Dolar 32,4904
Euro 34,8915
Altın 2.404,95
BİST 10.391,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 34°C
Hafif Yağmurlu
Ankara
34°C
Hafif Yağmurlu
Cum 26°C
Cts 28°C
Paz 29°C
Pts 30°C

EVLİLİKTE MAL REJİMLERİ

"Yazarların yazıları kendi düşünce ve sorumluluklarını taşır"
02/03/2011 12:56 PM
1
  1. bosanma31 Ocak 2002 tarihinden önceki evliliklerde, menkul ve gayrimenkul malların faturası, kanuni belgesi ve tapusu kime ait ise o eş mal üzerinde tüm tasarruf ve kullanma haklarına sahip olup, üçüncü kişilere karşı her eş ancak kendi borçlarından kendisi sorumlu oluyordu.
  2. 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni medeni kanuna göre eşler arasında hiçbir mal rejimi sözleşmesi yapılmasa bile; 1 Ocak 2002 tarihinden sonra edinilen menkul ve gayrimenkul mallar, tapusu ve faturası hangi eşe ait olursa olsun boşanma durumunda o mal eşit olarak bölüşülüyor. O malın faturası veya tapusu hangi eşe ait olursa olsun borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı ortak olarak sorumlu tutuluyorlar. Medeni kanunumuza göre bu mal rejiminin adı PAYLAŞMALI MAL REJİMİ.
  3. Ancak, yine medeni kanunumuz eşler arasında mal rejimi sözleşmesi tercih hakkı veriyor. Eşler aralarında MAL AYRILIĞI REJİMİ sözleşmesi yapmaları halinde, üçüncü kişilere karşı her eş ancak kendi borçlarından sorumlu olup, eşinin borçlarından sorumlu olmuyor ve boşanma halinde malın faturası veya tapusu kime ait ise o mal o eşte kalıyor.
    Bu hak aslında hiç sevmediği halde sırf eşi zengin diye malı için evlenmeleri önlemek veya eşinin ileride doğabilecek muhtemel borçlarından sorumlu olmak istemeyenlerin tercih ettikleri kanuni bir haktır.
  4. Yine medeni kanunumuza göre mal rejimi sözleşmesi nişanlıyken veya evlendikten sonra her zaman noter huzurunda yapılabildiği gibi nikâh sırasında nikâh memurluğunda da yapılabilmektedir. Noterde veya evlenme memurluğunda yapılacak mal rejimi sözleşmelerinde mevcut menkul ve gayrimenkul malların listesi sözleşmeye yazılabilir. Sözleşme tarihinden sonra alınacak mal hangi eşe ait ise faturası veya tapusu onun adına alınmalıdır.
YORUMLAR

  1. EMEKLİ ASSUBAYLAR dedi ki:

    [b]Saygıdeğer Meslektaşlarımız; sosyal ve ekonomik konulardaki haksızlıklarımızı sağır sultan duysa da bizler duyurmaya devam edeceğiz. Birçok il’de olduğu gibi İstanbul’da da assubayların ordu evi ihtiyacı had safhadadır, ayrıca Beylerbeyi Dz.Asb.Snf.Hz.Okulu’nun arkadaşlarımızın hatıralarında ayrı bir yeri vardır, daha önce de belirttiğimiz gibi buraya Asb.ordu evi ve hatıralarımızı yaşatacak küçük bir müzenin kurulması için SİTE YÖNETİMİ MAİL KAMPANYASI DÜZENLEYECEKTİR.İlginiz haksızlığa sessiz kalmadığımızın ve birliğimizin bir göstergesi olacaktır. Saygı ve sevgilerimizle [/b]

  2. Celal ELBİR dedi ki:

    Benim ömrümün de 1977-1980 arası 3 değerli yılının geçtiği Beylerbeyi’nin, paşalarımıza tahsisli orduevi yapılacağını ben de duydum. Milletvekili emeklilerine yapılan zammı, bu platformdan yapılan çağrılara uyarak, Cumhurbaşkanlığı iletişim hattına şikayet edenlerdenim. Sonuç bu akşamki haberlere yansıdı, zam veto yedi. Bu, isyanını dile getiren halkın zaferidir.
    Beylerbeyi konusunda da aynı yöntemi izleyelim, ne kadar çok mesaj giderse o kadar etkili olur. Sitemiz imza kampanyası başlatsın, Temad devreye girsin.
    AKP döneminde bu hayallerinin gerçekleşmesinin zor olduğunu düşünsem de, bu işler boş bırakmaya gelmez.
    BEYLERBEYİ, YILLARCA ASSUBAY YETİŞTİRMİŞ BİR OCAKTIR. ANCAK ASSUBAY MÜZESİ ve ORDU EVİ OLABİLİR.
    Saygılarımla…

  3. Murathan SİPAHİOĞLU dedi ki:

    Orta okula gittiğim yıllarda, bazı kişiler askerlik anılarından konuşurken; “bir savaş durumunda ast ve üst rütbedeki komutanların düşmandan önce birbirine girip, birbirini telef edeceklerini” endişeyle anlatıyordu.
    Nedeni; bir yaşamın içinde anlaşılıyor, maalesef…

  4. Adilhan Şanlı dedi ki:

    21’inci yüzyılda hâlâ ilkel ayrımcılıklar sürüp gidiyor. Bizimle birlikte çocuklarımız da aynı ayrımcılıgın ezikligini yaşayarak büyüdüler.Keşan/ Mecidiye kampında biz çadırlarda börtü böcekle sarmaş dolaş sabahı ederken buyurganlarımız motellerinde horluyorlardı.İçimizdeki kini ve öfkeyi kınında tutup sustuk yıllarca. Geçen seneler adaletsizleri bitirip uçurumları kapatacagına daha bir acımasızca sömürmeye, sabrımızı sınamaya devam ettiler.Artık bitsin bu zulüm.Bazı şeyler degişsin.Bırakın da duvarlarına bile Denizci Assubay kardeşlerimizin ve çocuklarımızın sevinçlerinin,hüzünlerinin sindigi bu bina yine denizci büyüklerimize ve emekli arkadaşlarımıza bırakılsın.Bu kadar çektiklerinden sonra bogaz kıyısında bir bardak demli çay,bir duble buzlu rakı içmek de hakları olsun. Kimse sizden İstanbul’un göbeginde 20 katlı Assubay Orduevi istemiyor.ÇÜNKÜ ORALAR SİZ BUYURGANLARIMIZA YAKIŞIR…!

  5. atilla abaylı dedi ki:

    Sayın Gürpınar,
    Daha dün gibi Antalya’da arkadaşımızın ordu evi müdüründen aldıgı cevap orta cag kafalarının varlıgını göstermiyor mu.? ”BU ORDUYA GİRERKEN BUNLARIN OLACAGINI BİLMİYOR MUYDUNUZ? ”
    Ayrıca yukarıda degindiginiz ayrımcılıklarla ilgili facebook sitemde *temadizmir gönüllüleri* bu konuyu işledigimde İzmir il başkanı beni arayarak, “O YAZIYI SİL, komutan aradı” dememiş miydi hatırlayın… AYAGINDAN POSTALLARI ÇIKARMAYANLARLA bu iş yürümez.
    Saygılarımla …

  6. Abdullah ZENGİN dedi ki:

    Sistemin çarklarına çomak sokmadıkça,rotatif çalışmaya devam eder.
    Çomak sokmak derken pişmiş aşa su katmak anlamında değil, haksızlıklara başkaldırı anlamında! Bu sistem maalesef
    camiamız mensuplarına Maraba gözüyle bakmaktadır.Cumhuriyetin
    kazanımlarını benim dedemin sırtından sahiplenmiş,bana caka satmaktadır. Her oluşumun bir burjuvasinin oluşması doğal kabul edilir,ancak bu sistemde Assubayın yeri yedinci sınıftır.
    Başka bir perspektiften bakınız,ordu halktan soyutlanmış,
    toplum ayrıştırılmıştır. Kamp,Lojman,sosyal tesisler tamamen
    halkımıza yabancıdır.Bir ahbabım “hayatta en büyük isteklerimden biri,Özdere kampına girebilmek, konaklayabilmektir. Hayal gibi”
    Biz assubaylar kendimizi vatanın öz evladı olarak görsek de
    bunlar bizim hakkımız desek de kurulan sistem dışlıyor.
    Sayın Gürpınar hislerimize tercüman olduğunuz için,bir bilinmeyeni göz önüne serdiğiniz için teşekkür ederim.
    Saygılarımla.

  7. Murathan SİPAHİOĞLU dedi ki:

    MEDENîYETSİZLİK BUDUR ?
    Ast rütbeli eşlerinin, üst rütbeli eşlerine servis otobüsünde öncelik vermeleri gerektiğini ikaz eden amirine bir meslektaşımızın;
    “Evlenirken, nikâh memuru eşime; iç hizmet kanununu kabul ediyor musun ? diye sormadı. Zaten medenî kanunda böyle bir hüküm de yok. Ben de eşimden böyle bir davranışı asla beklemiyorum.” şeklinde cevap verdiğini duyduğumda; “İşte budur, helâl olsun” dediğimi hatırlıyorum.

  8. Osman Ada dedi ki:

    Bu çağda bu uygulama muz cumhuriyetinin ordusunda bile yoktur;sosyal tesisler sosyal yaşamın geçtiği yerlerdir, burada saygı ve sevgi olur hiyerarşı disiplin gibi kavramlarla kimse bu adaletsizlikten öte uygulamaları haklı görmeye çalışmasın.

  9. halim dedi ki:

    Halen görevde olan ve 10’uncu yılını yeni dolduran ve meslek hayatı boyunca hep iyi yerlerde çalışan birisi olarak, gördüklerimiz artık çok zor gelmekte, aile durumum iyi olduğu için hiç bir zaman boynumu eğmedim ama bu yapılanlar artık çok zor geliyor ve kırılma noktasında yaşayan o kadar çok insan tanıyorum ki Allah sonumuzu hayretsin…Sabırlar diliyorum…DESTEKLİYOR VE TAKİPTEYİZ.. 🙂

  10. K.V.GÖNENLİ dedi ki:

    Görünen o ki ; son 10 yıldır camia olarak her türlü platformda büyük mücadeleler vermemize karşın muvvazzaf bir meslektaşımız tarafından hâlâ aşağıdaki mesaj yazılabiliyorsa, hiç bir ilerleme kaydedememişiz gibi görünüyor :/

    Ayrıca söz konusu olan eski Deniz Assubay Hazırlama Okulu’nda ailemden, sevdiklerimden ve dış dünyadan ayrı geçen 15 ile 17 yaşlarım arasındaki açık cezaevi şeklindeki 3 yılımı ; Türk Silahlı Kuvvetlerine haram ediyorum.

    Umarım ve dilerim ki ; bu askeri tesis hepimizin de arzuladığı gibi “Assubay Sosyal Tesisi” olur. Sevgi ve saygılarımla,

    1981’de ön kapıdan girip 2007’de arka kapıdann çıkan emekli 🙁

    [quote name=”halim”]Halen görevde olan ve 10’uncu yılını yeni dolduran ve meslek hayatı boyunca hep iyi yerlerde çalışan birisi olarak, gördüklerimiz artık çok zor gelmekte, aile durumum iyi olduğu için hiç bir zaman boynumu eğmedim ama bu yapılanlar artık çok zor geliyor ve kırılma noktasında yaşayan o kadar çok insan tanıyorum ki Allah sonumuzu hayretsin…Sabırlar diliyorum…DESTEKLİYOR VE TAKİPTEYİZ.. :)[/quote]

  11. Orhan ORHUN dedi ki:

    Sayın Ersen GÜRPINAR’ı sanal ortamdan izliyorum. İnternet ortamında nereye baksam Sayın GÜRPINAR’ın yorumlarını görüyorum… Bu nedenle kendilerine sonsuz teşekkürler.
    Yazınızı zevkle okudum; bir kişinin mücadelesiyle sonuca varılmıyor maalesef…
    2227 okunmaya dokuz yorum yazılmış, bu tablodan utanmamız gerekiyor.
    Sadece Ersen GÜRPINAR, İsmail TURAN’larla bu iş olmuyor, onlar bizlere sadece meşale …
    Teşbihte hata olmaz, üzülerek söylenecek olunursa; korkaklara ve malak gibi yatanlara hak verilmiyormuş.

  12. Mustafa Levent dedi ki:

    Adaletsizliklere sessiz kalmasaydık ikinci sınıf muamelesini bize reva görmezlerdi, yürekli arkadaşlarımız mücadele için çırpınıyor büyük bir bölüm duyarsız, bir şube başkanı “albay aradı o yazıyı sil” diyeceğine “albayım bu haksızlıkları yapmayın biz de yazmayalım” diyemiyorsa; bir şube, başkan kaprisleri uğruna destek yerine köstek oluyorsa arkadaşlarımızın büyük bölümü bezginik ve yılgınlık gösteriyorsa söyler misiniz beyler, haksızlıklara razı mı olalım ?..

  13. EMEKLİ ASSUBAYLAR dedi ki:

    Değerli meslekdaşlarımız;
    Haksızlıklara sessiz kalmak haksızlık kadar suç olup haksızlığı kabullenmek olduğunu her vesile ile tekrarlıyoruz.
    Burada sizlerin desteği ile sağlanan başarıları kıskanan, hafife alma gafletinde bulunanlara bir kez daha hatırlatalım; bu site hiçbir kişi veya kurumun hizmetinde değildir,misyonu TEMAD’a ve mücadelemize destektir! Yapılan olumlu çalışmaların sonucu kazanımlar veya kazanım sinyalleri geliyor, ordu evlerindeki düzenlemelerden sonra Hv.K.CEVİZLİ kampı (ordu evi) assubayların da hizmetine sunulmuştur, biz haklı taleplerimizi gerçekleştirinceye kadar mücadelemize devam edeceğiz.

  14. MEHMET KAYALI dedi ki:

    KİŞİLER DURDUKLARI, YAZIM ORTAMINDA LİDER KONUMUNDA OLMAZLAR, OLAMAZLAR ELBETTE. BU YAZIYI ÜÇ KEREDİR OKUYORUM VE ARŞİVİME DE ALDIM TOPLUMA BU VERİMLİ KATKILARINDAN DOLAYI KUTLARIM SENİ CANIM KARDEŞİM. SENİNLE BİRLİKTE HAK ARAMANIN TOPLUMA HİZMET ETMENİN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUM VE SENİN ARKADAŞIN OLMANIN KIVANCINI YAŞIYORUM ŞU ANDA. BAŞARILARININ DEVAMINI DİLER GÖZLERİNDEN ÖPERİM.