×

Uyarı

JUser: :_load: 932 kimlikli kullanıcı yüklenemiyor.

Bütün olguların temelinde canlıların yaşamını devam ettirme çabası ve içgüdüsü vardır. Elinize iğne batsa canınız yanar, refleks gösterirsiniz. Peki, yaşamak için ne gerekli ise yaparken insan canına nasıl kıyar?

İntihar olgusu olumsuzlukların birikiminin sonucu olabileceği gibi, bir anda da gelişebilir. Başkaları için sıradan olaylar, hak edilmeyen bir söz insanın ruhunda fırtınalar koparır! İntihar ve cinnet bunun sonucudur.

TSK'de amir keyfiyeti vardır. İstisnalar kaideyi bozmaz. Hepimiz bu günleri yaşadık. Bazen zaman geldi sustuk, susturulduk, yutkunduk, içimizden lanetler yağdırdık! Bu psikoloji istemesek de evimize yansıdı. Mesleğimizden soğuduk. Günü dolan "lanet olsun" diyerek kaçarcasına ordudan ayrıldı. Görevdekilerin moral motivasyonu, bizlerin aidiyet duygusu yok oldu! Bunlara neden olanlar mutlu musunuz, hâlâ ders almadınız mı? Yücelmek adaletle olur. Astlarınızın omuzlarına basarak,onların haklarını gasp ederek hiçbir amacınızı gerçekleştiremezsiniz.

07 Şubat 2006 tarihinde Adana Topçu Alayının spor denetlemesinde, öğretmen albayın dangalaklığı yüzünden 22 yaşında, henüz hayatının başlangıcında bir genç fidan Sercan AKBUNAR kardeşimiz intihar edince Genelkurmayı uyardık. Hâttâ yalvardık; "Bu intihar TSK'de ne ilk ne de son olacaktır. Klişe laflarla, yüzeysel soruşturmalarla geçiştirilmesin. 'Küçük dağları ben yarattım. Ben gökten zenbille indim' diyen amirlerin kaprislerine son verilsin. Yoksa daha nice fidanların vebaline ortak olursunuz" dedik ama ne acıdır ki intiharlar devam etti. İntihar eden vatan evlatları şehit sayımızı geçti. Böyle bir aymazlık olabilir mi?

Bu nasıl bir sistemdir? Her kurum kendi personelini koruyup kollarken, TSK assubaylarını bırakın korumayı sosyal, ekonomik ve insanî haksızlıklar yapıyor. Bir üniforması kefen olan, bir emirle ölüme gönderdiği assubaylarını bir çok kamu görevlisinden daha değersiz imajı ile psikolojik baskı yaratarak daha alt kademe ve dereceden göreve başlatıp eziklik duymasından adeta zevk alıyor!

Sonra da kalkıp şehit sayısını geçen intiharlar için “İntihar psikolojik bir olgudur” safsatası ile despot amirleri koruyor ve soruşturmaları “Psikolojik bunalım sonucu intihar” değerlendirmesi ile kapatıyor...

Subay neden intihar etmiyor? Çünkü onlar ordunun öz evlatlarıdır. Çünkü onlara haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik uygulanmıyor. Her şey altın tepside sunuluyor. Assubaylar bu orduya tam teşekküllü hastanelerden SAĞLAM raporu alarak girdiler. Onların psikolojilerini sizler bozdunuz. Bunun vebali bu dünyada da diğer dünyada da sizin omuzlarınızdadır.

Elinde çekiç oluğunda herkesi çakılacak çivi zannedenlerin kaprisleri yüzünden son 4 ayda 15 assubay hiç bir değerin geri getiremeyeceği canlarını kaybettiler. Side’de canına kıyan J.Mly.Asb. Ahmet SERKAN kardeşimizi toprağa vermeden yeni bir intihar haberi ile sarsıldık!

Sn.Genelkurmay Başkanım, Allah rahmet eylesin 95 yaşında babanızı kaybettiniz, yüreğiniz yanıyor. Peki 30-40 yaşlarında idealleri, umutları olan babalarını kaybeden baba desteği olmadan yetim büyüyecek evlatların acılarını düşünebiliyor musunuz?

Ordudaki moral motivasyonu ve aidiyet duygusunun kaybolması, yaşanan haksızlıklar, öfke ve acı savaştan daha önemlidir. Çünkü, savaşa robotları değil bu duyguları taşıyan insanları göndereceksiniz.

Artık yeter! Tahammülümüz kalmadı. Ya bu ordudan assubaylığı kaldırın ya da adaleti sağlayın. Adalet bir gün herkese gerekecektir.

Tskdan-ilter-ve-bayulgen-hakkinda-suc-duyurusu

“İnsan hakları uygar yaşamın temeli, çağımızın en üst değeridir. Güvencesi demokrasidir”
M.Kemal ATATÜRK

Hiçbir kurum personeline silahlı kuvvetlerin assubaylara yaptığı haksızlığı yapmamıştır. Yine hiçbir meslek grubu haksızlıklar karşısında bizim kadar vatanseverlik duygularının istismarına izin vermemiştir.

Yıllarca ön yargılarla tahakküme varan haksızlıklara rağmen “kol kırılır yen içinde kalır" dedik ama bu kez kanadımızı da kırdıkları için haksızlıklarımızı kamuoyu ile paylaşıyoruz.

Özgürlüklerin kısıtlı olduğu 1971 yılında  haksızlıklarımızı protesto etmek için eşlerimiz muhtelif kentlerde yürüyüşler yaptılar; zamanın kuvvet komutanı bizleri “karılarımızın etekleri altına gizlenen Mao’nun askerleri” suçlaması ile hukuksuz cezalara mahkum ettirdi. Kaderin cilvesine bakın ki biz yıllarca sırtımızda hukuksuzluk hançeri ile yaşarken adalet isteğimize kulak tıkayan ama eline gül dikeni batınca  ayağa kalkan  subay ve general eşleri adalet isteği ile yürüyor...

1975 yılında iş gücü, iş riski tazminatlarında haksızlık hukuksuzluk tahammül sınırlarını zorlayınca özellikle hava kuvvetlerindeki meslektaşlarımız kısa süreli protesto eyleminde bulundukları için ordudan tart, insan onuruna aykırı cezalandırma yöntemlerine tabi tutuldular.

Tarih 'ders almasını bilmezseniz!' tekerrür edermiş. Gasp edilen haklarımızın iadesini beklerken 2012 yılı kararnamesinde aynı haksızlık adaletsizlik yaşanınca sosyal medyada arkadaşlarımız birleştiler yazılı ve görsel basında sorunlarımız dile getirildi, haksızlığın boyutuna basın ve kamuoyu tepki gösterdi önce muhtıra ile aba altından sopa gösterildi adından tepkiler üzerine bu kez yapılan ve yapılacak düzenlemeler açıklandı ama ön yargılılar hayata geçmesini engelliyorlar.

Daha önce tüm mazlumlar gibi haksızlığa uğrayan assubaylara da destek veren  cesur yürek Sn.Umur TALU'nun  TSK' nın yıpratıldığı gerekçesi ile mahkemeye verilmesi  gibi bu kez TEMAD Gn.Başkanı ile söyleşide bulunan gazetecilerden Sn.Balçiçek İLTER-Murat SABUNCU-Okan BAYÜLGEN hakkında genelkurmayın suç duyurusunda bulunduğunu üzülerek  öğrendik.

Suç varsa azmettiren vardır; şahsen bu değerli basın mensuplarının her değerlendirmesine, Sn.Ahmet Keser başkanımızın her sözünün altına imza atıyorum, ayrıca basındaki ilk rüzgar benim hasbelkadar AYDINLIK gazetesinde yaptığım "ÜVEY EVLAT DEĞİLİZ" başlıklı söyleşi ile başladı,  bu nedenle  kendimi ihbar ediyorum benim hakkımda da savcılığa suç duyurusunda bulunabilirler...

Sosyal yaşamdan kopuk,evlatlarının desteği ile yaşamaya çalışan  veya kişilikleri ile ters işlerde çalışmak zorunda kalan, yaşamı nefes alıp vermekten ibaret olan bizlerin ceza evi ile dışarıda olmasının  hiçbir öneminin olmadığını belirtiyorum, kaldı ki hukukun guguk olduğu ülkemizde hâlâ vicdan ve adalet duygusu olan hakimlerimiz var.

KURUMLARI HAKSIZLIKLARI DİLE GETİRENLER DEĞİL HAKSIZLIKLARI YAPANLAR YIPRATIR !..

Suçlamanın kesin nedenini öğrenemedik ancak genelkurmayın “Assubaya ikinci sınıf muamelesinin mümkün olmadığını”  açıklaması bu yayınların gerçek dışı olduğunun  ileriye sürdüğünü düşünüyoruz.

Yine bazı subayların basın mensuplarına “Komploya alet olmayın ,askeri yıpratmayın” mesajları gönderdiklerini biliyoruz.

Tok açın halinden anlamazmış, bir eli yağda bir eli balda olanlar,kendilerini ağa emrindekileri maraba gören ön yargılılar yüksekten bakınca demek öyle  görüyor, Adaletin  sadece imtiyazlılar  için gerektiğini düşünüyorlar...

Bizlere yapılan haksızlıkları adaletsizlikleri dile getirmek mi orduyu yıpratmak ?

Neden bir subay çıkıp şu haksızlığımız şu adaletsizliğimiz var demiyor? Neden bir subay yaş haddinden emekli olmamak için imkan olsa yaşını küçültmeyi düşünürken assubaylar günü dolunca kaçar gibi ordudan ayrılıyorlar? Tüm mesele burada yatmaktadır. Kurmaylarınıza bunu tez konusu olarak hazırlatın adaletsizliğin, ön yargının, tahakkümün boyutunu göreceksiniz...

Biz, her zaman kurumumuza ve hiyerarşiye saygılı olduk, amacımız kurumumuzu yıpratmak değil haksızlıklarımızın artık dayanılmaz olduğunu ifade etmektir, aksini düşünseydik TSK düşmanlarının emellerine alet olur, ordudaki birçok olumsuzluğu dile getirirdik.

Sayın Genelkurmay başkanım, karargahta sizin reform ve adalet direktiflerinize sanırım direnenler var hatada ısrar etmek adaletsizliktir bu milletin ordusuna yakışmıyor, bizim adalet,eşitlik ve insan onuruna saygı taleplerimizin karşılanması için lütfen dirayetinizi gösterin. Bizim feryadımızı duyuran gazetecileri mahkemeye vermek yerine ;

  • Rütbeli çoluk çocuk sahibi bir emirle ölmeye hazır uzman çavuşu hastanelik edinceye kadar döven albay ile personeline "biz başız siz kıçsınız siz kölesiniz işinize gelmiyorsa defolun gidin" diyen generali,
  • Devletin verdiği otorite gücünü şahsi gücü olarak gören ceza,sicil tehdidi ile personeline Mobbing uygulayan amirleri,
  • Gazino nizamiyesinde üstelik nöbet görevini ifa eden assubaylara küfredip hakaret eden,siz hiçsiniz diyebilen subayı,
  • Hatay'da keyfi ceza ve görev yeri değişikliği ile terörle mücadelede ki  personele  terör estiren alay komutan vekilini,

Daha birçok örnekleri olan, bu ülke ve TSK için canını vermeye hazır personelin moral motivasyonunu olumsuz etkileyenleri mahkemeye verin...

“Atatürk büyük taarruz öncesi Kütahya Altıntaş’taki karargahta kendisine yemek olarak sunulan tavuğu görünce askerin ne yemek yiyeceğini sorar, öğleyin üzüm hoşafı ekmek,akşam bulgur pilavı yiyeceklerini  öğrenince, 'bu tavuğu kazana atın asker yesin' diyerek üzüntüsünden hiçbir şey yemeden aç yatmıştır”

bunu tarih yazıyor, işte bu asalet sahibi komutan bir ulusun istiklal savaşını kazanmıştır.

Sayın genelkurmay başkanım, siz Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet ordusunun komutanısınız; Bir üniforması kefen olan bir emrinizle tereddütsüz göreve ve  ölüme koşan personelinizin haklarını korumak ,ayrımcılık nedeniyle aidiyet duygusunun sona ermesini engellemek  sizin görevinizdir.

Lütfen artık dayanacak sabrı ve gücü kalmayan assubaylarınız için adaleti gerçekleştirin,çünkü bizim taleplerimiz imtiyaz ve ayrıcalık değil ADALET-EŞİTLİK VE İNSAN ONURUNA SAYGIDIR ...

Saygılarımla.

BİNA MI TAŞ,YOKSA ?..

Haziran 18, 2012
gnkurmaybaskanligi

ANKARA'DA TAŞ BİR BİNA GENELKURMAY!

Baş şehrimiz her bir konunun kalbidir ANKARA'mız. Yıllardır ATATÜRK' ümüzün  kurdugu tüm dünyaya bu yüce ulusu her yönü ile  cumhuriyetimizi tanıtan ulu önderimizi saygı ile anmak bir borçtur saygılar olsun sevgiler olsun.

Bu milletin 1923 yılından bu yana yaşamına yön veren tüm yasaların çıkış noktasıdır ANKARA'mız.  At arabası döneminden bu yüzyılın modern teknolojisi ile devam ettigimiz her bir yöneticisinin BİR TAŞ KOYARAK daha yükseklere taşıdıgı tüm insanlar hepinize siyasi görüşleriniz ne olursa olsun SAYGILAR SUNUYORUM.

ANKARA'DA TAŞ BİR BİNA GENELKURMAY!

Bu ülkenin her bir kilometre taşında ASKERLERİN çok önemi vardır. Yakın tarihimizin baş mimarları askerlerdir zira bu ulus asker dogmuş asker ölmüştür.Binlerce şehidi ile övünen nadir uluslardandır TÜRKİYE'M. Ve her zamanda verilecek görevlere hazır oldugunu ölmek ve şehitlik için bekledigini açıklamıştır.Biz assubaylar 2005 yılından bu yana kurdugumuz www.emekliassubaylar.org  sitemizin biz kimiz giriş bölümünde bunu  açık ve net duruşumuzu sergiliyoruz.

NE DİYORUZ?

Biz Assubaylar

Silahlı Kuvvetleri; Kendi yuvası

Mesleğini; Onuru

Ülkesini; Canı ile eş tutmuş şerefli bir mesleğin mensuplarıyız.

Çağdaş Hukuk ve demokrasinin, Atatürk ilke ve inkilaplarının, Misak-ı Milli sınırlarının yılmaz savunucularıyız. Dün olduğu gibi bu gün de canımızı seve seve vermeye hazırız ve kararlıyız.

Bir konuda daha kararlıyız. Anayasal haklarımızı ve verdiğimiz emeğin karşılığını almaya hukuk çerçevesinde, birlik ve beraberlik içinde, elit bir sivil toplum örgütünün üyeleri olarak hak ve adalet mücadelesini sonuna kadar sürdürmeye kararlıyız. Gücümüzü haklılığımızdan, evrensel hukuktan alıyoruz.

Mutlaka başaracağız, Adalet terazisi mutlaka doğru tartacak."

Bu yukarıdaki yazı binlerce üyesi olan assubayların GELECEKTEKİ yol haritasıdır.  TEMAD GENEL MERKEZİMİZİN yol haritası istikametindedir yolumuz.

Son otuz yılda assubaylara uygulanan bu bakış açılarının 21. yüzyıla ve yüzde yüzü yüksek okul egitim seviyesinde egitimi olan muvazzaf arkadaşlarımızın ve biz emeklilerin, geçmişte ilk okul mezunu albayların  dahi general maaşı almalarını saglayanlara ADALETİN bir an önce yerine getirilmesinin saglanmasını istemek hakkımızdır.

Ana konunun bu günlerde 9/2 konusunun oldugunu anlatırken İNTİBAKLAR diye feryat edenlere kulak vermesini bekliyoruz ..ÇÖZÜM BUDUR.

ANKARA'DA TAŞ BİR BİNA GENELKURMAY!

Mevcut anayasa bizleri sizlere teslim etmiş... Birilerinin başlattıgı bu yanlışı düzeltmek mi yoksa devam ettirmek mi yaklaşımınız? Bu gerçekten TSK'nın gelecegidir. Siyaset kurumları geçicidir yüzyılladır,  o halde  ANKARA'DAKİ TAŞ BİNADAN her anlamı ile bir bütünleşme ve kucaklaşma işaretinin gelmesi yüz binlerin beklentisidir bu günlerde. BİNA MI TAŞ, YOKSA SİZLERİN KALPLERİ Mİ?

O HALDE BİZLERE DİYEBİLİRSİNİZ, BİZLER SİZLER İÇİN BUNLARI TEKLİF ETTİK  KARAR HÜKÜMETİNDİR, AÇIK VE NET.

ARTIK BU SINIF PİNPON TOPU OYNAMAK İSTEMİYOR.

HAK NEREDE İSE ORAYA KOŞARAK GİDECEGİZ. SUSMAK YOK....

SAYGILARIMLA

ATİLLA ABAYLI -İZMİR KARŞIYAKA

DEMEK ÖYLE!...

Mayıs 07, 2012
demek-oyle

Muhtıralarla ünlü Türk Silahlı Kuvvetleri 4 Mayıs 2012 tarihinde kendisi için ölmeye yemin etmiş ve sadakatini teri, kanı ve canı ile ispatlamış en temel personeli assubaylara  muhtıra verdi.

Muhtırada özetle bazı basın yayın organlarında muvazzaf ve emekli assubayların özlük hakları hakkında doğru olmayan haber ve yorumların yer aldığı bildirilerek, "dünyanın diğer ordularında olduğu gibi TSK'de de statülerin görev ve sorumlulukları mevzuat ile belirlenmiş, personelin hiyerarşik bir emir komuta içersinde buna göre görev yaptığı büyük bir kurumdur" denilmiştir.

Statü hukukuna dayalı görev bölümünde; subay, astsubay, sivil memur, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli er, erbaş ve er  şeklinde oluşturulmuş buna uygun olarak sorumluluk ve yetkiler paylaştırılmıştır. Bu statülerden birine talep etmek, aranan kriterlere bağlı olarak kişilerin kendi tercihidir. Benzer yapılar 'resmi veya özel' diğer kurum ve kuruluşlarda da mevcuttur. "Bu açıdan, birbiri ile kısaylanamayacak statü, görev ve sorumlulukları nedeniyle personelin sahip olduğu bazı hak ve yetkilerin, eşitsizlik veya adaletsizlik olarak değerlendirilmesi asker ve sivil kurum ve kuruluşların doğasına aykırıdır" denilerek özlük haklarına yönelik iyileştirmeler  hakkında yapılan çalışmalardan örnekler verilmiştir. En önemlisi TEMAD ‘ın kamuoyunu gerçek dışı ve yanlış bilgilendirdiği, kuruluş amacına aykırı muvazzaf personeli tahrik etmeye yönelik girişimlerde bulunduğunun ESEFLE! izlenmekte olduğunu belirtmişlerdir.

BİZLER DE BU AÇIKLAMAYI ESEFLE İZLEYİP BU TSK İÇİN AKITTIĞIMIZ TERİ VE KANI BİR KEZ DAHA SORGULAMA DURUMUNDA KALDIK!

Assubaylar STATÜ’ye karşı değillerdir. STATÜ kişinin toplumsal yapıdaki yeri ve yetkisini belirler. Bizlerin statü ile ilgili temel talebimiz yok. Hiç bir assubay "bizi alay komutanı yapın" demiyor. Bize insan gibi davranın yeter! Açıklamanızda belirttiğiniz gibi; bir aile olduğumuzu, birbirimize bağlı olduğumuzu hissetmek istiyoruz. Bunun için, bize ön yargılarınızla yaptığınız haksızlıklara son verin!

Temel sorunlarımız olan ve hiç biri ayrıcalık ve imtiyaz talebi içermeyen isteklerimiz ise;
  • 'Görev şartları ve sorumlulukları assubaylarla kıyaslanamayacak birçok devlet memuru gibi' göreve başlangıç derecemiz; MYO mezunlarında 9/2, lisans mezunlarında 8'inci dereceden başlamalı ve yüksek okul mezunu tüm memurların yükseldiği ¼ kademeye yükseltilmeliyiz.
  • Bizim de TSK içinde makam ve ünvanımız var. 631 SKHK özüne uygun olarak, bize de temsil tazminatı verilmelidir.
  • TSK dışında hiç bir personel resen “görev yapamaz“ raporu alarak emekli edilmiyor. Biz bu orduya girerken tam teşekküllü hastaneden sağlam raporu aldık. Bu nedenle emsallerimizin derecesine ulaşmamız sağlanmalıdır.
  • Anayasa ve AİHS gereğince angarya sayılan zorla çalıştırma 'yani mecburi hizmet' okutulan süreye orantılı, makul bir süreye çekilmeli, bu süreyi dolduramayan, tazminat ödeyerek ayrılabilmelidir.
  • AİHM kararları gereği şahsi hürriyet ancak hakim kararı ile kısıtlanabileceğinden, yasalarda yazılı suçları işlersek, bizi hakim yargılamalı, amirin iki dudağından çıkan kararla hapsedilmemeliyiz.
  • Lojman, orduevi ve kamp tahsislerinde sayılarımızla orantılı yararlanalım. Astsubay tesislerinin kapasite ve hizmet sunumu bize 2'nci sınıf vatandaş olduğumuzu hissettirmesin.
  • Hukuksuz olarak birinci derece hakkı assubaylardan esirgendiğinden, görevin ağır koşulları nedeniyle de "beklememe gerek yok" diyerek hizmet süresini tamamlayıp 3. ve 2'nci dereceden ayrılan personel, Em.San.Md.70 (1) fırka (b) bendindeki  adaletsiz oranlar yüzünden mağdur durumdadır. Bu oranların düzeltilmesini talep ediyoruz.
  • OYAK bizim aidatlarımızla kuruldu. Tüm kurum iştiraklerinde hakkımız var. Bu nedenle katılım nispetinde hisse senedi verilsin, dileyen yine birikimini kurumda değerlendirme talebinde bulunabilsin.
  • Askeri Ceza, İç Hizmet, Personel Kanunu gibi çağın gerisinde kalan yasalar yeniden düzenlensin. Asb. MYO lisans seviyesine çıkarılsın. Tahsilimizin görev ifasında büyük  etkisi olacaktır.
BUNLARI TALEP ETMEK Mİ YALAN BEYANDA BULUNMAK, KAMU OYUNU GERÇEK DIŞI BİLGİLENDİRMEK? BİR YETKİLİ ÇIKIP BUNLARIN GERÇEKLERİ YANSITMADIĞINI BELİRTEBİLİR Mİ? GENELKURMAYIN BASIN BİLDİRİSİNDEKİ BAZI İYİLEŞTİRME ÇALIŞMALARINDAN BAHSETMESİ BİLE BİZLERİN HAKLILIĞININ KANITIDIR!

Her kurum personelini koruyup kollarken, onların başarısını takdir edip ödüllendirirken, TSK'nin personeli arasında ayırım yapması ordumuzda sevgisizlik sarmaşığının her geçen gün büyümesine neden olmaktadır.

Genelkurmayın sayın kurmay subayları, örnek verdikleri gibi, diğer ordulardaki astsubay statülerini, özlük haklarını zahmet edip incelesinler. Muz cumhuriyetleri dahil hiç bir ordu subayı kendisinin en yakın yardımcısını beyaz köle gibi görüp, ona her fırsatta değersiz olduğunu hissettirmez! Subaylarını NATO ordusu subaylarından bir gömlek üstün tutabilmek için milyon dolarlarla yatırımlar yapan TSK, assubaylarından NATO orduları assubaylarının standardını esirgemektedir!

Kölelerin ülkelerine devlet ve genelkurmay başkanı olduğu bir dünyada, assubaylarına sosyal, ekonomik ve insani haksızlıklar yapan bir ordu görevli personelinin moral ve motivasyonunu, emekli personelinin ise saygı ve aidiyet duygusunu sağlayamaz!

Bizler büyükleri olarak, görevdeki meslektaşlarımızı tahrik etmek bir yana sürekli sağduyu, sükunet ve mevcut yasaları beğenmesek bile uymak zorunda olduğumuzu tavsiye ediyor, onları sakinleştiriyoruz. Bu ülkede hiç bir sınıf bizim kadar haksızlığa uğramamış, hiç bir sınıf bizler kadar kurumlarına saygısından “Kol kırılır yen içinde kalır” dememiştir .

Bu gerçekleri görerek, Genelkurmay’ın "assubaylarımızın haklı taleplerini karşılamak, sorunlarını ilk elden dinlemek üzere şu tarihte muvazzaf ve emekli personel ile geniş katılımlı bir toplantı yapılacaktır" açıklaması beklerken, yerine bu basın açıklaması bizleri hayal kırıklığına uğratmıştır!

Bizler artık “Kol kırılır yen içinde kalır” diyerek kanadımızın da kırılmasına izin vermeyeceğiz. Genelkurmay Başkanlığı ordumuzun büyüklüğüne yakışır bir şekilde bizim adalet, eşitlik ve insan onuruna saygı taleplerimizi karşılamasını bekliyoruz.

Saygılarımla.


yeni-anayasa

Arkadaşlar duydunuz mu? Yeni anayasa yapacaklarmış. Bu anayasa yapılınca bireysel özgürlükler artacakmış. Özgüven artacakmış!

Sayın arkadaşlar anayasa yapıp bireysel özgürlükleri arttıracağını  söyleyen hükümet ve iktidar yanlısı medya astsubay sorunlarını  yok sayıyor. Neden mi? Çok basit. Menfaatleri için. Aksi taktirde Sayın Başbakan kendisi assubayların sorunlarını bildiğini ve haklı olduklarını zaten açıklamış idi.

İhtilal anayasasıymış! O anayasa gidecek gelecek menfaat anayasası. Gerçekten yeni anayasa yapacak olgunluğa erişmiş bir iktidar öncelikle halkın sorunlarına ayırt etmeden eğilir. İşine gelmediği zaman sağır ve dilsiz olmaz.

Nerede O ağlamuk suratlı ve aynı zamanda Jandarma Assubayı çocuğu Bülent ARINÇ. Neden susuyor?

Nerede o Menderes’in izinden giden kahraman başbakan?

Neredesiniz?

Orada kimse var mı?

Adaletin terazisini dengelemeye çalışırken bir keseye Ergenekon öbür keseye para koymak size yakışıyor mu?

Biz assubaylar aynen TEMAD Genel Başkanımızın anlattığı şekilde zor durumdayız.

Biz assubaylar aynen Genelkurmay Başkanımızın yaptığı şekilde baskı ve tehdit altındayız.

İnanmıyorsanız takla atalım mı? Yoksa oynayalım mı?

soz-vermek

Değerli arkadaşlarım.

Dilimize YERLEŞMİŞ olan ASSUBAYLARA yapılan HAKSIZ TUTUM ve DAVRANIŞLAR ile bunların sonlandırılması konusunda MSBlığı ile GENKUR Bşk lığının EN ÜST kademe ve komuta katlarındaki çalışmalar artık gerçekten CİDDİ ve ELLE tutulur çalışmalar olur.

Bildiğiniz gibi (2) dönem MSB lığı yapmış, aynı zamanda uzun yıllarında değerli bürokratı olan sayın GÖNÜL ile eski Genkur Bşk (E) Org. sayın BAŞBUĞ uzun yıllara dayanan çalışma ve gayretleri sonunda ASSUBAYLARLA ilgili HİÇ BİR ÇALIŞMA ve İYİLEŞTİRME yapmadan biri bakanlıktan, diğeri de emekli olarak ayrıldılar. Arkalarında ASSUBAYLARIN HAKLARIYLA ilgili gerçekten BÜYÜK BİR ENKAZ bırakarak çekip gittiler. Giderken NE SÖZLERİNİ, NE DE YAPACAKLARINI hatırladılar. Sanki O SÖZLERİ verenler onlar değildi.

Toplumumuzda yerleşmiş ve çok kabul görmüş bir söz vardır "Söz ağızdan çıkana kadar senin esirindir, ağzından çıktıktan sonra da sen onun esiri olursun" Eski Sayın Bakanla, eski Genkur Bşk İlker BAŞBUĞ da ASSUBAY DEVRİMLERİ hakkında verdikleri sözlerle aynen bu duruma düşmüşler, şimdi aynen de bu konumdadırlar. Demek ki, YAPMAYACAĞIN veya GÜCÜNÜN yetmeyeceği sözleri vermeyecek, eğer bu SÖZLERİ de veriyorsan ADAM gibi ADAM olarak sözlerini yerine getirecek, sözlerinin arkasında duracaksın.

Siyasilerin ülkemizde verdikleri SÖZLERLE ilgili halkımızın düşünceleri bilinmektedir. Ama ASKERLER için böyle midir? Yoksa bizlerin ve halkımızın bildiği ASKER SÖZLERİNİN ARKASINDADIR, DURUR sözleri doğruluğunu, ciddiyetini kaybederek TARİHİN TOZLU sayfalarına mı gömülmüştür? Umarım şu andaki GENKUR bşk sayın ÖZEL Assubaylara bugüne kadar yapılan HAKSIZ UYGULAMA ve EŞİTSİZLİKLERİ gidermek için bir girişimde bulunursa sayın BAŞBUĞ'UN konumuna düşmez, tam bir asker gibi VERDİĞİ SÖZLERİN ARKASINDA durma büyüklüğünü ve dürüstlüğünü gösterir.

Emeklisi ve çalışanıyla tüm ASSUBAY camiasının beklentieri aynen bu yöndedir. Umarız CAMİA olarak yine bizlere HÜSRAN düşmez, hayal kırıklığı yaşamayız.

Saygılarımla.

84874

TSK'da bir devir daha sona eriyor... Bir süredir demokratik ülkelerde olduğu gibi sivillerin kontrolüne sokulan, atılan demokratikleşme adımlarıyla siyasete karışmasının önüne geçilen TSK; bu kez kendi içinde çok ciddi bir demokratikleşme adımı atıyor:

Haberturk.com'un haberine göre, yıllardır şikayet edilen ama yine yıllardır değişmeyen "orduevlerinde rütbe ve sınıf ayrımı" uygulaması son buluyor. TSK'ya ait sosyal tesislerdeki yemek salonlarında, kuaförlerde, plajlarda rütbe farkı ortadan kalkıyor. En basite indirgersek, "Subay Kuaförü," "Üst subay Kuaförü," "General Kuaförü" tabelaları iniyor!

İşte o talimat

orduevi-talimat 

AMAÇ: DAYANIŞMAYI ARTIRMAK

Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel'in emri ve Genellkurmay II. Başkanı Org. Hulusi Akar imzasıyla ilgili birimlere gönderilen "Sosyal Tesislerin Kullanımı" konulu o yazı ele geçirildi.

İşte, Genekurmay Başkanlığı'ndan 16 Ocak 2012 tarihinde gönderilen ve "Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları arasındaki dayanışmayı artırmak, moral ve motivasyona katkıda bulunmak" amacıylaorduevleri, askeri gazinolar, sosyal tesisler ile TSKözel, özel/yerel ve kış eğitim merkezlerinde yapıldığı vurgulanan yeni düzenlemeleri içeren o belgede yazanlar:

1. Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları arasındaki dayanışmayı artırmak, moral ve motivasyona katkıda bulunmak maksadıyla; orduevleri, askeri gazinolar, sosyal tesisler ile TSK özel, özel/yerel ve kış eğitim merkezlerinde aşağıdaki düzenlemeler yapılacaktır.

  • a. Tesislerde genel kullanıma açık tüm yerlerde statüleri belirtilen (general, üstsubay, subay) bölümleme yapılmayacaktır.
  • b. Otel, oda, masa, koltuk grubu, asansör, plaj, yemek salonu, berber, kuaför, vb. Yerlerde statüleri gösteren her türlü yazıve işaret kaldırılacaktır.
  • c. Otel, lokanta vb. Kullanım alanlarından istifade etmek isteyen rütbe ve makam sahibi personel için rezervasyon yaptırılabilecektir.
  • ç. Özel misafirler, yabancı konuklar ve resmi toplantılar için ayrılan özel salonlar muhafaza edilecek, rütbe ve makam sahipleri ile yerli/yabancı misafirlere tahsis edilebilecektir.

2. Söz konusu uygulama ile personel arasındaki sevgi, saygı ve bağlılığın artırılmasına katkı sağlayacak sonuçlara ulaşılmasının, bu tesislerin kuruluşlarında oldukları Komutanlıkların ilgi ve yaklaşımına bağlı olduğu, bu konudaki en önemli görev ve sorumluluğun tesis yöneticilerinin üzerine düştüğü göz önünde tutulacaktır.

3. Orduevleri, askeri gazinolar, sosyal tesisler ve TSK özel, özel/yerel, yerel ve kış eğitim merkezlerinde statü farklılıklarının etkisinin en aza indirilerek tesislerden azami ölçüde yararlanılmasında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gelenek ve göreneklerine uygun tavır ve davranışta bulunmaları hususunda, personel ve aileleri gerekli hassasiyet, gösterecektir.

GENERAL VE TEĞMEN BİRLİKTE ÇAY İÇECEK

Bugüne kadar, subay orduevine giren bir subay, kıdem ve rütbesine göre ağırlanıyor, bölümlemeler de buna uygun yapılıyordu. Mesela bir üsteğmen, üstsubay yazılı bölümlere giremiyor ve generaller kendi salonlarına, lokantalarına sahip oluyordu. Hatta asansörleri bile farklı olabiliyor, üzerinde de o asansörün hangi rütbeden askere ait olduğu belirtiliyordu. Daha da ötesi, aynı farklılıklar eşler ve aile fertleri için de geçerliydi. Eş ve ailelerin faydalandığı kuaförler, plajlar bile statülere göre ayrılıyordu. Mesela yan yana bulunan üç bayan kuaförünün üzerlerinde "Subay Kuaförü," "Üstubay Kuaförü," "General Kuaförü" yazıyordu..

Sözkonusu yazıyla işte bütün bu ayrımlar ortadan kalkıyor. Rütbe ayrımlarını belirten her türlü yazı ve tabelalar siliniyor. Bu, orgeneral ve teğmenin artık aynı masada yemek yiyeceği, çay içeceği anlamına geliyor.

KİMLER FAYDALANABİLİYOR?

Orduevleri, askeri gazinolar ve sosyal tesislere ilişkin 20 Ağustos 2000 tarihinde yayınlanan yönetmeliğin 3. bölüm, 10. maddesinde sözkonusu yerlerden kimlerin faydalanabileceği ise şöyle belirtiliyor:

Madde 10- Ordu evleri, askerî gazinolar ve sosyal tesislerden;

  • a) Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup subay, astsubay ve emeklileri ile bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri,
  • b) Muvazzaf veya emekli personelin, sağlık fişini kullanma hakkını kaybeden çocukları ve bunlardan evli olanların eşleri (gelin-damat) ile bakmakla yükümlü olunmayan baba ve annelerinden, günü birlik kart verilenler,
  • c) Tanınmış kişilerden oldukları için, 6/9/1961 tarihli ve 10889 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliğinin 31/3/1972 tarihli ve 14145 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişik 664 üncü maddesi hükümlerine göre garnizon komutanlıklarınca kart verilenler,
  • d) 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanununa tâbi yedek subaylar, faydalanır.
yuzsuz-adam

Bugüne kadar ASSUBAY camiasına yapılan HAKSIZLIK ve HUKUKSUZLUKLAR topyekün olarak SUSUYORSAK kimse zannetmesin ki bu yapılanları BİLMEMEK, GÖRMEMEKTİR. Her şeyi çok iyi görüyor ve biliyoruz Ama "ÜLKEMİZDİR" deyip, Mevlana'nın dediği gibi "EĞER SUSUYORSAM, ASALETİMDENDİR. Yoksa her LAFA SÖYLEYECEK BİR SÖZÜM VAR ama BİR LAFA BAKARIM LAF MI DİYE, BİR DE SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI" DİYE... Yıllardır binbir entrikayla T.C. Devleti'nin en üst kademelerinde bulunan YETKİLİLERCE OYALANMAYA, KANDIRILMAYA, ALDATILMAYA çalışılan toplumun bir ferdi olarak, ASSUBAYLARA SÖZ veren DEVLET YETKİLİLERİNE Mevlana'nın deyişiyle bir çift söz söylemeyi kendimize borç bildik.

DÜN, DÜNDE KALDI CANCAĞIZIM, ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM....

  • Anlayabilirler mi bilemiyorum ama yine de, öncelikle Sayın Başbakan'a...
  • Sonra YILLARDIR sorunlarımızı BİLDİĞİNİ ve ÇÖZECEĞİNE dair SAYISIZ SÖZLER veren MSB'na....
  • Daha sonra da ASSUBAY DEVRİMLERİNİN MUCİDİ eski GENKUR Bşk'ı İlker BAŞBUĞ'a...

ASSUBAY CAMİASI OLARAK YILLARDIR; aynı SÖZLERİ SÖYLEMENİZDEN, YAPMAYACAĞINIZI BİLEREK VERDİĞİNİZ SÖZLERİ DİNLEMEKTEN BIKTIK, USANDIK.

SİZLER HÂLÂ AYNI YERDE, AYNI NAKARATLARI SÖYLEMEKTEN USANMADINIZ, BIKMADINIZ!

SİZLERİ GÖRDÜK,TANIDIK. SAYENİZDE "SÖZÜN VE ADAM GİBİ ADAM OLMANIN" NE DEMEK OLDUĞUNU ÇOK İYİ ANLADIK, GÖRDÜK.

LÜÜTTFFFEEEEN!.. ARTIK SİZLER DE KENDİNİZİ BİRAZ GELİŞTİRİN VE YENİLEYİN. BUNA ÇOK İHTİYACINIZ VAR.

ARTIK FARKLI ŞEYLER SÖYLEYİN, BİZLER İÇİN OLMASA DA KENDİNİZ İÇİN YAPIN LÜTFE N N N N..... ÇÜNKÜ ESKİDİNİZ, SİZLERE OLAN GÜVEN VE İNANCI DAVRANIŞLARINIZLA SİLDİNİZ, YOK ETTİNİZ.

CAMİA OLARAK HAKLARIMIZIN SİZLER TARAFINDAN VERİLMEYECEĞİNİ, ANAYASANIN BİZLER İÇİN UYGULANMAYACAĞINI, EVRENSEL İNSAN HAKLARI BEYANNAMESİNDE BELİRTİLEN HUSUSLARIN ASSUBAYLARI KAPSAMADIĞINI, BİZLERİN ÖTEKİLEŞTİRİLİP, SAYENİZDE TOPLUMDA İKİNCİ SINIF VATANDAŞ OLDUĞUMUZU ANLADIK. BUNLARI BAŞARDINIZ! AMA;

VATAN MÜDAFAASI VE VERECEĞİNİZ GÖREV İÇİN İLK AKLA GETİRECEĞİNİZ KİŞİLER CAMİA MENSUPLARIMIZDIR.

SİZLER ZATEN BUNU ÇOK İYİ BİLİYOR VE UYGULUYORSUNUZ.

BİZLER ÜLKENİN KÖTÜ VE SIKIŞIK GÜNLERİNDE HATIRLANIYOR, O ZAMANLAR BU ÜLKENİN VATANDAŞLARI VE SİLAH ARKADAŞLARI OLUYORUZ.

BİZİM VATANDAŞLIĞIMIZIN HATIRLANILDIĞI GÜNLER, ÜLKENİN SIKINTI VE TEHLİKE İÇİNDE OLDUĞU GÜNLERDİR.

BİZLER O GÜNLERDE VATANDAŞ VE SİLAH ARKADAŞI OLMANIN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ.

ÜLKENİN SIKINTILARI SONA ERİP, RAHATLADIĞINDA BİZLERİN SIKINTI VE RAHATSIZLIĞI YENİDEN BAŞLAMAKTADIR.

ÇÜNKÜ ÜLKEDE SORUNLAR BİTTİĞİNDE BİZLER YİNE UNUTULUYOR, İKİNCİ SINIF VATANDAŞ MUAMELESİNE MARUZ KALIYOR VE ANAYASANIN VE İNSAN HAKLARININ KAPSAM ALANLARI DIŞINA ÇIKARILIYORUZ.

ÜLKENİN BİZLERE İHTİYACI OLACAĞI ZAMANLARDA HATIRLAYAN VE SİLAH ARKADAŞI OLDUĞUMUZU SÖYLEYENLER NORMAL DÖNEMLERDE HAK TALEPLERİMİZİ YOK SAYIP YASAKLAMAKTADIRLAR.

ÇÜNKÜ BİZ ASSUBAYLAR SADECE GÖREV VE FEDAKARLIK ZAMANININ GÜVENİLİR VE VAZGEÇİLMEZ "ADAM GİBİ ADAMLARIYIZ".

ÇÜNKÜ BİZ ASSUBAYLAR ÜLKENİN KÖTÜ GÜNLERİNİN İYİ VE ARANAN, İYİ GÜNLERİNDE DE UNUTULAN VE TANINMAYAN, YOK SAYILAN İSİMSİZ KAHRAMANLARIYIZ.

BİZLER T.C.' NİN İYİ GÜN DEĞİL, KÖTÜ GÜN DOSTLARI VE GÜVENİLİR, FEDAKAR, CEFAKAR ASSUBAYLARIYIZ.

MAKALEDE KENDİLERİNİ İLGİLENDİREN KISIMLARDAN İNSAN OLMAYA, İNSAN HAKLARINA, ANAYASAYA, YASALARA KARŞI SAYGILI OLMALARINI DİLERİM.

ÇÜNKÜ ÖN YARGISIZ DÜŞÜNEBİLENLER "YAŞANILANLARDAN DERS ALABİLEN" SAĞLIKLI İNSANLARDIR.

SAYGILARIMLA.

Sayfa 2 / 2
genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
Baş öğretmenimiz ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi şahsında tüm öğretmenlerimizin ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN... Demokrasinin, adaletin, huzurun ve refahın hakim olduğu nice öğretmenler günü kutlamak dileklerimizle sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.
Perşembe, 24 Kasım 2022
E. ASSUBAYLAR GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU YÖNET
BAĞIMSIZLIK SAVAŞIMIZIN KAHRAMANI VE LAİK, DEMOKRATİK CUMHURİYETİMİZİN KURUCUSU, EBEDİ ÖNDERİMİZ VE BAȘKOMUTANIMIZ BÜYÜK DEVRİMCİ GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'Ü BEDENEN ARAMIZDAN AYRILIȘININ 84. YILINDA SAYGI, ÖZLEM VE ŞÜKRANLA ANIYORUZ... RUHU ŞAD, MEKANI CENNET OLSUN. 10 KASIM 1938 ! Bir devre damgasını vurmuş, dünyanın gidişatını değiştirmiş, yalnızca y...
Perşembe, 10 Kasım 2022
SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN. Cumhuriyetimizin 99. Kuruluș Yıldönümü kutlu olsun. Laik Demokratik Cumhuriyetimizin kurucusu Yüce Atatürk, silah arkadașları ve devletimizin bekası uğrunda canlarını veren aziz șehitlerimize minnettarız, ıșıklar içinde uyusunlar. Gazilerimize de șükranlarımızı sunuyoruz...
Cumartesi, 29 Ekim 2022
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ