesenler, bizim için çok güzel sonuçlar alınacağını düşünüp daha fazla sona yaklaşacak çabaya giriyorlar. Yazık.
Hadi mücadele etmeyi bilmez, ona buna hakaret iftira eder, binlerce meslektaşınızı da en ufak düşünmezsiniz, kendi bindiğiniz dalı bari kesmeyin. Yoksa talimat niye birliğe geldi,yok ben öyle demedim v.b.diye ağlamaya devam edersiniz.
Mücadele kuralına göre yapılır.
OYAK’tan tüm üye olan,olmayan emekli büyüklerimin, tüm üye çalışanlardan bir tanesinin bile hakkını alamayacağı bir hak talebine ait mücadelede olmayacağım gibi,OYAK’ı yıkma,özellikle birçok meslektaşımın geleceğini karartacak mücadele anlayışı içinde de olmayacağımı saygıyla duyururum.
Takipteyim.
Arkadaşlar,OYAK'ın bizi yıllarca sömürdüğü,temsilde istihdamda yok saydığını biliyor ve kabul ediyoruz. Lakin takip ettiğim kadarıyla halen sistemde olan arkadaşlar kurum lağv edilirse kendilerine pay edileceğini sanıyor, bu ayrı bir çelişki, ama bazı üsluplar hâttâ konuya hiç ilgisi olmayan renk katması için katılan bayanlarla amaçlanan mücadele midir yoksa bağcıyı dövmek midir? Ona karar verelim, buna bir de bizim sorunlarımıza ilgisiz kalanların birden şahin kesilmesini eklerseniz bana göre de iyi niyet yoktur.
Elbette kurumdaki eski yeni tüm üyelerin haklarını korumak görevimiz olmalıdır düşüncesindeyim.Esen kalın.
Saygıdeğer Meslektaşlarım..
Öncelikle herkese sağlık ve mutluluk dolu günler dilerim.Sitede,özellikle OYAK ile ilgili son bir kaç maili okudukça,açık söylemem gerekirse çok ciddi bir hayal kırıklığı yaşadım..Okuduklarım bir şaka mı diye düşündüm..Ben de bu konu ile ilgili olarak gerçeklerimizi ve ŞAHSİ DÜŞÜNCELERİMİ yazma ihtiyacı duydum...Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; yapılmak istenen doğru işlere şayet kendi siyasal bakış açımızla ve ön yargı ile bakarsak (kendi siyasal tercihimizi ve dünya görüşümüzü doğruların önüne çıkarırsak) çok ciddi yanılgılara düşeriz.Konu ile ilgili yazılan son maillerde de bu yanılgılar olduğunu düşünüyorum..
Hepimiz çok iyi bilmekteyiz ki,bu ülkede çok ciddi insan hakları ve ihlalleri vardır.Biz Astsubaylar da maalesef bu ihlallerden payımıza düşeni bolca almaktayız.Gözümüzün içine baka baka,sürekli yalanlar söylenerek ve ikiyüzlülüklerle bu durum sürmekte. OYAK'taki uygulamaların da böyle olduğuna inanan bizlerce meslektaşımız var.Bu sebeple binlerce emekli ve muvazzaf Astsubay ilgili birimlere dilekçelerle başvurmuştur. TBMM DİLEKÇE KOMİSYONU DA BU KONUDA EN YETKİLİ BİRİMDİR...
TBMM Dilekçe Komisyonuna Meslektaşlarımızın gönderdiği dilekçelerde
a)OYAK yönetiminde Astsubayların yeterince temsil edilmediği
b)Yapılan kesintiye orantılı ödeme yapılmadığı
c)Birtakım piyasa işlemleri ile OYAK mensuplarının zarara uğratıldığı
d)Kamu adına kurum hesaplarında sağlıklı,güçlü ve şeffaf bir denetim yapılamadığı
e)Kişisel bilgilerin birtakım şirketlere verildiği
f)OYAK imkanlarından birtakım çevrelere imtiyaz sağlandığı iddiaları ile ilgili konuların araştırılması isteniyor..
Bunun üzerine komisyonda gerek konuya muhatap olmuş kişi( Bu kişilerin OYAK tarafından mahkemeye verilmiş meslektaşlarımız olduğunu ve bu cesur arkadaşlarımızın bizlerin hakları için mücadele ederken bu duruma düştüğü gerçeğini asla unutmayalım.Yani uyumayalım.) ve kurumları görüşmelere çağırıyor.TEMAD Genel Merkezi de bu görüşü alınan kurumlardan biri.O halde buradaki yanlışlık, ikiyüzlülük ve art niyet nerede? Peki bu işlemler dilekçe komisyonunca hiç yapılmasaydı buna ne ad verecektik? Doğrusu bu mu olacaktı? Yukarıdaki maddelerden,haksızlıklardan sizin canınız hiç yanmıyor mu? Kahretmiyor musunuz bu tabloya? O halde sorun ne? Aynı zamanda bu kurumun Savcılıklar eliyle 10'dan fazla meslektaşımızı mahkemeye verdiği,bazı meslektaşlarımıza da yüklü tazminat davaları açtığı gerçeği nasıl gözardı edilebilir? Tablo böyle iken,mağduriyetimiz AİHM tarafından da kabul edilmişken ve tescillenmişken konuya SİYASAL DÜŞÜNCEMİZLE bakmak hiç sağlıklı ve dürüst bir yaklaşım olamaz...
Konu ile ilgili olarak siteye yazan Sn.ŞANLI'nın görüşlerine yürekten katılıyorum. Yazdıklarının tümüne ( müsaade ederse)imzamı atarım. Gerçeklerimiz bunlardır ve lütfen kafa karışıklığı yaratmayalım. Aslında bu konuda sahifeler dolusu yazılacak şeyler var.Bu anlattıklarımı ve gerçekleri daha iyi görebilmek için komisyon görüşmelerine çağırılan ve fikri alınan,düşüncesine hürmet edilen Emekli Meslektaşımızın komisyonda ,HANGİ KOMİSYON ÜYESİ MİLLETVEKİLİNCE VE NASIL AZARLANDIĞINI DA göz ardı etmeyelim.LÜTFEN internet sitelerinden bu garabet yaklaşıma bir bakın !!
Bu yazdıklarımın hiç bir siyasal kimlik ve düşünce ile yazılmadığını da belirtmek isterim.Benim için Astsubayların verilmeyen haklarının mücadelesini yapmak her şeyden önce gelir...SAYGILARIMLA.
BİLE BİLE LADES DİYEMEM
Değerli Meslektaşlarım
Bu tür karşılıklı fikir ifade etmeye mesaj panosunun uygun olmadığının farkındayım, ama üst üste iki meslektaşımın mesajında ismim geçince yine aynı platformdan bunları yazmayı uygun buldum.
Bu konuda düşüncemin yönü nedeniyle iki mesajda bana katıldığını yazan değerli meslektaşlarım olduğu gibi, bana gelen özel mesajlarda beni “yıldız meraklısı” olmakla suçlayan, benden daha genç olduğunu sandığım meslektaşlarım da var. Onların da canları sağ olsun.
Sayın Günşer meslektaşımın belirttiği gibi, bir Sümerbank ve Tekel ile yan yana getirildiğinde, Oyak için “Cumhuriyetin kazanımları” nitelemesi fazla kaçmış olabilir. Ancak bana göre Kombasan Holding ile Oyak yan yana konulduğunda, bence Oyak Cumhuriyet kazanımıdır.
Emekli generallerin istihdamından, sermaye çoğunluğu assubayların sırtından birikmiş bir kurum olmasına rağmen subay çocuklarına iş verilip assubay çocuklarının dışlanması sorunları gibi, buraya yazsak sayfalar tutacak konularda bir çok konuda yıllardır haksızlığa uğradığımıza katılıyorum. Bu haksızlıkları haykıran herkesle beraberim, bunu bir tarafa koyalım. Ancak bir şeye inanmıyorum.
Güncel bir tartışma olduğu için örnek veriyorum. Bildiğiniz gibi birileri esip gürleyerek, bu günün, 2011 yılının şartlarında geriye, 1937- 38 yılında meydana gelmiş olan Dersim olayına bakıp değerlendirme yapıp, bu olay üzerinden, benim çatısı altında yaşamaktan gurur duyduğum, üzerine titrediğim Cumhuriyet Devletini, onun kurucusunu vicdansızca suçlu ilan etmeye, aşağılamaya kalkıyor. Burada açık hedef Cumhuriyettir.
Dikkatinizi çekerim bu olayın olduğu yıl Avrupa’da diktatörlerin insanları fırınlarda sabun yaptığı yıllardan beş altı, yasal olarak köpek muamelesi gören zencilerin buna direniş başlattığı 1955 yılından 18 yıl, zenci haklarının yasal olarak da verildiği 1965 yıllarından 28 yıl öncesidir.
Cumhuriyetin birikimlerinden Sümerbank’ın Fabrikalarının içindeki stoklarıyla beraber arsa fiyatlarına, bir yıl kadar önce 2 milyar dolar fiyat biçilen Tekel’in beş altı yıl kadar önce içindeki stok fiyatına 270 milyon dolara devletin elinden alındığını hepimiz hatırlıyoruz.
Sicilinde anlatmaya çalıştığım bu uygulamalar bulunan zihniyetin, Oyak sorununa el atıp, sorunları biz assubayların ve ülkenin yararına çözüvereceğine inanmıyorum. Evet Oyak ile sorunlarımız vardır, ancak bu aşamada bizim ve ülkenin lehine çözecek zihniyet ortada yoktur. Çözüleceğine inanlar da ya saflıklarındandır ya da maksatlıdırlar. Varsın birileri beni “yıldız meraklısı” olmakla suçlasın. Bana yâr olmayan başkasına da yâr olmasın” duygusuna kapılıp intikamcılık içine girecek kadar da gözüm körleşmedi. Kusura bakmayın her şeyden önce kendime saygım nedeniyle bile bile lades diyemem...
Harp okullarında öğrencilere mobbing uygulandığı iddialarını incelemek üzere,TBMM dilekçe komisyonu bünyesinde alt komisyon kurulduğu,komisyonun öğrencilerin intibak eğitimi ve harp okullarındaki sorunları masaya yatırdığı basında yer almıştır.TBMM bizlerin assubay okullarında neler yaşadıklarımızı incelese bırakın mobbing uygulanmasını, her birimize dram yaşattılar dram, anamızdan emdiğimiz sütü burnumuzdan getirdiler.Saygılarımla.
OYAK İÇİN ALT KOMİSYON KURULMASI
Degerli arkadaşlarım; Son günlerde OYAK konusunda çeşitli sitelerde degişik yorumlara neden olacak çok farklı yazılar yayınlanmaktadır. Bu da arkadaşlarımız arasında kafa karışıklığı yaratmaktadır. Görünen o ki Oyak'ı temel alan yazı ve yorumlar ağırlıklı olarak iktidar yanlısı ve ulusal bakış açısından değerlendirilmektedir. Bu açık olarak yazılmasa da satır arası imalar bunu çağrıştırmaktadır. Bir grup arkadaşımız OYAK'ın satılırsa yeşil sermayeye yem yapılacağı kuşkusunu taşımakta "Cumhuriyet kazanımı" olarak gördüğü Holdingi savunmaktadır.OYAK Gen-Kur'da da dillendirilen 112 trilyon zararın ve zarara ugratılan şirketlerin, dolayısı ile meslektaşlarımızın ve bazı yüksek ödenen maaş ve ikramiyelerin araştırılması için kurulan alt komisyona kuşku ile bakmaktadırlar. Gerekçeleri ise sadece daha önce verdiğimiz dilekçelere duyarsız kalan dilekçe komisyonunun OYAK hakkındaki dilekçeler için hemen alt komisyonun kurulması. İktidarın bu güne kadar uygulamalarına bakılınca bu kuşku haklı görülebilir. Ancak bu bu güne kadar gelmiş geçmiş,vefat etmiş,az bir birikimle kapı önüne koyulmuş binlerce arkadaşlarımızın OYAK'taki hakkını alabilmesi için verilen dilekçeler karşılığı kurulmuş bir komisyondur. Bunu sadece iktidarın OYAK'ı satıp birilerine peşkeş çekeceği şeklinde yorumlamak bence ayağı yerde bir düşünce değildir.Diğer bir grup ise iktidar desteğini sağlayarak 205 sayılı yasanın iptalini,Çalışan ve emekli bütün arkadaşlarımıza hakları karşılığı hisse senedi verilmesi,OYAK denetiminin SPK'ca veya danıştayca yapılması,zorunlu üyeliğin kaldırılması gibi benim de doğru bulduğum görüşü savunmaktadır. Yıllardır bizim için kangren olmuş bu yaraya neşter vurmanın zamanı gelmiştir.Biz Assubayları "Bunlar birşeyden anlamaz,biz biliriz,biz yönetiriz,nimetlerinden de biz yararlanırız" mantığı ile 50 yıldır bizleri sömüren bu düzene dur demenin zamanı gelmiştir. Kendi kafalarına göre şirket alan,şirket satan,banka devreden,sermaye artıran bu mali oligarşik sisteme dur deme zamanı gelmiştir.Bunu kim yaparsa yapsın kabulümdür. Tamam ulusaldır, gözbebeğimiz gibi bakmamız gerekir, ama gözümüzü çıkarmasına da göz yummamamız gerekir! Senelerdir bizi yok sayan bir Em.Generalin OYAK dergisi sayfalarından Yön.Kur.Bşk.sıfatı ile hakaretler yağdırması, arkadaşlarımızı mahkemeye verdirmesi benim kanıma dokunuyor.Saygılarımla.
Sayın Kılınç'ın yorumunun sadece bir bölümüne katılmıyorum. OYAK Cumhuriyetimizin kazanımlarından biri değildir. Bunu sanırım kendisi de biliyordur. Sanırım fazladan kaçmış. Ancak diğer noktalara katılıyorum. Kimmiş şu kamu emekçileri anlamadım... Eğer kamu emekçisi iseler Kamu o kadar geniş ki... Tutturmuşlar bir OYAK...
Ezilen ve yıpranan tüm ast rütbede ki emekli personelin feryadının duyulması adına bir kaç şey yazıp göndermiştim. Görüyorum ki önce yayımlayıp daha sonra silmektesiniz...Ülke insanımızı anlaya bilmek o kadar zor ki, bizi yönetenlerin de kulak tıkamalarıyla aama oluşlarını bu minvalde hayliyle anlamak zor olmuyor pek...
Bu site bizim ilk özgür sesimiz oldu mücadelede bayraktarlık yaptı, ardından başka siteler sayfalar açıldı; kimi malının, kimi adının, kimi siyasi görüşünün, kimi ideolojisinin reklamını yapıyor. Çünkü niyet farklı, malum bir sitede TSK düşmanlarını kıskandıracak hakaretler var, bir başka sitede daha mürekkebi kurumayan Sn.Keser ve ekibine eleştiri bombardımanı var. Bunun adına mücadele diyebilir miyiz?
Sn.M.Ali KILINÇ'ın teşhisine katılıyorum, bu sitenin organize ettiği TBMM dilekçe komisyonuna haklarımızla ilgili binlerce dilekçe yolladık, verilen yanıtlarda konunun yasa gerektirdiğini buna rağmen ilgili yerlere bilgi verildiği yazıldı! Konu OYAK olunca alt komisyonlar kuruldu ilgili ilgisiz kişiler davet edildi; bu çifte standarttır. OYAK'ın bizlere yaptığı haksızlığın özellikle istismar edildiğini düşünüyor saygılar sunuyorum.
Sayın Mehmet Ali Kılınç ;
Mesaj panosuna yazmış olduğunuz İKİ YÜZLÜLÜK VE ART NİYETLİLİK NEDİR? yazınızı okudum ve aynen katılıyorum. Bu yazıyı mesaj panosuna yazmakta geç kaldınız. Dilekçeler gönderildi. Dilekçeyi iki defa okudum, hukukçu olmanın daha ilerisinde büyük bir uğraşla hazırlandığı eli kolu uzun kişilerin yapabileceği bir çalışma arkasında gizli amaçların olduğu kanaati bende oluştu. Düne kadar sesimizi duymayanlar konu OYAK olunca kapıyı hemen açtılar. Dilekçede çok kararsız kalmıştım, sonuçta göndermedim. Fakat ilgili siteleri takip eden birisiyim. TEMAD’ımız bu konularda uyarıcı olmalı maşa durumuna düşürülmemeliyiz, sizin yazınız bende farkındalığımı pekiştirdi. Teşekkür ederim.
Hepimizin malumu olduğu üzere;
“Genel Kurul”a birkaç gün içinde “BEDELLİ”NİN Kanun Teklifi gelecek… Çok sorunlarımızın olduğu aşikârdır… Yalnız şu aşamada: Hükümetin bu getiriyle “Şehit Gazi ve Vazife Malulleri”ne referans finansman olarak sağlanacağı yönündeki niyet ve kabulün bir nevi tabiri caizse: Kamunun spesifik vicdanına zerk edilen yatıştırıcıyla benzeş olduğu kadar, ahde vefanın da “izafi” tezahürü mahiyetindedir takdir edersiniz…
Devleti Yöneten Akil Adamlar; nasıl ve ne şekil kararlar alınacağıyla birlikte, bunların ne denli hayata geçirilecek olmasıyla mahir ve ünlüdürler kabulümüz…
Şunu bekliyor ve ümit ediyoruz ki: Bu “sosyal mantık ve anlayış”ın bir uzantısı olarak; T.S.K’den emekli olanlarımızın namına dönük, en azından: KOMİSYONDA TURŞUSU KURULMUŞ OLAN “100 TL’LİK EK ÖDEME”NİN bari bu BEDELLİ ile birlikte yasalaştırılması mutlak surette olması gerekendir/elzemdir…
Kabul gören anlayış: Askeriyenin uhdesindeki kimi eğreti vaziyetler sebebiyle mustarip olmuş insanlarının mağdur kesimine mukabil bir finansman olarak algılanan bu “BEDELLİ”NİN; biz emeklilerine de sirayeti neticesinin daha da anlam kazanacağı aklın ve vicdanın kabul edeceği bir sonuçtur… Madem ki bedelli “Askeri Terminoloji ve Bağlamları”na atıfta bulunulan bir hadise ise: Bunun paralelinde tazminat ve benzeri ödeneklerden mahrum olan “Asker Emeklileri”nin mali durumunu yakından ilgilendiren “100 TL’lik Ek Ödenek” söz verilmiş olmasına rağmen neden hâlâ gündeme gelmez anlamış değiliz…
Askerliği meşakkatli bir mecra olarak görenlerin sorunlarının çözümü, son derece makul bir talep ve halledilmesi gereken bir problem olarak görülmüş iken; yansıra halli noktasında sarf edilen çabanın meşruiyetine halel getirilmiyor iken, bu meşakkatli alanda en fazla emeği ve hakk-ı olan insanların ekonomik durumları ne demeye masaya yatırılmaz ve görülmeye değer bulunmaz?
Bu bir çifte standart ile öznel bir tasarruf değil midir? Tenakuzunu şiddetle teessüf ediyoruz…
Sayın “Milli Savunma Bakanı”mızın, “Ek Ödeneğimiz”i bu müsemma kavramla birlikte ele alacaklarını ümit etmekteyiz… Bu hadise KADÜK mü olmuştur yoksa? Kadük olamaz; çünkü “Komisyon”a havale edilen tarih sayısı henüz çok yenidir…
Sayın BAKANIMIZ… Eğer bu defa da BEDELLİ ile birlikte 100 TL’LİK EK ÖDENEĞİ Parlamento çatısına taşımazsanız, kusura bakmayın; ama sizin de samimiyetinize inancımız kalmayacaktır… Ve en acıklısı da; artık tam anlamıyla Devlet Adamlarımıza karşı bir güvensizlik fidanı yetiştirmiş olacak belleklerimiz… O fidanın meyvesi de artık ne kadar organik olur cevabını hak bile…
Çok Muteber Emekli Astsubaylarımızın yanında, bir Uzman J. Emeklisi olarak benim ve bizlerin de “özlük hakları” noktasında muhtelif sorunları vardır… Umuyor ve diliyorum ki, tüm bu sorunlara samimiyetle yaklaşır; bizlerin içinde bulunduğu “alınamaz haklar”ı konusunda (teşbihte hata olmasın) “timsah gözyaşı” dökmezsiniz…
Tabii bütün bunların yanında ilgili deruhtelerden halimize ihsanda bulunmalarını beklerken, bizlerin de gerekli ünitelerle odaklara, yeterli atraksiyonu da sergilememiz lazım gelir diyor ve saygılar sunuyorum…
Bedelli Askerlik, Tüm Milletimiz için Hayırlı Olur İnşallah…
İKİ YÜZLÜLÜK VE ART NİYETLİLİK NEDİR?
Yıllardır "assubaylar TSK'nın zencileri muamelesi görüyor, emeklileri de açlık sınırı altında maaş alıyor" diye verdiğimiz dilekçelerin görmezden gelinmesine, bu konularda çeşitli makamların yasal temsilcimiz TEMAD yöneticilerine randevu vermemek için ortada sıçan oyunu oynamalarına, ama kafalarındaki OYAK söz konusu olunca kafalarındaki senaryoyu gerçekleştirmek için TBMM Dilekçe Komisyonu'nun bu konudaki dilekçeler gerekçe gösterilerek TEMAD Yönetimini, hatta bu konuda yetkileri ve ilgileri kendilerinden menkul bir takım kişilerin dahi sözüm ona "derdiniz nedir?" diye görüşmeye çağrılmasına iki yüzlülük denir.
Olay Cumhuriyet'in kazanımlarından birinin daha bu kez assubayların sıkıntıları manivela gibi kullanılarak ele geçirilmesi, yandaşlaştırılmasının başlangıç aşamasıdır. Senaryoyu yazanlara da oynayanlara da kolay gelsin diyorum.
Saygıdeğer meslektaşlarım;
TEMAD'ımızın son zamanlardaki çalışmalarını gördüğümde ne kadar mutlu olduğumu anlatamam.İnşallah yeni yönetimimizin çalışmaları en kısa zamanda güzel haberlerle sonuçlanır.Bu dönemlerde bütün camiamızı TEMAD'a destek olmaya davet ediyorum. SAYGILARIMLA.
Astsubay hazırlama okulları ve Liseler 4 yıla çıktı ve sanırım ilk 4 yıl okuyanlar seneye mezun olacaklar.
Yani 3 yıl sonra zaten Tüm Astsubay Meslek Yüksek Okulu mezunları 9/2'den göreve başlayacaklar ( Ben öyle biliyorum. Yanlışım varsa düzeltilsin.)
Ancak; diğer 9/2'den mesleğe başlayanlar da 9/3'den mi başlayacaklar ?
Değerli Meslektaşlarım,
9 yıldır assubaylara bir tek kazanım sunamayan Sn. M.Erol ekibinin gitmesi umutlarımızı artırmıştır, bunun mücadelemizde başarımızın ilk adımı olarak görüyorum, nitekim Sn.Ahmet KESER yönetimindeki ekibin çok kısa süre içerisinde önemli girişimleri olduğunu memnuniyetle izliyoruz; lakin Genelkurmay Başkanı ile yapılan görüşmede mutabık kalınan 4 ana başlığın bizlerle paylaşılmasını istiyorum ve birinci dereceden emekli bir meslektaşınız olarak 9/2 başlangıç derecemizden kesinlikle taviz verilmemesine inanıyorum; çünkü müteaddit defalar burada tartıştığımız gibi 9/2 bizim ekonomik sorunlarımızın anahtarıdır. Bu vesile ile tekrar Sn.Keser ve ekibine başarı dileklerimle teşekkür ediyor gerekli açıklamayı bekliyoruz. Saygılar sunarım.
Gelecek aydınlık günleri inşaa edecek yeni nesilleri emanet ettiğimiz, her koşulda görevlerini yerine getirmek üzere yılmadan çaba sarf eden öğretmenlerimiz kuşkusuz en değerli varlıklarımızdır.
Van'da depremin yarattığı enkaz altında kalarak can veren, terörün soğuk nefesini hissederek öğretme aşkından vazgeçmeyen, karlar altında yolları kapanmış uzak bir köy okulunda daha çok çocuğumuzu eğitmek, topluma kazandırmak üzere engel tanımadan görevlerini sürdüren öğretmenlerimiz, tüm zor koşulları göğüsleyerek yürütürler mesleklerini.
Ulus olarak zorlu mücadeleler sonucu kazandığımız bağımsızlığı, ulusal egemenliği, Cumhuriyeti ve demokrasiyi koruyan değerleri koruyup, yücelterek yaşatacak kuşakları yetiştiren tüm öğretmenlerimizin, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul ettiği gün de olan 24 Kasım Öğretmenler Gününü en içten duygularımla kutlarım.
GÜNCEL RAKAMLAR
ABD Ordusundaki General sayısı………………………………….. : 100
Personel sayısı 2.285.000 olan Çin’deki General sayısı…: 191(Dünyanın en kalabalık ordusu)
TSK’daki General sayısı…………………………………………………..: 365
TSK’daki Albay sayısı……………………………………………………..: 6.350
TSK’daki Subay sayısı…………………………………………………….: 39.975
Assubay sayısı………………………………………………………………..: 95.824
Uzman erbaş sayıs………………………………………………………….: 40.515
Toplam uzman personel sayısı……………………………………….:201.379
Yedek Subay sayısı…………………………………………………………: 6.829
Asker sayısı…………………………………………………………………….:458.368
Karargaha bağlı kurumlarda çalışan Sivil Memur sayısı : 53.424
Dünyanın en büyük ordusu ÇİN’de 12.000 askere bir General,
ABD ordusunda 5.000 askere bir General,
Türk Ordusunda 2.000 askere bir General düşmektedir.
TSK’daki 720.000 olan toplam personel sayısı Türkiye nüfusunun %1’ini oluşturmaktadır.
TSK’da normalde 301 General var. Görev sürelerinin uzamasıyla General sayısı 365’e, Albay sayısı 6.350’ye kadar çıkarılmıştır.
Mevcut durumda 66 tutuklu, 299 General görev başında bulunmakta olup General sayısının azalması ordu işleyişini aksatmayacağı şeklinde ifade edilmektedir. (alıntı)
Saygıdeğer Üyelerimiz
Bugün 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ, tüm öğretmenlerimize ve kışlaların fedakar öğretmenleri Assubaylarımıza kutlu olsun.
Öğretmenlik mesleklerin en kutsalıdır. Assubaylar nasıl TSK'nın emekçileri ise ONLAR da Eğitimin emekçileridir!
Hepsi ayrı bir değer olan öğretmenlerimizden özellikle ilkokul öğretmenlerimizi unutmak mümkün mü? Öğretmenlerimizle ilgili tüm övgü sözleri yetersiz kalıyor; bizleri yetiştiren ikinci bir baba ve annemiz olan öğretmenlerimize verdiği önem ve değerden dolayı Ulu Önder Atatürk'ün bilimin rehber edinilerek bu değer ve ilkelerle bezenmiş yeni nesiller yetiştirilmesini emanet ettiği, beyanatlara göre yaklaşık 200.000 öğretmen açığı varken görev bekleyip de atanamayanların ve sözleşmelilerin sorunlarının yanı sıra kadrolu çalışanların da bir çok sorunu çözüm bekleyen saygıdeğer öğretmenlerimizin son yıllardaki çalışma koşulları ve özellikle ekonomik durumu ortada... Yapılan anketler doğru ise, öğretmenlerin ancak yüzde beşi maddi bakımdan iyi durumda olduğunu göstermektedir. Bir ülke ekonomisi ne denli önemli ise, bir kişinin ve bir ailenin yaşamında da ekonomi o denli önemlidir. Ekonomik güç, bir yapının temelini oluşturur. Morali ve motivasyonu iyi olmayan bir eğitimci öğrencilerine uygun eğitimi verebilir mi?
Eğitim emekçilerinin öğretmenler gününü kutlar; sorunlarının yetkililerce bir an önce çözüme kavuşturularak tüm yaşamlarında sağlık, başarı ve mutluluklar dileriz. Saygılarımızla.