Dolar 32,5004
Euro 34,6901
Altın 2.496,45
BİST 9.693,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 20°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
20°C
Parçalı Bulutlu
Pts 24°C
Sal 28°C
Çar 26°C
Per 21°C

Tazminatlar

13/03/2014 12:32 AM
3

Hani tazminatlar, diye bir olgu var.

Bilirsiniz.

Hani tefrişli ortamlarda, kaloriferli makamlarda bulunup da,

Sadece  fikir  üreten. 

Zimmetle,  yük taşımakla,   sorumlulukla,   hiç ilgisi olmayan.

Ağır hizmet yükü taşıma olgusu öğretilmemiş,

Ama üst düzey tazminatların maaşlarına yapıştırıldığı, 

Huzur hakları olan tazminatlar var  hani.

Devlet memurları vardır.

Alt statüde,  

Adı,  “bilerek girdin” diye tanımlanan.

Hizmetler için var olan “hizmet için varsın sen” denilen

Her iş verilir de,  yetki verilmeyen hani.

Devlet hizmetlerinde olduğu yerde sayan,

30 senelik, deneyimli, donanımlı ile yeni mezunun eşit sayıldığı.

Eğitimlinin eğitimsizin aynı terazide tartıldığı.

Aralarında fark oluşmasına izin verilmediği hani.

İleri  karakol olarak görevlendirilmiş hani,

Kelle koltukta.

Şehadet mertebesine daha yakın ortamlarda,

Görev yapmayı sevdiğini söyleyenler.

Zimmet gibi, yükün en ağırlığını taşıyıp da,

ıııh” demeyenler  hani.

Sızlayan, geçim sıkıntısı içinde,  inim inim inleyen emeklileri var.

Tazminatlara uzaktan bakanlar var hani.

Çareyi ölüm oruçlarında arayanlar var hani. 

Düşündüm Onları. 

Ben de onlardan biriyim hani.

37 sene önce emekli olmuşlardan biri,

1965 yılında  üniversite lisanslı, iki yıllık albayla eşit maaş alırken, bugün maaşım onun 1/2.5  olan biri.

İntibakı  7/1  başlayıp  bugün gerilere düşen biri hani.

İşte bu ödentileri,  hak  edip de  alamayanlar  biri adına.

Tazminatların daha da sevecen hale gelmeleri  için. 

Yaşam ortamını  bir çiçek bahçesine benzetip.

Orada,  dolaşır  varsaydım kendimi.

Farklı çiçekler ortamında yaşadığınızı  düşünün, varsayın kendinizi.

Tazminatları çiçeklere benzettim. 

Çiçek isimleri ile anılmasını isterim onların.

Daha sevecen kılar diye,

İsimlendirilmesi  hoş olur diye düşündüm.

Ve sizlere minicik bir buket hazırlamaktı niyetim.

Örneğin;

Görev tazminatının  adı “gül” olsun.

Güllerle bezenmiş  bir tazminat daha sevecen olur.

Temsil tazminatının adının da “taflan” olmasına ne dersiniz?

O güzel, içe sinen kokusu ile bahçeleri çevreleyen.

Güzeller güzeli minik beyaz çiçekleri ile ne hoş değil mi?

       

Makam tazminatının adını da “menekşe” koyalım.

Mor çiçekleri kendine özel kokusu ile ilk baharın  müjdecisi olsun.

Kadrosuzluk tazminatı için uygun olan “karanfil” olmalı geçici ismi.

Bukle, bukle şekilli, ebruli renkleri, buram, buram kokulu rahatlatan hali ile.

Komutanlık tazminatının ismine  “kasımpatı “  uygun değil mi?

Bahçelerimizi  süsleyen  son baharda kışın başlangını haberleyen kasımpatı değil mi?

 

Pekiiii,  bir de komkarsu diye bir özel var, onun adı da “kına çiçeği”  olsun.

Hani mutlu günlerde, süslenme gayesi ile ele yakılan, kına var ya.

Onun renginde.

Farklı bir güzellikde her rengi olan bir çiçektir, kına kına.

Hani yaz boyu açan.

Mutluluğun farklı bir anlatımıdır, çiçekler sanki.

Çiçekler dünyanın en güzel bitkileridir bence…….

Sizlere de.

Bu çiçeklerden oluşan, minik bir buket verilse

Mutlu olmaz mısınız?

Ve insanların savdiklerine  sundukları çiçekler.

Size de sunulsa sıkıntılardan soyutlanmış olmaz mısınız?

Sevdiklerinizin size verdikleri mutlu günlerin hediyesi.

Bir minik buket çiçeğin verdiği

Minicik de olsa huzuru, mutluluğu düşünün.

Tüm sıkıntıları bir an için unutmuş olmaz mısınız?

 

Mehmet Kayalı

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
05/08/2018 10:33 AM
28/02/2018 8:42 AM
26/02/2018 9:53 AM
24/02/2018 7:37 AM
23/02/2018 1:38 PM
20/02/2018 9:13 PM
19/02/2018 11:30 AM
14/02/2018 12:48 PM
13/02/2018 12:12 PM
12/02/2018 5:37 PM
12/02/2018 12:56 PM
09/02/2018 6:57 AM
08/02/2018 11:36 AM
07/02/2018 12:58 PM
05/02/2018 10:02 PM
05/02/2018 8:58 PM
YORUMLAR

  1. EMEKLİ ASSUBAYLAR dedi ki:

    Tüm Dünya ordularında assubay var, hiç biri TÜRK assubayı kadar özverili değil. Hiç biri de TÜRK assubayı kadar tahakküme varan haksızlığa tabi değil! Her kurum kendi personelini koruyup kollarken TSK Assubayına ön yargılı haksızlık hukuksuzluk yapıyor. Nedir bu assubay hazımsızlığı adaletsizliği bunu da anlamak mümkün değil…
    Assubaylar ölümüne yaptıkları görev karşılığında imtiyaz mı,adalet mi, ayrıcalık mı istiyor? Assubaylar sadece adalet istiyor.

  2. Ersen Gürpınar dedi ki:

    Lanet olası ön yargılı zihniyet Assubaya haksızlık yapabilmek için şeytanın aklına gelmeyen formüller buluyor! Sağlam raporu alarak orduya giren personel sağlığını kaybedince TSK’da görev yapamaz raporu ile emekli ediliyor. OYAK tazminatı verilmesin diye bu kez Fikren bedenen çalışır- Hamallık yapamaz ama çaycılık yapabilir tarzında aklın mantığın ahlakın kabul etmediği rapor veriliyor, ulan utanmazlar çaycılık ayıp değil ama bu tür raporları hangi değer yargısı ile veriyorsunuz? İşte bu yüzden Askeri mahkemelerin ve hastanelerin kapanmasına maalesef seviniyoruz…

  3. Ahmet CAN dedi ki:

    Askeri mahkeme askeri hastane ve askeri liselerin kapanmasına “maalesef”sevinilir mi? Şahsen ben,bütün içtenliğim ve coşkumla seviniyorum.Hatta Orduevleri ve kamplar da kapatılsa daha çok sevineceğim.15 yıldır kampa gitmiyordum.Müracaat ettim,Haziran’da Side kampından 25’inci yedek sırada yer tahsis etmişler derhal iptal ettim.İzinler kapalıdır,yer tahsis ederler diye Çanakkale kampını telefonla aradım.Yer verdiler gittim.İlk gün oturduğum plajdaki şezlongtan,ikinci gün Generallere ait diye kaldırmak istediler,dün niye kaldırılmadık deyince,zorla kaldırmasını biliriz tehdidinde (görevli Uzman çvş.) bulundular.Zorla kaldırmak yemedi tabii,ama şevke ve istek mi kalır? Bir süre sonra kendiliğimden kalkıp,aynı gün kampı terk ettim.Şimdi bu ve benzeri yerler kapanırsa üzülen,kaybeden ben mi olurum,Subay ve Generaller mi? Varsın hepsi kapansın.Subayı bir yerden yetiştireceksin,onun için Harp okulları kapanmamalı,ama buradaki Subay yetiştirme sistemi (misal siz geleceğin Cumhurbaşkanısınız şişirmesi) behemehal sil baştan düzenlenmelidir.Assubay camiasının başına gelen bütün haksızlık ve olumsuzlukların kaynağı harp okullarındaki bu beyin yıkama sistemidir.

  4. Murathan SİPAHİOĞLU dedi ki:

    Önsöz: Ahmet CAN arkadaşımın “sevincine” ve yorumuna içtenlikle katılıyorum. Tebrik ediyorum.
    Maaşımızı kocaman bordroları imzalayıp, aldığımız yıllarda; denizaltıcı tazminatı ve yaş haddinden emekliliğine yakın maaşı ile bordro satırında en ucu zorlayan meslektaş büyüğümüzün rakam büyüklüğü üst birlik komutanının dikkatini çekince bu durumu mutemet astsubaydan açıklamasını istemiş.Tabii ki biraz morali bozulmuş. “Hiçbir astsubay Teğmenimden daha fazla maaş alamaz.” diyenin morali daha çok bozulmuş olmalı ki; aynı yıllarda maaşlarımız kanatlanıp uçarak “kuşa” döndürülmüştü.
    Ne diyelim; “Allah bildiği gibi yapsın.”

  5. Ersen Gürpınar dedi ki:

    Sn.Ahmet Can, Siz benim yorumumdaki MAALESEF’in neyi amaçladığını MAALESEF anlamamışsınız ve bu kelimeden yola çıkarak yaşanan olumsuzlukları dile getirmişsiniz, hepimiz bu olumsuzluklara, kahrolası ön yargıya karşıyız.
    Mevcut iktidar askeri okulları,mahkemeleri,hastaneleri kapatıp TSK’yı yeniden yapılandırma çalışmalarını Adalet tesis etmek için mi yapıyor? Önce bunu değerlendireceğiz sonra isteyen zil takıp oynayacak isteyen de maalesef sevinecek…
    Bu siteyi takip eden biri olarak bizlerin yıllardır Amir emrindeki hakimlerin adalet dağıtmasının mümkün olmadığını belirttiğimizi bilirsiniz; buna rağmen bu uygulamaların amacının ne olduğunu bildiğimiz için ömrümüzün önemli bir bölümünü verdiğimiz kurumun itibar kaybından duyduğumuz üzüntü ve burukluk nedeniyle üzülmemize rağmen işlevsel hataları kayırmaları adaletsizlikleri düşündüğümüz için de sevinmek durumunda kaldığımızı belirtmek adına maalesef kelimesini kullandım .
    Kamplar,orduevleri kapanırsa merak etmeyin imtiyazlılar için mutlaka bir çare bulunur üzülen mağdur olan yine biz oluruz.Kampta uzman çavuşa haddini bildirip kamp komutanına genelkurmayın sosyal tesislerde özel bölümlerin kaldırılması emrini hatırlatıp gerekirse kampı öyle terk etseydiniz. İyi günler dilerim.

  6. Murathan SİPAHİOĞLU dedi ki:

    Tanıdığım ve muhabbetimiz olan Emekli Kurmay Albay birisi; konuşma arasında bana “Astsubay okulları kaç yıl?” diye sordu. Yanıtımı beklemeden “Üç yıl değil mi?” diyerek kendi yanıtladı. Ben de baş işaretiyle birlikte “Hıı…” diyerek onaylamış oldum.
    Aslında; okulların ve sosyal tesislerin varlığı ya da yokluğu özellikle biz emeklileri çok da ırgalar bir durumda değil, tabii ki…Son zamanlarda sosyal tesislerde alınan hizmeti, sivil tesislerle karşılaştırmak iyi olur. Ordu pazarlarını da anımsamakta yarar var.