Mehmet ÖZTÜRK

Mehmet ÖZTÜRK

NEDEN YAZIYORUZ ?

* * *

Hani hep diyorsunuz ya ;

"Biz bir aileyiz, subay - assubay bir bütündür " diye,

Bilin ki , zerre kadar inandırıcılığınız yok ,

Zaten kendiniz de inanmıyorsunuz bu söylediğinize,

Sizin "Aile" anlayışınız,  sadece "Ağa - Maraba" ilişkisi , tam da budur beyninizin gerisinde yatan ,

Eğer gerçekten Aile  isek ,

Neden Assubay camiasının  başka hiç mi işi kalmadı da yıllardır bu köşelerden sorunlarını duyurmaya çalışıyorlar ?

Neden bunca yazılanlara bir ses vermiyorlar ? 

Neden bu yazılanlar "yalandır" diyemiyorlar ?

Gerçekten bir sorun yoksa , gerçekten sizin dediğiniz gibi biz aile isek ,

Ne demeye Assubay ordu evine gelip;

"Size yapılan ayrım ve haksızlıkları biliyoruz , bu sorunu çözeceğim" diyorsunuz ?

Demek ki  ortada bir sorun var,  değil mi ?

Sorun yoksa ,

Ne demeye "Onların haklı oldukları tek alan Tazminatlar konusu, onun da muhatabı biz değiliz"  diyorsunuz ?

Bu güne kadar gelmiş geçmiş tüm hükümetlerden kendiniz için özlük hakları konusunda  talepte bulunduğunuzda  , bu tekliflerin içinde neden bir kez olsun Assubay yok. Bu mu sizin aile anlayışınız ?  

Sistemini bire bir örnek aldığınız amerikan ordusundaki generaller de  assubaylarına "çaycı" yakıştırması yapıyor mu? 

İşte sizinle, sistemini örnek aldığınız ABD  ordusu arasındaki fark ...

Assubayın okumaması için  özellikle sınav tarihlerinde; görev, mesai, nöbet ,tatbikat planlıyorsunuz , Neden ?

Komutanlık - Üst'lük - Amirlik başka bir şey , buna asla itirazımız yok, olamazda,

Ama ;

Siz , kendinizi  Assubayın işvereni - patronu yerine koyuyorsunuz ,  hangi hakla , Neden ? 

Neden bu güne kadar askeri mahkemelerde yargılanan  hiçbir Assubay haklı çıkmadı ? 

Askeri ceza kanunu, iç hizmet kanunu Demoklesin kılıcı gibi sadece bizim başımızın üstünde , neden ? 

Askeri hastanelerde daha düne kadar subay odası boş olmasına rağmen bizlerin de  o odalarda yatmasına  neden izin vermediniz ? 

Yakın zamana kadar cenazelerimizi dahi, "Hacıbayram - Kocatepe"  diye neden ayırdınız ? 

Assubay cenazesine isteğe bağlı , subay cenazesine emirle  katılım sağladınız,  Pes ...

Kampları tel örgülerle ayırdığınız günler çok uzak değil ,

Lojman - Kamp - Orduevi Sosyal tesislerin mevcuda göre  paylaşımı neden  adil değil ? 

A polikiliniği , B polikiliniği  aile olduğumuzdan dolayı mı  vardı ? 

Bırakın emsal eğitimliden bir kademe ileriden göreve başlamayı,  emsal eğitimli ile aynı dereceden dahi göreve başlamamıza engel oluyorsunuz ,  neden ? 

Dün Fırat kalkanında, bugün Afrinde,84'den beri terörle mücadele edenler  büro memuru ayarında dahi değil , Neden ? 

Madem aileyiz - bütünüz - biriz,

Neden aklınıza gelen her şeyin sorumluluğu bizde , neden her şey bize zimmetli ? 

Neden  Assubayın da lisans eğitimli olmasını istemiyorsunuz ? 

Eğitimli Assubaydan neden korkuyorsunuz ? 

Siz emekli olmamak için direnirken, biz günü dolunca en verimli çağımızda  kaçarcasına gidiyoruz , neden ? 

Neden siz maaşınızın %85'i ile emekli olurken , biz %50'si ile emekli oluyoruz , yoksa sizin kanınız daha mı kırmızı ? 

Neden Oyak'ta üye mevcuduna göre adil temsil edilmiyoruz? Oyak sizin arpalığınız mı? Yoksa mahdumlarınızın çiftliği mi ?

Neden sadece kendinize altı çeşit tazminat ihdas ettiniz ? 

Neden kendinizin rütbe bekleme süresini kısaltırken, Assubayın rütbe bekleme süresini uzattınız ? 

Silivri'ye - Sincan'a - Hasdal'a düşünce aklınıza gelen Adalet , yıllardır neden Assubaylar için de gelmedi ? 

Madem sorunlar , haksızlıklar olduğunu biliyor- söylüyorsunuz, o halde neden  dalga geçer gibi "Kamuda en eşitlikçi yer TSK'dır" diyorsunuz ? Bu ifade ile kendinizle de çelişmiş olmuyor musunuz ? 

Neden eğitim süremiz farklı olmasına rağmen mecburi hizmetimiz aynı ? 

Neden yoksulluk sınırının çok altında yaşamamızı  reva görüyorsunuz ? 

Daha yeni bir haber gazetelerde,

Afrin'deki bir kahramanın ,  Şehit Assubay Abdullah Taha Koç'un  öyküsünü dahi gerçek dışı bir haberle kendinize mâl ediyorsunuz ya ,  El insaf , El vicdan , yok başka söylenecek söz . 
Pes ! Gerçekten bu kadarına  pes ! ! !
Gencecik bir Assubayın kahramanlığından dahi nemalanmaya kalkıyorsunuz ya  bir kere daha PES .!!!
( 3 Mart 2018'de köşesindeki "Afrinka fatihi" başlıklı yazısında bu olayı yazan Y.Özdil olayı anlatırken bahse konu kahramanın "gencecik bir Teğmen" olduğunu anlatıyor, Ona bu  yanlış - yalan !  sufleyi verenler artık her kimse !  ve malesef bu gazeteci henüz hatasını düzeltip, özür dileme erdemini dahi gösteremedi , ne gariptir ki 5 gün sonra yine aynı gazete gerçek kahramanın kim olduğunun haberini Manşetten veriyor, bu şahıs hiç mi rahatsız olmadı acaba ? Hele hele ona yanlış haberi uçuranlar hiç mi rahatsız olmadılar , hiç mi yüzleri kızarmadı  ? ? ? ,  ).

O kadar çok neden var ki , hangi birini yazalım ? 

Kaç nesil daha masallarınızı dinleye dinlene bu dünyadan göçüp gidecek ? 

Masallarınız karın doyurmuyor ,

Sizce , lafla peynir gemisinin yürüme devri çoktan geçmedi mi ? 

Bu  ve daha fazlası sorular karşılığını bulmadığı müddetçe yazmaya devam edeceğiz .
Yıllardır yaptığınız riyakarlıklarınız için ,

Eylem ve söylemlerinizin tutarsızlığı için ,

Basına gerçek dışı haberler yaptırdığınız için ,

Binlerce sebep için ,
İşte bütün bunlar için yazıyoruz , 
Yazmaya da devam edeceğiz ....

Bu gün biz , yarın bizden sonrakiler ,

Yazılanlardan  rahatsız oluyorsanız eğer gereğini yapın ,  

Yok ettiğiniz inandırıcılığınızı yeniden tesis etmek sizin elinizde ,

O zaman İnanalım Aile olduğumuza ,
Zorlamayın kendinizi biz aile falan değiliz , zaten hiç olmadık ki , oldurmadınız ,

Hep farklı gördünüz kendinizi ,  sanki ayrı bir ırk , üstün bir zümresiniz , 

Dokunulmaz , erişilmezsiniz , 

Yıldızlılar  dünyası kurmuşsunuz kendi aranızda,

O yüzden fotörü giyince çıkamıyorsunuz insan içine, karışamıyorsunuz topluma ,

Uyum sorunu baş gösteriyor bünyede sonra , son çare bir çomar alıyorsunuz eve ,

Sabah, akşam onu gezdirmekle ömür tüketiyorsunuz ,

1700 lü yılların ABD'sindeki beyaz adamsınız sanki ,

Oysa çokta iyi bilirsiniz aldığınız nefesteki Assubayın katkısını hem de her ortamda ,

Şu an  bulunduğunuz yeri dahi onlara borçlu olduğunuzu bilirsiniz , ama söyleyemezsiniz ,

Siz yaşayın diye onlar ölür, ama kadir kıymetlerini asla bilmezsiniz ,

Anladınız mı  yıllardır neden yazdığımızı ?..

Yok, eğer rahatsız değilseniz  yazdıklarımızdan ,

En azından  bu güne kadar yaptığınızı yapmaya devam edin , 

Kapatın gözlerinizi , tıkayın kulaklarınızı , bantlayın ağzınızı ,

Bırakın Aile masalını,
Susmaya devam edin , 

1951'den beri sustuğunuz gibi . . .
Şimdi bir daha soralım : 

EFENDİLER , SİZİN KANINIZ DAHA MI KIRMIZI  ? ? ?

 


Cumhurbaşkanı : "Sefer görev emri olanlar hazır olsun" .

* * * 

Bu topluma,


Ülkenin Başbakanı verdiği sözün arkasında durmazsa ,

Ülkenin savunma bakanları verdikleri sözlerin arkasında durmazsa ,

Ülkenin genel kurmay başkanı verdiği sözün arkasında durmazsa ,

Ülkenin Cumhurbaşkanına bu toplum sesini duyuramıyorsa ,

Sözünüzde duramadıklarınız için,

Yani;

Emekli Assubaylar için sefer görev emrine gerek yok,  sayın Cumhurbaşkanı ,

Biz , ilk gün verdiğimiz sözümüzün arkasındayız ,
Biz   ölene kadar Askeriz  ,

Siz söylemesenizde , biz  zaten göreve hazırız , 

Bizler , Üniforması kefeni olan askerleriz ,

Bizler, bir emirle gözünü kırpmadan ölüme giden insanlarız ,
Bunun son örneğine  15 Temmuzda Başta siz , tüm ülke şahit oldu ,

Bizden yana sorun yok , olamazda ,

Sorun, 

Toplumun örnek alacağı  siz siyasilerde ,

Sorun,

Bu topluma örnek olması gerekirken , sözünü tutamayan Siz, komutanlarda  ,

İnancımızı sarstınız ,

Güvenimizi yok ettiniz ,

Artık Bu topluma örnek olun ,

Sözünüzde durun Yeter ,

Sadece sözünüzde ,

Zerre kadar inandırıcılığınız kalmadı gözümüzde ,

Bu ayıp bizim değil ,

Sefer görev emri dediğiniz bir  A4  pusula ,

Biz o pusulayı son nefese kadar saklarız ,

Biz sözümüzü bu üniformayı giydiğimiz gün verdik , "ölene kadar Askeriz "  diye ,

Ya,  sizin verdiğiniz sözler ?


Sahi, kimdir bu Assubaylar  ?


* * * 

Adına ister üniforma diyin ister aynı zamanda onun kefeni  diyin , bir kıyafeti vardır sivil vatandaştan ayrılan ,  2 Temmuz 1951 de çıkartılan bir kanunla  subayın yardımcısı denilmiş ,

Subay'la  Er arasında bir köprü ,  İzin - ödül - taltif vs. iyi haberlerin dışında  kalan  ceza - çarşı yasağı  vs. bütün olumsuz haberleri subayın yerine Er'ata veren kişi  olmuş , dolayısı ile  düşünmeyen, sorgulamayan Er'atın gözündeki kötü adamdır ,

Ayda  4-5 nöbet tutan , duruma göre nöbet istirahati kullanmayan / kullanamayan / kullandırtılmayan (!) bir Ademdir ,

Sekiz saat mesaiyi hiç bilmeyen  bir taşeron marabasıdır ,

Uçağın uçuş saatinden saatler önce uçak başı yapan bakım- arıza-yükleme- ikmal vs. yapan kocaman bir ekibin neferidir ,

Uçak hangarlarında ,Kademede yağlı tulumun içinde uzaktan bakınca sanayideki tamirci ustasına benzetilendir ,

Her türlü silah , araç, gereç bakım - arızasını yapan işinin ehli bir uzmandır ,

Memleketin Kuş uçmaz, kervan geçmez dağ başında bir karakola  3-5 askerin başına Komutan diye atanandır ,

Avuç içi kadar denizaltıda subayla omuz omuza çalışıp,  birlikte tüketilen oksijenin ortağıdır ,

Aynı görevlerde yanındaki subay kadar özlük haklarından eşit  yararlandırılmayan ayrıştırılandır ,

TSK'daki her şeyden sorumlu olan tek canlıdır ,

Peygamber ocağında adaletten nasibini alamayan tek ademoğludur  ,

Ayakkabısı - postalı boyasız diye ceza verilen ,  kendini ifade etmesine izin verilmeyen baştan suçu sabit görülen ülkenin  tek mahkumudur ,

Eğitimde anayasanın fırsat eşitliği ilkesi tanınmayan tek  T.C  vatandaşıdır ,

Lisans eğitimi isteyince önüne Çin seddi çekilen yurdum insanıdır ,

Okumaması için sınav tarihlerinde; görev, mesai, nöbet ,tatbikat planlanan tek öğrencidir ,

Eğitimli olmasından korkulan tek Öcüdür ,

Hiç bir savunmasından asla haklı çıkamayan hep suçlu olandır ,

Etrafı tel örgülerle çevrili çiftliğin tek marabasıdır ,

Subay olan oğlu tarafından baba mesleği gururla söylenemeyen bu sistemin bir utanılanıdır ,

67 Yıldır anlatılan masallara inanan / inandırılan iyi niyetli , temiz kalpli bir saftır ,

Baskılardan, aşağılanmalardan, hakaretlerden kafasına sıkacak kadar gururlu bir çaresizdir ,

Musallası dahi, Hacıbayram - Kocatepe diye ayrılan bir meftadır ,

Suçlu görülmesi için, gözünün üstünde kaşının olması yeterli görülen mahkumdur ,

Subay gelince, kış ortasıda olsa lojmandan çıkacağı tahaahhüt ettirilendir  bir gariptir ,

Paşanın- hanımefendinin her türlü özel işlerini yaptırdıkları bir emir kuludur ,

Assubay olduğu için evladından özür dilediği mektubu, T.B.M.M Kürsüsünden okunan babadır ,

Teskereye gün  sayar gibi emekli olacağı günü iple çeken / çektirilen bir kader mahkumudur ,

O güne kadar yaşayıp emekli olabilirse ikinci iş aramaya başlayan, rızk peşinde koşmak zorunda bırakılan üvey evlattır ,

Ömrübillah yoksullukla terbiye edilmek istenilen bir aslandır ,

Kimse görmesede  o , bu ülkenin  siyah derilisidir ,

Subaya hastalık bulaştırmaması için helası ayrılan, bulaşıcı mikrop taşıyan bir hastadır ,

Mültecinin kabul edildiği saraya sesini duyuramayan  toplumun tek Emekçisidir ,

Askeri hastanelerde farklı odalarda yatırılan cüzzamlılardır ,

67 Yıldır damarlarına  uyuşturucu gibi masal enjekte edildiğinden sürekli uyku halinde yarı uyanık, yarı baygın  gezen gezgindir ,

Yeri gelir hamala , yeri gelir çaycıya,yeri gelir Mao'nun askerlerine  benzetilen bir meslek mensuplarıdır ,

Her zaman "önce vatan" diyen kadirşinaslardır ,

Cephede - görevde hep en önde olan vatanseverlerdir ,

Emirle gözünü kırpmadan ölüme giden toplumun tek  vatan aşıklarıdır ,

Himayesindeki kendisine emanet Mehmetlerin karnının doyurulmasını sağlayan babadır ,

Bayramlarda torunlarına harçlık verememenin ezikliğini yüreğinde yaşayan dededir ,

Ucuz ekmek almak için Halk ekmek büfesi önünde kuyruğa giren biçare emeklidir ,

Devlet memurlarının defalarca , Hırsızın, namussuzun,  vergi yüzsüzlerinin , uyuşturucu baronlarının af edildiği memlekette sicil affı uygulanmayan  tek kader mahkumlarıdır ,

1951 den bu güne kandırılan ülkenin en saf vatandaşlarıdır ,

Üniversiteye adı verilen, adı bir daha zikredilmeyen unutulan çıplak bir adem oğludur ,

Tek amacı subayın omuzuna bir yıldız daha koymak olan, üstün hizmet ödülü almak olan bir yıl önceden planlı (!) tatbikat için gece gündüz  7/24 çalışan robottur ,
Evi, ailesi, çocukları hep ikinci planda kalmak zorunda olan, sayelerinde kötü aile reisidir ,

1984 den beri terör belasına en fazla şehit veren sahipsizlerdir ,

Dirisine hiç değer vermeyip, ölüsüne değer verilir gibi yapılan riyakarlık mağdurlarıdır ,

Dediklerine göre, bünyesinde "intihar" gibi bulaşıcı (!)  bir virüs taşıyan tsk'nın hasta adamıdır ,

Terörist kovalarken sınırı geçince ordudan atılan, bu sayede tsk'nın itibarını kurtaran(!) tek gönüllüsüdür ,

Hiçbir gerekçe göstermeksizin emsal eğitimliden bir kademe geriden göreve başlatılan sebepsizlerdir ,

Subay terfi etsin diye omuzlarını basamak olarak kullandırmak zorunda(!) bırakılan bir garip merdivendir ,

Cepheye - göreve giderken sırtı sıvazlanan , gaz verilen bir İnanandır ,

Yeri gelir birilerinin Ağabeyi - hocası olan Bilgedir ,

Size sesini bir türlü duyuramayan dilsiz ahrazdır ,

Ölümünün ardından doğan altmış üç bin çocuğa adı verilen ülke kahramanıdır ,

Evindekinden  bir bardak su isteme cesareti olmayanların , kışlada kendini onun üzerinde tatmin ettiği bir şamar oğlanıdır ,

Başbakan tarafından övgü dolu sözlerle karnı doyurulan, öte yandan karnının gurultusu duyulmayan bir  Adem oğludur ,

Kısaca : Aslanın ,  kediye boğdurulduğu bir çarkın kadir kıymet bilinmez en önemli dişlisidir ,

DİCLENİN KENARINDA BİR KURDUN AŞIRDIĞI KUZUNUN SORUMLULUĞUNU ÜSLENEN  , 
ÜLKEDE YAPRAK KIPIRDASA HABERİ OLAN CUMHUR BAŞKANININ   ,  
HABERDAR OLMADIĞI (!), SAHİPLENMEDİĞİ TEK MESLEKTİR :  ASSUBAYLAR . . . 


ŞEHİDİM...

Önünde on binler saf tutsada ,  
Olmayan haklarını musallada  sana helal etsede , 
Senin kahramanlığını bilsese , 
Hiç birinin senin  TSK içinde ötekileştirildiğinden ,
yok sayıldığından , çaycıya benzetildiğinden  , 
olur olmaz hakarete uğradığından , haklarının gasp edildiğinden 
haberi yok. 
 
Ya sen  Şehit Assubayım ?
Sen , 
Başta senin haklarını gasp edenlere , seni yok sayan, 
Seni ; sırtını kalorifere yaslayıp çalışan Büro memuru kadar değerli görmeyen,  
Taziye çadırlarına gelip   olmayan haklarını helal edenlere ,  
Ordu evlerinde Verdikleri sözü dahi yerine getiremeyenlere ,
 
Ve,
Yıllardır  ha bugün- ha yarın  diye yıllardır oyalayanlara , 
Malatya - Konya mitinglerinde sözler verip yerine getirmeyenlere ,
"Mesaj alındı " diyen savunma bakanlarına ,
Müjdeci savunma bakanlarına ,
Senin başkalarına benzemediğini anlayamayan,
"Onlara verirsek başkalarıda ister" diyen hükümet yetkililerine ,
 
Ve:
Sadece senin sesini duymamakta ısrar eden Başkomutana
 
Sen hakkını helal ediyormusun ?
 

Aynı birlikte görev yapan Assubay babası ile yan yana gelmemeye çalışan , 

Babasının Assubay olduğunu söylemeye çekinen  zabit yetiştiriyorsunuz,

Bi deyin hele  nasıl Aile olacağız . . . ? ? ?

 *   *   *

 Daha öncesinden vazgeçtik , 

 2 Temmuz 1951 Assubay yasası ile adı Assubay olarak zikredilen bu

toplum o günden günümüze sürekli ötelenmiş , hep yok sayılmış , 

dahada vahimi  ölüm gösterilmiş  sıtmaya razı edilmiş ,

 

Mayıs 1970 de Demirel hükümetinin maaşlar ve özlük hakları konusunda

askeri personelide kapsayan bir yapılanmaya gitmesi, makam - komutanlık

tazminatlarının düzenlenmesi ile  Subay - Assubay arasındaki

maaş makası biraz daha açıldı,

 

İşte bu yüzdendir'ki ;

Assubayların  hak - adalet  araması  adına Mayıs 1970 bir milattır,  

Ve arkasından gelen  8-9 ocak  1975 olayları ,

 

Subaylar tarafından İç hizmet kanununu  , Askeri ceza kanununu 

Assubayların tepesinde her zaman Demoklesin kılıcı gibi kullanıldı ,

 

Hiç sorulmadı bu topluma ,"derdiniz nedir?" diye, 

Gerçi sormamakta haksızda sayılmazlar , 

Zira adamlar kendilerini İşveren , Assubayı çalışan  görüyor ,

Kendilerini Patron , Assubayı işçisi görüyor ,

 

Dahada ötesi ,

Kendilerini Ağa , Assubayı Maraba olarak görüyor ,

Ha, Züğürt ağanın  "sataram köyü ha"  demesi ,  

Ha, subayın   senin  ordudan atılmanı sağlayacak gücü elinde tutması ,

İnkar etselerde gerçekler bunun böyle olduğunu söylemiyormu ?

 

Çok değil bundan elli yıl önce  Subay - Assubay maaşları ile ,günümüz

maaşlarını kıyaslayın , o gün Assubayın maaşı  hangi rütbedeki  subay  ile emsalmiş ,

 

Birde , 

Günümüzde Assubayın maaşı ile  subay  maaşını kıyaslayın ,

Assubayın bu günkü maaşı hangi rütbedeki  subaya  tekamül ediyor ?

 

1970 den bu güne her geçen gün Maaş ve diğer özlük haklarındaki uçurum hızla

katlanırken , öte yandan  "Aileyiz - bütünüz"  söylemleri ön planda tutulmuş ,

 

Sözde aile olup , özde asla bir araya dahi gelmediğimiz , mecbur kalmadıkça iş ilişkilerinin

dışında asla birbirimizle dahi konuşmadığımız  aile , bumu sizin aile anlayışınız ?

 

Sürekli cambaza baktırılmışız ,

 

Ama hiç bahsetmemişler bu nasıl bir ailedir'ki,

Üçte biri tok ,  üçte ikisi  yarı aç yarı tok ,

Hiç bahsetmemişler, 

 

Kendimize altı çeşit tazminatı karıncanın belini incitmeden kotarırken ,

Bizlerede neden istemediklerinden ,

Bir açıklamanız varmıdır buna ?

Altı çeşit tazminat sadece subaya  :  Biz  aileyiz ,

Lojmanın çoğunluğu subaya  : Biz  aileyiz ,

Servis araçları ayrı ayrı :  Biz aileyiz ,

Kampın büyüğü,iyisi subaya : Biz  aileyiz ,

Berberimiz  dahi ayrı ayrı : Biz aileyiz ,

Asansörümüz ayrı ayrı : Biz bir aileyiz ,

Tuvaletimiz ayrı ayrı  : Biz  aileyiz ,

Tabldotumuz ayrı ayrı : Biz  aileyiz ,

Subay  Maaşının %85 i ile emekli olur ; Biz  aileyiz ,

Assubay  Maaşının %45-50 si ile emekli olur : Biz  aileyiz ,

Subay  helikopter ile pikniğe gider : Biz  aileyiz ,

Assubay sehven sınırı geçer ordudan atılır : Biz  aileyiz ,

Assubaya  75 olayları için 42 yıldır sicil affı yok : Biz  aileyiz ,

Subay içeri düşer, maaş katsayısı anında 1/3  den , 2/3 e çıkartılır : Biz   aileyiz ,

Assubaya lisans eğitimi olsun deriz,  haşa, sümme haşa : Biz  aileyiz ,

Sadece sorumluluk değil, yetkide verin deriz ,  istemezük derler  : Biz   aileyiz ,

Assubayı çaycıya benzetirsiniz : Biz   aileyiz ,

Assubayı Mao'nun askerine benzetirsiniz : Biz   aileyiz ,

Şehit Assubayın cebinden sadece 5 lira çıkar : Biz   aileyiz ,

2 Yllık eğitimede, 4 yıllık eğitimede  15 yıl mecburi hizmet koyarsınız : Biz   aileyiz ,

Oyak'da çoğunluğa göre tamsil edilmeyiz : Biz   aileyiz ,

Subay  tok,  Assubay açlık-yoksulluk sınırında yaşar . Biz  aileyiz ,

Subay  bu ülkenin beyazı, Assubay zencisidir : Biz  aileyiz ,

Manisada 722 asker yemekten zehirlenir, sadece bir Assubay tutuklanır : Biz   aileyiz ,

Subayın  rütbe bekleme süresi kısaltılır , Assubayınki uzatılır : Biz   aileyiz ,

Subay , Assubay haklarının iptali için anayasa mahkemesine dava açar : Biz   aileyiz ,

 

Sadece şu sorunun açıklamasını yapın  yeter ,

Bir zamanlar Yarbayla aynı maaşı alan kıdemli başçavuş, neden

bu gün üsteğmen ile aynı maaşı alıyor ?

Bunun mantıklı bir izahı  varmıdır ?

 

Bumu sizin aile anlayışınız ?  eğer bu ise , Hiç olamaması daha evladır inanın ,

Yoksa her zamanki masalmı ? , "biz istedik,hükümet vermedi?" ,

Dervişin fikri ne ise, zikride odur,

Dervişin fikirini, Darbeci  Evren koymuştu yıllar önce ortaya ,

"Bir başçavuş benim teğmenimden fazla maaş alamaz"  diyerek ,

 Fikir babası  Evren ise ,

 Demekki;

 Sizin zikrinidede o günden bu güne bir değişiklik yok ,

 37 Yıldır  Onun izinden gittiğinize göre ,

 

TSK: Subay -  Assubay bir bütündür, biz bir aileyiz ,  NETEKİM ?

Bir daha soralım ;

Aynı birlikte görev yapan Assubay babası ile yan yana gelmemeye çalışan , 

Babasının Assubay olduğunu söylemeye çekinen  zabit yetiştiriyorsunuz,

 

SAHİ,  BİZ GERÇEKTEN AİLEMİYİZ . . . ???

 

 

 

 

AFRİN ŞEHİDİ ASSUBAY MUSA ÖZALKAN



(15 Aralık 2013)  Tam dört yıl önce  sarf etmişti üstüne basa basa

o  özenle seçilmiş güzide sözü K.K.K.  orgeneral Yaşar Güler,

Beyinlerimize kazınmıştı o gün tüm Assubayların, 

Bir yandan silah arkadaşım dediği, 

Bir yandan aileyiz masalı söyledikleri ,

Bir yandan kredi kartlarına kadar emanet ettiği Assubaylar için,

Öte yandan,

 

"Hiç çaycı ile genel müdür bir olur mu ?" diyerek,



Asla silah arkadaşı olamayacağımızın, herkesin yerini bilmesi gerektiğinin

söylenmesinin bir başka yansıması idi seçilen cümleler ,



Bir yandan çaycılık yapan insanları yererken , diğer yandan Assubayları

bu benzetme ile kafasında nasıl canlandırdığını , onları nereye koyduğunu da

itiraf ediyordu aslında,



Oysa ,Bu toplumun  hiyerarşi ile disiplin ile  emir komuta ile asla sorunu olmadı,

öylede olmadıklarını en iyi kendileri bilirler ,



Aksi taktirde ucunda şehadet olduğunu bile bile verilen görev emrine

"Baş üstüne " deyip ölüme gitmezlerdi  değilmi sayın Akar, Sayın Güler ?



Demekki mesele hiyerarşi, disiplin meselesi değilmiş ,



Bunları çok iyi bilmenize  rağmen itiraf edemediğiniz   bir şey var,

Bu insanlar için önce vazife, görev, sorumluluk gelir,  özel hayat , aile ,

çocuk hep ikinci plandadır ,

Çok iyi bilirsiniz'ki ; Bu uğurda çok bedel ödemiş bir toplumdur  Assubaylar,



Görevini her şeyin üstünde tutan, onu namus bilen,

Bu uğurda gözünü kırpmadan canını veren son kahraman; Assubay Musa Özalkan ,



Kendi düğününe gider gibi giden ilk  Afrin şehidimiz ,



O'da bir Assubay , 

Tıpkı diğerleri gibi,  

 

Şah fırat şehidi Halit Avcı gibi , 

15 Temmuz şehidi Ömer Halisdemir gibi ,

 

Yazılamayacak kadar çok diğerleri gibi ,

 

Bir Assubayımızın :

 

"Zengin olan askerde olmaz, şehit'de" sözü kulaklarımızda iken hala  ve ,

"Zengin olsaydım asker olmazdım" sözünüz ortada iken sayın K.K.K nı ,

 

Bu demektirki , Askerliği yaşam biçimi olarak seçenlerin  tamamına yakını

dar gelirli aile çocuklarıdır ,

Hiç birinin aileden ensesi kalın olmadığı içindir'ki, hep " vatan sağ olsun"

diyenlerden olmuşlardır ,


O halde önce siz komuta kademesinin halden anlaması gerekmezmi ? ,

 

O halde önce sizin Peygamber ocağında adaleti sağlamanız gerekmezmi ?

 

Cenazesine katılıp  zerre kadar olmayan hakkınızı helal ettiğiniz ,

 

Evine gidip " Kahraman silah arkadaşımızdı" diyerek dua ettiğiniz ,

 

arkasından güzel sözler söylediğiniz , oturup helvasını yediğiniz,  


Musa Assubay eğer silah arkadaşınız ise  , çaycıya benzettiğiniz kim ? 

 

Musa Assubay  ve diğerleri çaycı ise   Afrinde ne işi var ?

 

"Onlara verirsek başkalarıda ister " diyenlerin ağzını tıkayacak

 

iki çift sözünüz yokmu ?,


" Ülkede , emirle canından vaz geçebilecek başka meslek varmı ?

 

" diye verecek cevabınız yokmu ? 


" Bu insanlar klimalı ofislerde  9.00 -18.00  çalışmıyor " 

diyecek dilinizdemi yok ?


Bunları söyleyecek diliniz yok ise , size sorulacak

 

"altı çeşit tazminatı ne yaptınızda,nasıl hak ettinizde alıyorsunuz ?" 

sorusuna cevabınız nedir ?


Sizin ,silah arkadaşlığından anladığınız bumu ?

 

Assubaya gelince  "lal "olan diliniz,

 

Kendi haklarınız içinmi bülbül gibi şakır ? ,

 

Sadece kendiniz içinmi savunma bakanını yakın markaja alırsınız ?

 

Bırakın emsal eğitimliden bir kademe geriden göreve başlamasını ,

 

tam tersi emsal eğitimliden bir kademe ileriden göreve başlaması

gerekmezmi sizce  sayın Akar ?,


Ordu evinde verdiğiniz sözü unutmuş değiliz ,

 

"Önce vatan - önce görev" diyen bu insanlara karşı sorumlu değilmisiniz ?

 

Taziye çadırında güzel sözler bir yere kadar,

 

Sözünüzü yerine getirin yeter,

 

Şüphesiz'ki  bu vatan için şehitlik onurların en yücesidir , en kutsal makamdır ,

 


Ancak ;

 

İnanın hiç kimse sormasada  , mahşer günü helvasını yediğiniz şehitler hesap sorarlar ,

 

"Sayın genel müdürüm,  Sağlığımda benim için ne yaptın , ben sağken sen neredeydin"  ?  diye ,

 

Başka söze gerek yok,

 

İşte tsk'nın  aile anlayışı , silah arkadaşlığı anlayışı ,

 

Çaycıya benzettikleriniz Afrine  şehit olmaya ,

 

Genel müdüre benzettikleriniz şehit çadırına Helva yemeye . . .


Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, ayakta duran insanlar



 

AFRİN ŞEHİDİ ASSUBAY MUSA ÖZALKAN

(15 Aralık 2013)  Tam dört yıl önce  sarf etmişti üstüne basa basa
o  özenle seçilmiş güzide sözü K.K.K.  orgeneral Yaşar Güler,
Beyinlerimize kazınmıştı o gün tüm Assubayların, 
Bir yandan silah arkadaşım dediği, 
Bir yandan aileyiz masalı söyledikleri ,
Bir yandan kredi kartlarına kadar emanet ettiği Assubaylar için,
Öte yandan,
"Hiç çaycı ile genel müdür bir olur mu ?" diyerek,

Asla silah arkadaşı olamayacağımızın, herkesin yerini bilmesi gerektiğinin
söylenmesinin bir başka yansıması idi seçilen cümleler ,

Bir yandan çaycılık yapan insanları yererken , diğer yandan Assubayları
bu benzetme ile kafasında nasıl canlandırdığını , onları nereye koyduğunu da
itiraf ediyordu aslında,

Oysa ,Bu toplumun  hiyerarşi ile disiplin ile  emir komuta ile asla sorunu olmadı,
öylede olmadıklarını en iyi kendileri bilirler ,

Aksi taktirde ucunda şehadet olduğunu bile bile verilen görev emrine
"Baş üstüne " deyip ölüme gitmezlerdi  değilmi sayın Akar, Sayın Güler ?

Demekki mesele hiyerarşi, disiplin meselesi değilmiş ,

Bunları çok iyi bilmenize  rağmen itiraf edemediğiniz   bir şey var,
Bu insanlar için önce vazife, görev, sorumluluk gelir,  özel hayat , aile ,
çocuk hep ikinci plandadır ,
Çok iyi bilirsiniz'ki ; Bu uğurda çok bedel ödemiş bir toplumdur  Assubaylar,

Görevini her şeyin üstünde tutan, onu namus bilen,
Bu uğurda gözünü kırpmadan canını veren son kahraman; Assubay Musa Özalkan ,

Kendi düğününe gider gibi giden ilk  Afrin şehidimiz ,

O'da bir Assubay , 

Tıpkı diğerleri gibi,  

Şah fırat şehidi Halit Avcı gibi , 

15 Temmuz şehidi Ömer Halisdemir gibi ,

Yazılamayacak kadar çok diğerleri gibi ,

Bir Assubayımızın :
"Zengin olan askerde olmaz, şehit'de" sözü kulaklarımızda iken hala  ve ,

"Zengin olsaydım asker olmazdım" sözünüz ortada iken sayın K.K.K nı ,

Bu demektirki , Askerliği yaşam biçimi olarak seçenlerin  tamamına yakını
dar gelirli aile çocuklarıdır ,

Hiç birinin aileden ensesi kalın olmadığı içindir'ki, hep " vatan sağ olsun"
diyenlerden olmuşlardır ,

O halde önce siz komuta kademesinin halden anlaması gerekmezmi ? ,

O halde önce sizin Peygamber ocağında adaleti sağlamanız gerekmezmi ?

Cenazesine katılıp  zerre kadar olmayan hakkınızı helal ettiğiniz ,

Evine gidip " Kahraman silah arkadaşımızdı" diyerek dua ettiğiniz ,
arkasından güzel sözler söylediğiniz , oturup helvasını yediğiniz,  

Musa Assubay eğer silah arkadaşınız ise  , çaycıya benzettiğiniz kim ? 

Musa Assubay  ve diğerleri çaycı ise   Afrinde ne işi var ?

"Onlara verirsek başkalarıda ister " diyenlerin ağzını tıkayacak
iki çift sözünüz yokmu ?,

" Ülkede , emirle canından vaz geçebilecek başka meslek varmı ?
" diye verecek cevabınız yokmu ? 

" Bu insanlar klimalı ofislerde  9.00 -18.00  çalışmıyor " 
diyecek dilinizdemi yok ?

Bunları söyleyecek diliniz yok ise , size sorulacak
"altı çeşit tazminatı ne yaptınızda,nasıl hak ettinizde alıyorsunuz ?" 
sorusuna cevabınız nedir ?

Sizin ,silah arkadaşlığından anladığınız bumu ?

Assubaya gelince  "lal "olan diliniz,

Kendi haklarınız içinmi bülbül gibi şakır ? ,

Sadece kendiniz içinmi savunma bakanını yakın markaja alırsınız ?

Bırakın emsal eğitimliden bir kademe geriden göreve başlamasını ,
tam tersi emsal eğitimliden bir kademe ileriden göreve başlaması
gerekmezmi sizce  sayın Akar ?,

Ordu evinde verdiğiniz sözü unutmuş değiliz ,

"Önce vatan - önce görev" diyen bu insanlara karşı sorumlu değilmisiniz ?

Taziye çadırında güzel sözler bir yere kadar,

Sözünüzü yerine getirin yeter,

Şüphesiz'ki  bu vatan için şehitlik onurların en yücesidir , en kutsal makamdır ,

Ancak ;

İnanın hiç kimse sormasada  , mahşer günü helvasını yediğiniz şehitler hesap sorarlar ,

"Sayın genel müdürüm,  Sağlığımda benim için ne yaptın , ben sağken sen neredeydin"  ?  diye ,

Başka söze gerek yok,

İşte tsk'nın  aile anlayışı , silah arkadaşlığı anlayışı ,

Çaycıya benzettikleriniz Afrine  şehit olmaya ,

Genel müdüre benzettikleriniz şehit çadırına Helva yemeye . . .

Görüntünün olası içeriği: 8 kişi, ayakta duran insanlar



Gün geçmiyorki ülkede birilerine, çeşitli meslek guruplarına birtakım müjdeler verilmesin ,

Son müjde Sn. Cumhurbaşkanından yine muhtarlara geldi;
Bu şanslımı şanslı topluma bir yıl içinde verilen üçüncü müjde olsa gerek,

Önce  mini bir güzellik yapıldı  
295 tl(cik) ,  sonra SGK primleri müjdesi verildi ve  devlet tarafında ödenmeye başlandı  613 tl(cik),
Ardından üçüncü bir müjde geldi haberin dumanı üstünde,  "Muhtarlara dünya turu" , 

Yanlış meslekmi seçmişiz ne ?

Senin gecen gündüzün belli olmasın, dağda,bayırda ömrün geçsin, çocuklarının
büyüdüğünü dahi göreme , sinsi bir mayında  kolunu bacağını  bırak  sakat kal ,
alçak bir kurşunda  can ver ,yetmezmiş gibi birde başındakilerin kaprisi ile uğraş ,
Ama bir muhtar kadar değerin olmasın ,

Çok değil,Yakın geçmişte ,

Yargı mensuplarına bir güzellik yapıldı ,  2016 da
 1155 tl (cik) , ardından ocak 2017 de 2700 tl(cik) bir güzellik daha ,
Ardından Akademisyenler görüldü , bir güzellikde onlara yapıldı   1000 tl(cik) ,
Sonra sağlık çalışanları meydana çıktı , bir güzellikte onlara 800-1200 tl(cik) ,
Ve ardından emniyet mensuplarında güzellik sırası,tazminatlarda 151-452 tl + %25 ( cik) ,

Köy korucuları ses verir ülkenin doğusundan, güney doğusundan, "bizde varız" diye, 
bu sesi duyan devletimiz tabiki  mini bir güzellikte koruculara yapar , 250 tl(cik) ,
Çalışan annelerin çocukları için bakıcı parası , 1600 tl(cik) ,
Torun bakan babaanne- anneanne parası  400 tl(cik) ,
Evde hastasına bakım parası 960 tl(cik) ,
Kendi iş yerini kurmak isteyene 50.000 tl(cik cik ) ,
Yeni işe giren üniversite mezununun maaşının yarısı devletten  ..... ? tl(cik) ,

Bu arada  görevleri ülkede sadece her şartta  yılda  iki yüz bin Üremek -
çoğalmak olan  mültecilere harcanan 30 milyar dolar cabası tabii ,

Unutmadan ;

Birde bizi temsil ettiğini söyleyenlerin Mini mini(cik) tazminatları var ,
1) Temsil tazminatı mini(cik) ,
2) Görev tazminatı mini(cik) ,
3) Makam tazminatı mini(cik) ,
4) Kadrosuzluk tazminatı  mini(cik) ,
5) Komutanlık tazminatı mini(cik) ,
6) Komutanlık kursu tazminatı mini(cik) ,

Muhtarların dünya turu için kaynak yaratan hikmetinden sual sorulmayan devletim ,
Sorunsuzca  kaynak yarattığınız Yukarıdaki  meslek guruplarının tamamını   çok değil,
sadece bir haftalığına  Assubayların  yaptığı işleri yapmaya davet ediyorum,                 
En başta tabiki  6 çeşit tazminatı cebe indirenleredir teklifim ,
Varmı yapabilecek bir babayiğit ?
Hanginiz ,"Bu işin sonunda şehadet var" diye emir alabilecek 
ve o emri uygulayabilecek meslek mensubusunuz ?                 
Hanginizin sırtındaki kıyafeti , aynı zamanda kefenidir ?        ,

Muhtarlarınmı ? ,
Yargı mensuplarınınmı ? ,
Akademisyenlerinmi ? ,
Emniyet mensuplarınınmı ?  ,
Sağlık çalışanlarınınmı ? ,
Çocuk bakıcılarınınmı ? ,
Babaanne - annenanelerinmi ? ,
Güzellik uzmanlarınınmı ? ,

Yoksa  30 milyar dolar harcadığınız  üreme şampiyonu  Mültecilerinmi ? ,

HANGİNİZİN  ? ? ?.

Müşteri gelirse günde  3-5 evrak vermekten başka biri işi olmayan muhtar
kadar değer görmüyorsak, emin olun bu ayıp bizim değil ,
Biz , bunları yazmaktan utanıyoruz,  Siz hiçmi rahatsız olmuyorsunuz ?
Bu geziyi analarının ak sütü gibi hak eden Muhtarlar (!) ,
Ankara - Çukur kuyu arası çok değil  313 km ,
Dünya turuna  mesela Ömer Halisdemirin kabrinden başlayabilirsiniz , 

Kimbilir ,

Belki kulağınıza bir şeyler fısıldar . 
Assubayların sesini yıllardır duymamakta ısrar eden Devleti-ala tarafından ,
Bu kadar pozitif ayrıştırılan ;

Başta  Altı çeşit tazminatı sadece kendilerine layık görenler olmak üzere  ,
Muhtarlar, Yagı mensupları , Akademisyenler , Emniyet mensupları ,
Sağlık çalışanları , Çocuk bakıcıları , Babaanneler - Anneanneler ,
Güzellik uzmanları   vede ülkenin göz bebeği mülteciler ,

Vatan sizden hizmet bekler ,

Haydi hep birlikte Afrine , Mümbiçe ,
De haydi , bu kez önden siz buyurun ...


 
Yıllardır  Assubaylara akıntıya kürek çektiriyorlar bile bile , kasıtlı olarak ,
Oysa nehrin debisi bu güne kadar hiç değişmemiş,
Yeri geliyor "Kör" oluyorlar,
Yeri geliyor "Sağır" oluyorlar,
Yeri geliyor "Dilsiz" oluyorlar,
Son 42 yılda söylenenler başka söze gerek bırakmıyor, 
Neden mi ?
 
* * *

Buyurun o zaman bu Mazlum , çilekeş toplum için Kim , ne söylemiş ?


1-)  "Bu sorunuzu en kısa zamanda  halledeceğiz"  ...   ( Hv.k.k.lığından  2 -3 Albay ) ,


 2-) "Sorunlarınızı biliyorum, en kısa zamanda bu sorununuz halledilecek,

sakın istifa etmeyin"    ... ( Tahsin Şahinkaya ) 

 

 3-)  " Bizim sözümüz senettir, Assubaylarımızın sorunlarını hallediyoruz"  ...

(  Ahmet Davutoğlu ) 

 

4-)   " Mesaj alındı - Başlangıç dereclerindeki adaletsizlik sona erecek" ... ( İsmet Yılmaz ) ,

 

 5-)  " Bu işin takipçisi olacağım, maliye ile aramızda az bi tıkanıklık kaldı "  ... ( Fikri Işık ) 

 

 6-)  " Biz istedik hükümet vermedi " ... ( Gen.kur.bşk'lığı ) ,

 

 7-)  "Onlara verirsek başkalarıda ister" ...  ( Mevcut hükümet ),

 

 8-)  " Bütçe imkanları kısıtlı "  ... ( Mevcut hükümet )  ,

 

 9 -)   "Assubay intiharlarının araştırılmasına gerek yok" ...  (Mevcut hükümet ) ,

 

 10-) " Bu işi halledeceğim "   ... (  Hulisi Akar ) ,

 

 11-) " Asker havyar dahi istese verilecek " ...  ( R.Tayyip Erdoğan ),

 

 12-) " Assubaylar için çalışmalar devam ediyor " ... (  Mevcut hükümet ) ,

 

 13 -) "TSK; Subay - Assubay bir bütündür, biz bir aileyiz "... (Gen.kur.bşk'lığı ) ,

 

 14 -) " Artık sizin muhatabınız biz değiliz hükümettir" ...  ( Gen.kur.bşk'lığı ) ,

 

 15 -) " Hiç çaycı ile genel müdür bir olurmu ? " ... ( Yaşar Güler ) ,

 

 16 -) "Onları (Assubayları) haklı gördüğüm tek konu tazminatlar konusu, onunda muhatabı biz değiliz" ... ( Yaşar Güler ) ,

 

17 -) "Karılarının arkasına saklanan Mao'nun askerleri " ...  ( Muhsin Batur ),

 

18 -) "Bir Başçavuş benim teğmenimden fazla maaş alamaz netekim" ... ( Kenan Evren ) ,

 

19 -) " Hainleri general yapmışız, kahramanları Assubay" ... ( İlker Başbuğ ) ,

 

20 -) " Türkiyenin yetiştirdiği Vecihi Hürkuş'da bir Assubaydır "... ( Aytaç Yalman ) ,

 

21 -) " F-16 ları Assubaylara verin " ... ( Aytaç Yalman )

 

22 -) "Kamuda en eşitlikçi yer TSK'dır" ... (Yaşar Güler ) ,

 

23 -) " Şu Assubaylarında üç kuruş için gezmedikleri televizyon, gitmedikleri gazeteci kalmadı, bu meslek para ile değil, sevgi ile yapılır " ...(Dz.K.K.lığından bir amiral)  

 

24 -) " Assubayların yaptığı görev çok önemli, intibalkarın yapıldığı gibi tazminatların ve başlangıç dereceleri konusunda mutlaka çalışma yapacağız"... (Naci Ağbal)... 

 

25 -) "Assubaylar için bu defa iş tamam" ...(Nabi Avcı)

 

 26 -) " Bize Ömer Halisdemir'ler lazım, onun gibi yürekli aslan gibi delikanlılara ihtiyacımız var" ... (Binali Yıldırım ) ,

 

27 -) "Hamallık yapamaz, çaycılık yapar " ... ( Gata ) ,

 

28 -) "Assubay intiharları bulaşıcı " ... ( Tabip alb. Nahit Özmenler ) ,


Ve daha nice sözler vaatler...

 

 * * *


İşte Assubaylar hakkındaki düşünceleri, başka söze gerek varmı?
2018"de yeni sözlerde,yeni vaatlerde buluşmak üzere ...
TSK. :Subay -Assubay bir bütündür,biz bir aileyiz...
Kimsenin mezar taşında "Açlıktan öldü" yazmıyor amma,
"En seçkin insanlar, sözünün eri olmalıdır"  demiş (Augusta Comte) 
 


BAŞKA SÖZE GEREK VARMI ? . . .



SİZ ;
Ömer Halisdemir'lerin  ocağını ziyaret edeceksiniz ,
Onların Parkasını giyeceksiniz ,
Övgü dolu sözler edeceksiniz ,
Karavanasını paylaşıp, birlik bütünlük mesajları vereceksiniz ,
Siz , milletin gururu , baş tacısınız diyeceksiniz ,
Başka ?,
Başkası yok, hepsi bu ,
Öte yandan ;
O parkanın sahiplerini tanımayacaksınız  ,

Bir kez olsun dertlerini dinlemeyeceksiniz  ,
Son dört yılda o parkanın  49  sahibi canına kıymış, araştırılmasını RED edeceksiniz ,
Açlık sınırının az üstünde , yoksulluk sınırının çok altında yaşamasına göz yumacaksınız ,
Dünyanın en zor eğitimini yapan o parkanın sahiplerini, emsal eğitimliden bir kademe
geriden göreve başlatacaksınız ,
O masada karşınızda oturan subaya 6 çeşit tazminat verirken ,
Takı tasarım öğrencisinin dahi lisans eğitimi aldığı ülkede , o parkanın sahiplerinden
bu eğitimi esirgeyeceksiniz , 

Önceki iki savunma bakanının cümle alemin önünde gözümüzün için baka baka verdiği
yazılı açıklama ve sözlerin yerine getirilmesinin takipçisi olmayacaksınız ,
Selef'iniz Ahmet Davutoğlunun verdiği sözler, devlet adına değilmidir'ki,
sizler o sözleri yerine getirmeyeceksiniz , 
Sırtınızdaki parkanın sahibinden  bütün bunları  esirgeyeceksiniz ,
Yetmezmiş gibi,
O parkanın sahibini darp eden zabiti generalliğe terfi ettireceksiniz ,
Sonrada fetö'den içeri atacaksınız ,

"Askerin görevi ölmek, bunun için maaş alıyorlar,  bana ekstra bir iyilik yapmıyorlar"
  Diyen adamı partinizden milletvekili yapacaksınız ,

Onlara , kendilerini  mülteci kadar değerli olmadıklarını hissettireceksiniz , 
Sadece son bir ayda 6 defa muhtarların davet edildiği ,
Davulcunun , zurnacının , Taksicinin, Kamyoncunun, Şarkıcının, Türkücünün davet edildiği saraya ,
O parka sahiplerini bir kere olsun davet etmeyeceksiniz ,
Sonrada kalkıp ;

" Bize yeni Ömer Halisdemir'ler lazım. Onun gibi yürekli aslan gibi delikanlılara ihtiyacımız var. Hem bölücü terör örgütüne karşı, hem buna benzer teşebbüslere karşı gözünü kırpmadan gerekirse öldürecek, gerekirse şehit olacak. "  diyeceksiniz ,

Övgüler, güzel sözler karnımızı doyurmuyor , 
Mademki bulunduğunuz yer  Peygamber ocağıdır , 
Mademki yürütmenin başısınız ,
İster ; Hz. Ömer'in adaletini sağlayın , İster Ömer Halis Demirin ,
Sayın Başbakan,
Giydiğiniz parkanın gerçek sahiplerine Adaleti sağlayın yeter ...

Zira,
Biz  Assubaylar için ADALET ;  2002 Den beri   sadece  partinizin
ismindeki  bir kelimeden ibaret ,
15 Yıllık iktidarınızdaki tespitimiz bu ,
Yanıldığımızı söyleyebilirmisiniz  ?

Gerekirse  gözünü kırpmadan ölmeye davet ettiğiniz insanların  ve emeklilerinin
yaşarken karınlarının TOK olması yürütmenin başı olarak sizin uhdenizdedir ,
Biz ; Gerekirse ucunda ölüm olduğunu bile  bile görevimizi yerine getiriyoruz ,
Ya,  görevini yerine getirmesi gerekenler ?


genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN Her şeyin gönlünüzce gerçekleşeceği; sağlık, başarı ve mutluluk dolu nice yıllar diliyoruz. SİTE VE ASSUBAY GÜÇ BİRLİĞİ YÖNETİMİ
Pazar, 31 Aralık 2023
SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
Baş öğretmenimiz ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi şahsında tüm öğretmenlerimizin ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN... Demokrasinin, adaletin, huzurun ve refahın hakim olduğu nice öğretmenler günü kutlamak dileklerimizle sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.
Cuma, 24 Kasım 2023
SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
BAĞIMSIZLIK SAVAŞIMIZIN KAHRAMANI, LAİK, DEMOKRATİK CUMHURİYETİMİZİN KURUCUSU, EBEDİ ÖNDERİMİZ VE BAȘKOMUTANIMIZ BÜYÜK DEVRİMCİ GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'Ü BEDENEN ARAMIZDAN AYRILIȘININ 85. YILINDA SAYGI, ÖZLEM VE ŞÜKRANLA ANIYORUZ... RUHU ŞAD, MEKANI CENNET OLSUN. 10 KASIM 1938 ! Bir devre damgasını vurmuş, dünyanın gidişatını değiştirmiş, yalnızca ya...
Cuma, 10 Kasım 2023

Son Eklenenler

Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ