Dolar 33,0413
Euro 35,9402
Altın 2.546,09
BİST 11.156,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 34°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
34°C
Parçalı Bulutlu
Pts 33°C
Sal 30°C
Çar 30°C
Per 31°C
Bilgi: Klavye yön tuşlarını kullanarak galeri resimleri arasında geçiş yapabilirsiniz.

1_4

YORUMLAR

  1. Orhan ORHUN dedi ki:

    Saygıdeğer meslektaşım yazınızı zevkle okudum. Emek,yürek ve bileğinize sağlık. Mevla sizin gibi arkadaşlarımızın sayısını arttırsın.

  2. Rafet Duran dedi ki:

    Sayın Şükrü IRBIK ; makalenizi okumaya başladığım zaman konunun önemini bildiğim için baştan sona kadar dikkatlice ve özen göstererek incelemeye çalıştım. Tüm samimiyetimle belirtmek isterim ki, makalenizi çok beğendim.
    Kendileri için geliştirdikleri bu mükemmel stratejik başarıyı, hizmetin daha çağdaş ve bilimsel yöntemlerle yapılması hususunda göstermiş olsalardı, verdiğimiz şehit ve gazilerin sayısı da bu kadar yüksek olmazdı sanırım. Bu güne kadar başta politikacılar olmak üzere, tüm kamuoyu, medya ve hatta bizlerin çoğunun dahi farkına bile varamadığı gerçekleri bütün açıklığıyla ortaya koymuşsunuz.
    Geldiğimiz bu noktada bu gün, bazı politikacıların ve çoğu medya mensubunun bizlere, “Siz de sürekli hak diyerek bıkkınlık yarattınız” demelerinin altında ne kadar büyük bir bilgisizlik ve cehalet olduğu açıktır. Sürekli olarak kendilerine yontanlardan hiç kimsenin şikayetçi olmamasının altında, bilinçli bir psikolojik harekatla bu başarının sağlandığı, yazınız incelendiğinde çok rahat anlaşılacaktır.

    Büyük bir emekle, periyodik olarak ortaya koyduğunuz, bu tazminatlara ait yasalar silsilesini, bu gün en yetkili siyasilere ve özellikle de biz assubaylar için; “Sizler de hiç bir şeyi beğenmiyorsunuz” ifadesi ile kamuoyuna Tv.lerden seslenen programcılara gönderirsek, kimlerin neleri alıp, almadığını görür ve söylediklerinden utanır, politikacılar da yaptıkları eserleri ile ya gurur duyarlar, ya da biraz vicdan ve insafları varsa utanırlar herhalde.
    Yıllardır yasalar ile yapılan bu hukuksuzluklar, bundan sonra, “Böyle gelmiş, böyle gider” anlayışını artık bizler kesinlikle kabul etmeyeceğiz. Sayın Temad Bşk.dahi bu emeklerinizden yararlanarak ilgililerin karşısına bu şekilde dökümanlarla çıkarsa, hem ilgililer hem de kamuoyunu haklı davamız konusunda daha iyi aydınlatmış olur. Böylece toplum vicdanının oluşmasına en azından katkı sağlamış oluruz.
    Emekleriniz için elinize ve yüreğinize sağlık. Teşekkürler.

  3. Kazım ERKOÇ dedi ki:

    Yüreğinize, kaleminize sağlık. İfadelerinizdeki yalın anlatım için de ayrıca teşekkür ediyorum. Saygılarımla !

  4. Hüseyin ÇETİN dedi ki:

    Tazminatlar konusundaki mağduriyetimizi anlaşılır haliyle kaleme alınmış, daha açık nasıl ifade edilmelidir. Bize gelince hükümet ve Genkur. Bşk.lığı üç maymunu oynuyor. Demek ki efendice eylem yapmakla derdimizi anlatamamışız. Ben ötekileştirmelerden ve üvey evlat muamelesinden kurtulacağımızı sanmıyorum. Sistem subay menfaatleri üzerine kurulmuş, bu sistemin içine bizleri almak istemiyorlar. Umutlarımı kaybettiğim için de uzun zamandan beri yazmıyordum, hakkımızda hayırlısı olur inşallah.

  5. metin ayan dedi ki:

    Subayların sistemden kastı ,üstler hak almadan ast neyi talep ediyordur, yani üst zam almadan ast alamaz üstten kast edilen ise generalden asteğmene olan rütbedir ki assubayın yedek subaydan çok maaş alması bile bir facia astın üstün hukukunu gasp olarak görmektedir bu düsturu sivile de terennüm edip inandırmakta üst almadan asta verirseniz fesat çıkar kargaşa olur, yani en son as teğmen almadan bize almak haramdır ,velev ki bize 100 tl verilecekse buna binbaşı ve altı subaylara vermeden bize verilmediğini göreceğiz hep beraber bunun gibi tazminat ve temsilde aynıdır…

  6. MEHMET ALİ KILINÇ dedi ki:

    Konuyu Doktora tezi gibi anlatan bir yazı olmuş.
    Gerçi günümüzde gerçeklerin gazete televizyonlarda asıl amaca hizmet edecek şekilde yer bulmasıa deta imkansız durumda ama, TEMAD kanılyla mı olur, Platformumuz aracılığıyla mı olur, yoksa çevresi olan bir arkadaşımızın eşi dostu hatırına mı olur bu yazı ulusal gazetelerin birinde mi olur haftalık ekinde mi olur, yer almalı, konuyla ilgili baş yapıt haline gelmeli..

  7. ibrahim dedi ki:

    [b]Sayın Şükrü abicim..
    Emek verip meseleyi tüm ayrıntısıyla gözler önüne sermişsiniz. Size çok teşekkür eder saygılarımı sunarım.
    Genel merkez bu yazıyı çoğaltıp tüm milletvekillerine postalasa içlerinden yarısı okusa, yarısı da, kâle alsa belki bizler için gelen tekliflerde vicdanları sızlar da kabul oyu kullanılırlar. Ya da soru önergesi verirler sanırım.

  8. Ersen Gürpınar dedi ki:

    Değerli Meslektaşım Sayın Irbık; deveye boynun neden eğri diye sormuşlar; nerem doğru ki yanıtını vermiş. Milletin gözbebeği sözüm ona her kuruma örnek TSK kendi personeli arasında hiyerarşi kılıfına gizlediği hukuksuzluk ve vicdansızlıkla ayrımcılık yapıyor.Ayrıca Ordunun öz evlatlarına verilen kadrosuzluk tazminatı ise tam bir UCUBE.Neymiş efendi sicil almışlar ama kadro olmadığı için terfi edememişler (!) Her subayın orgeneral olma mecburiyeti mi varmış? Zaten albaylığa kadar olan terfi hiçbir kriter gerektirmiyor lafa gelince koskoca albay diyorlar. Koskoca albay olmak için yüksek lisans,iki yabancı dil bilme,savaş kazanma,TSK eser kazandırma,keşif icat ne gibi kriterler var? HİÇBİRİ! Seneni doldur terfi et ordunun ve milletin imtiyazlısı ol refah içinde yaşa… Bir subay bu kadar kolay albay olursa elbet generalliği de kendine hak olarak görür; söyleyecek söz çok ama biz bu orduyu ve ülkemizi ne mutlu ki kazanımlarımızla eş değerde değil uğrunda ölecek kadar seviyoruz. Umarım Allah’ın ilahi adaleti bunlardan hesap sorar
    Elinize yüreğinize ve kaleminize sağlık. Saygılarımla.

  9. ibrahim dedi ki:

    Sayın IRBIK,yüreğinize sağlik,haksızlıklarımız,anlaması gerekenlere ancak bu kadar açık ve net anlatılır.Saygılarımla.

  10. süleyman paktin dedi ki:

    Meslektaşımın yazısını ben de ibretle okudum.Ne hileler ile bizi uyuttuklarını iyice anladım.1975 yılında ilk kez bizler bunu zaten anlamıştık.Ben de o yıllarda cezasını çektim ve bu yüzden de sicilimi bozdular.Ama yine de yılmadık,umarım bundan sonra bu işin peşini sizin gibi arkadaşlar ve derneklerimiz yardımıyla başarırız.Selamlar.
    Süleyman Paktin

  11. Adnan Fuat Özdemir dedi ki:

    SAYIN IRBIK BÜYÜĞÜMÜZÜN İTİNA,ÖZEN , TEKNİK DETAY VE BELGELERE DAYALI BU MÜKEMMEL ÇALIŞMASI SINIFIMIZ MESELELERİNE IŞIK TUTMADA AKADEMİK DEĞERE HAİZ BELGE NİTELİĞİNDE. HEM TEK TEK OKUDUM ;HEM DE ÖZEL NOTLAR TUTTUM,VERİ TABANIMI GÜÇLENDİRDİM. BU PAYLAŞIMI MEDYA ,SİYASET VE TEMAD ŞUBELERİ BAZINDA PAYLAŞMAYA DEVAM EDELİM VE OKUYALIM. BİLİNÇ VE AKIL BU ŞEKİLDE UYANIK KALACAKTIR. ENTELLEKTÜEL YAPIYA SAHİP OLABİLME,BİLGİLİ VE KÜLTÜREL BİR TOPLUM OLABİLMEMİZİN YOLU BU TÜR TEKNİK DEĞERLENDİRME VE TESPİTLERİ OKUMAK VE GELİŞTİRMEKTEN GEÇMEKTEDİR. YAPILAN YORUMLARIN SEVİYESİ, KALİTESİ VE DERİNLİĞİ NE KADAR GÜÇLÜ BİRİKİME SAHİP BİR TOPLUM OLDUĞUMUZUN EN İYİ TESPİTİ. SAYGILARIMLA.

  12. Erdal Günşer dedi ki:

    Sayın Irbık, bu makaleyi yazarken harcadığınız çaba taktire şayandır. Sizin birikimlerinize camiamızın ihtiyacı var. İhtilallerin ne için yapıldığı ve kime yaradığı, kime karşı yapıldığı makalenizden açık açık belli oluyor.
    Ancak maalesef hâlâ daha sadece 100 TL için çabalayan, bazen TEMAD başkanını başka konulara girmekle suçlayan arkadaşlarımız mevcut. “İki dudak arası mesai” lafından tutun da diğer birtakım haksızlıkları gündeme taşıyan TEMAD Başkanını toplum alkışlıyor.
    Entellektüel birikimi yüksek olan başkanımız özellikle en verimli çağlarında askerlik yapan sonra da askerlik borçlanması ile cezalandırılan gençlerimizin haklarına da sahip çıkıyor. Bunları söylerken şunu vurguluyor. Biz TSK’da birtakım haksızlıklar olduğunu söylüyoruz. Ancak bu haksızlıkların hepsinin bize karşı yapıldığını söylemiyoruz. Ama yapanların aynı kişiler olduğunu söylüyoruz.
    Sizi tebrik eder sağlık ve sıhhat içinde nice güzel makaleleri sitemize kazandırmanızı dilerim.

  13. özkan dedi ki:

    Elinize yüreğinize sağlık.
    Hangi zümrenin emeklileri çalışanlarının hakkı için mücadele eder ki.
    Bu gerçeği görünce, gasp edilmiş haklarımızı bir gün mutlaka alacağımıza inancımız artıyor.

  14. Akif ÖZİZMİRLİ dedi ki:

    Sayın Şükrü IRBIK abimize teşekkürler.
    Millî Savunma Bakanı sayın İsmet YILMAZ, 22 Haziran 2012 tarihinde yazılı olarak cevaplamış. (Bkz. 22 Haziran 2012 tarihli, MAİY:2012/7119/Kan. ve Kar.D.Ka. Tetkik ve İşl.Ş.1243 sayılı ve “Yazılı Soru Önergesi” konulu cevabî yazısı).“
    Md.3. Yarbay ve üzeri rütbedeki subaylara verilen görev tazminatını 1’inci dereceye gelmiş muvazzaf ve emekli subay ve astsubayların da alabilmesini (yaklaşık 385 TL artış) öngören kanun tasarısı taslağı 11 Haziran 2012 tarihinde yasalaştırılmak üzere Başbakanlığa gönderilmiştir”. Ve 2003 öncesi intibak çalışmaları devam ettiği yukarıda kayıt numarası yazılı olan yazılı cevapta mevcuttur. Fakat kanunu niçin Başbakana gönderiliyor? Ben bunu anlamadım. Bildiğim kadarıyla bakanlar bakanlar kurulu ve milletvekillerince gerekçeli imza ile TBMM’ne verilir. Kanun teklifi dahi olmayan bu taslak insanların ağzına bal sürmekten ileri bir şey değil. Kandırmaca laf kalabalığı. Biz özlük haklarımızı istiyoruz.

  15. remzi cavcar dedi ki:

    Kıymetli meslektaşım, elinize, yüreğinize sağlık…İlgililerin bencilliği, bu kadar sade bir şekilde anlatılabilirdi.

  16. ercan doğan dedi ki:

    Kıymetli ağabeyim.Yüreğinize sağlık.Sizin gibi kalemi güçlü yazarlarımız onur mücadelemizde yılmadan yorulmadan var oldukça başaracağımıza olan inancımız katlanarak artıyor.

  17. selçuk dedi ki:

    Aziz dostlar ; bu sitede akıllara durgunluk veren, bildiğini zanneden ancak boş olduğunun farkında olmayanlara yol gösteren,akıl tutulmasına maruz kalmış bocalayıp duranlara çıkar yol gösterip kopya veren o kadar güzel yazılar yazılıyor ki hayretler içinde kalıyorum. Peki bu yazıları memleketin başında olanlar okumuyorlar mı? OKUYORLAAAAARRR… OKUYORLAR DA NİYE CEVAP VERMİYORLAR?(Ben sordum onlar nasıl olsa cevap vermeyecekler ben cevap veriyim) Bu yazılanlara inanın akılları ermediği için cevap vermiyorlar.Halep orda arşın burada,buyurun bekleyelim asla cevap veremiyecekler.İnsan oğlu nisyan ile malüldür.Haklı söze hacı emmi ne desin der baaaari. Onu da diyemezler. HOŞ PAZARLAR.

  18. HÜSNÜ ÖZBEK dedi ki:

    Sn.Büyüğüm elinize sağlık. Konuyu ne de güzel özetlemişsiniz. Peki ne olacak bundan sonra ne değişecek ki? Genkur.da karar vericiler subay, MSB’yi onlar kuşatmış asb.ı uzmanı kim göre ki? Ama ben inanıyorum alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste. Ben inanıyorum bu işi gene bizler başaracağız, hak verilmez alınır. TEMAD şunu fark etmeli Asb.lar kenetlenmiş vaziyette işaretini bekliyor.

  19. Yavuz SELİM dedi ki:

    Her ne kadar makam tazminatı da dense. Bu uygulama TSK’da rütbe tazminatıdır. Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarında ise makam tazminatıdır.

    Metnin içinde de yer aldığı gibi makamı olmayan Yarbay ve üstü tüm rütbeli personele ödenmektedir. Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki uygulama nasıl peki ? Aynı mıdır ?

  20. Şükrü IRBIK dedi ki:

    Sayın Yavuz SELİM,
    Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabidir. Biz askerler, hem 657 sayılı kanuna, hem 926 sayılı kanuna hem de 211 sayılı kanuna tabiyiz. İdare, bunlardan hangisi işine gelirse onu dikkate alıyor.
    657 sayılı kanuna tabi olan memurlarda, bizdeki gibi subay-astsubay ayırımı yoktur. Özlük hakları bu kanuna gore tahakkuk ettirilir. Liyakatda esas kıstas, kişinin derece/kademesidir. Devlet Personel Dairesi, çalışanlarını derece/kademesine göre atamak zorundadır. Ve hak ediyorsa makam vermek zorundadır. Devlet olmak, ciddiyet gerekdirir. Memur, derece/kademesine göre bir göreve atanır. Mahrûti kadro mevcudu buna imkan vermiyorsa, örneğin derece/kademesine göre müdür olması gereken memur, münhal kadro olmadığından bu göreve atanamıyorsa, devlet, o kişiye makamı vermez fakat o makamının bütün müktesabatlarını vermek zorundadır. Memur, makam alamaz fakat makamının tazminatlarını alır.

  21. Orhan SELIŞIK dedi ki:

    Ellerinize sağlık,şahsım adına emekleriniz için teşekkürü borç bilirim. Benim naçizane önerim,sizin kaleme aldığınız bu yazınızı çoğaltıp muska halinde BİZLERİ YOK SAYAN’ların boyunlarına asmak gerekir,belki bizleri o zaman UNUTMAZ VE YOK SAYMAZLAR !…

  22. Mehmet NEVŞEHİR dedi ki:

    Çok güzel bir çalışma. Elinize sağlık. Ek bir bilgi olması açısından.

    Altın vuruş 629 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılmıştır.

    Ki onu da listeye eklemek gerekir.

    Resmi Gazete: 05.10.2000 Perşembe Sayı : 24191 (Asıl)
    Bakanlar Kurulu Kararı

    TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU İLE JANDARMA TEŞKİLAT, GÖREV VE YETKİLERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

    Karar Tarihi: 28/08/2000
    Karar No : KHK/629

    Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununda değişiklik yapılması; 29/6/2000 tarihli ve 4588 sayılı Kanuna dayanılarak, Bakanlar Kurulu’nca 28/8/2000 tarihinde kararlaştırılmıştır.

    Madde 1- 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde geçen “%9’u” ibaresi “%30’u”, “%10’u” ibaresi “%50’si”, “%11’i” ibaresi “%55’i”, “%12’si” ibaresi “%70’i”, “%15’i” ibaresi “%75’i”, “%20’si” ibaresi “%80’i”, “%25’i” ibaresi “%90’ı” ve “%30’u” ibaresi “%100’ü” olarak değiştirilmiştir.

    Madde 2- 10/6/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde geçen “%15” ibaresi “%52”, (b) bendinde geçen “%13” ibaresi “%46” olarak değiştirilmiştir.

    Madde 3- Bu Kanun Hükmünde Kararname yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

    Madde 4- Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

    [url]http://www.basarmevzuat.com/dustur/khk/5/0926/a/khk629.htm[/url]

  23. Şükrü IRBIK dedi ki:

    Sayın Mehmet NEVŞEHİR,Sn.Ersen Gürpınar
    Makalemde bahsettiğim tazminatlara, sizin tespitiniz doğrultusunda bir satır daha açmak uygun olacak; Kadrosuzluk tazminatı.
    Bu konu ile ilgili olan KHK’ları buldum, aşağıya ilave ediyorum. İlginize ve dikkatinize teşekkür ederim.
    Konuyu kısaca hatırlatalım; sadece subaylara, halen 4 çeşit tazminat ödeniyor. Bunlar;
    1. Makam Tazminatı
    2. Temsil Tazminatı
    3. Görev (Hizmet) Tazminatı
    4. Kadrosuzluk Tazminatı
    İlk üç sıradaki tazminatların akıbetini, yukarıda okudunuz TAZMİNATLARIN MAKAM SARMALI isimli makalemde açıklamaya çalışdım. 4’ücü sıradaki Kadrosuzluk tazminatını ise aşağıda açıklıyorum.

    KADROSUZLUK TAZMİNATI;
    (1) 09/08/1993 tarihli ve 499 sayılı KHK’nın 9’uncu maddesine istinaden bu kez de “Kadrosuzluk Tazminatı” icâd edildi. Kadrosuzuluk sebebiyle terfi edemeyen veya yaş haddinden önce emekli edilen subaylara 65 yaşına kadar ödenmek üzere, ek göstergeler dâhil, orgeneral aylığının aşağıda gösterilen oranları emekli maaşlarına ilave edilmeye başlandı; orgeneral (% 30), korgeneral (% 25), tümgeneral (% 20), tuğgeneral (% 15), albay (% 12), yarbay (% 11), binbaşı (% 10) ve yüzbaşıya (% 9).
    (2) 28/08/2000 tarihli ve 629 sayılı KHK ile “Kadrosuzluk Tazminatı” şu oranlarda arttırıldı; orgeneral (% 333), korgeneral (% 360), tümgeneral (% 400), tuğgeneral (% 500), albay (% 583), yarbay (% 500), binbaşı (% 500) ve yüzbaşıya (% 333). Tazminatın ismi bir yana, artış oranlarına dikkat ediniz. Emekli subayların maaşında önemli oranda artış getiren bu düzenlemede astsubayların gene esamesi okunmadı.

  24. Şükrü IRBIK dedi ki:

    E. Ord.Astsb.Kd.Bçvş. Sayın Osman ADA’nın HAKSIZLIĞIN BİLE ÖLÇÜSÜ OLUR isimli makalesinde üzerinde durulması gereken önemli bir husus var.
    Bir meslekdaşımızın kendisine gönderdiği mektubunda, Hava Kuvvetleri Komutanlığı TMK’sında yeni bir anlayışın sonucu olarak yeni bir yapılanmanın ipuçlarını görüyoruz.
    Personel Başkanlığı huzurunda konuşanın üs komutanı, “en az yüzbaşı rütbesinde olan şube müdürlerine “komutanlık tazminatı” ve yarbaylara da “yeni bir tazminat” verilmesi gerektiğini” ifade etmişler. Bunun uygulamadaki muhtemel yansımaları şöyle olacak;
    1. Müdür seviyesindeki ya da unvanı olmayan masa subaylığı kadrolarını “komutan” unvanı olarak ihdas edecekler;
    • 50 sene boyunca astsubaylardan esirgedikleri “Âmir” unvanını, son yıllarda astsubaylara da vermeye başladıklarını MAKAM TAZMİNATININ FESAT SARMALI isimli makalemde açıklamaya çalışmışdım. Âmirlik kadrolarını astsubaylara terk eden askerî idare, görünen o ki kendilerine artık bol miktarda “komutanlık” kadroları ihdas edecekler. Konuya bu açıdan bakıldığında, Âmirlik kadrolarının astsubaylara terk edilmesinin altında yatan asıl niyetin kendilerine komutanlık kadroları ihdas etmenin önünü açmak olduğu ortaya çıkmaktadır. Artık bundan sonra şöyle bir yakışdırma ortaya çıkabilir; subay “Komutan”dır, astsubay “Âmir” dir. Bu hamlenin altında yatan gizli maksadın ise, makam/görev/temsil tazminatı veremediği binbaşı ve alt rütbedeki subaylara, “komutanlık” tazminatı vermek olduğunu bilmek zor değil. Hayırlı olsun.
    • Yarbay rütbesindeki subaylara yeni bir tazminat ödenmesi; Bu düzenlemenin maaşdaki muhtemel iki yansımasından;
    – Birincisi, mevcut tazminat oran/miktarlarını önemli ölçüde arttırmak ki geçmişde bunu abartarak yaptılar,
    – İkincisi de yeni bir isim altında yeni bir tazminat ihdas etmek.
    Ya da sadece kendi beyinlerinin arkasında sakladıkları başka bir düzenleme… Bunun altında gizli maksadı şimdiden kestirmek kâbil değil. Gene bekleyip iş işden geçdikden sonra öğreneceğiz.
    Bütün çalışmaların içinde astsubayların adının geçmediğini söylemeye herhalde gerek yok.
    Umulur ki nasfet, adalet ve akıl galebe çalsın!..
    Şükrü IRBIK
    (E) SG Astsb.III Kad.Kd.Bçvş.