Dolar 32,4018
Euro 34,5515
Altın 2.456,52
BİST 9.814,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 26°C
Açık
Ankara
26°C
Açık
Sal 26°C
Çar 25°C
Per 20°C
Cum 16°C
Bilgi: Klavye yön tuşlarını kullanarak galeri resimleri arasında geçiş yapabilirsiniz.

Teams

YORUMLAR

  1. Rafet Duran dedi ki:

    Genelkurmay sessiz sedasız bir Disiplin Yasası hazırlıyor, hükümet de virgülüne dahi dokunmadan derhal yasalaştırıyor. Yapılan itirazlar, feryatlar, hukukçuların uyarıları dikkate dahi alınmıyor. Sonuçta ne mi oluyor?

    İşte bunlar oluyor:
    -Mahkeme olmuyor.
    -Hukukçu olmuyor.
    -İddianame olmuyor.
    -Delil toplama olmuyor.
    -ALENİ DURUŞMA OLMUYOR
    -MÜDAFİ BULUNDURMA OLMUYOR.
    -En temel insan hakkı olan savunma hakkı olmuyor.
    Sonuç:
    -EKSİK YARGILAMA OLUYOR.
    -HUKUK DEVLETİ İLKESİNİN İHLALİ OLUYOR.
    -BÖYLE BİR DURUMDA VERİLECEK KARAR MEŞRU SAYILMIYOR.

    Anayasayı ihlal anlamına geliyor. Çünkü Anayasanın değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddelerinin içinde, “Cumhuriyet” ve onun nitelikleri vardır. Bu niteliklerden birisi de “Hukuk Devleti” niteliğidir.

    Temel İnsan haklarına saygı göstermeden, hukuk devleti niteliğini hiçe sayarak yasa hazırlarsanız, bu yasa ile hem kendinizle çelişkiye düşerseniz, hem Anayasa’yı ihlal ederseniz, hem de bu yasa ile verdiğiniz kararlar MEŞRU sayılmaz.

    Sayın Genelkurmay Başkanı bu hukuksuzluklara artık bir dur demelidir. Bu ülkenin toprağı, canı, malı, namusu bu orduya emanet olduğu gibi, bu ordunun er’inden orgeneraline kadar her personelinin sorumluluğu da O’na verilmiştir. Metehan’dan bu yana; yüzlerce yıllık Türk Tarihinin bu kesitinde, ülkemizin bekası emanet edilen ordumuza ve onun mensuplarına hak ettikleri değerin verilmesi, geçmişte kendi ordusunun personeline yapılan haksızlıklarla, yaşanan acı deneyimleri yaşatanların durumuna düşülmemesi, imparatorluk kurmuş, zaferden zafere koşmuş komutanların, ordusuna ve personeline verdiği değer örnek alınmalıdır.

    Daha önce As.Ceza Kanununda mevcut olan “KATIKSIZ ÇADIR HAPSİ” nin kaldırılması ile bu ordunun ne disiplini bozulmuş, ne de hiyerarşi zarar görmüştür. Bir anlığına “Katıksız çadır hapsi” uygulamasının bu gün dahi devam ettiğini düşünelim. Ülke içinde ve dışında yaşanan utancın boyutlarını tahmin edebiliriz herhalde.

    Daha zaman varken, gönüllü olarak canını bu ülke için ortaya koyan bu fedakar ve cefakar insanlara, hak ettikleri değeri vermek, hazırlanmakta olan 926 Sayılı Personel Yasası’ndaki adaletsizlikleri ortadan kaldırmak, personeli 1 derece, 1 kademe ya da üç kuruşluk tazminatlarla uğraştırmamak, ülkenin bekasından daha önemli değildir. Yasalar hazırlanır, uygulanır, zamanı gelince de çöpe atılır. Ancak; Fedakar ve vatansever insanlar için yapılan uygulamalardan, 30-40 yıl sonra UTANÇ değil, KIVANÇ duymak, öngörülü ve şefkatli olmak çok daha doğru ve güzel olanıdır.

    Sayın Hikmet AYDINCAK; Herkese eksiksiz uygulanması gereken temel insan hakları ve hukukun, çalışan ve emekli olarak bizler için de talep edilmesi insanlık görevi olduğu açıktır. Göstermiş olduğunuz sorumluluk duygusu, duyarlılığınız ve emekleriniz için çok teşekkürler. Sağolun. Saygılarımla.

  2. Melih ÇEVİK dedi ki:

    Gen.Kur.Bşk.lığından duyuru
    Evet bizler silah arkadaşıyız! Astsb mesleğini seçenler veya tercihlerini bu yönde kullananlar bu nevi kanunların varlığını ve ilerleyen zaman dilimlerinde daha da olumsuzluklarla Assb aleyhine gelişerek var olacağını kabul ederek, bu hukuksuzlukları baştan ve meslek hayatlarının sonuna kadar, hatta emeklilikleri de dahil olmak üzere ölene kadar ve yasal mirasçılarına da bırakacaklarını da bilerek ve kabul ederek tercihlerini yapmışlardır. Bu durum zaten askerlik mesleğinin doğası gereğidir. Bütün dünya ordularında da zaten böyledir. Fakat biz yinede silah arkadaşıyızdır. Tüm halkımıza ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
    Şahsım adına Kültürel Gelişim Derneğini ve Ankara Baro Başkanlığını canı gönülden kutluyorum.
    Gen.Kur.Bşk.lığı adına yaptığım duyuruda bir hata varsa ve sürçü lisan etmişsek ilgililerden affola. SAYGILARIMLA

  3. Hikmet AYDINCAK dedi ki:

    Sayın Melih ÇEVİK,
    Öncelikle sizi kutluyor teşekkürlerimi sunuyorum. Sizin bu emeğiniz olmasaydı Gen.Kur.Bşk.lığının bu duyurusundan belki de haberdar olmayacaktım.
    Kültürel Gelişim Derneği ve Ankara Baro Başkanlığı hakkındaki düşünceleriniz için ayrıca teşekkürler.

    Aslında Genelkurmay bu duyuru ile tüm halkımızı ve kamuoyunu yanıltmış, gerçekleri çarpıtmıştır. Assubaylar bu miletin çocuklarıdır, Yunanistan’dan gelmediler. Bu millet de çocuklarının, torunlarının haklarının nasıl gasp edildiği gerçeğini çok iyi biliyor!

    Gen.Kurmay duyurusunda ‘’biz silah arkadaşıyız’’ diyor. Nedense silah arkadaşlığı kağıt üzerinde aklına geliyor ! Maaşa, yan ödemeye, tazminatlara, lojman dağıtımına kısaca tüm özlük haklarına gelince silah arkadaşlığı unutuluyor. Bu nasıl silah arkadaşlığı ?
    Saygılarımla.

  4. Hikmet AYDINCAK dedi ki:

    Sayın Rafet DURAN,

    Ağzınıza, elinize, beyninize sağlık.
    ‘’Disiplin bozulur’’ aldatmacası DARBELERİN MİRASINI YİYENLERİN YALANINDAN başka bir şey değildir. Bakalım bu yalan ne zamana kadar sürecek!
    TSK içinde UTANÇ DUVARLARI örenlerin duvarları eninde sonunda yıkılacaktır.
    Saygılarımla.

  5. Erdal Günşer dedi ki:

    Bu yazıda da görüldüğü gibi sitemiz emekliassubaylar.org daima iyiye güzele doğru bir arayış içindedir.
    Biz, vatandaşlar bir dava açarken bile hangi mahkemeye açacağımızı bilemeyebiliriz. Her Türk vatandaşının kanunlara göre hukuku bildiği kabul edilse de hukuk apayrı bir bilim dalıdır. Sonuçlarını kestirmek ve buna göre bir çırpıda yorum yapmak çok zor. Sayın Aydıncak’ı böyle önemli bir konuda teknik bir çalışma yapması nedeniyle bir kez daha yürekten tebrik ediyorum.

  6. ali nas dedi ki:

    BURADA kıyaslama,olumsuz gösterme önceki ve yeni uygulamalara göre mi yoksa son disiplin kanununa göre mi anlamakta zorlanıyorum.

    İşte bunlar oluyor:
    -Mahkeme olmuyor. ======ÇÜNKÜ KANUNDA MAHKEME YOK DİSİPLİN KURULU VAR.
    -Hukukçu olmuyor. ======ÇÜNKÜ KANUNDA MAHKEME YOK DİSİPLİN KURULU VAR.
    -İddianame olmuyor. =====ÇÜNKÜ KANUNDA MAHKEME YOK DİSİPLİN KURULU VAR.
    -Delil toplama olmuyor.===KESİNLİKLE YANLIŞ.KURULA SEVK EDİLENE AİT SUÇ DOSYASI (İÇİNDE İFADE TUTANAKLARI İLE SUÇLAMAYA AİT BELGELERLE BİRLİKTE) KURULA GÖNDERİLİYOR.

    -ALENİ DURUŞMA OLMUYOR =======ÇÜNKÜ KANUNDA MAHKEME YOK DİSİPLİN KURULU VAR.AMA HUZURDA SAVUNMA HAKKI MEVCUT.

    -MÜDAFİ BULUNDURMA OLMUYOR.=======ÇÜNKÜ KANUNDA MAHKEME YOK DİSİPLİN KURULU VAR.YAPILAN DA YARGILAMA DEĞİL. MAHKEME OLARAK,DİSİPLİN MAHKEMESİNDE AVUKAT VARDI DA BİZ Mİ BİLMİYORUZ.

    -En temel insan hakkı olan savunma hakkı olmuyor. =========KESİNLİKLE YANLIŞ.ÇÜNKÜ İFADE TUTANAĞI DA VAR,AYRICA YAPABİLECEĞİ SAVUNMA VE DELİL SAYILACAK BELGELERİNİ KURULA ULAŞTIRMADA ENGEL YOK.

    Sonuç:
    -EKSİK YARGILAMA OLUYOR.========KESİNLİKLE YANLIŞ.ÇÜNKÜ MAHKEME YOK.
    -HUKUK DEVLETİ İLKESİNİN İHLALİ OLUYOR.=======KESİNLİKLE YANLIŞ.BU KURUL DEVLET KURUMLARINDA MEMURLAR İÇİN DAHA ÖNCEDEN DE UYGULANAN (EMNİYET DE DAHİL DİĞER KAMU KURUMLAR)BU TARZ BİR UYGULAMANIN HUKUK DEVLETİ İHLALİ KONUSUNDA BUGÜNE KADAR BİR İÇTİHAT YOKTUR.
    -BÖYLE BİR DURUMDA VERİLECEK KARAR MEŞRU SAYILMIYOR.=======SONUCUNU BEĞENMESEK DE MEVCUT KANUNLARA GÖRE MEŞRUDUR.

    YANLIŞLARIMI BELİRTİN.

    takipteyim.

  7. Hikmet AYDINCAK dedi ki:

    Sayın Erdal GÜNŞER,

    Görüş ve düşünceleriniz için sonsuz teşekkürler.
    Hep birlikte bu ONUR MÜCADELESİNİ KAZANACAĞIZ. BAŞKA YOLU YOK!

    Temel dayanaktan yoksun, klişeleşmiş gerçek dışı beyanlar bu mücadeleyi engelleyemeyecektir.
    Saygılarımla.

  8. Rafet Duran dedi ki:

    Ankara Barosu Başkanlığı Değerli hukukçularının; Askeri Disiplin Yasası Taslağı ile ileri sürülen hukuki sakıncalarla ilgili olarak; CEZA YARGILAMASININ TEMEL PRENSİPLERİ çerçevesinde, Ortaya konulan hukuki kavramlara ilave olarak yapılan değerlendirmeye ben herhangi bir ilavede bulunmadım. Bulunmam da mümkün değildir zaten. Bu taslakla ilgili mahzurlara ait kavramları ÖZENLE seçmeye gayret ettim. Bu hukuki görüşün özellikle 3’üncü ve 4’üncü maddeleri ile sonraki bölümleri dikkatle incelendiğinde bunun böyle olduğu açıklıkla görülecektir.

    25 yıllık fiilen Personel sınıfına mensup olmam, mesleğim süresince tamamı ile tek personelci olarak görev yapıp,yasa ve mevzuatı çok iyi incelememe, çocuğumun hukukçu olması nedeni ile, Yeni Ceza kanunu, ceza muhakemeleri kanunu, kamu hukukunu (insan hakları hukuku) gerekçeleri ile satır satır okumama rağmen, bir hukuki sorunla ilgili, hukukçu çocuğumla konuşurken, iddia ettiğim bir husus karşısında; “ baba, öyle değil işte, hukuki olarak o durum şöyledir” dediğinde, düşünüp onun doğru olduğunu anladığımda, utancımdan yüzüm kıpkırmızı olmaktadır. Çünkü, yasaları okumanın, bir hukukçu gibi bilmeye ve değerlendirmeye yeterli olmadığını, sorunlara ve ilgili olaya bir hukukçu gözüyle yaklaşmanın bir uzmanlık konusu olduğunu anladım.

    Ben bu durumu bilerek, değerli Baro Hukukçularının hukuki görüşlerine yaptığım bir ilave yoktur. Tekrar etmem gerekirse, “Hukukun ve ceza yargılamasının Temel Prensipleri” konusunda tespit ettikleri hukuki kavramları özenle seçtim.

    Değerli hukukçular bizim baktığımız açıdan değil, hukukun temel prensipleri açısından ve önlerine getirilen tasarının hukuka ve ceza yargılamasının temel prensiplerine ne derece uygun olup olmadığını incelemişlerdir.

    Bu tasarıda hukukçular olaya disiplin yasasının “YERİNDELİĞİ” ni değil, Ceza yargılamanın çağdaş hukuk kurallarına uygun olup olmadığını değerlendirmişlerdir.

    Mahkeme yoksa, nelerin olup olamayacağını ortaya koymuşlardır. Neden Hukukçu yoktur? Neden Ceza yargılamasının Temel prensipleri uygulanmamaktadır.? Bu cezalandırma şeklinin doğuracağı mahsurlar bir hukukçu gözüyle ortaya konmuştur. Bu yasa dünyanın hangi hukukçularına götürülürse götürülsün, EVRENSEL HUKUK KURALLARI açısından varacakları sonuç aynı olacaktır.

    Yapılanlar Anayasa Mahkemesinin “Hukuk Devleti Tanımı” na aykırıdır. Ülkemiz, önceki uygulamalarla AİHM tarafından tazminatlara mahkum edildiği gibi, ileriki yıllarda bu yeni yasa ile aynı sonuçların gündeme gelmesi muhtemeldir.

    Bir hukuk devletinde, daha önce var olan ve kaldırılan “ÇADIR Hapsi” ne kadar hukuki ise, amirler tarafından verilen “ODA ve GÖZ HAPİSLERİ” ne kadar hukuki ise, DİS. KURULLARIN’ın vereceği cezalar da, evrensel hukuk kurallarına göre o kadar hukuki olacaktır. Cezalandırmada MAHKEME olmalıdır. Hukukun ve ceza yargılamasının evrensel kuralları uygulanmalıdır. Hukukçuların söylediği budur.

    Bizim, bunların dışında hukuki mütalaada bulunmamız, komik duruma düşmekten öteye gidemez. Hukuki tartışma aranıyorsa, Ankara Barosuna gidilip, yaptıkları yanlış hukuki değerlendirmeler kendilerine izah edilmelidir. Bu ortamlar gereksiz polemiklerin yapılacağı alanlar değildir…

  9. Hikmet AYDINCAK dedi ki:

    Sn. A.NAS
    Yorum olarak yazdığınız yazınızın sonunda ‘’ yanlışlarımı belirtin’’dediğiniz için bu satırlarımı yazıyorum. Yoksa amacım polemik yaparak işi kayıkçı kavgasına çevirmek değil!

    1. Sn. Nas, bu konuyla ilgili aynı şeyleri tekrar etmemek için öncelikle Sn. Rafet Duran’ın yazısını dikkatli bir şekilde okumanızı tavsiye ediyorum.
    2. Yazınızın daha ilk satırında ‘’..neye göre kıyaslama yapıldığını anlamakta zorlanıyorum’’ diyorsunuz. Ancak yine aynı yazınızda aşağıdaki satırlarda ‘’kesinlikle yanlış, …kesinlikle yanlış ‘’ diyerek, hiçbir tereddüde meydan vermeyecek şekilde, kesin anlamış gibi ifadeler kullanarak raporu eleştiriyorsunuz.! Anlamakta zorlandığınız bir rapora kesin ifadelerle nasıl karşı çıkıyorsunuz?
    3. ‘’Yanlışlarımı belirtin’’ diyorsunuz! En büyük yanlışınız, hukukçu bir kurumun heyet halinde TSK Disiplin Yasa tasarısı hakkında, disiplin hukukuna egemen olması gereken, ceza ve ceza yargılaması hukuku prensipleri açısından görüşlerini sunmuş olduğu rapora, kendi bilinç altındaki değerlendirmelerinizle atıfta bulunarak, raporu eleştirmenizdir. Siz hukukçu musunuz? Kaldı ki hukukçu olsanız bile bu rapor bir tek hukukçu tarafından değil, bir HUKUK KURULU tarafından tanzim edilmiş bir rapordur!
    4. Sn. Nas,raporun içindeki cümlelerin anlam bütünlüğünü bozacak şekilde bazı kelimeleri, cümleleri cımbızlayarak kendi istediğiniz şekilde yorum yüklemişsiniz! Örneğin: ‘’Mahkeme olmuyor==== Çünkü kanunda mahkeme yok disiplin kurulu var’’ diyorsunuz. Raporun, hiçbir yerinde disiplin kurulu yok, mahkeme var demiyor ki! Diğer yazdıklarınızın hepsi de bunun gibi çarpıtılmış.
    5. Bütün dünya savunma hakkının en temel insan haklarından biri olduğunu kabul ediyor, Sn. Nas, siz buna kesinlikle yanlış diyorsunuz!
    6. Sn. Nas, sizin de bildiğiniz gibi bu site meslektaşlarımızın ONUR MÜCADELESİNDE öne çıkan, ciddi bir sitedir. Sadece meslektaşlarımız değil onların dışında on binlerce kişi bu siteyi izlemektedir. Bu site SARI ÇİZMELİ MUST….nun SİTESİ değil ki aynı kişi 5-6 tane değişik isimle yazı yazsın, bir yazdığı yazıyı geriye kalan 4-5 sanal isim mehter marşıyla desteklesin!

    Hiçbir meslektaşıma bu tarz tutumlar yakışmaz. Sn. Nas, siz Taner Haydar Koçak olarak bu raporu aynı şekilde uzun uzadıya eleştirdiniz. Ben de dahil olmak üzere meslektaşlarımız ve site yönetimi konuyla ilgili görüşlerini belirttiler.

    Özel olarak bana gönderdiğiniz yazınıza da özel olarak cevap verdim!
    Şimdi tekrar kalkıp aynı şeyleri Ali Nas ismiyle aynı yöntemle eleştirmeniz yersizdir.
    Yarın hangi isimle aynı eleştiriyi yapacağınız belli değil!
    Bu da sizin diğer bir yanlışınız!
    Amacınız nedir bilmiyorum! Ama lütfen böyle şeyleri bırakın !
    ‘’Genelkurmaydan Duyuru’’ deyip ironi yapsan daha iyi olurdu!

    Sağlıkçı olarak bu tablo karşısında şimdi kalkıp size, hangi ruh haliyle bu yazıları yazıyorsunuz Sn. Nas desem kırılırsınız, o nedenle böyle bir şey demiyorum.
    Sadece onur mücadelesine zarar vermeyelim diyorum.
    Saygılarımla.