Dolar 32,8115
Euro 35,1159
Altın 2.452,96
BİST 10.771,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 34°C
Açık
Ankara
34°C
Açık
Sal 31°C
Çar 32°C
Per 30°C
Cum 28°C

BUZ DAĞININ GÖRÜNMEYEN BİR YÜZÜ(MÜ?) YAŞADIKLARIMIZ!

"Yazarların yazıları kendi düşünce ve sorumluluklarını taşır"
02/12/2012 9:13 PM
1

Değerli Arkadaşlarım,

Son otuz beş yıl, sınıfımızın kaderinin tümden rota değiştirdiği ve yazgımızın kötüleştiği bir zaman dilimidir diyebilirim. Ve, yaşadıklarımız da Türk siyaseti ile direk ilgilidir.

İster, bu zaman zarfında siyasetin direksiyonunda olanlar eliyle olsun veya isterse bu süreç içinde siyasete müdahale eden askerin eliyle olsun, kısaca ismi ne olursa olsun, her bir müdahalede biz assubayların hak ve hukuku geriye giderken, komuta kademesi büyük kazanımlar elde etmiştir!

Bu işin baş mimarının NİTEKİM Beyefendi ile silah arkadaşlarıdır. Dünyanın hiç bir ülkesinde olmayan inanılması zor haklar elde etmişlerdir. Emekli Amiral Atilla Kıyat’ın ifadesi ile “NAMÜTENAHİ” hakları kullanarak, kendilerini ”üstün insan” statüsünde görmüşlerdir. Ne yazık ki, 21. yüzyıla uyum adında da olsa bu statünün değişmesine pek gönüllü değiller!

Tabii ki kolay değildir bu değişim. Tüm bu padişahlık düzeni ve yıllarca kafalarda oluşmuş bu önyargılarının izlerinin silinmesi zor!

Nereden çıktı bu assubaylar, zamanı mı şimdi?

Dünyamız son yıllarda büyük bir değişim yaşamaktadır. Teknoloji, özellikle internet yoluyla insanları uyandırıcı bir iletişim devrimi yaşanmakta, toplumlar hızlı ve köklü bir değişim geçirmektedir.

Tunus’ta bir seyyar satıcının, tezgahını alan zabıtalara isyan etmesi ile başlayan ve tüm coğrafyayı saran ARAP BAHARI denen değişim rüzgarını hepimiz izliyoruz. Olayların ilk başladığı tarihlerde de sitemizde DOMİNO ETKİSİ VE ASSUBAYLAR başlıklı bir yazı yazmıştım. Olayları anlamaya çalışıyorum. Bu aslında oyun içinde bir oyun mu? Yaşadıklarımız, son dönemdeki siyasi değişimlerle de ilgilimi?

Aklım, havsalam almıyor yoksa bu yaşadıklarımızı! Onlarca iyileştirme açıklamaları ‘üstelik en üst düzeyden‘ yapılırken birden bire sessizlik oluyor. Netice yok! Gene bir başka bahara

Bu yaşadıklarımızın Arap Baharı ile ilişkisi olabilir mi dersiniz? Absürt bir yaklaşım gibi gelebilir ama kim şu cümle ile tarihte yerini aldı arkadaşlar? Bilenler biliyor bu sözün sahibini;

İstediklerimizi gerçekleştirmenin sadece bir yolu vardır; o da Atatürk Türkiye’sinde Türk Silahli Kuvvetleri’ni zayıflatmak ve itibarsızlaştırmak olmalıdır.

İnsanlık hak, hukuk, adalet kavramlarının hiç bir şüpheye yer bırakmadan uygulandığı yönetim sistemlerinin arayışı içindedir. Bunun bilincinde olan ve menfeat kaybına uğramak istemeyen emperyalizm ekonomik, siyasal, dinsel, kültürel her yolu kullanarak toplumlara kendi menfeat algılarına göre düzenlenmiş sistemleri servis etmeye çalışmaktadır. Bu bağlamda ABD’nin dayattığı Yeni Dünya Düzeni, bireyi küreselleştirirken toplumsal yaşamın içinde “Ötekiler” yaratarak sınıfsal bir kavga ortamı ve nifak tohumları ekmektedir de diyebilirmiyiz?

Zira, toplumun hemen hemen tüm kesimlerine iyileştirmeler yapılırken, süreç neden assubaylara gelince tıkanıyor? Acaba bir oyun ile bizlerin sabrını zorlayarak kullanmak mı istiyorlar dersiniz?

Tabii ki, komuta kademelerinin bu süreci yıllarca sadece seyretmeleri affedilemeyecek ayrı bir konudur!

Son yıllarda eğitim seviyeleri giderek yükselmektedir. 21. yüzyıla uygun değişikliklerin hala bekletiliyor olması bizleri ekonomik yönden perişan ederken sosyal anlamda da sınıfsal bir ayrışmaya itmektedir. İç Hizmet ve Askeri Ceza Kanunu’ndaki bir çok hakların NİTEKİM Bey’in anayasası ile genelkurmayda olması bu yüzyıla yakışmayan bir durumdur.

Artık büyük bir vatandaş kitlesi assubaysız bir ordunun olamayacağını, assubayların TSK’nın temel direği olduğunun farkında. Bir çok ülkede olduğu gibi, sistem ve işleyiş buna göre dizayn edilmiştir çünkü. Peki o zaman ne oluyor da tüm kesimler bu feryatlara ‘basın dahilÜÇ MAYMUNU oynuyor?

Acaba buz dağının altındaki yaşananları, gerçeklerle nasıl bağdaştıralım?

Bir tarafta hükümet, diğer tarafta Genelkurmay… Ve arada her anlamda mağdur Assubaylar!…

Bilinizki bu sınıf artık susmayacak!

Bilinizki bu sınıf artık susturulamayacak!

Tunus’ta başlayan, Mısır ve diğer toplumlara sıçrayan değişim rüzgarı facebook ile başlamıştı. Günümüzün bu teknolojik imkanlarını kullanabilen, kısa sürede iki yüz bin kişinin bir araya geldiği inanmış, davasına sahip, eğitimli ve bilinçli bir sınıf var artık; ASSUBAYLAR…

Sabır evet, ancak onurumuzu ayaklar altına almanıza hayır!

Saygılarımla…

ATİLLA ABAYLI
İZMİR

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.