BUGÜN FACEBOOK SAYFALARINA DÜŞEN BİR HABERE GÖRE BAŞBAKANLIK, GENELKURMAY BAŞKANLIĞINDAN 2002-2012 YILLARI ARASINDA, ASKERİ MAHKEME VE DİSİPLİN MAHKEMELERİNİN VERDİĞİ CEZALARIN RÜTBELERE DÖKÜMÜNÜN ORANINI GÖSTERİR BİR CETVEL İSTEMİŞTİR.
HAZIRLANAN BU DÖKÜMANDA SON ON YILLIK DÖNEMDE SUBAYLARIN (ASTEĞMENLER DAHİL) ALDIKLARI CEZA ORANI % 6 İKEN, ASSUBAYLARIN ALDIKLARI CEZA ORANI % 87, UZMAN ERBAŞLARIN İSE % 76 OLARAK SIRALANMIŞTIR. KISACASI ON YILLIK SÜRE ZARFINDA BU VERİ TABLOSUNDAKİ ORANLARA GÖRE İÇ HİZMET VE ASKERİ CEZA KANUNU İLE ASKERİ MAHKEMELER İN YASAL İŞLEYİŞLERİ VE ADALET MEKANİZMALARI; O MALUM % 6 NINDA HEMEN HEPSİNİN YEDEKSUBAY OLDUĞU GERÇEĞİ DÜŞÜNÜLDÜĞÜNDE, SADECE ASSUBAYLARA VE BİZDEN DAHA GARİP KONUMDAKİ UZMAN ERBAŞLARA ÇALIŞMIŞTIR.
GENEL BAŞKANIMIZ SAYIN AHMET KESER İN TÜM KANALLARDAKİ MÜLAKATLARDA ÖZELLİKLE ÜZERİNE BASARAK VURGULADIĞI İKİ DUDAK ARASI ADALETİN NE KADAR DOĞRU OLDUĞUNUN BELGESİ DE BU ŞEKİLDE İFŞA EDİLMİŞTİR. UMARIM SAYIN BAŞBAKAN DA BU BELGEYİ GÖRDÜĞÜNDE ASSUBAYLIĞIN NE OLDUĞUNU VE NEDEN "BU KADARINA DA PES ARTIK" DEDİĞİNİ ANLAMIŞ OLACAKTIR.
SAYIN GENEL BAŞKANIMIZA ŞİMDİ DÜŞEN EN ÖNEMLİ GÖREV; BU MESLEKTEN NORMAL HİZMET SÜRESİNİ TAMAMLAYARAK EMEKLİ OLAN AMA YUKARIDAKİ ÇİZELGEDE DE GÖRÜLDÜĞÜ ÜZERE; ALDIĞI HAKSIZ VE HUKUKSUZ CEZALAR SEBEBİYLE NASIP KAYBINA UĞRAMIŞ, BU YÜZDEN EMSALLERİNDEN EKSİK EMEKLİ MAAŞI ALAN TÜM EMEKLİLER İLE TÜM BU DURUMDAKİ ÇALIŞAN PERSONELİN ÖZLÜK VE EMEKLİ MAAŞLARINDAKİ ADALETSİZLİĞİN DÜZELTİLMESİNİ DİREKT OLARAK SAYIN BAŞBAKAN DAN TALEP ETMEKTİR.
GENELKURMAY KARARGAHINDA ÇALIŞAN ASSUBAY ARKADAŞLARDAN RİCAM; BU RESMİ BELGEDEN BİR FOTOKOPİ SURETİN ALINARAK TEMAD GENEL BAŞKANLIĞINA VERİLMESİNİ SAĞLAMALARIDIR. MALUM; ASSUBAYLARI MEŞRU KILACAK HER GERÇEK ANINDA SÜMEN ALTI EDİLMEKTEDİR. SAYGILARIMLA
Sayın Kocalar lütfen beni yanlış değerlendirmeyin, amacım sizi yargılamak değil bazı konulara açıklık getirmek ve geçmişten ders alınmasını sağlamaktır.
Bu site kurulurken sönmüş mücadele ateşini yeniden yakmak amacı ile TEMAD ve mücadelemize destek olma misyonunu “TEMAD bir nehir biz ona akan dereleriz” sloganı ile gerçekleştirmiş olmasına rağmen sizin de yönetiminde görev aldığınız TEMAD eski yönetimi başarısızlığını gizlemek adına sitemiz ve üyelerini MUHALİF olmakla suçlamış hâttâ daha ileriye giderek sanal kişilerle bazı arkadaşlarımızı ve siteyi karalamayı amaç edinmiştir.
Oysa bu sitenin birçok taşı yerinden oynatan çalışmalarından yararlanabilseydi mücadelede şu an çok farklı yerlerde olurduk.
Benim merak ettiğim birkaç hususu samimi olarak yanıtlayacağınızı umut ediyorum.
Siz hukukçu olduğunuza göre assubayların hangi derece ve kademeden göreve başlaması gerektiğini,hak ettikleri tazminatı, kısacası hepimizin malumu olan temel sorunlarımızı bildiğinize eminim. Peki o halde Mustafa Erol yönetiminin bizleri muhalif ilan edip “Onlar bizden değildir komutanım" demesini anlıyorum da Gnkur. personel başkanına bizimle ilgisi olmayan ve 9/2 dereceden göreve başlamayan ebeler ve hemşireler örneğini, Hv.K.Komutanına harp okulu ve özellikli lisans mezunu devlet memurlarının 8/1'den göreve başlamalarına rağmen "komutanım, MYO mezunları 8/2'den göreve başlıyor bize 9'uncu dereceyi neden vermiyorsunuz?" demesini, "Lise mezunu assubaylara 1'inci derece hakkı verdik, haklarınızı sorgularsanız hak kayıplarına uğrarsınız" diyen Hv.K.Komutanlığına "Lise mezunu devlet memurlarına 1'inci derece hakkı 1984 yılında verilmesine rağmen bu hak bizlere 10 yıl sonra 1994 yılında verildi siz hangi ayrıcalıktan bahsediyorsunuz?" diyememesini, TESUD’un TSK'den birçok ayrıcalık elde etmesine rağmen TEMAD’ın adının anılmaması onlara 650 bin lira ödenek verilirken bize sadaka gibi verilen 10 bin liraya razı olmamızı,Uluslar arası emekli askerler federasyonu çalışmalarından bu site sayesinde haberdar olup 15 yıl sonra katılmanızdaki duyarsızlığı, AİHM dava edilen OYAK iştiraklerine TEMAD genel sekreterinin atanması halinde bunun davanın seyrini değiştirerek davanın kaybedilmesine sebep olabileceğini,siyasi gücümüzün heba edilmesini, daha onlarca örnek vermek mümkün; bunları anlayamıyorum. Siz bunları bilmiyor muydunuz, biliyorsanız yönetimi bilgilendirmediniz mi,bilgilendirdiğiniz halde yönetim bunları dikkate almadı mı? 9 yılımızın heba edilip hiçbir somut başarı elde edemememizin sebepleri konusunda öz eleştiri yapıyor musunuz?
Bu siteye üye olup bazı eleştiri ve önerilerde bulunduğunuza göre sizin iyi niyetli olduğunuza inanarak sizden öz eleştiri yaparak bunları yanıtlamanızı rica ediyor, iyi günler diliyorum.
KENDİSİNE ÖZEL YAZILDI YAYINLANMIYACAK ARZU EDERSE ONU BURADA ZORLA TUTAN YOK E.G
Sayın Kemalettin SÖZEN"in üyeliği ile Özkan AÇAR adına yazılan yorumu okudum. İsimler ve mezuniyet yılı üzerinde durmuyor,doğru kabul ederek tüm yazılanlara katılıyorum. Ancak kelimelerin duygusu olmamasına rağmen o metinden o yönetici yorumunun çıkmasına üzüldüm.Yani birçok sitede hak ve onur mücadelesine zarar verenler mi yok,o söylemleri yapanlarmı? Öyle adamlar varki sivridilli kelimesi çok yetersiz kalıyor. Gercekten eleştirinin cılkını çıkaranların varlığını,fayda yerine zarar verme amaçlı eleştiri görünümlü mesajların varlığını görmezden gelmeler gerçekten çok üzücü.Neden tüm yorumun eleştirisinin hiç alakası olmamasına rağmen emekliassubaylar org sitesi ve üyelerine yapılmış gibi bir savunma ve itham içeren yorumla yanıt verilebiliyor? Bu kadar gerçekci ve detaylı bir yoruma bu ters ve yaralayıcı yorum hiç yakışmamıştır.Yıllardır devam eden birlikteliğe darbe ve ayrışmaya sebep olunabilecek bu tür yönetici yorumu,haddim değildir ama masum yorumları katleder.Bu yönetici yorumu,eğer mücadelede ilk ve tek olarak sayarak yanında yürümeye çalıştığım sayın GÜRPINAR"a aitse(ki tahmin etmiyorum) ilk defa bu kadar farklı ve zıt düşüncede olma ihtimaline binaen, mücadele de zarar verme durumuna geldiğim değerlendirmesi ile buradan ve tüm mücadeleden zarar vermeme adına(Yıllardır çabaladığım mücadeleye,şahsi olarak,kendi adıma devam etmek üzere)ayrılacağımı arz ve taahhüt ediyorum.Ben assubaysam hiçde köle olmadım ama yanlışında kime karşı yapılırsa yapılsın karşısında oldum. Bu beyan sadece Ali NAS(janas)"ın değil Taner Haydar KOÇAK' ında taahhüdüdür.Buda benim özgür yorumumdur.Üzgünüm,Yorum alana kadar TAKİPTEYİM.
KİM BUNLAR.?.
Sam Amcanın, Ortadoğu’nun geniş bir alanında yaptırdığı bir araştırmada; “Bunlar, vahşi yaradılışlı insanlardır. Taviz vermeye gelmez.” özetiyle bitirilen bir rapor verildiğini, yıllar önce, gazete haberi olarak okumuştum.
Bu olumsuz gerçeği; Sam Amcanın, gerektiğinde kullanacağı biliniyor.
Bunlar;
• Var oluşunu, kalabalık oluşuna dayandırır, kalabalığından güç alır,
• Bulunduğu ortama zıt düşmemek için çaba göstermez,
• Kendine göre doğru olanda ısrar eder, aşırı hırçınlık yapar,
• Geleneklerinin ve alışkanlıklarının baskısıyla yaşar,
• Gelişimi ve değişimi reddeder, öğrendiği yaşam önemlidir,
• Sorgulamaz, araştırmaz, karşılaştırmaz, fikir yürütmez,
• En yakın akrabasının canına kıyar, yaptığı için üzülmez, pişman olmaz,
• Kin, öfke, intikam almak ve kan davası gibi duygularla hareket eder,
• Sorunlarını çözmek için, kaba kuvvete başvurur, uzlaşmayı denemez,
• Hakkını, yasal yoldan aramaz, diğerinden zorla, fazlasıyla almak ister,
• Haksız ise; karşısındakine saldırarak, korkutarak caydırmaya uğraşır,
• Çeşitli bahanelerle, başkalarının varlığından hak iddia eder,
• Yalnız veya güçsüz ise haksızlığa bile boyun eğer, siner,
• Kendi lehine ise-geçici olarak-paylaşımcı, katılımcı görünür,
• Özellikle vatandaşlık ve yasal yükümlülüklerinden olabildiğince kaçar,
• Üretken değildir, mağduriyetini, kamuya veya devlete yansıtır,
• Ekonomik durumu uygunsa, bir’den çok eş ve çocuk edinir.
• Özellikle çok eşli ve çocuklu olanlarda, aile bağları zayıftır,
• Kendinden olana; fanatik bir tutumla, kayıtsız-şartsız, yandaş çıkar,
• Doğrularla-yanlışlarla değil, toplum algısıyla yönlenir,
• Sevgi ile büyümediğinden, huzursuz, bencil ve acımasızdır,
• Yasa, kural, olumlu-olumsuz sonuçlar ve toplum kararları ile ilgilenmez,
• Erkek egemen bir aile yapısı vardır, feodal ve ataerkil yaşar,
• Toplumda, çocukların, kız çocuklarının ve kadının önemi azdır,
• Günlük yaşamda, keyfi, sorumsuz ve çevreyi huzursuz edici davranır,
• Makbul kabul edilmeyen işlerin, olayların içinde çok bulunur,
• Kamu ve devlet işlerini tercih eder, özel sektörde çalışamaz,
• Özel iş yapanlar, kayıt dışı çalışır, vergi vermek istemez,
• Eğitimli, bilgili ve varlıklı olanlar; diğerlerini kolayca etkiler, sevk eder,
• Doğruyu ayırt edenler uyumludur, değişmiş sayıldığından, dışlanır,
• Bu davranışlardan sadece biriyle dahi, her toplum içinde hemen tanınır,
• Çok kişi, bunların en az bir kötü davranışının tanığı veya mağdurudur…
• Kim Bunlar ? > > Sen, Ben Değil.
• Magandalar mı ? > > Yok canım, sen de…
Aziz dostlar,aklima takilip duruyor da bir turlu toparlayip yazamiyorum, akilsizligima veya acizligime sayabilirsiniz,bu isin arastimasini akil arkadaslardan rica etsem; konumuz ne biliyor musunuz bu guzel memleketimizde sinirlardan disari cikmadan, KIMLER KIMLERIN DUSMANIDIR ? Kisa ve oz,ispatliyarak kaleme alinirsa en azindan camiamiz da neyin ne oldugunu ogrenmis olur, adimlarimizi da ona gore atariz,fazla bilgi goz cikarmaz ya ...
KANLI KATİLLERE AF VAR, ASSUBAYLARA SİCİL AFFI BİLE YOK !
Değerli Meslektaşlarım,
Bildiğiniz gibi genel anlamda af, en basit yorumuyla şu veya bu nedenlerle kaybedilmiş haklara yeniden kavuşulması demektir.
Af konusu geçmiş yıllarda zaman zaman ülkemizin gündemine girmiş, olumlu ve olumsuz tartışmalara neden olmuş, millet adına yetki kullanan TBMM’de uzun görüşmelerden sonra tamamen veya kısmen yasalaşarak yürürlüğe girmiştir.
Neticede, af yasasının yerinde ve gerekli olduğunu savunup sevinenler olduğu gibi, bu düşüncelerin karşısında olup yasanın gereksiz yere çıkarıldığını, adaletin yerini bulmadığını, özellikle kişilere karşı işlenen suçlardaki af konusunda devletin fütursuzca davrandığını, vicdanların sızladığını savunanlarda bulunmaktadır. Yasalaşan af kanunun içeriğinde şu veya bu gerekçelerle ayrıcalıklar ve haksızlıklar varsa, yıllar geçse de bu konulardaki tartışmalar hiç bitmeden sürüp gitmektedir.
Her iki görüşte de, katıldığınız ve katılmadığınız haklı ve haksız yanlar olabilir. Hangi çeşit af olursa olsun, affın konusu ve kapsamı ne olursa olsun ister genel af, ister kısmi af ve isterse sicil affı olsun, her nedense hepside zamanın iktidarları tarafından genellikle seçim zamanı veya seçim yılları içinde yapılmaktadır! Seçimler ufukta gözükmeye başlayınca, memurlara sicil affı yeniden gündeme gelmeye başladı.
Yasa koyucular, af konusunu ince eleyip sık dokumalı ve tüm milleti kucaklayacak ADALET TERAZİSİNİN KEFELERİNİ çok hassas olarak ayarlamalı, Af yasalarının EŞİTLİK İLKESİNE uyup uymadığına, toplumun sorunlarına DERMAN OLUP OLMADIĞINA bakmaları gerekmektedir. Kalıcı olan da, önemli olan da budur!
Yoksa yetkiyi elinde bulunduran hakim sınıfların dayatmasıyla çıkan aflar, toplumun bir bölümünü mağdur eder ki, bu da af olmaktan çıkar! Buna örnek olarak şimdiye kadar çıkan sicil aflarını gösterebiliriz.
Adına ne dersek diyelim, ister sicil affı, isterse disiplin affı olsun (geçmiş yıllarda sicil kelimesi kullanıldığı sicil affı diyorum) Memurlar için çıkan bu sicil affını incelediğimizde genellikle 5-6 yıl aralıklarla yasalaşıyor. Yasalaşırken de herkesi kucaklamadığı için taraflı ve eksik yasalaşıyor. Onun içinde adalet yerini bulmuyor!
En son sicil affının 2006 da yasalaştığını düşünürsek, bu af muhtemelen en erken bu yıl veya 2013 de çıkarılabilir diye düşünürken, yerel ve genel seçimlerinde yaklaştığını göz önünde bulundurursak, yine seçimlerden öncesine getiriliyor!
Kanun, tüzük ve yönetmelikler gereğince verilmiş bulunan disiplin cezaları sicil affı kapsamındadır. En son 657 sayılı kanuna tabi memur sicil affı kanunu, 23/4/1999 tarihinden 14/2/2005 tarihine kadar işlenmiş disiplin ve kabahat fiillerinden dolayı verilmiş disiplin cezalarını affetmiştir.
Ama 657 dışında kalan ve memur statüsünde olan kolluk kuvvetlerinde görev yapan diğer insanlarımızı dışlamıştır! Her defasında sicil affı çıktığında aynı senaryo tekrarlanmıştır.
Elbette kolluk kuvvetleri içerisinde sadece assubaylar yoktur. Ancak, sicil affı mağdurları arasında en büyük çoğunluğu assubaylar oluşturdukları için meslektaşlarımızı örnek vererek ‘’Kanlı katillere af var, assubaylara sicil affı bile yok!’’ diyorum. Bunu da bilerek söylüyorum. Çünkü; meslektaşlarımız TSK içindeki yasalarla, kimin disiplin ve sicil cezasıyla karşı karşıya kaldığını çok iyi biliyorlar!
Anayasanın eşitlik ilkesine ve insan haklarına aykırı olarak, kolluk kuvvetlerini dışlayarak, toplumun sadece bir kesimini kapsayan af uygulamalarıyla, AFFIN GERÇEK AMACI OLAN TOPLUMSAL BARIŞ TESİS EDİLEMEZ!
İktidarlar, ister seçim derdi, isterse oy kaygısıyla olsun, genel af, mali af, öğrenci affı, memur sicil affı derken hemen hemen her konuda af çıkarıyorlar. Sicil affı bütün memurlara uygulanmasına rağmen, niçin kolluk kuvvetlerine, TSK mensuplarına, assubaylara uygulanmamaktadır?
Bu mantık demokrasiyi özümsememiş, hukuk devleti ilkelerinde uzak, köydeki ağanın kendisine daha çok itaat etsinler diye, marabalarına uyguladığı hak ve hukuklarını gasp eden çağdışı ilkel bir mantıktır.
Yetkililere sormak lazım. Siz kime göre yasa çıkarıyorsunuz? Siz birilerinin emri altında mı sınız? TSK’nın personeline sicil affı çıkartmanıza izin veril mi yor mu? Niçin kolluk kuvvetlerine sicil affı çıkartamıyorsunuz? TSK personeli ASSUBAYLAR bu ülkenin, bu milletin evlatları değil mi? Gece gündüz demeden, mesai mefhumu gözetmeden, yurdun en ücra köşelerinde hayatı pahasına görev yapan, gerektiğinde şehit olan, sürekli tayinlerle göçebe hayatı yaşatılan, darbelerle hakları gasp edilmiş bu KAHRAMANLAR, Türkiye’ye değil de başka bir ülkeye mi hizmet ediyor ki bunlar sicil affından muaf tutuluyor? Hayatımızı ortaya koyarak TSK mensubu olmakla suç mu işledik?
Tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını gasp eden hırsızlara, çek senet ve evrakta sahtecilik yapan sahtekarlara, naylon faturacılara, bu milletin kanını emen rüşvetçilere, tecavüzcü ırz düşmanı namussuzlara, masum insanları katleden kanlı katillere, başta devlet olmak üzere önüne gelen herkesi dolandıran sahtekarlara af çıkartılıyor da, TSK personeline sicil affı bile çıkartılmıyor!
Bunu anlamak mümkün değil. Ne ilginç bir ülkeyiz! Kanlı katillere af var, Hırsızlara af var, Vergi mükelleflerine af var, öğrencilere af var, memurlara af var ama iş TSK mensupları assubaylara gelince af maf yok!
Çağ dışı 30’lu, 40’lı yılların yasalarıyla, maaşından yan ödemesine, tazminatından göstergesine kadar özlük hakları bir bir gasp edilmiş, disiplin cezası adı altında adil ve tarafsız yargılamadan uzak, bir fındık kabuğunu doldurmayacak bahanelerle, bir kişinin iki dudağı arasında verilen kararlarla özgürlüğü elinde alınıp hapsedilmiş, bütün bunlar yetmiyormuş gibi şimdiye kadar çıkan bütün sicil aflarından mahrum edilmiş TSK MENSUPLARI ASSUBAYLAR bu milletin çocukları değil mi? SİCİL AFLARINDA BİLE AYRIMCILIK YAPARAK, TOPLUMSAL BARIŞI NASIL TESİS EDECEĞİZ?
Disiplin ve kabahatler kanunu kapsamında TSK personeline sicil affı çıkartılması, özlük dosyalarındaki disiplin ve kabahatlerle ilgili sicil kayıtlarının silinmesi, sicil ve disiplin dolayısıyla kaybedilmiş olan haklarının geri verilerek, şimdiye kadar ki mağduriyetleri giderilmelidir.
Değerli meslektaşlarım, sicil affı konusu meslektaşlarımız için çok önemlidir. Sicil affı konusunda, bu sitede daha önce görüşlerini beyan ederek konuyu gündeme getiren meslektaşlarımı da kutluyorum.
En başta Temad olmak üzere, bütün meslektaşlarımız bu konuda üzerine düşen görevi yapmalı, sicil affı konusunda yapılan ayrımcılığın ortadan kalkması için, binlerce dilekçeyle zaman geçirilmeden, yetkili makamlara müracaat edilmesi gerekmektedir diye düşünüyorum. Çünkü, hepimizin de bildiği gibi ‘’HAKLAR VERİLMEZ ALINIR.’’
Saygılarımla
Sayın site yöneticisi öncelikle her yazıya yorum yazmanız sitenin tarafsızlık ilkesine gölge düşürüyor. Bırakın değerlendirmeyi ve yorumu, izleyenler ve okuyucular yapsın. Ancak bir düzeltmeyi yapmak istiyorum. OYAK ile ilgili dava, önceki Başkanımızdan Ali ŞENCAN döneminde değil, 2007 yılında önce Ankara İdare Mahkemesinde, bu Mahkemden görevsizlik kararı verilmesi üzerine, Ankara 19 Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmış ve nihayetinde AİHM götürülmüştür. Bu konudaki dosyalar devir teslim sırasında şandaki Yeni Başkanımız Sayın Ahmet KESER’ e teslim edilmiştir. Ayrıca siteye yeni üye olmuş değilim sitedeki üye bilgilerimden 2005 ‘de üye olduğum görülecektir. Amacımız özlük haklarımızın iyileştirilmesi, çalışanı ve tüm emeklisi ile toplumumuzun şartlarının iyileştirilmesi için TEMAD’ın etkin rol oynayabilmesi için görüş ve öneride bulunmaktır. Görüş ve öneriler muhalefet olarak algılanmamalı saygılarımla
DUYURU
Balçova TEMAD şubemizin lokalinde garson olarak istihdam edilmek üzere asgari ücret,sigorta ve yemek imkanı sağlanacak olan bayan garson aranmaktadır.
Çevrenizde bu hizmeti yapacak ve lokalimizde çalışma yeterliliği olanlara bilgi verilmesini rica eder, saygılar sunarız.
ŞUBE YÖNETİMİ
NOT. ADRES. Balçova Bld.otobüs durakları son durak Tel. 0232-2771408
http://78liyiz.com/?Syf=18&Hbr=435912&/TSKYA--BAĞLI-ASKERİ-HASTANELER-SİVİLLEŞİYOR.
TSK'YA BAĞLI ASKERİ HASTANELER SİVİLLEŞİYOR.
EKLEYEN:AFULU
Yasemin GÜNERİ / AHT
Türkiye genelinde Genelkurmay'a bağlı 41 askeri hastane sivillere açılıyor. 24 askeri hastanenin Milli Savunma Bakanlığı'na devredilmesi planlanırken, zarar eden 17 hastanenin kapatılması öngörülüyor
ASKERİ hastaneleri sivilleştirmeyi amaçlayan çalışmada sona gelindi. Genelkurmay Başkanlığı, kendisine bağlı 41 hastanede ilgili birimlere fizibilite raporu hazırlattı. Raporda, zarar eden ve etkin kullanılamayan askeri hastaneler tek tek tespit edildi.
YATAKLAR BOŞ KALDI
Sivil hastanelerde, hastaları yatıracak yatak bulmakta zorlanılırken, askeri hastanelerde yatanhasta oranı yüzde 17 olarak belirlendi. Askeri hastanelerdeki yatakların yüzde 83’ünün kullanılmadığına dikkat çekilen raporda, askeri hastanelerde poliklinik oranı da yüzde 23 olarak tespit edildi. Hem askeri hastanelerde görev yapan personelin sivil hastanelerde görev yapanlar gibi çalışmasını sağlamak, hem de askeri hastanelere ait binaları daha işlevsel hale getirmek amacıyla 17 askeri hastanenin kapatılmasına karar verildi. Kapatılacak küçük askeri hastanelerin dispansere dönüştürülmesi, büyük hastanelerin binalarının da il sağlık müdürlükleri emrine verilmesi planlanıyor. İl sağlık müdürlükleri, kendilerine devredilen askeri hastane binalarını sivillere açarak hizmet vermeye devam edecek. Kapatılacak askeri hastanelerde görev yapan askeri hekimlerin de büyük hastanelere nakledilmesi gündeme gelecek.
BAKANLIĞA DEVREDİLECEK
17 askeri hastanenin kapatılmasının ardından Genelkurmay Başkanlığı’na ait 24 askeri hastane de Milli Savunma Bakanlığı’na devredilecek. Milli Savunma Bakanlığı’nın 24 askeri hastaneye ilişkin nasıl bir yapılanma içerisine gideceği de önümüzdeki aylarda netlik kazanacak.
Temad sitemizde, Bitkisel Atık Yağ Sosyal Sorumluluk Projesi adında bir projenin KOLZA GERİKAZANIM Tesisi İşbirliği ile yapıldığı ve bu bu firma ile yapılan anlaşma çerçevesinde atık yağları toplayacak araç için Valilikden izin alındığı ve izin belgesi sitede yayınlanmıştır. Atık yağ aracı için verilen izin belgesinde, Aracın sahip olduğu firma bölümünde Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği, Aracın sahibi bölümünde, Kolza Biodizel Yakıt ve Petrol Ürünleri San ve Tic. A.Ş. ismi yazmaktadır. Öncelikle bu anlaşmanın derneğimize hayırlı olmasını dilerim ancak Derneğimizin ileride hukuki yönden zor duruma düşmemesi için şunu da belirtmek zorundayım. Özellikle Atık Yağ toplamakla görevli aracın sebep olacağı bir kaza veya hasar neticesinde derneğimizin sorumluluğu söz konusu olacaktır. Çünkü Atık yakıtları toplayacak aracın izin belgesinde sorumlu firma olarak derneğimizin adı yazmaktadır. Ayrıca hukuken dernekler kendi adlarına ticari faaliyette bulunamazlar. Ticari faaliyetleri kurdukları şirketler aracılığı ile yapabilirler. Zaten bu nedenle derneğimiz tarafından daha önceden TEMAD sigorta kurulmuştur. Derneğin bu şekilde anlaşma yapması ileride Vergi Dairesi ile sorunlara da neden olacaktır. Derneğimiz bu tür konularda faaliyet yapacaksa bu konu ve başka konuları da kapsayacak şekilde kurulacak şirketler aracılığı ile yapmalıdır.
Saygıdeğer meslektaşlarım, üzülerek görüyorum ki sorunlarımızın çözümü noktasında bir araya gelerek enine boyuna tartışarak, çıkan çözüm önerilerine hep birlikte odaklanamıyoruz. Ne hikmetse hep birbirimizin öneri ve eleştirilerinde bir art niyet arıyoruz. Demokrasilerin temel özelliği yöneticilerin/iktidarların serbestçe eleştirilmesi ve her zaman alternatiflerin olabilmesidir. Eleştirisizlik ve alternatifsizlik iktidarları ve yönetimleri keyfiliğe ve hukuksuzluğa iter ve bir müddet sonra halktan koparlar. Bazı meslektaşlarımızın son zamanlarda TEMAD yönetimine yönelik teklif, öneri ve eleştirilerini hemen eski yönetim ne yaptı diyerek bastırmaya çalışmak sağlıklı bir yaklaşım değildir. Şuandaki yönetim ve daha önceki yönetime gelen arkadaşlarımız hep iyiniyetle TEMAD’ı daha ileri sevilere çıkarmak ve sorunlarımızın çözümü noktasında mücadele vermişlerdir. Hepimizin bildiği gibi OYAK konusu ilk defa bundan önceki yönetim tarafından yargıya taşınmış, TEMAD genel Merkez ve Şubelerin ekonomik sorunlarını çözmek ve ekonomik olarak üye aidatlarına bağlı kalmamak ve ekonomik yönden güçlü olması için, ne yaptı dediğimiz eski yönetim derneğimizin şirket kurabilmesi için tüzüğünü değiştirmiş ve imkansızlıklar içerisinde TEMAD SİGORTA ARACILIK HİZMATLARİ şirketini kurmuş ve süratle şubeleşme çalışmalarına başlamıştır. Şuanda Genel Merkez ve bazı şubelerimiz Temad Sigortadan önemli bir gelir elde etmektedir. Yine 2011 yılında eski yönetim tarafından Ankara’da yedibin kişinin katılımı ile özlük haklarımız ile ilgili olarak miting yapılmıştır. Bu mitingde Genelkurmay ve Hükümete cephe alınmadan sadece uğradığımız haksızlıklar ve verilmeyen özlük haklarımız dile getirilmiştir. Genel Kurmay Başkanlığı ve Hükümetle her zaman görüşme içerisinde olunmuştur. Eylül 2011 tarihinde yapılan görüşmelerde;taleplerimizden ¼ kademesinin, tazminat almayan emekli emniyet mensuplarına verilen tazminatı, 2,3 ve 1. dereceler arasındaki orantısızlığın ve Astsubay okulunun meslek yüksek okulu olması nedeniyle, meslek yüksek okulu mezunu olmayan astsubayların intibaklarının yapılacağı bildirilmiştir.
Ancak gelinen noktada TEMAD genel merkez yönetim kurulunun sorunlarımızı medyada anlatırken yapmış olduğu açıklamalarda, bu açıklamalar Genel Kurmay Başkanlığınca kuruma karşı bir husumet gibi değerlendirilmiştir. Bunun neticesinde Genel Kurmay Başkanlığı ve Hükümet ile yapılan görüşmeler kesilmiştir. Tabi ki Derneğimiz tarafından sorunlarımız medya aracılığı ile de anlatılacak ve medya en iyi bir şekilde kullanılmalıdır. Ancak bunu yaparken derneğimizin ve emekli astsubayların Genel Kurmay Başkanlığına karşı olduğunu ve ona husumet beslediğini çağrıştıracak söz ve davranışın içerine girilmemeye de özen gösterilmelidir. Bizim mücadelemizin verilmeyen haklarımız ve uğramış olduğumuz mağduriyetlerimiz olduğu net olarak vurgulanmalıdır. Bizim dernek olarak bombalar ve terör konusunda bilirkişi gibi görüş belirtmemiz yanlış anlaşılmaya sebebiyet verebileceği gibi, mücadelemize de bir katkısının olmayacağı kanaatindeyim. Daha önce birkaç kez yazılmasını istememe rağmen Derneğimizin resmi sitesinde Emekli astsubaylar olarak ne istiyoruz, uğramış olduğumuz mağduriyetler nelerdir hala yazılmamaktadır. Bunları Emekli assubaylar org sitesi yazıyor ancak ne hikmetse derneğin TEMAD sitesinde yazılmıyor.
Saygıdeğer meslektaşlarım hepimiz biliyoruz ki Genel Kurmay Başkanlığına rağmen hiçbir hükümet astsubayların özlük hakları ile ilgili hiçbir işlem yapmaz. Gelinen bu noktada, Temad Genel Merkez Yönetim Kurulu ve Şube Başkanlarımız Sorunlarımızın çözümü noktasında ve kesilen bu görüşmelerin nedenlerini ve sebeplerini tartışarak ortak bir çözüme varmalılar ve varılan bu çözüme yoğunlaşılmalıdır. Artık emeklilerimiz maaşlarında yapılacak düzenlemeleri beklemektedirler.
BAK, POSTACI GELİYOR. SELÂM VERİYOR.
• E-mail sağlayıcıların, sizin mail hesabınıza girebildiğini,
• Hesabınızdaki bilgilerin silinmediğini, mail sağlayıcıda saklandığını,
• Gizlilik ilkelerine rağmen, bu bilgilerin izniniz olmadan kullanılabileceğini,
• Bunu kanıtlayamayacağınızı,
• İtiraz bile edemeyeceğinizi,
• Bu hizmetin, karşılıksız olarak niçin verildiğini,
• Düşündünüz mü, biliyor musunuz?
> > CIA Başkanının mail hesabına giriliyor, istifa zorunda kalıyorsa; bizim hesabımız yol geçen hanı, açık halk pazarı gibidir.!.
• Yine de bu hizmetten yararlanmak durumunda olduğumuz için;
• Aman, dikkat…
YAYINLANMASI UYGUN DEĞİLDİR E.G (Kendisine nedenleri özel mesajla bildirildi)
Sayın Selçuk İçer
17 Ekim Dünya Astsubaylar günü nedeniyle yazmış olduğun yazının tümüne, her satırına candan içten samimiyetimle katılıyor kullanılan kelimelerle kurulan cümleleri az bile bularak takdirle okuyorum. Biliyorum beklentiniz takdir değil ama doğruya doğru demek bazı pısırıkların veya sadece popülizm adına yazı yazanlara örnek olması adına belirtilmesi mutlaka gereken bir husustur. Ancak İzmir il Başkanlığı ile belirttiğiniz hususlar da genel olarak doğru teşhislerdir. Ama bazı bilgi noksanlıkları ile biraz haksızlık vardır. Şöyle ki , evet 14 şubemizdeki bazı muhaliflere rağmen demokratik düşünce de muhalif olmak suç değil.Sn Ahmet Keser ve yönetiminin, İzmir İl Başkanlığı odasında yapılan görüşme sonrası seçilmesi, gerektiği inancı ile 9 yıldır heba edilen yılların sona vermesi inancı ile biz destekledik ve Sn.A. Keser ve yönetimi seçildiği için iftihar ediyoruz ve hep arkasında olacağım. Düzenlenen İzmir Cumhuriyet Meydanındaki 17 Ekim Dünya Astsubaylar gününde yaklaşık 2000 kadar kişi vardı evet daha etkin daha aktif olunabilirdi.İlk kutlama yılı olduğu için biraz geç ve noksan kalındı.Tüm üyelerimizden, duyarlı olanlardan yönetimin bir üyesi Özkan Acar olarak özür diliyorum. Sağ olursam seneye en etkin şekilde kutlanılacağını söylüyorum, bu arada Cumhuriyet meydanında en iyi tören yapılmış, çelenk değil çelenkler konulmuştur.
Bir de gezi, tur, kamp ve lokal hizmetleri gibi etkinlikler de 60-70-80 ‘ li yaşlardaki üyelerimize verilecek ve küçümsenmeyecek hizmetlerdir. Sizin gibi genç ve etkin kişilerin camiamız için faydalı olmaları dileklerimle gözlerinizden öper, sevgi ve saygılarımı sunarım.
Özkan Acar
SAYIN MESLEKTAŞLARIM,DEĞERLİ EMEKLİ AST.SB.LAR
Ben Deniz Kuvvetleri’nden 1979 yılında emekli olmuş (58/5284) sicil no’lu , kalp pili rahatsızlığı olan ama notasız boş perdelerde nağmeler aramak yerine yetmiş üç yaşında olmama rağmen camiamıza ve onların saygın eş ve çocuklarına bir nebze faydam olabilir düşüncesi ile elimi taşın altına koyarak bir ağabeyiniz bir kardeşiniz olarak K.YAKA TEMAD yönetiminde görev almış bir insan olarak bu yazıyı yazıyorum.
Değerli emekli meslektaşlarım ve muvazzaf kardeşlerim;
Bizler T.S.K’lerinin değişik kadrolarından değişik zamanlarda ne yazık ki emeklilik denilen sıkıntıyı kucaklamak üzere emekli olmuş, şu anda kimimiz mutsuz kimimiz mutlu değişik şartlarda yaşamaktayız.
Bugün minnet ve şükran ile andığımız bazı değerli ağabeylerimiz camiamızla ilgili dernekler kurma cesaretini ve akıllılığını gösterip bizleri kahve köşelerinden kurtarıp faydalı olurlar iken o günlerde bile çalışmalar yaparak manevi değerler kazandırmaya çalışmışlar.
Bundan 40-50 yıl öncesi düşünülürse , o günkü hiyerarşik düzen ve o günkü tabiri ile (Zabit Gedikli) ilişkileri içinde hele iç hizmetleri denilen Ucube bir talimat, Kanun, Yönetmelik ne olduğu belirsiz hep aleyhimize işleyen bir düzen içinde bu işlerle uğraşıp bu dernekleri kurmuşlar ‘’yeterli olmasa da…’’
Bu mertlik ve cesaretlerinden dolayı onlara şükran ve minnet duygularımı sunuyorum.
Neticede bu günlere gelinmiş, her ne kadar feda edilmiş, kaybedilmiş bir 9 yıllık, bir genel başkanlık dönemi yaşanmış ise de; çok şükür ki bugün kendisini ifade eden hele hele son seçilen genç arkadaşlarımızın gayretleri ile üst kimlik ve kişilik bulan TEMAD GENEL BAŞKANLIĞI saygın bir kurum olmuştur. Sayın Ahmet KESER ve yönetimi bizlere kazandırdıkları adına ilerde şükranla anılacaklardır. Şahsen ben kendi adıma ve K.YAKA TEMAD adına teşekkürlerimi arz ediyorum.
Değerli Meslektaşlarım!
Şimdi Temad derneklerimizin vazgeçilmezi olan dernek lokalleri ile düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.
TEMAD DERNEK LOKALLERİ işlevliklerini tüzükleri gereği sürdürür. Genel Başkanlığın talimatları ve hiyerarşik düzen içinde sosyal etkinlikler yanında kendileri de mahalli birtakım etkinlikler yapabilirler. Ancak bana göre dernek yöneticilerinin esas ve en önemli görevlerinin başında, zaten ileri yaşlara gelmiş üyelerini kahve köşelerinden, istasyon ve park kanepelerinden hatta evdeki zaman zaman da olsa hanım dırdırından bir nebze de olsa uzaklaştırmak, insanca oturup askerlik anılarını paylaşıp koltuklarda ve klimalı salonlarda tv.’li oturma kısımlarında burası benim diyebilecekleri ortama sahip lokalleri açmak ve çalıştırmak yönetimin tüzük gereği de görevidir.
Üyelerinin ailelerine acı-tatlı günlerinde taziyelerde bulunmak, çiçeklerle ziyaretlerle moral ve güven vermek, geziler tertip etmek, yemekler seyahatler organize etme, eşi ölmüş üyelerimize, çocuklarına kamplar ayarlamak, muhtaç üyelerimizin torunlarına, ihtiyaç sahibi tanıdıklarına burslar vermek, köylere okullara kitap, giysi vs. yardımlarda bulunmak, şehitlerimiz için lokma dağıtmak, hayır yapmak, mevlüt okutmak en kutsi bir vefa borcu ve en güzel fazilet örneğidir.
Ancak değerli meslektaşlarım, bu aktivitelerimiz bazı sivri dilli, çok bilmiş sadece bir noktaya kilitlenmiş, bu yapılanları görevden saymayan yapanları da lokmacı, mevlütçü ilan eden zihniyet temsilcileri internetlerde, web sayfalarında tenkit ve kontrol dışına çıkarak hakaretamiz yazılar yazmayı yapılan bu hizmetler için belediyelerden veya iyi durumda olan esnaf ve üyelerimizden yardım taleplerinde bulunmamızı yağcılık ve el etek öpmek olarak değerlendiren bizleri aşağılayan kelimeler kullanmayı marifet olarak görmektedirler.Tenkitler saygın yapılırsa fayda verir ve saygınlık kazanır yoksa kalemi kırılır dili burkulur.
Değerli meslektaşlarım ve değerli tenkitçiler,
Yönetimler gelip geçicidir TEMAD kalıcıdır. Açıkça yazıyorum, sağda solda Temad ve onların seçilmiş üyeleri hakkında (Bir başkanla sürtüşme yaşanmış olsa da) sağda solda konuşmak nasılsa üye olunmuş sitelerde sırf isim olabilmek için (nasıl yazılıyor oda ayrı) yazılar yazmak yerine buyurun gelin derneklere koşun üye olun elinizi taşın altına koyun, değiştirmek istedikleriniz için bize yol gösterin, daha iyi yapmamız için yardımcı olun.Yönetime girin, fazilet gösterin, dürüst olun, seçilin, yönetimlere girin, kurulan sitelerde düzgün ifadelerle sempatili olun, faydalı olun…İş budur, doğru olan budur yoksa sırf Popülizm adına doğruları ve imkanları bilmeden iyiyi doğruyu göstermek kolaydır. Yalan, yanlış ahkam kesmeyin, mutlaka her yapılanın daha iyisi yapılabilir.
Haydi koşun bu davete…Sebepleri bahaneleri bir kenara bırakın.
Bu yazıyı okuduktan sonra hemen gelin yönetime talip olun. Açık davettir…
İşte böyle değerli meslektaşlarım,
Bizler bir şeyler yapmaya çalışıyoruz, daha iyilerini yapmak için fikren ve fiilen yardımlarınızı bekliyoruz. Zaten genel başkanlığımızın da yapmak istediği üyeleri için üst düzey rahatlık, itibar, saygınlık kazandırmaktır.
Kısa bir sürede 500 olan üye sayımızı 1000’e çıkardık. Gelin sizler 2000’lere çıkarın.
Bir ağabeyiniz olarak genç kardeşlerimi yönetime aday olmaya, uğraşa,mücadeleye çağırıyorum.
Tüm meslektaşlarıma ve muvazzaf kardeşlerimize duyarlılık, sağlık, mutluluk dileklerimi arz ederim.
Özkan AÇAR
ÖLÜM PAHASINA YAPILAN ASKERLİĞİN BEDELİ ÖDENEMEZ
Askerlik hariç, hiçbir meslek mensuplarına sen görevini ölüm pahasına yapacaksın diyerek görev verilmez. Bilakis her türlü kaza ve hastalık rizklerine karşı yeterli tüm tedbirler alındıktan sonra görev yapılması istenir. Bu tedbirleri almayan tüm amirler kanun karşısında suçlu sayılır.
Biz ölüm pahasına askerlik mesleğini seçmiş Assubaylar olarak bırakın diğer meslek mensuplarından fazla bir hak ve imtiyaz istemeyi, zaman içinde kırpıla kırpıla elimizden alınan haklarımızı alabilmenin mücadelesindeyiz.
Emekli ve muvazzaf Astsubaylar olarak legal sınırlar içinde mücadelemizi artan bir kararlılıkla sürdürerek, kırpıla kırpıla elimizden alınan kanuni haklarımızı ve diğer meslek mensuplarına verilen ve bize verilmeyen diğer tüm haklarımızı bir gün mutlaka alacağız.
Sn.Savtur,BENHUR romani GIBI aylardir yazip da bir turlu anlatamadigim, onun icin de bazi meslekdaslarimin akillarinda istifam uyandirdigim, ASSB. isteklerine on bir yildir iktidarin nasil yaklastigini akici,akilci bir uslupla ve bir paragrafda harika bir sekilde anlatmissin,sana cok tesekkur ederim ,beni bir zordan kurtardin, bizim istegimiz ayricalik deyil, dogal haklarimizin gasp edilenlerinin verilmesi mucadelesidir.Hosca kalin.
BÜTÜN MESLEKTAŞLARIMIN AKIL SAĞLIĞININ YERİNDE OLDUĞUNDAN HİÇ ŞÜPHEM YOK BİR İKTİDARIN 11 YIL İKTİDARDA BULUNDUĞU SÜREDE HER YIL DEĞİŞEN MSB BAKANLARI ARACILIĞYA ASSUBAYA MÜJDE ASSUBAYA ZAM ASSUBAYA HAK KANDIRMACALARI SABİTTİR.BU SEBEBLE TÜM ÇALIŞAN VE EMEKLİ MESLEKTAŞLARIMIN SEÇİMLERDE GEREĞİNİ YAPACAĞINA İNANCIM SONSUZDUR. VAZİYET BÖYLE İKEN BİR TAKIM ŞAHISALERIN HALEN UMUTSUZ OLMAYIN BU BİR SÜREÇ SABREDİN GİBİ TESLİMİYETÇİ VE BOŞ LAFLARINIDA ARTIK SINIFIMIZIN KAALE ALMADIĞINI DA BİLİYORUM. BİZİM MÜCADELEMİZ SİYASET ÜSTÜDÜR HERKES DİLEDİĞİ PARTİYEDE OY ATABİLİR AYRICA . AMA ATTIĞI OYLADA NE KENDİNİ NEDE SINIFINI ARKADAN VURMAMALIDIR SAYGILARIMLA
FROM > > TO
Son yıllarda, terör neden giderek artıyor?
1. Yıllar önce (çırağın) biri, “Bu iktidar, sizler için bir fırsattır.” diyerek, fırsatçıları şımarttı, azdırdı,
2. Yetmedi, (kalfanın) biri “İleri demokrasi getirmekten” bahsetti,
3. Bitmedi, (ustanın) biri, “Demokratik açılım yapacağız” diyerek, içi boş lâflar etti.
4. Şımarıp, azanlar “Bu çuval boş, biz dolduracağız” dedi.
5. Kapalı kapılar ardında ödünler verenler; “Bir çakıl taşımızı bile vermeyiz.” mod’una girince,
6. Gaipten, “eli golf sopalı poster” düştü.
7. (from)’ dan; (cc)’li olarak, (to)’ya gelen mesaj, alındı-anlaşıldı.
Sürecek...
Kendi isteği ile yenisini ve aşağıdaki notu gönderdiği için yayınlanmayacak (M.E.A.)
Sayın Yönetici,
Bugün tarihli saat 11.21 kayıtlı henüz yayında olmayan mesajımın düzeltilmiş değiştirilmiş olanı aşağıdadır.
Teşekkürler, kolay gelsin.
================================================================
FROM > > TO
Son on yıldan bu güne, terör neden giderek artıyor?
1. On yıl önce BOP eşbaşkanı, “İktidarımız, sizler için bir fırsattır.” diyerek fırsatçıları şımarttı ve azdırdı,
2. Yetmedi, “ileri demokrasi getirmekten” bahsetti,
3. Bitmedi, “demokratik açılım yapacağız” diyerek içi boş lâflar etti.
4. Kamçılanıp, azanlar “boş çuvalı biz dolduracağız” dedi.
5. Kapalı kapılar ardında ödünler verenler; “Bir çakıl taşımızı bile vermeyiz.” moduna girince,
6. Gaipten, “eli golf sopalı poster düştü.”
7. (from)’ dan (cc)’li olarak (to)’ya gelen mesaj; alındı-anlaşıldı.
Sürecek...
Bu site yokken bile mücadelede olan bana yazılan yoruma bakın.Benim yorumumdan bile uzun bir yönetici yorumu.Bilgisizim ya, başka ders varsa onlarıda anlatında öğreneyim. Ben diyorumki buradada olumsuzu,umutsuzluğu,karamsarlığı anlatan yorumlar olursa ben ne diye başkalarını bu siteye davet edeyim.Burada karamsarlığa düşsün,,mücadeleden kopsun diyemi.Biraz ciddiyet lütfen.Kimsenin yorumuna engel olun demiyorum,sadece Amaç assubay hakları ve onuru ise,ona hizmet içinde bu sitemiz varsa burada buna aykırı söylemin özgürlüğü olmamalıdır.O zaman size hakkınızı vermiyorum diyen Maliye bakanına ne diye kızıyoruz.Onun özgür söylemine ne olacak.Lütfen benim yorumlarımı nasıl gerektiğinde(bana göre haksız) yorumlarımı sansürlüyorsanız,saygımızdansesimizde çıkmıyorsa,yılların mücadelesine özgür yorum diyerek zarar verilmesinede engel olun.Tarafsızlık budur.Yılların onurlu insanlarının mücadelesine zarar veren babamın oğlu olsa Assubaysam kölede değilim der,onunda karşısında olmayı namus sayarım.Takipteyim.