Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 23°C
Açık
Ankara
23°C
Açık
Cts 24°C
Paz 26°C
Pts 25°C
Sal 23°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
6676 kayıt.
SİTE-ASB.GÜÇBİRLİĞ İ PLATFORMU YÖNETİMİ SİTE-ASB.GÜÇBİRLİĞ İ PLATFORMU YÖNETİMİ
07/10/2017 at 8:26 AM
Asubayların haklı adalet arayışında bir meşale olan sitemiz yazarlarından Sn.Mehmet ÖZTÜRK'ün doğum gününü kutlar; Herşeyin gönlünce gerçekleşeceği sağlık ve mutluluk dolu nice yıllar dileriz Sevgi ve saygılarımızla YÖNETİMİ KURULU
Lütfen bekleyin...
Hakan Özdemir Hakan Özdemir
06/10/2017 at 8:29 PM
Aşağıdaki yazıyı Temad başkanının birzamanlar en yakını olan Sami Başkaya Şaibeli kooperatif için yazmış yönetimden açıklama bekliyoruz x x x x Bu bilgileri kime veriyorlar ? Şube Başkanı, delege, üye, yani Astsubay ‘ lara. İnsan da biraz utanma olur. Yahu kardeşim siz kimi kandırıyorsunuz ? Buradan defalarca sorduk. Kooperatifin 2017 Genel Kurulu neden üyelere duyurulmadı ? Neden 2016 yılında olduğu gibi sadece 26 kişiyle Genel Kurul yapıldı ?Kurucu 7 ( Yedi ) üyeden ikisinin FETÖ ‘ den ihraç edildiği yönünde duyumlar var, doğru mu ? Doğruysa bunlar kim ? Ellerinde belge varmış. Ne belgesi ? Sen kooperatifler kanununda adeta bir emir gibi vurgulanan, üyelerin tamamını bir tebligatla Genel Kurula davet etmek zorundayken, bunu yapmayacaksın, bir de buna, çok masraflı olacağı için böyle bir uygulama yaptık gibi son derece boş ifadelerle bu eksikliği kapatmaya çalışacaksın. Yapılan 2017 Genel Kurulu, sırf bu gerekçeyle YOK HÜKMÜNDEDİR. Evraklar Cumhurbaşkanındaymış ? Bu yalanı da yaklaşık bir yıldır duyuyoruz. Çocuk mu kandırıyorsunuz ? Bu konunun Cumhurbaşkanı ile ne alakası var ? Bir yıldır Cumhurbaşkanı ' nın önünde ve hala bekliyorlarmış. Ben buna inanmıyorum. Gerçi kendilerininde inandığını sanmıyorum. Ama oyala gitsin, Genel Kurul bitsin mantığıyla kendi tabanına doğru bilgi vermeyen bir Genel Başkan. Seçim tarihi konusuna gelince. Onu da net bilgim yok ama şöyle tahmin ediyorum. Ki; tahminlerimde pek yanılmam. Seçim tarihinin açıklanmamasının en önemli sebebi şudur. Genel Başkanın yeniden aday olma şansı kalmadı. Kooperatiften de umduğu gibi bir sonuç alamayınca, VAKIF kurmaya kalktı. Sanıyorum giderayak kendini VAKIF Başkanı yapmadan, TEMAD ‘ ta Olağan Genel Kurul yaptırmayacak. VAKIF için nakit mi ödendi ? Yoksa TEMAD ‘ ın gayri menkullerinden biri teminat olarak mı verildi, onu da bilmiyoruz. Çünkü VAKIF için geçen yıl VAKIF ‘ lar Genel Müdürlüğünce belirlenen müracat miktarı 75 bin liraydı. Eski parayla 75 milyon. Bu yıl tam bilmiyorum ama; 90 – 100 bin civarında bir rakam olmuş olabilir. Çünkü her yıl için başvuru ücreti değişiyor. Demem o ki, TEMAD ‘ üzerinden kişisel hesap söz konusu. Yine demem o ki, TEMAD üzerinden ömür boyu kendini kurtarma söz konusu. Son söz olarak Sn. Genel Başkana şunu söylüyorum. Yeter artık; TEMAD ‘ ı bırakta; Kooperatifte senin olsun; Vakıf ‘ ta..! Selamlarımla.. SAMİ BAŞKAYA
Lütfen bekleyin...
E.Astsubay E.Astsubay
21/09/2017 at 10:08 AM
Başkanlar,delegeler,yöneticiler ne oldu be ya hani 9/2 tazminat gibi küçük düşünmeyecektik, TEMAD A.Ş ile TORKU ve OYAK'ı geçecektik köşe olacaktık biz hala birşey göremedik siz köşe oldunuzmu be kızanım 😉 :roll :eek
Lütfen bekleyin...
Ersen GÜRPINAR Ersen GÜRPINAR
20/09/2017 at 6:46 AM
Değerli Meslektaşlarım, TEMAD mücadeleye katkı için gönderdiğimiz milyonluk yardımları mücadele için kullanmadığı için eleştirince yardımlarımızı küçümsercesine "TESUD'un mallarında hakkımız var bu davayı kazandık milyonluk gayrimenkuller sahibi olduk" diye sosyal medyada ve şubelerde tarihin en büyük başarısı diye hava attılar. Sonuçta DAVAYI KAYBETTİLER; neden toplumla paylaşmadılar? Hayal kurmaktan ileri gitmeyen bu davanın kaybedilmesine elbette üzüldük;ancak bunların sahte kahramanlıkları da bir kez daha ortaya çıktı. Ahmet Keser yönetiminin her geçen gün yeni bir aymazlıkları gerçek yüzü ortaya çıkıyor. Bu yönetim mücadelemiz önünde engeldir, KARAR SİZİN... NOT. Ne TEMAD yönetiminden ne de nemacı yalakalardan yine tek kelime açıklama yok... Konu ile ilgili yargı kararlarını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz [URL=http://www.pes24.com/gundem/tesud-mallari-icin-temadin-actigi-davaya-yargitaydan-sok-karar/5073]http://www.pes24.com/gundem/tesud-mallari-icin-temadin-actigi-davaya-yargitaydan-sok-karar/5073[/URL]
Lütfen bekleyin...
Hakan Özdemir Hakan Özdemir
19/09/2017 at 6:00 PM
Sayın yönetici Sami Başkayanın başkanını korumak adına kimleri kırdığı malumunuzdur illaki herkes hata yapabilir özür borçludur bu konu ayrı yazdıkları önemli özellikle Temad başkanı hakkında bugünlerde yoğun eleştiriler var iken sayın Başkayanın yazısındaki önemli olan bölümü meslektaşlarımız bilmelidir, yayınlamanızı rica ederim. Saygılar. x x x .......................... Altı yıldır TEMAD Genel Başkanlığını yürüten zat – ı muhterem, mevcut genel başkan Ahmet KESER adaylığını açıklamış. Kendisi için hayırlı olacağı elbette önemli ama camia için hayırlı olmamıştır. Neden mi ? Çünkü; insanı diğer canlılardan ayıran en önemli üç unsur; 1. AKIL 2. VEFA 3. MUHAKEME ‘ dir. Ahmet Keser akıllımıdır ? Evet. Ama zeki değildir. Çünkü her akıllı adam zeki değildir. Ahmet Keser muhakeme yapar mı ? Evet yapar. Sonuçları kendine bağlama noktasında son derece muhakeme yapabilme yeteneğine sahiptir. Peki; Ahmet Keser vefalımıdır ? Asla. Ben hayatımda çok ihanetler gördüm. Ben hayatımda çok vefasızlıklar gördüm. Ama; Ahmet KESER ‘ den gördüğüm vefasızlığı onca mücadele etiğim generallerden görmedim. Ben Ahmet Keser ‘ den gördüğüm vefasızlığı hemen hergün çaktığım siyasetçilerden de görmedim. Ahmet Keser ‘ in; kendi ikbali için satamayacağı hiç kimse yoktur. O koltukta kalabilmek içinde yapamayacağı hiçbir şey yoktur, her şeyi yapar. Yanındakini satar, sağında ki satar, solundakini satar. Teşkilatı kendinden menkul zanneden bir ruha sahiptir. .................... Güçlü Temad Güçlu Assubay sayfası Yazan .Sami Başkaya
Lütfen bekleyin...
SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
19/09/2017 at 7:10 AM
GAZİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN Saygıdeğer Arkadaşlarımız TBMM'nin, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'e ''Mareşal'' rütbesi ile ''Gazi'' unvanı verişinin 96.yıldönümü ve Gaziler Günü bugün törenlerle kutlanacaktır. Kahraman gazilerimizin, oluşan bedensel engellerinin yanında başta devletimizin mevzuatlarından kaynaklanan birçok sıkıntısı olduğunu biliyoruz. Gazilerimize öncelikle devletimizin yetkililerince gereken değer verilip insanca yaklaşılarak yaşadıkları bu sıkıntıları mutlaka ortadan kaldırılmalıdır. Bu sebeple Laik, Demokratik, Sosyal Hukuk Devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile kurtuluş, kuruluş ve devletimizin bekası uğrunda canlarını veren aziz şehitlerimizi ve Gazilik ünvanına ulaşan Kahraman Gazilerimizden aramızdan ayrılanlarına bir kez daha rahmet diler, Vatanımızın bölünmez bütünlüğü ve Uluslararası görevlerde ülkemiz adına canları pahasına görev yaparken bu yüce uğurda yaralanarak, yaşamları devam eden Gazilerimize ise şükran ve minnet duygularımızı ifade ediyoruz. Saygılarımızla. [URL=http://www.ataturkinkilaplari.com/it/19/]http://www.ataturkinkilaplari.com/it/19/[/URL]
Lütfen bekleyin...
Murat DEMİRKIRAN Murat DEMİRKIRAN
17/09/2017 at 10:43 AM
ASTSUBAYLAR ve AİLELERİ BİZ DE VARIZ DİYECEK... 1 Ekim Pazar günü saat 13.00'de İzmir As.Hst. yakını Evgi Düğün Salonunda toplanıp mesleğimizin sorunlarını ve çözüm yollarını konuşacağız.. Ege'de yaşayan bütün meslekdaşlarımın ve ailelerimizin zaman planlamasını şimdiden yapıp katılımını ÖNEMLE arz ederim
Lütfen bekleyin...
Mehmet Emin Atılgan Mehmet Emin Atılgan
07/09/2017 at 7:32 AM
Ersen Gürpınar abimin dünürü olan kendisini de bizzat tanımaktan onur duyduğum mümtaz insan Necip beyin hayatını kaybetmesinden derin üzüntü duyuyorum. Hayatını kaybeden Necip abime Tanrı'dan rahmet, Ersen abime, ailesine ve sevenlerine baş sağlığı ve sabır diliyorum,mekanı cennet olsun.
Lütfen bekleyin...
Ersen GÜRPINAR Ersen GÜRPINAR
06/09/2017 at 9:19 PM
Küçük kızım Pelin Baki'nin kayınpederi damadım Ersin Baki'nin sevgili babası eşsiz iyiliksever insan Necip BAKİ abimiz hakkın rahmetine kavuşmuştur. Kendisini bayramın 4ncü günü ebedi istirahatgahına uğurladık Ruhu şad mekanı cennet olsun . Not.Acımızı paylaşan tüm dostlarımıza sonsuz teşekkürler
Lütfen bekleyin...
Hakan Özdemir Hakan Özdemir
01/09/2017 at 4:18 PM
Merhaba,hayırlı bayramlar Sami Başkaya arkadaşın mesajını paylaşıp GÜNAYDIN diyerek onun uyandığını belirtmek istedim kendisi uyanmış gerçekleri dile getirmektedir tabiki hataları vardır bazı arkadaşlara özür borçludur ama başkaları gibi susmadı hala susanlar var menfaati gereği konuşmayanlar var yönetimi savunmaya devam edenler var onlara da bu yüzden İYİ UYKULAR dedim sürçi lisan ettiysem affola .. tekrar hayırlı bayramlar
Lütfen bekleyin...
Zeki Kentel Zeki Kentel
01/09/2017 at 2:42 PM
Bayramlar toplumda sosyalleşmenin doruk günleridir! Bayramlar asırların şekillendirdiği bir toplumda; dayanışma, barış ve sevgi duygularının en üst düzeye yükseldiği, kin, kırgınlık ve kavgaların sona erdiği, iç dünyamızı ışıtan, dostluk, barış ve neşe kaynağı kutlu günlerdir. Toplumsal neşelerin ve sevinçlerin tadına varıldığı, paylaşıldığı, toplumsal birlik ve dayanışma duygusunun pekiştirildiği ne güzel günlerdir bayramlar. Her toplumun, kendi inançlarına göre, kendine has bayramları olduğu gibi; İslâmın içinde yer almış Müslüman toplumda da varoluşundan bugüne bütün İslâm dünyasında kutlanan iki bayram vardır: Biri Kurban, diğeri de Ramazan Bayramıdır. İslâm, kendi toplumunu huzur ve sevincin zirvelerine tırmandıran kendine has özel günler tesbit etmiş ve tüm bağlılarını bu günlerde birbirleriyle kaynaştırmıştır. Dinimiz, her şeyde olduğu gibi bayram konusunda da orta yolu seçmiştir. Dejenere olmuş toplumlarda görülen bayram enflasyonu da, insan doğasına aykırı bayramsızlık da, fıtrat ve denge dini İslâm'da doğru görülmemiştir. İslâmî kardeşliğin, dayanışma ve huzurun perçinlendiği bu mübârek günler, müslümanların huzur, mutluluk, dostlarla dayanışma ve en büyük dost Allah’a yakınlaşma günleridir. Hz. Peygamber Mekke'den Medine'ye hicret ettiği zaman, Medinelilerin iki bayramı olduğunu öğrendi. Hz. Peygamber, bu günlerin bayram olarak devam etmesini kabul etmedi ve şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ size kutladığınız bu iki bayrama bedel olarak daha hayırlısını, Ramazan Bayramı ile Kurban bayramını lûtuf olarak vermiştir.” dedi. Ramazan bayramı, oruçla, nâfile namazlarla, infak ve ikramlarla Allah'a yaklaşan, sosyal dayanışma içinde zenginin fakirin haliyle hallendiği bir ortamın sonucunda hak edilen İlâhî bir armağandır. Ramazan Bayramı Ramazan'daki kulluk okulunun diploma törenidir. “Allahu ekber, Allahu ekber!” şeklinde yüksek sesle getirilen tekbirler de bu coşkunun dış âlemle paylaşılmasıdır. Bu özel namaz ve tekbirler, benzetme yerinde ise, Yaratıcı ile bayramlaşmadır. Namazdan, bu güzel randevudan sonra insanlar arası bayram başlar. Önce aile, sonra akrabalar ve daha sonra bütün müslümanlar birbiriyle bayramlaşır; sesli tekbirler şeklindeki sloganlar da tabiattaki diğer varlıklarla bayramlaşma, onlarla selâmlaşmadır. Namazsız, ibâdetsiz bayram olmaz. Bayramlar Allah'a yakınlık ve kulluk zamanlarıdır. Her iki bayramda bayram namazı kılınmadan bayram başlamaz. Hac'da, önce şeytan taşlanır, sonra bayram başlar. Şeytanı mağlup etmeden, şeytanlara taş atmadan mü'min bayram yapmaz. Bayramın ilânı çokça ve yüksek sesli tekbirlerle olur. Allah'ın en büyük olduğu, O'nun dışındaki şeylerin çok da önemli olmadığı ilân edilir bayramlarda. Bayram günleri, yeme içme ve Allah'ı anma günleridir. Sevincin en yüksek doza çıktığı bu günlerde ölüm ve ölüler de unutulmaz. Diğer âlemde yaşayan akrabalarda anılır. Bayramlar (sıla-i rahmin) uzak akraba ziyareti şeklinde yaşayan dostlarla beraberlik, birliktelik güçlenir. Bayram günlerinde çeşitli eziyetlerle, zillet içinde yaşayan dünya coğrafyasındaki günümüzün Müslümanları da hatırlamalıyız. Esas bayram, gerçek bayram; İslâm'ın her şeyimize, bireysel, sosyal ve siyasal hayatımıza hâkim olmasıyla gerçekleşecektir. Bayramlar Allah'a kulluğun bir sonucudur. Tüm vücuduna ve nefsinin arzularına oruç tutturan ve kendini Allah'a adayıp nefsini ve sevdiklerini kurban edebilenlere Allah'ın birer lütfudur Ramazan ve Kurban Bayramları. Bu anlayıştan uzak yaşayanlar olsa olsa Şeker ve Et Bayramı kutlarlar. Bayramlar, sadece bir sevinç günü değildir. Aynı zamanda şükür, zikir, diğer müslümanları hatırlama, muhâsebe ve derlenip toparlanma günleridir. Gönül arzu ederdi ki, bayrama İslâm dünyasının gülen yüzü ile girelim ve sevinip bayram yapmaya hak kazanalım. Her çeşit aşırılık dinimizde yasaklanmıştır. Allah’ın müslümanlara ihsan ettiği bayramları kabul etmemek, o günleri diğer günlerden farksız görmek dinin asla onaylayacağı bir durm değildir. Bayramı çılgınca eğlenip Allah’a isyan ederek geçirmek bayramın ruhu ile bağdaşmaz. Allah’ın bayram yapmamızı istediği günleri kabul etmemek de bir isyandır. Bayramlarda sevinçli olduğunu açıkça ortaya koymak İslâm'ın temel ilkelerindendir. Akıp giden sosyal hayatın monotonluğu bayramlarla kırılarak akraba, eş ve dostlar ziyaret edilmekte, fakirler hatırlanmakta, yetimler sevindirilmekte, küsler barıştırılmakta, Allah’a daha fazla yakın olunmaktadır. Bayramlar sadece yemek, içmek ve tatil yapmaktan ibaret değildir. Bu gerçeği göz ardı edip cemiyet hayatını düzenleyen ve aradaki uçurumları kaldıran böyle bayramlarda, tatil bahanesiyle toplumdan kaçarak bir deniz kenarında ya da lüks bir otelde vakit öldürmek, her şeyden önce bu bayramların faziletinden, güzelliğinden ve sevabından mahrum kalmaktır. Bu bayramlar İslâm'ın vakar ve kişiliğini, olgunluk ve yüceliğini gösteren kurumlardır. Bu gerçeği görmek için, Güney Amerika karnavalları ile Avrupa'nın faşinglerini ve yılbaşı/noel bayramlarını, İslâm'ın bayramları ile karşılaştırmak yeterlidir. İslam dini, sosyal ve ahlaki değerler ile insanların eşitliği fikrini, diğer beşeri öğretiler gibi sadece söz ile savunmakla kalmamış, insanların bu değerleri özümsemesi için bir takım eğitici uygulamalar ve yaptırımlar koymuştur. İslâmî bayramlar, arkasında tatlı hatıralar, yetim ve kimsesizlerle, fakirlerin mutluluk gözyaşlarını bırakırken; yukarıda saydığımız diğer milletlerin bayramları, arkalarında sadece sefâlet, içki kokusu, yollarda metrelerle ölçülen pislik ve çöp, hepsinden de vahşisi içki ve alkolün sebep olduğu nice ıstıraplar ve ölüler bırakmaktadır. Bayram günlerini eş-dost, hısım-akraba ziyaretleşmeleri yerine; tanıdıklardan uzaklaşma ve nefsi yönde eğlenceyi tercih etme çok yanlıştır. Bayram vesilesiyle evden uzaklaşıp tatil ve eğlence yerlerine gidilmesi, bayram yapmak adına bayram rûhundan kaçmaktır. "Para benim, bayram benim; dilediğim yerde istediğim gibi bayram geçiririm; kim ne karışır?" demeye hiçbir müslümanın hakkı yoktur. Çünkü para ve her türlü mülk Allah'ın, bayram da İslâm'ın. Sen de müslümansın. İslâmî örfe ters; misafirperverlik anlayışını yok eden; komşu, akraba, dost ilişki ve dayanışmalarını öldüren; fakir-zengin kaynaşmasını engelleyen, nefsin arzu ve isteklerinin ön plana çıkartılıp uygulandığı bir bayram anlayışı, hayatımız ve toplumsal huzurumuz için, nesillerimiz ve ahlâkımız açısından tehlike işaretidir. Özellikle çocuklar ve gençler bayram harçlıklarını gayr-ı meşrû yerlerde harcamamalı, her türlü haram eğlence ve oyunlardan kaçınmalıdır. Müslümanca sevinip eğlenmesini bilemeyenler, sevinçlerinin yarın sonsuz üzüntüye dönüşebileceğini hatırdan çıkarmamalıdır. Bayramlar, bizi Allah’tan uzaklaştıran değil; Allah’a yaklaştıran günler olmalıdır. İnsan, Allah’a ne kadar itaat ve ibâdetle yaklaşıyorsa o oranda bayram yapmaya hakkı olur. Bir ay tutulan orucun, bu ayda verilen fıtre ve zekâtların, teravih gibi ekstra namazların, yani çeşitli ibâdetlerin yapılmasının sonunda Ramazan bayramı yapılır. Kurban kelimesi, kurbiyet; Allah’a yaklaştıran ibâdet anlamına gelir. Kurban; en değerli varlıklarımızı İbrâhim gibi gözünü kırpmadan Allah yolunda fedâ etmenin; gerektiğinde de İsmâil gibi kendi canımızı hiç çekinmeden O’nun için verebilmenin sembolüdür. Bayram, namaz kılınarak başlar, bu günde fazladan tekbirler vardır. Namazdan, ibâdetten kopuk bir bayram anlayışı dinimizde yoktur. Allah’ın anılmadan geçirilen günler bayram değildir. Dünyanın çeşitli yerlerinde müslüman kanı akar, din kardeşlerimize maddî ve mânevî her çeşit zulüm uygulanırken, İslâm dışı ortam ve yapılar kişileri Allah'tan koparmaya ve dünyevîleştirmeye çabalarken, bardağın dolu kısmını gösteren bayramlar da olmasa teselli kaynaklarımız iyice kuruyacaktır. Gerçek bayramlara ulaşmak dileğiyle Kurban Bayramınız mubârek olsun! Bayramlar toplumda sosyalleşmenin doruk günleridir!
Lütfen bekleyin...
Hakan Özdemir Hakan Özdemir
30/08/2017 at 1:16 PM
SAMİ BAŞKAYAYA GÜNAYDIN TEMAD YÖNETİMİNE İYİ UYKULAR Değerli Arkadaşlarım, Hiç şüphe yokki, yukarıda bahsettiğim olayların tamamı, Astsubay ‘ ları çirkin oyunlarına alet etmek isteyen vatan millet düşmanlarının tezgahıydı. Astsubay ‘ lar kendileri üzerinden TSK ‘ ne yapılacak operasyona asla izin vermedi. Hatırlarsınız daha neler oldu neler ? Hak mücadelemize, bunların ardında cemaat var diye dedikodu çıkardılar. Üç kuruş için gazete gazete dolaşıyorlar diye mücadelemizi küçültmeye kalktılar. İtibarsızlaştırmak için her türlü çirkinliği yaptılar. Ama biz Assubaylar oyuna gelmediğimiz gibi, inadına oyunları bozduk. Amma velakin, tüm yukarıda yazdıklarım olmamış, bunlar oyun değilmişcesine, adeta tüm bunları bi bakıma tekzip edercesine, 15 Temmuz alçaklığından kısa süre sonra, geçen beş yılda bu konularda tek satır laf etmemiş olan, TEMAD Genel Başkanı Sn. Ahmet KESER çıktı, Astsubay ‘ ların % 40 ‘ ı FETÖ ‘ cü dedi. Buyrun burdan yakın.. ! Dava Arkadaşlarıma Selamlarımla.. SAMİ BAŞKAYA
Lütfen bekleyin...
SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
29/08/2017 at 10:54 PM
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI'MIZ KUTLU OLSUN. ORDU YOK DEDİLER KURULUR DEDİ PARA YOK DEDİLER BULUNUR DEDİ DÜŞMAN ÇOK DEDİLER YENİLİR DEDİ M.K.ATATÜRK Saygıdeğer Üyelerimiz İtilaf Devletleri tarafından son dönemlerinde bütün orduları dağıtılan, işgal edilen ve tersanelerine girilen "hasta adam" ismi verilen Osmanlı Devleti'ne 1'ci Dünya Savaşı sonunda Mondros Ateşkes Antlaşması'nı ( 30 Ekim-1918 ) imzalatan işgalci İtilaf Devletleri son bir darbe daha vurmak için dayatma ile imzalattırdıkları, sözde barış antlaşması adı verilen Sevr Antlaşması'ndan ( 10 Ağustos-1920 ) sonra amaçlarına kesin olarak ulaştıklarını sanan emperyalist güçlerin yaptıkları işgale, daha önce karşı gelerek, Kurtuluş Savaşı'nı başlatan ;Amasya,Erzurum ve Sivas Kongrelerinde alınan kararlardan sonra "ya istiklal ya ölüm, hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır,o satıh bütün vatandır" diyerek düşmana hak ettiği dersi veren Gazi Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Türk Ordusu, 26 Ağustos'ta işgal kuvvetlerine karşı Büyük Taarruz'u (Başkomutanlık Meydan Muharebesi) başlatmış ve 30 Ağustos günü de kesin bir zafere imza atmıştır. Bu kesin ZAFER bu günkü Türkiye Cumhuriyeti'mizin kurulması için bir maya oluşturmuş, 24 Temmuz 1923 tarihinde ise İtilaf Devletleri ile LOZAN Barış Antlaşması imzalanarak bu zafer taçlandırılmış ve kısa bir süre sonra ise 29 Ekim 1923'te Laik,Demokratik Cumhuriyet'imiz kurulmuştur. Bu gün ülke olarak 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 95'inci yıl dönümünü her şeye rağmen coşkuyla kutluyoruz. 30 Ağustos Zaferin Türk Milletinin yüreğindedir ATAM,tükenmez... Ülkemizi düşman çizmelerinden kurtarıp gençlere emanet eden Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile silah arkadaşlarını ve ülkemizin kurulduğu günden bu güne kadar bölünmez bütünlüğü, üniter devlet yapımızın korunmasında ve müdafaasında canlarını veren aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz, gazilerimize ise şükranlarımızı sunuyoruz. Saygılarımızla. Not:Yazımıza kaynak oluşturan aşağıdaki link,Atatürk ve Cumhuriyet tarihimize ışık tutan bilgilerin yanında, Büyük Taarruz ile ilgili de daha geniş bilgi içermektedir. [URL=http://www.ataturkinkilaplari.com/it/14/buyu k-taaruza-hazirlik-ve-buyuk-taaruz.html]http://www.ataturkinkilaplari.com/it/14/buyu k-taaruza-hazirlik-ve-buyuk-taaruz.html[/URL]
Lütfen bekleyin...
Ersen GÜRPINAR Ersen GÜRPINAR
27/08/2017 at 8:04 AM
ZAFER HAFTASI KUTLU OLSUN Dün ülkemizin kurtuluşu adına verilen İstiklal savaşının sonuca ulaştığı ZAFER HAFTASI'ın yıldönümü idi; Ama basında yeterli yer almadı yazıklar olsun Atatürk'ün askeri dehası sonucu Sincan ovasında yeni işgal planları yapan düşmana hiç tahmin etmediği bir noktadan (KOCATEPE) Türk ordusu taaruzu başlatılarak dünyanın şaşkın bakışları altında zafere doğru koşmuşlardır, Şehitlerimize minnettarız; Bu bakımdan Müslümanların kabesi Mekke gibi Türklerin kabesi KOCATEPE'dir Ruhun şad olsun aziz atam
Lütfen bekleyin...
Ersen Gürpınar Ersen Gürpınar
25/08/2017 at 8:07 AM
Assubay onur mücadelesini kişisel çıkarlarına alet edenlere yaptığımız eleştirilere tahammül edemeyen görevden tanıdığımız birine yaslanmadan ayakta duramayan nemacı yalakaların hergün yeni bir hakaret ve iftirasına maruz kalıyoruz; elbette bunların attığı çamur bize yapışmıyor ama onların eli kirli kalıyor ve bunların menfaat çatışmaları bizim haklılığımızın bir belgesi oluyor. Facebook 2 yıl önce bugün yaptığımız bir paylaşımı bize hatırlatmış biz de sizlere hatırlatıyoruz, bunlara rağmen biz haklı davamızda başarıyı onlar da bunun ayıbını yaşayacaklardır. Saygılarımla. x x x x Mücadeleyi kişisel ego ve çıkarlarına alet eden ellerindeki çamuru aldıkları talimatla gerçekleri dile getirenlere atmaya çalışan görevden tanıdığımız yalaka takımına Cumhuriyet tarihinin ilk ASSUBAY HAKSIZLIKLARINI PROTESTO yürüşünü gerçekleştiren mücadele gönüllüsü Tuncer KÜÇÜK'ün açıklaması onların onursuzluğunun belgesidir.Onurun haysiyetin kırıntısı varsa utanırlar Tuncer Küçük 25 Ağustos 2015 ONUR YÜRÜYÜŞÜNE GÖLGE DÜŞÜRENLER Değerli meslekdaşlarım ben haksızlıklara isyanımı dile getirmek için AMASYA-ANKARA protesto yürüyüşü ile sesimizi duyurmak istedim Yürüyüş tarihinde aniden değişen hava koşulları ve sağlık durumum Nedeniyle yürüyüşü erteledim bilahare EKİM 2009 Tarihinde MERZİFON- ANKARA 320 km. protesto yürüyüşünü gerçekleştirme kararını aldım. Zamanın TEMAD yönetimi benimle ilgilenmesi yürüyüşümü www.emekliassubaylar.org Sitesi yönetimi ve Sn.Ersen Gürpınar ağabeyin organizasyonu meslekdaşlarımın desteği İle gerçekleştirip finali TEMAD’ımızın kuruluş yıldönümü on 17 EKİM de Ankarada bitirdim. Basında büyük ses getirdi ama ne yazıkki içimizdeki birilerine her zaman yaranmakla proğramlı yalaka tipler bu yürüyüşte yapılan tüm harcamaları katkı sunan fedakar meslekdaşlarımıza belgeleri ile sunmalarına rağmen SUNGURLU Mavi Ocak SHELL tesislerindeki konaklama ve yemek Bedelimin 120 TL tutarındaki faturası SHELL olarak kesildiği için yürüyüş boyunca bana eskortluk eden ANKARA PLATFORMU’na Benzin parası ödendi şeklinde kara propoğanda ile Ankara Platformunun takdir edilecek gayretlerine gölge Düşürmek ve Ersen Gürpınar’ı yıpratmayı amaçlamışlardır. Ersen Gürpınar’ın bu mücadeleye destekleri meslekdaşlarımızn malumudur, O elinin kirini kürmek isteyenlerin Vicdanları rahatsız eden iftiraları ile yıpratılmaz Meslekdaşlarıma saygı ile duyururum https://www.facebook.com/tuncer.kucuk.1?fref=ts
Lütfen bekleyin...
Ufuk ERCAN Ufuk ERCAN
12/08/2017 at 9:34 AM
SUÇSUZ MASUM ASTSUBAY KURSİYERLERİ RÜTBELERİNİ İSTİYORLAR Bizler; Kara Kuvvetleri Komutanlığının, 2015 yılı içerisinde “Muvazzaf Astsubay” temini için üniversitelerin lisans ve Ön lisans bölümlerinden (sivil kaynaktan) temin faaliyetine başlanan, yazılı sınav, spor, sözlü mülakat ve güvenlik soruşturmasından başarıyla geçip temini tamamlanan; 2016 Şubat ayı ile eğitime başlamış, 26.08.2016 tarihinde kursunu başarıyla bitirmiş Astsubay Temel Askerlik ve Astsubay Anlayışı Kazandırma Kursu ( ASTTASAK ) mezunu yaklaşık 1000 “Muvazzaf Astsubay Kursiyeri” kişileri olarak, 15 Temmuz darbe girişimi ardından OHAL kapsamında çıkarılan hiçbir kanun hükmünde kararnamede bizimle ilgili hiçbir madde geçmemesine rağmen görmezden gelinerek mağdur edildik. Askeri öğrencilerden farklı bir statüde bulunan dış kaynaktan temin edilen biz “kursiyer astsubaylar”; 669.khk da ismi geçen "askeri öğrenci" ibaresi bizim açımızdan herhangi bir durum teşkil etmediği için kursumuzun tamamını başarı ile bitirmiş 26.08.2016 tarihinde kursta geçirdiğimiz süreyi gösteren bir belge ve idari izin belgemizle izne yollanmış bulunmaktayız. Durumumuzun belirsizliği kesin olarak çözüme kavuşturulana kadar geçecek sürede izinli sayılmamız gerektiği Eğitim ve Doktrin Okullar Komutanlığınca çıkarılan emirle bize tebliğ edilmiştir. İzinli olduğumuz bu süreçte; maaşlarımızı alamadık, sağlık güvencemiz iptal edildiği için hiçbir sağlık kuruluşundan yararlanamadık, bununla birlikte birçoğumuz altı aylık kursumuza katılmak için işlerimizden ayrılarak işsiz kalmış bulunmaktayız. Aramızda evli ve çocuğu olan kursiyerlerde dahil olmak üzere mağdur edilmiş bir halde beklemekteyiz. Kurs süresince; intibak eğitimi, temel askerlik eğitimi, astsubay anlayışı kazandırma eğitimi, akademik yazılı sınavlar ve tim kısım komutanlığı eğitimi süreçlerinden başarıyla geçmiş ve astsubay naspedilmek için herhangi bir engelimizin olmadığına karar verilmiştir. Kurs sürecimizin başladığı tarihin 17-25 Aralık olaylarının ardından olması, paralel devlet yapılanmasının bir terör örgütü olarak anılmaya başlamış olması ve biz kursiyerlerin güvenlik ve arşiv araştırmasında bu hususa dikkat edilerek yapıldığı göz önünde bulundurulursa bu durum bizim suçsuz yere mağdur edildiğimizin en büyük kanıtı niteliğindedir. Gerek yakın zamanda güvenlik araştırmamızın yapılması gerekse askeri öğrenci değil, sivil kaynaktan temin edilen kursiyer olmamız, kurs sürecimizi bitirmiş ve hakkımızda hiçbir kanun hükmünde kararnamede söz edilmemiş olması yetkililerin bizi görmezden geldiğini ve mağduriyetimizin katlanarak devam etmesine neden olduklarını göstermektedir. Bizimle aynı statüde bulunan sivil kaynaklı Jandarma Astsubay Temel Kursu (JATEK) bizimle bir elemelerden geçmiş, daha erken kursa başlayıp bizden önce nasıp almıştır ve görevlerine başlamıştır. Gene sivil kaynaklı olarak bizler gibi 2015-2016 yıllarında temin edilen kursiyer polisler de (POMEM, PÖH, PAEM) görevlerine başlamışlardır. Ancak bizlerin; 29.08.2016 tarihinde nasıp almamız gerekirken, hiçbir gerekçe gösterilmeden idari izne çıkarıldıktan iki ay sonra, 29.10.2016 tarihinde çıkarılan 675. kanun hükmünde kararnamenin 6. maddesine göre ilişiğimizin kesildiği tarafımıza bildirilmiştir. Suçsuz yere ilişiğimizin kesilişi bizi derinden etkilemiştir. Aynı zamanda birçoğumuz astsubay olacağımızı kesin olarak gördüğümüz için KPSS ve benzeri sınavlara giremedik. Bu dönemlerde yapılan askeri sınavlara başvurularımız ise (dış kaynaktan temin Kara Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri, Sahil Güvenlik ve Jandarma Genel Komutanlığı) haksız bir şekilde reddedilmiştir. Bizi mağdur eden diğer bir ciddi durum ise 675. KHK ile işlemlerimizin iptal edilmesine rağmen, bizlerin e-devlet sigorta dökümünde “669. KHK askeri öğrencilikten ayırma” ibaresi bulunduğundan hiçbir devlet memurluğuna, sözleşmeli veya kadrolu olarak girmeye hak kazansak bile alınmamamız; alınsak bile bir süre sonra çıkarılmamızdır. 2016 ASTTASAK kursunu bitirip Kara Kuvvetleri ile ilişiği kesilen bizlerden, 2017 POMEM’ e girmeye hak kazanıp henüz eğitimde iken bu ibare ile kurumdan çıkarılan devrelerimiz bunun resmi ve somut kanıtıdır. Hiçbir suçumuz yokken ve olaylara karışmadığımız anlaşılmasına rağmen “vatan haini” olarak görünmemiz bizi üzmektedir. Bu yaşananlar aynı zamanda hukuk devleti yapısına aykırı olup, vatandaşların devlete olan güvenini sarsar niteliktedir. Tüm bu konularda ve mağduriyetimiz hakkında Milli Savunma Bakanlığı başta olmak üzere başvurduğumuz, bilgi almaya çalıştığımız kurumlardan hiçbir “net” bilgi edinemedik. Geçerli kanun hükmünde kararnamenin (675. khk-6.mad.) incelenip tekrar detaylı güvenlik soruşturmasına tabi tutulup hakkıyla bu süreci tamamlayan kursiyerlerin nasıp alması ve göreve başlaması tek isteğimizdir. Mağduriyetimizin siz değerli devlet büyüklerimiz tarafından duyulacağına ve mağduriyetimizin giderileceğine inanıyoruz. Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. NOT: OHAL KOMİSYONU Bizleri kapsamıyor sadece ihraç olanlar için yapılmış bir uygulama Lütfen bizim sesimiz olun bizi FETÖ YE KURBAN VERMEYİN YÖNETİCİ NOTU : FETÖ yıllardır TSK ve devlet kadrolarında yuvalandı, yuvalandırıldı ve tüm ülkemizde bildiğiniz gibi,bir çok kişi haksızca bir yerlere getirilirken hak edenler dışlandı. 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra ise OHAL kararnameleri ile hainler temizlenmeye çalışılsa da halen bu kızıl arıların bir çoğu etkin yerlerde kendilerini gizledikleri bilinmektedir; Bunun yanı sıra kararnamelerle bir çok kişi de haksızca mağdur durumda olduğunu çevremizden basından öğreniyoruz. Adaletin gerçekleşmesi dileklerimizle ...
Lütfen bekleyin...
Oktay İPEK Oktay İPEK
06/08/2017 at 8:21 PM
TSK KURMAYLIK SİSTEMİ DEĞİŞTİ Türk Silahlı Kuvvetleri'nde kurmaylık sisteminin değiştirilmesi için çalışma başlatıldı. Yeni sistem, kurmay olabilmek için 2 kademeli bir eğitim alınmasını öngörüyor. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) görevli kurmay subayların yüzde 59'u ihraç edildi. Silahlı kuvvetlerdeki bin 894 kurmay subaydan bin 119'unun ihraç edilmesinin ardından kurmay subaylık sisteminde değişikliğe gidildi. FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi öncesi TSK'da görevde olan bin 894 kurmay subaydan bin 119'u ihraç edildi. TSK'daki kurmay subayların yüzde 59'unun silahlı kuvvetlerle bağı kesilirken en fazla ihraç edilen kurmay subay Kara Kuvvetleri Komutanlığından oldu. İlişiği kesilen kurmay subayların yüzde 55'i Kara Kuvvetleri Komutanlığı, yüzde 26'sı Hava Kuvvetleri Komutanlığı, yüzde 19'u Deniz Kuvvetleri Komutanlığı mensubuydu. Kara Kuvvetleri Komutanlığındaki 921 kurmay subayın 617'si ihraç edilirken, komutanlıkta ihraç edilen kurmay subay oranı yüzde 67 oldu. Hava Kuvvetleri Komutanlığında ise 545 kurmay subaydan 295'i ihraç edildi. Hava Kuvvetleri Komutanlığındaki kurmay subayların ihraç oranı yüzde 55 olarak belirlendi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığında ihraç edilen kurmay subay oranı yüzde 48 oldu. Deniz Kuvvetlerinde görev yapan 428 kurmay subaydan 207'sinin kuvvet komutanlığıyla bağı kesildi. KURMAYLIK SİSTEMİ DEĞİŞTİ Yaşananların ardından kurmaylık sistemi yeniden ele alındı. Detaylı araştırmaların ardından gerekli idari tedbirlerin alınması planlandı. Bu kapsamda Milli Savunma Üniversitesince yapılan çalışmalarda sona gelindi. Yeni düzenlemeyle kurmay sisteminde önemli değişikliklere gidildi. Kurmaylık eğitimleri için Kara, Hava, Deniz Harp Enstitüleri görevlendirilecek. Yeni sistemle kurmaylık uygulaması tabana yayılacak, kademeli ve performans odaklı olacak. Yeni kurmaylık sisteminin iki kademeden oluşması planlanıyor. Bunlardan birini Karargah Subaylığı Eğitimi, diğerini Komuta ve Kurmay Eğitiminin oluşturması hedefleniyor. Karargah Subaylığı Eğitimine TSK'da 6. yılını bitirmiş ve 23. hizmet yılını aşmamış subayların başvurabilmesi hedefleniyor. Böylelikle kurmay subay uygulaması tabana yayılabilecek. Bu eğitimi başarıyla tamamlayan subaylara bir yıl kıdem ile Komuta ve Kurmay Eğitimi Giriş Sınavı'na katılma hakkı tanınacak. Bu sınavı başaranlar daha sonra komuta ve kurmay eğitimini alacak. Eğitimlerini başarıyla tamamlayanlar kurmay olmaya hak kazanırken bu subaylara yüksek lisans diploması ve bir yıl kıdem verilecek. KURMAYLIK SORULARININ SIZDIRILMASI, KOMİSYON RAPORUNA GİRMİŞTİ TBMM FETÖ'nün Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu raporunda, kurmaylık sınavı sorularının önceden kendilerine verilmesiyle FETÖ mensuplarının hızla üst rütbelere tırmandıkları ve emir subaylığı, özel kalem müdürlüğü, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığı gibi stratejik görevlerde yer almaya başladıkları, TSK'nın üst yönetiminde örgüt mensuplarına yer açmak maksadıyla 2008 yılından itibaren soruşturma ve davalar açıldığı, böylelikle örgütten olmayan albay ve general kadrosundaki kişilerin tasfiyesinin sağlandığının anlaşıldığı belirtilmişti. Darbe girişiminde görev aldıktan sonra tutuklanan ve TSK'dan ihraç edilen, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin önünü bombalayan pilot Müslim M, ek ifadesinde FETÖ ile nasıl tanıştığını anlatmış, kurmaylık sınavları sorularının kendisine önceden verildiğini ve bu sayede sınavı kazandığını itiraf etmişti. Darbe girişimi sırasında 66. Mekanize Piyade Tugayı Topkule Kışlası'nda görevli olan, darbe günü bazı siyasileri ve bürokratları gözaltına almakla görevli eski Kurmay Yüzbaşı Özkan Ö. de savcılık sorgusunda, 2013 yılında ikinci kez girdiği kurmaylık sınavı öncesi yemin ettirilerek kendisine sınavda çıkan soruların gösterildiğini anlatmıştı. KAYNAK :http://www.hurriyet.com.tr/tskda-kurmaylik-sistemi-degisti-40542199 NOT. ABD ve Nato ordularında liyakata dayalı terfi imkanı varken ne yazıkki TSK subaylar dışında kalanların önyargılarla terfi imkanları yok denecek kadar azdır; Güçlü ordu sayılarla değil donanımlı personeli ile mümkündür umarız ordumuzun yeniden yapılandığı bu dönemde adaletsizlik ve önyargılar sona erer.
Lütfen bekleyin...
SİTE VE GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ SİTE VE GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
03/08/2017 at 6:56 AM
YÜKSEK ASKERİ ŞURA (YAŞ) KARARLARI Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısı Çankaya Köşkü'nde Başbakan Yıldırım başkanlığında yapıldı. Toplantı sonrası yapılan açıklamaya göre 30 Ağustos 2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere; 6 general ve amiral bir üst rütbeye yükseltildi. 61 albay, general/amiralliğe yükseltildi. 8 general/amiralin görev süresi bir yıl, 168 albayın görev süresi ise iki yıl uzatıldı. Rütbe bekleme süresini dolduran 28 general/amiral ile 107 albay "kadrosuzluk"; 1 amiral ise yaş haddini doldurması nedeniyle 1 Eylül 2017 tarihinden itibaren emekliye sevk edildi. İşte isim isim tam liste Yeni komuta kademesine kim nereye atandı sorusu merak ediliyor. Kara Kuvvetleri Komutanlığına Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler, Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Koramiral Adnan Özbal ve Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz'ün getirilmesine ilişkin atama kararları ile Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararları gereği bir üst rütbeye terfi ettirilen komutanların listesi Resmi Gazete'de yayımlandı. Resmi Gazete'de yer alan Milli Savunma Bakanlığına ait atama kararlarına göre, Kara Kuvvetleri Komutanlığına Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler, Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral Adnan Özbal, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz atandı. Bu arada rütbe bekleme süresini tamamlayan Orgeneral Ümit Dündar'ın görev süresi 1 yıl uzatılırken, Hava Eğitim Komutanı Korgeneral Atilla Gülan'ın Orgeneralliğe terfi ettirilerek Muharip Hava Kuvveti Komutanı olarak atanması uygun görüldü. Kuvvet komutanlıklarındaki 4 general, 2 amiral ve 61 albayın terfi listesi YAŞ kararları gereği 30 Ağustos 2017'ten geçerli olmak üzere bir üst rütbeye terfi ettirilen komutanların listesi de Resmi Gazete'de yer aldı. Kararda "Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 30, 34, 38, 47, 49 ve 54’üncü maddeleri gereğince, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığına mensup 4 general, 2 amiral ve 61 albayın, 30 Ağustos 2017'den geçerli olarak bir üst rütbeye terfi ettirilmeleri uygun görülmüştür" ifadelerine yer verildi. Kara Kuvvetleri Komutanlığının general terfi listesi şöyle: "Tuğgeneral Metin Tokel Tümgeneralliğe, Kurmay Albay Muammer Alper Tuğgeneralliğe, Kurmay Albay Altan Er Tuğgeneralliğe, Kurmay Albay İsmail Şanlı Tuğgeneralliğe, Kurmay Albay Zorlu Topaloğlu Tuğgeneralliğe, Kurmay Albay Rasim Yıldız Tuğgeneralliğe, Kurmay Albay Mehmet Özeren Tuğgeneralliğe, Kurmay Albay Özkan Ulutaş Tuğgeneralliğe, Kurmay Albay Selçuk Yavuz Tuğgeneralliğe, Kurmay Albay Sami Yüksel Tuğgeneralliğe, Kurmay Albay Mahmut Altun Tuğgeneralliğe, Kurmay Albay Tuncay Altuğ Tuğgeneralliğe, Kurmay Albay Mustafa Erkal Kuzuoğlu Tuğgeneralliğe, Kurmay Albay Ersin Kaya Tuğgeneralliğe, Kurmay Albay Taner Uysal Tuğgeneralliğe, Kurmay Albay Taner Sağıroğlu Tuğgeneralliğe, Kurmay Albay Özdemir Şan Tuğgeneralliğe, Kurmay Albay Alper Eser Tuğgeneralliğe, Piyade Albay Mehmet Kip Tuğgeneralliğe, Piyade Albay Tamer Atay Tuğgeneralliğe, Piyade Albay Davut Ala Tuğgeneralliğe, Piyade Albay Hakan Öztekin Tuğgeneralliğe, Piyade Albay Kemal Kırış Tuğgeneralliğe, Piyade Albay Aydoğan Budakçı Tuğgeneralliğe, Piyade Albay Hakan Yiğittürk Tuğgeneralliğe, Piyade Albay Mustafa Barut Tuğgeneralliğe, Piyade Albay Ersin Altay Tuğgeneralliğe, Tank Albay Engin Candaş Tuğgeneralliğe, Tank Albay Uğur Bülend Acarbay Tuğgeneralliğe, Topçu Albay Sebahattin Türker Tuğgeneralliğe, Topçu Albay Ahmet İbiş Tuğgeneralliğe, Kara Havacı Albay Osman Dirmencioğlu Tuğgeneralliğe, İstihkam Albay Mehmet Rifat Alkan Tuğgeneralliğe, Muhabere Albay Zafer Yaşar Celep Tuğgeneralliğe, Ulaştırma Albay Nurettin Kutluyuva Tuğgeneralliğe, Bakım Albay İsmail Amanvermez Tuğgeneralliğe, Mühendis Albay Osman Alp Tuğgeneralliğe, Maliye Albay Ahmet Yüzbaşıoğulları Tuğgeneralliğe." Deniz Kuvvetleri Komutanlığı amiral terfi listesi şöyle sıralandı: "Tuğamiral Tayyar Ertem Tümamiralliğe, Tuğamiral Kadir Yıldız Tümamiralliğe, Kurmay Albay Ayhan Türker Koçpınar Tuğamiralliğe, Kurmay Albay Yalçın Özkütük Tuğamiralliğe, Kurmay Albay Ayhan Gedik Tuğamiralliğe, Kurmay Albay Şafak Duruer Tuğamiralliğe, Kurmay Albay Yavuz Kılıç Tuğamiralliğe, Kurmay Albay Aykut Manioğlu Tuğamiralliğe, Kurmay Albay İlker Özkan Tuğamiralliğe, Kurmay Albay Mustafa Kaya Tuğamiralliğe, Kurmay Albay Mehmet Cem Okyay Tuğamiralliğe, Kurmay Albay Hakan Ercan Tuğamiralliğe, Deniz Albay Taner Gül Tuğamiralliğe, Deniz İkmal Albay Fikret Esin Tuğamiralliğe, Deniz Mühendis Albay Recep Erdinç Yetkin Tuğamiralliğe, Deniz Mühendis Albay Mehmet Sarı Tuğamiralliğe.” Hava Kuvvetleri Komutanlığı general terfi listesi ise şöyle: "Korgeneral Atilla Gülan Orgeneralliğe, Tümgeneral Mehmet Özlü Korgeneralliğe, Tuğgeneral Reha Ufuk Er Tümgeneralliğe, Pilot Kurmay Albay Oğuz Okuyucu Tuğgeneralliğe, Pilot Kurmay Albay Yaşar Kadıoğlu Tuğgeneralliğe, Pilot Kurmay Albay Fidan Yüksel Tuğgeneralliğe, Pilot Kurmay Albay Özkan Edip Akgülay Tuğgeneralliğe, Hava Piyade Kurmay Albay Necati Gündüz Tuğgeneralliğe, Hava SS Albay Coşkun Uçarcılar Tuğgeneralliğe, Hava Kont. Albay Bekir Erdal Özgenç Tuğgeneralliğe, Hava İsth. Albay Bülent Çetin Tuğgeneralliğe, Hava UCB Albay Gürhan Ergülhan Tuğgeneralliğe, Hava İkm. Albay Sadık Uygur Tuğgeneralliğe.” YAŞ toplantısı bitti! Başbakan Binali Yıldırım başkanlığındaki YAŞ toplantısı 4 saat sürdü. Toplantıda Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanlıkları değişti. Milli Savunma Bakanlığı tarafından, bir üst rütbeye yükseltilen ve görev süresi uzatılan askerlere ilişkin detaylar paylaşıldı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, kuvvet komutanlıklarındaki değişiklikleri açıkladı. İşte 2017 Yüksek Askeri Şura-YAŞ kararları ve atamaların listesi... Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında Çankaya Köşkü'nde toplanan Yüksek Askeri Şura, sona erdi. Toplantı 4 saat sürdü. Toplantıda Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanları değişti. CUMHURBAŞKANI ONAYLADI DHA'nın haberine göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) Kararlarını onayladı. CUMHURBAŞKANLIĞI SÖZCÜSÜ İBRAHİM KALIN'DAN AÇIKLAMA Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Kara Kuvvetleri Komutanlığına Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler'in, Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Koramiral Adnan Özbal'ın, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz'ün atandığını bildirdi. Kalın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlediği basın toplantısında, Yüksek Askeri Şura Olağan Toplantısı'nda Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general, amiral ve albaylardan bir üst rütbeye yükseltilecekler, görev süresi uzatılacaklar, kadrosuzluk ve yaş haddinden emeliye sevk edileceklerin durumlarının görüşülerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla karara bağlandığını belirtti.
Lütfen bekleyin...
SİTE VE GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ SİTE VE GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
23/07/2017 at 10:01 PM
24 TEMMUZ 1923 LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASININ 94. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN Bu antlaşma, Türk Ulusuna karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış, büyük bir yok etme eyleminin yıkılışını bildirir bir belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasal zafer yapıtıdır! Mustafa Kemal ATATÜRK Değerli Meslektaşlarımız Bağımsızlığımızın, özgürlüğümüzün belgesi, vatanımızın tapusu olan LOZAN anlaşmasının yıl dönümünde ne yazık ki SEVR'i yeniden hortlatmak isteyen başta ABD olmak üzere emperyalistlerin her gün yeni senaryoları ile karşılaşıyoruz. 40 yıldır milletimizin başına bela olan hain PKK teröründen sonra 15 Temmuz yobaz feto örgütünün darbe teşebbüsü de ülkemizi ve halkımızı bölmek bir iç savaşın çıkmasını sağlamak üzere tezgahlanmıştır. Çok şükür Allah bu millete acıdı, halkımızın ve darbeye direnen TSK gücü sayesinde bu hain darbe teşebbüsü önlendi ülkemiz büyük bir tehlikeden kurtuldu. Hainler ve destekçileri Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu gerçeği ile karşılaştılar. Bu süreçte başta TSK olmak üzere Yargı,emniyet,milli eğitim ve diğer kurumlar büyük yara aldı hâttâ itibarları sarsıldı; Milletçe demokrasi içinde yaralarımızı birlikte saracağız. Türkiye Laik, demokratik hukuk devletidir, Ulusal egemenliğimizin teminatı olan kuvvetler ayrılığı ilkesi olan YASAMA-YÜRÜTME VE YARGI bağımsızlığı mutlaka korunmalıdır, bunun için duyarlı olmak zorundayız. Yöneticilerimiz başta olmak üzere bu yaşananlardan ders almak ulusal kaygılarımızı iyi okumak zorundalar. Osmanlı'nın yıkılışından sonra SEVR ile bizleri esir almak isteyen emperyalistler ve ülkemizdeki uzantılarına bir tokat gibi inen LOZAN anlaşmasının delinmesine hayatımız pahasına izin vermemeli gaflet delalet hâttâ hıyanetlere karşı duyarlı olarak LOZAN antlaşmasının yıl dönümünü dünya durdukça kutlamayı diliyoruz. Saygılarımızla.
Lütfen bekleyin...
SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
20/07/2017 at 5:15 AM
KIBRIS BARIŞ HAREKÂTININ 43'ÜNCü YIL DÖNÜMÜ ... Değerli Arkadaşlarımız 20 Temmuz 1974 yılında Türk Ulusu ile bütünleşmiş, O’nun bir parçası olan Kıbrıs Türk Ulusu’na adadaki Rum tarafınca yıllardır yapılan zulüm ve katliamların dayanılmaz şekilde artması nedeniyle bunları önlemek için Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Zürih ve Londra anlaşmaları ile garantör olduğu Kıbrıs’a “Barış’ı getirmek ve kalıcı olmasını sağlamak” için Türk Ordusu birinci Kıbrıs Barış Harekatını yapmıştı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin kararı gereği 22 Temmuz 1974 tarihinde ateşkes ilan edildi. Cenevre Konferansı’na katılan Dışişleri Bakanı rahmetli Turan Güneş tarafından yapılan Rum tarafının saldırılarını durdurması ve ellerindeki esirleri serbest bırakması için yaptığı girişimlerden bir sonuç alınamadığı anlamına gelen “Ayşe tatile çıksın” unutulmaz kod adı ile Ağustos ayında ikinci Kıbrıs Barış Harekatını yapmak zorunda kalmıştı. Laik,demokratik devletimizin kurucusu yüce önderimiz M.Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh,cihanda sulh” özdeyişini benimsemiş zamanın Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı rahmetli Bülent Ecevit yapılan harekâtın amacının savaş değil adaya Rumlar dahil huzur, güven ve barışı getirmek ve de kalıcı olmasını sağlamak için olduğunu tüm dünyaya açıkladı. Emperyalist güçler harekatı yasal bulmasa da Barış harekatları ile adanın tamamının Yunanistan’a ilhakı önlenmiş,Türk askeri ve Kıbrıs'lı Türk mücahitlerin desteği ile harekât amacına ulaşmıştı. Yapılan Barış harekâtları ile Kıbrıs’taki soydaşlarımızın can ve mal güvenliklerini sağlayan zamanın başbakanı rahmetli Bülent Ecevit ve Dışişleri bakanı rahmetli Turan Güneş'e, Kıbrıs harekatında ve Vatanları uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimize rahmet, gazilerimize de minnet ve şükranlarımızı sunarız. Saygılarımızla.
Lütfen bekleyin...