Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 25°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
25°C
Parçalı Bulutlu
Pts 25°C
Sal 22°C
Çar 18°C
Per 16°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
6676 kayıt.
RIDVAN TAYHAN RIDVAN TAYHAN
28/12/2012 at 8:45 PM
Kurulduğu günden beri dikkatle takip ettiğimiz sitemizin; camiamızın sorunlarının çözümüne sunduğu katkılar ve mücadele gücümüze verdiği destekler azımsanmıyacak derecede çoktur. 6.ncı yılını dolduran sitemizin kuruluş yıldönümünü kutlar,kuruluşunda emeği geçenler ile siz değerli yöneticilerine çok teşekkür eder saygılar sunarım. Rıdvan TAYHAN TEMAD YALOVA İL BŞK.
Lütfen bekleyin...
osman osman
28/12/2012 at 7:36 PM
Sitemizin Altıncı kuruluş yıl dönümünü kutlar, Tüm Assubay camiasına hayırlı olmasını dilerim.
Lütfen bekleyin...
İbrahim Üstünkaya İbrahim Üstünkaya
28/12/2012 at 4:08 PM
Assubay meşalesini yakan değerli site yönetimini canı gönülden kutlar,başarılı çalışmalarının devamını dilerim.Emeği geçenlere saygılar sunarım..
Lütfen bekleyin...
Mustafa ÇOŞKUN Mustafa ÇOŞKUN
28/12/2012 at 1:47 PM
Atilla kardeşim merhaba, sizinle bu konuyu bizzat konuşmak istedim ama Karşıyaka şubesine benim gibi arada uğradığınızı öğrendim bu nedenle sn.Hüsnü Özbek'e olan yanıtınızı izninizle değerlendirmek istiyorum. Sn.Özbek haklı endişelerini dile getirmiş, lakin Temad'a olan güven ve desteklerini de belirtmiştir. Temad tarafından açıklama yapılmasını yeğlerdim, derneğimiz eski yönetim gibi herhalde bizlerle muhatap olmak istemiyor ya da siteyi muhatap almak istemiyor; çünkü hiçbir konuya yanıt vermiyorlar. Oysa bu site mücadeleye öncülük etti, her zaman Temad yönetimine destek oluyorlar. Sizin belirttiğiniz tarzda birileri akşam yatıp sabah PES grubunu kurayım mantar gibi yüz binler toplansın fırtına estirelim demedi, bunun yanında sn.Keser'in medya fırtınasının da alt yapısını fedakar meslektaşlar ve bu site hazırladı, biz bu hakkı teslim edelim isteyen inkar edebilir kendi taktiridir gerçekleri değiştirmez. Askeri hastane,assubay günü 1/4 manevi yönleri olan konular ama karın bunlarla doymuyor, ben 74 yaşında zor geçindikten sonra kıymeti yok,haklarımı almazsam gözüm açık gidecek, bu vebale dernek de ortaktır ne gerekiyorsa biz desteğimizle hazırız,İzmir eyleminde en önce açık grevinde ilk nöbette olmazsam namerdim. Sabır,sabır,sabır nereye kadar? Kalın sağlıcakla.
Lütfen bekleyin...
Oktay Kaya Oktay Kaya
28/12/2012 at 12:52 PM
Sitemizin Altıncı kuruluş yıl dönümünü bende kutlar, Tüm Assubay camiasına hayırlı olmasını temenni ederim.
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
28/12/2012 at 11:37 AM
• BİZE DOKUNANLAR > > KENDİSİNE DOKUNULMAYANLAR • Alerjiniz olanı yerseniz; dokunur, • Sıcak/soğuk içerseniz; dokunur, • Hastalanınca, doktor dokunur, • Otobüste, arkadaki dokunur, • Karakolda, birileri dokunur, • İşyerinde, işveren dokunur, • Sokakta, dayılar dokunur, • Askerde, üst’ler dokunur, • Çarşıda, esnaf dokunur, • Çok yerseniz; dokunur, • Vekilin, hep dokunur > > Vekiline, hiç kimse dokunamaz? • Ben, asıl’ım bee, Bana dokunanın; …ım, ım…
Lütfen bekleyin...
Rafet Duran Rafet Duran
28/12/2012 at 10:34 AM
Değerli Meslektaşlarım; Mesleğine, emeğine, onuruna ve ülkesine sahip çıkmak adına ,demokratik bir anlayışla, maddi bir çıkar amacı taşımadan haksızlık ve hukuksuzlukla mücdele eden bu sitenin; kurucu ve yöneticilerini minnet ve şükranla anarken, katkı sağlayan tüm meslektaşlarımı da kutluyorum.Bu site aracılığı ile İnanarak sürdürdükleri haklı davalarında bir gün mutlaka başarılı olacaklarına inancım tamdır.
Lütfen bekleyin...
veysel çetiner veysel çetiner
27/12/2012 at 10:16 PM
“Assubayların özgür sesi sönen mücadele ateşini yeniden yakan ve sizlerin desteği ile mücadelemizde birçok taşın yerinden oynamasını sağlayan sitemizin bugün 7 nci kuruluş yıldönümü; KUTLU OLSUN” Hak arama mücadelemizde her şeyden önce her birey kişisel olarak astsubay mesleğinin bütünlüğünü, saygısını, onurunu ve şerefini korumaya odaklı olmalıdır. Her bireyin hak arama ve ifade özgürlüğü vardır. Birey olarak üzerimize düşen sorumluklarımızın bilinciyle hareket ederek, kimseyi hedef göstermeden, yargılamadan yerine getirmeliyiz. Zor zamanların insanı olmak, zorlu dönemlerde bile yılmadan ve yıkılmadan çizdiği hedefe yürüyebilmektir. Enerjimizi, TEMD’ın daha güçlü ve etkili olması için harcamaya devam etmeliyiz. Büyük bir aile olan TEMAD ın her bir bireyi, zor zamanlarda hedefe yürüyerek birer lider ve öncü olmalıdır. “Bir kuruluşun sahip olduğu yeri doldurulamaz tek sermaye; bilgi ve yeteneğidir” der bir düşünür. Elbette ki, enerjilerini bilgi insanı olmaya, düşünce ve fikir üretmeye, kendi alanlarında marka olmaya adamış TEMAD VE YÖNETİMİ bu saygın ailenin bireyleri, aldıkları görevlerde, bir taşın üzerine yeni bir taş koyma sevdası ile hizmet aşkını taze tutmayı en büyük hedefi olarak bilmektedir. Haksızlığa uğramış, hakları gasp edilmiş astsubaylar olarak bu mücadelenin içinde ferdi olarak desteğimizi ve mücadelemizi sürdürmeye devam etmeliyiz. SAYGILARIMLA VEYSEL ÇETİNER ADALET Mİ? CESARET Mİ? Büyük İskender, hocası Aristoteles'e "Lider için adalet mi daha önemlidir yoksa cesaret mi?" diye sormuş. Aristoteles "Adaletin olduğu yerde cesarete gerek kalmaz" demiş. Bu kısa anekdot çok şeyi anlatmıyor mu? "Devleti ayakta tutan şey nedir?" sorusuna Sokrates, "Devlet adaletle ayakta durur, zulüm geldiğinde o devletin varlığı düşünülemez" cevabını vermiş. * * * İnsanlık tarihi incelendiğinde; tüm mücadelelerin temelinde hukuk ve adalet arayışı bulunduğunu; bütün dinlerin, düşüncelerin ve felsefî akımların amacının adaleti sağlamak olduğunu; isyanların hak aramak için çıkarıldığını; haksızlığa karşı duranların öldürüldüğünü, öldürülmeyenlerin yıllarca düşüncelerinden dolayı hürriyetlerinden mahrum kaldıklarını; günümüzden yaklaşık 2100 yıl önce Spartacüs'ün Roma'daki adaletsizliklere karşı çıkmak için köle isyanını çıkardığını görürüz. Siyaset, daha hakça ve insanca bir gelecek için yapılmakta, siyasî partiler bu amaç için kurulmakta ve bunun için iktidara gelmek istemektedir. Yakın zamanlara kadar "Birey devlet içindir" anlayışı hâkimken, günümüzde "Devlet birey içindir" anlayışı öne geçmiştir. Sosyal bilimler içerisinde pozitif bilimlere en yakın olanı hukuk, normal alışılagelmiş düzeni içerisinde, rutin dışına çıkmadan, adil ve hızlı çalışmalıdır. Hukuk devleti olmanın koşulu da budur. Bir an için hukukun olağan uygulamalar dışına çıktığını, bir amaca ulaşmak için araç gibi kullanıldığını düşünelim. Geçmişte yaşadığımız, demokrasinin askıya alındığı bu dönemlerin acılarını hâlâ çekmiyor muyuz? Adaletin olmadığı bir yerde yaşamın değeri yoktur. Yaşamımıza değer katan ve onu anlamlı kılan en önemli unsurlardan birisi şüphesiz ki adalettir. Adaletsiz bir uygulamaya maruz kaldığımızda infiale kapılır, hakkımızı aramak için ilgili mercilere başvurur, hakkımıza kavuşunca da mutluluktan uçar ve kendimizi güvenceli hissederiz. Hukukun bir araç olarak kullanıldığı dönemlerde etki tepkiyi doğurur; bunun sonucunda ise, yargı kendi içinde kahramanlar çıkarma sürecine girer. Bir ülkede kahraman hâkimlerden, savcılardan ve avukatlardan söz ediliyorsa, orada adaletten ve hukuk devletinden söz edilemez. Şüphesiz ki hukukçular, cesur olmalı ve haksızlıklara önce onlar karşı çıkmalı. Prusya Kralı Büyük II. Frederick'in, saray yaptırmak için almak istediği arazisini satmayan değirmenciye "Ben kralım, arazini zorla alırım" demesi üzerine; değirmencinin, "Alamazsın, Berlin'de hâkimler var" sözünü unutmamalı ve halkın güvenini boşa çıkarmamalı. Arzuladığımız hiçbir etki altında kalmayan bağımsız ve tarafsız yargı. Çağımızda ülkelerin uygarlık dereceleri, ekonomik göstergelerden ziyade insan haklarına gösterdiği saygıyla ölçülmekte ve yeni dünya düzenini insan hakları biçimlendirmektedir. Hukukun yükselen bir değer olduğu günümüzde rutinin dışına çıkmaya gerek var mı? Tabii ki yok. Öyleyse yapmamız gereken, hukuku araç olarak kullanmamaktır. Bir gün bizim de hukuka ihtiyacımız olacağını hep düşünelim. Haksızlıklara birlikte karşı çıkalım. Meşhur Alman Şairi, Tiyatro Yazarı ve Yönetmeni Bertolt Brecht'in "Naziler geldiler. Önce komşularımı götürdüler, sonra yazarları, ses çıkarmadım. Sonra komünistleri götürdüler, ses çıkarmadım. Tekrar geldiklerinde sosyalistleri tutukladılar, götürdüler, yine ses çıkarmadım. Beni almaya geldiklerinde, ses çıkaracak kimse kalmamıştı." sözlerini unutmayalım. Ali Suat ERTOSUN( ALINTI) -------------------------------------------------------------------------------- GÜZEL SÖZLER Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak, başka yere koymak. (Mevlâna) Cesaret, bütün zorluklar ile her durumda savaşmaktır; hatta olmayanı oldurmaya çalışmaktır. (Clemenceau) Bir tek kişiye yapılan haksızlık, bütün topluluğa yönelmiş bir tehdittir. (Montesquıeu) Gerçeğin dağlarına umutsuzlukla çıkılmaz. (Nietzsche)
Lütfen bekleyin...
Ersen Gürpınar Ersen Gürpınar
27/12/2012 at 10:07 PM
Saygıdeğer Meslektaşlarım Assubayların özgür sesi, sönen mücadele ateşini yeniden yakan ve sizlerin desteği ile mücadelemizde birçok taşın yerinden oynamasını sağlayan sitemizin bugün 6'ncı kuruluş yıldönümü; KUTLU OLSUN. TEMAD ve mücadeleye destek misyonunu tarafsızlık ilkesi ile sürdüren ve sürdürmeye kararlı olan sitemizin kuruluşunda emeği geçen yönetici ve siz değerli arkadaşlarıma bir kez daha teşekkürü borç biliyor hepinize sevgi ve saygılar sunuyorum.
Lütfen bekleyin...
selçuk selçuk
27/12/2012 at 10:04 PM
sn.ozbek,sn.abayli: IKINIZDE HAKLISINIZ,.
Lütfen bekleyin...
atilla abaylı atilla abaylı
27/12/2012 at 3:11 PM
SAYIN HÜSNÜ ÖZBEK 'E CEVABIMDIR; 14 Ekim 2011 tarihinde Genel Merkez’de yapılan kısa ve anlamlı bir tören ile nöbeti teslim alan Sayın Başkanımız Ahmet KESER ve Yönetim Kurulu, hemen kolları sıvadı ve tam bir basın yayın seferberliği başlattı. Son bir sene için astsubaylar lehine sonuçlanan her eylemin temelinde, bu doğru, kararlı ve istikrarlı çıkış vardır. TEMAD, ilk başarısını basın yayın dünyasında kazanmışdır. Çözüme ve sonuca odaklı seferberlik ve kamuoyu oluşturmadaki başarılı çalışmalarını TEMAD, hem hâlen artan bir ivme ve şiddetle hem de bu süreci fevkalâde verimli bir şekilde devam ettirmektedir. Bugüne kadar komutanlarından icazet almadan basına demeç veremeyen bir TEMAD gitmiş, kendi iradesiyle ve kendi lehine kamuoyu oluşturabilen, kendini gayet kiyafeyetle ifade edebilen, astsubayların hakkını alabilmek için e-muhtırayı, savcılık soruşturmasını göze alabilen bir TEMAD gelmişdir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her devlet memurunun ilerleyebileceği en yüksek derece/kademe olan birinci derecenin dördüncü kademesine kadar yükselme hakkı, 6.318 sayılı kanunla nihayet astsubaylara da verildi. Bu derece kademeyi alacak başka meslek erbabı kalmamışdı çünkü bu derece/kademeye yükselme hakkı en son olarak astsubaylara verildi. Bu yönüyle astsubaylar birinci derecenin dördüncü kademesine yükselme hakkı verilen en son Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve devlet memuru olarak tarihe geçdi. Böylece sadece astsubaylara uygulanan bu 60 senelik yasak sona erdi. Astsubaylar, 60 yıllık yasakdan sonra ilk defa ¼’üne yükselme imkânına kavuşdu. 04 Mayıs 2012 tarihinde, Genelkurmay Başkanlığımız, astsubayların varlığını ilk defa kabul etti ve bunun nişânesi olarak bir pâre selâmlama atışı eşliğinde TEMAD Genel Başkanımız nezdinde biz astsubaylara, tarihde ilk defa e-muhtıra verdi. Olsun, bizler var oldukca bu e-muhtırayı şeref madalyası olarak göğsümüzde taşıyacağız. E-muhtırayı gözümüze soksalar da var olduğumuzu idrâk ve kabul etmeleri açısından fevkalâde önemlidir. E-muhtırayla yetinmeyen Genelkurmay Başkanlığımız, bu kez de basına beyanat verip “muvazzaf astsubayları tahrik ettiği” gerekcesiyle TEMAD Genel Başkanı hakkında ilk defa savcılığa suç duyurdu. Genelkurmay Başkanlığımızın yaptığı suç duyurusunu inceleyen İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, 2012/56146 dosya numaralı kararıyla, Genel Başkanımız Sayın Ahmet KESER’in basına verdiği beyanlarda suç unsuru olmağından dolayı ilk defa kamu adına soruşmaya lüzum görmedi. 2012 senesinde; TEMAD, dünyada ilk defa 17 Ekim gününü “Dünya Astsubaylar Günü” ilân etti. 2012 senesinde, dünyada ilk defa Türk Astsubayları, Dünya Astsubay Gününü Türkiye’nin başkentinde kutladı. Dünya, böyle kutmayı ilk defa Türk Astsubaylarından duydu. Bu vesileyle onbinlerce Türk Astsubayı, Ankara’da bir aya geldi ve ilk defa Anıtkabir’de Ata’sının huzuruna çıkdı, Bu vesileyle, ilk defa bir TEMAD Genel Başkanı, “Dünya Astsubaylar Günü”nü Anıtkabir’deki Hatıra Defterine ilk defa kayıt etti. 2012 senesinde, dünya’nın çeşitli silahlı kuvvetlerine mensup astsubaylar, ilk defa Atatürk’ün mânevî huzuruna çıkdı, çelenklerini koydu ve huzurunda saygıyla eğildiler, 2012 senesinde, 2004 ve 2005 senesinde ihdas edilen Deniz Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri Kuvvet Astsubaylığına ilave olarak Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Astsubaylığı kadroları ilk defa ihdas edildi. 2012 senesinde, askerî hastanelerde, “rütbeye” göre muayene sırasına ilk defa son verildi. Artık muayenede hastaya, “rütbesine” değil de “cinsiyet” ve “durumuna” göre öncelik verilecek. 2012 senesinde, TEMAD’ın Dünya Astsubaylar Günü kabulünde; ilk defa bir Bakan, “Ben de astsubay çocuğuyum, derdinizi en iyi ben bilirim” dedi. 2012 senesinde, sosyal medyada bir araya gelen yüzbinlerce astsubay, ilk defa “Bu kadarına da pes” hareketi başlatdı. BİRAZ SABIR.. BEKLEYİNİZ EKONOMİK KONULAR DA GELECEKTİR...!!! SEVGİLER OLSUN ..
Lütfen bekleyin...
HÜSNÜ ÖZBEK HÜSNÜ ÖZBEK
27/12/2012 at 12:15 PM
2012 bitti, astsubaylar için elle tutulur bir ilerleme olmadı.2013 yılıda da yapılacağını düşünmüyorum. TEMAD da bir sessizliğe büründü.Bir baskı mı var yoksa bilmediğimiz bir şeyler mi oluyor bilmek hakkımız diye düşünüyorum. TEMAD bilmeli ki büyük bir kitle, işaretini bekliyor. TEMAD ne diyorsa arkasındayız. HEP DESTEK TAM DESTEK.
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
27/12/2012 at 11:23 AM
TIRSMAK NEDİR ? Dokunulmazlıklarını kaldıracağız efelenmesiyle; dokunulmazlığı kaldırılacak olanların tehdit, şantaj, umursamazlık veya yandaşların da zülfü yârine dokunması olasılığından, birilerinin nasırına basılacağından, gelecekte oy kaybetme kuşkusu nedeniyle istikametten 180 derece dönmek pişkinliğine “tırsmak” denilir. Bu pişkinliği örtmek için; maaşlara zam var-yok, elektriğe / doğalgaza zam var-yok, dağa çıkmak-çıkmamak, okullarda kıyafet serbest-serbest değil, üniversitelere sataşmak-sataşmamak veya böcek’lenme vardı-yoktu zırvalarıyla gündemi değiştirmek, kafaları karıştırarak dikkatleri allak-bullak etmek günü kurtarmakta iyi bir yöntemdir. “Tren’e bakmaya devam…”
Lütfen bekleyin...
selçuk selçuk
26/12/2012 at 10:59 AM
YENİ DİSİPLİN YASASINI KİM İSTEDİDE ALEL ACELE GÖRÜŞMEYE ALINDI? HİÇ KİMSE; ÖNCELİK O DEYİLDİKİ; ÖNCELİK GEÇİM DERİ,KARIN DOYURMA,ÇOCUĞA HARÇLIK VERME,HAYATI İDAME ETTİRME MÜCADELESİ İDİ,HANGİ KENDİNİ BİLMEZ,AKLI EVVEL BUNU ÖNE ALDI İSE LANETLİYOR VE NEFRETLE KINIYORUM, SONRA BU DİSİPLİN YASA TASARISININ BİR FACİADAN İBARET OLDUĞUNU SÖYLEMEYE HACET YOK,HER SATIRI ASSB,İÇİN BİR ÖLÜM FERMANIDIR,ASLA YASALAŞMAMALIDIR,,,,
Lütfen bekleyin...
veysel çetiner veysel çetiner
26/12/2012 at 2:00 AM
Sizce tartışmaları kavgaları bırakma zamanı gelmedi mi? Bu söylem, insan değerinin ufkun yarattığı bütün boşlukları doldurabilecek kadar geniş ve yaşamın özeti. İnsanlar doğar, yaşar ve ölür. İnsan onur, şeref, düzey, kaliteli bir yaşamın kolları arasında kendi olmak ister. Ancak, yaşam koşulları ve içinde bulunduğumuz yaşam bazen çekilmez hale gelir. Astsubaylar, son aylarda yaşadığı olumlu havaya rağmen, şuan ki olumsuz gelişmelerden ve TBMM. Sevk edilen TSK Disiplin yasası hepimizi onurunu, yaşamını, değerlerini de sarsıntıya uğratmıştır... Astsubayların en can alıcı problemi olan ekonomik sıkıntıları giderilmeden TSK Disiplin yasasının gündeme alınması, özlük haklarımızın ötelendiği, pas geçildiği izlemi verilmiştir. Son günlerde sosyal medyada özelikle “PES” gurubunda yaşanan gerginlik, tartışma ortamının astsubaylara bir şey kazandırmadığı aksine çok şeyler götürdüğü kesindir. Bu sıkıntılı günleri aşmak için bu gerginliklere, kavgalara kısır döngü tartışmalara atık bir son vermeliyiz. İnsan değerlerinin ön planda olduğu haklarımızı daha etkin ve bilinçli bir şekilde aramanın yolu olan mutabakata sağlamalıyız. Genelkurmay ve TBMM “İnsan değerini ön planda tutan ve eşitlik, adalet, hukuk ilkeleri doğrultusunda kurallar bütününü sağlayan, astsubayları hak gaspına, yoksulluğa, ötekileştirme sürecinin içine sokmadan. Subay- Astsubay ayrımı yapmayan eksiksiz bir disiplin yasasına ve özlük hakları düzenlemesine ihtiyaç vardır. Sonuç olarak, Genç astsubaylar ileri ki yıllarda geriye dönüp baktıklarında kavga ve tartışmalarımızın ne kadar ilkel, anlamsız olduğunu görecek ve sadece bizlere acıyacak hayıflanacaklardır. Bizler ise sadece mahcup olup ileride yaşanacak olan olaylara ortak olmanın sorumluluğu altında ezilip büküleceğiz.
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
24/12/2012 at 6:35 PM
ŞU “ELEKTRİK KONTAĞINI” BİR YAKALARSAM ? Tarihimizi acımadan cayır cayır yakıyorlar. Yanmasına göz yumuyor, umurlarında olmuyor tarih düşmanlarının. İstanbul’da yüz elli yıllık Milli Eğitim Müdürlüğü binası kül oldu. Her zamanki gibi yine ilginç bir şekilde hafta başının ilk saatlerinde, personel gelmeden yanıyor. Yine öncelikle “sabotajdan” şüpheleniliyor. Geleneksel nedenden vazgeçmeyin, sayın ilgisizler. Bence “elektrik kontağından” çıkmıştır yangın büyük ihtimalle. Bu yaşıma kadar kamu dairelerinde “kontaktan çıkmamış” yangın hiç duymadım. Bu elektrik kontağı, bunca cürümüne rağmen halen yakalanamadı da... Bu defa da kabahati ona yükleyin gitsin. Geçen hafta beklenen kıyamet kopmadı. Çünkü belirtileri tamamlanmamış. Bir belirtisi de “ehil olmayanların; başa, yönetime gelmesi” imiş. Ehil olmayanlar yönetimde ki; milletin malı kül oluyor, onlar istifini bozmadan yerinde oturuyor, köseleleşmiş yüzleriyle… Devlet dairesi olan bir kuruluşta, personelin mesai bitiminden sonra bilgisayarlarını kapatmadan, açık bırakıp, paydos ettiklerini fark ettim. Küçük bir araştırma ile kapatılırsa sabah açtıklarında sorunlar çıktığını bu nedenden açık bıraktıklarını öğrendim. Aslında, personelden birçoğunun kapalı bilgisayarı açtığında çalışacağı programa giremediği için açık bıraktığını, tesadüfen duydum. Ehh, bu durumda; “elektrik kontağından yangın çıkması” normal… Kıyametin kopması çok uzak olmasa sanırım.
Lütfen bekleyin...
zeki çetinkaya zeki çetinkaya
24/12/2012 at 6:19 PM
İNCİ KAYAR ÖZÜR DİLEYENE KADAR YAZILARI YAYINLANMIYACAK KARARIMIZ VAR BEN KENDİSİNE ÖZEL YAZARIM. E.G ADALET VE ÖLÇÜ http://www.habername.com/yazi-inci-kayar-belgelerle-assubaylarin-ozluk-haklari-9289.htm Yani çok emek verilerek hazırlanmış Sayın İnci KAYAR Hanımefendinin bu yazısını tüm meslektaşlarım tarafından tekrar tekrar okunmasını Genel Merkezin ise haklarımızla ilgili ortaya somut belgeler koyarak yeniden kamuoyunda haklılığımızın ispatında kullanabilecekleri bir kaynak olmuştur.Sadece ekonomik oransallar değil manevi olarak ta bir çok konuda assubay ve daha alt rütbedeki insanların hakları yenmiş ve yenmeye devam edilmektedir.Tahsil seviyesi ile orantılı intibak ettirilmemekten tutunda bu güne kadar çıkarılmış hiç bir aftan yararlandırılmayan askeri personel haksızlıkları, çağın çok gerisinde bir iç hizmet ve askeri ceza kanunu ile 926 sayılı askeri personel kanunu mutlaka gözden ciddi bir biçimde geçirilmeli ve günün koşullarına uygun hale getirilmelidir.Bu Meclis defalarca her türlü suçu işlemiş herkesi affetti dopingli (Şikeli) yarış atlarına bile af çıkardılar.Her çıkarılan Genel af- kısmi af - disiplin ve sicil aflarında bir madde eklenerek bu yasalardan askeri personelin ve emniyet mensubu polislerin affedilmeleri hep engellenmiştir.Artık bu insanlara ömür boyu bir kademe geriden geleceksin (esas duruşun bozuk,ayakkabın boyasız emre itaatsizlik ettin gibi "aflara uğramış suçların yanında suç bile sayılmayan" bir takım hizmet kusurlarına ömür boyu ceza vermek hangi vicdan sahibinin fikridir de yıllardır durduğu yerde dururlar anlamakta mümkün değildir) demek ve hala sadece askerleri kapsayan bir sicil ve disiplin affı çıkarmamak bu insanlara zulmetmek değildir de nedir sizce?Üstelik bir insana aynı suçtan bir tek ceza vermeniz hem hukukidir hemde vicdanidir.Ben emre itaatsizlik ettim hem hapis yatacağım hemde kademe durdurma cezası alacağım.Suç bir tane ceza iki tane.hele cezanın biri sıkı durun şimdi kesinlikle gerçeği ifade ediyorum ölünce bile sona ermeyecek.Evet evet ölünce bitmeyen bu cezanın yaptırımını geride kalan suçsuz dul ve yetimler çekmeye devam edecekler.Sizler de TSK da disiplin ve otorite zafiyete uğrar gerekçesiyle bu insanlara çıkarılan hiç bir afta yer vermeyeceksiniz.Lütfen bu insanların sesine kulak veriniz.Disiplini tesis etmek zulmetmek demek değildir.Hayatın akışı içinde hem akıl hem vicdan beraberce hareket etmedikleri sürece insanlar sürekli sorunlar yaşarlar.Tıpkı emrinizdeki yüzbinlerin şu andaki yaşadıkları gibi.Sizden sadece Adalette ölçülü olmanızı istemekteyiz.Çok zor değil yapacağınız.Hem parasal yükü de yok ki Maliye Bakanı itiraz etsin.Bu insanları en ağır suçları işlemiş insanlardan daha kusurlu görmek ve suçlarını affetmemek "Büyüklerin Büyüklüğüne " yakışmamaktadır.
Lütfen bekleyin...
ABDULLAH KAYA ABDULLAH KAYA
24/12/2012 at 8:45 AM
KISA BİR HİKAYE Bir gün bir derviş dükkânının önüne gelip, kapıdan içeriye bakmaya başladı. Gözleri dolarak bir âh çekti. Ferîdüddîn Attâr ona; "Neden öyle abdal abdal bakınıp duruyorsun? Yürü git işine senin için hayırlısı budur." dedi. Derviş; "Ben yükü hafif bir adamım. Dünyâda bu hırkadan başka bir şeyim yok. Böyle olunca, bu dünyâ pazarından çabuk ve kolaylıkla geçip giderim. Fakat sen bu ağır yükleri derleyip topla kendi başının çâresine bak!" deyince, Ferîdüddîn-i Attâr; "Sen bu dünyâdan nasıl geçip gidersin?" dedi. O zât da; "Bu hırkayı sırtımdan çıkarır, başımın altına yastık yapar, canımı Hakk'a teslim ederim." dedi ve hırkasını başının altına koyarak; "Allah." deyip rûhunu teslim etti. Bu durum karşısında Evliyâya olan bağlılığı, dînini öğrenme istek ve arzusu dayanılmaz hâle gelince, attârlığı terk etti. Dükkanında bulunan eşyâyı Allah yolunda sadaka olarak dağıttı. Rükneddîn-i Ekaf isminde büyük bir zâtın dergâhına giderek, talebelerinden oldu. (Bugün haklarımızı teslim etmeyenler ile kıyas yapmayacağım)
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
23/12/2012 at 9:19 PM
EVLİLİKTE 4 (S) “Benim çocukluğumda”…. olarak belirtilen zamanlarda, yeni evlilere; “bir yastıkta kocayın” dileğinde bulunulurdu. Böylece gençlerden, uzun bir yaşam boyu beraber olmaları beklendiği vurgulanırdı. Bir yastıkta olmamaktan; beraber yaşamamak, ayrılık olduğu anlamı çıkardı. Günümüzde, çok kolay ve çabucak evlenmeye karar veriliyor. Evlendiğini duymadığımız birinin kısa zaman sonra boşandığını duyduğumuzda tabi ki çok şaşırıyoruz. Son zamanlarda, gazetelerde, araştırmalarda, anketlerde, yakın çevremizde; boşanmaların çok arttığı duyulur oldu. Evlilikteki 4 S ; • Sevgi • Saygı • Sabır • Sadakat Bunlardan birinin eksikliği; boşanmaların nedeni olabilmektedir. Bugün TV haberlerinde yurdumuzda boşanmaların en çok İzmir’de olduğu haberini izledim. Bir yılda otuz bir bin evlenme, on bir bin boşanma olmuş. Ulusumuza has en belirgin özelliklerinden olan; “aile birliği” bozuluyor mu, acaba ?
Lütfen bekleyin...
KEMALETTİN SÖZEN KEMALETTİN SÖZEN
23/12/2012 at 7:47 PM
BİR HEDEF İKİ AMAÇ: 1-SEN YOKSAN BİR KİŞİ EKSİĞİZ, TEMAD’A ÜYE OLUN AYRICALIGINI YAŞAYIN ; 2-ADAM SENDE, BİR KAÇ KİŞİ EKSİK OLMUŞ NE FARK EDER,YA BİZE TABİİ OLACAKLAR,YA DA KIÇLARINI KIRIP EVLERİNDE OTURACAKLAR. HER İKİSİDE ASTSUBAY SEVDALISI NE YAMAN BİR ÇELİŞKİ BU ANNEM !
Lütfen bekleyin...