Bu sayfayı yazdır

Vatan ve Gevşeyerek Devşirilmişler!

devsirmeler

Uğrunda canların verildiği, üstünde yaşayanlara yorgan olan döşek olan, rızık veren, kederlerin, sevinçlerin, kaderlerin, yazların, kışların, aşkların yaşandığı, uğruna şiirlerin yazıldığı, ağıtların yakıldığı, vatan…

Vatan duygusu aynı vatanı paylaşmaktan kaynaklı olarak vatandaşlık, yurttaşlık, kardeşlik duygusu ile yan yana anılmış Türk insanca… Vatan ve dolayısıyla vatandaşlık duygusu nesilden nesile aktarılmış büyüklerden küçüklere…

Dünya hayatı içinde devam edegelen egemen olma içgüdüsü içinde yurdunda özgür ve bağımsız yaşamayı benimsemiş, en zor zamanlarında bile özgürlüğünü muhafaza edebilmiş ender milletlerden, Türk milleti…

Dünya, milletlerin, kimi zaman kanlı savaşlarıyla egemenlik yarışlarıyla dönmekte… Dünya düzeni, milletlerin asla rehavete kapılmayacağı bir düzeni gerektiriyor… En güzel yerleri yurt edinmiş olan Türk milletinin güzelleştirdiği yerlerde yaşaması daima uyanık kalmasıyla mümkün olagelmiş… Ne zaman rehavete kapılmışsa hep başı derde girmiş…

İçinde bulunduğumuz yüzyılda da milletimizin başında bir karasinek gibi dolaşan değişik etkiler vızır vızır ses çıkartarak dolaşmakta… Belli ki bir maksadı var! Ayaklarındaki mikropları bulaştırmak istiyor milletimize… Belki de yeterince bulaştırdı da…

Değerli madenler, enerji kaynakları, iklimlerden kaynaklı dünyada meydana gelebilecek olan doğal değişikliklerden kaynaklı olarak gelişmiş ülkelerin aldığı kararlar doğrultusunda elde kalmış olan vatan parçası üzerinde Orta Doğu’da yapılmakta olan değişimle eş zamanlı, belki de biraz gerisinden ve farklı yöntemlerle bir oyun sergilenmekte olduğu artık üstü örtülemeyecek şekilde aşikâr…

Devlet kadroları, siyaset, yaşam şekli sanki hep buna göre düzenlenmek istenmekte…

Başrollerde bir nevi milletinden duygusal bağ olarak gevşemiş, gevşemeden sonra karşısındakinin gücüne inanmış, dün dediği ile bugünkü birbirini tutmayan, sanki devşirilerek taraf değiştirip sözde üyesi olduğu milletinden belki de nefret eden, parçası olduğu gücün bir uygulayıcısı olmuş olan insan sahnede…

Böyle bir insanın bir milleti uyutmaktan, olmayanı olur gibi göstermekten başkaca yapabileceği ne olabilir ki?

Onun umurunda mı Türk insanının kültürel değerleri, şehitlik kavramı, birlik-dirlik duygusu, yerli sermayesi…

O, yerli dediği incelediğinde altından yabancı çıkar, birlik-kardeşlik dediğinde altında ayrılık vardır, şehitlik dediğinde başka duygu vardır, adalet dediğinde kendi menfaati vardır, adil gelir dediğinde kendi geliri vardır, İslam dini dediğinde İslam’ı başka dinlerin emrine sunma, menfaatine kullanma vardır, asla terk etmeyeceğim dediğinde aslında terk etme vardır, iş dediğinde güvenli bir gelecek kurmaya yetmeyecek ücret vardır, çalışkan insan demesinde aslında bir Arap misali yattığı yerden para, gelir elde etme vardır, yakıştıramaz Türk insanının üretken olmasını… İşte O, kısa ve öz olarak böyle birisidir… Türk insanı onları geçmişten kaynaklı olarak iyi tanımaktadır… İlim sahibi olan Yüce Allah’tan dileğimiz şudur ki, Türk insanını ve dolayısıyla insanlığı onlardan koruyacak ilminden vermesidir…

Başsağlığı…

Van’ın Saray İlçesi’nde PKK’lı teröristlerle girilen çatışmada şehit düşen Astsubay Başçavuş Erkan Durukan’ın 28.06.2011 günkü cenazesinde, çocuklarıyla birlikte gözyaşı döken, tabuta sarılıp defalarca öpen şehit eşi öğretmen Emine Durukan hanımefendi, "Seni vatana helal etmiyorum. Allah’a emanet ediyorum. Güle güle git. Ciğerim, aşkım benim. Nasıl öldürdüler seni?" diyerek, inancımıza göre sevgili eşini cennete uğurlamıştır… Dua okunmasının ardından şehidimiz bulunduğu yerden kaldırılırken çevrede oturanlar balkonlardan ’Şehitler ölmez vatan bölünmez’ diyerek Türk milletine ve onun onurlu, şerefli fertlerine özgü olan şehitlik ve vatan üzerine duygularını dile getirmişler… Tüm şehit ailelerimiz başta olmak üzere, şehidimizin kederli ailesine Allah’tan sabır ve milletimize başsağlığı diliyoruz…

Ögeyi Oylayın
(19 oy)
Orhan Kaya

Son ekleyen Orhan Kaya