×

Uyarı

JUser: :_load: 75 kimlikli kullanıcı yüklenemiyor.

antalya-temad

Siz hiç bulunduğu şehre bir etkinlik için gelmiş olan Yıldız Kenter etkinlik bitip sahneden indikten sonra koridorda yürürken, düğmelerini ilikleyip önüne geçerek “Ben Emekli Astsubaylar Derneği, TEMAD İl Başkanı” deyip kendini takdim eden TEMAD şube başkanı tanıdınız mı? Ben tanıyorum. TEMAD Antalya İl Başkanı Sayın Mustafa Dündar.

Biliyorum, kendisi Antalya TEMAD’da camiasına hizmet ederken belki gökteki yıldızları yere indirmemiştir; özellikle genç meslektaşlarımız arasında bayrağı daha yükseklere taşıyacak kişiler mutlaka çıkacaktır; ancak kendisine hitaben buradan bazı diyeceklerim var. Amacım geçmişi deşmek, geçmişe takılıp kalmak değildir. Amacım sadece bu gün gelinen durumu, başkan ve ekibinin camiamıza hizmet için kat ettiği yolu göz önüne sermek içindir. Başkan ve ekibi, üyeleri birbirine düşmüş, bürosuna korkarak girilir hale gelmiş, para verilerek nöbetçi kalacak görevli bile bulunamaz hale getirilmiş durumdaki bir derneği, bu günkü durumuna getirip; kısaca çok aşağılardan aldıkları çıtayı bir hayli yükseğe asmışlardır. Kendilerine teşekkür edip, Sayın Başkan, sağ olun diyorum.

Sayın Başkan, Antalya Orduevi’nde dernek lokali olarak kullanılmak üzere tahsis edilen yerin elimizden alınması nedeniyle, daha görevi devraldığınız gün lokal yeri sorununu kucağınızda buldunuz. Malumu tekrar ilana gerek yok; sahibi yine bir meslektaşımız olan, derneğin gereksinimine kısmen cevap veren mekanda işler umulduğu gibi yürümedi ve kısa bir süre sonra o mekan terk edildi. Üyelerin lokal gereksiniminin karşılanması için, yürümeyeceği daha baştan belliydi ama, denize düşenin yılana sarılması misali, umuma açık bir kafenin bir köşesine sığınma, orayı üyelerin bir süre lokal olarak kullanması yolu bile denendi. Ama bilindiği üzere soruna bu da çözüm olmadı.

Derneğimize belediye imkanlarını da arkanıza alarak uygun bir lokal yeri sağlayabilmek amacıyla, “ben buradayım” diyebilmek, devamlı yerel yöneticilerin gözleri önünde olabilmek için, katılmadığınız ilçe belediye başkanlarının, büyük şehir belediye başkanının katıldığı toplantı, semt pazar yeri açılışı, cenaze töreni, ödül töreni, konferans kalmadı. Yazının başında sözünü ettiğim Sanatçı Yıldız Kenter’in yolunu kesip karşısında düğme iliklemenizin amacının sanatçıya saygının yanında, hemen dibinde bulunan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı’na “Bizim lokal yeri tahsis talebimiz ne oldu?” sorusunu hatırlatmak için olduğunu iyi biliyorum.

Derneğimizi seçim öncesi ziyaret eden Antalya Milletvekili ve Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal’ın “lokal yeri talebinizin takipçisi olacağım” demesine rağmen belediye imkanlarından faydalanarak derneğimize lokal yapılabilecek uygun bir tahsis edilmesi isteği maalesef karşılanamadı. Daha doğrusu biraz da onların gösterdiği yer derneğimizin amaçlarına hizmet etmeyecek yerlerdi; derneğin lokal yapma amacına uygun olan yerleri de onlar bize tahsis edemedi.

Derneğimiz sonuçta bir emekli derneği; üye ağabeylerimizden yaşları hayli geçkin olanlar var; lokal olabilecek yer düzayak bir mekan olmalı. Şehrin her yanından kolay ulaşılabilecek bir yer olmalı. En az yüz kişinin sığabileceği genişlikte bir mekan olmalı. Mümkünse meslektaşlar en azından orduevine uğradıklarında, “tanıdık bir yüz var mı diye bir de derneğe uğrayalım” denilebilecek kadar orduevine yakın olmalı. Kirası da kendi yağıyla kavrulabilecek kadar ehven olmalı. Bu ve benzeri kriterlere uyan bir mekanı bulabilmek için aylarca araştırma ve hesaplar yaptığınızı, dokuz ölçüp bir biçtiğinizi yakından biliyorum.

Neyse ki sonunda dört dörtlük olmasa bile, büyük oranda gereksinime cevap veren yeri buldunuz. Bu mekanda düzeni kurdunuz. Sonuçta yapılan işin mali sonucu sadece sizin ve yönetiminizdeki kişilerin cebini değil, bütün üyelerin cebinden çıkan aidatları ilgilendirdiğinin bilinciyle, yönetim kurulu olarak emeğinizden ve kişisel zamanınızdan fedakarlık ederek, gözünüzü kapayıp lokali bir işletmeciye teslim etmek yerine, lokalin işletmesini de üstlendiniz. İzlenimlerime göre de, eseriniz olan işletmede teker dönmeye başlamış, bazı sıkıntılara rağmen, şahsınızın ve yönetim ekibinizin gayretleriyle kendi yağıyla kavrulabilme konusunda umutlar bir hayli artmış durumda. Son olarak dernek lokalimize, meslektaşlarımızın eşlerinin ve kadın üyelerin de gelebileceği, uygun nezih bir bölüm ekleyebilmek, dernek bürosuyla lokali bir araya getirebilmek için, iki ay önce açılan lokale ek olarak, mevcut lokalin üst katını da kiralayıp düzenleyerek, üyelerin hizmetine açtınız.

Yapılanlara, derneğimiz adına seviniyor gurur duyuyoruz. Temennim, camiamıza kazandırılan bu yerlerde işlerin sıkıntısız yürümesi ve hizmetin devamlı olmasıdır. Kendi adıma ben artık evden , TEMAD’a gidiyorum diye yola çıkıyorum; son aylarda bilinen nedenlerle iyice uğrayacak durumu kalmadı ya; zorunlu olursa orduevine uğruyorum.

Sayın Başkan ve ekibi bu anlattıklarım sadece lokal konusuyla ilgili olanlar. Dernek hangi faaliyeti yaparsa yapsın, “katılım yetersiz olur da mahcup olur muyuz” korkusunun sayenizde çok gerilerde kaldığını, bunun tek sırrının da üyelerin sadece “astsubaylık” larına hitap etmeniz olduğu biliyorum. Önümüzdeki aylarda Antalya TEMAD’ın seçimli olağan genel kurulu var. Benim gurur duyarak bu anlattıklarıma rağmen, kıskanç ve art niyetli olabileceklerini tahmin ettiğim bazı memnuniyetsizliklerini dillendirenleri bahane ederek, henüz daha başlangıcında bulunduğunuz güzel girişimleri bırakıp, ekibinizle birlikte tekrar aday olmayacağınız duyumlarını alıyorum.

Sayın Başkan ve ekibi suçunuz çok büyük! Madem böyle yarı yolda bırakacaktınız, çıtayı niçin bu kadar yükseğe taşıdınız?
antalya-protesto

Bir gün önce internet mesajlarından, 12 Haziran milletvekili seçimlerde Antalya’dan AKP milletvekili adayı olan Milli Savunma Bakanı Sayın Vecdi Gönül’ün, seçim çalışması faaliyetleri dahilinde TEMAD Antalya İl Başkanlığını 03 Mayıs 2011 Salı günü saat 14:30'da ziyaret edeceğini öğrendim. Belirtilen saatte TEMAD Lokalinde hazır olmak üzere iki saat önceden yaya olarak yola çıkıp, evden derneğe kadar yürümek üzere yola koyuldum. Bizim evden Konyaaltı Caddesi üzerindeki TEMAD lokaline gitmek için Antalya Orduevi’nin önünden geçilir. Bilenler bilir, Muharip Gaziler Derneği Antalya Şubesi, Orduevinin karşısında, Orduevinin bir bölümü olan Mehmetçik Çay  Bahçesinin hemen bitişiğindedir. Şehrin en işlek caddelerinden olan, orduevinin önündeki, normalde park yasağı ve üzerinde tek yönlü trafik olan caddenin üzerine, en önde 019 numaralı bakanlık makam aracı, arkasında da on araçlık seçim konvoyu park etmiş durumda olduğunu gördüm. Etraf  siyah gözlüklü, telsiz kulaklıklı, motorlu motorsuz polis kaynıyordu. Sorduğum birinden, Milli Savunma Balkanı Vecdi Gönül’ün  Muharip Gaziler derneğini ziyaret etmekte olduğunu öğrendim. Herhalde buradaki ziyaretini tamamladıktan   sonra bizim derneğe gelirler diye düşünüp, yola devam ettim..

Antalya TEMAD’IN orduevinden çıkarıldıktan sonra dernek lokali olarak sığındığı yer bir apartmanın zemin katı. Lokalin kapalı bölümünün önünde, bir apartman dairesi sığacak genişlikte masalar konulmuş bahçesi var. Gittiğimde bahçe bir hayli insanla dolmuştu. Lokalde kabaca  yüz kişi kadar hazirun vardı diyebilirim. Bahçedeki herkes, sandalyesini konuk ziyaretçi bakan ve beraberindekiler için hazırlanan uzunca masaya doğru, sinema salonu düzeniyle çevirmiş bekliyordu.

Antalya TEMAD Başkanımız ve yönetimden  birkaç meslektaşımızı içeride kapalı bölümde ziyaretçi bakanımızı bekler buldum. Hatır sormak için selam verip yanlarına girdim; Başkan’ın  ilk sözü “Bakan’a soru sorulmayacak oldu”.  Başkan olur mu öyle şey, gelen kişi bizim oyumuza talip olmak için geliyor, içimiz çok dolu, bari içimizi dökelim diyecek oldum. “Biraz önce dışarıdaki arkadaşlarla da konuştum, kaş yapacağız derken göz çıkarmayalım, zor durumda kalabiliriz diye, soru sorulmaması konusunda mutabık kaldık. Hem merak etme ben sorulabilecek soruları içeren bir konuşma hazırladım” dedi. Elime “Sayın Bakanım” diye başlayan bir sayfalık bir konuşma metni uzattı. Uygun olanı gerçekleştirilmeyen bu konuşmanın tam metninin, Sayın Başkan’ın kendisi tarafından açıklanmasıdır. Ancak yine de hoşgörüsüne sığınarak yazının özetini sizinle paylaşmak istiyorum.

  • Assubayların özlük haklarında iyileştirme yapacağız sözlerinizin akıbetini camia olarak merak ediyoruz.
  • Emniyet mensupları için yapılan iyileştirmelerin en çok şehit veren biz astsubaylar için hiç bir şey yapılmaması sizi rahatsız etmiyor mu?
  • Geçen dönemde assubayların özlük hakkıyla ilgili olarak yapılan bir düzenlemede partiniz meclis grubunun 24 saat sonra aldığı tekriri müzekkere konusunda sizin görüşünüz nedir?
  • 9 Ekim Ankara mitingi niçin ciddiye alınmadı? Amaca ulaşmak için etrafı kırıp dökmemiz mi gerekiyor?
  • Hükümetin elinde şu anda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi var. Assubayların sorunlarıyla ilgili bir kararname çıkarmayı düşünüyor musunuz?

Doğrusu sorulacak sorular, bana fırsat verilse sormak istediğim sorularla, bir konu hariç örtüşüyordu. Peki öyle olsun dedim. Bu sorulara ek olarak kendisine, “Sayın Bakan Mart 2009 yerel seçimler arifesinde, sorulan bir soru üzerine ‘şu anda assubaylar için bir şeyler yapmak etik olmaz’ demiştiniz. Antalya sokaklarında devletin kırmızı plakalı makam aracıyla seçim kampanyasına çıkıp oy istemek hangi yasaya ve etiğe sığar?” şeklinde bir soru  sormak isterdim, ama kısmet değilmiş.

Doğrusu, belki Yılanların Öcü filminde kaymakam karşılamaya hazırlanan muhtarın yaptığı gibi, Sayın Bakanımızın ayaklarının dibinde kurban edilecek, dağdan sırtlanıp getirilmiş Kara Bayram’ın kınalı kuzusu ve Cezayir karşılama havası çalacak davul zurna eksikti diye kusur bulabilirsiniz ama, gözcüler , tertip düzen, flamalar olarak Antalya TEMAD bakan karşılamaya tam tekmil hazırlanmıştı denilebilir. Hatta sağ olsunlar, lokalin bulunduğu sokaktaki komşu esnaftan bir eksik olup olmadığı konusunda yardım teklifi geldiğine gözlerimle tanık oldum.

Saat 14:30 oldu gelen giden yok. Bu arada lokale Ahmet Öztaş  meslektaşımın geldiğini gördüm. Yanıma geldi, “Bakan Muharip Gaziler Derneği’ne girerken bakanın eline  sorunlarımızı özetleyen bir yazı verdim, polisler 45 dakika kadar beni polis arabasında tuttular, kimlik ve adres tespiti yapıp bıraktılar” dedi. Sonrasını sizler de biliyorsunuz.

Saat 15:00 oldu gelen giden yok. İnsanlar homurdanmaya başladılar. Başkan, Bakan’ın beraberinde bulunan ve bir gün önce ziyaret için randevu talep eden Antalya AKP ilgililerine, telefon üstüne telefon ederek ulaşmaya çalışıyor. Ama anlaşılabildiği karşı taraf telefonu açmıyor. Belli ki bir ters bir durum var. Burasına dikkat; başkanın telefon numarasını tanıyıp açmamış olabilirler mi şüphesiyle başka bir telefonla aynı telefon aranıyor. Evet şüpheler haklı çıkıyor, karşı taraf  bu kez telefona cevap veriyor. Yapılan telefon konuşması sonucunda Milli Savunma Bakanı, AKP Antalya milletvekili adayı Sayın Vecdi Gönül’ün yapacağı söylenen  Antalya TEMAD İl başkanlığı ziyaretinin iptal edildiğini öğreniyoruz. Böylece biz assubaylar bir kere daha yok sayılmış oluyoruz.

İlk tepki TEMAD Başkanımızdan geliyor. Son yirmi dört saat içinde, planlamayla ilgili  bir yanlış anlama olmuş olabilir mi sorusu aklına gelmiş olacak ki, ağzından “Şayet ziyaret plana alınmamış olsaydı saat 12:00'de  motorlu eskort polisi telefonla arayıp lokale nasıl ulaşılacağını tarif ettirmezdi” cümlesi dökülüyor.

Ziyaretin iptaline gerekçe olarak, artık iyice Ahmet Öztaş meslektaşımızın eylemi gösterilmeye başlandığı için lokalde bulunan meslektaşlarımız arasında her kafadan sesler çıkmaya başlıyor. Tespit edebildiğim tepkiler şunlardı.

  • “Eylem yapan kimmiş adı neymiş?”
  • “İyi yapmış helal olsun bravo...”
  • “Bu kişinin yaptığına provokatörlük denir!”
  • “Böyle adamları derneğe sokmayacaksın; bir kişi camiaya ancak bu kadar zarar verebilir.”
  • “Toplantı iptal mi edilmiş?”
  • “Adam her şeye muhalif. İnternette durmadan yazıp çizip muhaliflik yapıp duruyor. Şimdiye kadar ne elde etmiş ki?”
  • “Bakanın yaptığı büyük ayıp. Gelseydi  belki o kişi adına da özür dileyecektik kardeşim!”
  • “Özellikle Bakan konuşurken, gerekirse arkasından çekip engel olayım  diye, fırlayıp patavatsızlık edebilecek bazı kişilerin tam arkalarına  oturup tedbirimi almıştım ama bilemezdim ki böyle bir iş dernekte değil sokakta gerçekleşecekmiş.”

İşte Antalya TEMAD’da Sayın Bakanımızın gerçekleşmeyen ziyaretini beklerken olanlar özetle bunlar.

Merak ettim oturdum  “Ahmet Öztaş ve Vecdi Gönül” ibaresini Google’a yazdım. 59 binin üzerinde başlık çıktı. Doğal olarak  bu rakama içinde Vecdi Gönül adının tek olarak geçtiği haber başlıkları da dahil. Ama 260 tanesinde Ahmet Öztaş ve assubayların sorunları ibaresi geçiyor. Bu haberlerin geçtiği site ve gazetelerin hepsi üstelik camiamızın dışında olan gazete ve haber siteleri. Peki 9 Ekim Ankara Mitingi kaç başlıkta geçmiş olabilir dersiniz? Onu da araştırdım, sadece 110 başlıkta geçmiş. Bu başlıkların yarıdan fazlası da camiamızın sitelerinin mesaj panolarındaki mitinge katılım çağrıları.

Şayet dokuz yıldır her defasında söz verip yerine getirmeyen Sayın Bakanın ziyareti gerçekleşmiş olsaydı ve yine bilinen o aslı çıkmayacak sözlerden verip gitseydi ne değişecekti? Assubayların sorunları olduğu ibaresi sizce, verilen bu tepki nedeniyle basında yer bulduğu kadar yer bulabilecek miydi? Hiç sanmıyorum. Meslektaşım Ahmet Öztaş’a buradan tekrar tebrikler…

Hem Sayın Bakan’ın ziyareti gerçekleşseydi kuvvetle muhtemel, duymaya alışkın olduğumuz “Şu anda çözüm etik olmaz.” , “Tüh ya bu kadar sorunlarınız vardı da, geçen dönem niçin haberimiz olmadı, oyunuzu bana verin önümüzdeki dönem derhal gereken yapılacaktır.” gibi komik sözler söyleyecekti. Ziyaret gerçekleşmemekle bu komikliklerden biraz mahrum kaldık o kadar. Bu açığı da gevezelik ederek birazcık ben kapatmaya çalıştım. Saygılar..

05. 05 .2001 ANTALYA..

BATI  CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY YOK

Task3gw3dy9EMAD Temsilciler Kurulu toplantılarının  Antalya Akdeniz Bölgesi ayağı 24 .01. 2011 tarihinde  Antalya TEMAD Lokalinde, Silifke’den Nazilli’ye kadar olan bölge şubelerinin ve Ankara Genel Merkezi heyetinin katılımıyla yapıldı. Toplantıya izleyici olarak katılıp ben de katıldım ve izledim.

Toplantıda, bir saati aşkın süreyle Genel Başkan, beşer dakika da katılımcı şube temsilcileri konuştu.

Sayın Genel Başkan, TEMAD Genel Merkezince sorunlarımızın çözümü için bir yıl içinde yapılan, biz interneti takip edenlerce bilinen konular olan,   Genelkurmay ve Siyasetçiler nezdinde yapılan,   girişimleri anlattı.

Sonuç olarak, her ne kadar “TEMAD’ı Paris’te bile tanıttık” türü icraatları başarı olarak göstermeye çalışsalar da, bunlar karın doyurmadığı için, Genel Merkez’in  altı yıldan bu yana “sarı sakındırak” dışında bu girişimler sonucu elde edilmiş ve anlatılacak, yeni dişe dokunur bir şeyi yoktu.

Bu arada Sayın Genel Başkanımızın bir hakkını teslim etmem gerekir. Anlatılanlara bakıp  yönetimi başarılı bulursunuz veya bulmazsınız  orası ayrı konu; ama bu toplantı süresince bir şeye tanıklık ettim, sanal dalkavuklara gerek duyulmadan da yapılan işler anlatılabiliyor, açıklamalar gayet güzel yapılabiliyormuş. Sanal dalkavuklara hiç hiç mi hiç gerek yokmuş. Bir güzel gelişme daha; bu kez Ahmet Özden Başkan’ın konusu açılmadı, zaten toplantıda Sakarya İl Başkanı da yoktu.

Bu benim izlenimim; ülkenin içinde bulunduğu genel durum nedeniyle midir nedir, katılımcı şube temsilcilerinin yüzlerinde sanki genel bir coşku eksikliği vardı. Şube başkanı ve temsilcilerinin hepsi dert küpüydü. Yer sorunu, emekli meslektaşlarımızın ve üyelerin derneğe ilgisizlikleri, bu sorunlarla nasıl mücadele verildiği dile getirilen ortak konulardı.

İcraat olarak anlatılanlara ait notları, anlatılış sırasına göre şöyle sıralayabilirim:
  • TEMAD Şube sayısı  87 şubeye çıkarılmış.
  • TEMAD ismi Paris’e  kadar duyurulmuş.
  • Bizim hiçbir iyileştirme alamadığımız dönemde emniyet mensuplarıyla ilgili yedi defa iyileştirme düzenlemesi yapılmış. Buna neden olarak TBMM’de çok fazla emekli emniyet mensubu milletvekili bulunduğu, bizim zümrenin sahipsiz olduğu dile getirildi.
  • Resmi tespitlere göre 9 Ekim mitingine 10300 kişi katılmış. Mitingimizin çeşitli makamlardan çok güzel ve temiz olduğu yönünde övgüler alınmış.
  • Sayın Bakanımız, Fahri TEMAD üyesi Bülent Arınç, “bir daha tekrar böyle güzel bir miting düzenlerseniz bana da haber verin, katılımcı olarak eşimi göndereyim demiş.
  • Mitingimizin seviyesi ve temizliği konusunda Ankara  Emniyet Müdürlüğü bile övgüde bulunmuş.
  • Genelkurmay, miting faaliyetimizi Anıtkabirden başlayarak miting sonuna kadar izlemişler, özellikle ; “Vur vur inlesin Genelkurmay dinlesin” sloganından rahatsız olmuşlar. Daha sonra TEMAD Merkez ilgilileri bir araya gelinen ortamlarda bu sloganla ilgili serzenişte bulunmuşlar. Sayın Başkanımız da “Bu sloganı atan yirmi kadar kişiydi. Emekli  meslektaşlardan simidin içine kaşar koyamayacak duruma düşenler var, sloganın atılmasında muhatabın hiç mi suçu yok” diye cevap vermiş.

Sayın Başkan, TEMAD Genel Merkezi’nin, yıllığı 500 liradan  kiracı olarak oturduğu, sahibi MSB olan gayrimenkulün kirasının Milli Savunma Bakanlığı tarafından bu yıl kirasının 14 500  lira olarak fahiş bir artışın yapılacağının tebliğ edilmesini biraz mitingin negatif  sonucu olarak yorumladı. Bu artışta MSB’nin takdir yetkisinin olduğunu ve tebliğe itiraz edildiğini belirtti.

Şu konunun  bol bol kara mizahı yapılabilir ama laf aramızda, maalesef  bir camia mensubu olarak konun bir ucu bana da dokunuyor. Ağlanacak halimize gülemiyorum. Sorunlarımızın neler olduğu  özellikle bizim sitemizde, yıllardır tekrar tekrar anlatılıyor; burada ben başkanın da tekrarladığı bu  sorunları sizlere tekrarlamayacağım. Sayın Başkan her zaman yaptığı gibi  bizim bu sorunlarımızın çözümü için gerekli düzenlemenin yapılabilmesi konusunda Genelkurmayın topu MSB’ye MSB’nin Çalışma Bakanlığına, iktidar meclis grup başkanlığının MSB’ye attığını, adeta “ortada sıçan” oyunun oynandığını uzun uzun anlattı. Anlattıklarından,  bu konudaki engellemenin daha çok siyasetin tepelerinden geldiği  izlemini edindim.

Yine anlatılanlara göre, siyaset cephesine kıyasla Genelkurmay biraz daha açık davranmış, bakanlığa  bizimle ilgili düzenleme yapılması için defalarca yazılan yazıların kayıtlarını, suretlerini göstermişler. Hatta siyaset cephesinden ödenek yetersizliği ileri sürüldüğünde, (milyarı trilyonu artık karıştırır oldum) bu düzenlemenin maliyeti kaç para tutar diye hesaplanmış, 190 trilyon denince, Genelkurmay ilgilileri, Genelkurmay bütçesinin bir kaleminden iade edilen 352 trilyondan buraya aktarma yapılarak düzenlemelerin gerçekleştirilebileceği önerisi bile getirilmişler. Bu anlatılanlardan da anlaşılıyor ki; iktidar siyasetçileri bizim zümreyi kafalarında oluşturdukları olumsuz  bir kategoriye oturtmuşlar ve bu nedenle, sorunlarımıza özellikle kasıtlı olarak  olumlu yaklaşmadıkları hissine kapıldım. Bu izlenimi destekleyen başka bir örnek;  derneğimizin  30 üyeli  küçük bir ilçe şubesi olan Anamur TEMAD Şubesi, Sayın Şube Başkanı'ın anlattığına göre,  il dernekler şubesince, normal sıradan bir denetleme ölçülerini aşacak şekilide uzun uzun denetlemeden geçiriliyor, eften püften eksikliklerden, toplam 1000 lirayı aşan cezalar yazılıyor. Yine  Sayın Şube Başkanının edindiği izlenime göre ; bu denetleme biraz kasıt taşıyormuş ve  da derneğimiz üzerinde baskı yapma amaçlıymış. Aynı izlenimi Sayın Genel Başkan genel merkezin üzerinde günlerce süren denetleme sırasında kendisinin de edindiğini dile getirdi.

Sayın Genel Başkan Antalya’ya geçen gelişinde de aynı niyetini anlatmıştı, bir daha tekrarladı. Sorunlarımızın çözümünün büyük oranda gelip düğümlendiği Sayın Başbakan’a normal yollardan ulaşmakta, randevu almakta zorlandıklarını, bir iki toplantıda ayak üstü karşılıklı gelince yapılan  iki kelimeden öteye geçmeyen konuşmalar dışında görüşme için ulaşamadıklarını, bir ekip oluşturup evinden çıkarken çiçeklerle yolunu kesip sorunlarımızı anlatmayı düşündüklerini ama koruma ordusunun kalabalık oluşu gözlerini korkuttuğunu anlattı.

Sayın Başkanın şu son İktidar Milletvekili Nurettin Akman’ın verdiği, bu milletvekilinin yasayı önümüzdeki günlerde meclise gelecek paralı er yasasına monte etmeye çalışacağı intibaklarla ilgili yasa teklifinden, dönemin seçim dönemi olduğu için  biraz ümitliymiş gibi geldi.. Bu teklifin takipçisi olduklarını, gerekirse biz üyelerden, bu teklifin gündeme alınmasına destek açısından, ileride belirtecekleri makam ve telefonlara faks kampanyası düzenlemek için yardım talep edebileceklerini söyledi.

Önümüzdeki yılın ikinci yarısında OYAK ile ilgili AİHM’de açılan davanın gündeme alınacağını, mahkeme gidişatına yön verme açısından burada da faks kampanyasının çok etkili olduğunu, biz üyeleri gerektiğinde bilgilendirerek faks – mail  kampanyası düzenlenebileceğini söyledi. Ayrıca AİHM tetkik hakimlerinden iki tanesinin meslektaşlarımızın çocuğu olduğunu da ilave ettiler.

Başkanın toplantı boyunca değişik zamanlarda tekrarladığı  konu, şubelerin yapılabiliyorsa aday çıkarılması dahil   siyasete yakın durmaları, çalışma grupları oluşturulmasıydı. Ayrıca bölge milletvekillerine verilmek üzere şubelere dosya göndereceğini söyledi. 

Katılımcı şube temsilcileri sırayla söz aldıkları beşer dakika içinde  sorunlarını dile getirdiler. Aklımda kalanlar: Konya TEMAD Başkanı Erhan Kolağası, eylemler devam etsin dedi. Denizli TEMAD Temsilcisi, OYAK’ın mal varlığında tüm üyeliği devam eden etmeyen herkesin hakkı var, OYAK herkese emekli maaşı bağlamalı dedi. Nazilli ve Silifke Temsilcileri derneklerinin yer sorunu olduğunu dile getirdiler.

Ev sahibi Antalya İl Başkanı Sayın Mustafa Dündar da derneklerin amacına erişebilmesi için başka görevlerinin de olduğunu, gündemde kalmayı bilmek gerektiğini, Temad’ın bu konuda başarısız  kaldığını söyledi. Televizyona çıkan temsilcilerin donanımlı kişilerden seçilmesi, bu anlamda ele geçen  fırsatların boşa harcanmamsını dile getirdi. Sayın Başkan ihraç edilen üyelerine sahip çıktı ve sık sık üyelerin ihraç yoluna gidilmesinin doğru olmadığını söyledi. Tüzükle ilgili sıkıntılar olduğunu, Ankara dışından Genel Merkez Yönetimine mutlaka temsilci alınması gerektiğini ekledi.

  Afyon İl Başkanı hediyelik getirdiği kaymaklı lokumu haziruna dağıttı. Başka illerden Afyona gezmeye gelen, ama kendileri ile irtibata geçmemiş olan bir TEMAD gezi otobüsü gördüklerinde üzüldüklerini söyledi. Afyona yolu düşecek olan TEMAD mensuplarına, eğer kendileriyle  irtibata geçerlerse örneğin kaplıca konusunda ve diğer konularında seve seve  yardım edebileceklerini söyledi.

Son olarak; toplantının temenniler bölümünde yanımda oturan bir meslektaşım söz aldı, dilinin döndüğünce bazı eksikliklerden, örneğin 9 Ekimde yapılan mitingin eksikliklerinden bahsedecek oldu. Başkanın bu eleştirileri biraz sakince  oturup not almak, dinlemek  yerine, üslubunu biraz sertleştirdiğini gördüm. Sanki bu şekilde davranışı yaptıklarından kendisinin de emin olmadığını gösteriyordu. Aralarında  “Kardeşim eksik olan neydi, ne yapmamızı istiyordun” gibi diyalog geliştiğini görünce, ben de söz istedim. Sayın Başkan, Uzmanların bir dernekleri bile yokken, gündeme gelmeyi başardılar. Kendileriyle ilgili TBMM’den gerekli düzenlemeyi çıkarttılar sayılır.Keşke onların nasıl bir yol izlediğini sorup öğrenip bir inceleseydiniz dedim. Bilmem doğru bilmem yanlış; “Uzman – Der Başkanın nasıl bir yol izlemesi konusunda sık sık telefonda bize akıl sorduğunu biliyor musun “ dedi..

Sonuç olarak bu toplantı sonucunu “Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok” şeklinde özetleyebilirim.

Saygılar Efendim. Camiamıza hayırlı olsun…

Sevgili Dostlar ;

bitti.jpgİnsan yaşamında az sayıda özel, unutulmayacak günler vardır. Yaşımızın altmışlı yıllara dayandığı bir zamanda özel, bir değil bir kaç gün yaşadım. 1973 Dönemi Çankırı Assb.Haz.Okulu mezunları olarak 3-4-5 Aralık 2010 tarihlerinde RENAİSSANCE ANTALYA BEACH RESORT HOTEL'de buluştuk.

Aradan kırk yıl gibi uzunca zaman geçmiş, hepimiz yaşlanmış saçlarımız ya ağarmış ya dökülmüş birazda göbeklenmiş, isimleri memleketleri unutmuş olsak da hiç bir arkadaşımı tanımakta zorlanmadım. Çünkü gözler ve gözlerdeki dost bakışlar hiç ama hiç değişmemişti.

İlk gün akşamı geç saatlerde odamıza çekildiğimizde eşim "Bu kadar sıcak dost olan insanlar nasıl olurda bunca zaman bir araya gelemez inanamadım"dedi. Kopukluğun haberleşmeden kaynaklandığını, internetin mesafeleri nasıl yok ettiğini buna rağmen henüz tam anlamıyla bizim kuşakların kullanamadığını tartıştık. Aramızda aldığımız en önemli karar kendi sitemizi kurma kararı oldu. Hemen oracıkta gerekli finansal sorunu kendi aramızda hallettik. Bir sonraki yılın kısa ve dar bir programı görüşülerek kabul edildi. Yetmiş beş kadar arkadaş ve eşlerimizle birlikte yüz elli kadar bir birliktelik içinde fotoğraflar çektirdik.

Akşam yemeği sonrası yapılan konuşmalardan sonra arkadaşlardan izin alarak kısa bir konuşma yaptım; BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİN ÖRGÜTLÜ MÜCADELE İLE DAHA BİR ANLAMLI OLACAĞI, ADALET, EŞİTLİK VE SINIFIMIZIN ONURUNA SAYGIYI GERÇEKLEŞTİRME YOLUNDA MUTLAKA AMA MUTLAKA ÖRGÜTÜMÜZ TEMAD'A ÜYE OLMAMIZIN GEREKLİLİĞİ, BU GÜNE KADAR BAŞARILMIŞ BİR ŞEY YOKSA BUNUN SUÇUNUN ÖRGÜTÜN DEĞİL, BASİRETSİZ YÖNETİMLERİN OLDUĞUNU, BİZİM GİDECEK BAŞKA KAPIMIZIN OLMADIĞINI ANLATTIM. İSİM VERMEDEN TEMAD'A DESTEK VEREN SİTELERİ TAKİP ETMELERİNİ ÇÜNKÜ, BU SİTELERDE SINIFIMIZIN SORUNLARININ DİLE GETİRİLDİĞİNİ SÖYLEDİM. BU ARADA BİR ÇOK ARKADAŞ HEP BİR AĞIZDAN; "EN BÜYÜK EM.ASSB.LAR ORG.BAŞKA BÜYÜK YOK" DİYE TEZAHÜRATA BAŞLADILAR.

Konuşmamın devamında artık yaş olarak, bilgi ve birikim olarak belli bir yaşa geldiğimizi ve bulunduğumuz il ve ilçe örgütlerinde delege olma konusunda istekli olmamız gerektiğini ve yönetime ancak bu şekilde daha aktif katılabileceğimiz konularında tartıştık. Örnek olarak Antalya örgütümüzün başarısındaki iki devremizin örnek çalışmasını vererek konuyu bitirdim. Toplantı sonrası bazı arkadaşlarımın hanımları "Adilhan Bey söz sitenizin sıkı takipçisi olacağız" dediler.

Sınıf mücadelemizi kişisel çıkarları uğruna kullanmaya kalkanlara seslenmek istiyorum. Artık meydan daraldı. İstediğiniz gibi at oynatmak yok. Sırtımızda traplen gibi zıplamak yok. Ya adam gibi seçilip adam gibi çalışıp dertlerimize derman olacaksınız ya da bu işlere hiç girmeyeceksiniz.

TEMAD bizim. Sizin olduğu kadar da bizim. Samsun Şb.mizden Em.Assb.Ahmet (İsim örnektir) ekonomik dardayken turistik seyehata çıkmak en basitinden arkadaşlarımıza haksızlıktır. Siz de görüyorsunuz arkadan gelen grupları, devre toplantılarını, devre sitelerini. İNMEK İSTEMEDİĞİNİZ KOLTUKLARINIZ SALLANIYOR duyuyor musunuz Sayın Başkan? Ben Antalya'da duydum. Siz de Ankara'da duyacaksınız...!

Kimse tabanının istemediği yerde fazla kalamaz. SİZ BİLE..!

genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
Baş öğretmenimiz ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi şahsında tüm öğretmenlerimizin ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN... Demokrasinin, adaletin, huzurun ve refahın hakim olduğu nice öğretmenler günü kutlamak dileklerimizle sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.
Perşembe, 24 Kasım 2022
E. ASSUBAYLAR GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU YÖNET
BAĞIMSIZLIK SAVAŞIMIZIN KAHRAMANI VE LAİK, DEMOKRATİK CUMHURİYETİMİZİN KURUCUSU, EBEDİ ÖNDERİMİZ VE BAȘKOMUTANIMIZ BÜYÜK DEVRİMCİ GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'Ü BEDENEN ARAMIZDAN AYRILIȘININ 84. YILINDA SAYGI, ÖZLEM VE ŞÜKRANLA ANIYORUZ... RUHU ŞAD, MEKANI CENNET OLSUN. 10 KASIM 1938 ! Bir devre damgasını vurmuş, dünyanın gidişatını değiştirmiş, yalnızca y...
Perşembe, 10 Kasım 2022
SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN. Cumhuriyetimizin 99. Kuruluș Yıldönümü kutlu olsun. Laik Demokratik Cumhuriyetimizin kurucusu Yüce Atatürk, silah arkadașları ve devletimizin bekası uğrunda canlarını veren aziz șehitlerimize minnettarız, ıșıklar içinde uyusunlar. Gazilerimize de șükranlarımızı sunuyoruz...
Cumartesi, 29 Ekim 2022
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ